Şimdi Ara

Steve Jobs hakkında bilinmeyenler-Bir Türk'ün anıları

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir (1 Mobil) - 1 Masaüstü1 Mobil
5 sn
40
Cevap
4
Favori
2.413
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
1 oy
Sayfa: 12
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  • Bu güne kadar hep zekasını, zenginliğini, hayata bakış açısını büyük bir hayranlıkla okuduk, takip ettik. Şimdi bir de kendisinin sözde ermeni soykırımına olan yaklaşımını ve bir Türk turist rehberine karşı takındığı yakışıksız tavırı o turist rehberinin kaleminden okuyalım isterseniz:



    Bundan yaklaşık 5 yıl önceydi. Güney’den başlayacak ve İstanbul’da bitecek bir tur programı için arandım. VIP bir yolcuya rehberlik edecektim. Lüks bir yatla ülkemize gelen bu yolcuyu tanımıyordum; hakkında en ufak bilgim yoktu ve ayrıca ismi de bana söylenmemişti zaten. Hemen tüm VIP turlarında yolcu ismini genelde sonradan öğrenirsiniz. Bu ilk başta sizi çok ilgilendirmez; daha çok güvenlikle ilgili bir sorundur.

    Ben bu yolcumun adının Steve Jobs ve Apple’ın CEO’su olduğunu tura başladıktan sonra öğrendim. Lüks tekne ile Akdeniz’in kıyılarından başlayan deniz yolculuğumuz İstanbul’da son bulacak ama kıyı boyunca yakın yerlerdeki önemli ören yerlerini ziyaret etmek için uygun marinalardan veya limanlardan patronla ailesini alıp gezdirecektik. Bu tip gezilerde her yerde isim telaffuz edilmez; onun yerine ya “patron” ya da “Mr.” deriz. Bu kişiler dikkat çekmemek için ayrıca çok sade giyinirler. Steve Jobs da aynı böyle sade giyimli ve sıradan görünümlüydü.

    Her şey güzel gidiyordu. Zaman zaman stres yükselse de ve akşamları kendimi yatağa zor atsam da gezdirdiğim kişi Steve Jobs olunca ve benim için ilerde iyi bir referans olacağını düşündükçe bunları çarçabuk unutuyordum. Patron genelde az konuşan, dikkatli dinleyen ve bolca düşünen biriydi. Daha çok eşi konuşur, söyler ve sorardı. Patron çok nadir sorularında bazen birkaç konuyu bazen de bir günü özetlerdi. Kısık ve derinden gelen bir ses tonuyla öğrenenden çok öğreten havasındaydı.

    Eşi ise daha alımlı, daha konuşkan ve daha bizden biri gibiydi. Genelde istekleri ve eleştirileri yani neyi beğenip neyi beğenmediklerini eşinden anlıyordum. Böylesi turlarda rutin rehberlik pek yapılamadığından ve genel prosedür uygulanamadığından acente, rehber, şoför ve teknenin başta kaptanı olmak üzere mürettebatı tam bir gerilim ve panik içindeydik. Her şey yolunda gitsin diye herkes program üzerine titriyor, her şeye rağmen bir şeyler ara sıra ters gidiyor ve bu durumda da koşuşma iki katına çıkıyordu.

    Sabah hareket saatinden en az 1 saat önce ben şoförse en az 1,5 saat önce oradaydık. Her şey defalarca kontrol ediliyordu. Her attığınız adım ve kat etiğimiz km için acenteye bilgi veriyor, operasyon sorumlusu haberdar ediliyordu vs vs. Ayrıca patronun bekleme yapmaması, sıkılmaması ve de şikâyet etmemesi için ne gerekiyorsa yapılıyordu. Bu yüzden akşamüstü olunca dizlerimde derman kalmıyor, ayaklarıma basamıyordum. Tur programının uzun olması buna ayrı bir stres ve yorgunluk katıyordu haliyle.

    Steve Jobs ile turumuz dediğim gibi İstanbul’da son bulacaktı. Tekne Truva’dan sonra bir tamgün daha Marmara’da seyrederek İstanbul-Ataköy Marina’ya demirledi. Burada malum Ayasofya ve Topkapı başta olmak üzere Dolmabahçe, Sultanahmet Camii ile Kapalıçarşı gibi mekânlar gezilecekti. Turun son günleri olduğundan aramızda ilk günlere nazaran daha sıcak ve samimi diyaloglar gelişmeye başlamıştı.

