Şimdi Ara

Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiği

Bu Konudaki Kullanıcılar:
2 Misafir (1 Mobil) - 1 Masaüstü1 Mobil
5 sn
116
Cevap
7
Favori
11.764
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
18 oy
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj
  • Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiği
    Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiğisteamcommunity.com
    Outsider One - Türk Yamaları Kimlerin Bitirdiği
    https://steamcommunity.com/groups/darkglyphs/announcements/detail/3887233545936976772




    burada forumun eski çevirmenlerinden Outsider One gerekli açıklamayı yapmış. 40 maddelik açıklama yapmış. parayla yama satanların grupların aslında nasıl makine çeviri yapıp sattıklarını. blogkaan ın bunlara nasıl çanak tuttuğunu vs.

    bloogkaan ın aynen burada anlatıldığı gibi biri olduğunu yıllarca burada haykırdım ben. beni onlarca defa banlandılar forumdan ama ben bunun ne olduğunu söylemekten hiç geri durmadım.

    dh forum böylelerine teslim edildi bitti gitti...


    yazıda bahsedilmemiş ama 23 studio denen çukurda aynı makine yöntemiyle çeviri yapan ve türkçe oyunların kökünü kazıyanların başında gelmektedir.




    _____________________________
    • "eşekten şeker esirgenmez ama eşek yaratılışı bakımından otu beğenir." mevlana
    • -____-____-______-______-____-__________-_______-_______-____-__
    • _____-_______-___-________-_______-________-________-_____-___
  • Bunların hepsini çok önceden yazmıştım ayrımcılık işin içine para sokmak tekelcilik doğurur diye tekrar aynı şeyleri yazmaya gerek yok. Bu konuyu açan kişi ben ve bir kaç kişi dışında kimse bu olanlara ses çıkarmadı destek olmadı bir avuç kişi olunca beleşçi olduk konuları kirleten toksit kitle olduk haklı olduğumuz halde ban yedik yorumlarımız silindi ezelden beri konuları karıştıran paralı çeviri destekçileri idi ama kötü görünen hep biz olduk hatta büyük bir çoğunluğa göre çevirmenlerin burayı terk etmesinin sebebi bile gösterildik.


    Bu saatten sonra gerçekler ortaya çıkmış çıkmamış fark etmez artık. Adamlar çoktan tekel oldular ve işin içinde para olduğu için oyun çevirmek isteyen yetenekli çevirmenler artık gönüllü yama yapmak yerine ilk başta bu gurupların kapısını çalıyor testten geçiyor başarılı olursa havada kapılıyor ya da bu çevirmen arkadaşın yaşadığı gibi baskılarla sindirmeyle karşılaşıyor. . İşte bu yüzden artık pek gönüllü çeviri bulamıyorsunuz.


    Son olarak Cidqu konusundan bahsedeyim bu arkadaşı herkes translate yapıyor diye linçlerken ben kaybetmek kolay önemli olan kazanmak dediğimde beni de destek çıktığım için linçlemişlerdi.


    Sonuç olarak millet paralı elemanların algısına kandı seçimini onlardan yana kullandı bizim yorumlarımız silinince onlar baskın geldi ve iş buralara kadar geldi. Bu saatten sonra bu tekelciliği sadece resmi yamaların artarak standart hale gelmesi kırar aksi olmadıkça kimse önleyemez.

    23 studios resmi olarak oyun firmaları ile anlaşıp türkçeleştiren bir firma. Özellikle de Playstation oyunlarını çeviren bir şirket. Makine kullanacaklarını sanmıyorum ama kanıtlayamam da. Belki yapay zeka destekli yapıyorlarsa da bir şey diyemem, bilemem. Fakat burada Oyuçeviri'den bildiğimiz bir çok çevirmen arkadaş çalışmakta. Oyunçeviri kapanınca burada çalışmaya başladılar.

    Hatta orada iyi çevirmenler ve yönetici olarak bildiğimiz, Okan Şen @venomtrk ve Said Sürücü @HK-47 Yönetici konumda çalışmaktalar, ayrıca Deus Ex: Human Revolution çevirmeni Yankı DOĞAN repercussion da burada çalışmakta.

    Yazılanları okuyup arkada dönen dolapları görünce üzüldüm, maalesef her sektörde dönen pisliklerden nasibini almış türkçe yama sektörü de... lakin gönüllü çeviri konusunda herkesin anlamadığı veya anlamak istemediği söyle bir gerçek var, 2012 yaz ayında AC2 yaması geç çıktığı an öldü gönüllü cevirmenlik işi, o zaman cevirmenlere edilen hakaretlerin haddi hesabı kalmadı, küfür lügatına yeni kelimeler eklenmiştir o akşam, AC2 yaması gönüllü cevirmenlikten ücretli cevirmenlige geçmede bir dönüm ve kırılma noktasıdır, ayrıca tüketici de değişti, artık hemen yama olsun istiyor kimse de sabır yok

    En başta düzgün üslubunuz ve bilgilendirmeleriniz için minnettarım hocam, DeepL Pro’nun ülkemizde kullanıma açıldığını bilmiyordum.


    Tüm bu dedikleriniz pek az sayıda metne ve karmaşıklığa sahip oyunlar için kesinlikle geçerli, katılıyorum. Söz gelimi tamamen nesnel açıklamalardan oluşan bir simülasyon oyunu içerdiği jargona dair yerinde düzenlemeler yapılabildikçe çoğunlukla anlaşılabilir bir kıvamda makine çeviriyle oynanabilir lakin hikâye bazlı, metni bol ve kültürel göndermeler, yerelleştirilmesi gereken ağızlar, terimler barındıran bir oyuna sıra geldi mi emin olun ki elinizde patlıyor, “işimi kolaylaştırır” derken makine çeviri/yapay zekânın tutarsızlıklarını, hatalarını saptamaya çalışıp daha çok zaman ve kaynak harcıyorsunuz bu hataları düzeltmeye. Her oyun birer sanat eseri değil, olmak zorunda da değil ancak en çok çevirisi beklenen oyunlar da bu minvalde fakat buna rağmen özensiz makine çeviriler daha çok öne çıkıyor insanlar beklemek istemediği için. Söz gelimi hamurunu yoğurduğunuz ekmeği fırında 2 dakika pişirip hamuru çiğ çiğ yemek neyse Judgment veya Yakuza oyunlarına yapılan makine çeviriler de aynı buna benziyor: ham, özensiz ve içerdiği kültürel göndermelerin motamot işlendiği çalışmalar. İnanın ki sizlerin de kabul ettiği bu minvalde olan oyunlar sandığınız kadar nadir ortaya çıkan yapımlar değiller. Bir şeyleri “anlarsınız” ama anladığınız şeyin doğru olup olmadığını maalesef asla bilemezsiniz, hak ettiğiniz gibi bir deneyim olmaz. Sinnerclown’ın bünyesinden çıkan kaliteli el çevirileri Sinnerclown’ın kendisinden ziyade bu projelerde çalışan çevirmenlerin başarısı. Sinnerclown genel manada çeviri için araç sağlamakta sadece ve bir yayın organı görevi görmekte. Kendilerinin esas odağı maalesef ki makine çevirileri, yoksa çeviri konusunda gördüğüm kadarıyla pek az özgün girdileri var.


    Prosedürlerimizin aldığı zamana dair bazı durumları açmak istiyorum. Her şeyden önce, sizler de takdir edersiniz ki, her oyunun dil yükü, metin uzunluğu ve yazılımsal güçlükleri bir olmayabiliyor. Biz bazen tek bir terim için bile kimi zaman 1-2 saat kafa patlatıyoruz, araştırıyoruz, fikir üretiyoruz “bu terimi dilimizde en iyi ifade eden karşılık ne olabilir?” diye. Aşamalara bölüyoruz işimizi “çeviri”, “redaksiyon”, “test ve görsel düzenleme” başta olmak üzere ve her aşamada kabiliyeti yeten, kendini kanıtlamış kişiler çalışıyor. Normal şartlarda olması gereken bu, “çeviriyi yap gitsin, ardına arkana bakmadan bir şey yayınla” olmamalı. Makine çeviriyle hazırlanmış dahi olsa sizin de örneğini verdiğiniz Banishers: Ghosts Of New Eden yaması da mesela bizim verdiğimiz özeni içeren bir yapım olmuş; konuyu baştan sona inceledim, Story Master özenli bir iş çıkarmış gibi görünüyor, kutlarım kendisini.


