Şimdi Ara

komünizm insan doğasına aykırı mıdır

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
22
Cevap
0
Favori
756
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Sayfa: 12
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  • toplumda rekabet,eşitsizlik ve sınıf ayrılıkları doğanın gereği midir yoksa dinlerin ve eğitimin getirdiği bi şey midir



    _____________________________
  • Bütün ideolojiler insanı doğal halinden koparacak bir devletin ya da düzenin inşasına girişir. İnsan doğasına uyan ideoloji diye bir şey olmaz bana kalırsa. Bütün ideolojiler insanı doğal halinden uzak tutar, bunun için dizayn edilirler. Medeniyet denilen şey biraz da budur zaten. Siyaset felsefesinde liberal filozoflar Hristiyan teolojisinden etkilenerek insanların doğuştan gelen hakları olduğunu söylerler ve mülkiyet hakkı da buna dahildir. Fakat pratikte kendi iddia ettikleri gibi olmuyor iş. Dolayısıyla bahsettiğin şeylerin doğallığını tartışmak da biraz sorunlu. Çok ciddi derinleşmek gerekiyor.

    Toplumsal Sözleşme diye Türkçeleşen bir kavrama göre izah edersek devletin var olduğu durum şudur:

    Bu teoriye göre insan, acımasız "doğal halden" çıkıp bir devlet var etmiştir. İngiliz İç Savaşı'nın filozofları Locke ve Hobbes buraya kadar aynı çizgide giderler, ikisine göre de durum budur başta. Daha sonra liberallerin fikir babası Locke der ki bir devlet var edilip insanların başına bekçi olarak koyulmuştur ki bireysel özgürlükler, yaşam ve mülkiyet hakkı yüksek bir otorite tarafından muhafaza edilsin. Bir doğal hukukçu olan Locke'a göre bu haklar insanların doğuştan sahip olduğu haklardır. Doğal haklarımızdır bunlar bizim. Buraya kadar çok güzel, demek mülkiyet hakkı doğalmış. Yine de Locke bu hakları doğal görmesine rağmen bunları muhafaza etmek için bir devlete ihtiyaç olduğunu reddedemez çünkü bizlerin "doğal" halinde, yani başımızda bir otorite yokken bu hakları muhafaza etmek mümkün değildir. Bir devlet askerle, polisle, zor kullanma gücüyle bu hakları korumalıdır, buna göz dikenlere karşı koymalıdır.

    Dolayısıyla mevcut her ideoloji; muhafazakarlık, liberalizm, sosyalizm, faşizm, feminizm bir şekilde bir "düzen" inşasına götürür bizi. Var olan sorunlara çözüm olacak bir düzen, ve yapıyı inşa etmek ister. Hepsi bizi doğal halimizden koparır özünde. Doğal hukukçular insanlara doğuştan hak tayin etseler dahi pratikte doğal halimizden ne kadar uzak durursak o kadar iyi muhafaza edilir bu "doğal" haklar. Bir anlamda bu saydıkların dinlerin gerektirdiği bir şey oluyor, bilhassa Locke'un Hristiyan teolojisinden etkilendiğini düşünürsek. Fakat Hristiyanlık'ın var olduğu düzlem çoktan mülkiyetin şekillendiği bir yerdi, Hristiyanlık tek başına var etmedi bunu. Roma'da ve öncesinde mülkiyeti şekillendiren şey insanların "doğal" gelişiminin bir sonucu muydu yoksa modern ideolojilerden ve dinlerden daha evvel var olan mitler, dinler ve egemen düzen mi bizi yine doğal halden koparıp mülkiyet denen şeyi var etti? Epey yazılır çizilir fakat zaten geldiğim noktada fazlasıyla uzadı konu
    _____________________________




  • Komünizm veya paylaşımcı komünal toplum düzeni insan doğasına aykırı olmaktan ziyade doğada mükemmel biçimde yer almayan ancak kısmi ve kusurlu şekilde belirli bir varlık gösteren ideal / arzulanır sosyoekonomik düzenlerdir. Bilişsel yetilere sahip organizmanın mutlak adaptasyon elde etme arzusundan türemiş bir yeryüzü cennetidir komünizm ancak organizmanın arzularının doğada pratik karşılıkları işin teorik boyutunda olduğu kadar ideal veya pürüzsüz değil. Rekabet, eşitsizlik, sınıfsal ayrışma bizzat bunlara tezat oluşturan komünizm fikrine vücut veren egoistik ve adaptasyon elde etmeye yönelik dürtülerin bir sonucu. Bu egoistik dürtülerin bireysel değil de toplumsal egoizm olarak ortaya çıkışı (bknz: sürü bencilliği). Sol / komünizme meyilli ideolojiler bireysel bencilliği dizginleyen toplumsal bencillik güdülerinden türemiştir.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    We're beyond sympathy at this point, we're beyond humanity.
  • Analizcizeuss kullanıcısına yanıt
    Proudhon okuyun. Yağmacılığa başka bir perspektiften bakma şansı da yakalarsın.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Guest-1AB9A40D5

