Yüzbaşı
29 Ekim 2014
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
1 üye
Görüntülenme
Toplam: 363 (Bu ay: 3)
Gönderileri

Taliban da Hibe İstedi: Türkiye Bizim İçin Kardeş Ülkedir


Taliban sözcüsü Süheyl Şahin A Haber canlı yayınında yaptığı açıklamalarda "Bizim mesajımız dünyaya mesajımız şudur: Afganistan'da bir hükümet kurulacak ve bu hükümet dünyadaki düzene uyum sağlayacak. Bölgesel olarak da herkesle uyum içerisinde olacağız. Pakistan ve Afganistan halkları için de Temel hakları da tanıyarak herhangi bir oluşumun Afganistan'ı kullanmasına izin vermeyecek bir yönetim kurmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.

Şahin "temel haklar" ifadesinden kastının ise "Temel haklar bizim için insanımızın eğitime, çalışmaya erişebilmesi, istediklerini konuşup söyleyebilmeleri ve bunların İslami yasalara göre yürütülmesi. Bütün bunlarla birlikte bütün Afganlar yasaya tabi olarak hiçbir ayrımcılık olmadan değerlendirilecektir" şeklinde açıkladı.

Şahin Türkiye için ise "Türkiye bizim için müthiş bir din kardeşidir. Türkiye ile çok güzel ilişkiler kurmayı ve parasal ya da farklı alanlarda iş birliği için bir arada olmak istiyoruz" dedi.


https://www.tamgaturk.com/mobil/haber/taliban-da-hibe-istedi-turkiye-bizim-icin-kardes-ulkedir-36314.html


İslamcıların kullandığı veya kullanmaya başladığı her kelime ele ayağa düşüyor. Pakistan Taliban'a destek veriyor. Bu destek sonucunda da Türkiye'ye Afganlar göç ediyor ama sorsan Pakistan kardeş. Kardeşlik Pakistan'la, Taliban'la olmaz.

İzah edeyim: bir mesajım çok beğenilmiş diye bildirim geliyor. Bildirime tıklıyorum ama bildirim, beni ilgili mesajımın bulunduğu sayfaya değil de ilgili konunun ilk sayfasına atıyor. Önceden bildirimlerde okunmamış bildirim sorunu olurdu. Şimdi bu çıktı :/

People's Daily, Chinatwitter
“Chinese FM Wang Yi on Wednesday met with Mullah Abdul Ghani Baradar, political chief of Afghanistan's Taliban, in north China's Tianjin.”
https://twitter.com/PDChina/status/1420298462629822472

Bu adamların Uygurları radikal islamcı diye tanımlayarak taraflarına taraf toplama, taraflarını konsolide etme çabaları ne komik.

https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=https://store.donanimhaber.com/2b/27/04/2b27047851f56241eac84ec2fac63725.jpg&t=0&width=480&text=1

Kültür sanat dünyasında hareketli dakikalar yaşanıyor. Sabit fiyat yasası kitap sektörü için de kanun haline gelebilir. Türkiye Yayıncılar Birliği’nin uzun süredir talep ettiği bu değişikliğin önümüzdeki sonbahar yasalaşacağı ileri sürüldü.

Kitap fiyatlarının kitabevlerinde etiket fiyatından, dijital satış sitelerinden ise indirimli olarak satıldığı dönemin sonu geliyor olabilir. Sabit fiyat yasası ile birlikte hem rafta hem de dijital ortamda kitap için tek bir satış fiyatı belirlenecek. Böylece dijitalde yaratılmış olan rekabet ortamıyla fiziksel mağazası bulunan kitabevlerinin de adil şekilde mücadele edebilmesi hedeflenecek.

Son dönemlerde gerek zincir kitap satış mağazaları, gerekse bağımsız kitabevleri internet satış sitelerindeki indirim oranlarının yüksekliği ile rekabet edemediklerini ifade ediyordu.

Sabit Fiyat Yasası Nedir?

