Şimdi Ara

YİTİRDİĞİMİZ DEĞERLER.......

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir (1 Mobil) - 1 Masaüstü1 Mobil
5 sn
20
Cevap
0
Favori
797
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj
  • Arkadaşlar bir büyüğünüz olarak geçmişe bakarak neleri yavaş yavaş yitirdiğimizi görüyorum da.......okumanızı tavsiye ederim...

    Az sonra karşınızda “bizim masalımız” olacak.
    “MAHALLE”nin,

    yitik kuşağın
    elinden avucundan kayıp gitmişinin

    ve kendisinden bir daha haber alınamayan
    çok özel bir dönemin masalı.

    “MAHALLE” ardına kadar kollarını açmış,
    yeniden kucaklamak için
    sizleri bekliyor olacak...

    Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, çok güzel bir ülkede mahalleler varmış.

    Bu mahallelerin çocukları birbirlerini çok severlermiş. Dışarıdan gelen parolalı bir ıslığa uçarak aşağı iner, beraber olacakları anları iple çekerlermiş. Kavga da etseler kin tutmaz, her gün yeniden dünyalar kurarlarmış. Herkeste sevgi, paylaşma ve arkadaşlarını kollama duygusu yavaş yavaş gelişirmiş.

    O zamanlar, çocuklar evden okula servis ile değil, buluşarak giderlermiş.
    Onların yolunu gözlemezmiş; evdeki bilgisayar, şehrin en iyi dershanesi, hazırlık kursları.
    Bilmezlermiş; hamburgeri, MTV'yi, internet'i, cep telefonunu,Tetris'i.

    Bilirlermiş duvarların üzerinde sohbeti, anket defterleri doldurup, sevgileri keşfetmeyi
    Horoz şekercisini, elleri leş gibi macuncunun, tornavida ile koyduğu rengarenk macunu
    Eve gitmeyi unutmayı, hava kararınca dayak yemeyi, sonra da bir ıslıkla tekrar aşağıya, kukalı saklambaça kaçmayı

    O hakkında türlü şeyler söylenen evdeki garip adamdan korkmayı
    Küsmeyi, aynı kıza asılmayı, torbalarla misket toplamayı, gıcır köstek ayırmayı, değiş tokuşu, kaybedince kapışı (o muhteşem "kapış"ı)
    Teksas'ı, Tommiks'i, Konyakçı'nın dişlerini
    Paramparça Red Kid'leri
    İç içe konan naylon topları, taştan kale direklerini
    Üç korner bir penaltıyı
    Üzerine apartman yapılan top sahalarını, sonra o apartmana taşınan yeni dostları ve onları kapma yarışını
    Taşınanların kırmızı kamyonlarını
    İlk ergenliği, boyların ölçülmesini
    Hey dergisini

    Otobüsteki biletçinin lastik sarılı kalemini
    Yoğurtçuyu, kalaycıyı, hallacı
    Evlerin arkasındaki odun kömür depolarını
    Yakan topun yakışını
    Adam alırken, adım hesabını,
    iki çocuğu en iyi arkadaşla takası
    Mantarlı gazoz kapaklarını, yaldız kazımayı
    Yandaki mahalle ile alınan kavgayı,
    her kavganın çıkarttığı kahramanı – ödleği
    Kan kardeşliğini
    İp atlama, lastiğe basma, topaç virtüözlüğünü
    Çelik çomağı, kırılan camları - toplanan paraları
    Açık hava sinemalarını, frigo buzu
    Silik seksek çizgilerini...

    Sonra zamanla, bu güzel ülkede durumlar değişmeye başlamış. Yaşlar ilerledikçe, bu birliktelik, kollama, koruma duyguları, bu mahallelerin çocuklarının başlarına çok işler açmış.

    Daha sonra işsizlik, enflasyon, köşeyi dönme, adamını bulma, malı götürme falan derken, herkes yüzünde soluk bir bakış, içinde hayatın yenilgisi, çaresizlikleri, tatminsizlikleri ile başbaşa kalmış.

