Şimdi Ara

DH Nükleer Enerji Destekçileri Derneği [747 Destekçi] (90. sayfa)

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
1 Misafir - 1 Masaüstü
5 sn
3.454
Cevap
58
Favori
143.357
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
44 oy
Giriş
Mesaj
  • @HeNRy__,

    Bu forumdaki iktidar karşıtı eski mesajlarını da okudum ve gördüm ki geçen zamanda kontrolünü kaybetmişsin. iktidarla iktidara destek olanları aynı kefeye koyamazsın. bazen insanlar kötünün iyisini seçmek mecburiyetinde kalır. bu durumda o insanlara yaptığı seçimden dolayı seçilenlerin yediği haltlardan seçenleri sorumlu tutamazsın.

    bana göre bu ülkeye iktidar olmayı hak eden bir tek siyasi oluşum bile henüz mevcut değil. yine de seçmenler bunlar arasında seçim yapmak zorunda. bu durumda oy kullanan 40 milyon seçmene ne dememiz gerekir? Birkaç yıl sonra bütün siyasi liderlerin kirli çamaşırları ortaya çıktığında, seçimlerden önce etrafa boncuk dağıtıp oylarını aldıkları seçmenlere laf söylemeye ne hakkımız var?

    Edit,
    ikinci paragrafta yazdığın şeye tamamıyle katılıyorum. benzer ifadelerim arka sayfalarda var. şunu da söyleyeyim, proje henüz net değil; güvenlik tedbirlerini az bulursam karşı olacağımı şimdiden belirteyim.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Guest -- 7 Kasım 2011; 12:16:45 >
    _____________________________
    psn
    acaltun17




  • beni de ekleyin

    nükleer enerji karşıtlarına şunu söyleyebilirim,
    1) kesinlikle cep telefonu kullanmasınlar ve hatta baz istasyonlarının etki sahalarına girmesinler(dünyadaki toplam etki açısından nükleer enerjiden çok daha riskli),
    2) kesinlikle evlerinde elektrik hattı bulundurmasınlar, çünkü kendileri nasıl Türkiyenin nükleer tesisini koruyamayıp ya işi bilmeyen çalışanlarca yada teröristlerce tesisin radyasyon yayacak duruma getirileceğine inanıp korkuyorlarsa; bende o kişilerin ev ahalisinin prizlere metal şişler sokmasından, makasla elektrik kablolarını kesmesinden ve bilimum elektrik ve elektronik aygıtlardan zarar görmesinden korkuyorum ve kendilerinin bu tehlikeleri bertaraf edebilecek kadar yetkin, becerikli, ve güvenli insan olmadıklarını düşünüyorum. Ve hatta ülke insanlarını düşünerek tüm yurtta elektrik kullanılmaması için eylemler yapmaya teşvik ediyorum.
    3) kesinlikle motorlu araç kullanmasınlar, çünkü gerek kendilerine gerek kendilerine bağlı olmayan nedenlerle kaza yapabilirler ki zaten son 10-20-30 yılın istatistiklerini karşılaştırırsanız, terörden daha fazla vatandaşımızı trafik kazalarında kaybetmişiz. hiç zaman kaybetmeden tüm yandaşlarıyla beraber, Türkiyede hiç motorlu araç kalmayana kadar ölüm orucuna girsinler, bizde kağnılarla kazasız belasız yaşarız artık.

    ha bir de şu doğal enerji hikayesi var, sütten çıkan ve sütten daha ak olan doğal enerji!!!
    isterseniz bir deneyelim Çeşme'ye kurulan rüzgar tribünlerinden tüm Ege ve Akdeniz bölgelerine yerleştirelim, ürettiğimiz elektrik eh belki o bölgelerdeki bir tek ile mesela İzmir ve Antalya'ya yetebilir ancak rüzgarın hızını keserek oluşturdukları iklim değişikliğiyle Türkiyeye yağmur yağmamasına neden olacaklar(isterseniz araştırın) çünkü Türkiyedeki yağmur Afrikadan gelen toz bulutlarına bağlı! yağmur yağmadan da yaşayabiliriz derlerse, diyecek birşeyim yok!
    veya tüm Konya ovasını ve hatta Türkiyenin tüm elektrik tüketimini karşılayabilmek için tarla ve arsalarımızın çoğunu güneş panelleriyle dolduralım, ve bu proje için Türkiyenin enerjiye 50 yıl boyunca harcayacağı para kadar kaynak aktaralım; artık buğday ekecek yerimiz olmadığı için ekmek yerine elektrik yeriz herhalde???
    _____________________________

    Doğanın enerjisini çalmayalım artık!
    Temiz nükleer enerjiyle kendi enerjimizi üretelim.
    Güneş enerjisi de, rüzgar enerjisi de, akarsuların enerjisi de doğaya lazım! Doğal dengeyi bozmayalım.
    DH nükleer enerji destekçileri.




