Şimdi Ara

EVLİLİK ÜZERİNE SOHBETLER (908. sayfa)

Bu Konudaki Kullanıcılar:
3 Misafir (1 Mobil) - 2 Masaüstü1 Mobil
5 sn
18.199
Cevap
410
Favori
1.077.052
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
407 oy
Sayfa: önceki 906907908909910
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  • quote:

    Orijinalden alıntı: mystiery_

    x (formerly twitter)
    kilkedes (@kilkedes) on X
    https://x.com/kilkedes/status/2005738734852219141?s=46


     EVLİLİK ÜZERİNE SOHBETLER


     EVLİLİK ÜZERİNE SOHBETLER

     EVLİLİK ÜZERİNE SOHBETLER

     EVLİLİK ÜZERİNE SOHBETLER

     EVLİLİK ÜZERİNE SOHBETLER

     EVLİLİK ÜZERİNE SOHBETLER


    Temel ihtiyaç olan barınmayı, piyasalaştırıp erişilmez fiyatlara çıkaranlar sorumlusu sizsiniz bu çocuğumuzun.

    Ailesine silip silip yazıyorum!


    Yazamıyorum!



    Devlet derhal bu kızımıza 18 yaşından bile büyük olsa bir şekilde destek olmalı bir formülü olmalıdır.


    Psikolog olma hayali de varmış :/ .



    Sözün bittiği yerdeyiz!

    _____________________________




  • mystiery_ kullanıcısına yanıt

    1.36 dogurganlik orani hala daglar kadar yuksek. 0'a ne kadar yaklasirsak o kadar iyi olacak. 0.3% dogurganlik orani ile yarinlar gelecekteki torunlarimizindir. Olaya boyle bakalim!

    _____________________________
  • Aileye çok önem verdiğimiz için Dünyaca ünlü en çok satan kitabın güncel baskısı bile yok Türkiye’de. Piyasada satılanları 2001’de çevirilmiş..

    Dr. Spock's Baby and Child Care, 10th edition by Benjamin Spock M.D., Robert Needlman M.D.

     EVLİLİK ÜZERİNE SOHBETLER



    Kara düzen, bilinçsiz çocuk yetiştirtmek Aile bakanlığı politikası olmuş. Dünyaca ünlü anne/bebek/çocuk bakım eğitim bilim kitaplarından liste oluşturup düzgünce çevirtip satışa sunulmasını, hatta yeni anne/babalara ücretsiz verilmesini beklerdim aile bakanlığından.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________




  • smart1978 kullanıcısına yanıt

    Bir tarafta bunlar:

    x (formerly twitter)
    Populicc (@populicc) on X
    https://x.com/populicc/status/2007143117779284252?s=46


    Bir tarafta servetiyle dünyayı satın alabilecek kadar zenginleşmiş bir azınlık. Öbür tarafta ise alaturka tuvaleti odaya çevrilmiş evlerde büyüyen çocuklarımız var. Aynı ülkede, aynı dönemde bu iki tablo yan yana duruyorsa mesele sadece ekonomi değildir, bu düpedüz hayat ihtimali meselesidir. Böyle bir düzende insanın aklına çocuk yapmak değil, hayatta kalmak geliyor. Doğum oranları düşüyorsa sebebi bu çarpık gerçekliktir.


    Hayat ihtimali meselesi şudur. Bir insanın doğduğu anda önünde gerçekten yaşanabilir bir hayat olup olmaması. Mesele sadece hayatta kalmak değil; barınabilmek, eğitim alabilmek, hastalandığında korkmamak, çalıştığında karşılığını alabilmek ve yarınından emin olabilmek. Yani kaderini değil, emeğini konuşabildiği bir ihtimal alanıdır. Bu kavram parayla sınırlı değildir ama parayla doğrudan bağlantılıdır. Aynı ülkede biri doğduğu anda özel okula, güvenli bir eve ve sağlam bir çevreye sahipken, diğeri temel hijyen koşullarından bile mahrum büyüyorsa burada fırsat eşitliği değil, hayat ihtimali uçurumu vardır. İnsanlar çocuk yapmaktan kaçınıyorsa sebep bencillik değil, çocuğa adil bir ihtimal sunamamaktır. Kısacası hayat ihtimali, devletin ve toplumun bireye sunduğu sessiz sözleşmedir. Çalışırsan karşılığını alırsın, düşersen tutulursun, ilerlersen önün açılır. Bu sözleşme bozulduğunda insanlar gelecek üretmez, sadece günü kurtarır. Doğum oranlarının düşmesi de tam olarak bu sözleşmenin iflas ilanıdır.


