Şimdi Ara

Çift yarık deneyi (5. sayfa)

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
236
Cevap
15
Favori
16.351
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
1 oy
Sayfa: önceki 34567
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  • mesajım bulunsun
    _____________________________
  • mesaj bulunsun
    _____________________________
  • Mesajım bulunsun.
  • İnsan her şeyi doğasına göre yorumlayabilir. Madde üzerine. Bilim madde'nin dışına çıkamaz.

    Siz nasıl kırmızı rengini hiç görmemiş bir renk görüne kırmızı rengini anlatamayacağınız gibi , insana da madde dışı şeyleri kanıtlayamazsınız. Bilim burada yetersiz kalır , burada inançlar devreye girer.

    Dinimizde bilime büyük önem verilmiştir. Durması gereken yer diye birşey yok , madde üzerine araştırılabilir ancak bilim ile dindeki cevapları ararsanız her zaman sonuçsuz kalırsınız.

    Ve bilim de araştırdıkça görmektedir ki , madde vs vs yapıları inanılmaz derecede kompleks ve mucizevi yapılara sahiptir. Bence bu da bazı şeylere işaret etmektedir , görmek isteyene ve bilene....
    _____________________________
  • Şunu belirteyim, videonun harun yahya.vs. ile alakası yoktur, yabancı bir belgeselden alıntıdır ve orjinali ingilizcedir. Deney tamamen bilimseldir, çıkan sonucu istediğiniz gibi yorumlayın ister matrix deyin ister dini yorum getirin, videonun altına kendi yorumum olduğu yazdım, bi yerden duyupta kabullenmiş değilim.
    Bu konuyla bağlantılı olarak, tartışmalı olan Schrödinger'in Kedisi deneyini de araştırabilirsiniz ki bence o deney de benim kafamda kader kavramını ve nasıl anlaşılamaz olduğunu açıklar. O deneyde çok ince ve derin bi nokta var...
    Örneğin "madem kaderim yazılı ben nasıl karar veriyorum" dediğinde, insan aklı bunu anlayamaz cevabı bazılarını tatmin etmiyor, ama Schrödinger'in Kedisi deneyi de bizim anlamamızın imkansız olduğunu bir nevi ispatlıyor.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi caneker -- 13 Aralık 2009; 13:32:29 >
    _____________________________
    MSI Z77A-G43 // Intel i7 2600K // Zotac gtx670 4GB // 8GB Gskill RipjawsX 1866 Mhz // Sandisk 120GB Extreme SSD // 1TB WD Caviar Blue HDD // Thermaltake TR2 700W PSU // Corsair Hydro H100i // Corsair Carbide 400r Kasa // 23" LG Cinema 3D Monitor D2342P
  • quote:

    Orijinalden alıntı: caneker

    Şunu belirteyim, videonun harun yahya.vs. ile alakası yoktur, yabancı bir belgeselden alıntıdır ve orjinali ingilizcedir. Deney tamamen bilimseldir, çıkan sonucu istediğiniz gibi yorumlayın ister matrix deyin ister dini yorum getirin, videonun altına kendi yorumum olduğu yazdım, bi yerden duyupta kabullenmiş değilim.Bu konuyla bağlantılı olarak, tartışmalı olan Schrödinger'in Kedisi deneyini de araştırabilirsiniz ki bence o deney de benim kafamda kader kavramını açıklar.


    araştırıyrum
    _____________________________
  • Günümüz Fizikte yeni açığa çıkan kütle korunumu yasası ve kuantum fiziği insanları hayretler içerisine düşürmekte.Aynı zamanda mikrobiyolojide genetik faktörler hala cevaplanamamış sorularla dolu.

    Bu deneye göre madde farklı özelliklere bürünmüştür.
    Peki o halde MADDE nedir.?

    Materyalizmi Bilimsel Olarak Yok Eden Keşif: Kuantum Fiziği
    Isaac Newton;
    Fiziki evrenin inşa edilme şekli, ruhun varlığına işaret etmeye yeterlidir. Benim ruhu bulduğum noktalar kuantum mekaniğinin işleyişi ya da kuantum fiziği diyebiliriz, bunlar, fiziki dünyanın ardında ruhla bağlantılı bir temel olabileceğini gösteriyor.7 (Kaliforniya Üniversitesi'nden ünlü parçacık fizikçisi Fred Alan Wolf)
    Isaac Newton'a göre ışık, "corppuscule" adı verilen bir madde akımıydı. Tümüyle parçacıklardan oluşuyordu. Bir başka deyişle kuantum fiziği keşfedilene kadar kabul gören geleneksel Newton fiziğinin temeli, ışığın bir parçacık yığını oluşuna dayanıyordu. 19. yüzyıl fizikçilerinden James Clerk Maxwell ise ışığın dalga davranışı gösterdiğini öne sürüyordu. Kuantum teorisi, fiziğin bu en büyük tartışmasını uzlaştırdı.