  • quote:

    Orijinalden alıntı: HeNRy__

    quote:

    Orijinalden alıntı: _KadirşinaS_

    quote:

    Orijinalden alıntı: ahmt_frk_asln


    quote:

    Orijinalden alıntı: _KadirşinaS_

    quote:

    Orijinalden alıntı: HeNRy__

    quote:

    Orijinalden alıntı: _KadirşinaS_

    Eğer mümkünse 1.sıraya adımı yazabilir misiniz? Biraz geç görmüşüm ama en büyük destekçilerindenim

    quote:

    Orijinalden alıntı: _KadirşinaS_

    Verdiğiniz linklerin tamamı 2002 sonrasına ait ve gayet de doğal. Hele ki 2006'dan sonra bu görüntüler çok da doğal. Sıkıysa başı örtülü olduğu için bir laf etsinler herhangi bir askerin annesine, bacısına, karısına. O eskidendi yemin törenlerine almamalar, kapılardan çevirmeler. Benim Balıkesir Bkm. Okulu ve Eğt. Mrk. K.lığı'ndaki yemin törenime annesi çarşafla katılan arkadaşlarım bile vardı. Artık herkes haddini biliyor, boyundan büyük işlere, üstüne vazife olmayan şeylere karışamıyor. Asker vatanı korusun, nöbetini tutsun.
    Kimin neyi nerede giyeceğini, MİLLETİN ÖZGÜR İRADESİ BELİRLEYECEKTİR.



    http://forum.donanimhaber.com/fb.asp?m=54178906


    dalavereciler sizi


    Hayırdır?

    Aklınca ordan hükümet destekçisi olduğunu ima edip nükleeri de hükümet destekçilerinin savunacağını ispatlamaya çalışmış.

    @henry,

    benzer istihbarat çalışması varsa benimkini de istiyorum. belki 3 yıl önceki mesajlarımdan hükümet destekçisi olduğumu bulursun. daha arka sayfada vatandaşın biri nükleer destekcilerinin konuyu siyasileştirdiğini yazmış. asıl bunu yapan sizin kafadaki insanlar.

    buraya yazıyorum, koyu dinciyim(sizin ifadenizle). bu hükümet yerine benim yaşantıma karışmayan daha iyi birileri çıktığı gün ilk tekmeyi benden yiyecekler.(tekme ifadesi az bile, perde arkası bazı konularda çok hadlerini aştılar.)

    Yani eğer bu aklıevvelin niyeti buysa gerçekten YUH diyorum. Ben olaya siyasi olarak yaklaşıyor olsam bile, arayıp, cımbızlayıp buraya eklediği mesajımı ben bu konuya atmamışım ki.

    bu konuya atıp atmamanla ne ilgisi var ?
    attığın mesajın ne derece ahlaksız bir mesaj olduğunun farkında değilsin o zaman
    24 askerin şehit olduğu konuya gelip asker işini yapsın vatanını korusun gibi saçma sapan zavallı bir mesaj atıyorsun
    asker zaten görevini yapıyor senin benim gibi evinde boş boş oturan kıçı rahat insanları korumak için canını veriyor
    asker karşıtı olan bir iktidar destekçisi toplumndan bu ülkeye nasıl fayda gelebilir bunun cevabını vermek lazım

    bambaşka birşey daha söyleyeyim hükümet nükleer enerjiye olan desteğini bugün geri çekse
    buraya bende destekliyorum diye yazanların bir bölümü ama hepsi değil geri gelecek
    ve şöyle diyecekler
    benimde zaten içime sinmemişti bu nükleer santral, amaan boşverin böylesi daha hayırlı oldu, zaten henüz hazır değildik, bende desteğim konusunda şüphelerim vardı iyi oldu böylesi vs vs

    Ya arkadaş senin nasıl bir kafa yapın var? O zaman Türkiye Cumhuriyeti bir tek sana ait anasını satayım. O mesajı bu konuya atmamış olmam, bu konuya SENİN YAPTIĞIN GİBİ siyaset karıştırmamış olmam anlamına geliyor. Ama bunu idrak edemeyecek kadar için kararmış, gözün dönmüş.

    Tabi ki asker işini yapacak, vatanı koruyacak. Var mı itirazı olan? Aksine eğer buna itirazı olan varsa, hala askerden farklı beklentileri olan varsa burada ZAVALLININ ta kendisidir. Ben yaklaşık 5 ay önce geldim askerden. Merak etme vazifemi de hakkıyla yaptım .

    Gel bakalım boş insan nasıl olur hızlandırılmış kursla öğreteyim sana.

    Üniversiteyi askere gitmeden hemen önce bitirmiştim. Hiç kaçmadan, ki gidip macaristan, polonya veya Çek cumhuriyetinde 3 sene yaşayıp, babamın şirketinde çalışıyor görünüp paşalar gibi günümü gün edip sonra burada 21 gün askercilik oynama imkanım varken askere gittim.

    Yani bundan 5 ay önce senin gibi klavye başında dedektifçilik oynayanlar, rahat oynasınlar diye 8 saat bile nöbet tuttuğum oldu.

