Şimdi Ara

2026 Yılında Bitirdiğiniz ve Oynadığınız Oyunlar - Sohbet/İnceleme/Görüş (5. sayfa)

Bu Konudaki Kullanıcılar:
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
125
Cevap
16
Favori
5.195
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
4 oy
Sayfa: önceki 34567
Sayfaya Git
Git
sonraki

2025 GOTY


(En Son Oy Tarihi: 4.02.2026)
Giriş
Mesaj
  • Batman Arkham Knight 35 saatte bitirdim.


    Riddle saçmalığı ve 2 ek karakter hikayesi dışında her şeyi yaptım, true ending için 243 bulmaca çözülsün diye fikir atan sivri zekalı kimdi şirket içinde acaba. Youtube'dan izledim sonunu.


    10 yıllık oyun olmasına rağmen kaplama kalitesi dışında Gotham kusursuz ışıklandırma ambiyans şehrin ortamı modellemesi şimdiki oyunlarda olmayan kalitede.


    Gotham'da batmobile sürmek süzülmek uçmak başlı başına zevk, combat eskise de çok sıkmıyor, sadece tank görevleri gereksiz fazla ana hikaye akışında.


    Oyunun hikayede baya bir karanlık tonda ve güzel Bane dışında sanırım tüm villianlar var oyunda DC döktürmüş bu konuda elinde ne varsa. Öyle ki baya baba bosslar 3 5 dk gözüküp çıkıyor.


    İşte sıkıntı burada başlıyor atmosfer iyi oyunun karanlık tonu iyi bosslar efsane derecesinde fazla, ama oyunu yukarı taşıyacak boss fightlar yok oyunda. Arkham City 12 yıl önce oynadım ve onda bile çocuk aklımla iyi boss fightlar olduğunu anlamıştım.


    La bu oyunda yok yok 1 tane yok Deadstroke ile tank savaşı atıyoruz bu ne saçmalık? kimse demedi mi biz ne yapıyoruz diye? her villain için yan görev şeması var sonunda diyoruz ki kapışırız ama oda ne alakası yok penguin, two face, firefly gibi bosslar direkt teslim oluyor çok ucuz kaçmış bu iş.


    Zamanı için 9.5/10 olacak oyun sırf bu yüzden 8 puana düşer.

    _____________________________




  • Heavy Rain


    Quantic Dreamın bu tarz yaptığı beyond two souls dışında her oyunu efsane ya .Grafikleri kötü olan Fahrenheit bile efsane.Heavy Rain en iyi oyunlarından biri .fahrenheitin grafikli yenilenmiş hali gibi .birde fantastik öğeler olmadan .çok sevdiğim Prisonersede benzettim.he birde 3 saat olup adam akıllı bitmeyen sıkıcı olan yinede merak ettiren zodiac filmine ama onun çok daha aksiyonlu hali gibiydi .Detroit: Become Human olmasa en iyi oyunu derdim ama bence paylaşırlar gerçekten efsaneydi. Bu tarz olupta bitiremediğim bir until dawn kaldı onunda süper olduğundan şüphem yok .Epicden alacağım onuda .ayrıca şunuda demeliyim başları sıkıcıydı biraz. .9/10




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi chris92 -- 8 Kasım 2025; 20:18:0 >
    _____________________________
  • Until Dawn Remake


    Sonunda bitirdim .65 gb bu tarz oyunlarda hak eden movie/game tarzı oyunlardan en iyi grafikli oyundu benim için .Gerçekten remake gibi remake .Sonynin merak ettiğim stellar bladeden sonra 2.oyunuydu .Çok iyiydi ama şuda var Supermassive Games en iyi oyunu denilen yapımdan daha iyi birşey beklerdim .Yerden yere vurulan quarryde niye yerden yere vurdunuz o zaman .tabi kalite farklı var ama ne bileyim hikayesel anlamda çok über bir fark göremedim .Karakterler çok iyiydi özellikle Sam.Aldığım fiyata değmedi .ama en azından merak ettiğim oynamak istediğim oyunları aldığım içinde çokta sıkıntı değil.oyun gerçekten baya düzelmiş gibi internette videolarına bakıyorum çok takılıyor donuyormuş önceden eski ekran kartımla bir kaç bug dışında sorun yaşamadım .sadece ilk yükleniyor ekranında takılı kalmıştı onuda başlatma ekranına -legacypso yazarak çözdüm..bilmiyorum ama bana heavy rain daha iyi gibi geldi .ek olarak detroitde daha iyiydi until dawn remakeyi onların arkasına koyarım. .8/10

