Şimdi Ara

Bilim niçin tanrı ile ilgilenmez. (4. sayfa)

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir (1 Mobil) - 1 Masaüstü1 Mobil
5 sn
156
Cevap
0
Favori
3.823
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Sayfa: önceki 23456
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  • Evrenin yaratılışı hakkında iş Allaha gelinceye kadar çok teori vardır ortada. "Geriye Allah yarattı" demeye daha çok var.

    Basit hata yapan allah değil de benim asıl imtihanı aklım almıyor. Ben şahsen "imtihan yapan" allaha inanmam.
    _____________________________
  • quote:

    Orjinalden alıntı: kaotika

    Evrenin yaratılışı hakkında iş Allaha gelinceye kadar çok teori vardır ortada. "Geriye Allah yarattı" demeye daha çok var.

    Basit hata yapan allah değil de benim asıl imtihanı aklım almıyor. Ben şahsen "imtihan yapan" allaha inanmam.


    İmtihan yapan öğretmene "Bu beni niçin imtihan ediyor?" deyip kızar mısın?

    Yüce Yaradan iyi yolu da göstermiş kötü yolu da.İnsanlara akıl da verdi.Kötüyü iyiden ayırsınlar diye.Kimisi inkar eder kimisi ihlas ile bağlanır hak yola.Tercih irade sahiplerinin!
    _____________________________
    İnsan seveceği kimseyi iyi seçmeli,
    ona göre sevmeli; kim olduğun değil,
    kiminle olduğun önemlidir.
    Madde Bağımlılığına "HAYIR"
  • Evet bilim tanrı ile ilgilenmez. O yüzden tanrı fikrini bilimsel olarak çürütemezsiniz.
    _____________________________
    Smile... Tomorrow will be worse.
  • quote:

    Orjinalden alıntı: kaotika

    Evrenin yaratılışı hakkında iş Allaha gelinceye kadar çok teori vardır ortada. "Geriye Allah yarattı" demeye daha çok var.

    Basit hata yapan allah değil de benim asıl imtihanı aklım almıyor. Ben şahsen "imtihan yapan" allaha inanmam.



    Bilimde öyle bir teori yok çünkü. Dolayısıyle bilimde, daha doğrusu bilimle ilgilenen kişilerin bir kısmında böyle bir ihtimal yok. dolayısıyle bilim yoluyla Allah'a ulaşılması zor, bence imkansız. Dediğim gibi Allah hesabına bakılması lazım ki bilim Allah'ı göstersin.

    -----

    Bence Allah'a inanan kişi ancak "Allah'ım niye imtihan ediyorsun" diye bir soru sorma hakkı vardır. Çünkü insan inanmadığı birisini anlayamaz. Veya en azından var kabul ettikten sonra bu soruyu sormalı, "neden imtihan" diye.

    Sorunun cevabı da şu ki, kul kendisinin cennetlik mi cehennemlik mi olduğuna kendisi de kanaat getirmeli. Aksi taktirde, sen cehenneme sen cennete denilse, cehennemlik olanın itiraz hakkı olur. Yani altını topraktan ayırmak için ateşe tutarlar hem öğrenciye notunu vermek için sınava tutarız. Bizimkisi de o misal.

    Tabi dünyanın tek yaratılış sebebi bu değil... daha bizim bildiğimiz ve bilmediğimiz bir çok sebep bu alemin yaratılmasını gerektiriyor.
    _____________________________
    :::Bir köy muhtarsız olmaz. Bir iğne ustasız olmaz, sahibsiz olamaz. Bir harf kâtibsiz olamaz, biliyorsun. Nasıl oluyor ki, nihayet derecede muntazam şu memleket hâkimsiz olur?




  • mustafa ogr,

    İmtihan eden bir tanrı aklıma yatmaz. Bunun için Allaha inanmak gerekmez.

    Birisi süpermen isimli bir kahramanın olduğundan bahsetti. Yok ben inanmıyorum dedim. Adam devam etti, ama bu süper kahraman kadınlara tecavüz ediyor. O zaman derim "kadınlara tecavüz eden birisi benim süperkahraman anlayışıma uymaz".
    Burada mesele süpermen meselesi değil, maksat olayı kavramak.

    Anladınız mı?

    İşte bu şekilde, tanrının yokluğu ayrı, imtihan eden bir tanrının sizin tanrı anlayışınıza uymayacağı ayrı bir şeydir.

