Şimdi Ara

Türkçe yabancılar için neden zor bir dil?

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
3 Misafir (1 Mobil) - 2 Masaüstü1 Mobil
5 sn
26
Cevap
0
Favori
8.101
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
0 oy
Öne Çıkar
Sayfa: 12
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  • Mesela İngilizce ile karşılaştırıyorum, she he ayrımı var ama Türkçede böyle bir şey yok, Mesela Almancanın da böyle değişik ayrımları olduğunu duydum.



  • Türkçe eklemeli bir dil. Mezkur dillerse Hint-Avrupa dillerinden. Onlar da çekimli dillerdir.
    Şahsen yabancıların, Türkçenin hangi konusunda zorlandıklarını bilmiyorum ama muhtemelen Türkçede bolca ses olayı olmasından kaynaklanıyor. Örneğin Türkçede bulunma eki, geldiği kelimeye göre -de/-da/-te/-ta şekillerini alıyor. Fakat İngilizcede ve Almancada bulunma hâli için sırasıyla, sadece, "at" ve "aus" kullanılıyor. Fakat FıSTıKÇıŞaHaP kodlamasını yabancıya öğretirsen bu ünsüz sertleşmesini anlar.
    Türkçede bazı eklerse hiçbir değişimi uğramıyor. Örneğin, şimdiki zaman eki olan "-yor". Geliyor"un kökü ince ünlü sıralı ama "geliyör" gibi kullanım yok.
    Zarf fiil olan -ken var. "Yaparkan" diye kullanım duydun mu? Yaparken diyoruz. Daha eskidense "yapar iken"di.
    Zamirler basit, cins ayrımı olsun olmasın.
    Lisedeyken Almancada en çok zorlandığım konu artikellerdi(der, das, die). İngilizcedeyse sadece the var. Almancanın artikellerini bilmemene şaşırdım. Senin okuduğun lisede Almanca öğretilmedi mi yoksa sen liseye daha gitmedin mi?




  • Sondan eklemeli, ekleri uzun ve grameri görece kafa karıştırıcı ve kendi içinde çeşitlilik gösteren yapıda bir dil olduğu için olabilir. Sözü edilen yabancılar zaten genellikle Hint Avrupa dilleri konuşanlar Türkçe ise Ural Altay dil ailesine ait. İngilizce'yle Türkçe ama özellikle çok kel alaka lisanlar. Türkçe mesela irregular (düzensiz) sözcük dizilimli ve Türkçe'de fiillerde kişiye çekim sağlayan ekler varken İngilizce'de eylemle beraber şahıs zamiri veya özne adı şart ve basit cümle dizisi sabit (fixed). "Giderim'i" İngilizce yalnızca "go" diye çeviremezsin, "I go" demen gerekiyor. "Go I" da diyemezsin böyle bir şey yok. Özne + yüklem ile özne ve yüklemin nesneyle beraber uygun sıralaması yani özne + yüklem + nesne sırası şart. Türkçe'de ise ben giderim, giderim ben dersin ya da giderim dersin. Ana dili İngilizce olan birisi farklı versiyonları verilmiş bu geniş zaman birinci şahıs ekli ifadenin hem present simple first person hem de bağlamına göre sanki future tense'miş gibi first person future action olabileceğini de işitince elbette biraz kafası karışabilir. Türkçe'de dediğin 3.tekil şahıs zamirlerinde ayrımlar yok ama mesela İngilizce'de de sen ve siz ayrımı yok, 2.tekil ve 2.çoğul şahıs da "you". Türkçe'de "siz" nezaket formatında 2.tekil şahıs da olabiliyor. Her dilin kendisine has bazı incelikleri var. İngilizce ile Almanca birbirine daha yakın gibi, normal olarak, Germanik diller.