    _____________________________




  • Evet Game Awards dahil cesitli mecralarin GOTY adaylari netlesmeye basladi. Aralik ayinda oynadigimiz oyunlarin yani sira hangi oyunu GOTY goruyoruz onu da tartisabiliriz. Konuya anket de ekledim. Forumun tercihini gorelim bakalim.


    Ben Aralik sonunda yazacagim 2025 oyunlari siralamami cunku Doom Dark Ages ve Metroid Prime 4'u de bitirmek istiyorum. Ancak listenin bir numarasi Clair Obscur olacak gibi benim icin.


    All The Game Awards 2025 Nominees And Categories - GameSpot




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi intercityfirm1895 -- 17 Kasım 2025; 21:5:2 >
    _____________________________
  • Ninja Gaiden 4


    Hikayeye ve karakterlere pek bağlanmam genelde bu yüzden favorilerim çoktur oyunlarda.Ama ninja gaiden 4 iyi olmasına rağmen ryu hayabusayı pek kullanmadığı için ninja gaidenin 1,2,3üne göre benim açımdan sönük kalmış ryu hayabusayla 4 bölüm felan oynuyorsunuz kalanı yakumo 4 bölümlük kısım bile daha zevk verdi bana..yakumoyu kaneki çakması biri sanıyordum .oynayınca o düşüncelerim değişti .seoriyide gayet sevdim ama.bir ryu hayabusa değildi benim için .ayaneyi gördük ama 5 dakika bile yoktu .momiji nerede rachel nerede.bilmiyorum ama ninja gaidenin diğer oyunlarını oynamayan biri için gerçekten güzel bir oyun .ama benim gibiler için yeterli değildi.yinede 44 dolarlık bir oyunu xbox sayesinde bedavaya yakın bir fiyattan oynamak bitirmek gayet iyiydi.

    _____________________________
  • Elden Ring + Shadow bitirdim. İlk Souls oyunumdu, baslarda zorlandim biraz ama alıştıktan sonra problem kalmadı.
    Ardından Sekiro Shadows Die Twice başladım ancak Elden Ring'e göre çok zayıf geldi, bıraktım. İki ay önce Assasins Creed Origins başladım ancak ara verdim, su an The Last of Us Part 1 oynuyorum. Çok hosuma gitti, özellikle Türkçe dublaj olması. Sanırım bu bitince Origins'i de bitiririm, ardından Last of Us Part 2 ye başlarım

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • intercityfirm1895 kullanıcısına yanıt

    Ben uzun süre Clair Obscur: Expedition 33 der geçerim diyordum, oyun bende çok sağlam bir iz bırakmıştı. Hem tarzı hem atmosferi çok farklıydı. Ama Kingdom Come: Deliverance 2’ye başlayınca kafam karıştı. Daha çok başındayım ama şimdiden “tamam bu oyun adayların tepesine oynuyor” havası var. Şu an hangisini seçeceğim konusunda net değilim. Expedition 33 daha konsept ve sanat tarafında parlıyor, KCD2 ise oynanış derinliği ve dünyasıyla çok güçlü geliyor. Biraz daha ilerleyince belki netleşir ama şimdilik iki oyun arasında sıkışmış durumdayım.

