Şimdi Ara

Büyük Beklenti Ile Başladığınız Ama Hayalkırıklığı Yaratan Animeler

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
1 Misafir - 1 Masaüstü
5 sn
75
Cevap
1
Favori
2.750
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Sayfa: 1234
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  • Herkesin övdüğü, halk arasında bir efsane olmuş sizin de kesin super seridir ortaligi yakip yikmistir dediginiz ama izleyince bos gozlerle ekrana bakakaldiginiz insanlar bunun neyini sevmis dediginiz seriler var mi ?

    Ama dedigim gibi sizinde cok iyi olacagini dusundugunuz seriler olmali.

    1-Gintama
    2- Gurren Lagann ( Beklentim oldukca yuksekti biraz onun yuzunden yoksa seri izlenebilir)
    3-Elfen lied
    4- Hunter x Hunter



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Periah -- 16 Haziran 2017; 2:52:56 >
    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >



    _____________________________
    I thought what I'd do was, I'd pretend I was one of those deaf-mutes.
  • code geass

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • D.Gray-man
    One Piece
    Bleach
    _____________________________
  • Code Geass herkes övgüyle bahsediyordu 6 bölüm izledim çok sıkıcı geldi mecha da sevmem zaten

    ttgl de kocaman robot falan var diye başladım çizimleri garip geldi ısınamadım

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • Elfen Lied

    Fairy Shit

    Another

    Coppelion

    Sao

    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    [
  • Bu tarz listelerde Gintama görünce gülesim tutuyor neyse

    Ben direkt önceden yazdığım yazıyı atayım biraz ekleme yaparak :D

    Sword Art Online çıktığı sene en iyisi olabilirdi ilk 15 bölümden sonra bozmasaydı

    Tokyo Ghoul kesinlikle gördüğü ilgiyi haketmeyen seriydi

    Fairy Tail baştan aşağı zaten felaketti nasıl 250 bölüm civarı izledim hiç bilmiyorum (İzlemeyin izlettirmeyin)

    Fate Zero izlerken pişman oldum diyemem ama sarmadı,bitirdiğim halde kesinlikle akıcı değildi (Benim açımdan)

    Mayo Chiki finali berbattı... sırf bu yüzden son bölümü izlemeden sonlandırdım seriyi (Hiç olmadı o final bölümü)

    Mirai Nikki şimdi bu seri hakkında ne diyeceğimi bilmiyorum ülkemizde anime izleyen kitle genel olarak kötü bi zevke sahip olduğundan ve bunu çok fazla abartmalarından mı diyeyim nedir başladığım zaman beklentim çoktu ama ana karakter öylesine iticiydi ki seriyi bitirmekte zorlandım

    Strike to blood Dövüş sahnelerini izleyen anlar ne demek isteyeceğimi :D sürekli kızın karışması artık bunaltmıştı

    Berserk Manga okumayı sevmediğimden animesini pek beğenmemiştim zaten serinin asıl övülme nedeni mangasının kalitesinden ötürü,bunu animesine iyi yansıttıklarını düşünmüyorum beklentim çok fazlaydı,2017 serisine yinede başlamayı düşünüyorum Guts gerçekten kaliteli karakterdi

    Elfen Lied Hll qnq spr dwm (Tomodachi len)

    Another Mangaka sanırım sadece Misaki'yi çizmeyi düşünmüş :( Göz bandı var ilgi duyun len diyip salmış seriyi ortaya



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Ao Sol -- 12 Haziran 2017; 14:49:3 >
    _____________________________




  • quote:

    Orijinalden alıntı: Ao Sol

    Bu tarz listelerde Gintama görünce gülesim tutuyor neyse

    Ben direkt önceden yazdığım yazıyı atayım biraz ekleme yaparak :D

    Sword Art Online çıktığı sene en iyisi olabilirdi ilk 15 bölümden sonra bozmasaydı

