Şimdi Ara

DÜNYANIN EN İYİ LAF KOYAN ADAMLARI.....

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
97
Cevap
0
Favori
11.275
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
0 oy
Öne Çıkar
Sayfa: 12345
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  • Sokrat Ölüme mahkum edildiğinde, eşi:
    - Haksız yere öldürülüyorsun, diye ağlamaya başlayınca, Sokrat:
    - Ne yani, demiş. Birde haklı yere mi öldürülseydim!
    -------------

    Dünya nimetlerine ehemmiyet vermeyen yaşayış ve felsefesiyle ünlü
    filozof Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta zenginliğinden başka
    hiçbirşeyi olmayan kibirli bir adamla karşılaşır. İkisinden biri kenara çekilmedikçe
    geçmek mümkün değildir... Mağrur zengin, hor gördüğü filozofa: "Ben
    bir serserinin önünden kenara çekilmem" der. Diyojen, kenara çekilerek
    gayet sakin şu karşılığı verir:

    - Ben çekilirim!!
    --------------

    Bir şemsiye tamircisi, yazmış olduğu şiirleri incelemesi için
    Sheaksper' a gönderdiğinde, ünlü yazarın cevabı şu olur:
    - Dostum siz şemsiye yapın, hep şemsiye yapın, sadece şemsiye yapın..
    --------------

    Meşhur bir filozofa:
    - Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar
    fakirsiniz?
    diye sorulduğunda:
    - Ona ulaşmak için eğilmek lazım da ondan, demiş.
    --------------

    Dostlarında biri, Fransız kralı 15. Lui' ye:
    - Majesteleri, demiş. Akıl vergisi almayı hiç düşündünüz mü? Hiç kimse
    budalalağı kabul etmeyeceğine göre, herkes böyle bir vergiyi seve
    seve öder.

    Kral, alaylı alaylı gülerek:
    - Hakikatten enteresan bir fikir, cevabını vermiş. Bu buluşunuza
    karşılık, sizi akıl vergisinden muaf tutuyorum.
    ---------------

    Kulaklarının büyüklüğü ile ünlü Galile' ye hasımlarınından biri:
    - Efendim, demiş. Kulaklarınız, bir insan için biraz büyük değil mi?
    Galile:
    - Doğru, demiş. Benim kulaklarım bir insan için biraz büyük ama,
    seninkiler bir eşek için fazla küçük sayılmaz mı?
    ---------------

    Bir toplantıda bir genç M. Akif küçük düşürmek için:
    - Afedersiniz, siz veterinermisiniz? demiş. M. Akif hiç istifini
    bozmadan şu cevabı vermiş:
    - Evet, biryeriniz mi ağrıyordu?
    -----------------

    İdam edilmek üzere olan bir mahkuma:
    - Diyeceğin bir şey var mı? diye sorduklarında:
    - Bu bana iyi bir ders oldu!!
    -----------------

    Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı padişahı gibi sefere çıkacağı
    yerleri gizli tutarmış. Bir sefer hazırlığında, vezirlerinden biri
    ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona:
    - Sen sır saklamayı bilir misin? diye sormuş. Vezir:
    - Evet hünkarım, bilirim dediğinde, Yavuz cevabı yapıştırmış:
    - Bende bilirim.
    -----------------

    Sultan Alparslan 27 bin askeriyle bizans topraklarında ilerlerken,
    keşfe gönderdiği askerlerden biri huzuruna gelip telaşla:
    - 300 bin kişilik düşman ordusu bize doğru yaklaşıyor, der.
    Alparslan hiç önemsemeyerek şöyle der:
    - Bizde onlara yaklaşıyoruz.
    -------------------

    Bir filozofa sormuşlar: Şansa inanırmısınız?
    Filozof: Evet, yoksa sevmediğim insanların başarısını neyle
    açıklardım

    ------------------


    Köylü, yeni dogan bir sipayi kucagina almis evine dönerken, iki ortaokul ögrencisi kendisine takilir ve: Hayrola amca, derler. Oglunu nereye g.türüyorsun böyle? adam, kendine yapilan bu terbiyesizlige aldirmamis görünerek cevap verir:
    -- Gittiginiz okula kaydini yaptiracagim.

    ------------------------------------


    Amerikali is adami, Çinliyle alay ederek sormus: Mezarlariniza koydugunuz pirinçleri, ölüleriniz ne zaman yiyecek? çinli, basini kaldirmadan cevap vermis: :
    -- Sizin ölüleriniz, koydugunuz çiçekleri kokladigi zaman.

