Amerika'da LGBT'li sapıkların evlatlık aldıkları çocukları taciz ettiği ortaya çıktı.
Şimşek – 1 uydu fırlatma aracı: İlk test 2027 -550 kilometre irtifa ve 400 kg faydalı yük (uydu)
Şimşek – 2 uydu fırlatma aracı: ilk test 2029- 700+ kilometre irtifa ve 1,5 ton faydalı yük (uydu)
İrtifa ve faydalı yük güncellemesinde Şimşek 1 ile 2 arasında 2 yıl var bu demek ki çekirdek teknolojide bir ivme kazanınca irtifa ve faydalı yük güncellemesinde de bir ivme kazanılıyor. 700 km irtifaya çıkan roket, ICBM’nin (Kıtalararası Balistik Füze) bazı alt teknolojileri için güçlü bir zemin oluşturur; fakat tek başına ICBM kabiliyeti anlamına gelmez. Şimşek-2 seviyesi ICBM teknolojisinin %50–60’ı fakat geriye kalan %40, diğer %60’tan daha zordur, en pahalı, en yaptırım yiyen kısım da burasıdır. Ayrıca elimizde nükleer başlık olduğunu farz etsek (kendimiz yapmasak bile Pakistan’dan vs. alsak) ICBM yapmadan elimizdeki kısa menzilli balistik füzelere nükleer başlık takmak da çok yanlış olur politika açısından (erken hedef olma)
ChatGPT hayalleri mi yıktı
devletimizin Anadolu’dan barışı ve sükuneti sağlayacak bir güç olarak çıkmasına daha çok var. Yapay zekaya göre bu ifadem stratejik sabırmış
Yapay zeka ile bu fikir alışverişimiz vesilesi ile yapay zekayı bir adım atmadan önce mutlaka kullanmak gerektiğini tekrar anladım.
Bu metni okuyan biri “hayalci” değil, “acele etmeyen” biri görürmüş
Aselsan neden mr cihazı yapmaktan vazgeçti
ASELSAN’ın MR (MRI) cihazı üretme girişimi uzun süre gündemde kaldı, ancak neden ortaya tam bir ürün çıkmadığı merak ediliyor. Konuyu özetleyeyim:
✅ ASELSAN neden MR cihazı üretemedi?
ASELSAN aslında 2015–2020 döneminde Türkiye’de yerli MR cihazı geliştirme projesine başlamıştı. Hatta TÜBİTAK ve Sağlık Bakanlığı ile beraber yürütülen “Milli Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRI) Projesi” kamuoyuna açıklanmıştı.
Ancak proje birkaç nedenle ürünleşemedi:
1) MRI cihazı geliştirmek, savunma teknolojilerinden bile daha zordur
MRI cihazı:
- 3 Tesla seviyesinde süperiletken mıknatıs gerektirir
- Çok hassas RF sistemleri
- Çok güçlü kriyojenik altyapı (sıvı helyum, soğutma)
- Yüksek çözünürlükte görüntüleme yazılımları
- Sağlıkta regülasyon, FDA/CE sertifikaları
Bu alan Türkiye’de hiç altyapı olmayan bir alan olduğu için sıfırdan geliştirmek büyük Ar-Ge gerektiriyor.
ASELSAN’ın güçlü olduğu alan radar, elektronik harp, optik — ama MRI bambaşka bir mühendislik alanı.
2) Süperiletken magnet üretimi Türkiye’de yok
MRI cihazının kalbi olan sıvı helyumla çalışan süperiletken magneti üreten:
- GE Healthcare
- Siemens
- Philips
- Canon
gibi yalnızca 4–5 dünya devi var.
ASELSAN bu magneti yerli üretemedi, dışarıdan almak da çok maliyetli ve teknolojiyi vermiyorlar.
3) Türkiye’nin kriyojenik altyapısı yetersiz
MRI cihazlarında:
- 4 Kelvin’e kadar soğutma
- Süperiletken bobin
- Helyum geri kazanımı
gibi özel tesisler gerekiyor. Bu, savunma sanayisinde bile çok az kullanılan bir teknoloji.
4) Pazar küçük, yatırım büyük
Bir MRI cihazı geliştirmek için:
- 400–600 milyon dolar Ar-Ge yatırımı gerekir.
- Yıllık Türkiye MR cihazı pazarı sadece 250–300 cihaz.
Bu yatırımın geri dönüşü çok uzun.
5) CE sertifikasyonu ve klinik testler çok uzun
MR cihazı:
- Tıbbi cihaz sınıfı Class IIb
- Klinik testler: 2–3 yıl
- CE/FDA süreci: 2–4 yıl
ASELSAN’ın askeri ürünlerdeki sertifikasyon tecrübesi burada yeterli değil.