    Bizlerin gerçek hayattaki sorumlulukları bir yana bu tür durumlar da hızımızı etkiliyor bir de. Bizzat çevirdiğimiz oyunların lisansını alıp yapımcı/yayımcı şirketlerden ödeme alarak hayatımızın merkezine oturtabiliyor olsak üzerinde çalıştığımız oyunları, inanın ki her şey bu kadar uzun sürmeyecek. Günde 8-10 saat sabit çalışanımız da var, benim gibi projeden projeye koşup yeri geldiğinde haftalarca aralıksız olarak çalışanımız da var. Bu durum zaman olarak kısıtladığı gibi harcayabildiğimiz enerji ve kafa dinlginliğini de kısıtlıyor. Tüm bu yaşam silsilesine harcanan vakit yaptığımız projelere harcanabilse sizler de bu kadar beklemiyor olurdunuz. Tekrar değinmek istiyorum ki, beklemek sadece biz Türklere özgü değil hocam. Size 1 sene beklemek çok geliyor direkt olarak işin içinde olmadığınız ve neyin ne kadar zaman aldığını ilk elden deneyimlemediğiniz için, yabancılar yeri geliyor senelerce bekliyor ve beklediklerine değiyor. Bunu tekrar hatırlatmak istiyorum.


    Dediğiniz gibi, en nihayetinde sizlere zorla bizi aylarca yıllarca bekleyin diyecek hâlimiz yok. Bilinçli olarak bu yamaları tükettiğiniz ve memnun olduğunuz sürece ne mutlu. Keşke elimizden faha fazlası gelse de bekletmesek sizleri. Benim de yetiştiğim ve direkt sektörde kavrulup dil öğrenen nesil ben de dâhil çoluk çocuğa karışıp işe güce yoğunlaştığı için sayıca az olduğumuz gibi imkân ve zamanlarımız da kısıtlı olduğundan hızlı ilerleyemiyoruz, hâliyle de saha böyle çalışmalara kalıyor. Sizler bilincinde olup önemsemiyorsunuz, bir başkası bilincinde olmayıp önemsemiyor; sonuç maalesef iki durumda da aynı, ham şeyler tüketiyorsunuz ve bu direkt olarak siz farkında olmasanız da sektörel bir etkiye yol açıyor. Tercih yine en nihayetinde sizlerin, deneyimleyeceğiniz şeyin kalitesini belirlemek de sizin elinizde. Tüm bunların bilincinde olup bilinçli kararlar verdiğiniz ve makine çeviri tüketiyor olsanız da bizlerin de emeğini hiçe saymayıp desteklediğiniz için teşekkür ederiz.

    Hocam henüz maruz kalmadığınız ve keşfetmediğiniz türlü türlü oyunlar var. En bilinen oyunların ötesine gidince mesela “görsel roman” dediğimiz oyun türünü keşfedeceksiniz. Bu yapımlar metin ağırlıklı, oynanış olarak basit seçim yapma mekaniklerine dayalı yapımlar olsa da bu türde olan kült yapımlar var ki aynı derinlikte başka bir hikâye bulmanız pek zor. Kimisinin uzunluğu da bir hayli fazla. Fate/stay night, STEINS;GATE, Danganronpa, Little Busters, CLANNAD, Tsukihime, Kara no Şoğco, Saya no Uta gibi yapımlar siz şans verdiğiniz sürece hikâyesiyle, atmosferiyle, tasarımıyla kendinizi bir hayli içine çekecek yapımlar mesela. Detroit: Become Human ve The Walking Dead kadar interaktif olmasalar da kurgu derinliği ve hikâye anlatımı olarak benzer minvalde ve hatta çok daha üstün kalan pek çok görsel roman var. Şu aşamada hangi oyunun ne denli değerli olduğu elbette ki sizlere kalıyor lakin ufkunuz açıldıkça daha keşfedeceğiniz oynamaya ve özellikle kaliteli bir çeviriyle oynanmaya değer oyunlar cidden az değil, sadece ülkemizin ana akımına yansıyanları pek az. Doki Doki Edebiyat Kulübü de bu türde bir oyun ama bu oyun dışında başka hiçbir kült görsel roman pek bilinmiyor İngilizce bilip takip eden kişilerin bilgisini saymazsak. Elbette ki nispeten basit, metin olarak az şey içeren, kurgusu pek derin olmayan, oynanış ağırlıklı, dili kolay oyunlar için çok beklemeyin ama neyin beklemeye değer olup olmayacağını da dikkatlice düşünün lütfen.


    İnsanların oyun satın alıp almaması ve bunun olası dil desteklerini etkilemesi tamamen firmadan firmaya değişen bir durum hocam. Bizlerin oyun sektörüne olan pazar kapsamındaki yatırımı ve pazarımızın hacmi firmaların bize olumlu veya olumsuz bakmasını kesinlikle etkiliyor. Söz gelimi, Türkiye pazarını incelediğimizde mobil oyunlar, çok oyunculu oyunlar ve bu oyunlar vesilesiyle yapılan oyun içi harcamaların toplamı oyun satın alımlarının 4 katı kadar bir hasılat sağlıyor pazara. Bu sebeple Tencent, miHoYo vb. mobil oyun odaklı şirketler pazarımıza daha çok yatırım yapıyor ve hatta bizlere özel kültürel etkinlikler düzenleniyor oyun içinde (PUBG Mobile oynuyorsanız millî bayramlarımıza özel etkinlikler olduğunu göreceksiniz).


    Öte yandan, çok daha büyük bütçeli yapımlar ve hatta indie oyunlara sıra gelecek olursa, burada firmalar yine pazarımızı ve oyuncuların dil desteğine olan tutumlarını incelediğinde uzmanlarca, görecekleri manzara maalesef çok iç açıcı değil. İnsanımıza bir oyuna 1.5-2 bin lira vermek (GTA, FIFA/EA FC, CoD, NFS’den vs. bahsetmiyorsak) genel manada koyuyor ve oyuna para vermek istemediği gibi aynı şekilde “ne olursa olsun, Türkçe bir şeyler görelim” kafasıyla yaklaştığından oyunlara, bu noktada firmaların gözden geçireceği birkaç seçenek oluyor:


    1) Özenli bir el çevirisi projesi için yerel yerelleştirme firmalarıyla anlaşmak (CDPR, Riot Games ve 23 Studios -> The Witcher 3, Cyberpunk 2077, League of Legends, VALORANT vb.; Larian Studios ve AiBell -> Baldur’s Gate 3; ZA/UM ve LocPick -> Disco Elysium gibi). Bu seçenek hem zaman hem de bütçe olarak en masraflısı lakin kalite olarak da en iyisini garantiliyor. Mevzubahis oyunlar özellikle dil yükü bazında ağır oldukları ve yapımcı şirketlerin korumak istedikleri bir kalite düzeyi olduğu için el çevirisini önceliklendirdiğini görüyoruz Yukarıda örneğini verdiğim yapımcıların Türkiye ve Türklerle olan ilişkisi burada çok önemli. Riot Games’in oyunları ülkemizde çok tutuluyor ve maddi olarak da bir hayli destekleniyor; bu sebeple Riot Games sadece metin çevirisi yapmakla kalmayıp aynı zamanda Türkçe seslendirme desteği de sunuyor ve hatta Türk karakterler ekleyebiliyorlar oyunlarına. CDPR’ın Türkiye’yle olan ilişkisi her şeyden önce kendilerinin de birer oyuncu olmalarından ve hâlimizden anlamalarından kaynaklandığı gibi 2011’de çıkardıkları The Witcher 2’ye kadar dayanıyor; 23 Studios’un da kendini kanıtlamışlığı bir hayli yüksek. Larian da keza CDPR gibi alçakgönüllü ve oyuncusever bir firma, AiBell gibi Unutulmuş Diyarlar/D&D seven kişilerin oluşturduğu bir yerelleştirme şirketiyle anlaşarak ve buna bütçe ayırıp zaman tanıyarak çok güzel bir yerelleştirme projesine imza attılar. ZA/UM zamanında topluluğa oyuna eklenmesini istedikleri dil için bir anket düzenlediğinde çoğunluk oyuyla Türkçe çıkmıştı ve böylece LocPick’le karşılıklı iletişime geçerek bir dil desteğinde hemfikir oldular. LocPick sağ olsun bu geçen süreç için bilgilendirici ve detaylı bir günce tutmayı ihmal etmedi. Şuradan okuyabilirsiniz:

    locpick | turkish game localization & audio
    Locpick | Disco Elysium Yerelleştirme Günlüğü
    https://locpick.com/discointurkish/

