Şimdi Ara

Şu andan itibaren okuduğum kitapları yorumluyorum.(Şimdilik 2 tane var )

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
1 Misafir - 1 Masaüstü
5 sn
9
Cevap
0
Favori
813
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj
  •  Şu andan itibaren okuduğum kitapları yorumluyorum.(Şimdilik 2 tane var )



    Dokuzuncu Hariciye Koğuşu / Peyami Safa / 02.01.2011 /

    Kitaba gece on iki başladım ve gece yarısı bir buçuk gibi bitti.Bana daha çok bir romandan öte uzun bir hikaye gibi geldi.Kitapta fazla bir hareketlilik yok ama edebi yan çok çok ağır.Gerçekten gerek betimlemeler gerek kurulan cümlelerin çekiciliği çok hoşuma gitti.Böyle edebi bir esere susadığımı fark ettim.Şimdi daha iyi anlıyorum neden klasikleri okumam gerektiğini.Roman ismini bile bilmediğimiz ya da benim bilmediğim bir kahramanın bacağından yana muzdarip olduğu durum anlatılıyor.Hasta, ağır durumu üzerine dokuzuncu hariciye koğuşuna yatırılıyor.Burada tedavi görme süreci ona çok zor geliyor.O mavi duvarlar,sessiz,korku çığlıklarıyla dolu koridorlar ve bacağının kesilme korkusuyla cebelleşen hastanın durumu gözler önüne seriliyor.Yazar sürekli hastanın halini ancak hasta anlayabilir sözünü vurguluyor.Birbirine iki hastadan daha yakın kimse olamaz sözünü de araya bir kaç fırça darbesiyle serpiştiriveriyor.Kahramanımız bacağını kurtararak hastaneden çıkıyor.Bu kısımlar çok kısa kesilmiş.Uzun bir ara bir iki cümleyle süpürülmüş.Eğer ki buralar biraz canlandırılıp okura sunulsaydı tam bir roman havası hissedilirdi.Kitabın diğer yarısını oluşturan bölümse araya biraz aşkın serpilmesi.Şu an adını unuttuğum bir kızla-kitabı bitireli yarım saat oldu veya olmadı kızın ismi çok garip o yüzden unuttum- yazar kısa bir ilişki yaşıyor ve bu kız uzaktan bir akrabası.Ama bu kız onunla değil bir doktorla evleniyor.
    Olaylar bu şekilde ilerliyor işte.Kitap biraz daha uzatılıp tam bir roman havası alsaydı daha iyi olurdu.Tabi bu değerli eseri yorumlamak bana düşmez.- kadar sözü boşuna mı yazdım yani-Yani benim cahil düşüncelerim bunlar. Tekrar belirtmek isterim ki kurulan cümleler betimlemeler müthiş.Kısaca Peyami Safa'ya devam...



     Şu andan itibaren okuduğum kitapları yorumluyorum.(Şimdilik 2 tane var )


    KUKLACI / GÜNAY GAFUR / 01.02.2012 /


    Kitap bitti.İki günde bitirdim.İlk gün 100 sayfa ikinci gün 350 sayfa okuyarak kendime inanamadım.Kitap beni o derece sürükledi.Gerçekten çok güzel yazılmış.Olaylarda çok çok ilginç.Bu basit bir polisiye değil.Hele hele "Selma ve Gölgesi" nin üzerine ilaç gibi geldi.Yazar üç kişi üç mekan seçmiş.İki kişiyi kapsayan bölüm yurt dışında diğer kişi ise yani Eylül Belen Türkiye de geçiyor.Yazar Türkiye den Bartın ı seçmiş.Bu beni çok çok şaşırttı.İlk defa bir romanımda kendi memleketimin adını görüyordum ve olayların büyük kısmı burada geçiyordu.Kısaca olayların Bartın da geçmesi beni çok meraklandırdı.Her sayfayı Bartın la ilgili neler anlatmış diye heyecanla çevirdim.Bartın hakkında ki bilgileri dikkatle okudum.Fazla bir betimleme yapılmaması, tarihinden, caddelerden vb. yerlerden bahsettiği vardı sadece.Olaylar gerçekten çok ilgi çekiciydi.Arada binlerce kilometre mesafe bulunan yerlerde yaşanan olayların birbiriyle bağlantılı olması çok çok ilgi çekici.
    Neyse işin Bartın kısmını geçelim.Bazı yerlerde dahala aklımda soru işareti kaldı.Mesela Ulukaya Köyü nde geçen Dursun Amca yla ilgili bilgiler çok kısıtlı kalmış.Ayrıca o köydeki dağ evinde yaşananları kim düzenliyordu.O köydeki olayları kimler koordine ediyordu.Oraları pek anlayamadım.Ayrıca kitabın sonu çok ilginçti.Okumayanlar için fazla açıklamayayım ama bana son hiç beklemediğim daha farklı beklediğim şekilde olmasını isterdim.Kitap en sonunda karakterlere ne olduğu hakkında tek tek açıklama yapılması iyiydi.
    Sonuçta kitap çok iyiydi.Bence konu yönünden Ahmet Ümit ten daha ilginç bir konu bulunmuş.Hem yazarın ilk kitabı olması gerçekten çok şaşırtıcı.Kitap o derece iyi.Ben çok beğendim.Yazarın sanırım ikinci kitabı da çıkacakmış.Mutlaka onlarıda okuyacağım.Bir de yazar kitaba kendisi hakkında hiç bir açıklama yapmamış.Bir köşeye biyografi eklememiş.Nedense şaşırdım.Kitap hakkında düşüncelerim bunlar.Şu anda yazara ulaşıp ona da bu düşüncelerimi iletmeyi istiyorum.Kendisine facebook tan ulaşabileceğimi düşünüyorum.Eğer ki ulaşırsam yorumuma bunları da eklerim.Şimdilik bu kadar.



