Şimdi Ara

2026 Yılında Bitirdiğiniz ve Oynadığınız Oyunlar - Sohbet/İnceleme/Görüş (10. sayfa)

Bu Konudaki Kullanıcılar:
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
197
Cevap
17
Favori
8.605
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
5 oy
Sayfa: önceki 678910
Sayfaya Git
Git

2025 GOTY


(En Son Oy Tarihi: 3.08.2026)
Giriş
Mesaj
  • Nine Sols


    Sekiro'dan beri oynanış akışından bu kadar keyif aldığım bir oyun olmamıştı. Sekiro severlerin kaçırmaması lazım. Zorluğundan dolayı çekinenler varsa, zorluk modu var kafasınıza göre düzenleyebiliyorsunuz zorluğu.


    Oyunun evreni taoism+cyberpunk birleşmesi üzerine kurulmuş. Cyberpunk teması beni açmadığı için ve taoismi de hiç bilmediğim için derinine inemedim oyunun ama intikam, kefaret, melankoli ve sevgi üzerine kurulan genel olay örgüsünü beğendim. Ana karakter Yi özellikle atara atar gidere gider kafasında olduğu için ayrı hoşuma gitti. 


    Metroidvania olarak geçiyor ama metroidvania kısmı zayıf kalmış. Eski haritalara gideyim, yeni yerler açayım vs... olayları çok az var. Metroidvaniadan daha çok bölüm bölüm ilerlediğiniz bir 2D aksiyon oyunu gibi hissettiriyor.


    Klasik metroidvania yetenekleri de alıyoruz işte çift zıplama vs... Karakterimizin yetenek ağacı var ve Hollow Knight gibi çeşitle taşlar takarak çeşitlendirebiliyoruz. Bu özelleştirmeler ana oynanış döngüsünde pek fark yaratmıyor. Varolan yeteneklerimizi daha hızlandırabiliyoruz, güçlendirebiliyoruz vs...


    Düşman çeşitliliği biraz kısır ama düşman hareket setleri oynanış döngüsüne iyi oturduğu için beni sıkmadı. Çoğu düşman zor değil ama arada daha hızlı ve zorlu tipler geliyor.


    2D bir oyunda karşılaştığım en iyi bosslar bu oyunda diyebilirim. Özellikle son boss gördüğüm en iyi 2D boss ve en sevdiğim bosslar listesine hemen girdi.


    Müziklerin çoğu aklımda kalmadı maalesef, birkaç parçayı çok beğendim. Birkaç gündür bir tane bossun müziğini dinliyorum. Çok gaz bir parça.


    DLC gelmeyecekmiş sanırım, stüdyoyu radarıma aldım yeni işleri için. 

    _____________________________




  • 27- Ghost Trick Phantom Detective: Bulmaca türünde, çizgi roman tarzında bölüm tasarımlarıyla ve kendine has anlatımı olan hikayesi ile merak uyandırıcı bir oyun. Müzikleri de gayet keyifliydi. 9/10


    28- Scott Pilgrim EX: Beat'em up türünde oynanabilecek güzel bir olmuş. Mekanikleri çok iyi, müzikleri ve oyun tasarımı olmasını bekleyeceğimiz standartları rahatlıkla karşılıyor. 8/10


    29- Wind Peaks: Kütüphanede varmış neymiş diye girip oynadım. Bulmaca türünde kısa bir oyun. Bir yerden bedava edinirseniz denenebilir. Çocuğunuz varsa birlikte oynayabilirsiniz. Çerezlik bir oyun. 6/10


    30- I Am Your Beast: Fps boomer shooter bir oyun. Bölüm tasarımları, hikayesi ve müzikleri vasat. Bu türde çok daha kaliteli oyunlar var. 5/10

