Şimdi Ara

İlk Türk Otomobili ; DEVRİM.. İbret Alınıcak Olay..

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir (1 Mobil) - 1 Masaüstü1 Mobil
5 sn
203
Cevap
0
Favori
93.567
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri
  • Son Yorum 8 yıl
  • Cevaplayan Üyeler 143
  • Konu Sahibinin Yazdıkları 5
  • Ortalama Mesaj Aralığı 15 gün 15 saat 6 dakika
  • Son 1 Saatteki Mesajlar 3
  • Haberdar Edildiklerim (Alıntılar) 2
  • Konuya En Çok Yazanlar
  • klonajinsky (15 mesaj) _ETUSCH_ (11 mesaj) 555_53_78 (6 mesaj) Heroisboceq (5 mesaj) EREN {SaNSaR} (5 mesaj)
  • Konuya Yazanların Platform Dağılımı
  • Masaüstü (7 mesaj) Mobil (7 mesaj) Tablet (1 mesaj) Mini (2 mesaj)
  • @
3 oy
Öne Çıkar
Giriş
Mesaj
  • 29 Ekim 1961 tarihine kadar binek otomobili tipinin geliştirilmesi görevinin TCDD işletmesine verildiği bildirilir... Okuyup ibret almak gerek.

     İlk Türk Otomobili ; DEVRİM..  İbret Alınıcak Olay..


    İmal Tarihi::::::::::: 1961
    Ağırlık:::::::::::::::: 1250 kg.
    Uzunluk:::::::::::::: 4500 mm.
    Genişlik:::::::::::::: 1800 mm.
    Yükseklik:::::::::::::1550 mm.
    İmal Yeri::::::::::::: Eskişehir Demiryolu Fabrikası
    İmal Süresi::::::::::: 4,5 ay
    Üretim Sayısı::::::::: 4 Adet Binek Otomobili
    10 Adet Motor::::::: 4 adet A4L tipi 3 adet A4T tipi 3 adet B3T tipi
    7 Adet Şanzuman:::: 3 adet A tipi 4 adet B tipi
    Silindir Sayısı::::::::: 4
    Silindir Çapı::::::::::: 81 mm.
    Silindir Hacmi::::::::: 20 70 cm
    Strok:::::::::::::::::: 100 mm.
    Kompresyon::::::::::: 6,8 : 1
    Güç:::::::::::::::::::: 50 HP
    Devir:::::::::::::::::: 3600 d/d
    Karakteristik::::::::::: Dört zamanlı

     İlk Türk Otomobili ; DEVRİM..  İbret Alınıcak Olay..


    16 Haziran 1961 TCDD Fabrikalar ve Cer Daireleri Yönetici ve Mühendisleri ile toplantıda Ulaştırma Bakanlığının yazısı okunarak, 29 Ekim 1961 tarihine kadar binek otomobili tipinin geliştirilmesi görevinin TCDD işletmesine verildiği bildirilir.

    Bu iş için 1.400.000 TL. ödenek ayrıldığı belirtilir. Süre 4,5 aydır!. Bu süre içinde bu çapta bir geliştirme çalışması yapılabilir mi ki? Bırakınız geliştirmeyi hiçten yola çıkarak çalışabilecek bir otomobil yapılabilir miydi?

    Tüm ülkede Üniversiteden Basınına, bir avuç sanayicisinden politikacısına, sesi duyulabilen kimse ne otomobil ne de motor yapılabileceğine inanıyor, özel sohbetlerde, röportajlarda, film gösterili konferanslarda bu görüş vurgulanıyordu.

    Fakat bu inanılmaz şey gerçekleşiyor ve 28 Ekim 1961 sabahı Türkiye’de yapılan bir otomobil, kaportası pürüzsüz olmasa da, kendi tekerlekleri üzerinde ve yine Türkiye’de yapılan kendi motorunun gücüyle Büyük Millet Meclisi Binası önüne götürülerek Devlet Başkanı Cemal GÜRSEL paşaya sunulabiliyor, bir ikincisi paşayı Anıtkabir’e götürüyor, sonra da Hipodrom'daki geçit resmine katılıyordu.

    Bu nasıl gerçekleşmişti? Ne getirmiş, ne götürmüştü?

    Projeyle başka bir kuruluşun değil de TCDD’nin görevlendirilmiş olması, o tarihlerde TCDD’nin onarım amacıyla kurulmuş fakat geniş ölçüde yedek parça imal eden Ankara, Eskişehir, Sivas ve Adapazarı’ndaki fabrikaları ile önemli bir teknik potansiyeli ve yetişmiş işçisinden mühendisine kadar güçlü bir teknik kadrosunun bulunmasıydı.