    _____________________________
    Steam : NHCanX
    Epic : NHCanX
    Xbox : NHCanX
    PSN : NHCanX
  • Her isi ters giden adam kullanıcısına yanıt

    Sekiro souls oyunu gibi görmemek lazım bildiğin aksiyon oyunu


    kılıç combatı cidden çok başka seviye hala yanına yaklaşabilen yok.Kılıçların vuruşması kadar muazzam bir şey yok


    Sekiroya bir şans daha verin cidden bambaşka bir oyun

    _____________________________
  • Maestro725 kullanıcısına yanıt

    Olabilir eyvallah hocam, haklısın :)

    Hele şu Last of Us başyaptını bitireyim de.

    Oynanacak çok oyun var, uzun süredir ayrı kalmıştım bu sektörden. Pc başında oynamayı sevmiyorum, TV'ye bağlayıp oynamaya başladım yakın zamanda, öyle zevk almaya başladım. Oynamadığım o kadar cok oyun var ki... Zaten günde 1 saat anca oynarım, yavaş yavaş artık.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Her isi ters giden adam -- 19 Kasım 2025; 1:50:24 >
    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • Oyun #44 Luigi's Mansion - Serinin 2 ve 3. oyunlarını Switch'te oynamıştım ama ilk oyunu oynamak kısmet olmamıştı. Oyun NSO'ya eklenince Switch 2'de oynayıp bitirdim ve seriyi tamamlamış oldum. 2001 yılı için harika bir oyun gerçekten ve günümüzde bile rahatlıkla oynanıyor. Diğer 2 oyundan daha çok sevdim sanırım. Atmosferi çok daha güçlü olduğu gibi, Mansion'un bir bütün olarak tasarlanması da macera hissini daha güzel veriyor. Ayrıca portrait ghost'ların her biri de çok iyi tasarlanmış. Her birini vakumlayabilmek için sunulan ipuçları çerçevesinde ortaya çıkmalarını sağlamak, diğer oyunlarda mevcut olmayan bir haz veriyor. Seriyi genel olarak seviyorum, hiçbiri bir başyapıt olmasa da keyifli vakit geçirten, akıp giden oyunlar. Tamamladığım için mutluyum. 8/10.

    _____________________________
  • The Outer Worlds Spacer Choice Edition yapılacak her şeyi yaparak 43 42 saatte bitirdim, ama bana 70 saat hissettirdi.


    Hayatımda oynadığım en kolay rpg oyundu herhalde oyun bitiminde 10 binden fazla mermi 20 30 silah, (etraftaki silahları toplamaya devam etsem onbinlerce silah) bir o kadar silah modu, iyileştirici iğne, sağlık ürünleri vs ile oyunun daha 5. saatinde ağzınıza kadar loot ile doluyorsunuz. Oyunda ne loot ne para ne de başka bir sıkıntınız oluyor nereye indiysem hep daha yüksek leveldim üstüne 2 tanede companion ile zaten tek atıyorsunuz herkese, oyunun grafik tonu da çok çocuksu kaçıyor bir rpg için, başta kocaman bir güneş sisteminde gidecek onlarca gezegen var sanıyorsunuz ama inip etrafını gezdiğimiz 2 tane gezegen anca var, (dlc ile 4e çıkıyor) ama dlc haritaları zaten ana oyunun haritalarından uydurma olmuş.


    Gezegenlerde küçük alanlar, her gezegende aynı düşman tipi ve toplasak 5 düşman tipi, aynı silahlar, aynı teknolojik ortamlar, aynı üsler bir yerden sonra çok sıkıyor, ha neden oynadın derseniz oyunda inanılmaz bir diyalog seçeneği var tek bir karakterle yanlış hatırlamıyorsam aralıksız 30 35 dk konuşabildim her diyalog az çok oyunu da değiştirdi, sonunu merak ede ede oyunu oynadım ve bitirdim.


    7 puan veririm, şunu da fark ettim artık Witcher 3 sonrası, Outer Worlds Fallout 4 Starfield kafası eski oldschool rpgler güzel gitmiyor kütük mekanikler, olmayan sinematikler, olmayan fizik, olmayan romance seçenekleri, olmayan karakter gelişimleri ve hep aynı oyun anlayışı yoruyor.