    _____________________________
  • Blasphemous 2


    ilk oyunda ne kadar eksiklik varsa kapamışlar (hikaye anlatımı hariç) her şekilde üstüne koyan çok iyi bir oyun olmuş mekanlar düşman çeşitlikleri oyunun uzunluğu 3 farklı silah ve her silahın farklı özellikleri ve bunların platforma yedirilmesi çok hoşuma gitti her silah ile oynuyoruz o yüzden ilk oyundaki tuzaklar azalmış bir yerden direkt ölme kalkmış, ilk oyunda aldığın eşyayı kime vereceğin hangi npc nerede şimdi dediğin ne kadar sorun varsa harita üstünde göstererek çözmüşler oyuna inanılmaz kolaylık ve dinamizm katmış. Bosslar çok az kalmış 30 saatlik oyunda 8 9 boss anca kesiyoruz çoğu mekanın bossu yok + olarak oyundaki bosslar özellikle penitent one (asıl gerçek penitent one) inanılmaz zevkli ve zorlu bir boss olmuş.


    oyunun dili gördüğüm en ağır dil ingilizcem iyi olmasına rağmen hikayesini takip etmedim hiç takip edilecek gibi değildi önüme geleni kestim klasik souls metroidvania gibi oynadım oyunu.


    Beleş dlc ile oyun %25 oranında uzuyor yeni silah bir sürü düşman ve mekan geliyor gerçekten parayla satsalar olurmuş 4 6 saatlik uzunluğu var o dlc ile oyun 30 saati buluyor, işin özü bu sefer bu oyun iyi olmuş 8.5/10

    _____________________________




  • fbyram kullanıcısına yanıt

    Ghost Trick harika bir oyun ya. O kadar underrated ki. Turkiye'de benden baska oynamis birini gormek mutlu etti :)

    _____________________________
  • Dredge çıktığı yıl baya sükse yapmıştı oynayan herkes sevmişti ben de ona göre hype ile girdim oyuna 11 saatte bitirdim ama beklentim biraz yüksek kaçmış galiba, baya düşük ölçekli bir oyun buldum görevleri dünyası balık tutma mekaniği baya vasat geldi gözüme flash oyunlar gibi grafik tasarımı ve lovecraft ortamı güzel olsa da oyun çok tekrar ediyor kendini oynarken başında 1 1.5 saat tutuyor ama oynarken öyle uçuk kaçık eğlendirmedi tam olarak aradığımı bulamadım oyunda baya basit kaçmış.


    7.3/10


    Ekürisi Dave Diver daha iyi bir oyun sanırım bir ara onu da oynayacağım.

    _____________________________
  • intercityfirm1895 kullanıcısına yanıt

    Pek bilinmiyor maalesef. Oysa capcom gibi bir firmanın oyunu ve tüm platformlarda da var. Bir şans verilebilir. Piyasa kopya oyunlarla dolu olduğundan farklı bir deneyim yaşattığı kesin.


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • Oyun #27 - Ball X Pit (2025). Geçen senenin çokça övülen roguelike oyunlarından Ball X Pit'i uzana uzana oynamak için oyun baktığım bu günlerde Steam Deck'ten bitirdim. Gerçekten kendine bağlayan, hadi bir run hadi bir tane dedirten bırakması zor bir oyun. Bir arenada sadece top fırlatıp düşmanları alt etme üzerine dayalı çok basit bir oyun. Karar verdiğimiz tek şey topun atıldığı açı ve tabiki seviyede ilerledikçe aldığımız upgrade'ler yeni toplar vs. Basit ama çok iyi uygulanmış bir oyun dizaynı. Bir de arka planda mini bir şehir kurma oyunu var kaynak toplayıp karakterleri daha çok güçlendiriyoruz. 25 saat civarında bitirdim. Oyunun çok derin mekaniklere sahip olmaması tabi içeriği kısıtlıyor bir yerde. Hani bitirdikten sonra insan oyunun sunabileceği her şeyi tecrübe etmiş gibi oluyor. NG+ falan çok peşinde koşmaya değer değil gibi. Yine de çok keyif aldım ve 25 saatlik içerik bile parasının karşılığını fazla fazla verdi. 8/10.


    Oyun #28 - Witcher 2 (2011).  Yeni expansion onaylanmışken Witcher 3'ü bir ara baştan sona oynayacağım ama önce hiç oynamadığım önceki oyunları acaba bir denesem mi düşüncesi ağır bastı. Witcher 1 artık fazla demode ve kütük olduğu için ve halihazırda remake'i de yapıldığı için pas geçeyim dedim. Ama Witcher 2'yi geçmek istemedim. Doğru da karar vermişim.


