Şimdi Ara

İsrail - İran Savaşı Başladı !!! 13/06/2025 - 28.02.2026 ( İkinci Savaş )

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
5.255
Cevap
45
Favori
198.969
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
28 oy
Sayfa: 1234...130...263
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  • İsrail - İran Savaşı Başladı !!! 13/06/2025 - 28.02.2026 ( İkinci Savaş )


    Israil'in Tahran'ı vurmasının ardından İran savaş uçakları havalanmış.


    Amerika saldırıya katılmadığını açıkladı.


    İsrail medyasına göre hava saldırıları nükleer alanında çalışan bilim adamlarının evlerini hedef alıyor.



    İsrail - İran Savaşı Başladı !!! 13/06/2025 - 28.02.2026 ( İkinci Savaş )

    Hava saldırılarında Tahran'da bazı binaların yıkıldığı bildiriliyor . Ayrıca bir mühimmat deposuda havaya uçuruldu.


    İran genelkurmay başkanının da hedef alınan isimler arasında olduğu iddia ediliyor.


    İran İsrail'e balistik füze yollamaya başladı.


    İsrail savaş uçakları, İran ordusunun radar ve elektronik harp sistemlerine hava saldırısı başlattı.


    İran Medyası:


    Devrim Muhafızları Genel Komutanı Hüseyin Selami, Devrim Muhafızları’nın üst düzey komutanlarından General Reşid, nükleer bilim insanları Dr. Tahrancı ve Dr. Feridun Abbasi şehit edildi.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Periah -- 28 Şubat 2026; 10:23:10 >
    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >



    _____________________________
    I thought what I'd do was, I'd pretend I was one of those deaf-mutes.
  • Mustafa Kemal Atatürk sağ olsun bugün bu bu savaş Üçgeninde bize gram dokunamıyorlarsa onun vizyonu sayesinde bu lider bizim başımıza gelmiş en iyi şey o olmasa bizede filistin gibi sağdan soldan çakarlardı.Atatürkümüzün değerini anlamıyor bu millet ama şu topraklarda güvenle yaşıyorsak onun sayesinde.

    umarım iran israili baya bir hırpalar ve israil toparlanamaz duruma gelir bu durumdan bıkan halk yönetimi değiştirir aynı şekilde iranda bu olaylardan sonra mollalara karşı bir devrim yapar.


    aslında gönlümden geçen israilin kafasına nükleer atıp bu kuduz köpekleri en kötü 50-100 sene kafalarını kaldırmasına izin vermemek. bu sayede orta doğu uzun yıllar sakinleşir.

    Filistin Cephesinin başkomutanını Atatürk olduğunu sanan tipler gelmiş Atatürk'e laf atıyor..Güler misin ağlar mısın?


    Filistin Cephesinde 1918 yılında 3 ordu bulunur.Bunlar 4.ordu,7.ordu ve 8.ordudur.Bu orduların tamamı 'Yıldırım orduları' ismi altında toplanmıştır.Başkomutanıda Liman Von Sanders'tir.Atatürk ise 7 Ağustos 1918'de 7.ordu komutanlığına Enver Paşa'nın onu İstanbul'dan uzaklaştırmak için yapmış olduğu girişimlerle atanmıştır.Gerek Enver Paşa olsun gerek Atatürk olsun artık Filistin Cephesinde savaşın kaybedildiğinin farkındadır zaten Enver Paşa'da bu yüzden Atatürk'ü Filistin Cephesine göndererek Filistin bozgununa Atatürk'ü de dahil etmek istemiştir.Zaten Atatürk bunun farkında olduğu için 7.ordunun komutanlığı bizzat Padişah Vahdettin tarafından kendisine tebliğ edildikten sonra Enver Paşa ile karşılaştıklarında ona;'Azizim hiç olmazsa biraz önlemler üzerine konuşalım.Benim bildiğime ve anladığıma göre artık Suriye'de ordu,kuvvet isimden ibarettir.Beni oraya göndererek intikam alıyorsunuz'' demiştir.