6) Proje zaman içinde rafa kaldırıldı
Yetkililerin açıklamalarına göre:
- Prototip parçalar geliştirildi
- RF coil tasarımı yapıldı
- Görüntüleme yazılımlarında ilerleme oldu
Fakat ürünleşme aşamasına geçilemedi.
Projede çalışan bazı ekiplerin dağıtıldığı ve bütçenin başka projelere yönlendirildiği biliniyor.
📌 Özet
ASELSAN MR cihazı üretemedi çünkü:
➤ Magnet – süperiletken teknolojisi yoktu
➤ Kriyojenik altyapı yoktu
➤ Ar-Ge maliyeti aşırı yüksekti
➤ Pazar küçük olduğu için yatırım geri dönmüyordu
➤ Sağlık cihazı sertifikasyon süreçleri çok uzun ve zor
Bu nedenle proje prototip seviyesini geçemedi ve resmî olarak “durdurulmuş” görünüyor.
ASELSAN’ın MR yapamayıp röntgen cihazı yapabilmesi aslında iki teknolojinin zorluk seviyesinin çok farklı olmasından kaynaklanıyor. Kısaca açıklayayım:
✅ 1) Röntgen cihazı çok daha basit bir teknoloji
Röntgen cihazı için gereken temel şeyler:
X-ray tüpü
- Yüksek gerilim güç kaynağı
- Dedektör panel (flat panel)
- Görüntü işleme yazılımı
- Metal gövde ve mekanik kollar
Bunların çoğu Türkiye’de veya ticari olarak dünyadan temin edilebiliyor. Yani kritik teknoloji sayısı düşük.
ASELSAN burada:
- Elektronik kontrol kartlarını
- Görüntü işleme yazılımını
- Mekanik yapıyı
- Arayüzleri
kendi üretti ve nispeten hızlı çıktı.
❗ 2) MRI cihazı ise tamamen başka bir mühendislik seviyesi
MRI cihazı için:
✔ Süperiletken magnet (3 Tesla mıknatıs) – Türkiye’de yok
Dünyada sadece 4–5 şirket üretebiliyor.
✔ Sıvı helyum, kriyojenik soğutma – altyapı yok
✔ RF coil tasarımı – ileri seviye mühendislik
✔ Gelişmiş görüntüleme algoritmaları
✔ FDA/CE tıbbi cihaz sertifikasyonu uzun
Bu yüzden MRI cihazı yapmak, röntgene göre 10 kat daha zor ve daha pahalı.
🧩 3) Röntgende kritik teknoloji dışarıdan alınabiliyor
Röntgenin en zor parçası olan:
- Flat panel dedektörler
- X-ray tüpleri
dünya genelinde rahatça satılıyor.
ASELSAN bu parçaları alıp kendi elektroniğini ve yazılımını ekleyebildi.
MRI’da ise kritik parçalar satılmıyor, teknoloji aktarımı yapılmıyor.
🟢 4) Röntgen cihazı pazarı daha kolay ve hızlı
Röntgen cihazı CE belgesi almak:
- 6–12 ay
- MRI CE belgesi almak:
- 2–4 yıl klinik test
- Çok daha maliyetli
Bu da röntgenin üretim ve satışa daha hızlı çıkmasını sağladı.
📝 Özet
TeknolojiZorluk SeviyesiTürkiye’de AltyapıKritik Parçaların TedarikiGeliştirme SüresiRöntgenOrtaVarSerbest1–2 yılMRIÇok yüksekYokKritik parçalar satılmaz5–10 yıl
👉 Sonuç:
ASELSAN MR yapamadı çünkü MRI tamamen yeni ve Türkiye’de hiç olmayan bir teknoloji alanı.
Röntgen ise mevcut altyapıyla yapılabilecek bir cihaz türü.
İstersen ASELSAN’ın ürettiği röntgen cihazının teknik özelliklerini veya MR yapabilmesi için Türkiye’de ne olması gerektiğini de anlatayım.