  • mısın-misin-mısınız-misiniz-mı-mu-mi-mü sade soru kelimeleri bile başlı başına dert her farklı kelimeden sonra bunlar gelebiliyor.
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Guest-AB1E07F87

    Türkçe eklemeli bir dil. Mezkur dillerse Hint-Avrupa dillerinden. Onlar da çekimli dillerdir.
    Şahsen yabancıların, Türkçenin hangi konusunda zorlandıklarını bilmiyorum ama muhtemelen Türkçede bolca ses olayı olmasından kaynaklanıyor. Örneğin Türkçede bulunma eki, geldiği kelimeye göre -de/-da/-te/-ta şekillerini alıyor. Fakat İngilizcede ve Almancada bulunma hâli için sırasıyla, sadece, "at" ve "aus" kullanılıyor. Fakat FıSTıKÇıŞaHaP kodlamasını yabancıya öğretirsen bu ünsüz sertleşmesini anlar.
    Türkçede bazı eklerse hiçbir değişimi uğramıyor. Örneğin, şimdiki zaman eki olan "-yor". Geliyor"un kökü ince ünlü sıralı ama "geliyör" gibi kullanım yok.
    Zarf fiil olan -ken var. "Yaparkan" diye kullanım duydun mu? Yaparken diyoruz. Daha eskidense "yapar iken"di.
    Zamirler basit, cins ayrımı olsun olmasın.
    Lisedeyken Almancada en çok zorlandığım konu artikellerdi(der, das, die). İngilizcedeyse sadece the var. Almancanın artikellerini bilmemene şaşırdım. Senin okuduğun lisede Almanca öğretilmedi mi yoksa sen liseye daha gitmedin mi?
    Açıktan okudum liseyi, yabancı dili de oyunlar sayesinde biraz geliştirdim. Şimdi Almanca kursuna gitmeyi düşünüyorum.




  • quote:

    Orijinalden alıntı: HIGHER

    Açıktan okudum liseyi, yabancı dili de oyunlar sayesinde biraz geliştirdim. Şimdi Almanca kursuna gitmeyi düşünüyorum.

    Alıntıları Göster
    Celal Hoca'dan ötürü mü Almanca kursuna gidiyorsun? :D
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Guest-AB1E07F87

    Celal Hoca'dan ötürü mü Almanca kursuna gidiyorsun? :D

    Alıntıları Göster
    Almanya için, bir de Şengör ve bir çok kişi Almancanın ifade zenginliğinin çok iyi olduğunu söylüyor, onu merak ediyorum.
  • Türkçe bilinen en doğal dildir ve matematikle en çok içiçe olan dildir. Hatta Türkçe matematiğin dil halidir desek yanlış olmaz.
    Türkçe ayrıca en basit dillerdendir, he/she gibi cinsiyet ayrımı yoktur go/went gibi alakasız çekimleri yoktur.
    Grammer kuralları sade ve anlaşılırdır. Kelime sayısı daha azdır, günlük hayatta diğer dillerden çok daha az kelime kullanılır Türkçe'de.

    Dil bilimci Max Müller: "Türk dilinin grammer kuralları o kadar düzenli, o kadar mükemmeldir ki bu dilin, dil bilginlerinden oluşan bir heyet, bir akademi tarafından şuurlu bir şekilde yapılmış olduğunu zannetmek mümkündür."

    Türkçe'yi yabancılar için zor yapan yapısı değil, kullanımıdır. Mesela örnek vermek için 'çevirmek' fiiline bakalım: fotoğrafın arkasını çevirdi (döndürmek), İngilizce bir cümleyi çevirdi (tercüme etmek), yoldan taksi çevirdi (taksi tutmak), yüzünü çevirdi (ilgisini kesti/umursamadı), evini çekip çevirdi (işletmek), film çevirdi (film çekmek), numara çevirdi (aramak) vs. örnekleri çoğaltılabilir.

    Yabancılar yüklemi bekliyor cümleyi anlamak için ama bazen öyle bir kullanıyoruz ki dili sadece özne bile yetebiliyor, haliyle bu da Türkçe'yi yabancılar için zorlaştırıyor. Bir du bunun vurgusu var, deyimi var yani bu uzar gider.