    Harika bir RPG bence. Bir Witcher 3 seviyesi değil belki ama çok kaliteli bir oyun. Witcher 2 de oynanış açısından biraz demode elbette yine de hala iş görüyor. Benim gördüğüm kadarıyla Witcher 1'in üzerine baya bir koymuşlar. Okuduğum eleştirilere ise ben de katılıyorum. Kombat zayıf ve sığ, hitboxlar tutarsız, menü tasarımları kullanışsız. Ancak oyunun hikayesi ve hikaye anlatımı çok güzel bir kere. Karakterler derin, çok katmanlı. Diyaloglar usta yazılmış. Witcher 3'ün üçte biri ölçeğinde bir oyun ve açık dünya değil. Ancak daha linear olması ve daha küçük alanlarda geçmesi ana hikayenin temposunun daha iyi olmasını sağlamış. Belki biraz fazla politik hikaye ama ben keyif aldım. Side questler de Witcher 3 kadar iyi olmasa da ana hikayeye daha iyi bağlanıyorlar. Witcher 3'den belki biraz daha iyi olduğu alan ise seçimlerin gerçekten çok ciddi etkilerinin olması. Oyunun 1. bölümünün sonunda 2 seçenek sunuluyor ve yapılan seçime göre hikayenin kalanı tamamen değişiyor. Oyunu ileride 2. kez oynarsam diğer yolu takip edebilirim. Geralt biraz level atlayıp yeni özellikler kazanınca kombat da iş görür seviyeye geliyor.


    Daha popüler olabilirmiş aynı yıl çıkan Skyrim'in ve tabi Witcher 3'ün gölgesinde kalmış biraz çok belli. 30 saatte bitirdim. Dediğim gibi ölçeği daha küçük ama alternatif hikaye akışlarının bolluğu açısından göründüğünden daha büyük bir oyun. Ben çok keyif aldım. 8.5/10.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi intercityfirm1895 -- 22 Temmuz 2026; 12:46:12 >
    _____________________________




  • Neva ve DLC'sini bitirdim. Keyifli ve zorlayıcı bir oyun. Hoş bir görselliği var. Aynı geliştiricinin yaptığı Gris'i beğendiyseniz bunu da beğenirsiniz diye düşünüyorum. Neva'yı Gris kadar beğendim diyemem ama sıkılmadan oynadım. DLC'sinde ise adından da anlaşılacağı gibi ana oyunun öncesini oynuyoruz. Kısa sürüyor ve zorluğu biraz daha artırılmış. Neva'yı tavsiye ederim. Fiyatı uygun olsa da indirimlerde almanızı öneririm.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Dürüstİnsan -- 18 Temmuz 2026; 23:39:43 >
    _____________________________
  • Bugün 007 First light bitirdim, cog eğlendim eksikleri vardı ama şöyle güzel aksiyon macera tps oynamayı özlemişim

    < Bu ileti Android uygulamasından atıldı >
    _____________________________
      Oyun: Steam Deck - Playstation 4 - Playstation Vita

      Hobi: Hpi Baja 5b SS - GS Vision pro - Traxxas E-Revo - Rc4wd Trail Finder 2 - Enroute Berg 2.2 - 3racing Sakura D6 - Mst Rwd01D, yaz yaz bitmiyor, kısaca RC'yi seviyorum
  • Re Requiem oyunu bitirdim ama fazla sevmedim. Sevseydim tüm başarımları ile çoktan paketlerdim keşke indirimde alsaydım dedirtti.


    Nioh 3 - Oyunla bir türlü yıldızım barışması perforrmans konusunda en leş oyun olabilir. 5070'e geçtim hala tam randımanlı oynayamıyorum yarıda bıraktım dlc'ler çıkınca alır mıyım tekrar oynar mıyım bilmiyorum. Performans sorunları iyice düzelmesi lazım.


    Doom the dark ages - Seriyi sevdiğim için bir de oyunsuzluktan atladığım oyunlardan biri oldu ama çok sevemedim kötü değil biraz sıkıcı. Preiumum versiyonu almam iyi olmuş bir ara dlc'yi de aradan çıkartırım.