    ----------------------------------

    İngilizin biri bir türk lokantasında türk garsona "türkleri pek sevmem çünkü Çanakkale'de bizim kardeşlerimizi katlettiler demiş. Bizimki de:
    --Ne işiniz vardı orda?
    demiş ve döşemiş ingiliz gavuruna

    -------------------------------------------

    Profesör öğrenciye "ulan eşeği bağlasan buraya o bile okulu bitirirdi demiş. Öğrenci de cevaben:
    --Bitirirdi tabi, hatta bikaç sene daha okurdu Profesör olurdu
    demiş

    -------------------------------------------------
    ---
    Churchill, avam kamarasında konuşurken, muhalif partiden bir kadın milletvekili, Churchill' e kızgın kızgın şöyle seslenir:
    - "Eğer, karınız olsaydım, kahvenizin içine zehir karıştırırdım."
    Churchill, oldukça sakin kadına döner ve lafı yapıştırır:
    - "Hanımefendi, eğer karım siz olsaydınız, o kahveyi seve seve içerdim."

    -------------------------------------------------

    Sokrates ve eşi bir türlü iyi geçinemezlermiş. Bir gün eşi Sokrates'e verip veriştirmiş, ağzına geleni söylemiş. Bakmış kocası hiç bir tepki göstermiyor; bir kova suyu alıp başından aşağı boşaltmış. Sokrates, gayet sakin:
    - "Bu kadar gök gürültüsünden sonra bir sağanak zaten bekliyordum" demiş.

    --------------------------------------------

    ATATÜRK ün yanına ziyarete gelen iran kralı sohbet esnasında sürekli Atatürk e
    laf göndermesi yapmaya çalışır ve tam kahve içeceklerken asker kahveyi kazayla Atatürkün üzerine döker .. İran kralı ayın atatürk türk milletini iyi eyitememişsiniz.ATATÜRK: Ben türk milletine her şeyi öğrettim
    bir uşaklığı öğretemedim ......

    ----------------------------------------------------

    tip universitesinin1in de prof. zenci bir kadavranin cinsel organini gosterip kesip bicerkwn 2 adet bayan sinirlenip soylenerek kalkmislar tam kapidan cikicaklar
    profanimlar afrikaya ucak bileti kalmamistir bu saatte demis

    --------------------------------------------------------


    Napoleon Bonapart İspanya'yı savaşta yendiğinde İspanya Kral'ı Napoleon'a;
    Siz sadece para toprak ganimet elde etmek için savaşırsınız oysa biz şeref için savaşırız der...
    Napoleon'da İspanya Kral'ına; Evet doğru herkes neye ihtiyacı varsa onun için savaşır.............

    -------------------------------------------------

    Öğrenci;
    -Hocam,diye sormuş.İnsan,maymunun gelişmiş şeklidir''diyorlar.Ne dersiniz? Seyid Ahmet Arvasi cevap vermiş.
    -O mantığa göre çınar ağacı da maydanozun gelişmiş şeklidir.

    -------------------------------------------------

    Bir Fransız yazar,Mehmet Akif'e:
    -Kadınlarınızı evden çıkartmadığınız doğru mu?diye sorduğunda Akif:
    -Daha önceleri öyleydi,karşılığını vermiş. Fakat şimdi dışarı çıkarttık ve bir türlü içeri sokamıyoruz.

    -------------------------------------------------

    Komedyen Eddie Cortar'a,
    -Hastalanınca ne yapmak gerekir?diye sorulduğunda:
    -Mutlaka doktora gidin demiş. Zira doktorun yaşaması gerek.Verdiği ilacıda alın, çünkü eczanecinin de yaşaması gerek. Fakat ilaçları sakın içmeye kalkmayın, zira sizinde yaşamanız gerek..

    -------------------------------------------------

    Dolmuşta................
    -Yolcu:Işıklarda inebilir miyim?
    -Söför:Neden abla?... Yoksa karanlıkdan mı korkuyorsun!!!!

    -------------------------------------------------

    Dunyanin en buyuk mutefekkirlerindenbiri olan Mevlana,sakallari bembeyaz olmus papaza sorar;
    -siz mi daha yaslisiniz,sakaliniz mi?
    papaz sakallarinin 18-20 yaslarinda ciktigini dusunerek;
    -elbette ben cevabini verdiginde;
    -yazik,der Mevlana,cok yazik...sizden kucuk olan sakaliniz agarmista siz hala karanliklardasiniz.

    -------------------------------------------------

    Grunfeld,cocukken bir profesorden keman dersi aliyormus.bir gun profesor;
    -ben senin yasindayken bu parcayi daha iyi calardim,demis.
    -Demek ki sizin profesorunuz benimkinden iyiymis.