    Bu bahsettiğim ilk seçenek, dediğim gibi, tamamen firmaların inisiyatifi, pazarımıza dair içgörüleri ve tabii ki de oyuncularımıza olan inancına bağlı. Bu şirketlerin bu yoldan gitmesi her şirketin aynısını yapacağı anlamına gelmiyor ve bu sebeple bir diğer seçenek olarak da şu var:


    2)Makine çevirisi düzenlettir, LQA bile opsiyonel olsun (Microsoft ve Keywords Studios -> Age of Empires IV, Minecraft, Forza Horizon oyunları, Microsoft Flight Simulator; Sega, Atlus ve Keywords Studios -> Persona 3 Reload, Shin Megami Tensei V: Vengeance, Persona 5 Strikers). Bu seçenek hem maddi hem de zamansal maliyet olarak en kârlısı lakin en kötü taviz verdiği yer de kalite. Bu tür projelerde genelde Keywords Studios veya başka bir yabancı bir taşeron şirketlerle anlaşıyor şirketler. Bu taşeronlar da hem maliyetten hem de zamandan kısmak adına, kaliteden taviz verilse dahi tüm metni makine çeviriden geçirip bilumum düzenletiyorlar. Çevirinin kalitesi tamamen projede görevli olan çevirmen ve redaktörlerin insafına, hata tespit edebilme kapasitelerine ve her şeyden önce Keywords ve ilgili müşterilerinin bu dil uzmanlarına tanıdıkları zaman aralığına bağlı. Bu projelerde işin kapsamı “makine çeviri düzenleme” olduğundan bir el çevirisinin gerektireceği kadar zaman tanımıyorlar, bu da pek çok semantik ve gramatik hatanın tabiri caizse halı altına süpürülmesine sebep oluyor. %90 ihtimalle yapılan çeviri olduğu gibi kalıyor ve şirketler düzeltim için Keywords ve dil uzmanlarına tekrar para vermemek adına güncelleme de uygulamıyor. Hadi Microsoft’un oyunları daha dinamik olmayan bir dil içeriyor diyelim, Persona ve SMT oyunları sizin dahi ilginizi çekmiştir elbet ve ülkemizde bir JRYO olarak böylesine kıymetli bir seri için Sega’nın gösterdiği maksimum kıymet makine çeviri düzenletmek. 70 dolar verip oynadığınız oyunun makine çeviriden düzenlenmiş resmî dil desteğinin ne kadar vasat olduğunu size ne kadar göstersem yetmez. Ama birkaç örneğini aşağıda bulabilirsiniz:




    Bir de şu var en son olarak: 3) “bırak topluluk çevirsin, kalite kontrolden falan da geçirmeyelim, kendi kendilerine yapıp bozsunlar” yani namıdiğer “yapımcı/yayıncı izinli topluluk çevirileri”. Allah ne verdiyse o kadar kişinin giriştiği, girişen kişilerin dil bilgisinin asla hesaba katılmadığı ve hatta makine çeviri destekli olarak herkesin her şey, kafasına göre çevirerek yapıldığı dil desteği projeleri. Subnautica ve Black Mesa gibi oyunlara, Valve oyunlarına verilen dil destekleri bunun en büyük örneklerinden. Bir ekip öncülüğünde yapılmadığı için kalite de, tamamlanacağı zaman da hak getire. Bu firmalar için tamamen masrafsız olsa da kalite olarak en çok çuvallayacak yöntem. Özellikle büyük olan firmalar itibarlarını korumak adına böyle çalışmalara resmî izin vermek istemeyebilirler, o yüzden olsa olsa indie oyunlarda görürüz bu tür çeviri projelerini. Buradaki gönüllü çevirilerden tek farkı izin alınmış olması, başka bir şey değil. Bir kalite kontrol mekanizması maalesef yok.


    Yani diyeceğim o ki hocam, siz neyi nasıl oynamak istiyorsanız oynayın yine ama lütfen bilip bilmeden makine çeviri övmeyelim, el çevirilerine ağırlık verelim. Benim zamanında yetiştiğim gibi yeni çevirmenler yetiştirelim, heveslendirelim. Oyunları seven, dil bilgisi iyi olan, hevesli elbet çok genç vardır bizim kadar meşgul olmayan. Bari onlar yeşerebilsin de ortalık emek tüccarlarına kalmasın. Aynı dediğim şey el çevirileri için de geçerli. El çevirisi dahi olsa def edilsin, makine çeviri dahi olsa kaliteliyse yutulsun; ama burada işte ortak kaide “kalite”, o da siz istemekte ısrarcı olduğunuz sürece. İyi geceler diliyorum.

    Basit bir yama topluluğunda bile böyle alengirli dramalar dönüyor ya pes diyorum ne iğrenç doluymuş ya ülke,(yabancılar) dediğimiz kişiler mod topluluğu oluşturup birbirleriyle yardım içerisindeler.Bu rezalet bölgede ise resmen kudurmuş bir şekilde heryerden bir pislik akıyor.Tez zamanda bu tarz kişilerin bu sektörden defolup gitmeleri. 

    quote:

    Orijinalden alıntı: LoserKiller7jl

    Basit bir yama topluluğunda bile böyle alengirli dramalar dönüyor ya pes diyorum ne iğrenç doluymuş ya ülke,(yabancılar) dediğimiz kişiler mod topluluğu oluşturup birbirleriyle yardım içerisindeler.Bu rezalet bölgede ise resmen kudurmuş bir şekilde heryerden bir pislik akıyor.Tez zamanda bu tarz kişilerin bu sektörden defolup gitmeleri. 

    Şiddetle ve agır sözlerle kınananacak çok kişi var bu sektör içinde. Küfür etmeden ancak kendimi böyle anlatabilirim. 2-3 sene önce dil dosyaları açılamayan bir çok oyun serisi var. Çeviriler öyle kaldı. Dil dosyaları açılsa Türkçe olmuştu çoktan. Açmayı bilen adamlar var ama biz başka gruplara yardım etmeyiz diyorlar. Aradan 2-3 yıl geçmiş kendileride çevirmemiş. Türk oyuncu toplulugu için elde var 0.


    Arada hala soranlar oluyor o oyunları çevirecekmisiniz diye. Hayır diyorlar. Zamanında çevirmek isteyen ekipler vardı yardımda etmediler. Gerçekten yabancı dedigimiz kişiler yardımlaşıyorlar. Bizimkiler aç gözlü, adam çevirmedigi ve çevirme ihtimalinin yüzde 1 oldugu oyunu bile fesatlanıyor.


    Çevirmek istemedigi oyunu hala aradan soran oluyor ve hayır diyorlar ya. En azından başının etini yememeleri için başka gruplara yardım et dil dosyalarını açıp ver çevirsinler.

  • Kosgen kullanıcısına yanıt

    Hangi ekip mi? Hepsi :=) O zamanlar aktif neredeyse tüm ekiplerle konuştum yardım etmediler.


    https://forum.donanimhaber.com/yakuza-3-remastered-turkce-yama-anadolustudios-35--149284382-4


    YAKUZA 3 yamasından bahsediyorum. Bu ekip çok iyi bir ekipti ama yardım eden çıkmadı. Ben bir kaç kişiye söyledim isim vermeyecegim adamın cevabı başka ekiplere yardım etmiyoruz oldu. Bu arada bu kadar üzerinden yıl geçmiş durduk yere bu konuyu açmadım. Morgoth yabancılar aralarında yardımlaşıyor deyince unuttugum konuyu birden hatırladım ve bu konu altında paylaşmak istedim. Yamaları kimlerin bitirdigi konusunda konuşulması gereken bir konu oldugunu düşünüyorum.


    Mesela çevirisi yapılsa ve satmaya kalksan 100 kişinin zor indirecegi anime dövüş oyunları, örnek naruto one piece dragon ball 50 çeşit oyunu var. Şu oyunların bile dil dosyasını açtırmaya çalışsam alacagım cevap başka ekiplere yardımcı olmuyoruz olur. Maalesef. Yinede elbette yardım eden birileri çıkar ama şuan ki aktif çeviri gruplarının yüzde 90'ı yardım etmeyecektir.