    Tokyo Ghoul kesinlikle gördüğü ilgiyi haketmeyen seriydi

    Fairy Tail baştan aşağı zaten felaketti nasıl 250 bölüm civarı izledim hiç bilmiyorum (İzlemeyin izlettirmeyin)

    Fate Zero izlerken pişman oldum diyemem ama sarmadı,bitirdiğim halde kesinlikle akıcı değildi (Benim açımdan)

    Mayo Chiki finali berbattı... sırf bu yüzden son bölümü izlemeden sonlandırdım seriyi (Hiç olmadı o final bölümü)

    Mirai Nikki şimdi bu seri hakkında ne diyeceğimi bilmiyorum ülkemizde anime izleyen kitle genel olarak kötü bi zevke sahip olduğundan ve bunu çok fazla abartmalarından mı diyeyim nedir başladığım zaman beklentim çoktu ama ana karakter öylesine iticiydi ki seriyi bitirmekte zorlandım

    Strike to blood Dövüş sahnelerini izleyen anlar ne demek isteyeceğimi :D sürekli kızın karışması artık bunaltmıştı

    Berserk Manga okumayı sevmediğimden animesini pek beğenmemiştim zaten serinin asıl övülme nedeni mangasının kalitesinden ötürü,bunu animesine iyi yansıttıklarını düşünmüyorum beklentim çok fazlaydı,2017 serisine yinede başlamayı düşünüyorum Guts gerçekten kaliteli karakterdi

    Elfen Lied Hll qnq spr dwm (Tomodachi len)

    Another Mangaka sanırım sadece Misaki'yi çizmeyi düşünmüş :( Göz bandı var ilgi duyun len diyip salmış seriyi ortaya

    düzeltme yapıyorum sword art online ilk zamanlarda kötüydü zaten millet romantizm beklemediğinden öyle diyor.mirai nikkinin nefret edilme sebeplerini idrak etmemiştim oysaki sevilecek taraflarını düşünmem gerekiyor sonra anladım niye sevilmiyor içerik koymamışlar
    _____________________________




  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
  • Monster: Şimdi neler olduğunu pek hatırlamasam da ilk izlediğimde bitirince "Bu muymuş yani?" dediğimi hatırlıyorum. Sanırım son anda açıklanan twistler, Johan'ın bazı anlamsız hareketleri, genel atmosferin "arkada çok büyük olaylar dönüyor" diyip aslında olayların çok da derin olmaması ve konu dağıldığı için öyle gözükmesi vs. bir sürü etken zorlama gelmişti.

    Ha, adamın hakkını verelim 20th Century Boys bu kusurların çoğunun düzeltildiği ve aynı konseptin bence daha iyi işlendiği bir eserdir.
    _____________________________
  • Ao Sol kullanıcısına yanıt
    Burada yazılan mesajlardan hercekten zevklerin goreceli oldugu anlamini cikariyorum. Cunku

    Mirai nikki

    Fate Zero
    Fairy Tail
    Another
    Code Geass

    Sword art Online

    Berserk filmlerini gercekten begenmistim. Tabiki ozellikle Mirai Nikkide ana karakter insani cok sogutuyordu ama aninenin genel durumu kendisini kurtariyorfu.

    Diger yandan bu serilerin hepsinin tutmus ve unlu seriler olmasi pek cok insaninda begendigini acikca ortaya koyuyor ve butun bu insanlarin anime zevkine laf etmek yerine belkide kendi zevkinizfe bir sorun oldugunu dusunebilirsiniz diye dusunuyorum.

    Dogrudan satasma olmasaydi boyle bir yanit vermezdim.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Periah -- 12 Haziran 2017; 19:13:19 >
    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    I thought what I'd do was, I'd pretend I was one of those deaf-mutes.
  • kiralik kettle K kullanıcısına yanıt
    Cok agir bir seriydi. Hani bir keci boynuzu hikayesi vardir icindeki az bir tatliya ulasmak icin disindaki kabugu uzun sure kemirmelisin oyle bir seriydi.