    Benim kriterime göre imtihan eden tanrı olamaz. Başka bir tür tanrının olup olamayacağı hakkında başka delillerim var.

    Elbete bunlar benim kendi doğrularım ve kendi kriterlerimdir. Evrensel doğrular olmadığı için diğer insanları bağlamaz. Bunu da belirteyim.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi kaotika -- 13 Mayıs 2007; 1:19:30 >
    _____________________________
  • ben hiç bir zaman imtihanın "gereksiz yere" yapıldığına inanmadım. çoğunun sandığı gibi ruhların annelerinden doğarken yaratıldığına da inanmıyorum. Allah'ın durup dururken sebepsiz yere "birilerini yaratıp bazı kurallar ile deneyeyim. uyanları cennetlerde ağırlayıp uymayanları da bir güzel cehennemde yakayım" diyerek bu amaçla mahlukatı yarattığına asla inanmadım ve bu tarz bir yaratılışa inanlara da hayret etmişimdir.

    evet dünya bir imtihan dünyası ama sebepsiz bir imtihan değil bu. dünyaya gelmeden önce tüm ruhların bir mazisi olduğuna ve orada bir çok kamplara ayrılıp bir çok işler çevirdiklerine, neticede son bir fırsat olarak dünyaya gönderilip ölümle de geri döndürüldüklerine inanıyorum.

    imtihan, sebepsiz olursa eğlence için olur. Allah kendine eğlence aramadığını, tüm bunları bir oyun-eğlence boş iş olarak yaratmadığını Kur'an da defaten beyan eder. hal böyleyken sebepsiz yere bir imtihan için bunca mahlukatın yaratıldığını ve bunun da Allah'a yakışmayacağını iddia etmek gereksiz olur.
    _____________________________




  • Bilim neden tanrı ile ilgilensin , bizim hayatta vereceğimiz bütün kararlara, düşüncelere , eğilimlere yön verecek bir mercimidir bilim ?
    Günümüz dünyasında nasıl din araştırılmadan , körü körüne , özü araştırılmadan kabul ediliyorsa incelikleri kavranmıyorsa , bu durum bilim içinde geçerlidir.. Bilim öyle bir hal almıştırki dogma bir din olma yolunda ilerliyor..

    Bilim nedir önce bunu cevaplamak gerekiyor , akademik unvanı olan bir kaç profesörün yaptığı araştırma sonrasında ortaya çıkardığı sonuçların mutlak doğruluğumu, bilimsel düşünce tekel altındamıdır , yoksa insanın bireysel anlamda pozitif düşüncesi her zaman bilimsel düşünceye zıtmıdır ?
    _____________________________
    a
  • quote:

    Orjinalden alıntı: kaotika

    Bilim gerçeklerle ilgilenir, gerçek olan var olandır demiştim. Bilim her türlü gerçekle ilgilenmez mi?Sözkonusu olan "Tanrının gerçekliği" ise bilimin onunla da ilgilenmesi gerekir. Bakın şimdi saat gerçektir, ama saatçi, de gerçektir.

    Bir de meşhur ateist ile müslümanın hikayesi var. Müslüman ateistin kafasına odun vuruyor ve diyor ki "Acıyı gösterebiliyor musun ama acının var olduğunu biliyorsun, aynen Allahı da gösteremezsin ama varlığını bilirsin".

    Günümüzde beyinin elektrokimyası ve düşüncelerin ve duyguların beyinde nasıl oluştuğu biliniyor. Beyne yerleştirilen elektrodlar sayesinde duygular ve düşüncelerin beyinde nasıl oluştuğu grafiğe aktarılabiliyor, tabiri caiz ise "acıyı görüyoruz".

    Sonuçta bilimin gerçek olan her şeyle ilgilenmesi gerekmez mi? Bilim ne diye ayrım yapsın.


    _____________________________

    Nuh Baba

    -------------------
    Zaman hep aynıdır, Geçen Biziz...




  • quote:

    Orjinalden alıntı: kaotika

    İnsanları evrensel fikirlerde birleştiren en doğru bilgi kaynağı olan bilim niçin tanrı ile ilgilenmez. Verdiği cevapların içinde hiç bir zaman "tanrı" kavramı bulunmaz. Daha doğrusu yaptığı açıklamaların içinde "tanrı" kavramının olmaması bir prensiptir.

    Peki bu neden böyle. En doğru, en mantıklı ve akılcı bilgi kaynağı bilim niçin tanrıyı hiç ir zaman işin içine katmaz.