    Kira, eğitim, sağlık, gelecek… Hepsi soru işareti. Geleneksel aile söylemi hâlâ dillerde ama o geleneği taşıyacak ekonomik ve sosyal zemin çoktan eridi. Kimse bilinmeze çocuk doğurmak istemiyor, bu kadar basit. Gelecek nesil temenniyle gelmez, güvenle gelir fakat anlamak istemiyorlar. Bu işin asla romantizmi yok, gerçekleri var ve Türkiye için vakit hızla daralıyor.


    Özetle;

    Eğitimden barınmaya, gelir dağılımından sosyal güvenliğe kadar çok daha adil bir zemin kurulmazsa insanlar gelecek üretmez. Ya eşit bir hayat ihtimali oluşturacağız, ya da ülkece tam gaz kısırlaşıp sessizce yok olacağız. Bunun ortası yok. İnsanlar yarım güvenle çocuk büyütmez, yarım eşitlikle gelecek planlamaz. Ya sistem herkese gerçek bir yaşam şansı sunar ya da toplum içgüdüsel olarak frene basarak demografik çöküşü nihayetine erdirir. Aile Bakanlığı, tabelası olan ama toplumsal karşılığı olmayan bir yapıya dönüşmüş durumda. Gerçek hayata değen tek bir çözüm ürettikleri yok. Dinozor siyasetçiler geçmişin ezberleriyle bugünü yönetmeye çalışıyor, üniversiteler ise bu hayati meselede ya suskun ya da gevezelikle meşgul. Hayat ihtimali daralan bir toplumda doğum artmaz, umut büyümez..




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi mystiery_ -- 4 Ocak 2026; 17:10:40 >
    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________




  • Herkese iyi seneler,

    Birkaç arkadaşla meyve suyu içerken hayatlarımızdan bahsettik. Ben neredeyse hiç konuşmadım diyebilirim. Arkadaşlar kafayı buldukça ne kadar pişman olduklarını, içlerinin ne kadar dolu olduğunu anlattılar. Bense sadece yedim, içtim ve dinledim. Ama ne olduysa hepsi bir anda bana düşman oldu masada. Nedeni masada tek bekar bendim. Başladılar sonra evliliği övmeye. Ulan saatlerce dert yandın şimdi bana övüyorsun diye çıkıştım tabi.

    Haklısın aslında dedi ve önüne bakmaya devam etti.


    Yılbaşı sonrası yani 1 ocakta arkadaşlarla böyle bir ortam kurduk. 6 arkadaştan 4ü evli ben ve ünili velet bekar. 2 kafa dinleyelim diye güzel bir mekan ayarladık her şey fifti ödenecek diye anlaştık. Saat akşam 8 de mekanda buluştuk gece 1e kadar canlı müzik eşliğinde sohbet edip eğlenecektik.

    --- Direk yazıyorum.. Karılarının hepsi yarım saatte bir görüntülü arayıp durdu. O kadar tilt oldum ki anlatamam. Birinin karısı zaten hem arıyor hem görüntülü arıyor hem wp den yazıyor hem de anlık istiyordu. Böyle bir şey olamaz. Gittiğimiz mekan sıradan balık restauranı. Dansöz, kons vs. yok. Zaten eşli gelenler de var. Ama adamları rahat bırakmadılar.


    Bir kez daha evliliğin ne kadar pis bir şey olduğunu anlaşmış oldum. Bana asla gelip evlilik süper yiaaa diyemezsiniz. Benim köydeki Ares adlı köpeğim bile daha özgür.


    Esenliklerr...