    _____________________________




  • herkesin bu şekilde tanıtım yaptığı, kendi yorumlarını yazdığı ana konu olsa güzel olur.
    _____________________________
    bu hariç bütün genellemeler yanlıştır.
  • Takipteyim.
    _____________________________
    — Karşınızdakini dinliyor musunuz, yoksa konuşmak için sıra mı bekliyorsunuz?
  • quote:

    Orijinalden alıntı: trk.

    herkesin bu şekilde tanıtım yaptığı, kendi yorumlarını yazdığı ana konu olsa güzel olur.

    Kesinlikle katılıyorum . Lafta kalmasa keşke.
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: joseph116

     Şu andan itibaren okuduğum kitapları yorumluyorum.(Şimdilik 2 tane var )



    Dokuzuncu Hariciye Koğuşu / Peyami Safa / 02.01.2011 /

    Kitaba gece on iki başladım ve gece yarısı bir buçuk gibi bitti.Bana daha çok bir romandan öte uzun bir hikaye gibi geldi.Kitapta fazla bir hareketlilik yok ama edebi yan çok çok ağır.Gerçekten gerek betimlemeler gerek kurulan cümlelerin çekiciliği çok hoşuma gitti.Böyle edebi bir esere susadığımı fark ettim.Şimdi daha iyi anlıyorum neden klasikleri okumam gerektiğini.Roman ismini bile bilmediğimiz ya da benim bilmediğim bir kahramanın bacağından yana muzdarip olduğu durum anlatılıyor.Hasta, ağır durumu üzerine dokuzuncu hariciye koğuşuna yatırılıyor.Burada tedavi görme süreci ona çok zor geliyor.O mavi duvarlar,sessiz,korku çığlıklarıyla dolu koridorlar ve bacağının kesilme korkusuyla cebelleşen hastanın durumu gözler önüne seriliyor.Yazar sürekli hastanın halini ancak hasta anlayabilir sözünü vurguluyor.Birbirine iki hastadan daha yakın kimse olamaz sözünü de araya bir kaç fırça darbesiyle serpiştiriveriyor.Kahramanımız bacağını kurtararak hastaneden çıkıyor.Bu kısımlar çok kısa kesilmiş.Uzun bir ara bir iki cümleyle süpürülmüş.Eğer ki buralar biraz canlandırılıp okura sunulsaydı tam bir roman havası hissedilirdi.Kitabın diğer yarısını oluşturan bölümse araya biraz aşkın serpilmesi.Şu an adını unuttuğum bir kızla-kitabı bitireli yarım saat oldu veya olmadı kızın ismi çok garip o yüzden unuttum- yazar kısa bir ilişki yaşıyor ve bu kız uzaktan bir akrabası.Ama bu kız onunla değil bir doktorla evleniyor.
    Olaylar bu şekilde ilerliyor işte.Kitap biraz daha uzatılıp tam bir roman havası alsaydı daha iyi olurdu.Tabi bu değerli eseri yorumlamak bana düşmez.- kadar sözü boşuna mı yazdım yani-Yani benim cahil düşüncelerim bunlar. Tekrar belirtmek isterim ki kurulan cümleler betimlemeler müthiş.Kısaca Peyami Safa'ya devam...



