Şimdi Ara

Grand C4 Picasso (2007-2013) İlk sürüş izlenimi.. (527. sayfa)

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
10.675
Cevap
120
Favori
800.699
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri
  • Son Yorum 3 ay
  • Cevaplayan Üyeler 627
  • Konu Sahibinin Yazdıkları 101
  • Ortalama Mesaj Aralığı 12 saat 32 dakika
  • Haberdar Edildiklerim (Alıntılar) 112
  • Favoriye Eklediklerim 120
  • Konuya En Çok Yazanlar
  • synthesizer (804 mesaj) hitman298 (585 mesaj) öcüü.. (572 mesaj) soskay (527 mesaj) celenlee (479 mesaj)
  • Konuya Yazanların Platform Dağılımı
  • Masaüstü (2099 mesaj) Mobil (3303 mesaj) Tablet (183 mesaj) Mini (45 mesaj) Uygulama (33 mesaj) (4 mesaj)
  • @
9 oy
Öne Çıkar
Giriş
Mesaj
  • quote:

    Orijinalden alıntı: synthesizer

    2009 Model Grand Picasso, o yıl çıkan ÖTV indirimiyle 40bin gibi bir rakama satılmış.
    Ben 2013 yılında neredeyse sıfır Golf/Auris parası verip 39500TL'ye aldım.
    Şu aşamada km yükseldi, araç yıprandı belki de.. ancak zorunda değilsem 55'e bile vermek istemem.

    Bu rakamlardan aşağı ilanlar hele ki galerici ise kesinlikle bir bit yeniği vardır. Çünkü 7 yıl önce piyasası 40bin olan aracın (sıfırı 75bin TL) şuan bu rakamlara satılabilmesi için başından ciddi kötü şeyler geçmiş olması lazım. Yada çok sıkışıp yok pahasına satılmış olması lazım.
    Şimdi biraz daha anladım 3 gün önce 49000 km de 2009 scenic 2 için nasıl 76000tl istendiğini.araç satıldı zaten :) .. Fiyatı görünce 10 yaşında araç 76 çok demiştim kendi kendime...

    Teşekkür ederim cevaplarınız için gerçekten yol gösterici oldular...

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >




  • quote:

    Orijinalden alıntı: TektusKOR

    Anlatımınız için teşekkür ederim... İç dış görünüm olarak cezbetmesinin yanında dediğiniz gibi ailecek keyif alabileceğimizi düşünüyorum.

    Şu soruyu da araya sıkıştırsam... Bu araçlar için kendi bayilerinde ki ikinci el olanlara bakmak daha mı avantajlı olur? Yani marka/şube güvenilirliği açısından daha temiz ya da yorumlamış araçlara denk gelmek için böyle bir mantıkla yol alınabilir mi?

    Alıntıları Göster
    Bayi konusundaki fikrim; aracı alırken ekspertizi bayide yaptırmanın çok iyi olduğunu söyleyebilirim genelleme olarak. Özellikle de il dışından bir araba almak zorunda kalırsanız. Hiç gözünün yaşına bakmayın. 100-200 fazla verip yetkili servise baktırın. Pejo servisi rapora "klima düğmelerinin yuvası gevşek" bile yazmıştı hiç unutmam. O arabam 2006 - 307 sw idi. Servisin ayrıntılı raporuna güvenerek il dışından almıştım. Etrafımda bir kişi bile al demedi 307 yi. Aldıktan sonra tek tek değişti fikirleri. Bu arada o aracı da 7 kişilik araba nasıl diye denemek için almıştım. Orijinal bagaj koltukları vardı. Otomatik olmadığı ve eşimin de kullanabileceği bi araç almak için satmak zorunda kaldık bir yılda. İlanı verdiğim gün bi arkadaşım aradı dediğim fiyata sattım. Sonra da eski opel ustam dahil kaç kişi "madem satacaktın niye bize haber vermedin" dedi. Biz de çok pişman olduk sonra ve otm. ve 7 kişilik Picasso ya döndük.. Velhasıl önce de söylediğim gibi temizini bulursanız 5 fazla verin. Yorgun Picasso sakın almayın. Ustanız yoksa yetkili servise mutlaka götürün. Forumda adı geçen çok tecrübeli ustalar var. Ben kayseri deyim, malesef deneme yanılma ile buldum ustayı. Arabanın illaki servisten satılık olması şart değil bence. Bu daha iyi de olabilir,kötü de.. Risk almamak için temiz araba olması muhtemel, bu iyi. Ama satıcı da kendisi olacağı için inceleme şansınız ne kadar olur bilemiyorum. Bu da riskli bir durum. Dışarıdan gelen araca ne var ne yok ayrıntılı söylüyorlar, satarken böyle yapar mı, sanmam.. Fiyat olarak Picasso piyasası olan bi araba değil. Alırken çok avantajlı. Bununla birlikte şuan genel olarak bir ekonomik kriz içinde olduğumuzdan piyasa diye bişey yok. Fiyatlar sürekli değişiyor ve sıkıştığı için satanlar piyasayı alt üst ediyor. Ben iki ay önce 49 bin isteyen eski sahibinden 45 bine aldım. 2007 - 160 bin km de. Ben alırken 42 bine iki tane daha bulmuştum. 3 fazla verdim araba temiz diye. Hatta lastikleri de çok eskiydi. Ama mekaniği motoru kaportası döşemesi sağlam diye sarf malzemelerine bakmadım. Çünkü bu fiyatlara böyle bi araba yok. Ama çok yıpranmışsa bu donanımların çıkaracağı masrafı çıkaracak araba da yok 😀