    Dying Light the beast - Aldığıma pişman olduğum oyunlardan biri ana hikayeyi bitirdim yan görevlerin hepsini bitirmek için kendimi çok zorladım 1-2 görev kaldı ama görev dizaynı berbat dayanamayıp bıraktım. Oyunun görselliği ve atmosferi şahane ama diğer kısımlar sarmadı.


    The last of us 2 - İlk oyunu full başarımla bitirmiştim bunu sadece hikayeyi bitirip saldım başarımları tamamlayı bir ara dener miyim bilmiyorum oyunla yıldızım çok barışmadı.


    007 First Light - Yılın keyif alarak oynadığım oyunlarından biriydi.


    God of war Ragnarök - Full başarım ile tamamladım atreus kısımları olmasa çok daha iyi olacaktı. 5070'e geçmişken bir ara tekrar oynamak istiyorum en zor zorlukta ama zorluk dengesi çok saçma ilk seferde en zorda başlayınca oyun pek acımıyor güçlenmek için pek doğru seçenekte yok gibi ilk sefer için ya da ben bulamadım bakacaz. Atreus kısımlarından dolayı tekrar oynamaktan korkuyorum..


    Dead Space remake - Yılın keyifle oynadığım oyunlarından biriydi bu oyunda ışıklandırma şahane. Yeni karta geçmişken tekrar oynanır.


    Silent hill 2 - Bulmacalardan nefret ederim ama korku türü favorilerimden olduğu için aldım oyunu gene de. Bulmacalardan dolayı oyunu bırakmıştım bir ara kendimi zorlayıp bitirmem lazım ama bakalım. izleyip de oynamakta istemiyorum.


    Assassin's Creed Black Flag Resynced - Şu an bunu oynuyorum ana hikayeyi bitirdim oyunun dibini sıyırmakla meşgulüm. Benim için yılın en iyilerinden, grafikler, renkler ve gameplay şahane.


    He bir de yeni karta açmadan eski kart ile güzel bir anı olsun diye öğlene kadar uyumadan dötümü sıkıp ac:origins fullemiştim o da güzel bir anı oldu. 




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Sen Aydınlatırsın Geceyi -- 20 Temmuz 2026; 23:34:9 >
    _____________________________




  • Desperados 3


    Mimimi Games'in oynadığım 2. oyunu oldu daha öncede Japonya'da geçen Shadow Tactics oyunlarını oynamıştım. Shadow Tactics bu türde oynadığım ilk oyundu baya zor gelmişti düşe kalka zevk alarak bitirmiştim, Desperados 3 öncesi bu türde 1 2 oyun daha oynadım hatta en son burada War Mongrel'den bahsetmiştim.


    Desperados geçtiği vahşi batı müzikleri grafikleri ile baya sararak başladı oyunun kamerası kontrolleri yağ gibi akıyor açıkçası ilk yarısının sonuna kadar da baya güzel gitti Shadow Tactics çok uğraştırıcı bir oyundu 2 saatte anca bitiyordu görevleri ona göre Desperados 30 40 dklık bölümleri ile zevkle gitti ta ki son 3 4 bölüme kadar  oyunun sonuna doğru gene gereksiz bir kasıntı oldu oynanışı bölümler gene 1.5 saatleri buldu özellikle son sahne için ciddi uğraşmak gerekiyor. Genel olarak senaryosu dışında bence ilk oyuna göre baya ilerleme kaydetmiş Mimimi games Comandos tarzı oyunları sevenler için en iyi 3 seçenekten biridir Desperados 3.


    8.3/10

    _____________________________




  • Oyun #29 - Professor Layton and the Diabolical Box (2007). Nintendo DS konsollari ile oyun dunyasina girmis Prof. Layton serisinin ilk oyununu yillar once oynamistim. Oldukca sevdigimi hatirliyorum. Hos bir puzzle/adventure oyunuydu. 3DS'imde soyle sakin bir oyun oynamak istedigim bu donemde 2. oyun Diabolical Box'i denedim. Bunu ilkinden daha cok sevdim sanki. Oyun tamamen ayni oyun tasarimina sahip. Bir buyuk gizem var onu aydinlatma yolunda Layton ve ciragi Luke ile bir maceraya cikiyoruz ve gittigimiz her yerde puzzle'lar cozuyoruz. Cesit cesit 150 tane puzzle var oyunda. Gerek hikaye gerek de puzzle'lar oldukca guzel. Puzzle'larin bazilari bence cok mantikli degil ama cogunlugu guzel. Fazlasiyla keyifli bir deneyimdi. 8/10.