    Şimdi kendi lojistik firmamızı kurdum. Çalışıyorum, kazanıyorum, değer üretiyorum, uluslararası çalışıyorum üstelik, senin oturduğun yerden gıpta ettiğin çoğu ülkeyle ticaret yapıp onlardan kazdığım parayı bu ülkeye getiriyorum.Tek bir yamuk iş yapmıyorum. Her işim resmi. Kendi vergi bölgemde sıralamada yaklaşık 4000 kayıtlı vergi mükellefinin içinde 36. Sıradayım. 4 lise, 6 tane üniversite öğrencisine burs sağlıyorum. 2 tane pırıl pırıl üniversite öğrencisine part-time çalışma imkanı sunuyorum firmamda. Hem kendilerini geliştiriyorlar, hem beni geliştiriyorlar, hem para kazanıyorlar, hem de zararlı işlerden insanlardan uzak kalıyorlar. Elimden geldiğince sosyal projelere destek vermeye çalışıyorum. Yanlış anlaşılnasın amacım reklam yapmak, kedinimi övmek falan değil. Sadece başta da yazdığım gibi BOŞ İNSAN nasıl olur onu tarif ediyorum.

    Şimdi sana sormak istiyorum. SEN NE YAPIYORSUN O KLAVYENİN BAŞINDA AKLIN SIRA DEDEKTİFÇİLİK OYNAYIP , "VAY BEE NASIL YAKALDIM" DİYE KENDİNİ TATMİN ETMEKTEN BAŞKA?NE KATKI SAĞLIYORSUN Kİ BU ÜLKEYE DE BENİ ELEŞTİRİYORSUN?

    Bu gün dediğin gibi, hükümet vaz geçsin ilk hesap soracaklardanım. Çünkü işin içinden bakabiliyorum, sanayicinin anasını ağlatıyor bu enerji ücretleri. Türkiye'nin gelişimine en büyü baltayı vuruyor. Dışarıdan ham madde ve ara mamul ithal ettiğimiz yetmezmiş gibi, bir de enerji ithal ediyoruz. İşte bu yüzden destekliyorum.

    Ayrıca o alıntı yaptığın mesajın sadece işine gelen tarafını değil, ADAM GİBİ tamamını yaz. Madem alıntı yapacaksın, kesip biçme fikirlerimi. Senin zihniyetindekilerin yaptığı gibi doğrulara muhalefet edilemeyeceğini anlayınca, sözlerimi çarpıtıyorsun.

    Kendi kafanda yazdığın senaryoda, bir mesajımı bulup buraya yazıp beni madara edecektin. Ama bir noktayı atladın. Bunu yapabilmen için benim söylediklerimin ardında duramamam gerekirdi. AMA BEN YAZDIĞIM HER HARFİN ARKASINDAYIM. devam ettikçe de sen rezil olacaksın. Burada yerin dibine sokacağım seni.

    Asıl desteklediği insanlar ne halt ederse etsin, ne hata yaparsa yapsın; körü körüne destek verenler, fütursuzca şakşakçılığa devam edenler sen ve senin gibilerdir. Ama az daha sabredin. Düzelecek, bu ülke herşeye rağmen, hepinize rağmen D-Ü-Z-E-L-E-C-E-K. NOKTA.
    _____________________________
    Öyle fakir insanlar gördüm ki, paradan başka hiçbir şeyleri yok !...




  • Nükleer yapalım veya yapmayalım şeklinde bir beyanda bulunmadan, ekonomik ve çevresel risklerini de içeren tarafsız bir yazı, işin uzmanından.

    quote:

    Elektrik üretimi için buhar eldesi; termik santralde, fosil yakıtla ısıtılan bir kazanda, nükleer santralde ise, içinde fisyon tepkimelerinin yer aldığı “kalp” denilen bir tankta başlar. Termik santralle nükleer santral arasındaki temel yapısal fark, bu “buhar temin sistemi”dir; diğer bileşenler benzer…

    Fisyon, kimyasal tepkimenin milyon katı kadar enerji açığa çıkardığından, kalpteki birim hacim başına ısı üretimi, kazandakinden çok daha yüksektir. Yoğun enerji üretimi, yoğun soğutma gerektirir ve kalpten birim zamanda çok daha büyük miktarda su geçirilir. Kalp ve civar bileşenlerdeki basınç ve sıcaklıklar, kazandakilere oranla çok yüksektir. Malzemeler zor koşullar altında çalışır. Ayrıca, içlerinde dolaşan fisyon ürünü ve nötron gibi yüksek enerjili parçacıklar, mikro ölçekte hasarlara yol açar ve bu hasarlar zamanla birikir. Bu yüzden, özellikle kalp ve civarındaki bileşenlerin yapımında kullanılan malzemelerin kaliteli ve dayanıklı olması gerekir. Daha uzun işletme ömrü için, daha da kaliteli...