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >




  • aydnlgn a kullanıcısına yanıt
    Anladığım kadarıyla 12 yaşında bir picassoya biniyorsunuz.Sizdeki artıları eksileri nelerdir merak ediyorum.Ben de bir hafta oldu 2010 model 7 kişilik grand aldım.Örneğin normal kalkışlarda titremeyen araba yoğun dur kalklarda titreme yapıyor mu? Benim aracım 167 bin de.Acaba debriyaj balatası bitmiş olabilir mi diye düşünüyorum.Yoksa kasa çok ağır olduğu için mi yapıyor acaba.
  • quote:

    Orijinalden alıntı: hsayar

    Anladığım kadarıyla 12 yaşında bir picassoya biniyorsunuz.Sizdeki artıları eksileri nelerdir merak ediyorum.Ben de bir hafta oldu 2010 model 7 kişilik grand aldım.Örneğin normal kalkışlarda titremeyen araba yoğun dur kalklarda titreme yapıyor mu? Benim aracım 167 bin de.Acaba debriyaj balatası bitmiş olabilir mi diye düşünüyorum.Yoksa kasa çok ağır olduğu için mi yapıyor acaba.
    Daha önce dizel sw 307 kullandığım için bu motora ve Fransız arabalarına az çok aşinaydım. O da 1400 kg falandı. 110 bindeydi, aynı motor. Ama çok güçlüydü. Picasso daha da ağır olduğu için 1.6 hdi nin limitlerini görüyoruz bence. Araç ilk aldığımda bakımsızdı. 6 yıl yatmış. Bakımlarını yapınca çok değişti.. basınçla alakalı bir hata verdi ve basınçlı tüm hortum vb bağlantı elemanları elden geçti. Bambaşka bi araç oldu. Şehir içi yakıt 7.2 den 6.3 e düştü (Kayseri).. Ama hala seri bir araç değil. Şahsen beklentim de yok. Hatta önce de yazmıştım. Fransız araçları narin diye. Üstelik sw ve mpv gibi yüksek araçlarda bu çok daha belirgin hissediliyor bence. Velhasıl bu araç Türkiye yolları için yapılmamış. Eğer daha güçlü olsa, daha hızlı kullanılsa, daha hızlı dağılır görüşündeyim..
    Aracın artısı başta fiyatı. Bu donanımı bu fiyata almak imkansız. Bu da piyasası olmadığından mümkün olabiliyor kanaatindeyim.
    Benim uzun yıllar araştırdığım bi arabaydı.yani ihtiyaçlarıma çok uyuyor. İhtiyacı olmayana çok da bişey ifade etmeyebilir.
    İşyerine üç dolap aldık geçenlerde. Benim araba olmasa nakliyeci bulacaktık. Yükledik götürdük. Çok geniş bi iç hacmi var. İki aile gezmek için birebir ki bence paha biçilmez birşey. Tüm bunları da taksi boyutlarında ve taksi sarfiyatın da bi araçla yapabilmek harika..
    Işıklarda en önde durdunuz, ışığı görmek için kafanızı eğmek yerine güneşliği yukarı kaydırmak gibi birçok basit, eğlenceli ve faydalı ayrıntı da var arabada..
    Zayıf yönleri; çok donanım çok sorun kaynağı olabilir. Elektronik aksam çok güven vermiyor. İşte ben kibar diye tanımlıyorum..
    Koltuklar bence biraz daha alçak olmalıymış. Arabanın genişliği, yüksek oturma pozisyonuna kurban edilmiş sanki biraz.
    Orta konsol çok boş duruyor. Vites direksiyonun orada olunca orta boş kalmış. Böyle fonksiyonel bi arabada çok daha iyi değerlendirilebilirmiş.
    Aslına bakarsanız genel olarak tırı vırı sorunlar. En azından çok daha iyi bilinen, çok daha fazla rağbet gören araçların da bunlar gibi bir sürü sorunları var.
    Benim yıllar önce forumda açtığım bir konu var ; "arabasını eleştirebilen mert arkadaşlar aranıyor" diye. Öyle güzel mesajlar geldi ki, ne bmw ler Mercedes ler neler neler.. Öyle eleştiriler var, ancak kullanan bilir yani..
    O yüzden çok başarılı buluyorum ben Picasso yu. Ama temiz olmak kaydıyla diye de not düşüyorum..

