Şimdi Ara

İngilizce Nasıl Geliştirilir? Tavsiyeler

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
3 Misafir - 3 Masaüstü
5 sn
2
Cevap
1
Favori
1.150
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
1 oy
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj
  • Yazının tam versiyonuna şuradan erişebilirsiniz:http://roadtocapetown.blogspot.com.tr/2015/12/ingilizce-nasl-gelistirilir.html

    - Kendinize bir aksan seçin önce. İngilizcenin bir sürü aksanı olmasına rağmen göze çarpan iki temel aksanı vardır: İngiliz ve Amerikan. Kelime telâffuzlarını buna göre öğrenin. Yarı İngiliz yarı Amerikan konuşursanız garip gelir kulağa.

    - Çok klişe olacak ama İngilizce diziler izleyin. Bu dizileri izlemekle bitmiyor iş. Dizileri izlerken insanların söylediklerine dikkat edin, sadece altyazıyı okumayın. Tek kelime İngilizce bilmeyen annem bile gece gündüz Amerikan dizileri izlediği için günlük hayatta söylenen bazı deyimleri öğrenmişti. Bu da dizi izlemenin ne kadar yararlı olduğunu gösteriyor. / Eğer bir düzey ileriye geçirmek isterseniz dizileri altyazısız izleyeceksiniz fakat bu izleyip geçme olmayacak. Bir insanın kurduğu cümlenin tüm kelimelerini anlayana kadar aynı yeri gerekirse 50 kez tekrar izleyeceksiniz. Yoksa sadece insanın söylediklerinin genelini anlayayım yeter şeklinde bir düşünce yapınız varsa ileri düzey İngilizce öğrenmeyi unutun.

    - Mektup arkadaşları edinin. Çeşitli mektup arkadaşlığı siteleri var. Sağ olsun bizim bazı çakallar Türk ismini "sapık" olarak çıkartmış ama biraz zor olsa da bulunabiliyor arkadaş.

    - İngilizce şarkı dinleyin, internetten sözlerine bakın. Çevirisine bakmayın, kendiniz çevirin. Yeni kelimeleri şarkılarda defalarca dinleyince süper oturur aklınıza.

    En önemli adıma gelelim. Beyninizin kapasitesini öğrenin:

    - Flash card denilen şeyden yapmayın. Bir boka yaramaz. Yani yeni öğrendiğiniz kelimeleri kartlara yazarak arada bir çıkartıp bakmaktır bu sistem. Bu neden işe yaramaz anlatayım.

    İnsan beyninin bir şeyi kalıcı olarak ezberlemesi için onu belli aralıklarla tekrar etmesi gerek. Sen bir karta bir kelime ve anlamını yazıp günde 30 kez çıkartıp bakarsan bu senin aklında kalmaz. O kelimeyi belki beynin 1 hafta tutar belki 2 hafta. Sonra tekrar etmezsen unutur gider. Son gün çalıştığın sınavları düşün. Son gün çalışılan şeyleri ne kadar süre hatırlıyorsun? Ben şahsen 3 günden sonra unutuyorum.

    Hazırlık okurken çok fazla kelime ezberlemem gerekiyordu. Çok işe yarayan bir metod buldum.

    Bu yüzden bir kelimeyi günde 30 kez tekrar etmek yerine şöyle yap:

    Bir defter oluştur. Kelime defteri.

    Pazartesi günü örneğin 5 tane kelimeyi ve anlamını yaz. Bir kere tekrar et. Daha sonra o kelimelere Salı günü hiç bakma. Çarşamba günü tekrar aç bak. Perşembe günü bakma. Cuma da bakma. Cumartesi günü aç bak. Daha sonra bu 5 kelimeyi en az 2 ay boyunca her cumartesi açıp tekrar et. Böylece kelime beyninde kalıcı olacak.