    2. oyunda az çok böyle olduğu için %75 indirim almadan oynamam.

    _____________________________




  • Clair obscur expedition 33


    43 saatin sonunda bitirdim .Samon harici tüm önemli bossları yendim sonsuz kuleyi yendim..Samonuda yendim sandım ama 2 fazzlıymış baya üzdü yenememem .Cleada 2.fazlı olsaydı onuda yenemezdim .500K 500 k can basıyordu kendine.Fanboy değilim .Sıra tabanlı türden nefret ederim .Baldurs gate 3 bile ilgimi çekmemişti .Hem uzun oluşu hem üstten görünüşü vs.Ama bu tam anlamıyla sıra tabanlıları nasıl olması gerektiğini göstermiş .müzikler efsane ötesiydi .en sevdiğim oyunlardaki müziklerle eşit buldum sahneyle müziklerin uyumu süperdi.karakterler süperdi sevmediğim karakter olmadı desem yeridir hikaye biraz karışık gibi pek anlamadım ama yinede hikayeyi takip ederken hiç sıkılmadım .kesinlikle game of the year olmayı hak eden bir oyun.aşırı fanı olması sebebiyle ve çıktığı zaman bütün platformları çöktürmesi sebebiyle benim tarzım olmasada (5saat oynadım beğenmedim) silksong ile clair obscur expedition 33 arasında görüyorum .umarım benim tarafım kazanır. bu saatten sonra sıra tabanlıları oynamam sanırım ama umarım clair gibi daha fazla oyun gelir.

    9/10

    _____________________________




  • Oynayıp bıraktığım birçok oyun var ancak bu sene bitirdiğim oyunların listesi aşağıdaki gibi. Şimdi dönüp bakınca ps5 nesli oyun neredeyse yok gibi. Hep zamanında oynamadığım eaki oyunları yada indie oyunları oynamayı tercih etmişim :) Zaten eskisi kadar oyun oynamaya vaktimde olmuyor. Çabuk sıkılıyorum, yoruluyorum ya da oyunlar sarmıyor :(

    Brothers A tale of two sons remake
    Unravel
    The order 1886
    Knack
    Journey
    Robocop rogue city
    Far changing tides
    The plucky squire
    Fist
    Like a dragon ishin
    The last guardian

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • Bir çok beğendiğim bir de vasat alti bulduğum 2 oyunla devam ediyoruz.


    Oyun #45 Astro Bot


    Geçen sene birçok yerde GOTY seçilen Astro Bot ile devam ediyoruz. PSVR sahibi olduğum için çok övülen Astro's Rescue Mission'ı oynama şansım olmamıştı ama PS5 ile gelen Astro's Playroom'a bayılmıştım. Söylendiği gibi bir teknoloji demosu olduğuna da katılmıyorum; bildiğin 4 saatlik kısa ama harika bir oyundu o. Teknoloji demosu böyle bir şey değil. Team Asobi'nin tam oyun yapmak için bütçe almasına çok sevinmiştim duyuruyu gördüğümde. Onlar da fazlasıyla hakkını verdi. Kapatılan Japan Studio'nun halefi olma potansiyeli var bu yetenekli küçük stüdyonun.


    Açıkçası oyuna bayıldım. Sadece bir platformer olarak bakıldığında aslında özel yaptığı şey sayısı çok fazla değil. Astro'nun moveset'i biraz kısıtlı. 3D Mario dışarıdan bakıldığında basit gibi görünür ama o oyunlarda Mario'nun çok geniş bir moveset'i vardır. Ustalaşması da zaman alır. Astro biraz power-up'lardan yürüyor. Power-up'lar kompleks değil ama eğlenceli. Özellikle sünger ve fare en sevdiklerim oldu ama ne yazık ki en az kullanılanlar da bunlar olmuş. Level'lar lineer. Bölümün içinde rahatça gezilebilen ve farklı alternatif yollar sunan platformerlardan değil. İlla olacak diye de bir şey yok zaten. Sadece bir platformer olarak bakıldığında 8/10 bir oyun ama oyunu yukarıya çeken bazı unsurlar var.