  • quote:

    Orijinalden alıntı: Patavatlı

    Türkçe bilinen en doğal dildir ve matematikle en çok içiçe olan dildir. Hatta Türkçe matematiğin dil halidir desek yanlış olmaz.
    Türkçe ayrıca en basit dillerdendir, he/she gibi cinsiyet ayrımı yoktur go/went gibi alakasız çekimleri yoktur.
    Grammer kuralları sade ve anlaşılırdır. Kelime sayısı daha azdır, günlük hayatta diğer dillerden çok daha az kelime kullanılır Türkçe'de.

    Dil bilimci Max Müller: "Türk dilinin grammer kuralları o kadar düzenli, o kadar mükemmeldir ki bu dilin, dil bilginlerinden oluşan bir heyet, bir akademi tarafından şuurlu bir şekilde yapılmış olduğunu zannetmek mümkündür."

    Türkçe'yi yabancılar için zor yapan yapısı değil, kullanımıdır. Mesela örnek vermek için 'çevirmek' fiiline bakalım: fotoğrafın arkasını çevirdi (döndürmek), İngilizce bir cümleyi çevirdi (tercüme etmek), yoldan taksi çevirdi (taksi tutmak), yüzünü çevirdi (ilgisini kesti/umursamadı), evini çekip çevirdi (işletmek), film çevirdi (film çekmek), numara çevirdi (aramak) vs. örnekleri çoğaltılabilir.

    Yabancılar yüklemi bekliyor cümleyi anlamak için ama bazen öyle bir kullanıyoruz ki dili sadece özne bile yetebiliyor, haliyle bu da Türkçe'yi yabancılar için zorlaştırıyor. Bir du bunun vurgusu var, deyimi var yani bu uzar gider.
    türkçe bir kelimeyle koskaca cümleyi anlatıyor




  • Türkçe hiç eğitim almadım kendim öğrendim biraz da aileden

    Aslında zor bir dil. Mesela arap kökenli kelimeler hiç kullanmam. Söyleniş (telafuz) şekli berbattır. Ööög kusçam
  • "Mesela" arap kökenli bir kelime değil mi?
  • quote:

    Orijinalden alıntı: HIGHER

    "Mesela" arap kökenli bir kelime değil mi?
    Aile(a'ile), asıl('asl), mesela (mes'elâ)fark ettiysen su'al ile kökteş, kelîme ve şekl kelimeleri de Arapça.

    İki ünsüzün arasına ünlü gelmiş. Ejdadımızın fonetik estetiği sayesinde yahut ayınları çıkaramamasından ayınlar(') hep düşmüş. Kimin ejdadı buuu...
  • Hangi yabancı dilin ana diliniz olduğuna göre değişir Türkçe öğrenip öğrenememeniz. Azeri Türkçesiyle konuşuyorsanız İstanbul Türkçesi öğrenmeniz çok ama çok zor. Fazla benzer olduğu için otomatik olarak kolay bulduğuna yöneleceksiniz dili konuşmaya çalışırken. Çok uzak bir dil ailesine mensupsanız (Çince gibi tek heceli bir dil) yine çok zorlanmanız muhtemel, bambaşka bir düşünme şekli edinmeniz lazım. Fakat Farsça, Korece gibi sondan eklemeli dillerden biri ana diliniz veya ikinci dilinizse Türkçe öğrenmeniz daha muhtemel. Hem karıştırmayacağınız kadar farklı hem de dilin istediği düşünme şekline zaten sahipsiniz.
  • Sondan eklemeli son derece kompleks bir dil. Örnek isteyenler için Macarca, Fince, Korece referans gösterilebilir. Kendimizi dışarıdan dil olarak görmek açısından.
  • sonradan eklemeli bir dil oldugu için olabilir mİ ?
  • onlarda he, she, it diye ayrılır bizde kısaca "o" vardır. aynı zamanta tam tersi onlarda kısaca "aunt" var bizde hala, yenge, teyze gibi. ama zorluğu yapan bu farklılıklar değil.
    en basit örnek;
    I'm doctor - Doktor(um)
    I'm teacher - Öğretmen(im)
    biri (um) biri (im) ile bitiyor. öğrenen adam diyecek neye göre değişiyor bunlar.
  • Sondan eklemeli diller diğer dil gruplarından daha kolaydır, Türkçe'nin sondan eklemeli bir dil olması onu yabancılar için daha kolay hale getirir daha zor değil.