    Ben mesela şöyle yapıyordum: Pazartesi 10 kelime yazıyordum. Salı günü başka bir 10 kelime yazıyordum. Bir gün aralıkla tekrar ediyordum. Yani Salı günü yazdığım kelimeleri Perşembe ve Cumartesi günleri tekrar ederken Pazartesi yazdıklarımı Çarşamba ve Cumartesi tekrar ediyordum.

    Her cumartesi defterimdeki her kelimeyi tekrar ediyordum. Bazen 150 kelimeye yakın kelimeyi tekrar ettiğim oluyordu. Fakat inanılmaz işe yarıyor.

    Burada olay şu: sıkılıp pes etmeyeceksin. Dil öğrenmek delik bir kaba su doldurmak gibi bir şey bu yüzden bu kelimeleri tekrar etmedikçe aklından gidiyor. Bu yüzden dil öğrenmek zor bir şey ve sabır ve azim isteyen bir şey.

    - Haber sitelerinden kelime öğrenmeyin. İleri düzeydeyseniz açın haber sitesi okuyun. Orta düzeyde birinin haber sitelerinde dolanması çok yanlış.

    - Orta düzeydeyseniz çizgi film izleyebilirsiniz. Kullanılan dil basittir.

    - Bilgisayar oyunu oynuyorsanız üşenmeyin sözlük alıp oynayın. Oyunu sürekli durduracaksınız başta fakat kelime hazineniz geliştiğinde oyunu daha az durdurduğunuzu ve daha çok zevk aldığınızı fark edeceksiniz.

    - Bu hurafe değil, gerçek: Biberiye yağı alın. Bu yağı gün içinde aklınıza geldikçe açıp koklayın. Ben bunu üniversite sınavına hazırlanırken gazetede gördüm ve edebiyat sınavı için yazar-eser ezberlerken denedim ve inanılmaz işe yarıyor. Efsane falan değil, cidden çok işe yarıyor. Fakat yağı kalitelisinden alın, uyduruk alınca biberiye diye okaliptüs yağı satabiliyorlar. Kokuları çok benzer.

    - Dili öğrenmek için bir amacınız olmalı. Amacınız olmazsa sonuca ulaşamazsınız. Bir hedefiniz, hayalini kurduğunuz bir şey olmalı. Örneğin ileride Amerika'da mı yaşamak istiyorsun? Bunun hayalini kur. Bu dil öğrenmekte hırsını, hevesini artıracak. Bak mesela ben Afrikaans dilini öğrenmeyi istiyorum çünkü Cape Town'da konuşulan dil. Bir gün ben de oraya gidip o dilde konuşmak istiyorum. Hayalim bu :)

    Fakat burada değinmek istediğim acı bir gerçek var:

    Bir dile ne kadar çalışırsanız çalışın, yurtdışında o dilin konuşulduğu ülkede uzun süre yaşamadığınız sürece o dili asla ana diliniz gibi konuşamazsınız.

    İnternetteki araştırmalara açın bakın. Başka bir dili ana dil seviyesinde konuşmak imkânsıza yakın bir şey.

    Özellikle Türkler için İngilizceyi bu düzeyde konuşmak çok çok zor çünkü dil yapısı farklı. Türkçe ve İngilizce tamamen farklı dil ailelerinden gelir. Bir Türkün beyninin çalışma yapısıyla İngilizinki farklıdır. İngiliz gibi İngilizce konuşmak istiyorsanız beyninizin onunki gibi çalışması gerekir. Bunun gerçekleşmesi içinse o İngilizlerle senelerce yaşayıp kullandığı deyimlere, cümleleri nasıl kurduğuna dikkat etmeniz gerekir.

    "İngilizceyi ana dilim gibi konuşuyorum" diyen insanları boşverin. Hepsi yalan. Benim İngilizcem çok iyidir, dil öğrenme yolunda epey çaba harcadım ve bu işleri az çok biliyorum.