    Yakuza 3 yaması yüzde 35 te kaldıgı zamanda dil dosyalarını açmayı bildigi halde yardım etmeyen illaki bir çok kişi olmuştur. Yıl 2024 oldu aradan 3 yıl geçti. Çevrimeye imkanı olupta yardım etmeyenler bile çevirmemiş.

    _____________________________




  • Bu konunun bu forumda yayınlanması ve halen duruyor olması da ilginç tabi... Ben de bazı hoşumuza gitmeyen yönleri yazmıştım Anonymous platformunun işleyişi hakkında. O da duruyor yani. Bakın aşağıdaki linkte uzun mesajımı okuyabilirsiniz:


    https://forum.donanimhaber.com/anonymous-ceviri-turkce-yama-fiyatinin-fazla-olmasi--158089642


    Ben müdafaa etmiyorum ama sadece bir hakkı (kısmen) teslim etmek için aktarmış olayım: The Expanse yamasına "çöküldüğü" şeklinde kısmen yanlış bir bilgilendirme çünkü süreçten haberdarım. Yamayı gönüllü yapan arkadaş bu forumda son kısma kadar paylaştı ve daha sonra teknik bir sebeple bitiremediğini ve Anonymous platformuna devrettiğini yazdı ve Anonymous da yamayı tamamlayıp ücretsiz olarak yayınladı.


    https://forum.donanimhaber.com/the-expanse-a-telltale-series-turkce-yama-ceviri-devam-ediyor--156420744


    Kendisi yazmış: "Son güncelleme sonrası dosyalama değişmesi ve artık vakit ayıramamam nedeniyle çeviriyi Anonymous ekibine devrettim."


    Fakat evet, ben ücretsiz yamaların arasına eklenmiştir diye düşünüyordum ama öyle olmamış. Şimdi kontrol ettim ve gördüm ki ücretli yamaların arasına eklenmiş.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi lostideas -- 7 Mayıs 2024; 23:12:15 >
    _____________________________




  • Yukarıda linkini verdiğim paylaşım metnini aşağıya da aktarmak arzu ettim ve bunda fayda görüyorum. Evet gönüllü veya ücretli elle çeviri ideal olansa da, beklemeden ve çok karmaşık senaryosu olmayan oyunları elle yamaya yakın bir seviyede anlayarak deneyimlemek için, özellikle düzenlenmiş makine çeviri ciddi ve tercih edilebilir bir alternatiftir.


    https://forum.donanimhaber.com/anonymous-ceviri-turkce-yama-fiyatinin-fazla-olmasi--158089642


    "Asıl problem fiyatının yüksekliği değil. Makul olmayacak aşırı uzun sürelerde yama çıkışını bekletmeleri. (1 sene bekleyen yama oluyor.) Çok sayıda işe başlayıp, bir kısmını (popüler oyunları) kısa sürede yayınlayıp, diğerlerini aşırı uzun sürelere yayıyorlar. Yama çıksın diye uzun sürelerde beklemek tercih edilebilecek bir şey değil. Bu kadar çok sayıda işi aynı anda yapmaya çalışmayın veya yama başına ücret belirleyin diye önerdiğinizde çok agresif bir şekilde "işimizi bize öğretmeyin! biz ne yaptığımızı biliyoruz!" diye karşılık alıyorsunuz. Allah selamet versin. Fakat ben kullanılmayan yamalara ve yama kullanmadığınız sürelerde ücret ödemenin adil olduğunu düşünmüyorum. Tabi onlar bu sistemin işe yaradığını, başarılı olduğunu, Xbox game pass gibi bir nevi Pass sistemi olduğunu söyleyerek kendilerini savunuyorlar. Evet, kendileri açısından öyle olabilir! Ama kullanıcılar açısından öyle olduğunu düşünmüyorum. Aşağıda bununla ilgili gerekçelerimi ve kendi kanaatimi yazdım.


    Bu vesileyle sizlere makine-translate yama diyerek geçmemenin ve hafife almamanın ve Sinnerclown Türkçe yama platformu'nun yaptığı işin neden önemli olduğunu ve çok önemli bir boşluğu doldurduğunu ve ihtiyacı karşıladığından bahsetmek istiyorum. Benim kanaatime göre çok daha makul ve tercih edilebilir bir alternatif teşkil ediyor.


    Sitedeki yamalar çoğunlukla translate olmakla birlikte, çoğu zaman da düzenlenmiş translate (makine çevirisi) olduğu ve bazen de elle çeviri ile de yapıldığı bilgisini vermemiz lazım öncelikle.


    * Özellikle çok karmaşık ve uzun diyalogları olmayan oyunlar için translate yamanın anlama konusunda elle yamayı çok da fazla aratmadığını,


    * Dolayısıyla aylarca bazen 1 sene elle çeviri beklemek yerine ve elle çevirisi belki de hiçbir zaman yapılmayacak birçok oyun için, gecikmeden sunulabilen translate yamanın (özellikle düzenlenmiş translate yamanın) çoğu zaman daha makul ve tercih edilebilir bir alternatif olduğunu ve


    * Artık yapay zeka ve çeviri programları da geliştiği için, makine çevirilerin kalitesinin önceki yıllara göre bariz düzeyde artmış durumda olduğunu düşünerek, Sinnerclown'ın çok önemli bir hizmet verdiğini ve bu hizmete de maddi olarak da katkıda bulunmamızın gerekli olduğunu söylemek çok doğru olacaktır.


    Daha önceki zamanlarda Sinnerclown yamaları hakkındaki düşüncelerimi şöyle ifade etmiştim. Belki sizlere bir fikir verebilir:


    "Türkçe yamalarınızdan gayet memnunum. Şimdi kötülemek gibi olmasın elle yapılan ücretli yamaları ama (ben de ücretli yama alıyorum ve hem de ücretli aboneliğim de var) gerçekten özellikle imkan nispetinde düzenlenmiş makine çeviri yamalar çok ama çok büyük bir boşluk dolduruyor. Zamanında ve gecikmeden yayınlanan Türkçe yama gibisi var mı? Hem önemli oranda da iş görüyor. Elle yamayı beklemek yerine (çünkü çok bekletiyorlar, göbeğimiz çatlıyor beklemekten) sizin yamanız yayınlandığı zaman beklemeden başlıyorum. Elle yama yayınlandığı zaman da ona geçiyorum. Mesela Hogwarts Legacy için yama önemli oranda iyi. Öyle ciddi bir rahatsızlık yok. Elle yamadan farkını genelde hissetmeden oynuyorum. Dead Space, Forspoken, Deliver Us Mars, Calisto Protokol, Marvel Guardians of galaxy, Evil West, Halo, Deathloop, The Dark Pictures Anthology: The Devil in Me, High on Life. Bunların hepsine önce makine çeviri ile başladım. Bunların en az yarısının hala daha yaması çıkmıyor ve bekleyip duruyoruz. Tekrar vurguluyorum, çok büyük bir boşluğu dolduruyor ve ihtiyacı karşılıyorsunuz. Zaten öyle her oyuna veya sizler kadar kadar çok sayıda oyuna ve bu kadar gecikmeden kimse elle yama yapamaz ve yetiştiremez. Çok teşekkür ediyoruz. İyi ki varsınız."