    -------------------------------------------------

    Fuzuli ile ruhi çok güzel manzaralı bir mekanda yürüyorlarmış.. atışmayı çok severlermiş kendi aralarıda.. manzaranın en güzel yerinde sıska çelimsiz bir sokak köpeği görmüşler... ruhi durumdan hemen istifade edip "Bu köpek bu manzarada Fuzuli " demiş Fuzuli hemen cevap olarak " o zaman vur kiçina tekmeyi çiksin Ruhi " demiş

    -------------------------------------------------

    Barış Manço Fransa'da bir televizyon kanalinin canli yayinina konuktur...
    Küstah bir spiker vardir ve Barış Manço ile dalga geçmektedir... Sürekli, "iste Türk, yani barbar, vahsi vs..." demektedir... Barış Manço daha fazla dayanamaz ve spikere "yaninizda kâgit para var mi?" diye sorar! Bu soruya spiker sasirir ve "evet var ama n'olacak" der... Barış Manço israr edince spiker cebindeki kâgit paraları çikartir... Bu olaydan az önce Barış Manço canli yayinda "Anahtar" adlı sarkisini söylemistir... Bu sarkinin bir bölümü söyledir:
    "Bes Akif- bir Saat Kulesi, iki Kule-bir Fatih, bes Fatih-bir Mevlana, iki Mevlana-bir Sinan" (Baris Manço / Anahtar sarkisi / Darisi Basiniza Albümü / 1992)
    Bu sarki bir matematik sorusudur ve sarkida adi geçen kisiler o dönemdeki Türk parası olan banknotlarin arkasinda fotografi olan kisilerdir... Baris Manço spikere sorar: "Bu paranizda fotografi olan kisi kim?"
    Spiker:
    "General......." Barış Manço diger paralardaki fotograflari olan kisileri de sorar,spikerin verdigi cevaplar hep aynidir "General.......", "Amiral...........", "Komutan............."
    Spikerin bu "falanca General, falanca Amiral, falanca Komutan" cevabyndan sonra, bu sefer de Barış Manço cebinden Türk paralarini çikarir... Spikere der ki:
    "Bu parada fotografi olan kisi Mehmet Akif Ersoy'dur. sairdir... Bu fotograftaki kisi Mevlana'dir. Düsünürdür... Bu paradaki fotografi olan kisi Fatih Sultan Mehmet'dir. Adaletin sembolüdür... Bu paradaki kisi ise Atatürk'tür. "Yurtta baris, dünyada baris" diyen kisidir... Bizim paralarimiz bunlar... Biz Türkler ince ruhlu, kibar, medeni insanlar oldugumuz için paralarimizin arkasına "sairlerimizin", "düsünürlerimizin","bilim adamalarimizin" fotograflarini bastik... Siz Fransizlar kendiniz barbar, vahsi oldugunuz için paralarinizin arkasina hep savas Adamlarinin fotograflarini basmisiniz!" der... Barış Manço nun bu müthis cevabindan sonra televizyon yöneticileri Canli yayini keserler ve spikeri oradan kovarlar, baska bir spiker yerine gelir ve canli yayin yeniden baslar, yeni spiker Barış Manço'dan ve Türklerden özür diler, programa böylece devam edilir...

    ---------------------------------------------

    bir tiyatro oyunu sırasında seyircilerden bir sahneye hıyar atar nerden bulmuşşsa
    hıyarı gören ISMAIL DUMBULLU:
    +beyfendi kimliğinizi düşürdünüz der

    -------------------------------------------

    Yavuz Sultan Selim zamaninda, Iran sahi kiymetli mücevherlerle süslü bir sandik hediye gönderiyor Sultan Selim'e.Sandik açiliyor. Içinden çesit çesit degerli taslar, kiymetli atlas, kadife kumaslar çikiyor.Fakat bir de pis bir koku yayiliyor. Dehset bir koku, herkes burnunu tikiyor. Neyse en alttaki bohçadan insan pisligi çikiyooooor..Yani Osmanliya acayip bir hakaret!!!!!
    Cihan padisahi emir veriyor,
    "herkes düsünsün, buna ince bir sekilde cevap vermeliyiz"
    Ve cihan padisahi yine çözümü kendisi buluyor. Ayni sekilde degerli mücevherve kumaslarla süslü bir sandik hazirlatiyor.Içine o zamanin Osmanli Istanbul'unda imal edilen gül kokulu en nadide lokumlardan bir kutu hazirlatiyor, en altina da küçük bir pusula ve bir satir yazi. Gönderiyor...
    Şah sandigi açiyor. Açtikça güzel bir koku ve en altta bir kutu lokum. Anlam veremiyorlar tabii. Bizim elçi yiyor önce, sonra oradakilere ikram ediyor. Kutunun içindeki pusulayi Sah okuyor:
    "Herkes yediginden ikram eder"