    _____________________________
    'Dünya Vatanım, Tüm İnsanlar Kardeşim, İyilik Yapmak da Dinimdir.'




  • quote:

    Orijinalden alıntı: The Alim

    Herkese iyi seneler,

    Birkaç arkadaşla meyve suyu içerken hayatlarımızdan bahsettik. Ben neredeyse hiç konuşmadım diyebilirim. Arkadaşlar kafayı buldukça ne kadar pişman olduklarını, içlerinin ne kadar dolu olduğunu anlattılar. Bense sadece yedim, içtim ve dinledim. Ama ne olduysa hepsi bir anda bana düşman oldu masada. Nedeni masada tek bekar bendim. Başladılar sonra evliliği övmeye. Ulan saatlerce dert yandın şimdi bana övüyorsun diye çıkıştım tabi.

    Haklısın aslında dedi ve önüne bakmaya devam etti.


    Yılbaşı sonrası yani 1 ocakta arkadaşlarla böyle bir ortam kurduk. 6 arkadaştan 4ü evli ben ve ünili velet bekar. 2 kafa dinleyelim diye güzel bir mekan ayarladık her şey fifti ödenecek diye anlaştık. Saat akşam 8 de mekanda buluştuk gece 1e kadar canlı müzik eşliğinde sohbet edip eğlenecektik.

    --- Direk yazıyorum.. Karılarının hepsi yarım saatte bir görüntülü arayıp durdu. O kadar tilt oldum ki anlatamam. Birinin karısı zaten hem arıyor hem görüntülü arıyor hem wp den yazıyor hem de anlık istiyordu. Böyle bir şey olamaz. Gittiğimiz mekan sıradan balık restauranı. Dansöz, kons vs. yok. Zaten eşli gelenler de var. Ama adamları rahat bırakmadılar.


    Bir kez daha evliliğin ne kadar pis bir şey olduğunu anlaşmış oldum. Bana asla gelip evlilik süper yiaaa diyemezsiniz. Benim köydeki Ares adlı köpeğim bile daha özgür.


    Esenliklerr...

    Aynısı benim bi arkadaşta da var, evliliği kötülüyo sonuna kadar birden aydınlanma geliyo ya evlilikte iyidir diyolar :))

    Ben 2006 dan beridir anlatıyorum hocam Evlenmeyin, erkeğe kattığı bi artısı yok, işyerinde üç çocuklu bi evli arkadaş var, 6 aydır tanıyorum adamı her cumartesi bana yalvarıyo sana geleyim mi diye, adam diyorki ne özgürsün ne şanslısın kıymetini bil.

    Bu arkadaşı kimse uyarmadı, ben uyarıyorum inanın çok şanslısınız, yeni kızlar tanıyın dolu site var, dolu kadın var bi kadınla ömür geçer mi ya?

    < Bu ileti Android uygulamasından atıldı >
    _____________________________




  • evlenmek istemeyenler sürekli evlenmiyecem diyor tamam anladık evlenmek istemiyorsun.hergün aynı şey söylenirmi süper takıntılı biri asla evlenmesin zaten.böyle biriyle evlenen kadın çok salak olmalı.yada bir tshöt-rt yaptırsın ben evlenmiyecem diye onla gezsin.böyle aşırı takıntılı olmak sacma .tamam evlenmek istemiyorsan hergün aynı şey söylenir mi.zaten böyle biri lütfen evlenmesin.

    _____________________________
  • Biz gençleri uyarıyoruz nafaka manyağı olmasınlar diye

    < Bu ileti Android uygulamasından atıldı >
    _____________________________
  • Beyler tecrübeli bi kardeşiniz olarak söylüyorum 30 yasından önce evlenmeyin

    ben bunu 2. evliliğimde anladım önceki mesajlarda çokca yazdım test edeceksiniz eş adayınızı her koşulda hevesle değil mantıkla yaklasın ama aşıkda olun abi aşık olmak güzel şey ben her sabah kalkarken aşık oldugum kadına bakmakdan büyük keyif alıyorum 6 yıl oldu basarılar

    _____________________________
  • mystiery_ kullanıcısına yanıt

    Konuyu saptırıp dallandırdık :/ .


    Japonya da mütevazilik ilkokuldan terbiyesi veriliyor ...


    Sonradan görme ülkemizde yaygındır. Ülke gerçeklerinden bihaber bir Koç öğrencisi sanmam. Eski benim dönemdeki Koç Kızları ve Mezunları daha kaliteli idiler. Bilemiyorum genellemek hoş değil ama ülke genelinde yeni jenerasyon yakın tarihliler her türden yozlaşmışlar ... Velilerini eleştirmedim halen ki onlar daha da sorumsuzlar ...