    Öte yandan bir termik santralin atıkları, üretildikçe, kontrollü bir şekilde de olsa, baca gazı veya kül şeklinde çevreye salınır. Bir nükleer reaktörde ise, atıkların hemen tümü kalpte saklanır ve işletme sırasında biriken radyoaktivitenin çevreden yalıtılması, kalbi soğutan suyun da çevreye sızmaması lazımdır. Bu zorunluluk reaktör bileşenlerinin, özellikle bağlantı yüzeylerinde, mikronlar düzeyinde duyarlılıkla imalatını gerektirir. Dolayısıyla, bir reaktörde kullanılan pompa, boru, somun, cıvata gibi bileşenlerin, termik santraldeki benzerlerine göre, çok daha kaliteli malzemeler kullanılarak yüksek duyarlılıkla imal edilmiş, “nükleer sınıfı” bileşenler olması şarttır. Maliyeti arttıran bir etken…

    Bir termik santral kazasının, örneğin kazan patlamasının etkileri, kısa vadeli ve kısa menzillidir; hemen yalnızca santral çalışanlarını ilgilendiren bir “yerel güvenlik riski” oluşturur. Fakat bir nükleer reaktörün kalbinde hasara yol açabilen bir kaza, işletme sırasında çevreye salınmayıp da kalpte biriktirilmiş olan radyoaktif maddelerden bazılarının çevreye sızması olasılığını doğurur. Bunların meteoroloji koşullarına bağlı olarak, geniş alanlara yayılıp, onlarca yıl süreyle ciddi radyasyon tehdidine yol açması mümkündür. Dolayısıyla böyle bir kaza olasılığı, tüm ülkeyle birlikte, yakın coğrafyaları da ilgilendirir; yani “uluslararası güvenlik riski”dir.
    Öte yandan bir termik santralde, yakıt akışı kesildiğinde, enerji üretimi durur. Fakat nükleer reaktörde, acil bir durum gereği reaktör kapatılıp zincirleme tepkime durdurulmuş olsa dahi, enerji üretimi, kalpteki radyoaktivite nedeniyle, hızla azalarak da olsa devam eder. Bu yüzden, kalbin bir süre daha soğutulması gerekir. Oysa kapatmaya yol açan acil durum aynı zamanda, soğutma sisteminin çalışmasını da imkansız hale getirmiş olabilir. Nitekim bir nükleer reaktör için en ciddi kaza senaryosu, “soğutucu kaybı” yüzünden, kalbin kısmen veya tümüyle erimesidir.

    Böyle bir kazanın gerçekleşme olasılığı, kalbin soğutma suyu halkalarının ve pompalarının, birden fazla sayıda ve yedekli olmasıyla azaltılır. Ayrıca, olağan işletme sırasında reaktörün ürettiği elektrikle çalışan pompa ve vana gibi bileşenler, acil durum nedeniyle elektrik kesildiğinde otomatik olarak devreye giren, örneğin dizel jeneratörler gibi yedek güç kaynaklarıyla desteklenmiş olmak zorundadır. Bu da yeterli görülmez ve kalbin olağan soğutma halkalarının dışında, soğutucu kaybı halinde otomatik olarak devreye giren, bağımsız bir “acil durum soğutma sistemi” yedekte tutulur. Bu güvenlik sistemlerini, iç veya dış güç kaynaklarıyla çalışan “aktif” bileşenlerden oluşturmak yerine, yerçekimi veya doğal taşınım gibi asla kesintiye uğramayan etkenlere dayandıran “pasif güvenlik” yaklaşımı, sistemlerin güvenilirliğini arttırır. Yine de, kalp hasarı olasılığını sıfıra indirmek mümkün değildir. Bu olasılığın, elektrik üretimi uğruna göze alınabilecek kadar düşük, örneğin on bin yılda bir’den az olması şart koşulur.

    Olasılığı düşük de olsa kazanın gerçekleşmesi halinde çevrenin etkilenmemesi için, kalp ve civar bileşenler, çelikten bir zırhın içinde konumlandırılıp, zırhın etrafı, bazı tasarımlarda uçak çarpması da dahil olmak üzere dışarıdan gelebilecek darbelere karşı dayanıklı, demir takviyeli kalın bir beton kabukla kaplanır. Bu çelik astarlı beton “koruma binası”nın, kazanın sonuçlarını çevreye sızdırmayıp, içinde hapsedecek güçte olması lazımdır. Çünkü tasarımında, yakın yerleşim birimlerinin tahliye gibi sert güvenlik önlemleriyle rahatsız edilmemesi esas tutulur. Tasarım böyle. İnşası ayrı bir konu…