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >




  • quote:

    Orijinalden alıntı: hsayar

    Anladığım kadarıyla 12 yaşında bir picassoya biniyorsunuz.Sizdeki artıları eksileri nelerdir merak ediyorum.Ben de bir hafta oldu 2010 model 7 kişilik grand aldım.Örneğin normal kalkışlarda titremeyen araba yoğun dur kalklarda titreme yapıyor mu? Benim aracım 167 bin de.Acaba debriyaj balatası bitmiş olabilir mi diye düşünüyorum.Yoksa kasa çok ağır olduğu için mi yapıyor acaba.
    Yoğun trafikte, baskı balata sistemine sahip tüm araçlarda bu titremeyle karşılaşabilirsiniz.
    Baskı balatası eski olan araçlarda bu daha mı çok hissedilir onu bilmiyorum ancak bir çok aracımda bununla karşılaştım.
    Balata çok ısınınca şekil değiştiriyor ve kavramada titreşim yapıyor.
  • celenlee c kullanıcısına yanıt
    Normal kullanımda hiç problem yokken yoğun trafiğin olduğu yerlerde oluyor genellikle.Bundan önce yedi yıl boyunca benzinli yarı otomatik kullandım ve böyle bir şeyle karşılaşmadım.Dizel yarı otomatiğe geçince ilk anda moralim bozuldu doğrusu.Dizel tecrübem de olmadığı için acaba sorun mu var dedim.Neyse ki alışacağız bu duruma artık.
  • quote:

    Orijinalden alıntı: hsayar

    Normal kullanımda hiç problem yokken yoğun trafiğin olduğu yerlerde oluyor genellikle.Bundan önce yedi yıl boyunca benzinli yarı otomatik kullandım ve böyle bir şeyle karşılaşmadım.Dizel yarı otomatiğe geçince ilk anda moralim bozuldu doğrusu.Dizel tecrübem de olmadığı için acaba sorun mu var dedim.Neyse ki alışacağız bu duruma artık.
    merhaba,
    manuele alıp denediniz mi
  • quote:

    Orijinalden alıntı: hsayar

    Normal kullanımda hiç problem yokken yoğun trafiğin olduğu yerlerde oluyor genellikle.Bundan önce yedi yıl boyunca benzinli yarı otomatik kullandım ve böyle bir şeyle karşılaşmadım.Dizel yarı otomatiğe geçince ilk anda moralim bozuldu doğrusu.Dizel tecrübem de olmadığı için acaba sorun mu var dedim.Neyse ki alışacağız bu duruma artık.
    Aynı şeyleri birçok aracımla yaşadım. Ancak bunu minimize etmenin yolları da var.