Beraberinde pek çok tartışmayı birlikte getiren sabit fiyat yasası, kısaca şu şekilde işliyor: Yayınevleri, net bir etiket fiyatı belirliyor. Buna göre hem sanal hem de fiziksel mağazalar, kitapları belirlenen fiyatın daha altında satamıyorlar. Bazı ülkelerde bu yasa, yalnızca kitabın yayın tarihinden itibaren belli bir süre (örneğin Almanya’da 18 ay) geçerli oluyor. Kimilerinde ise etiket fiyatı büyük oranda kalıcı oluyor. Bu sayede çevrim içi kitap satış sitelerinde karşımıza çıkan ve fiziksel mağazaların rekabet edemediği koşullar eşitlenmiş oluyor. Bilindiği gibi fiziksel mağazaların dükkân kirası, mağaza çalışanı, depolama gibi çeşitli kalemlerdeki giderleri; dijital ortamda aynı oranda bulunmuyor. Çevrim içi mağazalar, dağıtım kalemini de aradan çıkartabildiğinde “çok ciddi indirim oranları” ile müşteriye ulaşabiliyor.


https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=https://store.donanimhaber.com/99/f4/2c/99f42c5b1ea1abe48a8ebdb205dd54b1.jpg&t=0&width=480&text=1

Editör, yayın danışmanı ve yazar ajanı Mürsel Çavuş, Twitter hesabından yaptığı paylaşımlarda uzun süredir çeşitli odaklarca dile getirilen kitap sektöründe Sabit Fiyat Yasası için harekete geçildiğini duyurdu.

Kitap Sektöründe Sabit Fiyat Yasası Ekim – Kasım Aylarında Çıkabilir

Doğan Holding’in, Emek Dağıtım ve Kırmızı Kedi Kitabevleri’ni satın alacağı iddiaları ile sektörün giderek hareketlendiğini işaret eden Çavuş, “Bir diğer haber Sabit Fiyat Yasası’nın Ekim-Kasım gibi çıkacağı yönünde. Türkiye Yayıncılar Birliği uzun zamandır bu konuda çalışıyordu,” ifadesini kullandı.

D&R’ın sahibi olduğu Turkuvaz Grubu’nun hükûmet kanadına bu yasa için baskıda bulunduğunu belirten Çavuş, eğer sabit fiyat yasası çıkarsa daha fazla D&R mağazasının açılabileceğini dile getiriyor.

Doğan Holding’in dağıtım ve kitabevi tarafını güçlendirerek hem D&R’lara hem de ülkemizde yeni yeni yatırımlarda bulunan Amazon’a rakip olmayı hedeflediğini hatırlatan Çavuş, bu yasa ile yayıncılık dünyasının derinden değişebileceğini işaret ediyor.

Mürsel Çavuş sözlerine şu şekilde devam ediyor:

“Sabit Fiyat Yasası bir kitabın piyasaya çıktıktan sonra fiyatının her yerde aynı olması demek. Bu da online’da kıyasıyla fiyat rekabetini yok edecek. ‘Yüzde 35-45 indirim’ kampanyalarına veda ediyoruz. Bu bize ne getirir? Kitapçılar yeniden filizlenmeye başlar. Muhtemelen sadece kitabevi ile para kazanamayan dükkân sahipleri bunları yine oyuncak/kırtasiye/cafe ile birlikte sunacaklar. Kitap satışı düşer mi? Emin değilim ama kitap satış sitelerinin daha iyi hizmete yöneleceği kesin. Yasa geçerse, şimdiki gibi -sınırlı stok tutma- ortadan kalkabilir, kargolar hızlanabilir.”

Türkiye Yayıncılar Birliği: “İndirimler Yıkıcı Sonuçlar Doğuruyor”

Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk de daha önce bu yasanın çıkması için çalışmalarda bulunduklarını ifade etmişti. Küçük yayıncının korunacağını ve sektörün daralmasının engelleneceğini savunan Kocatürk, şöyle konuşmuştu:

“Büyük holdinglerin yaptığı indirimler, kitapçılar açısından yıkıcı sonuçlar doğurmaktadır. Birden bire kitapçılar kapanıyor, internet siteleri kapanıyor, sonra da yayıncılara çok ağır koşulları dayatıyorlar. Kitapçıları bu tür risklerden koruyan sabit fiyat yasasının, bizim ülkemizde de uygulanması gerekiyor. Böylelikle küçük yayıncı korunmuş, sektörün daralmasının önü kesilmiş olur.”

Hâlihazırda birçok yayınevi, kitabın etiket fiyatını internet sitelerinden okurun alacağı indirimli fiyat üzerinden hesaplayarak belirliyor. Bu yasa eğer yürürlüğe girerse yayınevlerinin etiket fiyatlarında ne gibi bir düzenlemeler yapacağı da merak ediliyor.


https://kayiprihtim.com/haberler/edebiyat/sabit-fiyat-yasasi-kitap-sektoru//


Satır aralarını okuyunca ulaştığımız yer, her konuda olduğu gibi hükumet yandaşları olan şirketlere çıkıyor.