    Oyun #30 - Gunman Clive (2012). Basit bir run & gun platform oyunu. Hepi topu 20 bolum var. Bolumlerde kisa kisa 1 saat civarinda bitti. Aslinda oynanis basit ama keyifli, sanat tasarimi da goze hos geliyor. Ama cok kisa. Tam boyle icine giriyorsunuz oyun bitiyor. Biraz daha icerik olsaymis daha iyi bir yerde olurdu benim gozumde. 6.5/10.


    Oyun #31 - Kirby Planet Robobot (2016). Daha once 1-2 Kirby oyunu oynamistim. Hosuma gitse de hastasi olmamistim hicbirinin. Planet Robobot hakkinda ise cok guzel yorumlar goruyordum yillardir. Acikcasi cok da hakliymis. Onceki oynadigim Kirby oyunlarina gore cok daha ust duzey bir 2.5D platform oyunu oldugunu soylebilirim. Bastan sonra harika bir deneyimdi. Kirby'nin zaten 20 kusur yetenek kopyalama ozelligi var bir de Robobot zirhive onun da 10'dan fazla yeni modunun olmasi ile birlikte oyunda cesitlilik zirveye cikmis. Bu mekaniklerin etrafinda harika bolumler tasarlamislar. Bolumler cesitli, boss'lar keyifli cok hosuma gitti. Eksi olarak bahsedebilecegim husus Kirby serisinde genel bir durum olan kolaylik burada da var. Dusmanlar cok fazla hasar veremiyor. En azindan boss'lar biraz daha hasar vursa orada bir mucadele hissi artirilabilirdi sanki. Dusmanlar tarafindna oldurulmek gercekten zor.


    Onun disinda ana hikaye bitince farkli modlar da aciliyor. Boss Rush mode var mesela onu da denedim tek seferde gectim. Oradan anlasiliyor kolaylik seviyesi. Bir de Nintendo oyunlarindaki erisebilirlik ozelliklerinin olmamasi kusuru bu oyunda da var. Ne bir kontroller degistirebiliyor ne bir sey. 2016'da cikmis bir oyun o kadar da eski degil yani. Nintendo gercekten bazi oyunlarda oyun sektorunun bir 10 yil arkasinda bunlarin basinda da erisebilirik ayarlari geliyor. Neyse deneyimimi kotu etkileyen bir durum degildi. 2-2.5D platform seven herkese fazlasiyla oneririm. 8.5/10.



    Oyun #32 - Marvel's Guardians of the Galaxy (2021). PS Plus uyeligi bitmeden oynayalim serimizde siradaki oyun Guardians of the Galaxy oldu. Kimisi bu oyuna underrated diyor ama ben oyun basininin ortalama gorusunun oyununun degerini yansittigini dusunuyorum. Oyunun guzel bir hikayesi ve hikaye anlatimi, derin karakterleri ve hos bir evreni var. MCU ile populerlesen Guardians of the Galaxy'nin MCU disi karakterizasyonu da ayni sekilde sevilesi. Ama oyunun kombati cok sig ve zayif kaliyor. Sadece Star-Lord'u yonetiyoruz ve onda da otomatik nisan alma uzerine basit bir oynanis var. Diger takim arkadaslarimiza komutlar verip onlari yonlendiriyoruz. Yani mesela su oyunda 5 karakterin hepsine ayri ayri derin kombat mekanikleri olustursalar yapilmis en iyi super kahraman oyunlari arasina yazdirirdi ismini herhalde. Kendini oynatti, gulumsettigi anlar oldu ama oyunun 2. yarisinda biraz da baydi. Kesinliklikle ortalama ustu iyi bir oyun ama efsane olabilecek noktaya butce kisitlmalari nedeniyle ulasamamis belli ki. 7.5/10.