    *2009 Fiat Punto Yarıotomatik aracımda yaşadım (45000km'de aldım, 80000km'de sattım)
    Yoğun trafik sonrasıpark etmeye sıra gelince, geri vites kalkışlarında neredeyse araç hoplaya hoplaya kalkıyordu.
    Bu durum bir süre sonra düzeldi. Balata yüzeyi ile alakalı da olabilir. Yani sadece sıcaklığa bağlamaya da biliriz.

    Yakın arkadaşım sıfır km 2012 yılında Punto Yarıotomatik aldı ve onun aracında da daha 3-5000km olmasına rağmen, yoğun trafikte saatlerce dur kalk yapınca titremeli kalkış yaşadğını bahsetti ve durumun normal olduğunu bildirdim. Hatta onunki yeni model olduğu için aşırı ısı uyarısı çıkıyordu.

    Sıfır aldığımız Megane II manuel aracımızda da yoğun trafik sonrası titremeli kalkışlar baş gösterdi (80000km'den sonra)

    Şu an kullandığım aracımı 72000km'de aldım şu an 140000km'de ve bunda da yoğun tragikte yarımsaatten fazla dur kalka kaldığımızda titremeli kalkışlar oluyor.

    AZALTMANIN YOLLARI:

    Yukarıda bahsettiğim gibi bunun ana sebebi ısınan balatanın şekil değiştirmesi ve soğumaya fırsatı olmaması.
    BU sebeple, balata ısınınca, aracı kaldırken KAVRAMA noktasında tutmamdan kalkış yapmanız gerekiyor.
    Kalkışlarda öndeki araç ile mesafeniz bir miktar açıldıktan sonra kalkış yapacaksınız ve biraz daha seri kaldıracaksınız aracı, yani kavrama süresini minimuma indirceksiniz. Bu şekilde kavramayı hızlıca geçmiş olacak ve titremem minimuma inecek.

    Ancak çok az gaz ile aracı 1metre yarım metre ilerletirseniz her seferinde, hem balatanın soğuma süresi uzayacak, hem de her seferinde araç kavramadayken yürüyor olacak, siz de her kalkışta bu titremeyi sürekli görürsünüz.



    ***Eğer 7 yıl boyunca kullandığınız araçlarda, aynı şartlarda (yoğun tarfiklerde) titreme ile karşılaşmadıysanız eğer. O zaman marka ve kullanılan yedekparça kalitesinin farkını görüyor da olabiliriz. Eski aracınız neydi?



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi celenlee -- 16 Ekim 2019; 9:4:44 >




  • celenlee c kullanıcısına yanıt
    2008 model yarı otomatik Mitsubishi colt idi.117 bin km de aldım 187 bin km ye kadar bindim.7 yıl boyunca hiç titreme yaşamadım.Üstelik baskı balata da değiştirmedim.Yalnız geçen gün bir arkadaşımın 1600 motorlu 2015 vitosunu almıştım.Yarım saat trafikte kaldım.O da titreyerek kalkıyordu ama araçta 8 kişiydik.Herhalde bu motor bu araca küçük kalıyor demiştik.Picassonun 1600 kg ağırlığı da titremeye sebebiyet verebilir mi diye düşünüyorum gerçi normal akan trafikte hiç sorun yok gibi.Hatta çok iyi ivmeleniyor araba.Aklıma gelmişken öndeki araçla arayı açıp gaz pedalına ağırlık vererek kalktığınızda titreme yok gibi oluyor.Bizzat eşime de bunu tavsiye ettim.Bu söylediğinizi yaşayarak tecrübe etmiş oldum.
  • BILGILI B kullanıcısına yanıt
    Manuel de de fark yok.Yoğun trafikte her türlü titreme var.
  • Colt benzinli olduğundan ve volantı farklı yapıda olduğundna titremez. Picasso titriyorsa volant yüzeyi bozulmuştur. Değiştirmeniz gerek.
  • zzoorroo kullanıcısına yanıt
    Volant yüzeyi bozulmuştur demek baskı balata komple mi değişecek yani.2 bin lirayı aşkın masrafı var demektir.Yandık desenize.
  • quote:

    Orijinalden alıntı: hsayar

    Volant yüzeyi bozulmuştur demek baskı balata komple mi değişecek yani.2 bin lirayı aşkın masrafı var demektir.Yandık desenize.
    Ben de 1.5 Instyle Colttan geçtim. Picassoyu aldığımda 75bindeydi, 85binlere geldiğimde titreme oluyordu, servise gidip baskı balata değişimi istedim. Ancak ustam (yetkili serviseten ayrılma, özel servis Citröen ustası) bana 130binde gelmemi istedi. Titreme kavramadan kaynaklı değil, volandan kaynaklı, yaylı tip volan kullanılıyor ve bir süre sonra yayların işlev yeteneği azalıyor. Uzun yolda ve sakin trafikte bu aracın baskı balatası 200binleri rahat görür çükü 130binde söktüğümüzde baskı plakası çok aşınmamıştı ancak volanın yayları ömrünü tamamlamak üzereydi.