    "Akıllı Tasarım" diye araştır.
    Yavaş Yavaş yola geliyorlar merak etme Etraftaki kusursuzlugu inkar edemez kimse Egoları tükenicek.
    _____________________________


    Ruhumun Anısına ; Çünkü Biz Aslında Kaybettiklerimiziz...
  • quote:

    Orjinalden alıntı: kaotika

    Birisi süpermen isimli bir kahramanın olduğundan bahsetti. Yok ben inanmıyorum dedim. Adam devam etti, ama bu süper kahraman kadınlara tecavüz ediyor. O zaman derim "kadınlara tecavüz eden birisi benim süperkahraman anlayışıma uymaz".
    Burada mesele süpermen meselesi değil, maksat olayı kavramak.


    Allah'a inanmak sadece O'nun varlığına inanmak değildir ki. Onu sıfatlarıyla bildikten sonra imtihan anlaşılır.

    Düşünsenize Allah tüm kainatı yaratıyor ki binbir esması tecelli etsin. Sonra içerisinde de insan gibi, kendi iradesini kullanarak Allah'ın kainattaki sıfatlarını müşahede edecek kulları yaratıyor. Burada irade önemlidir. Mesela melek iradesini kullanmadan, öyle yaratıldığı için tesbih eder. Fakat Allah, kendi iradesiyle tesbih eden kullar istiyor.

    Noktayı yakaladınız dimi... Neden insan melekten üstün tutulur...

    Ve her şey insan için çalışıyor. Sonra o kul, iradesiyle Allah'ı tesbih ederek melekten yukarı çıkma yolu açılmışken tutup da inkar ile, hem tüm mahlukatı hem de Allah'ı tahkir ederse, elbette Allah, Adalet namına ve diğer mahlukun hukuku için bunun hesabını sorması gerekmez mi?

    İmtihan budur zaten. Ve cehennem hukuku muhafaza gereği olarak çıkıyor ortaya. yoksa basit tabirle sen cennete sen cehenneme maksadıyla değil. Ayrıca cennet kazanılmış bir hak değildir. Onu Allah lütfuyla verir.
    _____________________________
    :::Bir köy muhtarsız olmaz. Bir iğne ustasız olmaz, sahibsiz olamaz. Bir harf kâtibsiz olamaz, biliyorsun. Nasıl oluyor ki, nihayet derecede muntazam şu memleket hâkimsiz olur?




  • bilim tanrı ile ilgilenmez,insan ilgilenir.
    _____________________________
  • BİLİM DERKİ HİÇ BİR ŞEY YOKTAN VAROLMAZ AMA NASIL VAROLDUGUNUDA AÇIKLAYABİLMİŞ DEGİL.HERŞEY BİRER TEORİDEN İBARET..
  • Yaratılış ideasını kabul ettiğimiz anda elimizde kalanlar kendi fikirlerimiz ve yorumlarımızdır. Bilim gözlemden ve mantıktan bağımsız yorumlarla yetinmeyeceği ve ilgilenmediği için yaratılışı kabul etmez. Bilim gerçekçidir ve gerçeklerle ilgilenir.
    _____________________________
    Her domates sulu olsa imtihan olur muydu?
  • quote:

    Orjinalden alıntı: Really

    Yaratılış ideasını kabul ettiğimiz anda elimizde kalanlar kendi fikirlerimiz ve yorumlarımızdır. Bilim gözlemden ve mantıktan bağımsız yorumlarla yetinmeyeceği ve ilgilenmediği için yaratılışı kabul etmez. Bilim gerçekçidir ve gerçeklerle ilgilenir.





    madem bilim gerçekçi ve gerçeklerle ilgileniyor nasıl oluyorda yaratılışı kabul etmiyor?

    sade ,basit ama öz.

    ustasız iğne mi? gerçeklik,gözleme dayalı....



    bilim bilimdir!!! tanrı değildir.

    birbirinin antitezide değildir.

    antitezlik :
    kendi kendine mi?
    bir irade ile mi?

    arasındadır.

    bilimi rahat bırakın da kendi işini yapsın.
    _____________________________




  • quote:

    Orjinalden alıntı: Really

    Yaratılış ideasını kabul ettiğimiz anda elimizde kalanlar kendi fikirlerimiz ve yorumlarımızdır. Bilim gözlemden ve mantıktan bağımsız yorumlarla yetinmeyeceği ve ilgilenmediği için yaratılışı kabul etmez. Bilim gerçekçidir ve gerçeklerle ilgilenir.