    Önemli olan eğitiminde kendine kazandırdığındır ama o süreçteki aşırı konfor vs önemli olmamalıdır.



    Her genç temel seviyede bir refaha erişmeliler. Beslenmeleri kaliteli ve barınmaları da düzgün olmalıdır.



    Sosyal bir varlık olan insan diğer ihtiyaçlarına da akli manada düşünmelidir.


    Her belli başlı üniversitede bu tür prenses kızlar da vardır.


    Bu meseleye girersek : Yancı arkadaş kültürü de vardır. En kötü ihtimalle inek veya ders notlarını hatta yasa dışı bilmem ne amaçlı "kanka" lar da vardır. Alan memnun satan memnun tayfaları da vardır.


    Yani WC yi odaya çeviren kapsamlı ele alınmalıdır da. İthamda bulunmuyorum ama insanlar işine gelen kısımlarını gösterir . Ülkede fırsatçılık kültürü dünya ortalamasının üstünde nirvanasındadır o yüzden bahsedilmeyen şeylerde ilgili kişiler veya genel de yaygın olabilir ...


    Özetle kısmına imzamı atarım ...


    Üniversitelerde paran da olsa istersen hakkıyla öğretim öncelikli de bitirebilirsin veya sunduğu sosyal imkanlar çoksa hepsi zordur veya vasat bir üniversite ise sosyalleşme imkanlarında zaten rahat bitirilir. Kafa da önemli ..



    Devletin ilgili kurumların da kabahatleri suçları vardır ailelerin de hatta gençlerimizin de ... Ama önce devlet kendine çeki düzen ve denetim ideallerle sil baştan elden geçmelidir.


    Okuduğunu anlamada gerileme ...


    Yükseköğrenim de atıflarda gerileme. Akademik esaslı başarılarda gerileme... Anca tek tük bireysel yetenekler veya yurtdışında imkanlar sunulmuştur başaranlarla övülmek de rezalet derim ...



    Paran vs aileye maddi destek sunacak halde olabilirsin Holding sahibi de olabilirsin ama yarın ne olacağı belli olmaz...


    O yüzden çocuk yapacaklar en başta üniversite bitirilene kadarki tüm masraflar önceden ayrılmalıdır.



    Ben derim ki FON oluşturulur bloke misali faizde değerlendirilir filan ama 25 yıl dokunulmayacak şekilde bir proje üretilebilir ... Ücretsiz devlet üniversiteleri konsepti de pratikte ücretli oluyor diğer masraflarıyla ... Vakıf / Özel eğitim kurumlarında da kalite gerilemektedir ...



    Yetmedi sürekli sil baştan eğitim ve öğretim sistemi de olmaz ...



    İlk orta eğitim malum paso 3-4 yılda bir köklü değişiyordu şimdi de üniversiteler 1 yıl düşürülecek 4 lükler 3 te bitirilecek yaz dönemi kısaltılacak tatil süreleri veya staj veya mevsimsel sektörde iş bulma gençlerde imkanı neredeyse yok ediliyor. Staj filan yaparken geriye tatile birşey kalmayacak ... Marifet değildir ...


    Kira meselesi de kontrolsüz göçler ve absürt turist profilleri ile fiyatları artması en başta gençleri zorluyor ... Çoğu terk ediyor ailesinin yanına dönüyor veya şanlı olan butik üniversitelere evine yakın yerlerde kalıyor özellikle büyük şehirlerde çözüm var ama gerisindekilere fırsat eşitliği vs babında yok ! KYK filan şanslı ve torpilli olmalısın. Belediyelerin imkanları da var ama kısıtlı ...


    Demografik yapı bozulması bence istenmeyen değil istenendir derim. Yoksa on yıllardır birşeyler yapılırdı ama yapılmıyor...

    _____________________________




  • Gabriel TR kullanıcısına yanıt

    Aşk sürekli olamaz 1-2 yıldır. Aşk deyip yıllarca evli kalanlarınki de başka bir tür hal almıştır yani kötü manada demiyorum.