    Ama gizem uaratmayi biliyordu

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    I thought what I'd do was, I'd pretend I was one of those deaf-mutes.
  • Periah kullanıcısına yanıt
    Aman yanlış anlaşılmasın, asla kötü bir animeydi demiyorum. Sadece olmasını beklediğim başyapıt değildi ve mangaka sonraki eserinde üzerine katabildi, diyorum. Yoksa bu haliyle de Monster hiç değilse atmosferiyle, çizimiyle, gerçek dünyada geçmesiyle ve bazı yan hikayeleriyle son 20 yılın animeleri içinde kendisini sivriltebilmiş kaliteli bir animedir.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi kiralik kettle -- 12 Haziran 2017; 19:56:38 >
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: kiralik kettle

    Aman yanlış anlaşılmasın, asla kötü bir animeydi demiyorum. Sadece olmasını beklediğim başyapıt değildi ve mangaka sonraki eserinde üzerine katabildi, diyorum. Yoksa bu haliyle de Monster hiç değilse atmosferiyle, çizimiyle, gerçek dünyada geçmesiyle ve bazı yan hikayeleriyle son 20 yılın animeleri içinde kendisini sivriltebilmiş kaliteli bir animedir.

    Kısacası şaheser diyebileceğin yapımları örnekle belirtirseniz sevinirim ayrıca monstera derinlik yetersiz demişsiniz neye dayanarak söylediğinize merak ettim çünkü fikir alışverişleri bizleri geliştirmekte



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Zodion -- 12 Haziran 2017; 20:57:52 >
    _____________________________
  • Periah kullanıcısına yanıt
    Tartışmaya gerek yok relax

    Kötü amaçla hiç kimseye laf vurmadım forumda,sadece komik bulduğumu belirttim



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Ao Sol -- 12 Haziran 2017; 20:28:48 >
    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • Zodion Z kullanıcısına yanıt
    20th Century Boys'u söyledim zaten. Anime olarak ilk FMA, FMA:BH, Higurashi, NGE, Welcome to NHK, Samurai Champloo, Steins Gate mutlaka izlenmesi gereken serilerdir bence.

    Monster için çok da hatırlamamakla birlikte şöyle özet geçebilirim:


    Seri boyunca saatlerce Tenma'nın pek çok farklı karakterle ilişkisini ve üçüncü gözden farklı karakterlerin kendi aralarındaki hikayelerini izleriz. Eğer bu kadar arkaplan bilgisi veriliyorsa demek konuyu anlamak için bunları bilmemiz gerek, deriz. Johan bu süre boyunca hep çok büyük planlar yapıyor gibi gözükür, niyetini merak ederiz. Sonra bir yerde açıklanır ki Johan'ın beyni yıkanmıştır, ve resimli kitaplarla verilen bilinçaltı mesajlar yüzünden manyamıştır. Yani o kadar canavar olarak anlatılan, Johan aslında sadece beyni yıkanmış, manasız hareketler yapan bir delidir. Adam gibi bir motive'i ve end game'i yoktur. Başlardaki kusursuz intihar geyiğini gerçekleştirmesi imkansız olmasına rağmen pes etmez. Seri boyunca, yazar kafasına ne eserse onu yapar, nere eserse oraya gider. Nedenselliği kaybederiz. Son arcda ortalığa silah dağıtıp kaos ortamı oluşturmasının bir mantığı yoktur. Boş ve sığ bir karakterdir. Yine de tamam deriz, Johan delirtilmiştir, serseri mayındır, Monster animesi de ismine rağmen aslında Tenma'nın hikayesidir der geçeriz. Ama anime bir twist ile orda da durmamıza izin vermez.

