Şimdi Ara

Kiracı depremden 3 ay geçtikten sonra depremde mutfak tezgahı çatladı diye aramış !

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
7
Cevap
0
Favori
1.037
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj
  • Kiracı depremden 3 ayı geçtikten sonra depremde mutfak tezgahı çatladı diye aramış. Bana inandırıcı gelmedi deprem olalı nerdeyse 4 ay oldu. Kiracı bahane uydurmak için 3 ay düşünmüş diye güldük. Depremden sonra çatladı diye arasaydı inandırıcı olabilirdi belki ben bu yazıyı yazmamdan yarım saat önce araması inandırıcılığını kaybetmesine sebep oluyor. Ayrıca aynı binada 3 tane dairemizde var hiçbirinde böyle bir sorun olmadığı gibi bize ait olmayan dairelerde de böyle bir sorun olduğunu duymadım. Kiracının verdiği depozito mermer tezgahın fiyatını bile karşılamayabilir. Bu duruma yasal açıdan nasıl cevap vermemiz gerekir ?



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi osmankul -- 8 Ocak 2020; 23:6:32 >



    _____________________________
  • TBK 305 uyarınca siz bu hasarı gidermekle yükümlüsünüz ancak satış sözleşmesindeki ayıba karşı tekeffül hükümlerini kıyasen düşünürsek bahsettiğiniz ayıp(çatlak) basit bir gözlemle fark edilecek bir ayıp kabul edilebileceğinden dürüstlük kuralı çerçevesinde, ilk fark edildiği anda kiraya verene bildirilmeli diye düşünüyorum. 4 ay kanımca çok uzun. Bu durum sizin sorumluluğunuzu kaldırır.

    Bahsettiğiniz durumlar da kesin olarak doğruysa zaten ortada hakkın kötüye kullanımı var gibi.
    _____________________________
  • Bu arada konuşma sırasında dairenin sigortası varmı olsaydı ordan yaptırırdınız gibi ifadelerde kullanmış işin acayip tarafı bu kişi bir AVUKAT.Vede anladığım silikonla yapıştırmaktan falan bahsettiğine göre basit bir çatlağın ötesinde. Şunuda belirtmem gerek bahsi konu daire 2004 den sonra yapılmış bir bina. 27 Eylülde olan depremden sonra herhangi bir hasar almadığı gibi bu dairenin yan üstündeki bulunan dairemizde daha uzun vede yapıştırma ek mermer bulunan tezgah yapıldığı ilk günkü gibi sapa sağlam. Benim asıl öğrenmek istediğim bu şahıs hala kiracı benim bu şartlar altında ne yapmam gerekir kiracı kırdığı tezgahı depremi bahane ederek bizi zarara uğratmaya çalışıyor. Benimde belki bir kaç bin tl lik zararı sineye çekmeye niyetim yok gerçekten tezgahı depremin kırdığına inanabilsem elbette bizim sorumluluğumuzda olduğu aşikar. Ancak mermer tezgah sunta dolap üzerinde durduğundan değil 6, 7 şiddetinde deprem olsa bile tezgahın zarar görebileceğine anlattığım hiç bir kimse buna inanmadı, tabi aradan geçen süreyide hesaba kattılar.
    _____________________________




  • Adam avukatsa bulaşma zararlı çıkarsın
    _____________________________
    ustam! aklım firarda. gözbebeklerimde müebbet hüzün, dilimde ay kesiği bir yara, düşüm kırık dökük, bir öksüzün omuzlarında sukut. yüreğim sana emanet sıkı tut. tut ki, kancık pusulara düşmesin. bir hain kurşunu gelip deşmesin. ustam, ne zaman o senin bildiğin zaman, ne sevda gördüğün masallardaki. eskiden, halı tezgahında dokunurdu aşklar, nakış nakış, körpe kız ellerinde.mendillere yazılırdı isimler, yüreklere kazılırdı gizlice. sevdalılar asil ve de yürekli. sevdalar, kavgalar iki kişilik. oysa şimdi;çorak gönüllere ekiliyor sevdalar seher vakitlerinde. meşru sevdalardan, gayrı meşru acılar doğuyor kundaklara, günahkar gecelerden. beni herkes sevdaya asi sanır, oysa aşk, beni nerde görse tanır, hasret tanır, zulüm tanır, ölüm tanır, yüzüm yüzümden utanır. yorgunum ustam; ne katıksız somun isterim senden, ne bir tas su, ne taş yastıkta bir gece uykusu. var gücünle asıl sükunetime, çığlığım kopsun, uzat ellerini güneşe dokun, uyandır uykusundan, tut yüreğimden ustam tut. tut beni, sür güne...
  • Haksızlığa karşı susarsak yarın başka haksızlıklarada uğrayacağımız açık değilmidir.
    _____________________________
  • Avukatsa usul hukuk bilir. haklı bile olsan haksız duruma düşersin ben bulaşma derim.
    _____________________________
    ustam! aklım firarda. gözbebeklerimde müebbet hüzün, dilimde ay kesiği bir yara, düşüm kırık dökük, bir öksüzün omuzlarında sukut. yüreğim sana emanet sıkı tut. tut ki, kancık pusulara düşmesin. bir hain kurşunu gelip deşmesin. ustam, ne zaman o senin bildiğin zaman, ne sevda gördüğün masallardaki. eskiden, halı tezgahında dokunurdu aşklar, nakış nakış, körpe kız ellerinde.mendillere yazılırdı isimler, yüreklere kazılırdı gizlice. sevdalılar asil ve de yürekli. sevdalar, kavgalar iki kişilik. oysa şimdi;çorak gönüllere ekiliyor sevdalar seher vakitlerinde. meşru sevdalardan, gayrı meşru acılar doğuyor kundaklara, günahkar gecelerden. beni herkes sevdaya asi sanır, oysa aşk, beni nerde görse tanır, hasret tanır, zulüm tanır, ölüm tanır, yüzüm yüzümden utanır. yorgunum ustam; ne katıksız somun isterim senden, ne bir tas su, ne taş yastıkta bir gece uykusu. var gücünle asıl sükunetime, çığlığım kopsun, uzat ellerini güneşe dokun, uyandır uykusundan, tut yüreğimden ustam tut. tut beni, sür güne...
  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
    
Sayfa: 1
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.