    Yüksek Mühendis Emin BOZOĞLU yönetim grubunun (Necmettin Erbakan'da gruptadır) başı olarak 20 mühendisin olağanüstü bir tempoyla fakat gönül rahatlığı içinde çalışmasını sağlayıp eşyöneltmek suretiyle birinci derecede rol oynamıştı.

    Zamana karşı yapılan yarışın kazanılmasında ikinci etken, görevalan mühendislerin, proje süresince hafta sonları da dahil her gün, en az 12’şer saat, gerektiğinde bazı geceleri, sökülmüş bir otomobil sedirinin üzerinde birkaç saat kestirerek işbaşında kalmayı yüksünmeyecek ölçüde davaya gönül vermiş olmalarıydı.

    Çalışmalar için, Eskişehir Demiryol Fabrikalarında dökümhane olarak yapılıp kullanılmayan bir bina seçildi. Elden geldiğince çeşitli tipte otomobil yapısını yakından inceleyerek fikir edindikten sonra yapılacak tipin boyutları, motor, şanzıman vb. öteki grup ve parçaların nasıl tasarlanıp imal edileceği üzerinde durulması sonucuna varıldı.

    Önce otomobilin ana hatları belirlendi. Dört ile beş kişilik, toplam 1000-1100 kg. ağırlığında ortaboy denilebilecek bir tip üzerinde uzlaşıldı. Motor 4 zamanlı ve 4 silindirli olarak, 50-60 BG. vermeliydi.

    Karoser için hazırlanan 1/10 ölçekli maketlerden seçilen 1/1 ölçekli alçı modeli yapıldı. Kroserin damı, kaput ve benzeri saçları, sonra bu modelden alınan kalıplarla yapılmış beton bloklara çekilmek ve çekiçle düzeltilmek suretiyle tek tek imal edildi.

    Karar verilen yandan subablı bir 4 silindirli motorun, gövde ve başlığı Sivas Demiryol Fabrikalarında dökülüp, Ankara Fabrikasında işlendi. Piston, segman ve kolları Eskişehir’de yapıldı. Motor Ankara Fabrikasında monte edildi. Frenlemede 40 BG.’den fazla güç alınamayan bu motora alternatif olarak Ankara Fabrikası aynı gövde ve krank milinden yola çıkarak başka bir tip geliştirdi.


    B Tipi adı verilen üstten subablı bir üçüncü motorda bu kez tanınmış bir 6 silindirli otomobil motorundan esinlenerek, fakat krank ve eksantrik milleri yeni baştan çizilip, hesaplanmak suretiyle Eskişehir’de imal edildi. Bu motor frenleme de 60 BG.’ye ulaşmış ve daha sonra Diesel’e çevrilerek istasyon aydınlatılmasında kullanılmak üzere yapılan elektrojen gruplarına uygulanmıştır.

    Süspansiyon grubu ön takımları için “Mc Phearson” sistemi önerilmişti. Bu gün çok yaygın kullanılan bu sistem, o tarihte bulduğumuz kadarıyla bir tek firma tarafından uygulanıyordu. Benimsendi ve Eskişehir’de yeniden imal edildi.

    Eylül sonuna doğru, ön ve arka camları, piyasada bulunabilenlere uydurmak zorunluluğuyla modele göre biraz değiştirilmiş iki gövde çatılmış ve biri A diğeri B tipinden iki ayrı motor hazırlanmış bulunuyordu.

    Şanzumanlar, Ankara Fabrikasınca tümü yerli olarak yapılmıştı.

    Montaja geçildiğinde karşılaşılan en büyük sorunlardan biri de gövde-motor uyumunu sağlamak, debriyaj, gaz ve fren kumanda mekanizmalarını yerleştirmek ve direksiyonun en uygun konumunu bulmaktı. Ayarlı direksiyon önerisi kabul edilmedi. İki yıl sonra Cadillac bunu bir yenilik olarak getiriyordu.

    Nihayet Ekim ortalarında Devrim otomobillerinden ilki tecrubeye hazır duruma gelebildi. Elektrik donanımı, diferansiyel dişlileri, kardan istavrozları ve motor yatakları ile cam ve lastikleri dışında tüm parçalar yerli idi.