    Bilim adamları, artık maddenin cansız, kör ve anlaşılmaz parçacıklar olduğuna inanmıyorlardı. Bir başka deyişle kuantum fiziği, materyalist bir anlam taşımıyordu. Çünkü maddenin özünde, maddesel olmayan bir şeyler vardı. Einstein, Phillip Lenard ve Compton ışığın tanecik yapısını araştırırken, Louis De Broglie de dalgaların yapısını incelemeye başladı. Broglie'nin keşfi ise olağanüstüydü. Yaptığı çalışmalar sonucunda atom altı parçacıkların da dalga özellikleri gösterdiklerini gözlemlemişti. Elektron, proton gibi parçacıklara da dalga boyu eşlik etmekteydi. Yani materyalizmin mutlak madde olarak tanımladığı atomun içinde, materyalistlerin inancının aksine madde değil, aslında var olmayan enerji dalgaları vardı. Atomun içindeki bu küçük parçalar, tıpkı ışık gibi, istedikleri zaman dalga gibi davranıyor, istedikleri zaman da parçacık özelliği gösteriyorlardı. Yani materyalist yoruma göre atomun içinde "mutlak şekilde var olan madde", materyalistlerin beklentilerinin aksine kimi zaman görülebilir oluyor, kimi zaman da yok oluyordu. Bu önemli keşif, gerçek dünya zannettiğimiz görüntülerin birer gölge varlık olduğunu, maddenin, fizikten tamamen uzaklaştığını ve metafiziğe yöneldiğini gösteriyordu.10

    Amit Goswami, bu gerçeği şu şekilde tanımlamıştı:
    Şunu sorduğumuzu varsayalım: Yukarıya bakmadığımızda da Ay hala yerinde midir? Ay, sonuçta bir kuantum objesi olduğu için (tamamen kuantum objelerinden oluştuğu için), fizikçi David Mermin'in de belirttiği gibi buna hayır demeliyiz.

    Belki de en önemli ve çocukluğumuzda özümsediğimiz en sinsi zan, dışarıda var olan objelerin maddesel dünyasının, gözlemleyenlerin oluşturduğu objelerden bağımsız olduğudur. Bu zannın lehinde dolaylı kanıtlar bulunmaktadır. Örneğin biz Ay'a baktığımızda, onun klasik olarak hesaplanmış yörüngesinde olmasını beklediğimiz yerde buluruz. Doğal olarak, biz ona bakmasak bile, zaman-mekan kavramı içinde Ay'ın mutlaka orada olduğunu zihnimizde tasarlarız. Kuantum fiziği ise buna hayır der. Biz Ay'a bakmadığımızda, her ne kadar çok küçük miktarlarda da olsa, Ay'ın olası dalgaları yayılır. Biz ona baktığımızda, dalga hemen söner ve dalga artık zaman mekan kavramı içinde olmaz. İdealist bir metafizik varsayımı belirtmek daha anlaşılır olacaktır: Eğer ona bakan bilinçli bir kişi bulunmuyorsa, zaman mekan kavramı içinde hiçbir obje yoktur.17

    Kuantum fiziğine göre maddenin varlığı, bir "algılayanın" varlığına bağlıdır. Dolayısıyla, biz Ay'a bakmadığımız zaman Ay olarak gördüğümüz cisimden yayılan dalgalar söner ve dalga artık zaman-mekan kavramı içinde var olmaz. Kuantum fiziğine göre, gözlemci olmadığı sürece, Ay gökyüzünde değildir.
    Bu elbette bizim algı dünyamız için geçerlidir. Elbette dış dünyada Ay'ın varlığı aşikardır. Ama biz baktığımızda ancak Ay'ın kendi algı dünyamızdaki varlığı ile karşılaşırız.

    Tüm bunları özetlersek, kuantum mekanikçilerinin söyledikleri, nesnel dünyanın bir illüzyon olduğuydu.12 Max Planck Institude of Physics (Max Planck Fizik Enstitüsü) yöneticisi Prof. Hans-Peter Dürr, bu gerçeği şu şekilde özetliyordu:
    Madde her ne ise, maddeden yapılmamıştır.13
    Modern bilimin hiçbir gelişmesi, insan düşüncesi üzerinde kuantum teorisinin ortaya çıkışından daha derin bir etki bırakmamıştır. Yüzyıllar boyunca oluşan düşünce kalıplarından acı çeken bir kuşak öncenin fizikçileri, yeni bir metafiziği kucaklamak zorunda kaldılar. Bu yeni yönlenmenin yol açtığı sıkıntı günümüze kadar devam etti. Temel olarak fizikçiler ciddi bir kayıpla karşılaştılar: Gerçeğe olan bağlılıkları.22
    Maddenin materyalizmin dediği gibi sonsuzdan beri var olup sonsuza gitmeyeceği kanıtlanmış oldu.Tüm kainatı yaratanın Allah olduğunu,bilim de kanıtlıyor...

    Gerçekten sizin Rabbiniz, altı günde gökleri ve yeri yaratan, sonra arşa istiva eden Allah’tır. Gündüzü,durmaksızın kendisini kovalayan geceyle örten, güneş’e, Ay’a ve yıldızlara Kendi buyruğuyla baş eğdirendir. Haberiniz olsun, yaratmak da emir de (yalnızca) O’nundur. Alemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir.
    (Araf Suresi,54)

    Kütle nedir?Işığın kütlesi varmıdır?