    Neticede 130-140bin kmlerde bir yapılan maliyet açısından normal karşılanabilir.

    Bu arada benim 85binde yaşadığım titremeler bir süre sonra kayboldu, 120binlere kadar yaşamadım diyebilirim. Belki aracı kullanma biçimim değişmiş olabilir veya debriyaj kavrama noktası belli şartlarda kendi kendine alıştırma yapıyor. İncelen baskı balataya göre kendini ayarlıyor. O süreçte alıştırma yaptırmıştık.

    Baskı balşata volan değişince araç kaymak gibi oluyor. Ben 130binde değiştiğimi söylemiştim şuan 200bin km de ve çok dik yokuşta kullanmam gerekiyor hergün ve zaman zaman yoğun trafik oluyor. Titremeler hafiften kendini orada gösteriyor. 250binlere kadar değiştirmeyi düşünmüyorum.




  • merhaba, arkdaşlar,
    2016 2.yarı 2017 mart ta aldığım citroen c4 picasso blue hd dizel otomatik aracın garantisi doldu.
    citroen ankara atasay 45000 bakımı için 800 tl söyledi, mazot filtresi hariç değişimler ve 10 lt adblue koncak.
    ben ankara da özel citroen servislerinden de fiyat alacağım.
    sanırım hemen hemen aynı ürünleri kullanıyorlar,
    öneriniz varsa beklerim
    yetkili servis mi
    özel servis mi
    ankara özel servis önerisi
    teşekkürler
  • Merhaba arkadaşlar 2009 model grand picassomu 7 yıldır severek kullanıyorum. 150 binde baskı balata volan değişti ve o günden sonra şanzıman robotu aksiyoner yağı, kapaktaki tahliye deliğinden kaçırmaya başladı.

    Bu yağın görevi basınç oluşturarak vitesi 1 2 3 4 5 6 ya geçirmek.Yağ az olduğu zaman basınçta düşeceğinden robot vitesi geçiremeyecek. Yanlışım varsa düzeltin lütfen.

    Gelelim sorunuma.Motor kaputunu açınca sağ altta kalan aksiyoner yağ haznesine yağı ilave ediyorum şanzıman robotu yağı içine çekiyo normal seviyeye geliyor arabayı böyle kullanınca bir sıkıntı olmuyor fakat arabayı parkettiğim zaman robotun içindeki yağı yavaş yavaş (yaklaşlık 2 saatte) kutuya geri basmaya başlıyor.Kutu ağzına kadar yağ doluyor ve kapaktaki tahliye deliğinden yağı atmaya başlıyor.Arabayı tekrar çalıştırdığımda kutudaki yağı şanzıman robotuna çekiyor (kontağı açınca uzunca bir zzzzz diye bir ses çıkar) ama yağ az olduğundan vites geçmiyor bu sefer gaz almıyor araba. Genelde 3. 5. viteslerde yapıyor, yağ biraz daha azalınca bu sefer 1. vitesede girmiyor şans eseri girerse bir kere devam edebiliyorsunuz yolunuza... Birçok yere götürdüm aracı derdime çare bulamadılar arabadan soğuma derecesine geldim lütfen yardımcı olun bana




  • quote:

    Orijinalden alıntı: carljohnson61

    Merhaba arkadaşlar 2009 model grand picassomu 7 yıldır severek kullanıyorum. 150 binde baskı balata volan değişti ve o günden sonra şanzıman robotu aksiyoner yağı, kapaktaki tahliye deliğinden kaçırmaya başladı.

    Bu yağın görevi basınç oluşturarak vitesi 1 2 3 4 5 6 ya geçirmek.Yağ az olduğu zaman basınçta düşeceğinden robot vitesi geçiremeyecek. Yanlışım varsa düzeltin lütfen.