    Sonuç olarak, bu ek güvenlik önlemleri ve yüksek kalite gereksinimleri, bir nükleer santralin gecelik maliyetini, termik emsalinden yüksek kılar. Buna karşılık, nükleer reaktörün yakıt ve işletme masrafları daha düşüktür. O kadar ki, bir termik santralde üretilen elektriğin birim maliyetinin yaklaşık yüzde 20’si ilk yatırım, kalan yüzde 80’i yakıt ve işletme masraflarından oluşurken, bir nükleer santral için bu oranlar, yaklaşık tersinedir. Öte yandan, bir termik santral 1-2 yıl içinde inşa edilebilirken, bir nükleer santralin inşası, sistemin karmaşıklığı nedeniyle, en az 4-5 yıl alır. İlk yatırımın yüksek, inşaat süresinin uzun olması, projenin finans yönünü, teknik yönü kadar karmaşık ve onunla iç içe hale getirir. Çünkü projenin karlılığı, paranın zaman değerini temsil eden “iskonto haddi” ile inşaat süresine bağlıdır. Şöyle ki; belli bir inşaat süresi için iskonto haddi arttıkça veya belli bir iskonto haddi için inşaat süresi uzadıkça, proje kârlı olmaktan uzaklaşır. Öte yandan, iskonto haddini piyasalar belirlerken, inşaat süresi kontrol edilebilir bir parametredir. Örneğin 5 yılda tamamlanan bir proje kârlı olabilirken, inşası 10 yılı aştığı takdirde iflasa yol açabilir. Dolayısıyla üstlenici grup, finansmanı bir kez temin ettikten sonra, bu ikinci parametre üzerine yoğunlaşır: inşaat süresi. Grup için proje, faiz yükü nedeniyle, zamana karşı bir yarıştır. Bir kez başlandıktan sonra, hızla tamamlanması gerekir. Grubun bu motivasyonu, güvenlik gereksinimleriyle çelişebilir…

    Bir nükleer santral birkaç bin parçadan oluşur. Bu parçaların uygun bir şekilde bir araya getirilip alt sistemlerin oluşturulması, alt sistemlerin de uyum içinde çalışacak biçimde eşleştirilmesi gerekir. Projenin bu kısmında, bazıları zamanda paralel seyreden yüzlerce alt süreç ve alt süreçlerin uç uca eklendiği, 60 kadar ‘aşama’ var. Her biri tamamlandığında, o aşamayı oluşturan süreçlerin tasarıma sadakat ve kalite denetimlerinin yapılıp, bir sonraki aşamaya başlanması için onay verilmesi gerekir. Benzeri denetimler bir termik projede, santralin sahibi olan kuruluş veya bu kuruluşun yetkilendirdiği uzman bir danışmanlık firması tarafından yapılır. Halbuki bir nükleer projenin ayrıca, güvenliğinin ulusal boyutu nedeniyle; “ulusal nükleer lisanslama, düzenleme ve denetleme”den sorumlu özerk bir kamu kuruluşu tarafından lisanslanıp denetlenmesi zorunludur. Genelde “ulusal nükleer düzenleme kurulu” (UNDK) olarak anılan bu kurulun; görevlerini seri ve de isabetli bir şekilde yerine getirebilmesi için; lisanslama konusunda deneyimli ve güvenlik mevzuatına hakim, uyum içinde çalışabilen, yeterli donanıma sahip bir ekipten oluşması gerekiyor. Denetimlerin uluslararası boyutu da var…

    Nükleer enerji üretimi, silahlanma yeteneğini de beraberinde getirebildiğinden, teknolojinin alışverişi, “nükleer silahların yayılmasına karşı anlaşma” (NPT) kapsamında gerçekleşir. Anlaşma üye ülkeleri, teknolojinin barışçıl amaçlarla kullanımını takiple yükümlendiriyor. Anlaşmanın denetçisi, Birleşmiş Milletler’in bir alt kuruluşu olan Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA). Ayrıca, nükleer sınıfı malzeme ve donanım üreten firmalar arasında, Londra Grubu gibi, niyeti kuşkulu görünen projeleri boykot amacıyla oluşturulmuş kuruluşlar var. Tabii, komşu ülkelerin de bir nükleer projeyi yakından izlemeleri doğal…

    Son olarak, bir termik santral işletme ömrünü tamamladığında, atıkları bir veya diğer şekilde elden çıkarılmış olur; santral sökülüp, yeri başka amaçlarla kullanılabilir. Oysa bir nükleer reaktörün özel yöntemlerle sökülmesi, ürettiği kullanılmış yakıt ve üst düzey radyoaktif atıkların, üç asır kadar süreyle çevreden yalıtılıp korunması gerekir. Kamuoylarının hassas olduğu bir konu…