    Yapı bakımından dünya diller 3 gruba ayrılır.
    1. grup diller tek heceli dillerdir, kelimeler köklerden oluşur ve çekim eki yapım eki almazlar. Bu dillerde vurgu ön plandadır ve en zor diller de bu dillerdir. Çince gibi.

    2. grup diller çekimli dillerdir, bu diller de eklere göre kökler tamamen yada kısmen değişir. Bu da dilin öğrenilmesini zorlaştırır. İngilizce'de düzenli-düzensiz fiiller durumundaki gibi bir sürü ekstra kelime ezberlemek zorundasınızdır. Bir kelimenin çekimli hali kelimeyi kökünden bambaşka bir duruma getirir. İngilizce, Almanca, Fransızca gibi diller bu grupta bulunur.

    3. grup diller eklemeli dillerdir, bu dillerde kök sabit kalır (istisnai durumlar hariç) ekler köklerin başına veya sonuna gelerek çekimli yapar. Kök değişmez sadece kök+ek yada ek+kök haline gelir. Bu tür dillerin öğrenimi diğer dillere göre daha kolaydır çünkü düzenli-düzensiz fiil diye bir kavram yoktur. Kök sabittir. Türkçe de bu dil ailesinde yer alır ve Türkçe'nin grammer kuralları diğer dillere göre çok daha kolaydır. Ayrıca Türkçe'de günlük hayatta çok daha az kelime kullanılır bu da dilin öğrenilmesi açısından kolay bir özelliğidir.

    Türk bir çocuk, İngiliz bir çocuğa göre çok daha önce kendi dilinin grammer kurallarını öğrenip günlük hayatında kullanır. Bir İngiliz çocuk da bir Arap çocuğa göre daha önce kendi dilinin grammer kurallarını öğrenir.

    Türkçe'yi yabancılar için zor yapan grammer kuralları, sondan eklemeli olması falan değil günlük hayatta kullanımıdır. Türkçe'de hemen her sözcüğün ikinci, üçüncü (hatta dördüncü, beşinci) anlamı vardır. Az kelimeye çok anlam yükler. Yukarıda "çevirmek" fiilinin örneğini vermiştim, bakabilirsiniz.

    Türkçe kuralları son derece basit ama kullanımı bir o kadar zor olan bir dildir.




  • quote:

    Orijinalden alıntı: Patavatlı

    Sondan eklemeli diller diğer dil gruplarından daha kolaydır, Türkçe'nin sondan eklemeli bir dil olması onu yabancılar için daha kolay hale getirir daha zor değil.

    Yapı bakımından dünya diller 3 gruba ayrılır.
    1. grup diller tek heceli dillerdir, kelimeler köklerden oluşur ve çekim eki yapım eki almazlar. Bu dillerde vurgu ön plandadır ve en zor diller de bu dillerdir. Çince gibi.

    2. grup diller çekimli dillerdir, bu diller de eklere göre kökler tamamen yada kısmen değişir. Bu da dilin öğrenilmesini zorlaştırır. İngilizce'de düzenli-düzensiz fiiller durumundaki gibi bir sürü ekstra kelime ezberlemek zorundasınızdır. Bir kelimenin çekimli hali kelimeyi kökünden bambaşka bir duruma getirir. İngilizce, Almanca, Fransızca gibi diller bu grupta bulunur.

    3. grup diller eklemeli dillerdir, bu dillerde kök sabit kalır (istisnai durumlar hariç) ekler köklerin başına veya sonuna gelerek çekimli yapar. Kök değişmez sadece kök+ek yada ek+kök haline gelir. Bu tür dillerin öğrenimi diğer dillere göre daha kolaydır çünkü düzenli-düzensiz fiil diye bir kavram yoktur. Kök sabittir. Türkçe de bu dil ailesinde yer alır ve Türkçe'nin grammer kuralları diğer dillere göre çok daha kolaydır. Ayrıca Türkçe'de günlük hayatta çok daha az kelime kullanılır bu da dilin öğrenilmesi açısından kolay bir özelliğidir.