    Gelelim sorunuma.Motor kaputunu açınca sağ altta kalan aksiyoner yağ haznesine yağı ilave ediyorum şanzıman robotu yağı içine çekiyo normal seviyeye geliyor arabayı böyle kullanınca bir sıkıntı olmuyor fakat arabayı parkettiğim zaman robotun içindeki yağı yavaş yavaş (yaklaşlık 2 saatte) kutuya geri basmaya başlıyor.Kutu ağzına kadar yağ doluyor ve kapaktaki tahliye deliğinden yağı atmaya başlıyor.Arabayı tekrar çalıştırdığımda kutudaki yağı şanzıman robotuna çekiyor (kontağı açınca uzunca bir zzzzz diye bir ses çıkar) ama yağ az olduğundan vites geçmiyor bu sefer gaz almıyor araba. Genelde 3. 5. viteslerde yapıyor, yağ biraz daha azalınca bu sefer 1. vitesede girmiyor şans eseri girerse bir kere devam edebiliyorsunuz yolunuza... Birçok yere götürdüm aracı derdime çare bulamadılar arabadan soğuma derecesine geldim lütfen yardımcı olun bana
    https://www.youtube.com/watch?v=EvbtSB8zdyY

    Burda arkadaş depoya iniş yapan boruyu değiştirip çözmüş olayı. Sizdeki farklı olabilir ancak bir bakamakta fayda var.




  • celenlee c kullanıcısına yanıt
    Yardımınız için çok teşekkür ederim bu video sayesinde baya yol katettim ve gördüm ki kronik bir sorunmuş genellikle boruyu değiştirince sorun çözülüyormuş boruyuda modifiye etmişler videolarda daha sağlam gözüküyor. Borunun dışını balata spreyiyle güzelce temizleyip inceleme yapıcam ben hep kapaktaki küçük delikten kaçırdığını düşünüyordum..
    Sizde arabayı park ettikten 2-3 saat sonra aksiyoner yağ haznenizdeki yağ seviyesi kapağa kadar taşma yapıyor mu?
  • Merhaba. Aracım 2012 model 125000 km. Bazı tavsiyeler isteyeceğim. Öncelikle yağ. Liqui moly kullanan varmı. Yoksa klasik mobil 5w 30 mu alayım. Kaç litre yağ koyuyorsunuz?4 litre yeter mi? Kaç km de bir bakım yaptiriyorsunuz?Yağı 5 litre koyarsam 15000 de bir olur mu? Mazot filtresini her bakımda degiştireyim mi?Genelde şehir içi kullanıyorum. Tam dolu depo ile kaç km yapıyorsunuz?
    Son olarak daha önce akü şarj elektrik besleme arızasıni alan oldu mu?

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • https://www.hepsiburada.com/fox-citroen-c4-grand-picasso-2007-2013-siyah-deri-direksiyon-kilifi-ci-006-p-HBV00000KKDAG?magaza=Marka11
    Linkteki direksiyon kılıfını aldım. Sanayide kılıf diken bi ustaya götürdüm. Direksiyonu sökmeden yapamayacağını söyledi. Sökme takma dahil 200 TL işçilik istedi. Metal kısımların kenarları dikilemeyeceği için yapıştıracağını, bunun da çok sağlıklı olmayacağını söyledi. Sizin fikriniz nedir, kullanan oldu mu bu kılıfı acaba?

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • quote:

    Orijinalden alıntı: aydnlgn

    https://www.hepsiburada.com/fox-citroen-c4-grand-picasso-2007-2013-siyah-deri-direksiyon-kilifi-ci-006-p-HBV00000KKDAG?magaza=Marka11
    Linkteki direksiyon kılıfını aldım. Sanayide kılıf diken bi ustaya götürdüm. Direksiyonu sökmeden yapamayacağını söyledi. Sökme takma dahil 200 TL işçilik istedi. Metal kısımların kenarları dikilemeyeceği için yapıştıracağını, bunun da çok sağlıklı olmayacağını söyledi. Sizin fikriniz nedir, kullanan oldu mu bu kılıfı acaba?
    yapıştırma falan.. kesinlikle yaptırmazdım. Benim direksiyonda pek sorun görünmüyor şimdilik.




- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.