Vodafone savunmasında sanki modemi teslim almıyorlarmış gibi savunma yapmış halbuki teslim alıyorlar, kelime oyunları yapmış savunmasında, sarıyer tüketici hakem heyetine keçiörende oturduğumdan başvuru yapamıyormuşum bundan dolayı yetkisizlik vermişler, madem öyle başvuru sırasında neden bana sistem sarıyer e de yapabilirsin diye yönlendirdi, hakem heyetinin gözü yememiş ya da şikayeti başından savmak için böyle bir karar vermişler. 1260 tl değil mi alın sizin olsun ha bir daha vodafone hayır kesinlikle, turk netteyim şu an.
arkadaşlar siemens ılık su ve soğuk özelliği olan su sebili aldım, ama ılık su sebili soğuk su veriyor, birbirine yakın mı neymiş, eve teknik servisleri de geldi yapcak bir şey yok dediler, biri forumda vestel de de öyle yazmış ama bilmiyorum, iş yerimde arçelik in ılık su sıcak su soğuk su ve su filtreli su sebili var, hakkını veriyor, ılık ılık, soğuk soğuk, sıcak sıcak veriyor, tavsiye ederim, eğer kışın babanızla ılık su soğuk su kavgası yapmak istemiyorsanız, arçelik vs alın.
Diesel Saat Kullananlar Kulübü
kuzeysaat ten 6 bin liraya aldım, daha öncede almıştım aynısından satmıştım, niye sattım ki dedim kendi kendime ve tekrar aldım



Ülkemizin yapması gerekenler:
Hangi aşamalar tamamlanmalı? (Yıllık yol haritası — varsayılan: lisanslı üretim 0. yılda başlıyor)
0–2 yıl — Hemen yapılması gerekenler
- Lisanslı üretim projelerinde Türk mühendislerin yoğun şekilde yer alması (nötronik analiz, termohidrolik, kalite kontrol).
- Üniversite/ARAştırma merkezi işbirlikleriyle hedeflenen doktora/post-doc programları.
- Regülatör (TAEK) ile ortak eğitim, uluslararası düzenleyici tecrübe kazanımı.
2–5 yıl — Kapasite ve veri birikimi
- Yerli firmaların modül üretiminde yetkin hale gelmesi; saha montaj ve kalite süreçlerinde deneyim.
- Nötronik ve termal-hidrolik hesaplamalar için güçlü simülasyon altyapısı ve doğrulama verileri (test rig’ler).
- İlk tip yerel alt-parça ve yardımcı sistemlerin tasarım/üretiminde bağımsızlık.
5–8 yıl — Yerli Ar-Ge’nin hızlanması
- Lisanslı üretim tecrübesi, yerli mühendislik ekiplerini “tasarım okur-yazarı” haline getirir.
- Başlangıç seviyesinde çekirdek tasarım çalışmaları: yakıt dizaynı, reaktör kinestikleri, güvenlik analizleri — deneysel doğrulama gerektirir.
- Pilot yakıt testi veya partner ülkede test prototipleriyle doğrulama (ulusal test reaktörü veya ortak program).
8–12 yıl — İlk özgün/hibrit çekirdek tasarımı
- Türkiye, lisanslı tasarıma dayalı hybrid/derivative çekirdek tasarımları yapabilir (yani tamamen yeni değil; lisans sahibiyle işbirliği içinde modifikasyon).
- Bu aşamada yerli nötronik kodları, yakıt test verileri ve güvenlik belgeleri yeterli hale gelirse sınırlı bağımsızlık mümkün.
12–20 yıl — Tam bağımsız yerli çekirdek tasarımı
- Tamamen bağımsız, kendi mühendislik hesapları, yakıt parametreleri ve sertifikasyon başvurusunu yapabilecek olgunluk.
- Yakıt üretimi, zenginleştirme veya dış tedarik zinciri ile kalıcı anlaşmalar (yakıt konusu ayrıca ayrı yatırım gerektirir).
Özet: ilk özgün çekirdek tasarımını görmek 8–12 yılda mümkün olabilir, fakat tam bağımsızlık ve saha-onaylı yerli tasarımlar genelde 12–20 yıl ister.
Lisanlı üretim çekirdek teknolojiyi sıfırdan üretmek değildir, bu bilgiyi hiçbir ülke şimdiye kadar paylaşmadı, çekirdek teknolojiyi ülkeler lisanslı üretim sonrası
tersine mühendislik arge ile ediniyor. asıl kritik olan çekirdek teknolojisi ise şunları içeriyor:
Reaktör Çekirdeği Tasarımı
- Yakıt dizilimi, moderatör kullanımı, nötron ekonomisi.
- Isı üretimi ve zincir reaksiyonun güvenli kontrolü.
Yakıt Teknolojisi
- Zenginleştirilmiş uranyumun özellikleri, yakıt çubuklarının kaplama malzemesi.
- Yakıtın zenginleştirilmesi ve yeniden işlenmesi.
Basınçlı Su Reaktörü (PWR) veya SMR özgün tasarımı
- Basınç kabı, ısı değiştiriciler, pasif güvenlik sistemleri.