    1. PlayStation'un son 30 yılını kapsayan oyun konsepti. Sahip olduğum ilk konsol PS1 olduğu için PlayStation markası bende önemli yer tutar. 30 yıllık PS tarihinden onlarca karakter, muazzam referanslar insanı gecmiste yolculuğa çıkarıyor.


    2. Harika animasyonlar ve detay seviyesi. Gerek astro'lar gerek düşmanların animasyonları çok güzel. Özellikle Crash Site'da her bir VIP bot'un hem referans veren hem komik animasyonları insanın suratında bir sırıtış bırakıyor.


    3. DualSense kullanımını daha iyi yapan bir stüdyo yok. Haptikler, tetikler ve gyro ancak bu kadar efektif kullanılabilir.


    4. Teknik kusursuzluk. Oyun yağ gibi akıyor. Ne takılma, ne donma, ne bir çökme. Yüklemeler anında. Her şey pürüzsüz.


    20 saat civarında challenge'lar dahil tüm bölümleri bitirdim, tüm botları kurtardım, açılabilecek her şeyi açtım ve platinledim. Harika bir deneyimdi. Astro'nun moveset'inin kısıtlı olması dışında eksi olarak gördüğüm bir diğer husus çok kolay olması. Bananza'da da demiştim en azindan boss savaşları biraz daha zorlayıcı olabilirdi. Zorluğu challenge level'ları sağlıyor ama platformer oynamaya alışık insanları onlar da çok zorlamıyor. En zor 2 level olan Final Master Challenge ve Megamix Mastery bir tık zorlasa da yarımşar saatte bitirdim onları da.

    Sözün özü mest eden bir oyun oldu ve geçen sene aldığı GOTY de anasının ak sütü gibi helal olsun. 9/10.



    Oyun #46 Stray


    Gelelim hakkında çok da olumlu konuşmayacağım oyun olan Stray'e. Dışarıdan oyunu süzdükten sonra oyuna karşı bir önyargım oluşmuştu açıkçası. Para veresim hiç olmadı, PS Plus'a eklenince oynadım. Doğru karar vermişim. Önyargılarımda da sonuna kadar haklıymışım :)


    Robotların yaşadığı distopik bir dünyada bir kediyle sırtındaki robotun serüvenini oynuyoruz. Amacımız küçük bir yolculuk yapıp hem dünyaya ne olduğunu keşfetmek hem de dışarı çıkmak.


    Hikaye konsepti fena değil, atmosfer de güzel bence. Pixar animasyonlarından çıkma gibi duran bir dünya yaratmışlar. Kedi ve robotlar da sevimli. Ama bu kadar. Hikaye ilginç ama işlenişi son derece vasat. Derinleşmiyor. 3-4 robot dışında dünyadaki robotlara birer cümle diyalog yazmışlar.


    Oynanış hak getire. Platform desen yok, bulmaca desen bulmaca değil. Kedi zıplayamıyor. X çıkınca basıyorsun yukarı çıkıyor, basınca aşağı iniyor, basınca diğer platforma atlıyor. Doğru dürüst bir kontrol sahibi değiliz. Bulmaca desen son derece basit 1-2 dizayn.


    Peki oyunda ne var? Kedi. Evet oyun kedi var diye bu kadar popüler oldu. Hani kedinin de bir olayı olsa yerine köpek, tilki, maymun koy hikâyede hiçbir değişiklik olmayacak. Oyun kedinin hikâyesi değil zaten, sırtındaki robotun hikâyesi. Kedi sadece bir araç. Ama son derece sıkıcı bir araç.


    Asıl benim tepkim oyundan çok biraz da oyun dünyasına. 2022 yılında bir şey oldu, oyun dünyası komple kafayı yedi ve bu basit oyunu yılın en iyi oyunlarına aday gösterip bir de üstüne en iyi indie oyun ödülleri falan verdiler. Sifu, Neon White, Tunic, Vampire Survivors (çok hastası olmasam da yeni bir tür yarattı oyun) gibi muazzam indie oyunların olduğu 2022 yılından bahsediyoruz. Oyun dünyasında tarihin en abartılan oyunlarından biri gerçekten. Diyecek söz yok. 4/10.