    Bir yerde konu zortlar. Şöyle ki zamanı gelince aslında beyni yıkananın Johan değil de ismini unuttuğum kız kardeşi olduğunu anlarız. Bu detayla yazar çok belli ki "Beyin yıkama falan aslında boş iş. Kötülük ve iyilik insanın içinde doğuştan olur veya olmaz. Johan da doğuştan canavar olduğu için bütün bunları yaptı, kardeşi o kadar beyin yıkamadan geçmesine rağmen etkilenmedi çünkü zıt yaradılışta bir insandı." demek ister. Peki güzel. Madem Johan'ın kötülüğü aslında beyin yıkamadan değil de yaradılıştan, aklımıza bir şimşek çakar. Şöyle ki, peki sen o kadar uğraştığın, yan karakterlerle desteklediğin arkaplandaki Johan'ın delirmesi hikayesini bu şekilde çöpe atmadın mı? E ben niye o kadar saat bu hikayeye şahit oldum, sen çöpe atasın diye mi? Yoksa bütün o arkaplan hikayesi diye sattığın 50 bölüm aslında bizi oyalamak için sunduğun filler'lar mıydı?

    Umarım Monster ile ilgili hayal kırıklıklarım konusunda kendimi iyi ifade edebilmişimdir



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi kiralik kettle -- 12 Haziran 2017; 20:41:19 >
    _____________________________




  • quote:

    Orijinalden alıntı: kiralik kettle

    20th Century Boys'u söyledim zaten. Anime olarak ilk FMA, FMA:BH, Higurashi, NGE, Welcome to NHK, Samurai Champloo, Steins Gate mutlaka izlenmesi gereken serilerdir bence.

    Monster için çok da hatırlamamakla birlikte şöyle özet geçebilirim:


    Seri boyunca saatlerce Tenma'nın pek çok farklı karakterle ilişkisini ve üçüncü gözden farklı karakterlerin kendi aralarındaki hikayelerini izleriz. Eğer bu kadar arkaplan bilgisi veriliyorsa demek konuyu anlamak için bunları bilmemiz gerek, deriz. Johan bu süre boyunca hep çok büyük planlar yapıyor gibi gözükür, niyetini merak ederiz. Sonra bir yerde açıklanır ki Johan'ın beyni yıkanmıştır, ve resimli kitaplarla verilen bilinçaltı mesajlar yüzünden manyamıştır. Yani o kadar canavar olarak anlatılan, Johan aslında sadece beyni yıkanmış, manasız hareketler yapan bir delidir. Adam gibi bir motive'i ve end game'i yoktur. Başlardaki kusursuz intihar geyiğini gerçekleştirmesi imkansız olmasına rağmen pes etmez. Seri boyunca, yazar kafasına ne eserse onu yapar, nere eserse oraya gider. Nedenselliği kaybederiz. Son arcda ortalığa silah dağıtıp kaos ortamı oluşturmasının bir mantığı yoktur. Boş ve sığ bir karakterdir. Yine de tamam deriz, Johan delirtilmiştir, serseri mayındır, Monster animesi de ismine rağmen aslında Tenma'nın hikayesidir der geçeriz. Ama anime bir twist ile orda da durmamıza izin vermez.

    Bir yerde konu zortlar. Şöyle ki zamanı gelince aslında beyni yıkananın Johan değil de ismini unuttuğum kız kardeşi olduğunu anlarız. Bu detayla yazar çok belli ki "Beyin yıkama falan aslında boş iş. Kötülük ve iyilik insanın içinde doğuştan olur veya olmaz. Johan da doğuştan canavar olduğu için bütün bunları yaptı, kardeşi o kadar beyin yıkamadan geçmesine rağmen etkilenmedi çünkü zıt yaradılışta bir insandı." demek ister. Peki güzel. Madem Johan'ın kötülüğü aslında beyin yıkamadan değil de yaradılıştan, aklımıza bir şimşek çakar. Şöyle ki, peki sen o kadar uğraştığın, yan karakterlerle desteklediğin arkaplandaki Johan'ın delirmesi hikayesini bu şekilde çöpe atmadın mı? E ben niye o kadar saat bu hikayeye şahit oldum, sen çöpe atasın diye mi? Yoksa bütün o arkaplan hikayesi diye sattığın 50 bölüm aslında bizi oyalamak için sunduğun filler'lar mıydı?