    Türk bir çocuk, İngiliz bir çocuğa göre çok daha önce kendi dilinin grammer kurallarını öğrenip günlük hayatında kullanır. Bir İngiliz çocuk da bir Arap çocuğa göre daha önce kendi dilinin grammer kurallarını öğrenir.

    Türkçe'yi yabancılar için zor yapan grammer kuralları, sondan eklemeli olması falan değil günlük hayatta kullanımıdır. Türkçe'de hemen her sözcüğün ikinci, üçüncü (hatta dördüncü, beşinci) anlamı vardır. Az kelimeye çok anlam yükler. Yukarıda "çevirmek" fiilinin örneğini vermiştim, bakabilirsiniz.

    Türkçe kuralları son derece basit ama kullanımı bir o kadar zor olan bir dildir.
    İlk cümle yanlış.Sondan eklemeli diller diğer dil gruplarından daha kolaydır, Türkçe'nin sondan eklemeli bir dil olması onu yabancılar için daha kolay hale getirir daha zor değil. cümlesi yanlış. Türkçe yabancı dil öğrenimi olarak oldukça zor.

    Bu cümlenin nedeni ise bambaşka:


    Türk bir çocuk, İngiliz bir çocuğa göre çok daha önce kendi dilinin grammer kurallarını öğrenip günlük hayatında kullanır. Bir İngiliz çocuk da bir Arap çocuğa göre daha önce kendi dilinin grammer kurallarını öğrenir.

    Türk bir çocuğun İngiliz'e göre , İngiliz'in Arap'a göre dili önce öğrenmesi, İngilizce ve Arapça'da dişillik ve erillik unsurlarının olmasından kaynaklanıyor. Çocuk Arapça konuşur ama müennes, müzekker kavramları dile 20 yaşında oturtur.

    1-2-3 diye sıraladığınız konuları biz Türk Dili Tarihi dersinde çerez niyetine görüyoruz zaten.




  • quote:

    Orijinalden alıntı: Guest-ED4010EAB

    İlk cümle yanlış.Sondan eklemeli diller diğer dil gruplarından daha kolaydır, Türkçe'nin sondan eklemeli bir dil olması onu yabancılar için daha kolay hale getirir daha zor değil. cümlesi yanlış. Türkçe yabancı dil öğrenimi olarak oldukça zor.

    Bu cümlenin nedeni ise bambaşka:


    Türk bir çocuk, İngiliz bir çocuğa göre çok daha önce kendi dilinin grammer kurallarını öğrenip günlük hayatında kullanır. Bir İngiliz çocuk da bir Arap çocuğa göre daha önce kendi dilinin grammer kurallarını öğrenir.

    Türk bir çocuğun İngiliz'e göre , İngiliz'in Arap'a göre dili önce öğrenmesi, İngilizce ve Arapça'da dişillik ve erillik unsurlarının olmasından kaynaklanıyor. Çocuk Arapça konuşur ama müennes, müzekker kavramları dile 20 yaşında oturtur.

    1-2-3 diye sıraladığınız konuları biz Türk Dili Tarihi dersinde çerez niyetine görüyoruz zaten.

    Alıntıları Göster
    İlk cümlenin neresi yanlış ve neye göre yanlış açıklarsanız sevinirim. Sondan eklemeli diller grammer kuralları açısından diğer grup dillerden çok daha kolaydır, özellikle Türkçe grammer kuralları açısından çok çok kolaydır. Bunu neye dayanarak söylüyorum onu da açıklayayım, Turani dilleri sınıflandıran ünlü Alman dilbilimci Max Miller, Türk Dil Bilgisi kitabının yazarı Fransız dilbilimci ve Türkolog (Fransızca, Polenezce, Rusça, Almanca, Latince bilen) Jean Deny, Belçikalı dilbilimci Johan V. Walle, Tarihçi Jean-Paul Roux Türkçe'nin grammer kurallarının basitliğinden ve tıpkı matematik gibi doğal kuralları olduğundan bahsetmişlerdir.
    Konuya çok uzun mesaj yazıp doldurmamak için sadece Max Müller'in sözlerini alıntılıyorum, isterseniz diğer dilbilimcilerin sözlerini de kitaplarını da paylaşabilirim.