    _____________________________




  • Dying Light: The Beast 6.5/10

    Kyle Crane geri dönmesi güzel nostalji yaşattı, DL2'deki o içi boş harita kalabalığını temizleyip daha kompakt bir şey yapmaları da doğru hamle olmuş. Parkur ve zombi tokatlama dinamikleri yine bildiğimiz gibi ama günün sonunda daha önce yüzlerce kez yaptığımız şeylerin laciverti. Ecel teri döktüren gece atmosferi ve canavar modu hatrına akar ama seriye devasa bir yenilik getirdiğini söyleyemem.


    Apotheon 7/10

    Antik Yunan vazolarının üzerindeki çizimleri alıp oyun yapmış adamlar, görsel tasarım gerçekten sanat eseri. Olympus tanrılarına sırayla posta koymak epey zevkli. Dövüş mekanikleri ilk başta biraz hantallık hissettirse de alışınca akıyor. Farklı, özgün bir şeyler arayanlar şans versin, güzel bir atmosferi var.


    Samson 4/10

    Valla ne yalan söyleyeyim yorumlardan biliyordum ama bu kadar kötü olacağını düşünmemiştim, zor katlandım. Vuruş hissi berbat. Arabayı sürerken de dövüşürken de bildiğin odun kontrol ediyor gibisin. Hikaye tarafı da bomboş olunca oyun kısa sürede bayıyor. Neresinden tutsanız elinizde kalıyor, kısa sürmesi en büyük avantajı.


    MindsEye 6/10

    Konusu, yapay zeka mevzuları ve sunduğu bilimkurgu/komplo atmosferi ilginç bir şekilde ilgimi çekti, o taraftan bir şans verdiriyor. Ama iş oynanışa ve çatışma hissine gelince oyun fena halde çuvallıyor. Bildiğiniz ortalama bir ham GTA klonu mekanikleri var. Senaryonun merak ettirmesi hatrına sonunu getirdim ama oynanış hantallığı yüzünden herkese önermem zor.


    Bastion 7/10

    Adamlar zamanında nasıl bir atmosfer kurduysa hala kendini oynatıyor. Arkadaki o efsane dış sesin biz ne yaparsak yapalım canlı canlı anlatması ve muazzam müzikler zaten tek başına oyunu taşıyor. Oynanış tarafı günümüzde biraz tekrara binse de o masalsı dünyasında birkaç saat takılmak gayet keyifliydi.

    _____________________________
    Steam : NHCanX
    Epic : NHCanX
    Xbox : NHCanX
    PSN : NHCanX




  • 31-Gears of War Reloaded: Günümüzde bu tip oyunlar maalesef artık pek çıkmıyor. Oyun süresi ve lineer yapısı gayet doyurucu bir aksiyon shooter keyfi veriyor. Zamanında oynamış olsam muhtemelen 9-9,5luk oyun derdim ama günümüzde daha iyi mekanikler ve çeşitlilik bekliyor insan. Yinede oyun aslına saygı duruşu niteliğinde, oynamayanların imkan bulduğunda denemesini tavsiye ederim. 8/10


    32,33- The Banner Saga2 ve 3: Seri ilk oyunun ardından benzer şekilde hikayeyi devam ettiren dizayn ile sürdürülmüş. Bu tip seri oyunlar hikayeyi devam ettirecekse bu oyundan ilham alabilir aslında. Sıfırdan devam oyunu yapıyoruz deyip birçok maliyete girip yıllarca devam eden geliştirme süreci ve maliyeti ile bekletip sonunda ilkinin benzeri mekaniklere birkaç ekleme yapmak yerine aynı oyun assetlerini kullanarak hikayeye yoğunlaşıp kısa sürece seri oyunlar yapılabilir. Fiyatı da uygun tutarsın kimse eleştirmez. Eleştirende almasın zaten. Hikayeli oyunlarda bunlar bence çok önemli değil. Oyuna gelirsek genel kalitesi güzel. 8/10


    34-Yes, Your Grace: Seçimlerin değerli olduğu, krallık yönettiğimiz yönetirken de sorunlarla boğuştuğumuz, oynarken sıkmayan başarılı bir yapım. 7,5/10


    35-Bully Scholarship Edition: Klasik Rockstar kalitesini yansıtan güzel bir oyun. Görevleri anlamlı, karakterleri oyunun yapısına uygun, dönemine göre level dizaynı çok iyi. Pek fazla eleştirilecek tarafı yok, keşke devam oyunu da gelse. 9/10

    _____________________________




  • Dark Souls 1 yıllar önce çok eskiyken oynamamıştım serinin diğer oyunlarını + sekiro bitirmiştim.