Nükleer Güvenlik ve Kontrol Algoritmaları
- Reaktörün anlık durdurulması (SCRAM), otomatik soğutma sistemleri.
Yine müslümanları küfür ile suçlayan biri daha. Atatürk, devlet kurmuş ben de o devletin altında yaşıyorum, o devletin altında ailem, çocuklarım yaşıyor, o devlet çatısı altında namaz kılıyorum, dinimi anlatıyorum, karnımı doyuruyorum, bu yüzden de saygı duyuyorum, saygı duymak fazilet işidir, sen de biraz saygı kırıntısı yoksa bu senin faziletten yoksunluğun. Eğer minnet ve saygı duyuyorsam Atatürk'e, bunun nedeni islamın korunmasını emrettiği anasırı devlet kurarak koruma altına aldığı içindir. Evet tabiatım huyum gereği seçimsiz/gayri ihtiyari bir şekilde saygı duyuyorum Atatürk'e, eğer bundan dolayı hesap vereceksem Allah'a duygularımın tabiatımın hesabını ben vereceğim. Artık, insanların böyle muallakta kalan konular ile dinini kaşımaktan, onu bunu tekfir etmekten vazgeçin. Allah'tan korkun, yalan söylemeyin, infak edin, Allah'ı sevin ondan korkun, gece namaz kılın, iyi insan ahlaklı güzel insan olun, Peygamberimiz ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim diyor, meşgalemiz bu olsun, sırf nefsinize kavga dövüş çekişme hoş geliyor diye bu meseleleri kaşımaktan vazgeçin, erdemli iyi insan olun vesselam.
Meslek: Sosyal adalet savunucusu / Savunan adam
|
Başıboş köpeklerin saldırısına uğrayan 11 yaşındaki Mustafa Erçetin (9 Kasım 2022) ve 9 yaşındaki Muhammed Muaz (11 aralık 2024) kudurarak ölmesinler diye uyutuldular. De ki: Şüphe yok, namazım da, ibadetlerim de, diriliğim de, ölümüm de alemlerin Rabbi olan Allah içindir. Türk gençliği, her türlü maddi ihtiraslarını, şahsi duygularını milletinin selameti namına feda etmekten vazgeçmeyecektir... ![]() Hakan FİDAN
|
| Bir elin beş parmağı da bir değil, herkesin bir tabiatı karakteri var buna göre de dünya görüşü oluyor, hep insanların tabiatının değişmeyeceğini doğuştan getirdiklerinin baskın olduğunu kabul etmişimdir, insanların bu tabiatları karakterlerine göre de dünya görüşleri oluyor, eğer herkes aynı düşünseydi hepimiz aynı cemaatten aynı hizipten olurduk, dünyada doğruyu gösteren bir terazi de olmadığına göre anlayış göstermeye çalışacağız birbirimize, evet yaratanın bir doğrusu vardır bir hükmü vardır, bunları hep ahirette göreceğiz, unutmayalım ki biz Müslümanlar olarak, Cemel vakasında peygamberin eşi Hz Aişe ile peygamberin damadı bu benim mevlam dediği Hz Ali’nin savaştığına şahit olduk, hem de asrı saadetin esintilerinin en güçlü olduğu henüz kaybolmadığı bir dönemde, bu aslında yaratanın en çok korumasının üzerlerinde olduğunu düşündüğümüz insanları yani Hz Peygamber ashabını bile Allah'ın korumayacağını ve tamamen bu insanları bile kendi nefisleri ile baş başa bıraktığının işareti. Aralarında cennetle müjdelenmiş insanlar arasında bile bu anlaşmazlıklar çıkıyor ve kan akıyorsa biz ne had ile anlayışı temkini itidali bırakıyoruz. Bu müminleri savaştıracak kadar nefisler devreye girmişken bu kadar imanlı insanların arasına bile siyaset girmişken biz Müslümanlar olarak çok temkinli olmalı mümkün mertebe anlayış empati ile hareket etmeliyiz. Elbette kötülük olduğunda, ya da apaçık yanlış sezildiğinde devreye girilmeli ama bir devlet olmadığımızı da göz ardı etmemeliyiz. |
Son Giriş: 6 sa. önce
Son Mesaj Zamanı: 7 sa.
Mesaj Sayısı: 3.266
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 13.793
İkinci El Bölümü Mesajları: 8
Konularının görüntülenme sayısı: 0 (Bu ay: 5.477)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 8.278 (Bu hafta: 18)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Konu Dışı / Off Topic






Yeni Kayıt
Özel Mesaj

Görüntülenme 
2 Yanıt
2 