    Einstein'nin görecelik kuramında yani E=mc2 formulüne göre enerjisi olan herşey kütleye sahiptir..Fotonların bir momentumu (itme gücü) var.Uzayda denenen güneş yelkeni buna bir örnek.Fakat burada günümüz kuantum fiziğine göre M yani kütleyi ne aldığımız önemli durağan bir foton yani ışık parçacığı sadece elektromanyetik bir dalga gibi düşünün durağan bir kütlesi yoktur.sadece her fotonun frekansına karşılık gelen bir enerjisi ve momentumu vardır.Ama yine bir çelişki şöyle ortaya çıkıyor.Elektron ve pozitron yüklü iki parcacık - ve + birbirini yokeder.bu sırada çıkan yüksek enerji yüklü durağan gama ışınları kütle korunumu yasasına göre bu fotonların bir kütlesi olmak zorunda.Kütlesi olan her maddeninde yerçekimi etkisinde bir ağırlığı olamlı
    bu görüntüde Işıkğın yerçekimi etkisi altındaki tepkisini görüyoruz


    Einstein'a göre ışık hızına erişen her bir madde enerjiye dönüşüp yokolmak zorunda ve hareketi içinde sonsuz ve süregelen bir güç aktarımı gerekli.Kaldıki fotonların e=hf formulüğne göre sonsuza gidemez sonsuz derken sonsuzu nasıl hesaplayabiliriz.fotonlar doğrusal bir düzlemde ya parçacık halinde yada dalga boyu halinde ilerler yer çekimine kapılmaz.foton elektromanyetik dalganın kuantumudur yani alanıdır.
    ışığın kütlesi yok demekte yanlış bana göre eğer kütlesi yoksa bir enerjide yok.peki bu fotonları hareket ettiren güç nedir?kütlesi var isede ışık hızında hangi madde enerjiye dönüşüp yokolmadan kalabilr.Fotonda parçacıktır elektronda parcacıktır birnin kütlesi var diğerinin yok.


    yararlı olması açısından diğer konudaki arkadaşların yorumları
    quote:

    Orijinalden alıntı: Kapılma Rüzgarıma Sen de Aldanırsın

    quote:

    Orijinalden alıntı: LE10


    quote:

    Orijinalden alıntı: Kapılma Rüzgarıma Sen de Aldanırsın

    kültür ve bilim konusunda yazmıştım hatta cevabı da var 1 sn açayım o knuyu

    mc2 =hc/L (c leri götürelim )
    mc = h/L (mc = P )
    P = h /L

    h = P/L ( h sabit)

    olduğu için dalga boyu ile momentum doğru orantılıdır =en büyük momentumu olan madde dalgası radyo dalgasıdır deriz

    fotonun kütlesi var mıdır ?( görünür ışık diyelim )

    m. 3. 10 ^8 = 6.626068 × 10-34 / 7500 A (dalga boyunu alırken sadece 100 nm ile 1000 nm arasından bir foton aldım o da kızıl ötesine biraz yakındı )

    kütlesi vardır

    m (F) = 6.62 × 10-34 / 7500. 3. 10 ^8

    buradan hesaplarsanız kütleyi kg cinsinden bulursunuz

    :)
    çünkü plancık sabiti m2 kg / s bu birimlerden meydana gelir hadi hesaplayın bakiim

    hesapladım gençler 1 fotonun kütlesi 3x10 ^ - 44 kg çıkıyor

    Le10;
    dün bu konuyu bildiğimi sandığım halde (ki bildiğimlede çelişkiye düşüyordum.)bayağı bir araştırdım.çıkmaza girmemek elde değil ne var ne yok tam paradoksluk bir konu
    Klasik fizikte (momentum = hız x kütle) olarak tanımlandığından ışığın kütlesi var yanılgısına düşebilirsiniz
    Ama relativistik ve kuantum fiziğinde momentum tanımları da değişiyor.
    ( p = h / λ, momentum = planck sabiti / dalga boyu )
    Dolayısıyla, mesela ışık (bir diğer değişle fotonlar) bir elektrona çarpıp onu itebilir

    Işığın, daha doğrusu fotonların, durgun kütlesi sıfırdır. Ancak, her fotonun frekansına karşılık gelen bir enerjisi ve momentumu vardır. E=m*c^2 denklemiyle, fotonun enerjisine denk bir kütle hesaplayabilirsiniz, ama bu denklemdeki m, durgun kütle değil. Bu çetrefil ve dikkatli olunmazsa kafa karıştırmaya çok müsait bir konu.

    E=mc2 büyük hızlarda göreli olaylara bakmak gerekir

    E=c2 * mo/√(1-v2/c2) bunu açtığında şöyle bişey elde edersin


    E2 = p2c2 + mo2c4

    gibi bir denklemin olur burada fotonun hızı c olduğundan dolayı m=mo/√(1-v2/c2) bu değer sonsuza giderdi haliylede E =mc2 deki enerjide sonsuza giderdi ama biz fotonun enerjisinin sonsuz değil E=hf olduğunu biliyoruz

    ve bakıyoruz buradan diyebiliyoruzki fotonun durgun kütlesi sıfır olmalıdır.Durağan olmayan fotonların kütlesi varmıdır ozaman ki kütle korunumu yasasına görede varolmak zorunda var ise o hıza nasıl yokolmadan ulaşıyor