    DS en sevdiğim oyun serilerinden olmuştu hep. Bu oyuna da saygı kuşağı mantığı ile başladım oyunu oynarken Souls türünün çok ince bir çizgide yürümüş olduğunu fark ettim  tabii diğer oyunlara göre ham olacaktı aksiyonu yavan olacaktı vs bunları bekliyordum oyunun oynanış mekanikleri olarak bir beklentim yoktu zaten.


    Baştan söyleyeyim oyun kolay souls olamayacak kadar kolay bok çukuru Blighttown bossu dışında zorlanmadım orada da zehir yediğim için bataklıkta yürüyemediğim için bir run 5dk sürdüğü için adam çağırdım. Kalan 20 kadar boss en fazla 3 kez oynattı. Anor Londo bölgesinde ise oyun bence easy noktaya düştü oradaki iri kıyım abileri 2 saat keserek +20 level alınabiliyor 50 levelden 70 levele çıkınca oyunun sonuna kadar zorlanmadan kestim herkesi o arada 85 level oldum zaten.


    İlk souls oyunlarından olduğu için oyunda çok denge yok oyunun başında bulduğum broadswordu +15 bastım ve her boss için yetti de arttı ne kılıç aradım ne bir büyü ne bir yüzük hiç gerek yok çünkü diğer oyunlarda bu imkansızdı.


    Ama bu oyunu düşüren nefret ettiren 2 3 noktası var bir boss runları bir zul öldün mü 10 dk yürü 10 dk yürü, iki her yer leş gibi karanlık dar koridorlarda kapalı karanlık yerlerde geçiyor oyun neredeyse hiç önümü göremedim o gıcık böcek kaskı takmak şarttı çoğu yerde. üç oyunda devamlı atlama zıplama ölüyorsun nefret ettirecek kadar iğrenç platform bölgeleri var oyunda. İlk defa souls türü oynayacak adam direkt bu oyuna başlasa nefret edermiş bu türden.


    Genel olarak türü sevdiğim için oynadığım bir oyun oldu bugünden 7 alır o günden 8.5 alır ama dediğim noktalar net 2 2.5 puan götürüyor.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi ultralisan -- 12 Ağustos 2026; 22:13:50 >
    _____________________________




  • Oyun #33 - SteamWorld Dig (2013). Maden kazmaya dayalı ufak ölçekli bir Metroidvania oyunu. Kazdıkça kazıyoruz, yeni ekipman ve özellikler bulup daha da derinlere iniyoruz. Aslında konsepti sevdim ama çabuk sıktı. Metroidvania söz konusu olunca biraz hızlı oynanışlara alışmışım artık. Burada kendi yolumuzu kendimiz oluşturduğumuz için tempo düşük. Yeterince çeşitlilik de yok gibi geldi. Genel olarak devam oyunu ilk oyunu her açıdan geliştirmiş diye yorumlar gördüm. Onu da bir denerim belki daha çok severim. İlk oyun benim için 6/10.


    Oyun #33 - The Warriors (2005). Rockstar'ın Rockstar olduğu ve birbiri ardına oyun çıkardığı PS2 neslinde çıkardığı bir diğer oyun olan ancak diğer oyunların yanında biraz arka planda kalmış The Warriors'ı oynadım. Oyun 1979 yapımı kült klasik The Warriors filminden uyarlama bir beat-em up/brawler. Açıkçası oyun vesilesiyle filmi de izledim ve 2 tane birbirinden güzel eser tüketmiş oldum. Film gerçekten çok güzel. Rockstar da harika bir uyarlama oyun yapmış. Bir filmden uyarlama en iyi oyunlardan biri gerçekten. Oyunun ilk %70'i Warriors çetesinin kuruluşu ve karakterlerin bir araya gelişini anlatırken son kısmı da filmi işliyor.