    Bir Türk sadece ezberlediği kelimelerle konuşurken bir İngiliz sınırsız kelime hazinesiyle konuşur. Bir Türk, beyninin çalışma şekli gereği, dili sondan eklemeli ve phrasal verb denilen şeylerden yoksul bir dil olduğu için, İngilizce deyimleri bir İngiliz gibi kullanamaz.

    Çok basit bir örnek vereyim, bir Türk "ignore" kelimesini kullanırken aynı yerde bir İngilizce "tune out" deyimini kullanabilir. Bir Türk bu deyimi anlayabilir, fakat biriyle konuşurken aklına ilk olarak kullanmak için ignore kelimesi gelir çünkü bizim dilimiz bu tür deyimlerden yoksundur ve beyne hemen kelime gelir, deyim değil. Beynine direkt deyimlerin gelmesi için o insanları senelerce dinlemen gerek, çaba göstermen gerek. Benim gelmiyor mesela. Bazı çok kullanılan deyimleri ben de kullanabiliyorum fakat ileri düzey bir konuşmada kullanmak çok çok zor.

    Başka bir şey ise İngilizcede kullanılıp da Türkçede tam karşılığı olmayan kelimeler. Bu kelimelerin nasıl kullanıldığını öğrenmek için defalarca metin içinde veya bir konuşmada duymanız gerekir.

    Bunların hepsinin gerçekleşmesinin tek imkânı ise senelerce yurtdışında yaşamak. Yahut İngilizcenizin çok iyi olduğu bir durumda 1 sene yurtdışında yaşayıp çok çabalamak.

    Yurtdışına gidecek param yok diyebilirsiniz. Bu gayet normal. İmkân yoksa imkân araştırılmalıdır o zaman. Tek kuruş parası olmadan yurtdışına giden bir sürü insan var. Örneğin benim babamların ailesinin durumu çok kötüymüş, çok fakir bir ortamda büyümüş fakat babam 3 sene Almanya'da yaşamış. Almanya hükümetinin sınavına girip burs kazanarak gitmiş.

    MEB'in sağladığı yüksek lisans bursları var, liseliler için YES isimli bir program var, üniversiteliler için Erasmus olayı var, 18-30 yaş arasındakiler EVS (European Voluntary Service) olayını araştırsınlar. Yani isteyen adam için azimli adam için var oğlu var. Sadece para olmayınca iş biraz daha zor oluyor o kadar. Fakat hiçbir zaman imkânsız değil.

    Başka bir acı gerçek ise belli bir yaştan sonra dil öğrenilemeyeceği. Otuz yaşına kadar İngilizceyi aksansız konuşabilirsiniz. Fakat otuz yaşından sonra İngilizce öğrenmeye başlayan birinin bir Amerikan aksanıyla kusursuz bir aksan yapması çok çok zordur çünkü dili senelerce Türkçe konuşmaya ve dolayısıyla onun fonetiğine alışmıştır. Yine de İngilizceyi aksan ile konuşmak hiçbir sorun değil, karşınızdaki sizi genelde anlar. Fakat yaş ilerledikçe normal öğrenmenin de yavaşladığının unutulmaması gerek. 45 yaşındaki birinin bir kelimeyi ezberleme süresiyle 15 yaşındakinin ezberlemesi bir değil.

    Benim babam çok iyi Almanca ve Fransızca konuşur, mesleği gereği. Bu adam 47 yaşında İngilizceye merak saldı öğrenmeye çalıştı. Almanca ve Fransızca bilen biri için İngilizce öğrenmek tabi daha kolay ama yaşı geç olduğu için sıkıntı çekti. Şimdi en azından konuşulan şeylerin %70-%80'ini anlıyor. Bu çok büyük bir gelişme. İngilizce konuşulan bir yere gitse işlerini halledebilir düzeyde.

