|
Çığır açan yeni teori: Büyük Patlama sandığımız kadar karmaşık olmayabilir
1 Mobil
-
-
4. Boyut ve üzerinin iz düşümlerine kafa yormak zordur...
-
Bunlar pek elma yemiyor herhalde.
-
Hepsinin kesisimi theory of everythinge uzanıyor
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >_____________________________ -
Yaradılışı inkar etmek isteyen ateistler teori üstüne teori üretip duruyor. Kanun: Evren yaratıldı.
< Bu ileti Android uygulamasından atıldı >_____________________________ -
Önümüzdeki on yıllarda paradigmanın değişeceğini ve cari kozmoloji modelinin yeniden şekilleneceğine inanıyorum. Karanlık enerji, karanlık madde, kara delik tekillikleri, evrenin başlangıcındaki tekillik, kozmik şişme vb... bunlar hep mevcut modelin gri alanları. Bu alanlar giderilmeden cari kozmoloji modelimizin hep bir ayağı topal kalacak.
Yeni bir fiziğe (GUT veya daha kapsamlısı)) ihtiyaç olduğu açık ama teorik fizik ve deneysel fizik 30-40 yıldır şu ya da bu düzeyde bir tıkanıklık içinde, GR ve QFT ölçeğinde radikal bir teori ortaya konamadı 100 yıldır. Bir tek sicim "kuramı?" bu radikalliği karşılamaya adaydı ama onun da deneysel kapasitesi yok.
Fakat en azından önümüzdeki yıllarda bu gri alanları temizleyerek ilerleme şansını yüksek görüyorum.
Sanırım gelişme dediğimiz şey Yakınsak (Lim f(x) = L) bir eğri çiziyor. Yani sonlu bir keşfedilecek/icat edilecek "şey" havuzu var. Başlangıçta bu havuzdan çok miktarda şey çekiyoruz ve gelişme eğrisi dik ama havuzdaki miktar azaldıkça eğri giderek yataylaşmaya başlıyor ve en sonunda havuz boşalınca yakınsak kalarak bir değere limitleniyor.
O yüzden insanlığın gelişim eğrisi son 10 bin yılda dik bir yol izledi ama artık yataylaşmaya yani yakınsamaya başladığı noktaya eriştik ya da erişmek üzereyiz görünüyor. Bundan sonra radikal keşifler yerine daha küçük adımlarla ilerlenecek ve adımlar da giderek küçülecek.
Benim hissiyatım o yönde yani nirvanaya erişmiş olabiliriz. Bu gidişatı değiştirecek en önemli aparat kuantum bilgisayarları gibi görünüyor. Eğer kuantum bilgisayar gelişimi de taban gürültüsü mefhumu yüzünden ilerlemez, bir yerde tıkanırsa hissiyatım doğru çıkabilir.
_____________________________ * Din toplumları paternalisttir, ahlakı gelisemez, rasyonelleşemez ve
bireyleşemez. sekülerleşme olmadan ahlak olmaz.
* Her insanın içinde bir peygamber uyuklar ve o uyandığında, dünyadaki kötülük
biraz daha artar. (Emil Michel Cioran)
* Yearning for the past is usually just the lament of lost youth.
-
Allahı kabul etmemek için atmayacakları takla yok!
-
Allah var, bilim yalan.
_____________________________ -
Ya şu evrenin sırlarını yavaş yavaş çözmeleri o kadar büyüleyici ki anlatamam.
İnsanların beyninin sınırlarını zorlayıp "acaba ilk başta ne oldu" diye böyle bıkmadan usanmadan kafa patlatmaları tek kelimeyle muazzam.
Sürekli yeni bir şeyler öğreniyoruz, bilimin bu bitmek bilmeyen merakı ve kendini hep güncellemesi harika bir şey bence. Her yeni keşif haberleri okuduğumda böyle ufkum açılıyor valla, iyi ki var bu bilim insanları.