    Bütün ideolojiler insanı doğal halinden koparacak bir devletin ya da düzenin inşasına girişir. İnsan doğasına uyan ideoloji diye bir şey olmaz bana kalırsa. Bütün ideolojiler insanı doğal halinden uzak tutar, bunun için dizayn edilirler. Medeniyet denilen şey biraz da budur zaten. Siyaset felsefesinde liberal filozoflar Hristiyan teolojisinden etkilenerek insanların doğuştan gelen hakları olduğunu söylerler ve mülkiyet hakkı da buna dahildir. Fakat pratikte kendi iddia ettikleri gibi olmuyor iş. Dolayısıyla bahsettiğin şeylerin doğallığını tartışmak da biraz sorunlu. Çok ciddi derinleşmek gerekiyor.

    Toplumsal Sözleşme diye Türkçeleşen bir kavrama göre izah edersek devletin var olduğu durum şudur:

    Bu teoriye göre insan, acımasız "doğal halden" çıkıp bir devlet var etmiştir. İngiliz İç Savaşı'nın filozofları Locke ve Hobbes buraya kadar aynı çizgide giderler, ikisine göre de durum budur başta. Daha sonra liberallerin fikir babası Locke der ki bir devlet var edilip insanların başına bekçi olarak koyulmuştur ki bireysel özgürlükler, yaşam ve mülkiyet hakkı yüksek bir otorite tarafından muhafaza edilsin. Bir doğal hukukçu olan Locke'a göre bu haklar insanların doğuştan sahip olduğu haklardır. Doğal haklarımızdır bunlar bizim. Buraya kadar çok güzel, demek mülkiyet hakkı doğalmış. Yine de Locke bu hakları doğal görmesine rağmen bunları muhafaza etmek için bir devlete ihtiyaç olduğunu reddedemez çünkü bizlerin "doğal" halinde, yani başımızda bir otorite yokken bu hakları muhafaza etmek mümkün değildir. Bir devlet askerle, polisle, zor kullanma gücüyle bu hakları korumalıdır, buna göz dikenlere karşı koymalıdır.