    Kapılma Rüzgarıma Sen de Aldanırsı;
    E=c2 * mo/√(1-v2/c2)

    işte budur
    bu formül sadece ışık hızına yakın hızlarda hareket edenmaddelerde geçerli son sınıf fizik kitabında geçerli olan herşey şu anda geçerli çünkü

    gelelim ışığın elektrona çarpıp onu itmesine veya koparmasına; ( iyonlaşma )

    tam burada ışık denen maddenin dalga olduğu bir kez daha anlaşılıyor, nasıl mı ?
    2 tane feneri birbirine doğru tutarsak birbirleri içinden geçtikleri görünür. fakat ışığın kütlesi (madde özelliği , her maddenin kütlesi vardır ama karanlık maddenin kütlesini hala bulamadılar ) olduğundan bunu da tam olarak açıklamak mümkün değil ;hala teorik olarak ,aksiyom olarak kabul ediliyor diye biliyorum

    Le10;
    Dalga derken sadece dalga boyu halinde ilerlediği gibi parcacık halindede ilerler.Şunu hala karıştırıyoruz.Paracaık çarpışması yok zaten İşte burada kütle varmı yokmu görelelik kuramına göre netleşiyor.kütlesi olsa çarpışma gerçekleşir.Dediğin gibi sadece fotonların frekanslarına göre bir momentumu var.Ama kütle korunumu yasasına göre olay değişiyor.+ve - (elektron ve pozitron)çarpışmasında çıkan fotonlar mecburen bir kütleye sahip olmak zorunda E=c2 * mo/√(1-v2/c2) sadece burada uygulayabiliriz.ama m'i ne olarak alacağız çarpışmadan çıkan yüklü gama ışınları.peki bunu genellemek mümkünmü?DEğil tabikide benden bukadar neresinden tutsan elinde kalıyor.Gerisi fizikçilerin işi artık onlarda ne zamn çözeceklerse kuantum fiziğide biyere kadar.artık ömrümüz yetecekmi yetersede başka bir kavram ortaya çıkacaktır.Ne demişler Allahın ilmi sonsuz.Ama herşey bir sebebe bağlı ......



    Türker Alkan'ın Radikal gazetesinde 14 Ekim 2007 tarihindeki yazısı "Alıştığımız Dünyanın Sonu" başlığını taşıyordu. Yazıda, kuantum fiziğinden bahsediliyor ve kuantum mekaniğinin keşfi ile ortaya çıkan gerçekler konu ediliyordu. Şimdiye kadar bildiğimiz klasik fizik kurallarının dışında yeni sonuçlar ortaya çıkaran kuantum fiziğini Alkan, alıştığımız dünyayı değiştiren bir unsur olarak tanımlıyordu. Ve kuantum fiziğinin ortaya koyduğu gerçeklere göre de, bilimin materyalizmi yok ettiğini yazısında açıkça belirtiyordu.

    İlk olarak 1900 yılında Max Planck tarafından ortaya atılan ve daha sonra detayları keşfedilen kuantum mekaniğine göre, ışık ve atomaltı parçacıklar, gözlemlenenin dışında farklı bir hareket şekline daha sahiptirler. Buna göre atomaltı parçacıklar, tıpkı ışık gibi, gözlemlendiklerinde parçacık olarak görünmekte, fakat gözlemlenmediklerinde birer dalga özelliği göstermektedirler. Dolayısıyla farklı yerlerde bulunabilmekte ve klasik parçacık hareketlerini terk ederek dalga şeklinde yayılabilmektedirler. Bu keşif materyalistlerin "mutlak şekilde var olan madde" iddialarını tam anlamıyla ortadan kaldırmakta, maddeyi oluşturan en küçük yapıların maddeden farklı özellik gösterdiklerini ortaya koymaktadır. Max Planck Fizik Enstitüsü yöneticisi Prof. Hans-Peter Dürr, bu durumu şu sözlerle açıklamaktadır: Madde her ne ise, maddeden yapılmamıştır. (Whatever matter is, it is not made of matter.) (Peter Russell, The Primacy of Consciousness) (Detaylı bilgi için bkz. Darwin'in Açmazı Ruh, Harun Yahya)

    1920'li yıllarda ünlü fizikçiler Kuantum Mekaniğinin Kopenhag Yorumu olarak adlandırılan bir uzlaşmaya vardılar. Buna göre dışarıdaki dünya ile ilgili bizim bilgilerimiz, yalnızca tahminlerden ibaret oluyor, dışarıdaki gerçekliği tam anlamıyla yansıtmıyordu. Buna göre bizler, algılarımız yoluyla dış dünyaya ait bir bilgiye sahip oluyorduk, fakat dışarıdaki asıl gerçekliğin bizim bilgimizi temsil edip etmediği konusu ile ilgili hiçbir iddiada bulunamazdık. Dış dünya bizim algılarımızdan farklı olabilirdi, çünkü bizler dış dünya ile hiçbir zaman muhatap olamıyorduk.