    Çocukları mı? Çocukları şimdi koca koca apartmaların arasında, nefes alınmaz bir havada, evlerinde, sanal bir dünyada, emniyet içerisinde yalnız yaşıyorlar.

    Anneleri-babaları onları çok seviyor. Beta kapmasın diye kalabalık ortamlara hiç sokmuyor. Hafta sonları hep beraber "Karum" ya da "Akmerkez"deler. Okul servisi çocukları neredeyse yataklarından alıyor. Çocuklar, trafik kaygısıyla köşedeki markete dahi gönderilmiyor.

    Babalar şirketlerin bilançolarını, çocuklar da dershane reytinglerini izliyorlar. Hepsi birer test uzmanı, sayısal - sözel yuvarlanıp gidiyorlar.

    Seksek oynamayı değil ama taban puanları çok iyi biliyorlar. Hayata açılan pencereleri "Windows 98“; onlar ekrana - ekran onlara bakıyor

    ve koca bir hayat dışarıda akıp gidiyor.

    Ve şehrin dışında ağaçlar,
    tırmanacak, salıncak kuracak, kalp kazıyacak mahalle çocuklarını bekliyor.

    Paylaşmayan, yalnız, bencil, kafesler içerisinde, gürbüz, güvenlikteki çocukları.

    Hiç sopa yememiş,
    ağaçtan düşmemiş,
    topu yandaki bahçeye kaçmamış,

    dizlerinde
    bir metrekare kabuklar olmamış çocukları...



    (Alıntıdır okudukça hüzünlenmemek elde değil....)

    Hepinize sevgi ve saygılarımla arkadaşlar......



    _____________________________




  • Doğru yazmışsın hakkaten ama Çözüm yok herkes buna mahkum.
    _____________________________
  • Vay .. Çocukluğuma döndüm resmen yazınla.. Hele ki Anadolu da çocukluğu geçen biri olarak çok etkilendim yazıdan.. Ellerine sağlık
    _____________________________
    *EST SULARUS OTH MITHAS*
  • Benim çocukluğum yazıdaki 2.Mahallede geçti ve hala geçio
    _____________________________
  • Bir flashback de bana yaptırdın valla erolbey.
    Bir mazideki bize, bir de bugünün gençlerine bakıyorum da.
    Şanslıydık. Gerçekten şanslıydık.
    Gerçek oyunlarımızla, gerçek mücadelelerimizle, gerçek dostlarımızla, gerçek düşmanlarımızla.
    Bir türlü gerçek bir parçası olamadım şu sanal dünyanın. Ki mesleğim de içinde olduğu halde.
    Biz elle tutulur hazlar yaşadık.
    Gerçek camlar kırdık, bir fizik motorunun parçalarının nasıl dağılacağını hesapladığı sanal camlar değil.
    Biz gerçek kanlar akıttık, Game Settings/Gore/Blood (on / off ) seçeneğinden kapatabildiğimiz kanlar değil.
    Biz gerçek topların (plastik de olsa) peşinde koştuk, Mekap ayakkabılarla şut çektik, kare tuşuyla değil.
    Biz gerçek kızlarla gerçek muhabbetler ettik, sanal alemde yalanlarla bulduğmuz kızlara yalanlarımızı sürdürme savaşı vermedik.
    Biz gerçek hayatı yaşadık. Sanal hayatı değil. Sanslıydık hem de ölümüne şanslı.
    _____________________________




  • ağlattın beni be
    _____________________________
  • Yeni nesil arkadaşların bunları yaşayabilmesini ne kadar çok isterdim...
    İnsanı insan yapan bu değerleri... İnsanı,... insan olmayı,.. paylaşımı....sevgiyi...kardeşliği.....
    O zamanları tekrar geri getirebilmek için neler vermezdim....
    O mahallemizi......