    Umarım Monster ile ilgili hayal kırıklıklarım konusunda kendimi iyi ifade edebilmişimdir

    Johan kişilerin canavarlarını açığa çıkarmak misyonu edinmiştir hikayede yani farklı örneklerle türümüzün vahşi doğası işlenir eğer sadece kendisini düşünürsek anlamlandıramayabiliriz bunlar isteklerdir hatta saplantıları dolayısıyla rasyonal diyebileceğimiz lunge etkilenir sadece kitap olayı değil.Johan sadece vakit geçiriyor eğer nihilist olsaydı görkem aramazdı istediği şey oyunun bitmemesi.Kendiliğinden canavar olmasından ziyade farklı isim almasından ötürü o kitapta işlenen hikaye bunu pekiştirmek varılacak sonuç.İrade temsili hareketlerle gerçekleşir anlam yükleyip büyü demişler kelimeler yapılan hareketin etkisini çağrıştırdığından kimlikle özdeşmiştir filmlerde sözlerle magic yapılması ardında böyle sebepler olabilir.Filler olabilmesi roller hikaye katkısız anlamına gelmekte tenma hapiste olduğu zaman bile detaylar es geçilmiyor konu yavaş akıyor şikayeti anlıyorum lakin bu derinlikten farklı kavram içerik niteliği her zaman en kısa zamanda çok fazla yoğun hikaye olmasını gerektirmez
    _____________________________




  • Zodion Z kullanıcısına yanıt



    quote:

    Johan kişilerin canavarlarını açığa çıkarmak misyonu edinmiştir hikayede yani farklı örneklerle türümüzün vahşi doğası işlenir

    Johan'ın öyle bir kaygısı yoktu. Tamamen zevkine, hatta zevkine yanlış olur, rastgele cinayet işliyordu. "insanların canavarlarını açığa çıkarmak" amaç değil araçtı, amaç olsa bile sürekli değildi.
    quote:

    Johan sadece vakit geçiriyor eğer nihilist olsaydı görkem aramazdı istediği şey oyunun bitmemesi.

    Mangaka sadece vakit geçiriyor. Eğer gerçekten içi dolu bir hikaye yazmış olsa görkem(shock value*) aramazdı. İstediği şey de manganın hemen bitmemesi. Johan gerçek bir karakter değil, yazarın duruma göre istikrarsızca kıvırdığı bir plot device**
    quote:

    İrade temsili hareketlerle gerçekleşir anlam yükleyip büyü demişler kelimeler yapılan hareketin etkisini çağrıştırdığından kimlikle özdeşmiştir filmlerde sözlerle magic yapılması ardında böyle sebepler olabilir.

    Anlamadım.
    quote:

    Filler olabilmesi roller hikaye katkısız anlamına gelmekte tenma hapiste olduğu zaman bile detaylar es geçilmiyor konu yavaş akıyor şikayeti anlıyorum lakin bu derinlikten farklı kavram içerik niteliği her zaman en kısa zamanda çok fazla yoğun hikaye olmasını gerektirmez

    Ben bir yazarım diyelim, bir gün canım istedi diye büfeye gidip gofret almama dair bir öykü yazasım geldi. Hikayeyi büfenin kuruluşundan başlattım, neden gofret tercih ettiğime dair otobiyografi yazdım, arada ülkerin fetö bağlantısından ve ülkedeki genel siyasi atmosferden bahsettim, ve finalde de gofretin ambalajını çöpe atarken çevreye saygı ve geridönüşüm konusunda sosyal mesaj verdim. 300 sayfalık bir roman oldu. Şimdi bu bütün gereksiz kısımları hikayeye az biraz katkılı kitap için "derin" diyebilir miyiz? Hayır ama çok rahat "derin olmamasına rağmen fazla detaya girip kendini olduğundan daha fazlasıymış gibi gösteriyor" diyebiliriz. Ben şahsen Monster'ın bu sınırı aştığını veya aşmaya çok yaklaştığını düşünüyorum ve bu kişisel bir şey olduğundan pek tartışmaya açık değil. Ki onu bırak ben onlardan şu ana dek hiç bahsetmedim ama, bildiğin filler var yahu Monster'da. Başlarda bir yerlerde bir paralı askerle sahiplendiği kız çocuğu, bir tane taşra doktoru vs. o bölümler. Ben onların Tenma'nın karakterini ilerlettiğini veya sonradan Johan'a bağlandığını pek hatırlamıyorum.