    Bir yandan bu ilk otomobilin yol tecrübeleri sürdürülürken bir yandan da ikinci otomobilin yetiştirilmesine çalışılıyordu. Siyah renkteki bu iki numaralı Devrim’in son kat boyası ancak 28 Ekim akşamı vurulabilmişti. Pasta ve cilası Ankara’ya sevkedilmek üzere yüklendiği trende, gece yol alırken yapıldı. Buharlı lokomotiflerde, çekilen trende bacadan sıçraması olası kıvılcımlardan ötürü güvenlik önlemi olarak benzin depoları boşaltılmıştı.


    Tren sabaha karşı Ankara’ya geldi. İki Devrim o zamanlar Sıhhıye semtinde, şimdiki Adliye Sarayı’nın yerindeki Ankara Demiryol Fabrikasına indirildi. Manevra imkanı sağlamak için depolarına yalnızca birkaç litre benzin kondu. Asıl ikmal, sabahleyin Sıhhıye’deki Mobil Benzin İstasyonundan yapılacak, sonra da Meclis’e gidilecekti. 29 Ekim sabahı Fabrikaya gelen otomobilli, motosikletli oldukça kalabalık bir trafik ekibinden oluşan eskordun arasında Devrim’ler yola çıktı. Çıktı ama, eskorttakiler, benzin alma işinden haberleri olmadığı için Mobil’e uğramadan yola devam ettiler. Meclis’in önüne gelindiğinde durum anlaşıldı, acele getirilen benzin 1. arabaya kondu, 2 numaraya konacağı sırada Cemal Paşa Meclis’in önüne gelmiş ve Anıtkabir’e gitmek üzere 2 numaralı Devrim otomobiline binmişti. Yola çıkıldı fakat, 100 metre kadar sonra motor öksürerek durdu. Cemal Paşa’nın “Ne oluyor?” sorusuna direksiyondaki Y. Muh. Rıfat SERDAROĞLU “Paşam, benzin bitti.” cevabını verdi. Paşa’dan özür dilenerek 1 numaralı Devrim’e geçmesi rica edildi. Büyük bir hoşgörü ile buna uyan Cemal Paşa Anıtkabir’e bu otomobil ile gitti, inerken ünlü “Batı kafasıyla otomobili yaptınız ama doğu kafasıyla ikmali unuttunuz.” sözlerini söyledi.

    Ertesi gün bütün gazetelerin sözbirliği etmişçesine “100 metre gidip bozuldu” başlığını attıkları 2 numaralı Devrim aynı gün Hipodrom’daki geçit törenine katılıyor, basınımız ne bunu, ne de Cemal Paşa’nın Anıtkabir’e bir başka Devrim otomobili ile gittiğini yazmıyor, yalnızca haber, yorum ve fıkralarda harcanan bunca paranın boşa gittiğinden dem vuruyorlardı. Oysa aynı yıl Tarım Bakanlığı bütçesine konmuş bulunan “At neslinin ıslahı” için 25 milyon TL ödenekten ve sonucundan kimse söz etmiyordu. Hala merak eder sorarım at neslinde o günden buyana bir gelişme sağlanmış mıdır diye...

    Bir de otomotiv sanayimize bakalım: Ekonominin gerekleri uyarınca montaj biçiminde başlayıp bugün büyük birer sanayi kuruluşu durumuna gelmiş bulunan Kamyon-Otobüs-Otomobil firmaları yüzbinlerce araç üretebiliyor... Ve bunlar ithal yolları açık olduğu halde satışlarını arttırabiliyorlar.

    Acaba bugüne kadar basınımızdan olumlu yazılar almamış olan Devrim Otomobilleri yapılmasaydı, Türkiye’de bir otomotiv sanayii oluşabilir miydi, hiç sanmıyorum. Çünkü Devrim Otomobillerinin ortaya çıkmasıdır ki “Türkiye’de otomobil ve motor yapılamaz” görüşünü yıkmış tartışmaların yönü değişmişti.



    Devrim'in Yapım Aşaması...

    14.GÜN
     İlk Türk Otomobili ; DEVRİM..  İbret Alınıcak Olay..

    29.GÜN
     İlk Türk Otomobili ; DEVRİM..  İbret Alınıcak Olay..

    86.GÜN
     İlk Türk Otomobili ; DEVRİM..  İbret Alınıcak Olay..

    92.GÜN
     İlk Türk Otomobili ; DEVRİM..  İbret Alınıcak Olay..

    113.GÜN
     İlk Türk Otomobili ; DEVRİM..  İbret Alınıcak Olay..

    115.GÜN
     İlk Türk Otomobili ; DEVRİM..  İbret Alınıcak Olay..

    129.GÜN
     İlk Türk Otomobili ; DEVRİM..  İbret Alınıcak Olay..