Hülasası, önümüzdeki günlerde Türkiye'nin halihazırda 3.6 milyondan fazla mülteciye ev sahipliği etmesini bizimkilerle görüşülecekmiş.


Türk askeri bunların keyfine göre can vermek zorunda mı?

Doğu Türkistan Türkleri, Çin'in Doğu Türkistan'da uyguladığı zalim politikalar devam ederken Çin Dışişleri Bakanı'nı Türkiye ziyareti sırasında protesto edecek.


https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=https://store.donanimhaber.com/b2/45/7d/b2457d4ea706b6193e6a600713585fca.jpg&t=0&width=480&text=1

Çin'in Doğu Türkistan'da uyguladığı insanlık dışı politikalar Türkiye ve dünyada tepki çekmeye devam ediyor. Türkiye'de hükumet bazında Çin'e yeterli tepki verilmese de vicdan sahibi vatandaşlar, tepkilerini göstermeye devam ediyor.

Doğu Türkistan Türkleri, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi'nin Türkiye ziyaretine karşı protesto düzenleyecek. Türkiye'ye ziyaret gerçekleştirecek Wang Yi'yi, Doğu Türkistan'da uygulanan zulüm ile ilgili protesto edecek olan Uygurlar, protestoları İstanbul ve Ankara'da eş zamanlı olarak gerçekleştirecek.

Sadece STK temsilcileri ve basın mensuplarının davet edildiği protestolar, 25 Mart Perşembe günü saat 11.00'de yapılacak.


https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=https://store.donanimhaber.com/39/e2/aa/39e2aaa084b9d6e8169b9e0c8324125e.jpeg&t=0&width=480&text=1
https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=https://store.donanimhaber.com/fb/27/23/fb27236232edadb6d6a8e8a552062979.jpeg&t=0&width=480&text=1

https://www.tamgaturk.com/mobil/haber/dogu-turkistan-turkleri-cin-disisleri-bakanini-turkiye-ziyaretinde-protesto-edecek-26692.html

Medeni hukuk ve laklikle ilgili gerici açıklamaları nedeniyle açığa alınan GATA’nın eski başhekim yardımcısı Ali Edizer’in Güdül Devlet Hastanesi’nde sessiz sedasız göreve başladığı ortaya çıktı.


https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=https://store.donanimhaber.com/24/b9/18/24b91828bf7b8de343ecd55102b06f0d.jpg&t=0&width=480&text=1

Ali Edizer, eski adıyla GATA, yeni adıyla Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde başhekim yardımcısı olarak görev yaparken sosyal medya mesajlarında “

erkeklere ‘ikinci eşi’ de alın” çağrısı yapmış, “Sorsan ‘kadına özgürlük ve uygarlık’ kazandırıldı. Resmiyette tekeşlilik, fiiliyatta zina ve fuhuş serbestliğidir” gibi çağdışı mesajlar paylaşan Edizer, 5 Ekim 2020’de görevden alınmıştı. Edizer, tepkiler üzerine 8 Ekim’de de tabiplik mesleğinden uzaklaştırıldı. 9 Mart 2021’de Edizer’in Ankara Güdül Devlet Hastanesi’nde yeniden göreve başladığı ortaya çıktı.

CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, “Sağlık Bakanlığı, laikliği ve medeni hukuku hedef alan Edizer hakkında soruşturma açmıştı. GATA’nın meczubu olan bu kişi görevine nasıl döner? Demek ki bu soruşturma da göstermelik açılmış” dedi. Edizer hakkında açılan soruşturmanın sonucuna ilişkin kamuoyuna herhangi bir bilgi verilmediğini kaydeden Emir, konuyu soru önergesiyle TBMM gündemine taşıdı.


https://www.tamgaturk.com/haber/gerici-hekim-sessiz-sedasiz-goreve-geri-donmus-26700.html

Konuyu nereye açacağımı bilemedim. Felsefeye açtım.


İlginç bir Ahmet Bican Ercilasun yazısı.