    "Yabancı kelimelerden arındığında Türkçe kadar kolay, rahat anlaşılan ve zevk verici pek az dil vardır."

    "Türkçenin bir dilbilgisi kitabını okumak, bu dili öğrenmek niyetinde olmayanlar için bile gerçek bir zevktir. Türlü dilbilgisel biçimlerin belirtilmesindeki ustalık, ad ve eylem çekimi sistemindeki düzenlilik ve bütün dil yapısındaki saydamlık ve kolayca anlaşılabilme yeteneği, insan zekâsının dil aracıyla beliren üstün gücünü kavrayabilenlerde hayranlık uyandırır... Araç olarak, Türk dilindeki duygu ve düşüncenin en ince ayrımlarını belirtebilme, ses ve biçim öğelerini baştan sona dek düzenli ve uygulu bir sisteme göre birbiriyle bağdaştırıp dizileme gücü, insan zekâsının dille gerçekleşen bir başarısı olarak belirir. Birçok dillerde bu gibi olaylar gözden perdelenmiştir; onlar çözülmez kayalar gibi karşımızda durur ve ancak dilcinin mikroskopuyla dil yapısındaki organik öğeler ortaya çıkarılır. Türk dilinde ise, her şey saydamdır, apaçıktır. Dilin iç ve dış yapısı, billur bir arı kovanı yapısını seyrediyormuşuz gibi ortadadır. Ünlü bir doğu bilgini bu dil hakkındaki hayranlığını şöyle belirtmiştir: Türk dili, seçkin, bir bilginler kurulunun uzun bir çalışma ve oylaşmasıyla yapılmış sayılacak düzgünlüktedir. Ne var ki, hiçbir kurul, Tataristan bozkırlarında kendi kendilerine yaşayan bu insanların, doğuştan edinilen ve yeryüzündeki benzerlerinden hiç aşağı olmayan dil duygusu kuralları ya da içgüdü ile ortaya koydukları gibi güzel bir dil oluşturamazdı."

    Kaynak: Max Müller'in Lectures on the Science of Language kitabı 421. sayfa.


    Türkçe'nin grammeri neden diğer dillerden kolaydır;
    Türkçe'de isim ve fiillerin çekimleri çok net kurallara bağlıdır, cinsiyet ayrımı canlı/cansız ayrımı yoktur. Birincil köklerden türlü genişletmeler ve türetmelerle yeni biçimler kurulurken kurala bağlıdır ve karışık değil sadedir, bu özellik başka hangi dilde var örnek verebilir misin ?
    İngilizce’de “go”, “went” olurken “do”, “did” oluyor. Çoğul eklerinde: “foot”, “feet” olurken “boot”, “beet” değil “boots” oluyor bunun tutarlı bir iç mantığı yoktur, tek çare böyle olduklarının ezberlenmesidir. Türkçe'de ise kök sabittir sadece sert ünsüzlerde bazen yumuşama olur o kadar. Kural nettir, fiillerin ayrı ayrı ikinci hallerini üçüncü hallerini ezberleyeceğine sadece kuralı ezberlersin.

    İngilizce ve Arapça'da dişillik ve erillik unsurlarının olması o dilin grammer kurallarının Türkçe'den daha zor olduğunu gösterir, çocukların kendi anadillerinin grammer kurallarını Türkçe'ye göre daha geç öğrenmesi de bunu açıklar. Sebebi dilin grammer kurallarının daha zor olmasıdır.

    Türkçe'yi zor bil dil yapan grammer kuralları değildir, günlük hayatta kullanımıdır. Türkçe zor bil dildir ama sebebi dilbilgisi kuralları değildir.
    Türkçe öğrenen yabancı insanlara bu soruyu sorarsanız size grammer kurallarının çok kolay ama kullanımının çok zor olduğunu söyler.




  • 
Sayfa: 12
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.