    Devrim'lerin Üretimi devam etseydi , Türkiye şu anda Otomotiv sektöründe çok büyük bir yol almıştı..Okuyupda sinirlenmemek elde değil.

    Kaynak:http://forum.hondapowerclub.com/showthread.php?p=1832#post1832



    |
    |




  • keşke bugüne kadar dewam ettirilseydi belki dünya markası olabilirdik....
  • Daha önce verilmişti.. Çoğu kez tartışıldı..
  • yerli karalama mantığı olmasaydı zaten çoktan en az hindistan seviyesine gelirdik.

    benzini bitti diye basın demedini bırakmamış.destek yerine köstek olmak daha zevkli tabi.

    başkasının malını üretmek üstüne kar koyup satmak her zaman cazip olmuş bu ülkede

    bu zinciri kırıcak mühendis kardeşlerimiz de yurt dışında çalışıyorlar malesef.

    devlet ,mühendis,firma birleşmeli yoksa yerli bir arabamız hiçbir zaman olmaz

    beni en çok üzen bundan şikayet eden vatandaş sayısının da çok az oluşu.

    yani alan memnun satan da
  • Biraz araştırdım ancak göremedim .. Daha önce yayınlandığını bilmiyordum .. Daha önce verildiyse bi mahsuru yok Görevli arkadaş kaldırabilir konuyu.. Ama yinede hatırlatmakda fayda olacağına inanıyorum ...

    quote:

    Orjinalden alıntı: Heroisboceq

    Daha önce verilmişti.. Çoğu kez tartışıldı..
  • Konu daha önce verilmişti ama
    Yapım ve montaj aşamaları böyle yıl yıl fotoğraflanmamıştı.
    Teşekkürler @EREN{SaNSaR}
  • quote:

    Orjinalden alıntı: was


    Konu daha önce verilmişti ama
    Yapım ve montaj aşamaları böyle yıl yıl fotoğraflanmamıştı.
    Teşekkürler @EREN{SaNSaR}



    Evet daha önce verilmişti ancak bu kadar ayrıntılı değildi ve yeteri akdar bilgi içermiyordu.O yüzden topic gerekli.Hatta herkesin bu olaydan haberdar olması için bir süreliğine üst konu yapıyorum.



    Üstelik;


    quote:

    yerli karalama mantığı olmasaydı zaten çoktan en az hindistan seviyesine gelirdik.

    benzini bitti diye basın demedini bırakmamış.destek yerine köstek olmak daha zevkli tabi.

    başkasının malını üretmek üstüne kar koyup satmak her zaman cazip olmuş bu ülkede

    bu zinciri kırıcak mühendis kardeşlerimiz de yurt dışında çalışıyorlar malesef.

    devlet ,mühendis,firma birleşmeli yoksa yerli bir arabamız hiçbir zaman olmaz

    beni en çok üzen bundan şikayet eden vatandaş sayısının da çok az oluşu.

    yani alan memnun satan da


    Akincl'a sonuna kadar katılıyorum.Benzini bitti diye karalanıp fabrikası kapatılan bir otomobil.Ne kadar içler acısı değil mi?




  • zaten bizim başımıza ne gelşiyorsa basın yüzünden geliyor.adamlar ülkeyi yönetiyor bea.

    başka hangi ülkenin basını bizimki kadar millet düşmanı acaba.
  • quote:

    Orjinalden alıntı: Can
    Benzini bitti diye karalanıp fabrikası kapatılan bir otomobil.Ne kadar içler acısı değil mi?



    saçmalık ya benzin her zaman biter

    bu galiba bi bakana tahsil edilmişti ve benzini bitince fabrikası durdurulmuştu diye hatırlıyorumm
  • Benzini bitince başarısız bir üretim old. varsayılarak üretimi durduruldu.. Aynı uçak muhabeti gibi biz dışarıdan almaya mahkum bırakıldık.
  • Beyler belki hepinize saçma gelecek ama ben bunu ne zaman okusam gözlerim doluyor.Böylesine şahane bi araba müzeye terk edildi.Ben "biz bu kafayla zor araba üretiriz "dediğimde bazı arkadaşlar bana karşı çktı.Şimdi onlarda okusun ve görsün böylesine bi firsatı kaçırıpta araba yapabileceğimize.Belki şimdi mercedes yerine lüks araba olarak devrim markasını kullanacaktık ama yaptırmadılar. Bu kafalar değişmedikçe dahada olmaz.Eren arkadaşım sana çok teşekkür ediyorum bu bilgileri diğer arkadaşlarla paylaştığın için.Bazı şeyleri unutmamak gerekir.....Tıpkı unutulmuş veya hiç bilinmeyen devrim gibi................
  • quote:

    Orjinalden alıntı: kürsad


    quote:

    Orjinalden alıntı: Can
    Benzini bitti diye karalanıp fabrikası kapatılan bir otomobil.Ne kadar içler acısı değil mi?



    saçmalık ya benzin her zaman biter

    bu galiba bi bakana tahsil edilmişti ve benzini bitince fabrikası durdurulmuştu diye hatırlıyorumm



    İşte bende farklı birşey söylemedim ki?

    Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın halt yemesi.
  • Türk gibi başlıyoruz, ancak ingiliz gibi sonunu getiremiyoruz.
    Sabır yok, Takdir etmek yok, ama tenkit etmek çok.
    Zannedersem o Türk mühendislerden Erbakan Alman leopar tanklarının projesini de çizen kişi.
    Biz de beyin çok ama, kıymet bilmek yok.
    Umarım yeni nesil daha başarılı olur, çünkü sadece belli bir basına mahkum değil, internet şansı var.
    Bakın bir motor formunda bile ne önemli bilgilere ulaşabiliyor.
  • basit bir motor formu deil donanim haber bence en kapsamlı motor forumu zaten bu yüzden hergün hevesle girip ilgimi çeken şeylere dikkatle okuyorum.. benzin bitti vea o oldu bu 0ldu die okadar emeği karalamaları cidden herkeze dokunuyor.. ozamanın yksek mevkiilerine nasıl dokunmuyor anlamıyorm...
  • insan gerçekten üzülüyor sinirleniyor.
  • basın sektörünün içinde olan bir gazeteci olarak yazıyorum ki maalesef bu ülkenin en büyük hainleri ve satılmışları benim meslektaşlarım içinde. çünkü adamlar çözmüşler olayı, kurmuşlar sistemi, çok iyi biliyorlar ki basının, halk üzerinde müthiş bir etkileme ve ikna gücü var. onun için de kimi nasıl atın alıp kullanacaklarını çok iyi biliyorlar. dolayısıyla bi kaç temiz ve vatansever gazeteciye ve basın kuruluşuna da zaten nefes aldırmıyorlar. maalesef bu düzen böyle işliyor. kesinlikle gazetelerde her okuduğunuza, televizyonlarda her duyduğunuza inanmayın. ya da duyduğunuz, gördüğünüz, okuduğunuz şeyleri tersinden yorumlayın. örnek istiyor musunuz? mesela bu günlerde ülkemizin en büyük gazetelerinden birisi daha düne kadar iktidar yalakalığı yaparken, bu aralar özellikle ulaştırma bakanlığına karşı bi karalama kampanyası içinde. neden? babasının hayrına mı? tabi ki değil. çünkü ulaştırma bakanlığına bağlı THY'nın uçaklarında dağıttığı Skylife dergisi bu gazetemizin tesislerinde basılıyordu, ellerinden alındı. daha da önemlisi THY'nin tüm benzin vesair yakıt ihtiyacı bugüne kadar bu gazetemizin bağlı bulunduğu grubun iş kollarından olan ve bi çoğunuzun da istasyonlarından her gün yakıt aldığı bir akaryakıt devinden karşılanırken bu da ellerinden alındı. dolayısıyla kafa kopartma işlemi için düğmeye basılması artık şart oldu. çünkü çıkarlara ve şahsi menfaatlere ters işler yapılıyor. yoksa vatandan kime ne? çok mu umurlarında. işte sistem böyle işliyor. millet de bunların arkasından koyun koyun gidiyor. siz gitmeyin. dikkat edin. bilinçli vatanseverler siz olun.




  • quote:

    Orjinalden alıntı: Heroisboceq

    Benzini bitince başarısız bir üretim old. varsayılarak üretimi durduruldu.. Aynı uçak muhabeti gibi biz dışarıdan almaya mahkum bırakıldık.

    +106
  • quote:

    Orjinalden alıntı: byurt

    insan gerçekten üzülüyor sinirleniyor.


    Hocam o zaman biraz daha gerilere git 1950 lili yıllara ve kahrol o zamanın liderlerinin ne büyük hatalar yaptığını gör.. Biraz daha ileri gelme zaten oralarda kuyruklar var..




  • bazı şeyler sadece yavaşlatılatılabilir
    durdurulamaz
  • Sunta Anadol'lar yıllardır hala çalışıyorken Devrim şimdi volvo gibi olmuştu...
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.