    Oregon Üniversitesi Kuramsal Bilimler Enstitüsü fizik profesörü Amit Goswami, bu gerçeği şu şekilde tanımlamaktadır:

    Örneğin biz Ay'a baktığımızda, onun klasik olarak hesaplanmış yörüngesinde olmasını beklediğimiz yerde buluruz. Doğal olarak, biz ona bakmasak bile, zaman-mekan kavramı içinde Ay'ın mutlaka orada olduğunu zihnimizde tasarlarız. Kuantum fiziği ise buna hayır der. Biz Ay'a bakmadığımızda, her ne kadar çok küçük miktarlarda da olsa, Ay'ın olası dalgaları yayılır. Biz ona baktığımızda, dalga hemen söner ve dalga artık zaman mekan kavramı içinde olmaz. İdealist bir metafizik varsayımı belirtmek daha anlaşılır olacaktır: Eğer ona bakan bilinçli bir kişi bulunmuyorsa, zaman mekan kavramı içinde hiçbir obje yoktur. (Amit Goswami, The Self-Aware Universe "How Consciousness Creates the Material World", Tarcher / Penguin Books, 1995, s. 59-60)

    Kuantum fiziği, sunduğu keşifler sonucunda, Newton fiziğinin koşulsuz olarak getirdiği en temel kavramı, mutlak madde kavramını ortadan kaldırmıştır. Madde, materyalistlerin iddia ettikleri gibi mutlak ve sonsuz değildir. Madde ezeli ve ebedi olmadığı gibi, çevremizde gördüğümüz varlıklar da bir atom yığını değillerdir. Kuantum fiziğine göre madde, materyalistlerin hiç hesaba katmadığı boyutlar içinde nitelik değiştirmiş ve maddenin temelinin sadece bir enerji şekli olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Materyalizm, kuantum fiziğinin gösterdiği gerçekler ile bilimsel anlamda kesin olarak çökmüştür.

    Türker Alkan'da yazısında bu gerçeğe dikkat çekmiş ve keşifleri halen süren kuantum mekaniğinin, pek çok yönden materyalizme son verdiğini itiraf etmiştir:

    Kuantum fiziğinin düşündürdüğü birkaç nokta önemli. Birincisi, evrenin 'birliği' fikri ki bizi Doğu felsefesinin binlerce yıl önce söylediği düşüncelere geri götürmektedir.

    İkincisi, geleneksel 'materyalist' düşünceye karşı, 'idealizmin' destek bulduğu bir evreni betimlemektedir. Ki kimse fizikten böyle bir sonuç beklemezdi, Ters köşeden gol yemek gibi bir şey oldu bu.

    Üçüncüsü, bilimsel çalışmalarda 'sağduyunun' ne kadar yetersiz kaldığı gözler önüne serilmektedir


    ayrıca her şeyin detaylı olarak öğrenmek istiyorsanız.


    http://www.biltek.tubitak.gov.tr/pdf/genelgorelilik.pdf
    ve
    http://www.physics.metu.edu.tr/~sturgut/pop/me.html
    linklerini inlemenizi tavsiye ederim



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi LE10 -- 13 Aralık 2009; 16:36:37 >
    _____________________________
    M kmm




  • Gördükleri her ilginç deneyi tanrıya bağlamaya çalışan ve bu tür konulara sürekli atlayan bu kadar çok üye olması hiç şaşırtıcı değil. Burada bilimden bahsediliyor, bir kere de bir konuyu dine çekmeyin de zevkle okuyabilelim. Bu tip konuları konu dışı yerine kültür bilim kategorisine açarsanız konu amacına ulaşacak ve daha iyi yerlere varacaktır.
    _____________________________



    University of Illinois at Urbana-Champaign (Computer Science)
  • Fizikçi olasım geldi.
    _____________________________

    [sm=You_Rock_Emoticon.gif]
    Çabalar sonuç verdi, efsane döndü.
  • quote:

    Orijinalden alıntı: SSH

    Gördükleri her ilginç deneyi tanrıya bağlamaya çalışan ve bu tür konulara sürekli atlayan bu kadar çok üye olması hiç şaşırtıcı değil. Burada bilimden bahsediliyor, bir kere de bir konuyu dine çekmeyin de zevkle okuyabilelim. Bu tip konuları konu dışı yerine kültür bilim kategorisine açarsanız konu amacına ulaşacak ve daha iyi yerlere varacaktır.


    Kimisi dine çeker kimisi başka bi şeye, deneyi yorumlamadıktan sonra konu açmanın anlamı nedir, sen de kendi yorumunu yapabilirsin. Ama deney metafiziğe kapı açtığı için bu tür yaklaşımları doğal karşılaman lazım.
    _____________________________
    MSI Z77A-G43 // Intel i7 2600K // Zotac gtx670 4GB // 8GB Gskill RipjawsX 1866 Mhz // Sandisk 120GB Extreme SSD // 1TB WD Caviar Blue HDD // Thermaltake TR2 700W PSU // Corsair Hydro H100i // Corsair Carbide 400r Kasa // 23" LG Cinema 3D Monitor D2342P
  • quote:

    Orijinalden alıntı: caneker


    quote:

    Orijinalden alıntı: SSH

    Gördükleri her ilginç deneyi tanrıya bağlamaya çalışan ve bu tür konulara sürekli atlayan bu kadar çok üye olması hiç şaşırtıcı değil. Burada bilimden bahsediliyor, bir kere de bir konuyu dine çekmeyin de zevkle okuyabilelim. Bu tip konuları konu dışı yerine kültür bilim kategorisine açarsanız konu amacına ulaşacak ve daha iyi yerlere varacaktır.