    Alfred Hitchcock - Vertigo Türkçe Yama için yazdığım yorum:


    "Türkçe yamada çok ufak tefek ve çok nadiren bazı devrik ifadeler olsa da kesinlikle manayı anlamanıza engel olmayacak düzeyde. Hakikaten bu kadar diyalog ağırlıklı ve uzun bir oyunda (yaklaşık 8 saat) hikayenin tamamını gayet iyi bir düzeyde anlayarak oynayabildim. Çok başarılı bu nedenle Türkçe yama. Gerçekten 8 saat oyunun tamamında, hiç anlama sıkıntısı olmadan akıcı bir şekilde ilerleyebildim. Ve bu derece diyalog yoğun ve senaryosu karmaşık ve çetrefil olan bir yapımda bu Türkçe yama cidden övgüyü ve teşekkürü hak ediyor."


    https://sinnerclownceviri.net/

    _____________________________




  • lostideas L kullanıcısına yanıt

    Hocam, sizler bu şekilde yapılan yamalara tamamen zaman/performans olarak bakıyorsunuz ve bu tür yamaların taşıdığı her şeyden önce semantik (anlamsal) olan hataları algılayamıyor oluşunuzu kıyas yapacak bir yabancı dil bilginiz olmamasına (yanlışım varsa bağışlayın) yoruyorum bir çevirmen olarak. DeepL dahi başta olmak üzere hiçbir yapay zekâ/makine çeviri motoru gördüğü metni bağlamına, öncesi ve sonrasına göre bir insan gibi yorumlayamadığı için devrik cümleler, yanlış çevrilmiş söz öbekleri, tamamen kaçırılan nüanslar ve göndermeler gibi yanlışlıklar gırla beliriyor bu araçlarla yapılan “çeviri”lerde. Önceki yorumlarımda da belirttiğim gibi (ve bu araçları resmî çevirilerde kullanmak zorunda bırakılan bir dil uzmanı olarak tekrar söylüyorum), bu teknolojilerin alt yapısı tamamen veri eşlemeye dayalı. Yani, bu teknolojilere yedirilen bağlamdan koparılmış karşılaştırmalı veriler ışığında bu tür araçlar sadece bildiği kadar şeyi eşleştirebildiği kadar Türkçeye dönüştürüyor, çeviri yapmıyor. İnsan elinin muaf olması sebebiyle esas metinde bulunan pek çok ayrıntıyı kaybetmekle birlikte kimi zaman tamamen yanlış olarak çevriliyor lakin gramatik açıdan hatasız gibi göründüğü için metinler, size bir hata yokmuş gibi geliyor. Siz istediğiniz kadar bu teknolojileri bulanık veriyle besleyin, elde edeceğiniz sonuç asla ama asla değişmeyecek ve her daim yaratıcılıktan, kaliteden uzak işler ortaya koyacak çünkü bu alt yapının sağlayabileceği kalite ve yaratıcılık, alt yapının kendisinden ötürü sınırlı.


    Ben ise bu duruma tamamen mesleki ve kalite bazlı olarak baktığımda Sinnerclown da dâhil olmak üzere pek çok “düzenlenmiş makine çeviri”nin pek çok konuda başarısız olduğunu görüyorum. Sinnerclown nezdinde bir eleştiri yapmam gerekirse: ekiplerinde çalışan herkesi bir bir tanımasam da birçoğunun çevirmenliğin ilkeleri ve kalite standartlarından haberdar olmayan kişiler olduğunu, yaptıkları yamaları test bile etmediklerini ve bilakis insanlardan test etmeleri için “erken erişim” adı altında (lütufmuş gibi) para aldıklarını da görüyorum. Para verip bu yamaları test edenlerin çoğu zaten dil bilmiyor, “çeviri yapan” olarak geçen pek çok kişi de çevirmenlikten uzak, İngilizceyi ne kadar bildiği aşikâr, ondan da öte “çevirdikleri” oyunları ne kadar bildikleri ve oynadıkları daha da aşikâr. Ekip üyelerinin kimisinin İngilizce yazı yazdıkları yerler var bazı platformlarda, lise öğrenimini tamamlayıp adamakıllı dil öğrenmiş pek çok kişi daha az hatasız yazıp derdini dile getirir, o biçim. Bundan da öte, projelerine koydukları ekran görüntülerinde dahi envai çeşit hata var, projelerine verdikleri özen de buradan belli oluyor. Yamalarını test etmiyorlar, “çeviri yaptıkları” oyunları oynamıyorlar, yüksek ihtimalle yaptıkları maksimum şey dosyaları Notepad++’ta açıp yazım doğruluğu aracıyla SADECE gramatik hataları düzeltmek, virgül gerekiyorsa virgül koymak (şanslıysanız). “Erken erişim” konusunda da şöyle bir bilgilendirme yapayım, paragözlüğüne dem vurduğumuz EA dahi yaptıkları oyunların (yaptıkları oyun diyorum bakın, öyle dil desteği testi falan değil) beta sürümlerini ücretsiz sunuyor, sizler ise adamların denemeye erindiği şeyleri kısıtlı bilginizle test etmeye para veriyorsunuz üstüne. Bu etiketle çıkarılan yamalar daha sonra ücretsiz olsa ne olmasa ne? Sizlerden para almaya kılıf bulmuşlar. Deneyicilik, gerek oyun geliştirme projelerinde olsun gerekse de çeviri projelerinde, insanların para karşılığı yaptığı, belli bir yazılım ve dil yetkinliğine sahip kişilerce yapılan bir meslek dalı esasında. Oyunu İngilizce oynamamış kullanıcılardan gelen “abi, şurada sayı yerine kod yazıyor” tipi geri bildirimlerin çevirinin yanlışlıklarını giderdiği yok, en fazla gramatik açıdan düzeltim uygulanabiliyor hâliyle. Her anlamda tamamen kaliteden uzak işler bunlar.


    Şuna kesinlikle değinmeliyim ki, sizlerin övdüğü Alfred Hitchcock’s Vertigo çevirisi zaten el çevirisiydi, çeviriyi güzel yapan taraf da buydu ve Sinnerclown’ın Vertigo ile Blasphemous projeleri dâhil olmak üzere el çevirilerinde çalışmış olan Topal Şeytan bizim ekibimizde de (BakaYume Çeviri Ekibi) bir çevirmen. Topal Şeytan’ın kabiliyetlerini ve başarısını genel olarak Sinnerclown’a bağışlamanız her şeyden önce Topal Şeytan’a bir hakaret olur. Yaptıkları makine çevirilerde Topal Şeytan’ın kalitesini zaten göremiyorsunuz.


    Sinnerclown’ı hedef göstermek gibi olmasın, bu belirttiğim kalitesizlikler Calypso, Team NINJA ve daha nice makine çeviri sunan kişiler için de geçerli; tek farkları Sinnerclown gibi “erken erişim” vesaire adında para istemektense isteğinize bağlı olarak bağış seçeneği sunmaları size. İnanın ki bu teknoloji sizlerin de dediği gibi işlerimizi kolaylaştırsa veya bizim girdimize gerek olmadan tam manasıyla kaliteli işler ortaya koyabiliyor olsa en başta biz kullanırız. Biz kullanmıyorsak yegâne sebebi insan elinin kalitesini veremiyor, dolayısıyla da çevirdiğimiz eserlerin hakkını veremiyor ve bizleri sebep olduğu hatalarla haddinden fazla uğraştırıyor oluşu. Bizlerin el çevirisi yapmamızı uzun süre beklemenizin de en büyük sebebi pek çoğumuzun hayatlarının meşgul oluşu; makine çeviri yapanların yaptığı gibi DeepL’den dönüt alıp “çeviri yapacak” bir API bağlantısı kurup yaratıcılıktan uzak işler yapmıyor oluşumuz. DeepL’in işlediği metinden elde edilen sentetik proje ilerlemesine ilerleme denmez. Ha ayrıca, daha da kısa sürede iş yapmıyor oluşlarının da yegâne sebebi DeepL’in ücretsiz sürümünün aylık 500.000 harf sınırı oluyor oluşu ve DeepL Pro’nun ülkemizde satın alınamıyor oluşu. DeepL Pro alabilseler daha hangi oyunları batıracaklar kim bilir.


    Çevirmenlik öyle ucundan dil bilenin, usül ve kalite standartlarından uzak olan kişilerin yapabileceği bir şey değil. Herkes çevirmen olmalı diye bir şey de yok. Her meslek dalı gibi bu da işini bilen, kendini geliştirebilen, uğraştığı şey üzerinde belli miktar bilgi sahibi olan kişilerin yapması gereken bir şey. Ne Sinnerclown’ın, ne Calypso’nun ne de Team NINJA’nın üzerine düşen bir görev bu, hele ki bu denli kalitesizce hallediliyorsa giriştikleri projeler. Bu durumdan uzun vadede siz kullanıcıların deneyimi zedeleniyor ve sizler sırf daha az bekliyorsunuz bir “ürün” için diye çok daha kalitesiz işlere maruz kalıyorsunuz. Vaktinize de yazık, Türkçe oynamak istediğiniz oyuna verdiğiniz paraya da yazık.