    Bu durumda sahnede, dört tane aktör var: Üstlenici grup, reaktörün sahibi olan kuruluş; bu ikincisi grubun üyesi olabilir; UNDK ve IAEA. Bu aktörlerin, sorumluluklarını zaafa uğratmaksızın, uyumlu ve yakın bir çalışma içinde olmaları gerekir. Proje başladıktan sonra, özellikle üstlenici grup, sahip kuruluş ve UNDK arasındaki işbirliği ve eşgüdüm yoğun olmak zorundadır. Ayrıca, eğer teknoloji transferi de hedefleniyorsa, o zaman sahneye nükleer teknoloji araştırma ve geliştirme çalışmalarını teşvikle yükümlü, ulusal, örneğin TAEK gibi bir kuruluş daha çıkar. Çünkü projenin, uzun vadeli eğitim programları ve yan ulusal projelerle paralel yürütülmesi zorunluluğu doğar. Üstenici grup teklifini vermeden önce, ilgili kuruluşlarla arasındaki eşgüdümün ne denli sağlıklı yürüyebileceğini dikkatle tartar ve yol boyunca eşgüdüm aksamalarından kaynaklanabilecek olan gecikmeleri, “1’den büyük ‘emniyet faktörleri’ ile maliyete yansıtır. Belirsizlikler ne kadar fazla ise, maliyet o kadar yüksek çıkar.” 1 Dolayısıyla, bir nükleer projenin, özellikle de ilkinin, tüm aşamalarının önceden ayrıntısıyla çalışılıp, bir yol haritasının çıkarılmış ve gerekli altyapının hazırlanmış olması gerekir. Karar süreçlerinin paylaşılması anlamına gelmemekle birlikte, yol boyunca iç ve dış kamuoyunu, şeffaf ve samimi biçimde bilgilendirmek de önemli. 21 c/kWh fiyatla karşılaşmamak için. Proje icrasının aksamasız seyri açısından...

    Prof. Dr. Vural ALTIN
    _____________________________
    psn
    acaltun17




  • quote:

    Orijinalden alıntı: ahmt_frk_asln
    Nükleer yapalım veya yapmayalım şeklinde bir beyanda bulunmadan, ekonomik ve çevresel risklerini de içeren tarafsız bir yazı, işin uzmanından.

    teşekkürler güzel bir yazı, nükleer santral kurmak isteyen her ülkenin tabiiki harcanan masrafa değermi diye düşünmesi lazım;
    ancak insanı gıcık eden şey mesela yeşil barış örgütü gibi örgütlerin abdde ingilterede fransada belçikada v.b. ülkelerde yapılmış nükleer santrallar hakkında (yapılma aşaması ve şuan) herhangi bir itirazları olmuyor, 3-5 göstermelik eylem dışında nükleer denemelere bile doğru düzgün karşı duruşları yok(denemeler genelde kendi ülkelerinden çok uzakta yapılıyor); ancak iş Türkiye ye veya enerji üretmesi istenmeyen diğer ülkelere gelince, bir nevi kıyameti koparır gibi yığın eylemler tezgahlıyorlar; bakın yukarıda da konusu geçmiş Belçikada 7 santral var niçin bunların kapatılması yönünde kapatılana kadar bir eylem planı yok bu örgütlerin?? yoksa Belçikalıların radyasyonla zehirlenmesini mi istiyorlar?

    Global enerji yönetimi açısından olayı değerlendirirsek, şuanda çoğunluğu Arap ülkelerinde olan petrolün kontrolü tamamen abd ve avrupa ülkelerindedir, yani parayı onlar kazanıyorlar; zaten nükleer enerji santrallarını kurmak ve bunlardan para kazanmak işi kendilerinde olmasa hiçbir yerde yapılmasına izin vermezler, İran örneği gözümüzün önünde.

    Diyeceksinizki dünyadaki tüm enerji petrol mü? evet, dünyanın enerji musluklarını elinde tutmak için petrol ve nükleer enerji kontrol altında tutulmalı, başka çare yoktur. savaşların sebebi budur. alternatif ucuz enerji kaynakları ortaya çıkmış ve hepsi yok edilmiştir, enerji baronlarınca;( rüzgar tribünleri, güneş panelleri v.s. yetebilir kaynaklar değildir, barajlarsa geçmişi çok eski olduğu ve sınırlı olduğu için izin alınması daha kolay enerji kaynaklarıdır) bahsettiğim, farklı kimyasal veya fiziksel yasalara dayanılarak ülkelerin kendilerine yetecek enerjiyi üretmesinin yolunu açacak denemelerdir ki yapıldıkları zaman üstleri hemen örtülmüş ve baskılarla işin muhatapları işten çekilmiştir (devri daim makinalarından bahsetmiyorum).

    Yani petrol satın alacaksın, izin verilirse kontrolü sende olmamak üzere "petrol çıkarabilirsin veya nükleer enerjiye geçebilirsin". Orman kanunuyla dünyada işletilen sistem budur; ve buradan "şel", "bepe", "tot al" gibi firmalar aracılığıyla DİĞER ülkelerdeki işçinin alınteri de, memurun çalışması da , çiftçinin gücü de hortumlanır. bunlar hayâl değil, şu anda bu dünyada olan şeyler.
    avrupanın eskimiş çöp haline gelmiş bilgisayar parçaları tonlarca gemilerle Hindistandaki bazı merkezlere gider ve orada insanlar(çoluk çocuk) kanser olma riskinin %90lara ulaştığı bir ortamda bu artıkları analiz ederek ekmek parası kazanırlar. nerede bilmem ne örgütleri, nerede çevreciler??? nerede doğal hayatı koruyanlar??? eee bu sisteme karşı çıkarsan ne olur, basın aracılığıyla öcü, terörist, örümcek kafalı olarak gösterilir ve abluka altına alınıp iç savaşa sürüklenip insanlarının toplu ölümlerinin yaşanacağı tezgahlara uğrarsın. satacağın petrole karşılık dollar değilde altın istersen, tüm akbaba ülkeler topluluğu(nat o) ülkene üşüşüp hertarafı tarumar ederek seni yok ederler(Irak ve Libyada olduğu gibi) bireysel olarak da ya başına yanlışlıkla taş düşer ya helikopterin düşürülür yada aracın birdenbire alev alır. gerçekleri görmek dileğiyle
    _____________________________