    _____________________________




  • Simdi de Ghost of Yotei'ye basladim. Ilk 10 saat itibariyle harika gidiyor. Bitirince yorumlari yazacagim.

    _____________________________
  • Metal gear solid delta snake eater/Metal gear solid 3 remake
    Orjinalini oynamadım. 2004 yapımı sanırsam. İnsanlar o zaman böyle oyun görmedikleri için bunkadar abarttılar bu oyunu ve kojimayı. Remake bile 2025 için yeterli değildi. Bir oyunda zorluk değiştirmek neden olmaz bir oyun normal zorluk neden bu kadar zor olur. Bu kadar cringe diyaloglara katlanamadım. Boss dövüşleri rezalet.metal gear solid 5i bitirmiş beğenmemiştim bunu beğendim ama yine overrated. Bunu almayıp silent hill f yada dying light beast alsaydım belki daha az pişman olurdum

    7-10

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • Still Wakes the Deep 6.5/10

    Game Pass’ten kalkmadan hemen önce bitirdim. Kısa ama atmosferi bayağı sağlam; sesler güzel ve dar alan gerilimi yer yer iyi çalışıyor. Hikaye öyle uçmuyor ama oyun zaten temposuyla kendini belli ediyor, bir oturuşta bitti.


    My Time at Portia 7/10

    Oyun temelde keyifli bir atölye yönetimi ve kasaba gelişimi döngüsü sunuyor; dünya sıcak, karakterler hafif ama sevimli. Ama dürüst olayım: Wand/WeMod olmadan bu oyun eziyet olabilir. Trainer açınca angaryaları yok edip, geriye keyifli bir üretim–keşif döngüsünü bırakabiliyorsunuz. Kasaba gelişimi ve karakterler bu haliyle çok daha rahat akıyor.


    Keeper 7.5/10

    Tam bir “görsel yolculuk” oyunu; sakin, atmosfer odaklı, kısa sürede biten bir deneyim. Bulmacalar hafif, mekanikler çok derin değil. Aksiyon yok ama görselliği ve havası için açıp tek oturuşta tüketmelik.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi NHCanX -- 11 Aralık 2025; 22:4:56 >
    _____________________________
    Steam : NHCanX
    Epic : NHCanX
    Xbox : NHCanX
    PSN : NHCanX




  • Lost Records: Bloom & Rage


    woke oyunlarını oynamam genelde .ama bu oyunu merak ediyordum .gamepassım biteceğe yakın geldi bende bitmeden bunu bitireyim dedim .genelde böyle oyunları severim ama bu oyun potansiyelini harcamış .gerçekten çok iyi işler çıkabilirmiş ama yarın unutacağın bir hikaye yazmışlar.ne life is strange 1 ne life is strange 2nin kalitesine yaklaşamadı benim için.yer yer cringe sahneler vardı yer yerde sıkıldım .karakterleri sevdim ama dediğim gibi wokeleştirmeselerdi keşke .yinede gayet keyifliydi.umarım ilerde Life is Strange: Double Exposureninde adam akıllı türkçe yaması çıkarda onuda bitiririm.steam forumunda sorduğumda lost daha iyi demişlerdi ama şu saatten sonra Life is Strange: Double Exposureyi daha önde görüyorum ne kadar oynamasamda


    6/10

    _____________________________
  • Call of Duty: Black Ops 7 5/10
    Hikaye modu tam anlamıyla hayal kırıklığı. Serinin artık fabrikasyon üretime döndüğünün kanıtı olmuş. Sırf bitsin diye oynadım desem yeridir. Gamepass’te olmasa oynamazdım bile…