    Dolayısıyla mevcut her ideoloji; muhafazakarlık, liberalizm, sosyalizm, faşizm, feminizm bir şekilde bir "düzen" inşasına götürür bizi. Var olan sorunlara çözüm olacak bir düzen, ve yapıyı inşa etmek ister. Hepsi bizi doğal halimizden koparır özünde. Doğal hukukçular insanlara doğuştan hak tayin etseler dahi pratikte doğal halimizden ne kadar uzak durursak o kadar iyi muhafaza edilir bu "doğal" haklar. Bir anlamda bu saydıkların dinlerin gerektirdiği bir şey oluyor, bilhassa Locke'un Hristiyan teolojisinden etkilendiğini düşünürsek. Fakat Hristiyanlık'ın var olduğu düzlem çoktan mülkiyetin şekillendiği bir yerdi, Hristiyanlık tek başına var etmedi bunu. Roma'da ve öncesinde mülkiyeti şekillendiren şey insanların "doğal" gelişiminin bir sonucu muydu yoksa modern ideolojilerden ve dinlerden daha evvel var olan mitler, dinler ve egemen düzen mi bizi yine doğal halden koparıp mülkiyet denen şeyi var etti? Epey yazılır çizilir fakat zaten geldiğim noktada fazlasıyla uzadı konu
    "Doğal halden çıkış" kategorik bir illüzyondur denebilir; daha doğrusu tarihsel / zamansal düşünüldüğünce yalnızca geçici süreliğine ve lokal olarak geçerli olan bir durumdur denebilir çünkü tarih boyunca devletler veya diğer deyişle otoriteler birbirlerine sanki doğal haldelermiş gibi davranmışlar. Devletlerin düzenleri, üniter yapıları ve otoriteleri de bir yandan geçici olmuş, devletler ve medeniyetler sürekli bölünme yaşayıp sözü edilen doğal hale meyletmişlerdir. Günümüzde devletler (güya) artık birbiriyle savaşmıyorlar ve üniter yapılarını koruyacak kadar stabiller ancak kimse sonsuza kadar böyle kalacağının garantisini veremez. Tarihin büyük bir kısmında ve günümüzde hala bazı coğrafyalarda (Suriye vb) karşılaştığımız örnekler ezici şekilde şu anki "barış ve stabilitenin" esasında kalıcı olmadığına, oldukça konjonktürel olduğuna işaret ediyor. Mülkiyete gelirsek, "mülkiyetin" sosyal bir tür (zoon politikon) olan insana hemcinslerine ve çevresine karşı belirli avantajlar sağlayan; bunun yanı sıra anladığım kadarıyla elde etmeden, sahiplenmeden, domine etmeden, kontrol etmeden, bir köşede bulundurmaktan vs türeyen bir insan icadı olduğu açık gibi ama bu icat olmadan gelişmiş medeniyetler asla inşa edilemezdi ve ileri organizasyonlar kurulamazdı çünkü mülkiyet iktidar (management) ve haliyle karmaşık organizasyonlar da demek, her mülk sahibi ayrıca bir iktidarın da sahibidir. Osmanlı'da mesela padişah mâlikü'l mülktür yani devletin, ülkenin, iktidarın tek sahibidir. Osmanlı'da sultan mülkün mutlak sahibi addedilmeseydi padişahlar ne o dev orduları toplayıp yürütebilirlerdi ne de saraylar, camiiler, köprüler, hamamlar yaptırtabilirlerdi. Onca yetenek ve emek mülkiyet olmadan daha büyük işlere kanalize edilemezdi veya daha küçük mülkiyetler olmadan bireyler uzman oldukları zanaatları / konuları kendi tekellerine alamazlardı. Zanaatkarlar haliyle de esnaf ve nitelikli, varsıl işçi gücü ortaya çıkmazdı. Eğer bana sorarsanız bugün Sakkara ve Giza'da hala ayakta duran olağanüstü piramitleri mülkiyet mefhumu varolmadan asla düşünemezdik.
    < Bu mesaj bir yönetici tarafından değiştirilmiştir >
    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    We're beyond sympathy at this point, we're beyond humanity.




  • İnsanin 0 dogasi hayvandir

    Komünizm ahlakci bir ogretidir ac insan kalmasin diye ugrasir ama bu bencil hayvan durumundaki insana sacma ve agir gelir

    Dinler de ayni sekilde ahlakci ogretiler yani insani hayvandan alip yukariya tasimaya calisan disiplinler

    Ama artik dinler de komunizmde yada herhangi bir ahlakci ogreti de asla basarili olamaz çünkü kapitalizm sermayedarlar ve global yasa koyucular dunyayi yozlastirdi insani hayvan durumundan da asagi cektiler daha da cekecekler bu ogretilerin bir sansi yok artik

    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    -----------------------------THE FORUMLORIAN--------------------------
  • Bence aykırıdır.

    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
  • Nat Alianovna kullanıcısına yanıt
    Mülkiyetin inşa ettiği medeniyeti uzak bir gözlemci olarak tetkik ediyorsunuz. Zaten ikimizin de başka şansı yok fakat asla inşa edememek doğru bir çıkarım değil. Alternatif bir medeniyet olurdu. Bu alternatif medeniyeti tartışmaya başlamak spekülasyondan öteye gitmez. Fakat siz mülkiyet kavramı üzerinden inşa edilen medeniyeti tek şans olarak görüyorsunuz. Oysa ki bu hali hazırda olmuş olandır, tek seçenek olup olmadığını bilmekse mümkün değil.
    _____________________________
  • Komünizim eksik bir sistemdir, Almanya hem kapital hem sosyal adaletçi olunabilceğinin en güzel örneğidir. Önemli olan insanlar arasındaki gelir adaletsizliğini minimize edebilmektedir.