    Doğanın enerjisini çalmayalım artık!
    Temiz nükleer enerjiyle kendi enerjimizi üretelim.
    Güneş enerjisi de, rüzgar enerjisi de, akarsuların enerjisi de doğaya lazım! Doğal dengeyi bozmayalım.
    DH nükleer enerji destekçileri.




  • ekleyin benide
    _____________________________
  • Ekle
    _____________________________
  • Amacına yönelik kullandığı zaman sonuna kadar destekliyorum.
    _____________________________
  • beni de ekleyin,
    _____________________________
  • ekle
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: HeNRy__

    quote:

    Orijinalden alıntı: halitozbasli

    ekle



    foruma yeni kayıt olan bir arkadaşımız daha 3.mesajında sayfalarca geriye düşen bir konuyu arkadaşımız arayıp tarayıp buluyor
    ve kendisininde eklenmesini istiyor
    YÖNETİM BU REZİLLİĞE NE ZAMAN SON VERECEK KONU KİLİTLENMELİDİR
    fake üyelikler ile konu şişiriliyor, konu 3 5 gün mesaj almayınca sürekli bu yola başvurulurak konu zorla ayakta tutulmaya çalışılıyor




    Ya bir şey soracağım. Sen neden burada hafiyelik yapmak yerine, "DH Nükleer Enerji Karşıtları" gurubu kurup mücadele etmiyorsun? Ne boş adamsın sen ya? Başka işin gücün yok mu senin?
    _____________________________
    Öyle fakir insanlar gördüm ki, paradan başka hiçbir şeyleri yok !...




  • Bir Elektrik Mühendisi olarak benide ekle lütfen. Bu sene mezun oldum ve okuldaki profesör'ün bize yaptığı konuşmadan çok etkilendim, haklı buldum.

    Tv'de gördükçe sinirleniyorum bir kaç cahilin iş makinaları önüne yatıp "yaptırmayız yaptırmayız" diye bağırmalarına sinir oluyorum!
    _____________________________
  • hocam benide ekle imzama ekledim ben bile :)
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: HeNRy__

    quote:

    Orijinalden alıntı: halitozbasli

    ekle



    foruma yeni kayıt olan bir arkadaşımız daha 3.mesajında sayfalarca geriye düşen bir konuyu arkadaşımız arayıp tarayıp buluyor
    ve kendisininde eklenmesini istiyor
    YÖNETİM BU REZİLLİĞE NE ZAMAN SON VERECEK KONU KİLİTLENMELİDİR
    fake üyelikler ile konu şişiriliyor, konu 3 5 gün mesaj almayınca sürekli bu yola başvurulurak konu zorla ayakta tutulmaya çalışılıyor




    Bu lafin ucunun konuyu acan olarak bana uzandigini dusunuyorum

    1 o kadar fake yapacak kadar telefon numarasi kimsede yok

    2 eger bir sikayeyin varsa mesajlari sikayet et yonetim incelesin birtane fakem varsa konuda birakirim forumu

    3 cevap yazacak savunacak birseyiniz kalmayinca insanlarin fikirlerini susturmaya calisiyorsunuz ama susturamayacaksiniz

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________




  • quote:

    Orijinalden alıntı: HeNRy__

    quote:

    Orijinalden alıntı: _KadirşinaS_

    quote:

    Orijinalden alıntı: HeNRy__

    quote:

    Orijinalden alıntı: halitozbasli

    ekle



    foruma yeni kayıt olan bir arkadaşımız daha 3.mesajında sayfalarca geriye düşen bir konuyu arkadaşımız arayıp tarayıp buluyor
    ve kendisininde eklenmesini istiyor
    YÖNETİM BU REZİLLİĞE NE ZAMAN SON VERECEK KONU KİLİTLENMELİDİR
    fake üyelikler ile konu şişiriliyor, konu 3 5 gün mesaj almayınca sürekli bu yola başvurulurak konu zorla ayakta tutulmaya çalışılıyor




    Ya bir şey soracağım. Sen neden burada hafiyelik yapmak yerine, "DH Nükleer Enerji Karşıtları" gurubu kurup mücadele etmiyorsun? Ne boş adamsın sen ya? Başka işin gücün yok mu senin?