    Yaratılış gerçeğini kabul eden bilim adamları araştırma yapmıyorlar mı?

    Her bilim adamını materyalist olarak mı telakki ediyorsunuz?

    Bilim adamı olmak için materyalist fikirlere mi haiz olmak lazım?
    _____________________________
    İnsan seveceği kimseyi iyi seçmeli,
    ona göre sevmeli; kim olduğun değil,
    kiminle olduğun önemlidir.
    Madde Bağımlılığına "HAYIR"
  • YERYÜZÜNÜN KATMANLARI

    Allah, yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı. Emir, bunların arasında durmadan iner; sizin gerçekten Allah'ın herşeye güç yetirdiğini ve gerçekten Allah'ın ilmiyle herşeyi kuşattığını bilmeniz, öğrenmeniz için. (Talak Suresi, 12)

    1. Kat: Litosfer (su)
    2. Kat: Litosfer (kara)
    3. Kat: Astenosfer
    4. Kat: Üst manto
    5. Kat: Alt manto
    6. Kat: Dış çekirdek
    7. Kat: İç çekirdek



    DÜNYANIN YUVARLAKLIĞI


    Gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Geceyi gündüzün üstüne sarıp-örtüyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıp örtüyor... (Zümer Suresi, 5)
    Kuran'ın evreni tanıtan ayetlerinde kullanılan ifadeler oldukça dikkat çekicidir. Üstteki ayette "sarıp örter" olarak tercüme edilen Arapça kelime "yukevviru"dir. Bu kelimenin Türkçe karşılığı, "yuvarlak bir şeyin üzerine bir cisim sarmak"tır. (Örneğin Arapça sözlüklerde "başa sarık sarma" gibi yuvarlak cisimleri içeren fiiller için bu kelime kullanılır.) Ayette, gecenin ve gündüzün birbirlerinin üzerlerini sarıp-örtmeleri (tekvir etmeleri) konusunda verilen bilgi, aynı zamanda Dünya'nın biçimi konusunda kesin bir bilgi içermektedir. Ancak ve ancak Dünya'nın yuvarlak olması durumunda bu ayette ifade edilen fiil gerçekleşebilir. Yani 7. yüzyılda indirilen Kuran'da Dünya'nın yuvarlak olduğuna işaret edilmiştir.

    Unutmamak gerekir ki, o dönemdeki astronomi anlayışında Dünya daha farklı algılanıyordu. O dönemde Dünya'nın düz bir satıh olduğu düşünülüyordu ve tüm bilimsel hesap ve açıklamalar da buna göre yapılıyordu. Ancak Kuran Allah'ın sözü olduğu için, evreni tarif ederken olabilecek en tanımlayıcı kelimeler kullanılmıştır. Kuran ayetlerinde ise bize henüz yakın yüzyılda öğrendiğimiz bu bilgileri 1400 sene öncesinden haber verilmektedir.


    KORUNMUŞ TAVAN

    Kuran'da Allah, gökyüzünün son derece önemli bir özelliğine şöyle dikkat çeker:

    Gökyüzünü korunmuş bir tavan kıldık; onlar ise bunun ayetlerinden yüz çeviriyorlar. (Enbiya Suresi, 32)

    Ayette belirtilen gökyüzünün bu özelliği, 20. yüzyıldaki bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır.

    Dünya'yı çepeçevre kuşatan atmosfer, canlılığın devamı için son derece hayati işlevleri yerine getirir. Dünya'ya doğru yaklaşan irili ufaklı pek çok gök taşını eriterek yok eder ve bunların yeryüzüne düşerek canlılara büyük zararlar vermesini engeller.


    AŞILAYICI RÜZGARLAR

    Kuran'ın bir ayetinde rüzgarların "aşılama" özelliğine ve bunun sonucunda yağmurun oluştuğuna şöyle dikkat çekilir:

    Ve aşılayıcılar olarak rüzgarları gönderdik, böylece gökten su indirdik de sizleri suladık... (Hicr Suresi, 22)



    Ayette, yağmur oluşumundaki ilk aşamanın rüzgarlar olduğuna dikkat çekilmektedir. Oysa 20. yüzyılın başlarına kadar, rüzgarla yağmurun yağması arasındaki tek ilişki rüzgarın bulutları sürüklemesi olarak biliniyordu. Modern meteorolojik bulgular ise rüzgarların yağmurun oluşumunda "aşılayıcı" rol oynadıklarını gösterdi.