    Nitekim Atatürk 7.ordunun başına 26 Ağustos 1918'de Halep'e gelerek resmen geçer.Burada 11 Eylül 1918'de orduyu teftiş eder ve ordunun halinin iyi olmadığını görerek savunma hazırlıklarına girişir.O dönem İstanbul'da bulunan arkadaşı Dr.Rasim Ferit Talay'a mektup göndererek cephedeki durumu anlatır.''Burada vali yok,kumandan yok,İngiliz propagandası alıp başını gitmiş,İngiliz ajanları bölgede her yerde faaliyette,halkın hükümete güveni kalmamış,İngilizlerin gelmesini bekliyorlar,Düşman kuvvetleri her açıdan çok üstün,biz burada pamuk ipliği gibi kaldık'' şeklinde tasvir etmiştir.Yıllar sonra 1926'da ise Falih Rıfkı Atay'a bu teftişteki gözlemlerini şöyle anlatmıştır ''Bu teftiş esnasında kanaatim şuydu;Her şey bitmiştir.Yakın felaketi önlemek için esaslı tedbirler bulmak zordur.Düşününüz,yüzlerce kilometre genişliğinde ki bir cephede sadece üç ordu vardı;adları orduydu...'' demiştir.


    Öte yandan Genelkurmay arşiv kayıtlarına göre Yıldırım ordularının kuvveti şöyledir;


    1)4.Ordunun başında Mersinli Cemal Paşa bulunuyor.Ordunun elinde 12 bin tüfek,104 top,2 bin kılıç,9 adet hafif makineli tüfek,86 adet ağır makineli tüfek bulunuyor.Mevcudu ise 6.900 kişi kadardır.


    2)7.Ordunun başında Mustafa Kemal Paşa bulunuyor.Ordunun elinde 7.800 piyade tüfeği,51 adet hafif makineli tüfek,348 adet ağır makineli tüfek ve 108 top vardır.Mevcudu ise 14.500 kişi kadardır.


    3)8.Ordunun başında ise Cevat Paşa bulunuyor.Ordunun elinde 8 bin tüfek,132 top,213 hafif makineli tüfek,262 ağır makineli tüfek bulunuyor.Ordunun mevcuduysa 19 bin 150 kişi kadardır.


    Toplamda:40.598 er

    19.819 tüfek

    273 hafif ve 696 ağır makineli tüfek...


    Yıldırım ordularının savunacağı alan ise 100 km'yi kapsıyor.



    Atatürk 7.orduyu savunma pozisyonuna geçirdikten sonra bir İngiliz askeri 17-18 Eylül civarında cephede yakalanır ve sorgulanır. Sorgulanmasında İngilizlerin yakın tarihte büyük bir taarruza geçeceği bilgisi alındıktan sonra durumu Liman Von Sanders Paşa'ya iletir ve cephede alarm durumuna geçirilmesini önerir.Liman Von Sanders ise İngilizlerin yakın tarihte büyük bir taarruza başlayacaklarına dair bir istihbarat bilgisinin alınamadığını,İngiliz esirin mevcut durumu abartmış olabileceği ya da kasıtlı yanlış bilgi verebileceği ve bu yüzden cephe genelinde alarm durumuna geçirilmesine gerek olmadığını fakat Atatürk'ün kendi komutası altındaki ordusunu teyakkuz halinde tutmak istiyorsa ordusunu hazır halde tutabileceğini bildirir.Nitekim 19 Eylül 1918'de İngilizler bütün cephelerden taarruza geçtikleri esnada ordusu teyakkuz durumunda olan tek ordu Atatürk'ün komuta ettiği 7.ordu olur.Nitekim Atatürk yıllar sonra bu anı ''Ben daha telefon konuşmasını bitirmeden düşman topçusu muharebe hatlarımız üzerine ateş etmeye başladı.Gece muharebe ile geçti.Benim ordumun sağ cenahındaki ordu esir oldu ve boş kalan cepheden geçen düşman süvarileri Liman Von Sanders'in karargahını bastı.Hakikat anlaşılmıştı fakat neye yarar?'' şeklinde anlatmıştır.