    Bu küçük kardeşlerime bir tek ricam olacak...arkadaşlıkların kıymetini çok iyi bilin.....ve bu sanal alemin dışında da gerçek bir dünya olduğunu sakın unutmayın... En azından o dünyayı yakalamak,,oluşturmak için lütfen çabalayın...
    Hepinize sevgiler dostlar.....
    _____________________________
  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Değer Kaybı Sonucu
    8 ay önce açıldı
    Daha Fazla Göster
  • aynı temennileri zamanında bizimde annelerimiz babalarımız bizim için yapmadı mı ?? elbette yaptı.. bizler bu yazdıklarınızı yaşadık ama hangimizin ( bizim dönemin ) kız arkadaışının MANTOSU etek olarak kullanıldı. hangimizin kız arkadaşı, kız kardeşi ve hatta ( forumda bayanlar da var muhakkak ki yada eşler var ) hangimiz o apartman topuk devasa ayakkabıları gördük erol bey.. ?? yada o çiçek kuşağın sembol voswos minibüslerini kullandık ??

    evet biz yerlere yılan şeklini okuldan aşırdığımız tebeşirle yollara çizer gazoz kapaklarımız kavunun içine bastırıp '' yılan değmesin '' oyunlar oynardık... yada gazozuna alt mahalle ile maç yapardık o sonu hiç bir zaman gelemeyen hep kavgalar çıkan maçlar...

    BEN şimdiki gençliğe SONUNA kadar yaptıkları herşey için destek veriyorum.. varsın onlar asla gazozuna mahalle maçları yapmayı versin, varsın ağaçtan düşüp kollarını bacaklarını kırmasın yada yara bere içinde kalmasınlar... varsın DIŞARDAKİ o akıp giden karmaşık hayatı evlerinden oturarak kaçırsınlar... HAYATI ZEVK ALDIĞINIZ HER TÜRLÜ ŞEKİLDE YAŞAYIN...

    bizim büyüklerimiz erol bey.. başka yaşadı.. biz onlara ters gelen ( ters değil belkide... eksik gelen ) şekilde yaşadık.... babalarımızdan korkarak büyüdük belkide... yade anne dayaklarını özler olduk öyle bi alışkanlık yaptığı için... şimdiki nesildeki bu BÜYÜK küçük arkadaşlar da bize ters ( eksik ) gelen şekilde AMA kendileri için DOLU DOLU TAM EĞLENCE ile yaşıyorlar...

    GEÇMİŞ GÜZELDİR EROL BEY... ONU GEÇMİŞTE TUTUP YENİDEN YAŞAMAYA / YAŞATMAYA ÇALIŞMADIĞINIZ SÜRECE HATIRA OLARAK KALDIĞI ZAMANLARDA !!

    Saygılarımla....
    _____________________________

    "It's nice to be important but more important is to be nice"




  • walla duygulandm
    _____________________________
  • EROL ABİ NASILSIN GÖRÜŞEMİYORUZ NE ZAMANDIR.YAZDIKLARIN MUHTEŞEM GERÇEKTEN.ÇOCUKLUĞUM GÖZÜMÜN ÖNÜNDEN GEÇTİ.2 AYDIR YOKTUM.ARTIK BURADAYIM PASLAŞIRIZ.

    BENDE ŞUAN YETİŞEN GENÇLERE VE ÇOCUKLARA BAKARKEN KENDİ ÇOCUKLUĞUMUN NE KADAR GÜZEL VE ŞANSLI OLDUĞUNU DÜŞÜMEDEN EDEMİYORUM.

    30 A MERDİVEN DAYAYANLAR BİLİR SÖYLİCEKLERİMİ.

    EN SEVDİĞİM OYUNLAR:

    GAZOZ KAPAĞI-cocacola, pepsi, yedigün ,tuborg teklik olurdu.bir kapak ne kadar az bulunursa o kadar değerli olurdu.100 lük kapak vardı bitane meltemdi ismi.tabi her mahallede farklı olurdu değerleri.elimizde torbalarla cebimizde kapaklara attığımız mermer taşlar bütün gün sokaklarda gazoz kapağı oynardık.