    Bu işin adı gönüllü çevirmenlik diye böylesine kalitesiz, yetersiz, özensiz girişimlere destek verilmemeli. Siz bunları destekliyorsunuz diye emin olun bizim gibi özene bözene iş yapan insanlar daha az hevesli oluyor. “İnsanlar zaten özen gösterilmemiş makine çevirilerini tüketecekse ve tüketip bizim yapacağımız kaliteli işlere bakmayacaksa neden zaten az olan boş zamanımızı bu tür işlere harcayalım?” Yine sizler bu tutuma destek verdikçe dil bilmeyip bizlerle aynı işi yapabileceğini sanan bilgisiz kişiler de daha çok oyuna musallat olup hepten o mevzubahis oyunların kaliteli çevirilere sahip olmasını engelliyor. Eğri oturup doğru konuşun, makine çeviriyle oynayıp bitirdiğiniz oyunu daha sonra çıkan kaliteli el çevirisiyle oynar mısınız bir daha? Yeminim olsun, keşke bu işlere ilk başladığım yaşlarımdaki gibi pek az sorumluluğum ve bolca zamanım olsa da her günümü sevdiğim ve sizlerin de sevdiği/seveceği oyunları hakkını vererek çevirebilsem ama maalesef ki pek çoğumuz geçinmek zorunda olduğumuz için sizler gibi çalışıp aile geçindirmekle mükellefiz, hâliyle vaktimiz de enerjimiz de kısıtlı. Sizleri bekletmeyi biz de istemiyoruz ancak sizlerin de tabi olduğu hayat şartları, ekonomik faktörler ve ülke yönetimi değişip gelişmedikçe maalesef bizlerin sizlere sağlayabileceği hız değişemeyecek, bunun için de sizlerden para toplayacak, toplamış dahi olsak bu toplanan paraların bize yeteceği zaten yok.


    Gönüllü işleri de geçtim, sizlerin bu tutumu inanın ki resmî çevirileri de etkiliyor. Pazar araştırması yapan şirketler hedef demografinin kaliteli çeviri beklemek istemiyor oluşunu bilip el çevirisi yaptırmaya daha fazla para vermemek de işlerine geldiğinden çok daha kısıtlı bir süre tanıyıp bizlere makine çeviri düzelttirmeye çalışıyorlar ve bu durumun yol açtığı kalitesizliğin bedelini de yine bize ödetiyorlar bizleri aceleye getirip. Tekrar ve tekrar örneğini verdiğim Persona 3 Reload sektörümün geldiği noktanın sadece bir fragmanı maalesef. Sizler bu tür kalitesiz prosedürleri destekledikçe, hakkınızı aramadıkça şirketlerden, şirketler de sizlere düzenlen(eme)miş makine çeviriyle oyun satmaya devam edecek, herkesin verdiği 60-70 doları verip hak etmediğiniz bir dil desteğiyle oynayacaksınız. Microsoft’la da çalıştım, Sega’yla da çalıştım, iki şirket de Keywords Studios adlı taşeron bir dil hizmeti sağlayıcısıyla anlaşarak özellikle Türkçe için el çevirisi yaptıracak bir bütçe ayırmıyor asla (diğer dillerin durumunu bilmiyorum); şirketlerin dahi gözünde bu kadar düşüğüz.


    Üzerine alınan alınsın lakin şöyle biline ki çevirmenlik düşünsel bir zanaattır ve aynı zamanda bir sanattır da. Kuralları, belli yaklaşımları ve bu işin tabi olduğu kalite standartları ve belli kalite yönetim prosedürleri vardır; hâliyle kaliteli ve yetkin kişilerce gerçekleştirilmesi en uygunudur, gönüllülük esasıyla olsa dahi. Öyle Google Çeviri’den, DeepL’den metin geçirip dil bilmeden o çıktıyı yalapşap oyuna entegre etmek çevirmenlik değildir. Ben zaten işimdeyim gücümdeyim, çok şükür üzerinde çalıştığım resmî çeviri projeleri de var parasıyla yaptığım; kimsenin üstüne konduğu parada gözüm yok asla. Benim tek kaygım tamamen yaptığım mesleğe, çevirdiğim eserlere olan saygımdan kaynaklanan bir kalite kaygısı; bu tür girişimlerin kalitesizliğini (kendilerince haklı sebeplerle) algılayamayan değerli tüketici kitlesinin daha da maruz kalacağı bir faciaya duyduğum kaygı. Siz kalitenin peşinde koşmayı amaç edinmedikçe, böyle girişimlere izin verip çevirmenliğin değerini düşürdükçe söz gelimi doku dosyalarına kadar düzenlenmiş Fallout 4 Türkçe yaması, en ince ayrıntısına kadar işlenmiş bir TES V: Skyrim Türkçe yaması veya gönüllü çeviri ekibim olan BakaYume’nin yaptığı gibi en ince, en “veriye dayalı” oyun gizine kadar tamamen elden geçmiş, oyunun kendisinde bulunmamasına rağmen dil desteği için ekstra kodlanan özellikleri barındıran Doki Doki Edebiyat Kulübü Türkçe yaması gibi yamaları belki bir daha hiç göremeyeceksiniz bizleri desteklemedikçe. Hevesinizi anlıyorum ama lütfen sabırlı olmayı öğrenin. Nice Japoncadan İngilizceye yapılan gönüllü çeviriler var 7 sene kadar süren, nice Japoncadan İngilizceye yapılan resmî çeviriler var 188 bin dolar toplayıp 8 senedir çıkmamış olan. Yabancılar kaliteli işler için beklemeyi biliyor, sizler de bekleyebilirsiniz, lütfen. Beklemeyi yine de istemiyorsanız da lütfen neyi deneyimlediğinizin bilincinde olarak deneyimleyin.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi farty -- 8 Mayıs 2024; 6:47:15 >
    _____________________________




  • Hocam, normal şartlarda ve benim mantığıma göre evet, 30-50 kişinin çalıştığı bir projeden alınacak kalite verimi yüksek değil. İnşaat yapmıyoruz çünkü; çeviri yapıyoruz. Ortada dediğiniz miktarda bir ilerleme olabilir ama kalitesini bilemem ben çeviriyi görmeden. Ne oyunun kendisine sahibim, ne oyunun metin yükünü biliyorum ne de bu oyunu test edecek bir donanımım var; bu oyun minvalinde bir yorumda bulunamam oyunu görmeden. Oyunun kendi oynanış süresi ile oyunun metin yükü aynı şeyler olmadığından direkt dosyalarını görmem gerekir. Belki sandığımız kadar uzun değildir, belki de daha uzundur, orasını zaman ve Anonymous yamayı yayınlayınca sergileyecekleri yamanın kalitesinin ilk elden deneyimi gösterir.


    30-50 kişinin hepsinin görevi çevirmenlik değilse, aralarında redaktör ve deneyiciler de varsa yahut hepsi çevirmen olsa dahi oldukça kıdemli ve oyunu bilen kişilerse pek tabii ortaya kaliteli bir şey çıkabilir lakin her oluşum Anonymous’un performansını gösterebilir veya gösterecek diye bir şey yok. Anonymous yıllardır ücretli çevirmenliğin mihenk taşı, kendi yazılımcıları da var, bağlantıları geniş; benim neslimde ve öncesinde yetişen kaliteli çevirmenleri kadrosuna toplamış olabilir ve bu sayede yaptıkları işler kaliteli olabilir ama şu da bir gerçek ki ortada bir para mevzusu olduğu için, ekip üyeleri bizzat para aldığı için ve Anonymous da projelerini sallapati olmayacak şekilde, bizzat kıdemli proje yöneticilerini de görevlendirerek gerçekleştirdiği için korudukları bir kalite standardı vardır elbet ama istisnalar kaideyi bozmaz. Anonymous dışında böylesine organize ve gerek maddi gerek insani kaynakları bol başka kaç tane oluşum var veya böyle başka bir oluşum bir daha oluşturulabilir mi onu düşünmek lazım. Günümüz DonanımHaber mecrasında dahi ben dâhil el çevirisiyle öne çıkan gönüllü çevirmen pek az. Benim neslimin pek çoğu resmî oluşumlara geçti bile (23 Studios buna bir örnek). BakaYume olarak biz de 40-45 kişiyiz çevirmeniyle redaktörüyle lakin Anonymous’tan iki farkımız var: 1) gönüllü projelerimiz bizim yegâne kazanç kaynağımız ve hayatımızın merkezi değil ve bu sebeple ayırabileceğimiz vakit kısıtlı; 2) çevirmekte olduğumuz oyunların henüz Türkiye’de belli bir kitlesi yok, bu sebeple biz istesek dahi gerek maddi gerek manevi bize destek verecek potansiyel bir kitle de bir hayli az kişiden oluşuyor.