    SİRİUS YILDIZI

    Kuran'da geçen bazı kavramlar, 21. yüzyılın bilimsel verileriyle araştırıldığında karşımıza bir Kuran mucizesi olarak çıkmaktadırlar. Bunlardan biri, Necm Suresi'nin 49. ayetinde geçen Sirius yıldızıdır:

    Doğrusu, 'Şi'ra (yıldızı)nın' Rabbi O'dur. (Necm Suresi, 49)

    Arapça karşılığı "Şi'ra" olan Sirius yıldızının, sadece "yıldız" anlamına gelen Necm Suresi'nin 49. ayetinde geçmesi son derece dikkat çekici bir durumdur. Çünkü bilim adamları geceleri gökyüzünün en parlak yıldızı olan, Sirius yıldızının hareketlerindeki düzensizliklerden yola çıkarak, onun bir çift yıldız olduğunu keşfettiler. Dolayısıyla Sirius, Sirius A ve Sirius B olarak ifade edilen iki yıldızdan oluşan bir takım yıldızdır. Bunlardan daha büyük olan Sirius A, Sirius B'den Dünya'ya daha yakındır ve özelliği çıplak gözle görülebilen en parlak yıldız olmasıdır. Sirius B yıldızının özelliği ise teleskopsuz görülememesidir.
    Sirius takım yıldızları, birbirlerine doğru yay şeklinde bir eksen çizerler ve her 49,9 yılda bir birbirlerine yaklaşarak gökyüzünde sarkarlar. Bu bilimsel veri, günümüzde Harvard, Ottawa ve Leicester Üniversiteleri'nin astronomi bölümlerinin fikir birliğiyle kabul ettikleri bilimsel bir gerçektir


    DENİZLERİN BİRBİRİNE KARIŞMAMASI
    Denizlerin, araştırmacılar tarafından çok yakın bir geçmişte tespit edilen bir özelliği, Kuran'ın Rahman Suresi'nde şöyle bildirilir:

    Birbirleriyle kavuşmak üzere iki denizi salıverdi. İkisi arasında bir engel vardır; birbirlerinin sınırını geçmezler. (Rahman Suresi, 19-20)

    Birbirine açılan fakat suları kesinlikle birbiriyle karışmayan denizlerin ayette bildirilen bu özelliği, okyanus bilimciler tarafından çok yakın bir zaman önce keşfedilmiştir. "Yüzey gerilimi" adı verilen fiziksel bir kuvvet nedeniyle, komşu denizlerin sularının karışmadığı ortaya çıkmıştır. Denizlerin farklı yoğunluklarından kaynaklanan yüzey gerilimi, adeta bir duvar gibi sularının birbirine karışmasını engeller. 63

    Elbette ki insanların, fizikten, yüzey geriliminden, okyanus biliminden haberdar olmadıkları bir devirde bu gerçeğin Kuran'da bildirilmiş olması son derece dikkat çekici bir


    ##ALINTIDIR##

    Yukarıda yazılanlar nasıl olurda 1400 sene önce bilinmiş olunabilir. Sanırım o zaman bilim bu kadar gelişmemişti değilmi bunları açıklayacak kadar?

    Saygılarımla,



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi tekseker -- 13 Mayıs 2007; 21:00:30 >
    _____________________________
    tekseker




  • quote:

    Orjinalden alıntı: KUNG-FU 61


    quote:

    Orjinalden alıntı: Really

    Yaratılış ideasını kabul ettiğimiz anda elimizde kalanlar kendi fikirlerimiz ve yorumlarımızdır. Bilim gözlemden ve mantıktan bağımsız yorumlarla yetinmeyeceği ve ilgilenmediği için yaratılışı kabul etmez. Bilim gerçekçidir ve gerçeklerle ilgilenir.


    Yaratılış gerçeğini kabul eden bilim adamları araştırma yapmıyorlar mı?

    Her bilim adamını materyalist olarak mı telakki ediyorsunuz?

    Bilim adamı olmak için materyalist fikirlere mi haiz olmak lazım?



    tabiki her bilim adamı materyalist değil ama bilimin doğası gereği bütün düşüncelerini kapı eşiğinde bırakıp labaratuara sokmaması gerekir bence.