    Pek ekşiyi sevmem ama terimlerin Türkçe açıklamaları orda var artık:
    *https://eksisozluk.com/shock-value--604948
    **https://eksisozluk.com/plot-device--1892545


    Tabi bunlar genel olarak benim düşüncelerim, yani herkes farklı yorumlayabilir.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi kiralik kettle -- 12 Haziran 2017; 22:5:22 >
    _____________________________




  • quote:

    Orijinalden alıntı: kiralik kettle




    quote:

    Johan kişilerin canavarlarını açığa çıkarmak misyonu edinmiştir hikayede yani farklı örneklerle türümüzün vahşi doğası işlenir

    Johan'ın öyle bir kaygısı yoktu. Tamamen zevkine, hatta zevkine yanlış olur, rastgele cinayet işliyordu. "insanların canavarlarını açığa çıkarmak" amaç değil araçtı, amaç olsa bile sürekli değildi.
    quote:

    Johan sadece vakit geçiriyor eğer nihilist olsaydı görkem aramazdı istediği şey oyunun bitmemesi.

    Mangaka sadece vakit geçiriyor. Eğer gerçekten içi dolu bir hikaye yazmış olsa görkem(shock value*) aramazdı. İstediği şey de manganın hemen bitmemesi. Johan gerçek bir karakter değil, yazarın duruma göre istikrarsızca kıvırdığı bir plot device**
    quote:

    İrade temsili hareketlerle gerçekleşir anlam yükleyip büyü demişler kelimeler yapılan hareketin etkisini çağrıştırdığından kimlikle özdeşmiştir filmlerde sözlerle magic yapılması ardında böyle sebepler olabilir.

    Anlamadım.
    quote:

    Filler olabilmesi roller hikaye katkısız anlamına gelmekte tenma hapiste olduğu zaman bile detaylar es geçilmiyor konu yavaş akıyor şikayeti anlıyorum lakin bu derinlikten farklı kavram içerik niteliği her zaman en kısa zamanda çok fazla yoğun hikaye olmasını gerektirmez

    Ben bir yazarım diyelim, bir gün canım istedi diye büfeye gidip gofret almama dair bir öykü yazasım geldi. Hikayeyi büfenin kuruluşundan başlattım, neden gofret tercih ettiğime dair otobiyografi yazdım, arada ülkerin fetö bağlantısından ve ülkedeki genel siyasi atmosferden bahsettim, ve finalde de gofretin ambalajını çöpe atarken çevreye saygı ve geridönüşüm konusunda sosyal mesaj verdim. 300 sayfalık bir roman oldu. Şimdi bu bütün gereksiz kısımları hikayeye az biraz katkılı kitap için "derin" diyebilir miyiz? Hayır ama çok rahat "derin olmamasına rağmen fazla detaya girip kendini olduğundan daha fazlasıymış gibi gösteriyor" diyebiliriz. Ben şahsen Monster'ın bu sınırı aştığını veya aşmaya çok yaklaştığını düşünüyorum ve bu kişisel bir şey olduğundan pek tartışmaya açık değil. Ki onu bırak ben onlardan şu ana dek hiç bahsetmedim ama, bildiğin filler var yahu Monster'da. Başlarda bir yerlerde bir paralı askerle sahiplendiği kız çocuğu, bir tane taşra doktoru vs. o bölümler. Ben onların Tenma'nın karakterini ilerlettiğini veya sonradan Johan'a bağlandığını pek hatırlamıyorum.