    deşifre ediş şeklimden hoşlanmadın değilmi elbette hoşlanmayacaksın


    şikayet edildi forum kuralları pervasızca çiğneniyor buna seyirci kalmam
    en azından bu forumda olduğum müddetçe hiç kalmadım ve net bir şekilde emin olmadıktan sonra bunuda asla yazmam çok net şekilde ortada
    uyarı olarak belirteyim konu yönetim ilgilenmez konu kilitlenmeden devam ederse ve yine aynı şekilde fake üyelikler ile mesaj atılmaya devam edilirse sürekli bunu deşifre edeceğimi tekrardan belirtmek istiyorum

    Ya neyin peşindesin arkadaşım? Neyi deşifre ediyorsun? Burası sanki uluslararası camiada sözü geçen, kararlar alan, uygulatan, uygulanmadığında yaptırım uygulayan bir kuruluş da nükleer enerjiye destek artarsa sanki dünyada 5 yıl içinde her yerde nükleer enerjiye geçiş yapılacak. Ama bu açıklamayı yaptığın iyi oldu şunu anladım ki sana laf anlatmak da, seni eleştirmek de sadece egonu ve saçma sapan hayallerini besliyor.

    Tek söyleyeceğim; kenarda oyna, milleti rahatsız etme.
    _____________________________
    Öyle fakir insanlar gördüm ki, paradan başka hiçbir şeyleri yok !...




  • ekle.

    Dışa bağlanacağımıza kendimize bağlanalım.
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: _KadirşinaS_

    quote:

    Orijinalden alıntı: HeNRy__

    quote:

    Orijinalden alıntı: _KadirşinaS_

    quote:

    Orijinalden alıntı: HeNRy__

    quote:

    Orijinalden alıntı: halitozbasli

    ekle



    foruma yeni kayıt olan bir arkadaşımız daha 3.mesajında sayfalarca geriye düşen bir konuyu arkadaşımız arayıp tarayıp buluyor
    ve kendisininde eklenmesini istiyor
    YÖNETİM BU REZİLLİĞE NE ZAMAN SON VERECEK KONU KİLİTLENMELİDİR
    fake üyelikler ile konu şişiriliyor, konu 3 5 gün mesaj almayınca sürekli bu yola başvurulurak konu zorla ayakta tutulmaya çalışılıyor




    Ya bir şey soracağım. Sen neden burada hafiyelik yapmak yerine, "DH Nükleer Enerji Karşıtları" gurubu kurup mücadele etmiyorsun? Ne boş adamsın sen ya? Başka işin gücün yok mu senin?

    deşifre ediş şeklimden hoşlanmadın değilmi elbette hoşlanmayacaksın


    şikayet edildi forum kuralları pervasızca çiğneniyor buna seyirci kalmam
    en azından bu forumda olduğum müddetçe hiç kalmadım ve net bir şekilde emin olmadıktan sonra bunuda asla yazmam çok net şekilde ortada
    uyarı olarak belirteyim konu yönetim ilgilenmez konu kilitlenmeden devam ederse ve yine aynı şekilde fake üyelikler ile mesaj atılmaya devam edilirse sürekli bunu deşifre edeceğimi tekrardan belirtmek istiyorum

    Ya neyin peşindesin arkadaşım? Neyi deşifre ediyorsun? Burası sanki uluslararası camiada sözü geçen, kararlar alan, uygulatan, uygulanmadığında yaptırım uygulayan bir kuruluş da nükleer enerjiye destek artarsa sanki dünyada 5 yıl içinde her yerde nükleer enerjiye geçiş yapılacak. Ama bu açıklamayı yaptığın iyi oldu şunu anladım ki sana laf anlatmak da, seni eleştirmek de sadece egonu ve saçma sapan hayallerini besliyor.

    Tek söyleyeceğim; kenarda oyna, milleti rahatsız etme.

    Bırak hocam ötsün kendi kendine.Yöneticilerden @HenRY_ ninde incelenmesini istiyorum sırf konuyu kapattırmak için fake hesap açmış olabilir.
    _____________________________




  • senden 2 sene önce senin böyle bir konu açabileceğini düşünerekten üye olmuştum
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: MaRKeRs

    ekle.

    Dışa bağlanacağımıza kendimize bağlanalım.

    Nükleerde dışa bağımlılık konusunda toz pembe hayaller kurmayalım. en azından ilk santral için yine zenginleştirilmiş uranyumu ithal alacağız.

    buna rağmen yine olumlu çünkü doğalgaz bağımlılığı azalacak. mevcut durumda doğalgazın yarısı elektrik üretimi için kullanılıyor ve hem elektrik ihtiyacı hızla artıyor. ayrıca doğalgazla ısınma da hızla artıyor. en azından elektrik için farklı kaynaklar bulunamazsa gelecekte doğalgaz kesintileriyle karşı karşıya kalabiliriz.

    ayrıca olaya siyasi gözle bakmayalım. çünkü nükleer santral yapım sürecinde bu hükümet olmayacak.
    _____________________________
    psn
    acaltun17
  • ekle
    _____________________________
  • 
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.