    Bunun dışında komünizmin özgür aşk adı altında evlilik kurumun yok sayması çoğu insanın karekterine aykırıdır. Bakınız çoğu insan dedim insan fıtratına aykırıdır demedim, muhakkak kominal arzulayan insanlar vardır. çünkü insanları yönlendiren doğuştan getirdikleri değişmeyen karakterleri/duygularıdır, eğer duygularımız değişmiyorsa biz de insanlara kendi duygularımızı dayatmamalı, elimizden geldiğince birbirimizi anlamaya birbirimize empati duymaya çalışmalıyız,



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi AlbatrosD.IIIFazılBey -- 20 Ağustos 2020; 21:25:50 >
    _____________________________
    Başıboş köpeklerin saldırısına uğrayan 11 yaşındaki Mustafa Erçetin (9 Kasım 2022) ve 9 yaşındaki Muhammed Muaz (11 aralık 2024) kudurarak ölmesinler diye uyutuldular.
    De ki: Şüphe yok, namazım da, ibadetlerim de, diriliğim de, ölümüm de alemlerin Rabbi olan Allah içindir.
    Türk gençliği, her türlü maddi ihtiraslarını, şahsi duygularını milletinin selameti namına feda etmekten vazgeçmeyecektir...
    Hakan FİDAN
  • eksik olan nedir?

    İnsan doğası diye bir şey yoktur; insanların davranışları vardır ve bu davranış şekilleri tarih boyunca sürekli değişmiştir.’

    https://10layn.com/10-maddede-venus-projesi-kaynak-bazli-ekonomi-ve-jacque-fresco/

    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Guest-1AB9A40D5

    Mülkiyetin inşa ettiği medeniyeti uzak bir gözlemci olarak tetkik ediyorsunuz. Zaten ikimizin de başka şansı yok fakat asla inşa edememek doğru bir çıkarım değil. Alternatif bir medeniyet olurdu. Bu alternatif medeniyeti tartışmaya başlamak spekülasyondan öteye gitmez. Fakat siz mülkiyet kavramı üzerinden inşa edilen medeniyeti tek şans olarak görüyorsunuz. Oysa ki bu hali hazırda olmuş olandır, tek seçenek olup olmadığını bilmekse mümkün değil.
    Elbette dediğimi deterministik addedebilirsiniz ama zaten mülkiyet; sahipliğin, dominasyonun, ele almanın vb resmiyete dökülmesi veya meşrulaştırılması gibi bir duruma tekabül ediyor. Mülkiyetin bu anlamda çok sayıda veya tek bir sahibi de olabildiği gibi kullanım hakları da paylaştırılabiliyor. Bu anlamda çok oynak bir mefhumdan söz ediyordum. Nasıl ki biz Batı geleneğinden gelen insanlar olaraktan Çin'de Göğün Oğlu olarak bilinen hüküm sahibine, Batıdaki monarkların Çin'deki benzerine, Antik Roma'dan gelen Latince imperator / imparator sıfatını yakıştırıyorsak ve Çin İmparatoru diyorsak tahmin ediyorum ki eğer yeni bir gelişmiş uygarlıkla karşılaşırsak onlarda da mülkiyet kavramına karşılık düşen bazı terim veya terimler bulacağız. Bu mülkiyet kolektif olabilir, özel olabilir; yarı özel yarı kolektif olabilir; özel olup da kolektif kullanıma göre işliyor olabilir hatta mitolojilerindeki belirli tanrılara ait olabilir vs kısaca mülkiyetin kaçınılmaz olarak akıllı ve teknik sahibi varlıklarla varolduğunu, medeniyetlerin gelişimi ve inşaasında mülkiyetin başat bir rol oynadığına inanıyorum. Başına kartal tüylerini geçiren bir Kızılderili şefi o kartal tüylerinden başlığı kendisine mülk edinmiştir ve daha medeniyet sahibi bile olmadan özgün kabile kültürüne vücut vermiştir. O mülk atıyorum bir savaş tanrısına ait addedilse ve yalnızca nesilden nesile geçen bir şef o başlığa takabilse bile sonuçta o kültürün tanıdığı bir varlığın mülkü dolayısıyla o kültürün kullanım hakları belirlenmiş ortak (kutsal) mülkü.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    We're beyond sympathy at this point, we're beyond humanity.




  • "hatırlıyor musun, bir roma imparatoru, keşke insanlığın bir tek boynu olsaydı da şıp diye kese bilseydim demiş. insanlar ona yüzyıllar boyunca gülüp durdular. ama son gülen biz olacağız. onun yapamadığını biz yaptık. insanlara birleşmeyi öğrettik. böylece bir tek boyun oldu, o boyuna da bir tek tasma takmak mümkün oldu. sihirli kelimeyi bulduk. kolektivizm."
    -ayn rand/hayatın kaynağı

    < Bu ileti DH mobil uygulamasından atıldı >
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Guest-4D62BFE91

    eksik olan nedir?