Kelimeler ve Sesler Arasında


Kelime’den başlayalım isterseniz. Arapçanın kelime ve kelam sözlerindeki k-l veya sadece l seslerinin peşine düşelim. Vaktiyle Moğolcadan Türkçeye de girmiş, fakat şimdi unutulmuş keleçi diye bir söz vardı; onun da anlamı “söz” idi. Arapça nere Moğolca nere? Yahut gelin, Azerbaycanlı kardeşlerimiz gibi söyleyelim: Arapça hara, Moğolca hara; gatır gele dırnah sala. “Söz” anlamına gelen kelam da keleçi de k-l seslerini taşıyor. Sadece l sesine baksak işi daha da ileri götürebiliriz. Fransızca lang (dil), İngilizce language. Türkçedeki til/dil kelimesini de söyleyeceğim ama oradaki l sesi çok eski bir ek. Yani til sözü ti-/de- fiilinden türemiş.

O zaman biz de oradan devam edelim, yani t sesinden. Türkçede timek/demek, Fransızcada dire (demek). Arapçada uzun a ile söylenen kale (dedi) yukarıdaki k-l’ye gider. Aslında “demek, dil, söz” anlamlarına gelen kelimeler birçok dilde ya k-l, ya t/d, ya da b/p/v seslerini taşıyor. Türkçenin çok eski bir sab kelimesi vardı, sonra sav biçimine döndü. Onun da anlamı “söz”. İngilizcede speak (konuşmak), speach (konuşma, söz), Farsçada zebân (dil), Arapça lisân, luga (dil, lehçe, kelime, sözlük).

Tesadüf mü? Birinden diğerine geçme mi? Dil biliminde üçüncü bir kavram var: Ses sembolizmi. Öyle sesler vardır ki birçok dilde aynı kavramları verir. En tipik örneği r sesidir. Birçok dilde tekrar, alışkanlık, süreklilik kavramlarıyla ilgili kelimeler yapar. Arapçanın kerre’si, tekrar’ı. Latin dillerinin bir işi tekrar yapmayı ifade eden re- ön eki (reorganizasyon, rekonstrüksiyon...), Türkçenin alışkanlık ifade eden geniş zaman eki (yazar, çizer...). Ses sembolizmine göre aynı seslerin birçok dilde benzer kavramları vermesi ilgili sesin özelliğinden kaynaklanıyor. Mesela r sesi dilin arka arkaya titremesiyle oluştuğu için titrek bir özelliğe sahiptir. Mesela ş sesinde bir ortaklık özelliği vardır. Arapça şirk, şirket, Türkçe işteş çatı eki (yazışmak, koşuşmak, vuruşmak...).

Neyse bu, çok uzun bir bahis. Aslında son günlerde benim zihnimi kurcalayan kötülük, çirkinlik anlatan kelimelerdi. Çirkin, çirkef, cüruf, cürüm. Eskiler iğrenç insanlara cîfe derlerdi. İğrenç, tiksinti veren insanlar. Bazen de alçak ve aşağılık diyoruz. Bu kelimeleri öyle monoton bir şekilde de söylemezsiniz. Alçak derken ikinci heceye vurgu yaparsınız, aşağılık derken ş sesini şeddeli (iki defa) söylersiniz. Bir de iz’âç ve müz’iç kelimeleri var. Yani, sesle anlam bu kadar iç içe girebilir! Bazı geveze tipler vardır, sivrisinek vızıltısı gibi sizi iz’aç eder, rahatsız eder. Öyle adamlara, öyle seslere de eskiler müz’iç derlerdi. Televizyonu açıp da ekranda bazı sesleri duyunca dilimden “ne kadar müz’iç bir adam” sözleri dökülüveriyor. Sonra nefret sözü geliyor aklıma. Nefret, ifrit, küfür... f ile r yer değiştirince cüruf, çirkef gibi sözler ortaya çıkıyor.

Nedense televizyondaki haberleri dinlerken geliyor bu sözler aklıma. Bazen de oturduğum yerden “yalan, yalan!..” diye söylenirken buluyorum kendimi. Yalan... Aman Allahım, şu y-l seslerine bakar mısınız, ne kadar da kaygan, ne kadar da yılışık! Yılan da öyle değil mi? Kaygan mı kaygan... Kaymak fiilinde de y olması bir tesadüf mü? Türkistan Türk lehçelerinde kaymak yerine taymak fiilini buluyoruz. O kelimede de y sesi var. Yılışmak, yılışık, yalaka... Zihnime takıldı mı bu kelimeler, vallahi aziz dostlar haberleri de dinleyemiyorum. Sonra ahbaplarımdan duyuyorum ki müthiş bir nefret varmış. Kimisi haberleri hiç açmıyormuş, kimisi de, evde birisi haberleri açınca odalara kaçıp kapıları kapatıyormuş. Bense böyle kelimeler ve sesler arasında gezinip duruyorum.