    Aşk denen şey basit bir hormonal kimyasal olgulardır aklını kullandırmaz . Ayıklanman en fazla 1 veya 2 yıldır ...



    Evlilik sorumluluk yani her iki tarafın sorumlulukları vardır. Zorluklar da olacaktır hayat budur ve bunlara karşı da karşılıklı sebat gerektirir ...




    Ama beklentiler ve neleri sunamayacaksın farkında olamayan isterse 40 olsun yine boşanır bazen günler sonra boşanır ...



    50 yılı deviren mutlu çiftlere bakılmalıdır ...



    Bazıları evlenmeye müsait olamaz ama ister ! ... Kişi kendini de bilmelidir.



    Evlilik de ideal olanı Aile kurmaktır yani çocuklar. Tek çocuk ta sakıncalıdır derim . En az 2 veya 3 ...


    Bir ülkede veya dünya çapında çocuk sahibi olma ortalaması 2 in üzerinde olmalıdır 2 ve altından nüfus geriler risktir.



    Nice 6 senelere ...



    Her dönemin ( yaşın) de zorlukları olacaktır ona göre de yaşamak atlatmak gerekir...


    Andropoz filan erkeklerde risklidir kafada bitiyor neticede ...



    Aşk olsun ama temelinde mantık perçinlensin. Temelinde mantıkta olan bir ilişki de aşk denen şey başkalaşmış bir aşktır ve sürdürülebilirdir de ...

    _____________________________




  •  EVLİLİK ÜZERİNE SOHBETLER

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • ercan_elo_bil kullanıcısına yanıt

    Çelişkili kararlar. Kadına pozitif ayrımcılık ile suistimal etmeye devam edecekler.



    İstanbul Sözleşmesi neden Türkiye'de tutmadığını da yaşayarak yıllar boyunca gördük.

    Evet kadınları da koruyordu İstanbul Sözleşmesi lakin suistimal eden nice kadınlar da vardı garip olan aile içinde kızı evladı öz evladı babasının kendisini taciz ettiğini iftirasını mahkemeye taşındı . Kendisi mahkemelik olacağını düşünmemişti korktu çünkü asılsızdı yalandı öz babasına en ağır ithamda bulunmuştu mahkemede hakim baskı altındasın ifadeni gerçi çeksen de kabul etmem manasında karar aldı ve baba hapsedildi. Bu ve benzerleri çoktur arada delillerle anca kurtulanları da var ama tek tük . Yıllar sonra iptal kararanında siyasileri hedef alan kadınlar esasında hemcinslerinin suistimal etmeleri vesile ettiğini de hiç bilmek istemezler! ...


    İstanbul Sözleşmesi kalktı ama etkileri filan bir şekilde devam ediyormuş! ... REZALET!



    Bir arkadaş dertleşti bugün tesadüfe bakın : Türkiye'de tanışmışlar aynı din ve kültürdelerdi Yurtdışına göç ettiler yasal hakları vardı detay vermek istemiyorum. Neticede kadın da Türkiye'de yetişmiş havasından suyundan kapmış belli. Gittikleri ülkede de pratikte İstanbul Sözleşmesine benzer yasalar var kadının beyanı esastır misali . Kadın sorunlu davranmış amacı maddi yönden düzen kurup tek yaşamak belli oldu. Ev almıştı kadına verdi aksi halde hapse girecekti öyle uzaklaştırma kararını geri çekti . Ki aralarında da hiç saldırı ve şiddetsiz geçimsizlikte yoktu. Arkadaş mülayim biri yani imkanı yok kadınlara el kaldırmaz. Kavgacı bir mizacı da yok üstelik. Şok geçirdi . Tek tesellisi kurtulmak. Yani Türkiye'den gelenlerin yozlaşmışlıkları da özellikle kadınların da mevcut ülkelerde kendi menfaatleri yönünde suistimal edebileceği yüksektir.



    Elbette arada iyi kadın ve erkekler de vardır ama Türkiye'deki bir kadın aklını kötüye kullanmada : Fesatlığa ve bencilliğe vicdansızlığı ağır da basabiliyor ...