    İngiliz taarruzu cepheyi Cevat Paşa'nın komutasında olan 8.ordunun bulunduğu yerden 20 Eylül 1918'de yarar.4.Ordu ise çevrilerek kuşatılır ve mevcudunun yarısı esir düşer.Ayakta kalan tek ordu konumunda olan 7.ordu akıbetinin 8.ordu ve 4.ordu dağılmasıyla güç bir duruma düşer.Akıbetinin onlar gibi olmaması için geri çekilmeye başlar.Nitekim bu çekilme Atatürk tarafından Liman Von Sanders Paşa'ya ve 8.ordu ile 4.ordu karargahlarına bildirilir;



    Kaynak:(Askeri Tarih Belgeler Dairesi,Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı Yayınları,Sayı 138,Temmuz 2016,sayfa 13,14)


    Liman Von Sanders'te cephenin yarılması,8.ordunun ve 4.ordunun direnememesi üzerine ayakta kalan tek ordu konumunda olan 7.ordunun geri çekilmesini onaylıyor;



    Kaynak:(Askeri Tarih Belgeler Dairesi,Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı Yayınları,Sayı 138,Temmuz 2016,sayfa 15,16)


    Öte yandan 7.Ordunun imha olmaktan kurtardığı için Enver Paşa,Padişah Vahdettinin'de onayı ile Atatürk'e 'fahri yaverliği' ünvanını 23 Eylül 1918'de veriyor.Yani Atatürk ordusunu imha olmaktan kurtardığı için fahri yaverlik ile ödüllendiriliyor;




    Atatürk 24-29 Eylül 1918'de İngiliz kuvvetlerinin saldırıları altında ordusunun dağılmasını önleyerek Şam'ın Güney'inde ki Kisve hattına çekmeyi başarmıştır.Burada birliklerini toparlayıp savunma pozisyonuna geçmiş ve karargahıyla Şam'a girmiştir.Burada bulunduğunu sandığı Yıldırım Orduları komutanı Liman Paşa'nın Şam'ı terk ederek Kuzey'e çekildiğini öğrenmiştir.Liman Paşa çekilmeden önce Atatürk'e bıraktığı emirde 7.Ordu'yu Mersinli Cemal Paşa'nın komutası altına bırakmasını ve kendisinin Rayak'a giderek burada dağılmış Osmanlı birliklerini toparlamasını istemiştir.Atatürk aynı gün 7.Ordunun komutasını aynı orduda Kolordu komutanı olan İsmet Paşa'ya vekaleten bırakarak Rayak'a gitmiştir ve burada bozguna uğramış askeri birlikleri bir araya getirmeye çalışmıştır.Rayak'ta Liman Paşayla görüşmüştür.Eldeki birliklerin yeterli olmadığını burada belirtmiştir.