    Kimisi dine çeker kimisi başka bi şeye, deneyi yorumlamadıktan sonra konu açmanın anlamı nedir, sen de kendi yorumunu yapabilirsin. Ama deney metafiziğe kapı açtığı için bu tür yaklaşımları doğal karşılaman lazım.


    Deney tabiki yorumlanacak ancak dine bağlanmadan yorumlanmalı. Ayrıca deney metafiziğe kapı açmıyor, kuantum mekaniği fizik biliminin ötesinde kalan bir konu değil. Fizik dahilinde.
    _____________________________



    University of Illinois at Urbana-Champaign (Computer Science)




  • quote:

    Orijinalden alıntı: SSH

    Gördükleri her ilginç deneyi tanrıya bağlamaya çalışan ve bu tür konulara sürekli atlayan bu kadar çok üye olması hiç şaşırtıcı değil. Burada bilimden bahsediliyor, bir kere de bir konuyu dine çekmeyin de zevkle okuyabilelim. Bu tip konuları konu dışı yerine kültür bilim kategorisine açarsanız konu amacına ulaşacak ve daha iyi yerlere varacaktır.

    Tamam söylediklerine kısmen katılıyorum.Ama bu konuyu araştıran fizikçiler bile bunu es geçemiyor.Allah DEmiştir Her şeyi bir sebebe bağladım herşey bir kural çerçevesinde ilerler.İlmi araştırın ki acizliğinizi görün diye.Ama görüyoruz ki daha biz bu kuralları açıklamaktan bile aciziz.Sen ister inan ister inanma.Kimileri Allahın varlığını doğrular kimileride senin gibi hala görmezlikten gelir.
    _____________________________
    M kmm




  • quote:

    Orijinalden alıntı: LE10


    quote:

    Orijinalden alıntı: SSH

    Gördükleri her ilginç deneyi tanrıya bağlamaya çalışan ve bu tür konulara sürekli atlayan bu kadar çok üye olması hiç şaşırtıcı değil. Burada bilimden bahsediliyor, bir kere de bir konuyu dine çekmeyin de zevkle okuyabilelim. Bu tip konuları konu dışı yerine kültür bilim kategorisine açarsanız konu amacına ulaşacak ve daha iyi yerlere varacaktır.

    Tamam söylediklerine kısmen katılıyorum.Ama bu konuyu araştıran fizikçiler bile bunu es geçemiyor.Allah DEmiştir Her şeyi bir sebebe bağladım herşey bir kural çerçevesinde ilerler.İlmi araştırın ki acizliğinizi görün diye.Ama görüyoruz ki daha biz bu kuralları açıklamaktan bile aciziz.Sen ister inan ister inanma.Kimileri Allahın varlığını doğrular kimileride senin gibi hala görmezlikten gelir.


    Bilim tamamen objektif olmalıdır, hiç bir durumu dine bağlamaz. Bazı bilim adamları kişisel görüşlerini belirtmiştir ancak bu görüşlerin hiç bir şekilde bilimsel değeri yoktur, çünkü din ile ilgilenmez.

    Bir durumun nasıl oluştuğu hakkında bilgimizin olmaması bunun üstün bir varlık tarafından gerçekleştirildiğini veya hiç bir zaman sebebini öğrenemeyeceğimizi göstermez. Sadece üzerinde biraz daha düşünmemiz gerektiğini gösterir. İsteyen inanır, isteyen inanmaz buna katılıyorum ancak bilimsel bir konuya "işte bu allahın varlığını kanıtlıyor", "işte allahın kudreti" benzeri cevaplar yazılmasını doğru bulmuyorum. İnanlar nasıl inanmayanlar bir konuya mesaj attıklarında tepkilerini gösteriyorlarsa, inanmayanlar da inanlar bu tür mesajlar attıklarında tepkilerini gösterebiliyor olmalılar.
    _____________________________



    University of Illinois at Urbana-Champaign (Computer Science)




  • Bu videonun türkçe dublaj yapılmış hali sitelerde var kesinlikle indirin ve izleyin derim.
    _____________________________
    imzamı atarım,yeri gösterin + _ -
  • Şimdi şöyle birşey var..Fizikçiler elektronların quantum fiziğine göre ayrılmasını boyut farkına dayandırırlar.çift yarık ve schrödinger'in kedisi konusu buna dayanır.Videodaki gibi insanın gözü elektron havada parçalanan 2 adet bilye olarak değil hiç göremez.Ölçümle ancak belli olabilir veya değişik tür aletlerle.

    Gerçekten çok zor bir konu.Ben bir-iki yıldır buna kafa yoruyorum ama işin içinden çıkmak için piskopatlığa razı olmanız gerekir
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: QuAnTuM-C

    Şimdi şöyle birşey var..Fizikçiler elektronların quantum fiziğine göre ayrılmasını boyut farkına dayandırırlar.çift yarık ve schrödinger'in kedisi konusu buna dayanır.Videodaki gibi insanın gözü elektron havada parçalanan 2 adet bilye olarak değil hiç göremez.Ölçümle ancak belli olabilir veya değişik tür aletlerle.