    Kingdom Come: Deliverance 2 9/10
    İlk oyunun üzerine ne koyulması gerekiyorsa hepsi yapılmış. Dünya tasarımı yaşayan, görevler ezbere değil; her kararın bir karşılığı var. Hikaye derli toplu, oyuncuyu aptal yerine koymayan, sabır isteyen ama emeğin karşılığını net veren bir RPG. İlk oyun gibi zorlayıcı geldi tabi özellikle dövüş sistemi sabır ve alışma süresi istiyor. Bu yüzden ben trainer kullanarak biraz kolaylaştırdım ve deneyimim bozulmadı, aksine oyundan daha fazla keyif aldım. Game Awards’ta Clair Obscur Expedition 33 ile birlikte ödül almayı fazlasıyla hak ediyordu.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi NHCanX -- 21 Aralık 2025; 23:44:30 >
    < Bu ileti iOS uygulamasından atıldı >
  • Yeni 3 oyunla yılın sonuna doğru ilerliyoruz.


    Oyun #47 – Ghost of Yotei. Sony'nin bu nesil devam oyunları ilk oyunların üstüne çok ekleme yapmadığı gerekçesiyle eleştiriliyor. Açıkçası AAA oyun bütçelerinin olası tek bir başarısızlıkta stüdyonun ipini çektiği günümüz oyun sektöründe, zaten iyi olan bir oyunun belli unsurlarının geliştirilerek devam oyunu yapılmasını çok eleştiremiyorum. Yeter ki oyun hiçbir anlamda gözle görülür derecede ilk oyunun gerisine düşmesin. Mesela GoW Ragnarok’taki eleştirilere katılırım çünkü her ne kadar kombat geliştirilse de hikâye, hikâye anlatımı, tempo ve epiklik açısından ilk oyunun gerisindeydi Ragnarok. Spider-Man 2’yi henüz oynamadım, yorum yapamıyorum. Yotei ise bu anlamda ilk oyunun üstüne çıkan bir devam oyunu olmuş. Tsushima’yı çok sevmiştim, Yotei’yi de çok sevdim. Belki bir tık daha fazla hem de.


    Oyunun bence ilk oyundan geri kalan tek kısmı ana senaryo. Tsushima daha “önemli” hissettiren bir hikâyeydi. Yotei ise her ne kadar güzel işlense de aslında özünde basit bir intikam hikâyesi. Yine de hikâyenin kişisel olması farklı hissettiriyor ve ayrı bir tat veriyor ama onu da söylemek lazım. Hikâye işlenişi de bence çok daha başarılı. Jin Sakai iyi bir karakterdi ama yer yer donuktu açıkçası. Ben bu oyunu Japonca dublajla oynadım ve bu şekilde Atsu’nun karakterizasyonuna bayıldım. İnternette Japonca ve İngilizce karşılaştırmalara baktığımda Japonca daha iyi bir seçenek gibi görünmüştü ve açıkçası doğru karar vermişim.


    Kombat ilk oyuna göre geliştirilmiş. Duruşlar gitmiş, yerine farklı silahlar gelmiş. 5 tane ana silah, fırlatılabilirler, oklar, silahlar… Tonla ekipman var. Kombat çok tatmin edici. Sadece belki her silaha 1–2 ilave hareket koysalar daha derin olurmuş.


    Açık dünya, Ubisoft açık dünya formülünün en iyi uygulanmış versiyonlarından. Oyuncuyu yönlendirmeden oyuncunun kendi keşfetmesi bekleniyor. NPC’ler neyin nerede olduğuna dair ipuçları veriyor. Yan hikâyeler keyifli, ilk oyundan daha iyi. Hepsi bir şekilde ana hikâyeyle bağlantılı. Hiçbiri “bu evrende buna ne gerek var” dedirtmiyor. Tek eksiklik çok dallanıp budaklanan bir yan hikâye olmaması ve hepsinin küçük ölçekli olması. Ödül avlarının hepsi güzel. Rastgele öldürdüğümüz karakterlerden ziyade hepsine 1–2 irili ufaklı arka plan verilmiş. Efsanevi öyküler ise gerek sunum gerek içerik açısından harikulade.