    İnsan doğası diye bir şey yoktur; insanların davranışları vardır ve bu davranış şekilleri tarih boyunca sürekli değişmiştir.’

    https://10layn.com/10-maddede-venus-projesi-kaynak-bazli-ekonomi-ve-jacque-fresco/
    Kaynak bazlı ekonomik sistemin hür teşebbüsü istemediğini zannetmiyorum, dolayısıyla bu sisteme komünizm demek pek doğru gelmedi bana.

    İnsanın tabiatı/doğası vardır, psikoloji bilimi bile lise ders kitaplarında bunu anlatır, psikoloji bilimi, insan karakteri doğuştan getirdiklerimiz ve sonradan öğrendiklerimizden oluşur der, dolayısıyla bazı insanlar doğuştan kominal hayata yatkındırlar. İnsanları kınamamak lazım, doğuştan getirdiğimiz duyguların esiriyiz, önemli olan kendi duygularımızı başkalarına dayatmamak, ama bunu yaparken de özgürlüğün de bir sınırı olduğunu bilmeliyiz, özgürlüğünüz başkalarının haklarına zarar veriyorsa artık orada empati yoktur, yasak vardır.
    mesela eşcinsellik özgürlük kapsamında değerlendirilemez, çünkü toplumun bireylerinin ahlakını bozma konusu söz konusudur, hiç kimse eşcinsellik noktasında insanlardan empati beklemesin.
    _____________________________
    Başıboş köpeklerin saldırısına uğrayan 11 yaşındaki Mustafa Erçetin (9 Kasım 2022) ve 9 yaşındaki Muhammed Muaz (11 aralık 2024) kudurarak ölmesinler diye uyutuldular.
    De ki: Şüphe yok, namazım da, ibadetlerim de, diriliğim de, ölümüm de alemlerin Rabbi olan Allah içindir.
    Türk gençliği, her türlü maddi ihtiraslarını, şahsi duygularını milletinin selameti namına feda etmekten vazgeçmeyecektir...
    Hakan FİDAN




  • Geleneksel komünizm konusuna hoşgeldiniz. Aynı minvalde konu başlığı farkı üyelerin yorumları
    _____________________________
    Başıboş köpeklerin saldırısına uğrayan 11 yaşındaki Mustafa Erçetin (9 Kasım 2022) ve 9 yaşındaki Muhammed Muaz (11 aralık 2024) kudurarak ölmesinler diye uyutuldular.
    De ki: Şüphe yok, namazım da, ibadetlerim de, diriliğim de, ölümüm de alemlerin Rabbi olan Allah içindir.
    Türk gençliği, her türlü maddi ihtiraslarını, şahsi duygularını milletinin selameti namına feda etmekten vazgeçmeyecektir...
    Hakan FİDAN
  • Henüz felsefe yapacak kadar objektif değilsin, biraz daha geliştir kendini
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Guest-4D62BFE91

    Henüz felsefe yapacak kadar objektif değilsin, biraz daha geliştir kendini
    Öğretirdiniz
    _____________________________
    Başıboş köpeklerin saldırısına uğrayan 11 yaşındaki Mustafa Erçetin (9 Kasım 2022) ve 9 yaşındaki Muhammed Muaz (11 aralık 2024) kudurarak ölmesinler diye uyutuldular.
    De ki: Şüphe yok, namazım da, ibadetlerim de, diriliğim de, ölümüm de alemlerin Rabbi olan Allah içindir.
    Türk gençliği, her türlü maddi ihtiraslarını, şahsi duygularını milletinin selameti namına feda etmekten vazgeçmeyecektir...
    Hakan FİDAN
  • Bilgi konusunda verebileceğim fazla şey yok ben de senin gibi cahilim ama yukarıda yazdıkların öznel şeyler. Öncelikle inançları bir kenara bırakmalısın bunu yapamıyorsan felsefeye hiç bulaşma.
    _____________________________
  • İnsanın doğası kapitalizmdir, tarih boyunca hep böyle olmamış mı zaten, çok eskiden firavunlar vardı, kölelik bile daha 60 yıl önce kaldırıldı, yani güçlü olan tarihin her döneminde hüküm sahibi olmuştur. Tarihin akışına baktığımızda her zaman bir efendi ve bir köle vardır. Efendi hükmü veren konumda, köle ise aldığı emirleri yerine getiren konumdadır. Tabi bu hiyerarşik bir yapı içerisindedir.
    _____________________________
    Tanrı bir beden yarattı kaybeden zamandı
  • 
Sayfa: 12
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.