Sesi gür çıkan azınlık fikirlerini böyle haberlerde hep belirttiği için, susup yaw he diye geçmek yerine, ben de fikirlerimi belirteyim dedim. Yoksa genel algı ve genel çoğunluk, bu azınlığın fikirlerinde gibi zannediliyor, tıpkı ekşi ve twitter trolleri gibi.
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >_____________________________
-
Bu tarz haberleri daha yalın anlaşılabilir olarak veremez misiniz ? Okuyanların hepsi mühendis yada bu konuda bilgisi olan insanlar değil , haber içeriğinden hiçbir şey anlamadım
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >_____________________________ -
Aynen kanka ol dedi oldu. Bu bilim adamları boşuna uğraşıyor, boşuna mesai harcıyor. Hepsi birer aptal. Bunlara maaş ödeyen kurumlar, devletler onlar daha da aptal. Halbuki ol dedi oldu yav, cevap bu.
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >_____________________________ -
Şaka mısınız? Yoksa kasıtlı mı yapıyorsunuz?
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >_____________________________ -
Evet Ol dedi oldu da, ne oldu, nasıl oldu? Burada çelişki yok, çelişkili göstermeye çalışanların sanırım amacı farklı.
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >_____________________________ -
Bence patlama değil, püskürtme, yada spreyleme
Patlama olsa yaşam mı olur.
Bu da benim teorim. Hadi bakayım.
Bir gün can sıkılan yaratıcı
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >_____________________________ -
< Bu mesaj bir yönetici tarafından değiştirilmiştir >
Bilim insanları genel ontolojiyle (felsefi anlamda "varlık bilimle") ilgilenmiyorlar. Somut verilerle kıyaslayarak geçerlilik seviyesi saptanabilir sınanabilir bilimsel modeller üzerinden kainatı anlamaya, başlangıcından itibaren somut dışsal nesnel gerçekliğin hipotetik realizm (bilimin çalışma felsefesi ve nesnel varlığı kabulü) temelinde tutarlı bir modelini kurmaya çalışıyorlar.
Tanrı veya tanrısızlığı burada bir yere yerleştirmek kişilere kalmış bir tutum/yaklaşım. Bu resme tanrı, belki tanrılar veya tanrısızlığa dair teolojik (felsefi anlamda "tanrıbilimsel") spekülasyon enjekte edildiğinde bilimsel tartışmadan hızla uzaklaşıyoruz.
Bilimi tek bilgi kaynağı görmeyenler bile Galileo Galilei'den yani Avrupa'da Bilim Devrimi'nden bu yana bilim ve din gibi sahaların ayrı dominyonlar olduğunu bilir ve kabul eder. Bunları birbirine karıştırmaktan kaçınır.
Bu çerçevede yaklaşımınız çok yanlıştır; Galileo'nun mektuplarında sık sık Katolik Kilisesi mensuplarını ve arkadaşlarını uyardığı üzere bu bilimin yetki alanını ihlal eden ve bu şekilde bilimi boğazlayan bir niteliktedir.
Türkiye eğer bilimde yol kat etmek istiyorsa bu ayrım bilmez ilkel holistik tutumu kırması gerekir. Holistik (bütüncül) bakacağız tabii ki ama sizinki gibi değil.
_____________________________ We're beyond sympathy at this point, we're beyond humanity.
-
< Bu mesaj bir yönetici tarafından değiştirilmiştir >
Görseller paylaşalım:

Kainatın gelişimi de Lim f(x) = L eğrisi izliyorsa o zaman biz hala - insanlık değil de evren olarak - evrenin artan bir hızla genişlediğinin düşünülmesi, devam eden yıldız kuşakları gibi durumlarla hala görece dik bir fazdayız gibi geliyor. İnsanlık da bunun içinde benzer bir eğriye dayansın dayanmasın küçük bir kıpırtı sadece.

Doğa bence dalga fonksiyonunu, dalgaları inanılmaz seviyor. Dalgalanmaya yönelik bir tutkusu var. Bu öyle sofistike ve çapraşık bir ritim ki; önce olguların sonsuz görünen varyasyonuna serpilen bir nesnel realiteye, ardından nihayetinde insan beyni ve bilinciyle kendi kendisini kavrayan insani varoluş deneyimine dönüşüyor.
Bu durumda Aristoteles'in Metafiziki'nde kendi kendini düşünen Tanrısı - gene oldukça gevşek felsefi bir dille ifade edersem - aslında insandan başka bir şey değildi. İnsana politik bir hayvan (zoon politikon) muamelesi çeken Aristoteles'in varlık felsefesinde insan merkezcilikten kurtulamaması ilginçtir. Zekanın ve bilincin kibrine yenik düşmüş olsa gerektir.
Yunanlar ve Romalılar yeterli analitik araçlara sahip değillerdi o sebeple gerçek bilimin kurulabilmesi, bilimin kurumsallaşabilmesi için birkaç asır gerekti.
_____________________________ We're beyond sympathy at this point, we're beyond humanity.
-
kökünü bilmeden varsayımsal tanı koymak yerine; arayış içinde olmak gerekir. bunun da; mezopotamya mitolojileri köklü kitle gütme aracına dönüştürülen kurumsal inanç yapılarıyla yapılamayacağını anlamak için, önce algılayabilmek gereklidir.
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi taoson -- 6 Nisan 2026; 15:54:15 >
< Bu ileti Android uygulamasından atıldı > -
Bir çok insanın inandığı inanmak istediği her sebebi tanrıya bağlayan tanrıyı kim yarattı be asıl onu merak ediyorum. Asıl olan patlamadan önce gazlardan önce zerreciklerin çıkış noktasını bulan evreninde tanrıyı da vs vs her sorunun cevabını bulacak
-
Siz herşeyi kendi ortamınız ile değerlendiyorsunuz. Allah'a gelince zamanda madde de herşey anlam değiştirir. Yanılgınız bu.
Bu kadar yaratılmışlık siz herşeyde Allah'ı keşfediniz diye. Allah sizden sadece namaz oruç hac vs istemiyor. Herşeyi yaratan bu kadar basite indiremez.
İşin garibi bir taraf sadece ibadet ile Allah'ı sınırladı, diğer taraf bilimi yanlış anlayıp herşeyde Allah'ı red yoluna gitti. İkisi de yanlış yolda. Oysa ki o bilinmekliğini istemişti yaratılmışlıkta.
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi eteksen -- 21 Nisan 2026; 8:57:56 >_____________________________
En Beğenilen Yanıtlar
|
Aynen kanka ol dedi oldu. Bu bilim adamları boşuna uğraşıyor, boşuna mesai harcıyor. Hepsi birer aptal. Bunlara maaş ödeyen kurumlar, devletler onlar daha da aptal. Halbuki ol dedi oldu yav, cevap bu. |
|
Ya şu evrenin sırlarını yavaş yavaş çözmeleri o kadar büyüleyici ki anlatamam.
İnsanların beyninin sınırlarını zorlayıp "acaba ilk başta ne oldu" diye böyle bıkmadan usanmadan kafa patlatmaları tek kelimeyle muazzam. Sürekli yeni bir şeyler öğreniyoruz, bilimin bu bitmek bilmeyen merakı ve kendini hep güncellemesi harika bir şey bence. Her yeni keşif haberleri okuduğumda böyle ufkum açılıyor valla, iyi ki var bu bilim insanları. Sesi gür çıkan azınlık fikirlerini böyle haberlerde hep belirttiği için, susup yaw he diye geçmek yerine, ben de fikirlerimi belirteyim dedim. Yoksa genel algı ve genel çoğunluk, bu azınlığın fikirlerinde gibi zannediliyor, tıpkı ekşi ve twitter trolleri gibi. |
Bu mesaj IP'si ile atılan mesajları ara Bu kullanıcının son IP'si ile atılan mesajları ara Bu mesaj IP'si ile kullanıcı ara Bu kullanıcının son IP'si ile kullanıcı ara
KAPAT X




Yeni Kayıt

Konudaki Resimler






kullanıcısına yanıt
kullanıcısına yanıt