    1 Ekim 1918'de ise İngilizler Şam'a girmiştir.7.Ordu ve 4.Ordu'nun birleşmeleri sağlanamadan tüm Yıldırım Ordu birlikleri dağılmış bir haldedir.Bunun üzerine Atatürk eldeki kuvvetlerin İngilizler tarafından tamamen imha edilmesini önlemek maksadıyla insiyatif alarak 7.Ordu'nun ve 4.Ordudan arta kalanların Şam'ın Kuzeyine çekilmeleri emrini vermiştir.Atatürk bu kararını yıllar sonra Falih Rıfkıya söyle anlatır ''Adeta delice bir emir verdim.Şam'da bıraktığım bütün kuvvetler vekaleten 7.Orduya komuta eden İsmet Paşa'nın emri altında,Rayak taraflarındaki kuvvetlerde Ali Fuat Paşa'nın emri altında Kuzey'e hareket edeceklerdi'' Atatürk'ün bu kararına delice demesinin nedeni komutası olmadığı kuvvetleri başkomutan Liman Paşa'ya danışmadan çekilme emri vermesindedir.Zira böyle bir çekilmeyi ancak Yıldırım Orduları komutanı verebilirdi.Bu emri verdikten sonra Rayak'ı terk ederek Baalbek'e gidiyor ve burada Ali Fuat Paşayla görüşüyor.Onunla görüşmesinden sonra Halep'e geçerek Yıldırım Orduları komutanı Liman Paşa'ya emrinin gerekçesini anlatıyor.Liman Paşa'da Mustafa Kemal Paşa'nın bu emrinin yerinde olduğunu kabul ediyor ancak kendisinin yabancı bir asker olmasından dolayı böyle bir sorumluluk alamayacağını belirtiyor.Bunun üzerine Mustafa Kemal Paşa tüm sorumluluğu üstüne alarak tüm birliklerin Kuzey'e çekilmesini sağlıyor.4.Ordu'nun çok ağır kayıplar vermesi üzerine 4.Ordu'da bulunan birliklerin 7.Ordu'ya bağlanması ve başına da Mustafa Kemal Paşa'nın geçmesi kabul ediliyor.Yani Mustafa Kemal Paşa tekrar 7.Ordu komutanı oluyor ve emrine 4.Ordu birliklerinden arta kalanlarda veriliyor.


    Yani Ekim 1918'den itibaren tüm Suriye'de ki askeri birlikler nihayetinde Atatürk'ün emri altında toplanıyor.Liman Paşa bu saatten sonra ancak kağıt üzerinde Yıldırım Ordularının başındaki komutan oluyor.Mustafa Kemal Paşa'nın bundan sonraki tek amacı İngilizleri durdurarak Anadoluya girmelerini engellemek olacaktır.Tüm enerjisini buna veriyor.


    Bu arada 4.Ordu komutanı Mersinli Cemal Paşa ve 8.Ordu komutanı Cevat Paşa İstanbul'a dönüyorlar.Fahrettin Altay Paşa anılarında bu paşaları ağır bir şekilde eleştirerek ''Yıldırım orduları dağıldı.Ordu komutanı Liman Von Sanders kaçtı.Cevat ve Mersinli Cemal da ordu komutanlıklarını Mustafa Kemal'e bırakıp gittiler.Mustafa Kema'in bu koşullarda ''İstila ordusunu'' Halep civarında durdurabilmiş olması ''hayrete şayan'' bir olaydır'' demiştir.Zaten dikkat edilirse Filistin Cephesinde en son ayrılan komutan Mustafa Kemal Paşa olacaktır.O da Mondros Ateşkes anlaşmasından sonra...


    Konumuza geri dönecek olursak İngilizler ve onları destekleyen Şerif Faysalın isyancı birlikleri 23 Ekim 1918'de Halep'e saldırmaya başlamışlardır.Mustafa Kemal Paşa Halep'te bulunan Baron Otel'ni karargahına çevirerek Halep sokak savaşlarını burada idare etmeye başlamıştır.İsyancı Arapların 25 Ekim 1918'de şehirden atılmalarıyla Halep'te asayiş yeniden sağlanmıştır.Bunun üzerine Mustafa Kemal Paşa hem İngilizlerle hem de isyancı Araplarla savaşmak üzere Halep'in dış hatlarını savunan askeri birlikleri Halep'in Kuzeyine Katma denilen yere çekmiştir.İngilizler ve İsyancı Araplar Türklerin Halep'ten ayrıldığını düşünerek rahat bir şekilde ilerlemişler ancak Katma'da Atatürk'ün komuta ettiği birliklerle karşılaşmışlardır.Burada tüm gün süren savaşın ardından İngilizler ve İsyancı Araplar 26 Ekim 1918'de geri çekilmişlerdir.Yani 19 Eylül 1918'de başlayan İngiliz taarruzu 26 Ekim 1918'de Katma'da Mustafa Kemal Paşa tarafından durdurulmuştur.Böylece İngilizlerin Anadoluya Güneyden girmelerini engellemiştir.