    MEŞE - meşenin sezonuda gazoz kapağının sezonun kapanınca açılırdı.bu sezonları mahallenin biraz daha iri kıyım ve sözü geçen çocukları açar kapardı.meşe nin birsürü oyunu vardı aslında.adlarını hatırlamıyorum şuan.en çok hatırladığım çok iyi yaptığım bidik atışlarım.hep başı vururdum.

    MUÇİ - topla oynanan bir çeşit saklambaçtı.biri topa şut çekerdi ebe olan gidip topu alır yerine diker sonrada saklananları bulmaya çalışırdı.bu arada toptan uzaklaşınca arkadan sinsice yaklaşıp topa tekrar şut çekmeye çalışır ebeliğini devam ettirmeyi denerdik.

    ALAŞEHİR- bu oyunun adını kim koymuş bilmiyorum ama çok zevkliydi.gene bir ebe olurdu.ve diğerlerini kovalardı.10 adım mesafeye kadar yaklaşınca alaşehir diyip adımlarını saymaya başlardı.eğer 10 adımda yanına gelebilirse ebe sen olurdun.

    9 KİREMİT- gene muçi tarzı bir saklambaçtı.9 kiremiti üstüste dizer ona topla atış yapar devirirdik.sonra ebe hem bizi sobelemeye hemde o 9 kiremiti tekrar üstüste koymaya çalışırdı.

    ÇANAK ÇÖMLEK - yere bir çukur kazardık oraya bir kısa sopa koyardık uzun bir sopayıda o sopanın altına geçirip havaya fırlatır sonra uzun sopayla kısa sopaya beyzboldaki gibi vurmaya çalışırdık.en uzağa atan kazanırdı.

    HATIRLADIĞIM OYUNLAR BUNLAR.BİDE EĞLENMEK İÇİN BULDUĞUMUZ BAŞKA YOLLARDA VARDI.

    EN SEVDİĞİM MERMERLERİN ALTINA SABUN SÜRÜP BUNLARLA YOKUŞLARDAN KAYMAKTI.ANANEMİN EVİNDEN HEP SABUN YÜRÜTÜRDÜM BUNUN İÇİN KADINI HASTA EDERDİM.
    SALINCAKÇILAR GELİRDİ BİDE ONLARA BİNERDİK 50 KURUŞA 5 DAKKA.
    YAPTIĞIMIZ MAHALLE MAÇLARIDA AYRI BİR OLAYDI.MUTLAKA DİZLERİM PARÇALANMIŞ HALDE DÖNERDİM EVE.

    BANA İLK KÖTÜLÜĞÜ BABAM 5.SINIFTA ALDIĞI CASIO NUN ATARİLİ SAATİYLE YAPTI ASLINDA.ONDAN SONRA HAYATIMA GİREN OYUNLAR DAHA SONRA 1990 LARDA AÇILAN ATARİ SALONLARIYLA BİRDAHA HİÇ ÇIKMAMAK ÜZERE GİRDİ.

    ARTIK SOKAKTA NE GAZOZ KAPAĞI OYNAYAN, NE MEŞE OYNAYAN, NE SAKLAMBAÇ OYNAYAN GÖRÜYORUM.UFACIK ÇOCUKLAR BİLE İNTERNET KAFELERDE YADA EVLERİNDEKİ BİLGİSAYARLARDA BÜYÜYORLAR ADETA.YENİ GELECEK NESİLDEN O YÜZDEN HİÇBİRŞEY BEKLEMİYORUM.ÇOK ÜZÜLÜYORUM.EĞER ÇOCUĞUM OLURSA ONU ÇOK FARKLI ŞARTLARDA BÜYÜTMEK İÇİN KENDİME SÖZ VERDİM......
    _____________________________
    Atar, gider, zılgıt, bilimum hakaret isteyen PM atsın. 7/24 hizmetinizdeyim.