    Öte yandan LocPick’in Disco Elysium çevirisi de bir sene sürdü mesela ve resmî bir çeviriydi. Bir sene sürmesine rağmen (sizlere göre uzun, bana göre oyunun bir milyon kelimeden oluştuğunu düşününce mucizevi bir süre, her şeyiyle değerlendirdiğimde) ortaya çıkan çevirinin kalitesi muazzam, adeta edebî bir esere gösterilen bir özen sergilenmiş bu projeye. İzledikleri çeviri prosedürlerine dair de detaylı bir çeviri güncesi yazmışlar, özellikle LQA’in (dil kalite kontrol safhası) değerine değinmişler. Herkesin okumasını tavsiye ederim:


    Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiği
    Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiğilocpick | turkish game localization & audio
    Locpick | Disco Elysium Yerelleştirme Günlüğü
    https://locpick.com/discointurkish/



    Ben mesela Tencent ve alt şirketleri olan Level Infinite ile nispeten büyük mobil oyunlarında çalışmaktayım an itibarıyla (isim veremiyorum gizlilik anlaşmasından ötürü). Çevirmen kadrosu kaç kişi bilmiyorum ancak ben dâhil bu büyük projelerden birinde görevli sadece iki LQA uzmanı var koca projede. İkimiz de bize verilen stil rehberleri, terminoloji belgeleri ve kaynak dokümanları yalayıp yuttuğumuz için muazzam bir tutarlılık sergileyebiliyoruz çünkü müşteri zaten en önceden belirletmiş neyin nasıl çevrileceğini. A’ya herkes her yerde A demekle yükümlü, belli bir tutarlılık var ve bizzat şirket bize oyunu deneyerek test etmemiz için, çevirinin kalitesini yükseltmemiz için para veriyor. Projelerin çeşitli ve ayrı ayrı safhalardan oluşması bir projenin kalitesinin en önemli belirteçlerinden. Anonymous’un çeviri prosedürlerini yine Anonymous’a sormak lazım. Benim deneyimimle çelişiyor olsa dahi sizlere ısrarla söylediğim ütopik dengeyi kurmuşlardır belki. Kendi alanında tek, şartları kolay replike edilemeyecek ücretli bir çeviri ekibini maalesef bu sebeplerle bir norm olarak kabul edemeyiz. O ekipte çalışan herkesin yüksek ihtimalle yegâne görevi zaten ekibin projeleri üzerinde uğraşmak. Biz gönüllü çevirmenler böylesine bir zamanımız ve organizasyonumuz olamadığı için yavaş kalıyoruz.

    _____________________________




  • lostideas L kullanıcısına yanıt

    Hocam henüz maruz kalmadığınız ve keşfetmediğiniz türlü türlü oyunlar var. En bilinen oyunların ötesine gidince mesela “görsel roman” dediğimiz oyun türünü keşfedeceksiniz. Bu yapımlar metin ağırlıklı, oynanış olarak basit seçim yapma mekaniklerine dayalı yapımlar olsa da bu türde olan kült yapımlar var ki aynı derinlikte başka bir hikâye bulmanız pek zor. Kimisinin uzunluğu da bir hayli fazla. Fate/stay night, STEINS;GATE, Danganronpa, Little Busters, CLANNAD, Tsukihime, Kara no Şoğco, Saya no Uta gibi yapımlar siz şans verdiğiniz sürece hikâyesiyle, atmosferiyle, tasarımıyla kendinizi bir hayli içine çekecek yapımlar mesela. Detroit: Become Human ve The Walking Dead kadar interaktif olmasalar da kurgu derinliği ve hikâye anlatımı olarak benzer minvalde ve hatta çok daha üstün kalan pek çok görsel roman var. Şu aşamada hangi oyunun ne denli değerli olduğu elbette ki sizlere kalıyor lakin ufkunuz açıldıkça daha keşfedeceğiniz oynamaya ve özellikle kaliteli bir çeviriyle oynanmaya değer oyunlar cidden az değil, sadece ülkemizin ana akımına yansıyanları pek az. Doki Doki Edebiyat Kulübü de bu türde bir oyun ama bu oyun dışında başka hiçbir kült görsel roman pek bilinmiyor İngilizce bilip takip eden kişilerin bilgisini saymazsak. Elbette ki nispeten basit, metin olarak az şey içeren, kurgusu pek derin olmayan, oynanış ağırlıklı, dili kolay oyunlar için çok beklemeyin ama neyin beklemeye değer olup olmayacağını da dikkatlice düşünün lütfen.


    İnsanların oyun satın alıp almaması ve bunun olası dil desteklerini etkilemesi tamamen firmadan firmaya değişen bir durum hocam. Bizlerin oyun sektörüne olan pazar kapsamındaki yatırımı ve pazarımızın hacmi firmaların bize olumlu veya olumsuz bakmasını kesinlikle etkiliyor. Söz gelimi, Türkiye pazarını incelediğimizde mobil oyunlar, çok oyunculu oyunlar ve bu oyunlar vesilesiyle yapılan oyun içi harcamaların toplamı oyun satın alımlarının 4 katı kadar bir hasılat sağlıyor pazara. Bu sebeple Tencent, miHoYo vb. mobil oyun odaklı şirketler pazarımıza daha çok yatırım yapıyor ve hatta bizlere özel kültürel etkinlikler düzenleniyor oyun içinde (PUBG Mobile oynuyorsanız millî bayramlarımıza özel etkinlikler olduğunu göreceksiniz).


    Öte yandan, çok daha büyük bütçeli yapımlar ve hatta indie oyunlara sıra gelecek olursa, burada firmalar yine pazarımızı ve oyuncuların dil desteğine olan tutumlarını incelediğinde uzmanlarca, görecekleri manzara maalesef çok iç açıcı değil. İnsanımıza bir oyuna 1.5-2 bin lira vermek (GTA, FIFA/EA FC, CoD, NFS’den vs. bahsetmiyorsak) genel manada koyuyor ve oyuna para vermek istemediği gibi aynı şekilde “ne olursa olsun, Türkçe bir şeyler görelim” kafasıyla yaklaştığından oyunlara, bu noktada firmaların gözden geçireceği birkaç seçenek oluyor:


    1) Özenli bir el çevirisi projesi için yerel yerelleştirme firmalarıyla anlaşmak (CDPR, Riot Games ve 23 Studios -> The Witcher 3, Cyberpunk 2077, League of Legends, VALORANT vb.; Larian Studios ve AiBell -> Baldur’s Gate 3; ZA/UM ve LocPick -> Disco Elysium gibi). Bu seçenek hem zaman hem de bütçe olarak en masraflısı lakin kalite olarak da en iyisini garantiliyor. Mevzubahis oyunlar özellikle dil yükü bazında ağır oldukları ve yapımcı şirketlerin korumak istedikleri bir kalite düzeyi olduğu için el çevirisini önceliklendirdiğini görüyoruz Yukarıda örneğini verdiğim yapımcıların Türkiye ve Türklerle olan ilişkisi burada çok önemli. Riot Games’in oyunları ülkemizde çok tutuluyor ve maddi olarak da bir hayli destekleniyor; bu sebeple Riot Games sadece metin çevirisi yapmakla kalmayıp aynı zamanda Türkçe seslendirme desteği de sunuyor ve hatta Türk karakterler ekleyebiliyorlar oyunlarına. CDPR’ın Türkiye’yle olan ilişkisi her şeyden önce kendilerinin de birer oyuncu olmalarından ve hâlimizden anlamalarından kaynaklandığı gibi 2011’de çıkardıkları The Witcher 2’ye kadar dayanıyor; 23 Studios’un da kendini kanıtlamışlığı bir hayli yüksek. Larian da keza CDPR gibi alçakgönüllü ve oyuncusever bir firma, AiBell gibi Unutulmuş Diyarlar/D&D seven kişilerin oluşturduğu bir yerelleştirme şirketiyle anlaşarak ve buna bütçe ayırıp zaman tanıyarak çok güzel bir yerelleştirme projesine imza attılar. ZA/UM zamanında topluluğa oyuna eklenmesini istedikleri dil için bir anket düzenlediğinde çoğunluk oyuyla Türkçe çıkmıştı ve böylece LocPick’le karşılıklı iletişime geçerek bir dil desteğinde hemfikir oldular. LocPick sağ olsun bu geçen süreç için bilgilendirici ve detaylı bir günce tutmayı ihmal etmedi. Şuradan okuyabilirsiniz:

    Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiği
    Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiğilocpick | turkish game localization & audio
    Locpick | Disco Elysium Yerelleştirme Günlüğü
    https://locpick.com/discointurkish/