    Ataköy Marina’da ilk günkü buluşmamızda patron yani Steve Jobs’la kısa sürede olsa karşılıklı sohbet etme, tur dışında genel konulardan konuşma fırsatı buldum. Bir ara havalanması için açık bırakılan bir pencereden içeri gözüm takıldı. Stev Jobs bana çok yakında piyasaya sürecekleri Apple dizüstü bilgisayarları gösterdi. Sanırım iki tanesi kutusundaydı. Turdan ve benden çok memnun olduklarını ve bu yüzden de bunların bir tanesinin turun sonunda benim olabileceğini söyledi. Çok sevinmiştim. Patronla yaptığım o sıcak sohbeti ve yüzündeki tatlı tebessümü unutamam.

    Aya Sofya en çok görmek istediği ve merak ettiği yerdi. Tura başladık. Daha meydana henüz gelmiştik ki Aya Sofya’nın minarelerini gördü ve soru karşılığında ben de önceleri kilise iken fetihten sonra camiye çevrildiğini, bu işlem için de güneydoğudaki köşesine tuğladan bir minare eklendiğini anlattım. Bunun üzerine bana bomba sorular gelmeye başladı. “Bu kadar Hıristiyan’a ne oldu?”, “Siz Müslümanlar milyonlarca gayri-Müslime ne yaptınız?” benzeri sorular peş peşe geldi. Daha ağzımı tam açmadan “1,5 milyon Ermeni’yi soykırıma uğrattınız! Bunu bize anlat, nasıl oldu?” sorusu bu defa soruldu ve bardağı taşıran son damla oldu.

    Aslında konumuzun bu olmadığını ama ısrarlı sorular karşısında normal anlatımıma ara vermek zorunda kalacağımı söyledim. Dolayısıyla Ermeni Sorunu’na girmek durumunda kaldım. Soykırımı kesin bir dille reddettim ve bunu özellikle o dönemde Osmanlı Türkiye’sinde görev yapmış üst düzey yabancı görevlilerden Amiral Bristol, General Mayewski ve General Hurbord’ın raporlarını anlattım. Ayrıca Harbord-Mustafa Kemal görüşmesinde konuşulanları, yine aynı Generalin ülkesine döndüğünde (sözde) Ermeni soykırım tasarısının görüşüldüğü Senatoya ‘Osmanlı ülkesi hakkında hazırlanmış bir rapor’ sunduğunu ve gerçeklerin burada çok açık yazıldığını söyledim.

    Ayrıca kendisine “soykırım yoktur, karşılıklı mukatele vardır” gerçeğini destekleyen daha birçok belgelerin arşiv numaralarını verebileceğimi, konuyu ülkelerine döndüklerinde kendi görevlilerinin raporlarını inceleyerek daha da ayrıntılı bilgi alabileceklerini söyledim. Diasporanın olayları ve gerçekleri çarpıttığını dostluk yerine düşmanlığı beslediğini belirttim. Ayrıca konumuzun bu olmadığını, tatsız konular değil güzel konulardan bahsetmemizin daha yerinde olacağını söyledim. Kültürel anlamda bilgilendirici şeyleri konuşmamızın turun konsepti gereği daha doğru ve yerinde olacağını bir kez daha hatırlattım.

    Bu konuşmayla kendilerinin Ermeni Diasporasından olduklarını anladım. Adı ve soyadı bana hep Yahudi olabileceği izlenimi vermişti ama daha sonra atalarının Türkiye’den Suriye’ye tehcir ettirilmiş Ermenilerden olduğu ve dolayısıyla da Amerika’daki Ermeni Diasporasından olup “(sözde) soykırım” savunucusu olduklarını kavradım. Eşi de aynı şekilde hatta daha fevri olarak açıklamalarıma karşı çıkmış, beni dinlemek bile istememişti. Yani ben farkında olmadan tam 10 gündür Türk düşmanı Amerikalı Ermeni bir aileyi hem de Diasporanın etkin üyelerini ağırlıyordum.

    Anlattıklarımdan ve görüşlerini çürüten karşıt sözlerimden hiç hoşlanmamışlardı. Kendisinin ve eşinin yüz ifadelerini size anlatamam. O sevimli yüz ifadelerinin yerini şimdi tam tersi kötü bakışlar almıştı. Turu yarıda kesip tekneye dönmek istediler. Beni (sözde) soykırım yaptığımızı reddetmekle, milliyetçilikle ve şovenlikle suçladılar. Acenteyi aradım; bilgilendirdim. Onlar da doğal olarak bu tatsız gelişmeden tedirgin oldular. Steve Jobs ve eşi, bizi Atatköy Marina’da teknenin yanında karşılayan acentenin sahibine bugünkü turdan hiç memnun olmadıklarını belirttiler.