“Yalan, yalan!...” diye bağırmak veya yüzümü buruşturup “yalaka!” diye söylenmek yetmiyor bazen; “yalan, fahiş bir yalan!” diye yerimden fırlayıveriyorum. Bir zamanlar Atsız birine kızmıştı da “Bir profesörün fahiş hataları” diye bir yazı yazmıştı. “Hata, yanlış, yalan” demenin yetmediği yerde ağzınızı doldura doldura ve a sesini de uzatarak fahişşş dersiniz. Fuhuş kelimesi de bununla ilgili. Çağrışımlar, çağrışımlar... Sonra ş sesine bastıra bastıra takılıp gidersiniz; dehşet, tedhiş... Kızınca, ş’sini şeddeli söylediğimiz bir hayvan da aklıma geliyor ama yazık değil mi mübarek hayvana?


https://www.yenicaggazetesi.com.tr/yazi-arsivi-385061h.htm


Aslında ABE Hoca'nın dedikleri tesadüf olmayabilir. Dillerin, iletişimin nasıl oluştuğuna dair birçok teori vardı. Beş altı tane az biraz teori hatırlıyorum. O teorilerden biri de doğadaki seslerin taklidi yoluyla dillerin, iletişimin oluşmasıydı. Bunun yanı sıra kolektif şuuraltının da konuyla alakası var gibi.


Bu yazıyla alakalı, ama, bilimsel bir yazı gördünüz mü?

Yücel Tanay adlı bir sosyal medya kullanıcısının iddiasına göre, Çin'in Doğu Türkistan'daki zulmünden kaçarak önce Kazakistan'da ardından da Niğde'ye gelerek Türkiye'ye sığınan Doğu Türkistanlı bir aile terör örgütüne katıldıkları iftirası ile gözaltına alındı. 


https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=https://store.donanimhaber.com/b0/91/37/b09137111cccb5c54c381873ae01e627.jpg&t=0&width=480&text=1


Twitter'da dile getirilen iddiaya göre, Niğde'nin Ulukışla ilçesine bağlı Altay köyüne gelerek ikamet izni alan Uygur ailenin oğlu Bolatbek Çınarbayoğlu'nun Çin'deki toplama kamplarına ve zulme ilişkin bir video yayınladığı ve videonun ardından Çin istihbaratının hedefi haline geldiği öğrenildi. 

Bunun ardından aile hakkında asılsız terör ihbarlarında bulunulduğu ve Niğde Terörle Mücadele Şube ekipleri aileyi gözaltına alındığı bilgisi edinildi. 

Aile hakkında yürütülen soruşturmada herhangi bir suç unsuruna rastlanmamasına rağmen, ailenin sınırdışı edilmesine karar verildi ve Uygur aile Kayseri toplama merkezine gönderildi. 

Uygur aile şimdi 2 yaşındaki bir çocuk ve yaşlı bir kadın da dahil olmak üzere sınır dışı edilmeyi bekliyor. 




https://www.tamgaturk.com/haber/iftiraya-ugrayan-uygur-aile-sucsuz-olmalarina-ragmen-sinir-disi-edilecek-24120.html


Türkiye Cumhuriyeti olarak Çin'in kolluk kuvveti olma konusunda büyük gayret gösteriyoruz, ve başarılıyız da.

Hakkında
Forum İmzası:
Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medenî vasfı ve büyük medenî kabiliyeti, bundan sonraki inkişâfı ile âtinin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır.

- Müebbet Başbuğ Gâzi Mustafa Kemâl Atatürk

Nabızlarımızda vuran duygular ki tarihimizin birer derin sesidir.
Sistem ve Tercihleri
Takım
Fenerbahçe
Temel Bilgiler ve İstatistikler
Aktiflik: Şu anda DH'de değil
Son Giriş: 14 dk. önce
Son Mesaj Zamanı: geçen hafta
Mesaj Sayısı: 797
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 4.666
İkinci El Bölümü Mesajları: 0
Konularının görüntülenme sayısı: 26.051 (Bu ay: 652)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 8.485 (Bu hafta: 1)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Spor
Mesajları
İkinci El Referansları
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.