    Gerçekten çok zor bir konu.Ben bir-iki yıldır buna kafa yoruyorum ama işin içinden çıkmak için piskopatlığa razı olmanız gerekir


    Ölçümle ancak belli olabilir demişsin de ölçüm yapınca dalga şeklinde haraket etmiyor, yani ölçmeye çalıştığımız durum ortadan kalkıyor.....(?)
    _____________________________
    MSI Z77A-G43 // Intel i7 2600K // Zotac gtx670 4GB // 8GB Gskill RipjawsX 1866 Mhz // Sandisk 120GB Extreme SSD // 1TB WD Caviar Blue HDD // Thermaltake TR2 700W PSU // Corsair Hydro H100i // Corsair Carbide 400r Kasa // 23" LG Cinema 3D Monitor D2342P




  • aslında tam olarak öyle değil, ölçüm yaptığınızda yani kuantum mekaniğinde ölçüm yaptığınızda şöyle bir sorun var "heisenberg belirsizlik ilkesi" diye tabir edilen parçacığa ait bilgilerin kesin bir şekilde belirlenememesi. bu videoda anlatılmak istenen de tam olarak bu , ölçüm yapıldığında parçacık görüyorlar. ölçmeden önce dalga gibi davranıyor diyorlar. işte püf nokta burası ölçmeden nerede olduğunu bilemezsiniz. ölçtüğünüzde ise artık o bir yerdedir yani onun nerede olduğunu biliyosunuzdur artık, dalga değil yani.
    kısaca anlatmak gerekirse ölçmeden önce olasılıklar bütünüydü. ölçtükten sonra artık olasılıkların içinden bir tanesi seçilmiş oldu. güzellik burada.

    quote:

    Orijinalden alıntı: caneker


    quote:

    Orijinalden alıntı: QuAnTuM-C

    Şimdi şöyle birşey var..Fizikçiler elektronların quantum fiziğine göre ayrılmasını boyut farkına dayandırırlar.çift yarık ve schrödinger'in kedisi konusu buna dayanır.Videodaki gibi insanın gözü elektron havada parçalanan 2 adet bilye olarak değil hiç göremez.Ölçümle ancak belli olabilir veya değişik tür aletlerle.

    Gerçekten çok zor bir konu.Ben bir-iki yıldır buna kafa yoruyorum ama işin içinden çıkmak için piskopatlığa razı olmanız gerekir


    Ölçümle ancak belli olabilir demişsin de ölçüm yapınca dalga şeklinde haraket etmiyor, yani ölçmeye çalıştığımız durum ortadan kalkıyor.....(?)
    _____________________________
    Görelilik kadar görkemli bir fikir daha gelir mi bu dünyaya...




  • quote:

    Orijinalden alıntı: speedy_

    aslında tam olarak öyle değil, ölçüm yaptığınızda yani kuantum mekaniğinde ölçüm yaptığınızda şöyle bir sorun var "heisenberg belirsizlik ilkesi" diye tabir edilen parçacığa ait bilgilerin kesin bir şekilde belirlenememesi. bu videoda anlatılmak istenen de tam olarak bu , ölçüm yapıldığında parçacık görüyorlar. ölçmeden önce dalga gibi davranıyor diyorlar. işte püf nokta burası ölçmeden nerede olduğunu bilemezsiniz. ölçtüğünüzde ise artık o bir yerdedir yani onun nerede olduğunu biliyosunuzdur artık, dalga değil yani.
    kısaca anlatmak gerekirse ölçmeden önce olasılıklar bütünüydü. ölçtükten sonra artık olasılıkların içinden bir tanesi seçilmiş oldu. güzellik burada.

    quote:

    Orijinalden alıntı: caneker


    quote:

    Orijinalden alıntı: QuAnTuM-C

    Şimdi şöyle birşey var..Fizikçiler elektronların quantum fiziğine göre ayrılmasını boyut farkına dayandırırlar.çift yarık ve schrödinger'in kedisi konusu buna dayanır.Videodaki gibi insanın gözü elektron havada parçalanan 2 adet bilye olarak değil hiç göremez.Ölçümle ancak belli olabilir veya değişik tür aletlerle.

    Gerçekten çok zor bir konu.Ben bir-iki yıldır buna kafa yoruyorum ama işin içinden çıkmak için piskopatlığa razı olmanız gerekir


    Ölçümle ancak belli olabilir demişsin de ölçüm yapınca dalga şeklinde haraket etmiyor, yani ölçmeye çalıştığımız durum ortadan kalkıyor.....(?)