    Liman Paşa'nın 'Türkiye'de Beş Sene' isimli hatıratında Katma Zaferinden şöyle bahsedilir;







    Mustafa Kemal Paşa ise ancak 30 Ekim 1918'de Mondros Ateşkes anlaşmasından sonra ve 31 Ekim 1918'de İstanbul'da ki hükümet tarafından Liman Paşa'nın görevinin sona erdiği ve kendisinin Yıldırım orduları komutanlığına atandığına dair telgrafı alınca Yıldırım Orduları komutanı olmuştur.Mustafa Kemal Paşa bu telgrafı alınca 7.Orduda kolordu komutanı olan Ali Fuat Paşa'yı 7.Ordu komutanlığına vekaleten bırakarak,Yıldırım orduları komutanlığını üstlenmek amacıyla Adana'da ki Yıldırım Orduları karargahına gitmiştir.Burada Liman Paşa ile görüşen Mustafa Kemal Paşa komutayı ondan alır ve Liman Paşa Yıldırım Ordularına şu mesajı vererek veda eder; 'Yıldırım Ordular Grubunun emir ve komutasını, bugünden itibaren iftiharla dolu birçok muharebelerde temayüz etmiş bulunan Mustafa Kemal Paşaya bırakıyorum.'


    Toparlayacak olursam;


    1-)19 Eylül 1918'de İngiliz taarruzu başlamadan önce İngilizlerin taarruz edeceğini önceden kestirerek kendi komutası altındaki orduyu alarm durumuna geçiren ve tüm orduları alarm durumuna geçmesi için Liman Paşa'yı uyaran Mustafa Kemal Paşa'dır

    2-)19 Eylül 1918'de başlayan İngiliz taarruzuna karşı direnemeyen ve cephenin yarıldığı yer Cevat Paşa'nın komutasındaki 8.ordunun bulunduğu mevkidir.Nitekim cephenin yarılmasıyla beraber Mersinli Cemal Paşa'nın komutasındaki 4.ordunun yarısıda esir düşmüştür

    3-)19 Eylül 1918'de başlayan İngiliz taarruzuna karşı ordu bütünlüğünü koruyan tek ordu konumunda olan ordu Mustafa Kemal Paşa'nın komutasındaki 7.ordudur.7.Ordunun da imha olması durumunda İngilizlerin Anadoluya kadar ilerleyeceğini görerek geri çekilme kararı veren ve bu kararı sayesiyle Filistindeki tüm orduların imha olmasını engelleyen kişide Mustafa Kemal Paşa'dır

    4-)Bu geri çekilme kararı ile İstanbul tarafından 'fahri yaverlik' ile ödüllendirilen kişi Mustafa Kemal Paşa'dır

    5-)Suriye'de kalan askeri birlikleri bir araya getirip 26 Ekim 1918'de Halep'in Kuzeyinde yer alan Katma'da 19 Eylül 1918'de başlayan İngiliz taarruzunu durdurup Anadolu'ya girmelerini engelleyen kişide Mustafa Kemal Paşa'dır.

    6-)30 Ekim 1918'de Mondros Ateşkes Anlaşmasının imzalanmasıyla beraber komutanlık görevi sona eren Liman Von Sanders'in yerine aynı 31 Ekim 1918'de Yıldırım Orduları komutanı olarak atanan komutanda Mustafa Kemal Paşa'dır.Yani önceleri Yıldırım Orduları içerisinde 7.Ordu komutanı olan Mustafa Kemal Paşa 31 Ekim 1918'de emri altında olduğu Yıldırım Orduları Komutanlığına terfi ettirilmiş oluyordu.


    Mustafa Kemal Paşa ise ancak Mondros Ateşkes Anlaşması hükümlerine uymayınca ve İngilizlerle sıcak çatışmaya yönelince İstanbul hükümeti tarafından 7 Kasım 1918'de Yıldırım Orduları komutanlığı kaldırılmış ve Mustafa Kemal Paşa İstanbul'a geri çağrılmıştır.13 Kasım 1918'de de Mustafa Kemal Paşa İstanbul'a dönmüştür.