    İstisnalar vardır kadında da erkeklerde de ama azınlıktalar ... Çoğu kadında az veya çok bu tür görüşler vardır İslamcı veya Laik veya başka din filan fark etmez hepsinde ortak payda Türkiye'de yaşamış olmaları. Yani yabancı gelinler de bir süre sonra Türkiye'de yozlaşabiliyor . Bunlara da şahit oldum duydum ...



    Kötümser bir tablo derlemesi gibi ama dikkatli olun derim. Tedbirli de olun. Ciddi bir sürece binecekse evlilik sözleşmesi misali veya evlilik sözleşmesi gibi birşeyler yapın. Dert eden olursa da bilin ki turnusol kağıdı gibi baştan belli olacaktır. Yani istediği kadar polemik yapsın duygu sömürüsü filan kanmayın... Zaten cevap bellidir. Dert etme niye ki öyle biri değilsin . Bu tedbirdir insanlık hali insan değişebiliyor ilerde elinde olmayan nedenlerle veya başka bir şekilde ...


    Ufak detaylar önemlidir. Mantalitelerini sınayın. Burada bu tür tüyolara karşı tedbirli de olabilirler ama bir yere kadar sırıtır. Olağan hayatın akışında sürekli teyidi edilecek örnekler karşımıza çıkacaktır. Yani önyargılı yaklaşmayın kadını da erkeği de . Duruşunuz nötr tedbir amaçlı olsun.



    Yani duygusal bir önyargı kendinize zarar verir kadınına da erkeğine de. Yıpratır. Bu tür şeylerden etkilenmeden ilerlemeyle bittiğinde de en az duygusal tahribat ile de kurtulursunuz ve elbette maddi kısmı da makul ve suistimal edilmeden ayrılma faslı medenice gerçekleştirilir.



    Evliliklerde mahkemelik olma süreci mümkün mertebe kısa sürmelidir bu süreçte de medenice geçilmelidir.



    Ne istediğini ve ne sunabildiğini veya sunamadığını bilmeyenler her türlü her seviyedeki ilişkilerini er yada geç bitireceklerdir. Destekler genelde çoğu istatistiksel olarak çözüm üretemiyor. Terapiler filan çoğu başarısızdır. Çözeni de yoktur. Çünkü mesele temelden ele alınamıyor klinik vaka olsa bile ...

    _____________________________




  • Gabriel TR kullanıcısına yanıt

    30 yaşından sonra da mantık devreye giriyor ve evlilik mantıksız gelmeye başlıyor insanlara çocuk yapma amaçlı olmadığı sürece.

    _____________________________
    Steam ID:kassady
    DH FORUM 2005 Üyesi
  • smart1978 kullanıcısına yanıt
    kadınlar da aynı şeyi söylüyor aşk balon gibi fıss diye sönüp gidiyor daha çok maddiyata önem veriyorlar

    < Bu ileti iOS uygulamasından atıldı >
    _____________________________
    PSN: MMEntS7

    Hayallerle yaşayanı gerçekler öper.
  • Kılıbık değilseniz ve para da yoksa çok yüksek olasılık mutsuz olacaksınız.

    Uzunca yazamadım. Siz doldurun


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    Dinden uzak durun. O hastalık sizi öldürür.

    Netspeed isp Referans Kodu : JZKQCJ
    12 boyunca indirim için.
  • M0meNtS kullanıcısına yanıt

    Kadınlar da evlenilecek erkek kalmadı diyor ... Yani ortada karşılıklı bir beğenmeme var. Erkek olanı şanslı seçen teklif eden olduğu için yabancı kadınlara yöneliyor ki bu şekilde evlenen Türklerde son yıllarda patlama var. Türk kadınları da yabancılara açık ama kendileri teklif etmiyorlar evlilik olunca ... Tek tük erkeğine teklif eden Türk kadınları da vardır ama azlar ...




    Aşk bence hastalık hali veya geçici bir hastalık halidir. Etkisi birkaç yıl sürer ...



    Bazıları aşklarının on yıllar diyebilir ama o artık aşk değil evrilmiş başka birşeydir kabaca önceki yazılarımda bahsetmiştim.



    Maddiyata önem veren kadın önce kendi ekonomik bağımsızlığını sağlamalıdır. Babadan zengin bile olsa veya mal mülkü olsa bile kaybedebileceğini ama bir altın bilezik misali bir mesleğe sahip olmalıdır.