    İlk oyuna göre gelişmeyen husus, yan hikâyelerdeki ara sahnelerin ilk oyundaki gibi kalitesiz oluşu. Burada biraz da ilk oyundaki sürpriz başarıdan sonra firmanın bütçesini artırmayan Sony’nin eşekliği var tabii.


    Sanat tasarımı ise yine gözleri bayram ettiriyor. Bakmaya doyamıyor insan.

    Yaptığı her işin altından kalkan, bence underrated olan Sucker Punch’ın yeni oyununun yine yeni bir IP olmasını isterim açıkçası. Ghost serisi çok güzel ama araya sanki başka bir şey sokabilirler.


    Normal zorlukta bitirdim. Bence kararında bir challenge sunuyor. Böyle büyük boyutlu açık dünya oyunlarında bir de kombat ile gereğinden fazla cebelleşmek oyundan sıkılmayı hızlandırıyor bence. Ara ara kendi gevşekliğimden öldüm ama koltukta dik oturur hâle gelince zorlayan bir karşılaşma olmuyor pek. Bir tek Takezo biraz kastırdı :) Belki 3–5 yıl sonra bir New Game Plus falan yaparsam zor modu bir denerim.


    52 saat civarında ana hikâye, yan hikâyeler, tüm ödül avları ve tüm efsanevi hikâyeleri bitirdim. Oyunu bitirdiğimde bir 10 kupa falan kalmıştı. Baktım “tüm tilki sunaklarını bul”, “tüm şarkıları öğren” gibi gereksiz şeyler olduğu için platin falan yine uğraşmadım tabii :) Daha oynanacak cok oyun var.


    Benim puanım 8.5/10. Bu yıl çıkanlar arasında en iyi oyun değil belki ama en iyilerinden biri.


    Oyun #48 – God of War: Chains of Olympus (replay). Bir süredir orijinal God of War serisini bir tekrar elden geçiresim var. Benim emektar Vita’da Chains of Olympus ile başladım. PS2’de çıkan ilk 2 oyundan sonra yapım sırasına göre 3. oyun. Zamanında muazzam gelmişti; şu oyunu PSP’ye nasıl çıkarmışlar diye. Hâlâ da çatır çatır oynanıyor. İlk oyunun öncesini anlattığı için hikâye ilk 2 oyun kadar etki yaratmıyor. Basit ama yine iş gören bir hikâye. Donanım kısıtlarından dolayı genel olarak ölçek daha küçük ama yine de kendi sınırlarında harika bir oyun. PS2 oyunlarındaki temel mekanikler biraz yumuşatılmış şekilde büyük oranda korunarak aktarılmış. Biraz kısa, 5–6 saat gibi bir sürede bitiyor. Yine kısa olduğu için boss savaşları sayıca az. Olanlar da çok akılda kalıcı değil. Ben bu seride genel olarak kötü bir oyun olduğunu düşünmüyorum. Chains of Olympus da belki en iyilerinden değil ama yine de oldukça iyi bir oyun. 7.5/10.


    Oyun #49 – Thomas Was Alone. Çeşitli şekillerde ve özellikleri olan blokları farklı engellerle dolu bölümlerden çıkarmaya çalıştığımız bir puzzle oyunu. Konsept ilginç ama açıkçası yarım saat sonra sıkıcılaştı. Özellikle her bloğu tek tek bölümün sonuna götürmek hamallık gibi geliyor. Oyun da kısa aslında, 2–3 saat ama yine de zor geliyor sonu. Bu bloklar aslında birer yapay zekâyı temsil ediyor ve oyunun ufak bir lore’u da var benim çok da ilgimi çekmedi. Bir de oyunda bir “narrator” var. Esprili bir dille olanları anlatıyor. Birçok kişinin oldukça hoşuna gitmiş ama bende pek bir ekstra his uyandırmadı. Denenebilir ama çok da bir şey beklememek lazım. 5/10.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi intercityfirm1895 -- 23 Aralık 2025; 1:44:9 >
    _____________________________




  • 
Sayfa: önceki 34567
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.