    Yani Mustafa Kemal Paşa Filistin Cephesinden en son ayrılan komutan olmuş üstelik Filistin Cephesinden ayrılmasının nedeni Filistin Cephesindeki Yıldırım Ordularının yenilmesinden dolayı değil aksine Mondros Ateşkes hükümlerine uymaması nedeniyle olmuştur.


    Ama yıl 2026 olmuş hala daha Filistin Cephesinin kaybedilmesinde Atatürk'ün sorumlu olduğunu sananlar var...


    Dahası Kudüs 30 Ekim 1917'de başlayan III.Gazze Muharebelerinin kaybedilmesinden dolayı kaybedilmiştir.7 Kasım'da Gazze,16 Kasım'da Yafa düşmüştür.Dönemin Yıldırım Orduları komutanı Falkenhein Paşa ise elde kalan birlikleri imhadan kurtarabilmek için Kuzeye doğru çekmiştir.Böylece Kudüs 9 Aralık 1917'de düşmüştür.Falkenhein Paşa ise Filistinde yaşanılan bozgundan sonra 25 Şubat 1918'de görevden alınmış ve yerine yine bir Alman general olan Liman Paşa tayin edilmiştir.Mustafa Kemal Paşa bu esnada Veliaht Vahdettin ile beraber Almanya'ya gönderilmişti.Yani cephede bile değildi.


    Bugün ise Kudüs'ün,Gazze'nin düşmesinden cephede bile olmayan Atatürk'ü sorumlu tutanlar var...Yıl olmuş 2026 ama hala daha buna inananlar var...

  • iran anca uçak havalandırır...


    İsrail bu saldırıyı ABD'nin İran görüşmelerine bir göz dağı vermek içinde yapıyor..Oyun içinde oyun var..


    İsrail'in asıl amacı, İran rejimini yıkmak için halk isyanlarınıda tetikleterek başlatmak. Saldırılar kritik İran askeri isimlerine karşıda yapıldı.


    İran ise son günlerde uranyum zenginleştirme çalışmalarına hız vereceklerini açıklamıştı. İsrail'de ABD'de İran'ın nükleer güç olmasını istemiyor, bu anlamdada İran kaşındı biraz. Muhtemelen İran nükleer bomba gücüne erişmede kritik bir sınıra geldi, İsrail'de şimdi bunu gördüğünden saldırılar yapıyor..


    şimdi iran ne yapar? göstermelik 2 uçak kaldırır, olmadı balistik boş füzeler atar ve 3-4 güne komu kapanır..İran'ın 45 yıldır ortadoğuda kurmak istediği şia hilali yıkıldı ve molla rejimide çareyi nükleer güç olmakda arıyor..bunada haliyle izin vermezler..İran rejiminin artık uzun vade yaşaması çok çok zor..Daha halk ayaklanmaları olaylarınıda göreceğiz zira İsrail bunu tetikleyecek istihbarat hamlelerini mutlaka yapacaktır.



    İsrail - İran Savaşı Başladı !!! 13/06/2025 - 28.02.2026 ( İkinci Savaş )
    _____________________________




  • Nasıl bir coğrafya, nasıl bir döneme denk geldik.

    İsrail, İran Genelkurmay başkanını hedef aldığını ve öldürdüğünü bildirdi. İran bir açıklama yapmadı. Olan gene masum halka oldu.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • Uzun süredir geliyorum diyen , bir sürpriz unsuru kalmamış bir saldırıya Iran'in bu kadar gafil avkanmis gibi görünmesi oldukça şaşırtıcı.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    I thought what I'd do was, I'd pretend I was one of those deaf-mutes.
  • Periah kullanıcısına yanıt

    İsrail 8 şehirde 8 ayrı noktayı vurmuş..bunların 3ü nükleer tesis..Diğer hedefler ise kritik askeri isimler..İran genel kurmay başkanı öldürüldü bu akşam..