  • Bir çoğu yaşanmamış veya sadece hazırcevaplık için söylenmiş sözler. Paylaşım için teşekkürler yine de.
  • `İngilizin biri bir türk lokantasında türk garsona "türkleri pek sevmem çünkü Çanakkale'de bizim kardeşlerimizi katlettiler demiş. Bizimki de:
    --Ne işiniz vardı orda?
    demiş ve döşemiş ingiliz gavuruna `

    bu bikere boyle degil, anitkabirde war bu hikayenin gercek anlatimi:

    Canakkale savasindan sonra antlasma veya dengi bisey imzalanicak, butun liderler yemek yiyo beraber, ulu Ata`miz da orda. Somurge ulkelerden birinin lideri yemekte bariz sekilde surat yapiyo Ata`miza. Sonra Ataturk merak ediyo sebebini ogrenio: O liderin kardesi ya da yakin bi akrabasi sehit olmus cephede. Ataturk de bu cumleyi soyluyo `sorsana ne isi varmis kardesinin orda?`..

    Burda esas olan alakasiz somurge bi toplumun kole gibi kullanilmasi biraz..
  • Harikalar
  • bunlar güzeldi
  • hepsi birbirinden güzel, emeğine sağlık da, başlık biraz argo kaçmamış mı?
  • quote:

    Orjinalden alıntı: fatihhilal


    --------------------------------------------

    ATATÜRK ün yanına ziyarete gelen iran kralı sohbet esnasında sürekli Atatürk e
    laf göndermesi yapmaya çalışır ve tam kahve içeceklerken asker kahveyi kazayla Atatürkün üzerine döker .. İran kralı ayın atatürk türk milletini iyi eyitememişsiniz.ATATÜRK: Ben türk milletine her şeyi öğrettim
    bir uşaklığı öğretemedim ......





    Iran Kralı diildi o ya Ingiliz krali VIII. Edward die biliyorum ben Ayrıca görülüyorki İngilizler Türklerden baya bi laf yemişler Çanakkale de ne işiniz var dendiğinde acaba emperyalist Ingilizin cevabı ne olmuşdur çok merak ettim doğrusu




  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
  • baştan sona okudum sağol.
  • quote:

    Orjinalden alıntı: fatihhilal

    NASIL SÜPER DİMİ


    güzel paylaşım mewluth ayy pardon fatihhilal...
  • quote:

    Bir toplantıda bir genç M. Akif küçük düşürmek için:
    - Afedersiniz, siz veterinermisiniz? demiş. M. Akif hiç istifini
    bozmadan şu cevabı vermiş:
    - Evet, biryeriniz mi ağrıyordu?

  • quote:

    orjinalden alıntı:fatihhilal

    ATATÜRK ün yanına ziyarete gelen iran kralı sohbet esnasında sürekli Atatürk e
    laf göndermesi yapmaya çalışır ve tam kahve içeceklerken asker kahveyi kazayla Atatürkün üzerine döker .. İran kralı ayın atatürk türk milletini iyi eyitememişsiniz.ATATÜRK: Ben türk milletine her şeyi öğrettim
    bir uşaklığı öğretemedim



    arkadaşım bu olay böyle değil. Topkapı sarayında geçiyor

    İranla Türkiyenin ilişkileri o yıllarda iyi

    olayın asıl gelişimi aşağıdaki gibidir

    İNGİLİZ KRALI'NA VERİLEN ZİYAFET

    İngiliz kralı VIII. Edward İstanbul’a Atatürk’ü ziyarete geldiği zaman, Atatürk kendisine bir akşam ziyafeti vermişti. Ziyafetten önce:

    - “Bana İngiltere sarayında verilen ziyafetler ne şekilde olur, onu bilen birisini yahut bir aşçı bulunuz!...” dedi.

    Ve nihayet bu sofra merasimini bilen bir zattan öğrenerek sofrayı o şekilde düzene koydular... Akşam kral sofraya oturunca kendisini kral sarayında zannederek memnun oldu. Atatürk'e dönerek:

    - “Sizi tebrik eder ve teşekkür ederim. Kendimi İngiltere’de zannettim" diyerek memnuniyetini bildirdi.