    Planlanandan önce İstanbul’dan ayrılmak istediler ve özel uçakları daha erken bir gün önce çağrıldı. Transferi ben yaptım. Benimle tek bir kelime konuşmasalar bile onları uçağa kadar uğurladım. Ellerini sıkmak için elimi uzattım ama elim havada kaldı ve benle vedalaşmadan bana göre helalleşmeden ayrıldılar. Ne bir zarf ne de söz verildiği gibi Apple dizüstü… Önemli değil. Zaten bu saatten sonra beklemiyordum ama uzattığım elimin havada kalması ve böylesi bir pozisyondaki adamın kabalığı, takındığı itici tavır çok hayret vericiydi.

    Her şeyi anladım da Steve Jobs gibi çok akıllı bir adam bir Türk Rehberden sorduğu “soykırım” sorusuna nasıl bir cevap umuyordu onu anlamadım. Alacağı cevabı düşünmemiş miydi, tahmin etmemiş miydi ki bu kadar tepki göstermişti onu çözemedim. Kendilerine 10 gün boyunca hizmet ettim. Bunun sonucunda dostça uzanan elim havada kaldı. Sözlerini tutmadılar. Zenginliklerinin gerektirdiği cömertliği göstermediler. Ben her şeye rağmen kendisini tanıyan kime rastladıysam rahatsızlığından duyduğum üzüntümü ve selamlarımı iletmeye devam ettim.

    Sonuçta Steve Jobs ve ailesi benim misafirimdi ve ben de bunun bilincinde biri olarak son güne kadar kendilerine hizmette kusur etmedim. Biz Türkler misafirperverliğimizle, sıcak dostluklarımızla dünyada tanınan bir milletiz. Kin taşımayız; yerine sevgi dolu bir kalp taşırız. Ben de bunu yaptım. Her Türk Rehberin yapacağı gibi…

    Asil S. TUNÇER / Profesyonel Turist Rehberi



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi KüçükPrens -- 25 Kasım 2011; 0:57:15 >



    _____________________________




  • Her şey zengin olmakla bitmiyormuş.

    --

    Olmadı be dostlar,oyununuz kısa sürdü



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi :Fatih: -- 25 Kasım 2011; 1:13:23 >
    _____________________________
    Sükut-u hayale uğramaktan korkan çiçeklerin derdiyle hem derd olmuşum nicedir&amp;amp;amp;amp;#8230; Nicedir dizginsiz binerim sevdâ atına! Yoksa ne mümkün ermek&amp;amp;amp;amp;#8230; Mecnunların, Keremlerin, Yusufların katına! Süflî melekelerden sıyrılarak kanat çırpmaktayım, kendimin dahi fark eylemediği kesif bir bâtına&amp;amp;amp;amp;#8230; Ve kaderin kûfî yazan kalemi usulca iliştirmekte hayatımı, hayatına&amp;amp;amp;amp;#8230;
  • Ben sana Apple'ı kuramazsın demedim..

    İşin şakası bir yana,büyük bir matematik zekasına sahip olmak,cahilliğin önüne geçmiyor.Her Amerikalı vatandaş gibi,o da ona dayatılanlarla yaşadı hayatını.
    Boşluğunun sebebi de budur.Belki de rehber haklıdır,halkı boş olmaya iten,işine geldiği gibi davrananlardan biridir..

    _____________________________
    Türklük ve Türkçülük aleyhinde bulunanları ezeceğiz.
  • Hayattayken niye okumadık bunları? Uydurma gibi geldi bana.
    _____________________________
    İnsan kazanmak çok zor. Hayatta yapıcı olmak gerekiyor. Kalbini kırdığım varsa af diler, aptal bir eşek olduğumu beyan ederim. Şayet benimki kırılırsa, alttan almasını bilir, sineye çekerim.
  • Ben sana Apple'ı kuramazsın demedim... Tek cümleyle özetlemişsin tebrikler