    Babam şu anda 58 yaşında. Şimdi bu adam 47 yaşında, onca yoğun bir işin içinde (ki cidden çok yoğun bir işi var) bu dili az çok öğrenebildiyse ben İngilizce öğrenmemek için bir sebep/bahane görmüyorum. Bir bahane göremiyorum. Yok yeteneğim yok, dil ezberle olmuyor falan geçin bunları. Hepsi bu yolda zerre çaba harcamayan, azmetmeyen insanların çekememezlik dolayısıyla oluşan "ben yapamadıysam başkaları da yapmasın" düşüncesinden kaynaklanır.

    Unutmayın ki oturduğu yerden başarıya ulaşan tek canlı tavuktur. Dil öğrenmek zor bir şey ve gerçekten çabalamanız gerek.

    Azim azim azim azim azim. Başka bir şey değil. Hatta bir atasözü daha yazayım: Azimli sıçan duvarı deler.

    Yazdığım her şey hayatta yaşadığım sayısız tecrübelere ve internetten zamanında İngilizcemi geliştirmek için yaptığım araştırmalara dayalıdır.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi truseye -- 3 Mayıs 2016; 17:00:58 >



    _____________________________




  • Yapay Zekanın Yanıtı

    İngilizce Nasıl Geliştirilir

    Ana diliniz dışında bir dil öğrenmek göz korkutucu bir görev gibi görünse de doğru yaklaşım ve tutarlı çabayla İngilizce becerilerinizi önemli ölçüde geliştirebilirsiniz.

    İşte İngilizceyi geliştirmek için bazı etkili öneriler:

    • Düzenli Olarak Okuyun ve Dinleyin: Farklı türlerde İngilizce metinleri okumak ve İngilizce konuşmalar dinlemek kelime dağarcığınızı genişletmenize, dilbilgisi yapılarını anlamanıza ve telaffuzunuzu geliştirmenize yardımcı olur.

    • Yazma ve Konuşma Alıştırması Yapın: Dil öğrenmenin en iyi yolu pratik yapmaktır. İngilizce yazılar yazın, sesli mesajlar kaydedin ve ana dili İngilizce olan kişilerle konuşma fırsatları arayın.

    • Dil Ortamına Girin: Mümkünse İngilizce konuşulan bir ülkede yaşayın veya dil öğrenim programlarına katılın. Bu, dilin günlük kullanımına kendinizi kaptırmanızı ve İngilizcenizi hızlı bir şekilde geliştirmenizi sağlar.

    • Gramer ve Kelime Bilgisi Temellerine Sahip Olun: Dilin temel kurallarını ve kelime dağarcığını anlamadan ilerlemek zordur. Gramer alıştırmaları yapın, önemli kelimeleri ezberleyin ve kelime bilgisi uygulamaları kullanın.

    • Sabırlı ve Tutarlı Olun: Dil öğrenmek zaman ve çaba gerektirir. Motivasyonunuzu yüksek tutun ve düzenli olarak çalışmaya devam edin. Küçük hedefler belirleyin ve bunları aştıkça kendinizi ödüllendirin.

    • Uygulamaları ve Kaynakları Kullanın: Günümüzde, dil öğrenimini kolaylaştıran birçok uygulama ve kaynak mevcuttur. Bu kaynakları kelime dağarcığınızı, gramerinizi ve telaffuzunuzu geliştirmek için kullanın.

    • Uygun Bir Dil Kursu Alın: Bir dil kursu, dilbilgisi kurallarını öğrenmenize, telaffuzunuzu geliştirmenize ve bir dil ortağı bulmanıza yardımcı olabilir.

    İngilizce öğrenme yolculuğunuzda tutarlılık ve özveri anahtardır. Bu önerileri takip ederek, İngilizce becerilerinizi zamanla önemli ölçüde geliştirebilir ve bu büyüleyici dili akıcı bir şekilde konuşmanın keyfini çıkarabilirsiniz.

    Yapay Zekanın Yanıtını Genişlet
  • Gerçekten çok yararlı bir rehber olmuş. Teşekkürler.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
    
Sayfa: 1
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.