    Oyun bir beat-em up. Diğer çetelerle dövüşüyoruz, polisten kaçıyoruz, gasp yağma yapıyoruz. Boss dövüşleri falan bile var. Oyunun dövüş sistemi gayet geniş ve oturaklı. Çeşitli kombolar, etrafı kullanma, silah alıp dövüşme, fırlatma birçok çeşit var. Sorun şu ki bu mekaniklerin hepsi oyunun ilk dakikasında tanıtılıyor ama oyunun geri kalanında yeni bir şey eklenmiyor. Bu da biraz monotonlaştırıyor. Stealth bölümleri de var. Direkt Manhunt'dan almışlar, oynanış birebir aynı. Manhunt'da aşırı hastası olmamıştım burada da olmadım bu mekaniklerin

    .

    Dönemine göre ise sunum, prodüksiyon, oyunculuklar üst düzey ve Rockstar kalitesine yakışır. Oyunda çeşitli minigame'ler, farklı oyun modları falan da var. Gerçekten kaliteli bir iş. 8/10.


    Oyun #34 - AC Syndicate (2015). Black Flag Remake oynayasım gelmişti sonra dedim parayı sonbahar oyunlarına saklayayım, açtım PS Plus'dan Syndicate oynadım :) Oldukça da beğendim. Zamanında bence Unity'den sonra çıktığı için biraz güme gitmiş ama iyi bir oyun. Son geleneksel AC oyunu kabul ediliyor gördüğüm kadarıyla. Açıkçası geçtiğimiz senelerde oynadığım Origins ve Odyssey'den bir tık daha fazla beğendim. Oyunun temel mantığı aynı aslında, harita temizliyoruz ama daha küçük ölçekli, daha odaklı. Kimisi devasa oyunları tercih ediyor ama benim kafa kaldırmıyor artık. O nedenle AC Syndicate ölçeği tam kararındaydı.


    28 saatte %66 senkron oranıyla bitirdim. Fazlasıyla yetti. 19. yüzyıl Londra'sı tasvirini beğendim. Ana karakterlerimiz Frye ikizleri gayet sevilesi. Hikâye iş görüyor. Görev tasarımı da fena değil ama o da işte bir yerde aynı şeyleri yapıp duruyoruz tabii. Ana hikâye suikastlerindeki özgün suikast fırsatları kullanımı hoşuma gitti. 7.5/10.


    Oyun #35 - Super Princess Peach (2005). Princess Peach'in başrolde olduğu ilk oyun. Bir 2D platform oyunu aslında. Bu sefer Mario kaçırılıyor, prenses peşinde koşuyor. Açıkçası oyunu çok sığ buldum. Platforming ve bölüm tasarımları çok basit. Peach'in duygularını kullandığımız "vibe" mekaniği ise iyi bir fikir gibi duruyor ama çok basit kullanılmış bu da. Yarısına kadar geldim ama devamını getiremedim. 5/10.


    Oyun #36 - Resident Evil 2 (1998). Evet remake değil orijinal olan. Tüm Resident Evil serisi ana oyunlarını baştan oynamaya giriştiğim için sıradaki oyun olan RE2'yi oynadım. Ne diyebilirim ki bir başyapıt. Nasıl bir oyun tasarımı, nasıl bir vizyondur bu 1998 yılında. İlk 1-2 saat tank kontrollere alışmak zorladı ama alışınca oyun akıyor gidiyor. Leon A ve sonra da Claire B senaryolarını oynadım ve baştan sona harika bir deneyimdi. Envanteri yönetme, mermi harcamamak için zombilerden, licker'lardan kaçınma, akıllı bulmacalar, kaliteli bölüm tasarımı her açıdan korku hayatta kalmanın zirvelerinden. Remake'de kaldırdıkları senaryo A ve B farklılıkları da ayrı bir zevk veriyor. Oyunu arka arkaya 2 kere oynamak aynı hissettirmiyor bu sayede. Dönemine göre hikâyesi, hikâye anlatımı ve seslendirmeler de oldukça iyi. 9.5/10.

    _____________________________




  • 
Sayfa: önceki 678910
Sayfaya Git
Git
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.