    Aslında geçmişimize ve bize öğretilenlere bakınca ne büyük bir erdemle eğitildiğimizi daha iyi anlıyor insan. Bir onların en meşhur, en akıllı adamlarına, onların insanlara karşı olan yaklaşımlarına bakıyorsun, bir de Mevlevi felsefesine, Yunus Emre'ye...
    _____________________________
  • pics or it didn't happen

    edit: kendi sitesinde 5 sene önce istanbulu gezdirdiği ve profesyonel tur rehberi olduğu yazıyor ancak jobs kendi kitabında :
    Seyahat sırasında İstanbul'a gittiklerinde Jobs'un bir tarih profesörünü ailesine rehberlik yapması için tuttuğu sonunda bir Türk hamamına gittikleri ve profesörün anlattıklarının Steve Jobs'u gençliğin küreselleşmesi üstüne düşündürdüğü notu yer alıyor.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Leb_Lebi -- 25 Kasım 2011; 1:33:48 >
    _____________________________
  • Mübalağa yoksa alnında öpülesi bir rehbermiş...
    _____________________________



    Güney Kore Sinema Sever
  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
  • abdde 1.yahudi lobisi açık ara en güçlüsü 2.ermeni lobisi bu satten sonrada pek bişi yapamayız adamların dedikleri oluyor orda... en iyi yerlerde görevlerde Türk yada Türk dostu kişileri yerleştirmedikçe ve o alanlarda etkin ve spesfik elit kesime ulaşılmadıkça bunların sözü ve yönlendirmesi etkin olur... koskoca dünya devi firmanın tavrı yarın öbürgün bir savaşda ermenilere nasıl ve hertürlü desteği kimlerin hangi firmaların tarafından verilceğini görüyoruz..
    _____________________________
    Alem Bakar Neo Akar
    Zotac rtx 5080 amp infinity @3270mhz //Mi 14 pro 512gb
  • İlginç bir anıymış. Paylaşım için teşekkürler. demircibu doğru söylüyor. ABD'deki yahudi ve ermeni lobisinin ülkedeki kodaman insanların görüşleri üzerine etkisi malum. Steve Jobs'ın tavrı hoş değil ama iki taraf da kendine göre haklı, yapacak birşey yok.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Fatz -- 25 Kasım 2011; 2:57:09 >
    _____________________________
  • Nejat İşler' in de amcasının oğluymuş
    _____________________________
  • Tesla tam şimdi ölseydi hakkında bu kadar yazı çıkmazdı.
    _____________________________
  • Bulunsun
    _____________________________
    0 kişinin blok listesindesiniz.
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Kozmik Radyasyon

    Hayattayken niye okumadık bunları? Uydurma gibi geldi bana.

    O kadarını bilemem, ama uydurma olduğunu düşünmüyorum. Rehbere kendi sitesinden bir ileti yolladım, bu yazının kendisine ait olup olmadığını sordum ama henüz bir cevap gelmedi. Cevap gelirse forumla da paylaşırım elbette.
    _____________________________
  • Adam diaspora nın elemayısa bu güne kadar savunduğu herşeyi,
    bir Türk rehberin yıkmasından hiç hoşlanmaz.
    Demekki neymiş. "Herkese hak ettiği kadar değer verecekmişiz."
    Kulağımıza bir küpe daha olsun bu olay.
    _____________________________
  • Haberi facebook'a da koydum paylaşmak isteyen olursa buyrun adresi:

    https://www.facebook.com/notes/sefa-eren-kurt/ben-sana-apple%C4%B1-kuramazs%C4%B1n-demedim-steve-jobs-ve-s%C3%B6zde-ermeni-soyk%C4%B1r%C4%B1m%C4%B1-%C3%BCzerine/10150392110404582


    Gerçi direk benim hesabı açıyor sanırım, başka türlü nasıl oluyor acaba, facebook özürlüyüm de biraz kusura bakmayın



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi KüçükPrens -- 25 Kasım 2011; 18:17:41 >
    _____________________________




  • Valla öyle dediği doğrudur.Çünkü üvey annesi Ermeni soykırımından kaçan ailenin kızıymış.O yüzden dir...
    Bi de Steve Jobs'un çatlak olduğunu,ikidebir sorular sorduğunu,insanları sıkıştırıp aşağılamasını unutmayalım...Apple Sadece onla değil,Kendi kafasına göre seçtiği adamları koyarak yükseldi.Yani bir ekiple.Yoksa Ne Mac ne iPod ne de iPhone olurdu...