     Şu andan itibaren okuduğum kitapları yorumluyorum.(Şimdilik 2 tane var )


    KUKLACI / GÜNAY GAFUR / 01.02.2012 /


    Kitap bitti.İki günde bitirdim.İlk gün 100 sayfa ikinci gün 350 sayfa okuyarak kendime inanamadım.Kitap beni o derece sürükledi.Gerçekten çok güzel yazılmış.Olaylarda çok çok ilginç.Bu basit bir polisiye değil.Hele hele "Selma ve Gölgesi" nin üzerine ilaç gibi geldi.Yazar üç kişi üç mekan seçmiş.İki kişiyi kapsayan bölüm yurt dışında diğer kişi ise yani Eylül Belen Türkiye de geçiyor.Yazar Türkiye den Bartın ı seçmiş.Bu beni çok çok şaşırttı.İlk defa bir romanımda kendi memleketimin adını görüyordum ve olayların büyük kısmı burada geçiyordu.Kısaca olayların Bartın da geçmesi beni çok meraklandırdı.Her sayfayı Bartın la ilgili neler anlatmış diye heyecanla çevirdim.Bartın hakkında ki bilgileri dikkatle okudum.Fazla bir betimleme yapılmaması, tarihinden, caddelerden vb. yerlerden bahsettiği vardı sadece.Olaylar gerçekten çok ilgi çekiciydi.Arada binlerce kilometre mesafe bulunan yerlerde yaşanan olayların birbiriyle bağlantılı olması çok çok ilgi çekici.
    Neyse işin Bartın kısmını geçelim.Bazı yerlerde dahala aklımda soru işareti kaldı.Mesela Ulukaya Köyü nde geçen Dursun Amca yla ilgili bilgiler çok kısıtlı kalmış.Ayrıca o köydeki dağ evinde yaşananları kim düzenliyordu.O köydeki olayları kimler koordine ediyordu.Oraları pek anlayamadım.Ayrıca kitabın sonu çok ilginçti.Okumayanlar için fazla açıklamayayım ama bana son hiç beklemediğim daha farklı beklediğim şekilde olmasını isterdim.Kitap en sonunda karakterlere ne olduğu hakkında tek tek açıklama yapılması iyiydi.
    Sonuçta kitap çok iyiydi.Bence konu yönünden Ahmet Ümit ten daha ilginç bir konu bulunmuş.Hem yazarın ilk kitabı olması gerçekten çok şaşırtıcı.Kitap o derece iyi.Ben çok beğendim.Yazarın sanırım ikinci kitabı da çıkacakmış.Mutlaka onlarıda okuyacağım.Bir de yazar kitaba kendisi hakkında hiç bir açıklama yapmamış.Bir köşeye biyografi eklememiş.Nedense şaşırdım.Kitap hakkında düşüncelerim bunlar.Şu anda yazara ulaşıp ona da bu düşüncelerimi iletmeyi istiyorum.Kendisine facebook tan ulaşabileceğimi düşünüyorum.Eğer ki ulaşırsam yorumuma bunları da eklerim.Şimdilik bu kadar.



    sana kesinlikle katılıyorum joseph116... Kuklacı gerçekten de müthiş bir kitap. yazarına ulaşabilirsen mutlaka burada bahset, yeni kitabını sorar mısın rica etsem? ne zaman çıkacakmış, yine aynı tarzda mı olacakmış?
    _____________________________




  • Böyle bir ana konu açsak ya , herkes okuduğu kitabı değerlendirsin kendisine göre . Arkadaşın yaptığı gibi , olmazmı ? Hem kitabı okumak isteyen arkadaşlar kitap hakkında biraz bilgisi olur.
    _____________________________

    Okumak İptiladır Müptelâlara Selam!
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Efrâsiyab

    Böyle bir ana konu açsak ya , herkes okuduğu kitabı değerlendirsin kendisine göre . Arkadaşın yaptığı gibi , olmazmı ? Hem kitabı okumak isteyen arkadaşlar kitap hakkında biraz bilgisi olur.

    Kesinlikle katılıyorum ana konu tarzında birşey olsun bence süper olur.
    _____________________________
    BMW ///M 6
  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
  • quote:

    Amedra
    Kesinlikle katılıyorum ana konu tarzında birşey olsun bence süper olur.

    Birinden izin felan almamız mı gerekiyor ? Biz yapsak ya
    _____________________________

    Okumak İptiladır Müptelâlara Selam!
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Efrâsiyab

    quote:

    Amedra
    Kesinlikle katılıyorum ana konu tarzında birşey olsun bence süper olur.

    Birinden izin felan almamız mı gerekiyor ? Biz yapsak ya

    Ben açtım arkadaşlar
    _____________________________
    .
  • 
Sayfa: 1
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.