    _____________________________




  • quote:

    Orjinalden alıntı: mustafa_ogr

    quote:

    Orjinalden alıntı: kaotika

    Birisi süpermen isimli bir kahramanın olduğundan bahsetti. Yok ben inanmıyorum dedim. Adam devam etti, ama bu süper kahraman kadınlara tecavüz ediyor. O zaman derim "kadınlara tecavüz eden birisi benim süperkahraman anlayışıma uymaz".
    Burada mesele süpermen meselesi değil, maksat olayı kavramak.


    Allah'a inanmak sadece O'nun varlığına inanmak değildir ki. Onu sıfatlarıyla bildikten sonra imtihan anlaşılır.

    Düşünsenize Allah tüm kainatı yaratıyor ki binbir esması tecelli etsin. Sonra içerisinde de insan gibi, kendi iradesini kullanarak Allah'ın kainattaki sıfatlarını müşahede edecek kulları yaratıyor. Burada irade önemlidir. Mesela melek iradesini kullanmadan, öyle yaratıldığı için tesbih eder. Fakat Allah, kendi iradesiyle tesbih eden kullar istiyor.

    Noktayı yakaladınız dimi... Neden insan melekten üstün tutulur...

    Ve her şey insan için çalışıyor. Sonra o kul, iradesiyle Allah'ı tesbih ederek melekten yukarı çıkma yolu açılmışken tutup da inkar ile, hem tüm mahlukatı hem de Allah'ı tahkir ederse, elbette Allah, Adalet namına ve diğer mahlukun hukuku için bunun hesabını sorması gerekmez mi?

    İmtihan budur zaten. Ve cehennem hukuku muhafaza gereği olarak çıkıyor ortaya. yoksa basit tabirle sen cennete sen cehenneme maksadıyla değil. Ayrıca cennet kazanılmış bir hak değildir. Onu Allah lütfuyla verir.

    İnanan bir insan inanmak isterse bu kriterler mantıklı gelebilir.

    Aşağıdaki cümlede benim mantığım kopuyor.
    quote:

    Fakat Allah, kendi iradesiyle tesbih eden kullar istiyor.

    Bu benim mantığıma uygun değil.
    Sonra bu da yetmiyor bir de imtihan var. Bu benim mantığıma hiç uygun değil.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi kaotika -- 13 Mayıs 2007; 23:32:53 >
    _____________________________




  • quote:

    Orjinalden alıntı: kaotika
    İnanan bir insan inanmak isterse bu kriterler mantıklı gelebilir.


    Zaten derdim de bu. İnanmak isteyen için mantıklıdır.

    quote:


    Aşağıdaki cümlede benim mantığım kopuyor.
    quote:

    Fakat Allah, kendi iradesiyle tesbih eden kullar istiyor.

    Bu benim mantığıma uygun değil.
    Sonra bu da yetmiyor bir de imtihan var. Bu benim mantığıma hiç uygun değil.




    Melekler Allah'ın sanatını tesbih için yaratılmışlar. Yani iradelerini kullanarak tesbih etmiyorlar. Başka şeyler yapabileceklerken bu yolu tercih etmiş değiller.

    Ama insanlar başka şeyler yapabilecekken O'nun sanatını müşahede etmeyi tercih edebilir fıtratta yaratılmış. Allah'ın bu tür kulları yaratması neden mantıksız olsun ki?

    Mesela bi temizlik işcisi vardır, para karşılığı temizler, bir de gönüllü temizlik yapan birisi olsa fena olmaz mı?
    _____________________________
    :::Bir köy muhtarsız olmaz. Bir iğne ustasız olmaz, sahibsiz olamaz. Bir harf kâtibsiz olamaz, biliyorsun. Nasıl oluyor ki, nihayet derecede muntazam şu memleket hâkimsiz olur?




  • quote:

    Orjinalden alıntı: mustafa_ogr

    Mesela bi temizlik işcisi vardır, para karşılığı temizler, bir de gönüllü temizlik yapan birisi...?


    Örnek güzel hocam.
    İmtihandan kasıt, gelişim ve tekâmül için zorluklara katlanmak olmalı.
    İnsan zorluklara dayanıp sabredip çözümler için gayret ettikçe olgunlaşır, alemi tanır.
    Böylece ruhu, kalbi, aklı, fikri tekâmül eder, hayvanlıktan çıkar, gerçek bir insan olur.
    Mesela @kaotika'nın hoş bir örneği vardı:"Diyet yapabilen tek canlı, insandır!"
    İşte imtihan tanımı ve farkı burada yatıyor...
    _____________________________

    Nuh Baba

    -------------------
    Zaman hep aynıdır, Geçen Biziz...
  • 
Sayfa: önceki 23456
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.