    Geçtiğimiz ay Hindistan-Pakistan arasında 5 günlük bir çatışma yaşanmıştı..İsrail ile İran arasındada benzer bir durum yaşanır, konu kapanır..İran'ın hava savunma sistemi diye bir kabiliyetide olmadığı net şekilde belli oldu..


    İran içinde zaten kritik noktalarda çok sayıda mossad ajanı cirit atıyor..Bunu birkaç gün önce İran içişleri bakanıda söyledi. Yani şuan İsrail ajanları İran yönetimi içinde fetövari şekilde çöreklenmiş durumda..Kim nerede yaşıyor, hangi yerler korunmuyor vb tüm hayati bilgileri biliyorlar. İsrail bunu mollalara karşı duran yerel halk kesimindende destek alıyor. Yani şaşıracak bir durum yok aslında..İran'ın kuyruğu ortadoğuda kesildi, başıda ezilmek isteniliyor şuan..


    İran son Hizbullah lideri Nasaralah suikasti sonrası en büyük darbeyi bu akşam yedi..

    _____________________________




  • DARTH_BLACK kullanıcısına yanıt

    İran, Pakistan gibi Çinlileren yeterli askeri destek alabilseydi durum bu kadar ağır olmazdı. Fakat Çin ve Rusya görünenin aksine İran'a gelişmiş silahlar saglamadi . İran kendi çapında birseyler deniyor ama Israil'in elinde her alanda en yüksek Amerijan teknolojisi var .


    Ayrıca ben bu saldırıların F-35ler tarafından düzenlendiğini düşünüyorum.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Periah -- 13 Haziran 2025; 4:31:40 >
    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    I thought what I'd do was, I'd pretend I was one of those deaf-mutes.
  • Trump ya öğlen açıklamıştı İsrail İran’ı vurabilir diye gecesine İsrail vurdu. İran 2-3 animasyon paylaşıp intikamımız ağır olacak naraları atıp susar zaten başka bir şey yapacağını düşünen de yoktur

    < Bu ileti iOS uygulamasından atıldı >
    _____________________________

    İyiler ilk görüşte tanınmaz
  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
  • - ABD Dışişleri bakanı Rubio:


    "İsrail'in saldırı yapacağının bilgisini öncesinden almıştık ancak ABD, İsrail-İran çatışması arasında taraf değildir."



    - İsrail'in BM temsilcisi ABD'nin İran'a karşı kendilerine koruma isteyip istememe sorusunu cevapsız bıraktı.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi DARTH_BLACK -- 13 Haziran 2025; 5:15:44 >
    _____________________________
  • https://x.com/ConflictTR/status/1933347659978260779

    İran genelkurmay başkanı yaşıyormuş.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    I thought what I'd do was, I'd pretend I was one of those deaf-mutes.
  • Burada bir konuda yazmıştım. Nitekim gerçekleşti. ABD tarafsızız istemiyoruz falan diyecek tabi ta ki İran İsrail'e güçlü bir saldırı yapana ya da Amerikan üslerini vurmaya teşebbüs edene kadar [Arapları da vurursa olur].
    İran için en mantıklı seçenek halen kuyruğunu kıstırıp İsrail ne derse onu yapması. Yoksa ülkeleri yıkılıp bölünecek. Bu çok net.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Guest-1F607C30A -- 13 Haziran 2025; 5:40:27 >
    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • Eskiden bu işler gizli saklı yapılırdı. Dolambaç yapıp biz değiliz filan derlerdi. Artık kimse bu naraları yemeyince göstere göstere yapılıyor. Ama söylemleri, biz taraf değiliz cart curt.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    Pragmatistler işine geleni, idealistler hayal ettiğini savunur.
    Ben gerçeği söylerim. Acıtsa bile.

    Pragmatist fırsat kovalar, idealist kural…
    Ama hayat ikisinin de kitabına uymaz.
    Ben gerçekleri seçtim: realistim.
  • Yeterince savaş yokmuş gibi yeni bir savaş başlattı akılsızlar.