    Pek ekşiyi sevmem ama terimlerin Türkçe açıklamaları orda var artık:
    *https://eksisozluk.com/shock-value--604948
    **https://eksisozluk.com/plot-device--1892545


    Tabi bunlar genel olarak benim düşüncelerim, yani herkes farklı yorumlayabilir.

    Johan rasgele kurban seçmez önce yükseltir sonra indirmektedir yavaşça bunun sebepleri gene isim olayına dayanıyor şöyle dehşetle parçalanıp yıkılmakta lakin hayatta olduğundan içindeki boşluğu doldurabilmenin yolu aynı süreçleri başkalarına tecrübe ettirerek kişiliklerini sökmek.Ortada plot twist yapılmıyor zaten hikaye gerilimle dolu yani slice of life animesi psikolojiyle kaplayalım prim olsun anlayış bulunmamakta şimdi işlenen alt metne sadık kalınması önemli yani günümüz standartları değerlendirmesinde alışıldık hikaye zincir oluşturması lazım yoksa olay havada kalır.Mesela tenma johanı öldürse kendisiyle çelişir eğer istersen kitabı johan tecrübe ediyor isim vurgusunu tam oturtamıyorsun gene derinlikten kayıp.Öyle ya da böyle hikaye ile köprü oluşturan lakin mini etki bırakmış yan olaylar sonucu etkilemediğinden dolayı filler olabilir tam emin değilim.Worldbuildinge katkı şeklinde düşün yoksa taşra doktor olayı çıkarılması halinde içerik eksilmez



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Zodion -- 12 Haziran 2017; 22:44:43 >
    _____________________________




  • Zodion Z kullanıcısına yanıt
    Hocam doğrusu dedikleriniz bana çok havada kalmış tespitler gibi geliyor. Bir saat filan Monster'a dair yorumları, karakter tespitlerini, tvtropes sayfasını filan okudum da sizin dediklerinizi söyleyen pek göremedim. Ki eğer sizin dedikleriniz doğruysa da, o animenin kendini anlatmaktaki sıkıntısı değil midir Neyse hayal meyal hatırladığım bir şey üstünde daha fazla tartışmaya devam etmek istemiyorum. Yine de ne demek istediğinizi anlıyorum ve aynı şekilde bahsettiğim şikayetleri anladıysanız ve kafanızda bir soru işareti oluşturduysa ne mutlu bana
    _____________________________
  • Bunu şu an gördüm ama Coppelion dediğiniz Shin Seiki Evangelion mu acaba?
    EDİT:Hocam kusura bakma öyle bir anime varmış.Duymamıştım daha öncede.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Uldyssian -- 13 Haziran 2017; 0:52:28 >
    _____________________________
  • Herkesin zevk anlayışı farklı ben her türlüsünü iziliyorum. Bunları üretenin kafası, hayal gücü bunları gösterebilmiş. Hiç olmayabilirdi belkide. Benim hayal kırıklığı derecesindeki tek olayım bazı animelerin kısa olması. Aklıma gelenler;

    1)Sword Art Online: Hacı 100 tane kat var, potansiyel 100 tane bölüm, 100 tane boss imkanı var ben bile kafamdan 50 tane boss üretebilirim sanırım.
    2)Ao no Exorcist: Sanırım bu para meselesinden dolayı sadece 12 bölüm yapıp mangaya uymadılar. Uysalardı güzel olurdu. Sanırım 24 bölümde bitebilirdi.
    3)No Game No Life: Allah rahmet eylesin. Yazarı vefat etti. Bunun da yine çok potansiyeli var. 7 tane ırk ayrı ayrı Arc'lar olsa 7x12(veya x6) en az 42 bölüm sürerdi. Yeni gelecek olan film [ ]'dan öncesini anlatıyor sanırım. (Tet'in savaşlarını)
    4)Zero no Tsukaima: Evet! Bana göre az geldi. 4 sezon sürdü ancak bazı soru işaretleri hala bırakıyor.
    _____________________________

    HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ

    MÜTERCİM-TERCÜMANLIK




  • 
Sayfa: 1234
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.