    Evet o mantığı biliyorum da diğer arkdaş onu kastetmedi heralde, ya da ben yanlış anladım.
    Boyut farkı olayını biraz açabilirmisiniz...
    _____________________________
    MSI Z77A-G43 // Intel i7 2600K // Zotac gtx670 4GB // 8GB Gskill RipjawsX 1866 Mhz // Sandisk 120GB Extreme SSD // 1TB WD Caviar Blue HDD // Thermaltake TR2 700W PSU // Corsair Hydro H100i // Corsair Carbide 400r Kasa // 23" LG Cinema 3D Monitor D2342P




  • quote:

    Orijinalden alıntı: speedy_

    aslında tam olarak öyle değil, ölçüm yaptığınızda yani kuantum mekaniğinde ölçüm yaptığınızda şöyle bir sorun var "heisenberg belirsizlik ilkesi" diye tabir edilen parçacığa ait bilgilerin kesin bir şekilde belirlenememesi. bu videoda anlatılmak istenen de tam olarak bu , ölçüm yapıldığında parçacık görüyorlar. ölçmeden önce dalga gibi davranıyor diyorlar. işte püf nokta burası ölçmeden nerede olduğunu bilemezsiniz. ölçtüğünüzde ise artık o bir yerdedir yani onun nerede olduğunu biliyosunuzdur artık, dalga değil yani.
    kısaca anlatmak gerekirse ölçmeden önce olasılıklar bütünüydü. ölçtükten sonra artık olasılıkların içinden bir tanesi seçilmiş oldu. güzellik burada.

    quote:

    Orijinalden alıntı: caneker


    quote:

    Orijinalden alıntı: QuAnTuM-C

    Şimdi şöyle birşey var..Fizikçiler elektronların quantum fiziğine göre ayrılmasını boyut farkına dayandırırlar.çift yarık ve schrödinger'in kedisi konusu buna dayanır.Videodaki gibi insanın gözü elektron havada parçalanan 2 adet bilye olarak değil hiç göremez.Ölçümle ancak belli olabilir veya değişik tür aletlerle.

    Gerçekten çok zor bir konu.Ben bir-iki yıldır buna kafa yoruyorum ama işin içinden çıkmak için piskopatlığa razı olmanız gerekir


    Ölçümle ancak belli olabilir demişsin de ölçüm yapınca dalga şeklinde haraket etmiyor, yani ölçmeye çalıştığımız durum ortadan kalkıyor.....(?)




    Bu açıdan bakınca mantıklı geliyor ancak bildiğim kadarıyla bu sonuca sadece ölçümde elde ettikleri verilerden varmıyorlar. Çift yarık (double slit) deneyinde ölçüm yapıldığı zaman üstteki (aynı tek yarık olduğunda oluşan şekil gibi), ölçüm yapılmadığında alttaki şekil oluşuyor.

    _____________________________



    University of Illinois at Urbana-Champaign (Computer Science)




  • quote:

    Orijinalden alıntı: SSH


    quote:

    Orijinalden alıntı: speedy_

    aslında tam olarak öyle değil, ölçüm yaptığınızda yani kuantum mekaniğinde ölçüm yaptığınızda şöyle bir sorun var "heisenberg belirsizlik ilkesi" diye tabir edilen parçacığa ait bilgilerin kesin bir şekilde belirlenememesi. bu videoda anlatılmak istenen de tam olarak bu , ölçüm yapıldığında parçacık görüyorlar. ölçmeden önce dalga gibi davranıyor diyorlar. işte püf nokta burası ölçmeden nerede olduğunu bilemezsiniz. ölçtüğünüzde ise artık o bir yerdedir yani onun nerede olduğunu biliyosunuzdur artık, dalga değil yani.
    kısaca anlatmak gerekirse ölçmeden önce olasılıklar bütünüydü. ölçtükten sonra artık olasılıkların içinden bir tanesi seçilmiş oldu. güzellik burada.

    quote:

    Orijinalden alıntı: caneker


    quote:

    Orijinalden alıntı: QuAnTuM-C

    Şimdi şöyle birşey var..Fizikçiler elektronların quantum fiziğine göre ayrılmasını boyut farkına dayandırırlar.çift yarık ve schrödinger'in kedisi konusu buna dayanır.Videodaki gibi insanın gözü elektron havada parçalanan 2 adet bilye olarak değil hiç göremez.Ölçümle ancak belli olabilir veya değişik tür aletlerle.

    Gerçekten çok zor bir konu.Ben bir-iki yıldır buna kafa yoruyorum ama işin içinden çıkmak için piskopatlığa razı olmanız gerekir


    Ölçümle ancak belli olabilir demişsin de ölçüm yapınca dalga şeklinde haraket etmiyor, yani ölçmeye çalıştığımız durum ortadan kalkıyor.....(?)




    Bu açıdan bakınca mantıklı geliyor ancak bildiğim kadarıyla bu sonuca sadece ölçümde elde ettikleri verilerden varmıyorlar. Çift yarık (double slit) deneyinde ölçüm yapıldığı zaman üstteki (aynı tek yarık olduğunda oluşan şekil gibi), ölçüm yapılmadığında alttaki şekil oluşuyor.




    Pardon speedy_ senin anlatımında atladığım yerler olmuş, sen olaya mantıksal boyuttan bakmışsın, ölçmeden nerde olduğunu bilemeyiz, biz bildiğimiz için bi yerde demişsin heralde, fakat gözlem yapılmadığında arka planda oluşan girişim modeli tam olarak böyle söylemiyor.
    _____________________________
    MSI Z77A-G43 // Intel i7 2600K // Zotac gtx670 4GB // 8GB Gskill RipjawsX 1866 Mhz // Sandisk 120GB Extreme SSD // 1TB WD Caviar Blue HDD // Thermaltake TR2 700W PSU // Corsair Hydro H100i // Corsair Carbide 400r Kasa // 23" LG Cinema 3D Monitor D2342P




  • 
Sayfa: önceki 34567
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.