    Eğitimsiz veya eğitimli ama çalışmak istemeyen kadının maddiyatçı olması tamamen soygun kültürüdür derim. Keriz bulmadır. En iyimseri with benefit ... denir ...


    Parası olan kadın derdi maddiyat değildir duygusal tamamlanmadır ve çocuk yapmak istiyorsa da evlenmesi anlamlıdır. Elbette evlenmeden de çocuk sahibi olup ciddi ilişkiler yaşanabilir ama genel geçer ideal kuralları evlilikle taçlandırılmasıdır.


    Maddiyat erkek için de önemlidir ama dediğim gibi kendini geliştirmemiş ve vasıfsız ama geçici bir güzelliği var diye de evlenilmez veya evlenilse en iyimseri 5 yıl veya 10 yıldır derim ...



    Aslında hayatı basitleştirmek gerekiyor. Basitleştirince birçok mesele en başta çözülüyor ve ciddileşmeden anlaşılıyor.



    Neticede evlenme isteği azalıyorsa şuan maddi durumun iyi olması garanti ifade etmez ama garanti ifade eden donanımlı eğitimli olmandadır.



    Elbette doğum ve sonrasında birkaç yıl kadın çalışmamalı bence.

    _____________________________




  • Evet beyler.

    Temmuz için otel bakıyordum ki arkadaş wp den yazdı.

    - Kanka temmuzda bütün ekip güzel bir tatil yapalım diyoruz ne dersin?

    + Olur kanka kim kim?

    - Ahmet mehmet ali veli sen ben..

    + La olm ahmet mehmet veli evli çocuklu nasıl olacak?

    - Bi şey olmaz kanka ben konuştum sorun olmazmış.

    + İyi peki tamam dedim ve wp grubu açıldı.


    Agalar.. Dönen muhabbetleri bir okuyun. Bekar tayfa (kadın-erkek) her şeye okey derken evli karılar her şeye nooo diyor. 1 haftadır hiçbir otelde karar verilemedi.

    Önerilen otellerin hepsi de çocuklar için de uygun oteller ama ne hikmetse bu evli karılar sadece kendi istedikleri otelden vazgeçmediler.

    En son ben 'arkadaşlar size iyi tatiller ben kendim gideceğim' diyerek gruptan ayrıldım.

    Yaklaşık 2 saat sonra o gruptaki bekar tayfa yeni wp grubu açıp beni ekledi ve bir otelde karar kıldık. Konu kapandı herkes rez yapıp yoluna devam etti.


    Ortamda hem evli hem de bekar dişiler var. Ama evli karılar nedense ben ne istersem o olacak kafasında. Bunu da çok yeni öğrendim.

    Sonra o evli karıların laytt ve kepekli kocaları (benim kankalarım olur) beni arayıp olm neden gruptan çıktın senin yüzünden merve bana küstü diyerek sitem ettiler.

    Evli dostlar evli laytt erkekler işiniz çok zooor. Ulan bir otel beğendiremedik bee

    _____________________________
    'Dünya Vatanım, Tüm İnsanlar Kardeşim, İyilik Yapmak da Dinimdir.'




  • The Alim kullanıcısına yanıt

    Boyun eğen erkek olarak kadinlarla olan ilişkilerini kaybetmek istemiyorlar. Bu erkege kadin saygi duymaz. Hele ki paraya da ulasiyorsa olacaklarin listesini tutamam. Maalesef erkeklerin cogu böyle. Bu sacmaligin tek sebebi kendileri degil tabi. Cocuklukta başlıyor mevzu. Bide soru sormak şüphe etmek bizim kulturumuzde yok ayıp.


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    Dinden uzak durun. O hastalık sizi öldürür.

    Netspeed isp Referans Kodu : JZKQCJ
    12 boyunca indirim için.
  • Buraya evliliği düşünen arkadaşların izlemesi üzere bir Facebook videosu koymuştum ancak mesaj kaldırılmış. Hangi arkadaş mesajı raporladı ve hemcinslerini ateşe atmak istedi acaba?



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi programmer_onur -- 9 Ocak 2026; 23:56:45 >
    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
  • 
Sayfa: önceki 906907908909910
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.