    Bu bahsettiğim ilk seçenek, dediğim gibi, tamamen firmaların inisiyatifi, pazarımıza dair içgörüleri ve tabii ki de oyuncularımıza olan inancına bağlı. Bu şirketlerin bu yoldan gitmesi her şirketin aynısını yapacağı anlamına gelmiyor ve bu sebeple bir diğer seçenek olarak da şu var:


    2)Makine çevirisi düzenlettir, LQA bile opsiyonel olsun (Microsoft ve Keywords Studios -> Age of Empires IV, Minecraft, Forza Horizon oyunları, Microsoft Flight Simulator; Sega, Atlus ve Keywords Studios -> Persona 3 Reload, Shin Megami Tensei V: Vengeance, Persona 5 Strikers). Bu seçenek hem maddi hem de zamansal maliyet olarak en kârlısı lakin en kötü taviz verdiği yer de kalite. Bu tür projelerde genelde Keywords Studios veya başka bir yabancı bir taşeron şirketlerle anlaşıyor şirketler. Bu taşeronlar da hem maliyetten hem de zamandan kısmak adına, kaliteden taviz verilse dahi tüm metni makine çeviriden geçirip bilumum düzenletiyorlar. Çevirinin kalitesi tamamen projede görevli olan çevirmen ve redaktörlerin insafına, hata tespit edebilme kapasitelerine ve her şeyden önce Keywords ve ilgili müşterilerinin bu dil uzmanlarına tanıdıkları zaman aralığına bağlı. Bu projelerde işin kapsamı “makine çeviri düzenleme” olduğundan bir el çevirisinin gerektireceği kadar zaman tanımıyorlar, bu da pek çok semantik ve gramatik hatanın tabiri caizse halı altına süpürülmesine sebep oluyor. %90 ihtimalle yapılan çeviri olduğu gibi kalıyor ve şirketler düzeltim için Keywords ve dil uzmanlarına tekrar para vermemek adına güncelleme de uygulamıyor. Hadi Microsoft’un oyunları daha dinamik olmayan bir dil içeriyor diyelim, Persona ve SMT oyunları sizin dahi ilginizi çekmiştir elbet ve ülkemizde bir JRYO olarak böylesine kıymetli bir seri için Sega’nın gösterdiği maksimum kıymet makine çeviri düzenletmek. 70 dolar verip oynadığınız oyunun makine çeviriden düzenlenmiş resmî dil desteğinin ne kadar vasat olduğunu size ne kadar göstersem yetmez. Ama birkaç örneğini aşağıda bulabilirsiniz:

    Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiği
    Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiği
    Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiği
    Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiği
    Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiği
    Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiği
    Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiği
    Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiği


    Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiği
    Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiği
    Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiği
    Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiği



    Bir de şu var en son olarak: 3) “bırak topluluk çevirsin, kalite kontrolden falan da geçirmeyelim, kendi kendilerine yapıp bozsunlar” yani namıdiğer “yapımcı/yayıncı izinli topluluk çevirileri”. Allah ne verdiyse o kadar kişinin giriştiği, girişen kişilerin dil bilgisinin asla hesaba katılmadığı ve hatta makine çeviri destekli olarak herkesin her şey, kafasına göre çevirerek yapıldığı dil desteği projeleri. Subnautica ve Black Mesa gibi oyunlara, Valve oyunlarına verilen dil destekleri bunun en büyük örneklerinden. Bir ekip öncülüğünde yapılmadığı için kalite de, tamamlanacağı zaman da hak getire. Bu firmalar için tamamen masrafsız olsa da kalite olarak en çok çuvallayacak yöntem. Özellikle büyük olan firmalar itibarlarını korumak adına böyle çalışmalara resmî izin vermek istemeyebilirler, o yüzden olsa olsa indie oyunlarda görürüz bu tür çeviri projelerini. Buradaki gönüllü çevirilerden tek farkı izin alınmış olması, başka bir şey değil. Bir kalite kontrol mekanizması maalesef yok.


    Yani diyeceğim o ki hocam, siz neyi nasıl oynamak istiyorsanız oynayın yine ama lütfen bilip bilmeden makine çeviri övmeyelim, el çevirilerine ağırlık verelim. Benim zamanında yetiştiğim gibi yeni çevirmenler yetiştirelim, heveslendirelim. Oyunları seven, dil bilgisi iyi olan, hevesli elbet çok genç vardır bizim kadar meşgul olmayan. Bari onlar yeşerebilsin de ortalık emek tüccarlarına kalmasın. Aynı dediğim şey el çevirileri için de geçerli. El çevirisi dahi olsa def edilsin, makine çeviri dahi olsa kaliteliyse yutulsun; ama burada işte ortak kaide “kalite”, o da siz istemekte ısrarcı olduğunuz sürece. İyi geceler diliyorum.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi farty -- 9 Mayıs 2024; 0:0:4 >
    _____________________________




  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
  • En kötüsü burda gönüllü yama linçlemişler beş para etmez gibi bir ifade kullanmışlar. Linci yapan üst düzey çeviri yöneticisi.

    https://www.technopat.net/sosyal/konu/fallout-4-100-tuerkce-yama.1808573/page-12#post-24579683


    Söylenenlerde haklılık payı var. Bu konuyu açan arkadaşa zaten hak veriyordum şimdi onaylanmış oldu.

    _____________________________
  • TR Game Studio yazıda ismi geçen ISKA ile ilgili paylaşımlar yapmış. Yazılanlar çok fena.

    https://www.facebook.com/trgamestudiocom/posts/1250665963725308

    _____________________________
  • ISKA burayı okuyormuş. :D Abilerinin de burayı okuyup çılgına döndüklerine yemin edebilirim ama kanıtlayamam. :D


    Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiği


    https://steamid.uk/profile/76561198083414789

    _____________________________




  • TR Game Studioun ISKA ile ilgili paylaşımını açamayan varsa buraya yükledim. Oynanış videosu altında yapılan dosya hırsızlığını görmeyen kalmasın gençler.

    https://www.facebook.com/trgamestudiocom/posts/1250665963725308


    Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiği


    Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiği


    Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiği


    Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiği


    Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiği


    Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiği


    Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiği


    Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiği
    _____________________________




  • Selamlar,

    Konuda 'Apex Çeviri' adı oldukça fazla geçtiğinden dolayı, bilmeyenler olabileceği için yorum yapma gereği hissettim.

    Yöneticisi olduğum
    apex
    Ana Sayfa | Apex Türkçe Yama
    https://useapex.app
    sitesinin 'Apex Çeviri' ile hiçbir bağı yoktur. 'Apex' ya da 'Apex Türkçe Yama' adlarını kullanmaktayız ve mevzubahis ekip farklı bir ekip(ti).

    Ayrıca TRGameStudio'ya rağbet göstermenizi pek önermem. Zira kendileri zamanında The Medium için yaptığım ve 'ücretsiz' yayınladığım çeviriyi çalıp sitelerinde satmışlardı.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi 0xGannicus -- 19 Ekim 2025; 2:28:48 >
    < Bu ileti iOS uygulamasından atıldı >




  • Alın size kıyak geçiyorum. :D


    Orijinal ifşa.

    https://web.archive.org/web/20231218232108/https://docs.google.com/document/d/e/2PACX-1vR6MTwUAiwBParvrtv0i8Gsy9uBMdcJ620X0Ng2u12f-hbktqU62P0214s2BfM5Qc15w9YXNlRAmdMk/pub


    İfşanın paylaşıldığı Steam grubu.

    https://web.archive.org/web/20231219160205/https://steamcommunity.com/groups/darkglyphs/announcements/detail/3887233545936976772


    Diğer ifşaları araştırarak bulabilirsiniz. :D


    Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiği


    Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiği


    Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiği


    Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiği


    Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiği


    Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiği


    Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiği


    Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiği


    Türkçe Yamaları Kimlerin Bitirdiği

    Bölüm yöneticisi BlogKaan'ın ilgili grubun (Checkpoint Game Localization) yöneticiliğini yaptığına dair en büyük kanıt. Üstelik yönetici değil, şirket ortağıymış.

    https://tr.linkedin.com/in/kaan-aky%C4%B1ld%C4%B1z-046099150

    https://tr.linkedin.com/in/g%C3%B6rkem-gengsi-8a2770224




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Tersten -- 24 Kasım 2025; 14:36:22 >
    _____________________________




  • 
Sayfa: 1
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.