    Sofraya hep Türk garsonlar hizmet etmekte idi. Bunlardan bir tanesi heyecanlanarak, elindeki büyük bir tabakla birdenbire yere yuvarlandı. Yemekler de halılara dağıldı. Misafirler utançlarından kıpkırmızı kesildiler. Fakat Atatürk Kral'a eğilerek:

    - “Bu millete her şeyi öğrettim, fakat uşaklığı öğretemedim!” dedi. Bütün sofradakiler Atatürk'ün zekasına hayran oldular. Atatürk garsona da “vazifene devam et” emrini verdi.

    Enver Behram Şapolyo




    quote:

    Barış Manço Fransa'da bir televizyon kanalinin canli yayinina konuktur...
    Küstah bir spiker vardir ve Barış Manço ile dalga geçmektedir... Sürekli, "iste Türk, yani barbar, vahsi vs..." demektedir... Barış Manço daha fazla dayanamaz ve spikere "yaninizda kâgit para var mi?" diye sorar! Bu soruya spiker sasirir ve "evet var ama n'olacak" der... Barış Manço israr edince spiker cebindeki kâgit paraları çikartir... Bu olaydan az önce Barış Manço canli yayinda "Anahtar" adlı sarkisini söylemistir... Bu sarkinin bir bölümü söyledir:
    "Bes Akif- bir Saat Kulesi, iki Kule-bir Fatih, bes Fatih-bir Mevlana, iki Mevlana-bir Sinan" (Baris Manço / Anahtar sarkisi / Darisi Basiniza Albümü / 1992)
    Bu sarki bir matematik sorusudur ve sarkida adi geçen kisiler o dönemdeki Türk parası olan banknotlarin arkasinda fotografi olan kisilerdir... Baris Manço spikere sorar: "Bu paranizda fotografi olan kisi kim?"
    Spiker:
    "General......." Barış Manço diger paralardaki fotograflari olan kisileri de sorar,spikerin verdigi cevaplar hep aynidir "General.......", "Amiral...........", "Komutan............."
    Spikerin bu "falanca General, falanca Amiral, falanca Komutan" cevabyndan sonra, bu sefer de Barış Manço cebinden Türk paralarini çikarir... Spikere der ki:
    "Bu parada fotografi olan kisi Mehmet Akif Ersoy'dur. sairdir... Bu fotograftaki kisi Mevlana'dir. Düsünürdür... Bu paradaki fotografi olan kisi Fatih Sultan Mehmet'dir. Adaletin sembolüdür... Bu paradaki kisi ise Atatürk'tür. "Yurtta baris, dünyada baris" diyen kisidir... Bizim paralarimiz bunlar... Biz Türkler ince ruhlu, kibar, medeni insanlar oldugumuz için paralarimizin arkasına "sairlerimizin", "düsünürlerimizin","bilim adamalarimizin" fotograflarini bastik... Siz Fransizlar kendiniz barbar, vahsi oldugunuz için paralarinizin arkasina hep savas Adamlarinin fotograflarini basmisiniz!" der... Barış Manço nun bu müthis cevabindan sonra televizyon yöneticileri Canli yayini keserler ve spikeri oradan kovarlar, baska bir spiker yerine gelir ve canli yayin yeniden baslar, yeni spiker Barış Manço'dan ve Türklerden özür diler, programa böylece devam edilir...



    Ayrıca bu olayda fransızın aldığı ders çok hoşuma gitti karşında Barış Manço var bir Türk var haddini bil...ey fransız



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi acr -- 4 Haziran 2007; 13:20:37 >




  • laf koyma değil ki bunlar özlü sözler niyetine belki geçerli olur
  • Meşhur bir filozofa:
    - Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar
    fakirsiniz?
    diye sorulduğunda:
    - Ona ulaşmak için eğilmek lazım da ondan, demiş.
  • tşk
  • Çok güzel paylaşım olmuş, teşekkürler.
  • quote:

    "Herkes yediginden ikram eder"

    süper
  • Herkes yediğinden ikram eder
  • quote:

    Orjinalden alıntı: lkjhs

    Meşhur bir filozofa:
    - Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar
    fakirsiniz?
    diye sorulduğunda:
    - Ona ulaşmak için eğilmek lazım da ondan, demiş.

    okusan bunu yazmazdın yukarda zaten var.
  • şu an yaşayan insanlar içinde en iyi laf koyan MEHMET ŞAHİN...

    bilen birileri mutlaka çıkacaktır...
  • [Deleted by Admins]
  • 
Sayfa: 12345
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.