    İran kağıttan kaplan olabilir, video animasyonlar ile kafa ütülüyor olabilir ama en nihayetinde boş bir devlet değil.

    İsrail yutamayacağı bir lokma ısırmış olabilir. Ciddi bir savaşa dönüşürse Irak-iran veya Rusya Ukrayna gibi iki tarafıda pişman edecek bir savaşa dönüşebilir.

    Yine durduk yere zarar gören biz olacağız. Suçsuz yere yine etrafımız ateş çemberi.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Timsah-16 -- 13 Haziran 2025; 6:48:1 >
    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    Basit görüşlü, koyun düşünceli insanlar yalnızca başarıya taparlar. **Dostoyevski
  • Timsah-16 kullanıcısına yanıt

    İran'ın yapacak bir şeyi yok. Gerçekten fos bir devlet. Bunu gördük defalarca. Yine göreceğiz. Gelecek zamanlarda tekrar göreceğiz.

    İslami devlet çatısı altında zorba bir rejim var. Bir ülkede halkın belli bir kısmı yönetimden "nefret" ediyorsa o devlet bitiktir zaten.


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • Timsah-16 kullanıcısına yanıt

    NATO üyeliğinin faydaları. Etrafımızda neredeyse savaşmadık ülke kalmadı.


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    I thought what I'd do was, I'd pretend I was one of those deaf-mutes.
  • Periah kullanıcısına yanıt

    İlginç bir yaklaşım. İran Türkiye'ye saldırsa (Amerikan üsleri filan) NATO işin içine girer. İran da resmen yok olur. Kolay yoldan. Aslında iyi plan.


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • İran nasıl bu kadar gafil avlandi bilmiyorum ana durum 6 gün savaşlarına benziyor. İran şimdiden yenilmiş gibi nitekim İsrail hava güçlerine karşı tamamen açık hedef konumundalar.

    Adamlar yarın istese Humeyni ile Pezeşkiyan'ı bile öldürecek gibiler.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    I thought what I'd do was, I'd pretend I was one of those deaf-mutes.
  • Ayrıca bu savaşın bize en büyük dersi olabilecek en kısa sürede kuantum radarlari geliştirmek zorunda olduğumuz. Kaynakları bu alana kaydirabiliriz .
    Stealth uçakları ancak kuantum radarlar ile görebiliriz.


    Nitekim saldırılar F 35 gizlilik özellikli uçaklardan yapılıyor ve Iran'in eli kolu bağlı kaldı.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Periah -- 13 Haziran 2025; 6:14:53 >
    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    I thought what I'd do was, I'd pretend I was one of those deaf-mutes.
  • Periah kullanıcısına yanıt

    İsrail hariç ortadoğudaki tüm ülkeler kendini milletlerin ve diğer milletlere karşı övmeyi sever. Bunun top noktası İran. Güzel masallar anlatabilirler. Bu masal ve sözlü edebiyat Hindistan'a kadar uzar (Belki de oradan gelir). Çok laf az icraat ana eksendir. İran olarak gücün ancak zayıf fraksiyonlara ya da kendi halkını bastırmaya yetiyor. İsrail öyle aman aman kuvvetli değil ortalama olması yetiyor. Yani gaflet durumu doğuştan her ortadoğu devletinde vardır.


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • İranın kartondan kaplan olduğunu yıllarca söyledik ama yok dediler. Meydanda 2 füze yürütünce güçlü devlet olmuyorsun. 85 milyonluk iranı el kadar israil böyle çökertir.


    İran uçak kaldırmışmış. Yıllardır uçak yaptık diyerek 1979 öncesinden kalan f-5 uçaklarını makyajlayıp halkına biz yaptık diye gösteriyorlardı.

    _____________________________
  • İran bir nükleer fırlatamayacaksa ne diye yapıyor bunları. Tabi fırlatmasını istemeyiz ama dedirtiyor işte.

    _____________________________
  • 
Sayfa: 1234...130...263
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.