    O değide okuduğum kitapta adam Hamama falan girmiş,Türk kahvesi falan içmiş.Ona da "Normal kahvelerden farklı bu" demişler.O da kendi kendine "Türklerin umrunda mı ki?Gençleri görüyoruz.Hepsi GAP tarzında kıyafetler giyiyor,aynı fast food'u yiyor.Demek iPhone veya iPad'leri Sadece Türkiye'deki gençlere göre yapmıyoruz.Gençlik artık groballaeşti ve durduramyız."demiş.
    _____________________________
  • Soykırımdan kaçan değil de devlet tarafından yaptıkları rezillikten dolayı göç ettirilen ailenin kızı desek daha doğru olur sanırım. Gerçi yetişme tarzı öyle ya da ona öyle öğretmişler gibi bir bahaneyi de kabul etmek gelmiyor içimden. Hani bu adam çok zekiydi, dahiydi, bir idoldü? Kafası sadece matematik işlemleri yapmaya çalışıyormuş o zaman. Zaten ölümünden sonra Steve Jobs isminin adeta ilahlaştırılmasında da bir tuhaflık yok mu sizce? Ölümünden önce neredeyse hakkında tek bir kelime bilmeyen insanlar bile ölümünden sonra bu insana hayran oldu. Bence bu hikaye Steve Jobs isminin kişiliğinin bizlerden gizlenen basit bir parçası. Zaten emparyalizme bir şekilde hizmet etmeyen hangi kişinin bu kadar övüldüğüne şahit oldunuz ki?

    Bence burada önemli bir nokta var, rehber evet haklısınız biz sınırlarımız içinde hiçbir zaman olmayan 1.5 milyon ermeniyi kestik diyip laptopu da cebe indirebilirdi bahşişin de en güzelini alırdı hatta Orhan Pamuk gibi ödüllendirilir belki de yılın en iyi rehberi ödülünü alırdı. O yüzden ben taktir ediyorum açıkçası. Kahve meselesine gelince. Steve Jobsın bizi ne şekilde gördüğü de açık zaten. Ha Jobs ha başka birisi ne fark eder. Doğrudan sömürülecek bir topluluk olarak görüyorlar bizleri.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi KüçükPrens -- 25 Kasım 2011; 22:29:49 >
    _____________________________




  • Oysaki ben de aynı işin içerisindeyim ve yaklaşık 3 hafta önce toplamda 70 küsür ülkeyi gezmiş bir Amerikalı çifte Gap turu yaptım. Bana gelmeden önce de İstanbul ve Ege kıyı şeridini gezmişlerdi. Gezinin sonunda ellerini birbirine kenetledi ve bana şöyle söyledi: ''Bence Türkiye'nin işareti bu olmalı. Bu kadar farklı insanları, bu kadar farklı kültürleri ve böyle büyük bir birlikteliği ben hiç bir yerde görmedim. Sen bizim ülkemize gelsen ben sana tarih ve kültür bakımından beş bin yıllık bir kaya parçası haricinde hiç bir şey gösteremem.'' Ayrıca bu konuları onlar da merak ediyordu ve bana da sordular. Bu soruyu Mardinde, Midyatta Kürtler'in, Araplar'ın ve Türkler'in aynı mahallede nasıl bir arada olduklarını; evin birinin girişinde haç işareti asılıyken hemen yanı başındaki komşusunun evinin girişinde kurandan ayetler olduğunu ve barış içinde yaşadıklarını kendi gözleriyle gördükten sonra sormaları benim için elbette bir şanstı. Böylelikle onlara Ermenilerin de komşularına ihanet etmeselerdi bu gün bu topraklarda bir arada yaşayacaklarını hatta şu anda bile yaşamaya devam ettiklerini inandırmak zor olmadı. Demek ki bakmak varmış ve de görmek varmış. Bu yüzden gerçekten de ilim kendin bilmekmiş sen kendini bilmezsen ya nice okumakmış diyerek durumu özetlemek istiyor ve Steve Jobsa bu denli hayranlık besleyen yurttaşlarıma biraz daha temkinli olmalarını öneriyorum.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi KüçükPrens -- 25 Kasım 2011; 22:34:55 >
    _____________________________




  • rehberin yerinde olsaydım.
    en iyisi windows ,macintosh beş para etmez.android ios tan daha iyi felan diyip gıcık ederdim onu :):):)
    _____________________________
  • Ben de Pear kuracağım.Belki zengin oluruk.

    _____________________________
  • 
Sayfa: 12
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.