  • home_sweet_chaos kardesim soylediklerine bende katiliyorum

    neden mi? arkadaslar

    yasim daha 20 en harika zamanlarimi yasiyorum buyuklerimce...

    sizin yasadiginiz ?MAHALLE? 'yi bende yaşadim hemde ist'da rahat 8-10 yasima kadar yasamisimdir anlatiginiz konu harika ama eksik aslında eksik deil biraz fazla eleştirilsel(tam olarak anlatacak kelimeyi koyamadim ama ne oldugunu anlamissinizdir [okuyanlar]) belki basladigi gibi (Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, çok güzel bir ülkede mahalleler varmış. ) bitirmis olsaydiniz da alkışlayabilseydim

    mahallede top oynadim agaclara dadandık cam kırdık(topumuzla) kavga ettik (en kotusuydu bence buydu)
    mademki zamaniniz guzeldi de neden simdi onlari yasamamiza karsisiniz
    top oynadik git kapinda oyna dagirma cagirma (ben cocugum bagırmak benim dogamda var)
    dadandik meyvelere allah belanı versin bogazinda kalsin (ben cocugum canımın cektiginde elimi uzatmam dogamda var)
    cam kırdık yine aynı sekilde top oynadigimiz gibi ayriyetten bazilariniz ana bacı corba yaptılar (ben cocugum prof. futbolcu deilim kör nişancıyım)
    kavga ettik bi arkadas cevresi icin ark. arasındaki populer omak icin kac kisinin kasını gozunu kafasını kolunu yardıgımızı yada kırdıgımızı hatta atese verdigimiz yerlerin sayısını bile unuttum

    simdimi kucuklugumden ogrendigim... hicbirsey!!!

    varsın kimse cıkmasın burada mutlumusun kardesim yuzunu gormedigin kisilere bile saygıda kusur etmiyormusun işte sen +100... sin
    anlatmaya calıstıgım belki biraz argo kactı ama benim yasadıklarım bunlar hatta kucuklugumu hatırlatacak bisey istemiyorum

    ne annemden yedigim dayagı ne babamdan..ne sokak macını...ne dovdugum o zavallı insanları( zavallı derken aşağılamak anlamında deil)...nede dadandıgım bahceleri

    Tek birseyi unutamam oda ilk Sevgilimi...
    _____________________________
    Unutmayin! Biz, Siz Sokağa Cikarken Annenizin Uyardigi O Kötü Cocuklariz..!




  • LORD_WESTSIDE kardesim bunların alıntı ldugunu solemissin ilk yazının altında simdi gordum su adresi bi versene bakalım

    Acınacaklar gibimi duruyruz anlamadım valla bi aynanın karsısına gecin bakalım bi sorun bakalım sen memnunmusun hayatından die karsıdaki bem mutluyum diyosa OK

    Nasıl Mutluysanız Oyle Yasayın Biraz AsiGeNc Olun Mutluluklarınızı Engellemeye Calısanlara Anlatın Gerekirse Karsı Koyun Mutlulugunuzu Koruyun Kollayın
    _____________________________
    Unutmayin! Biz, Siz Sokağa Cikarken Annenizin Uyardigi O Kötü Cocuklariz..!
  • quote:

    Orjinalden alıntı: erolbey

    Arkadaşlar bir büyüğünüz olarak geçmişe bakarak neleri yavaş yavaş yitirdiğimizi görüyorum da.......okumanızı tavsiye ederim...

    Az sonra karşınızda “bizim masalımız” olacak.
    “MAHALLE”nin,

    yitik kuşağın
    elinden avucundan kayıp gitmişinin

    ve kendisinden bir daha haber alınamayan
    çok özel bir dönemin masalı.

    “MAHALLE” ardına kadar kollarını açmış,
    yeniden kucaklamak için
    sizleri bekliyor olacak...

    Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, çok güzel bir ülkede mahalleler varmış.

    Bu mahallelerin çocukları birbirlerini çok severlermiş. Dışarıdan gelen parolalı bir ıslığa uçarak aşağı iner, beraber olacakları anları iple çekerlermiş. Kavga da etseler kin tutmaz, her gün yeniden dünyalar kurarlarmış. Herkeste sevgi, paylaşma ve arkadaşlarını kollama duygusu yavaş yavaş gelişirmiş.

    O zamanlar, çocuklar evden okula servis ile değil, buluşarak giderlermiş.
    Onların yolunu gözlemezmiş; evdeki bilgisayar, şehrin en iyi dershanesi, hazırlık kursları.
    Bilmezlermiş; hamburgeri, MTV'yi, internet'i, cep telefonunu,Tetris'i.

    Bilirlermiş duvarların üzerinde sohbeti, anket defterleri doldurup, sevgileri keşfetmeyi
    Horoz şekercisini, elleri leş gibi macuncunun, tornavida ile koyduğu rengarenk macunu
    Eve gitmeyi unutmayı, hava kararınca dayak yemeyi, sonra da bir ıslıkla tekrar aşağıya, kukalı saklambaça kaçmayı

    O hakkında türlü şeyler söylenen evdeki garip adamdan korkmayı
    Küsmeyi, aynı kıza asılmayı, torbalarla misket toplamayı, gıcır köstek ayırmayı, değiş tokuşu, kaybedince kapışı (o muhteşem "kapış"ı)
    Teksas'ı, Tommiks'i, Konyakçı'nın dişlerini
    Paramparça Red Kid'leri
    İç içe konan naylon topları, taştan kale direklerini
    Üç korner bir penaltıyı
    Üzerine apartman yapılan top sahalarını, sonra o apartmana taşınan yeni dostları ve onları kapma yarışını
    Taşınanların kırmızı kamyonlarını
    İlk ergenliği, boyların ölçülmesini
    Hey dergisini

    Otobüsteki biletçinin lastik sarılı kalemini
    Yoğurtçuyu, kalaycıyı, hallacı
    Evlerin arkasındaki odun kömür depolarını
    Yakan topun yakışını
    Adam alırken, adım hesabını,
    iki çocuğu en iyi arkadaşla takası
    Mantarlı gazoz kapaklarını, yaldız kazımayı
    Yandaki mahalle ile alınan kavgayı,
    her kavganın çıkarttığı kahramanı – ödleği
    Kan kardeşliğini
    İp atlama, lastiğe basma, topaç virtüözlüğünü
    Çelik çomağı, kırılan camları - toplanan paraları
    Açık hava sinemalarını, frigo buzu
    Silik seksek çizgilerini...

    Sonra zamanla, bu güzel ülkede durumlar değişmeye başlamış. Yaşlar ilerledikçe, bu birliktelik, kollama, koruma duyguları, bu mahallelerin çocuklarının başlarına çok işler açmış.

    Daha sonra işsizlik, enflasyon, köşeyi dönme, adamını bulma, malı götürme falan derken, herkes yüzünde soluk bir bakış, içinde hayatın yenilgisi, çaresizlikleri, tatminsizlikleri ile başbaşa kalmış.

    Çocukları mı? Çocukları şimdi koca koca apartmaların arasında, nefes alınmaz bir havada, evlerinde, sanal bir dünyada, emniyet içerisinde yalnız yaşıyorlar.

    Anneleri-babaları onları çok seviyor. Beta kapmasın diye kalabalık ortamlara hiç sokmuyor. Hafta sonları hep beraber "Karum" ya da "Akmerkez"deler. Okul servisi çocukları neredeyse yataklarından alıyor. Çocuklar, trafik kaygısıyla köşedeki markete dahi gönderilmiyor.

    Babalar şirketlerin bilançolarını, çocuklar da dershane reytinglerini izliyorlar. Hepsi birer test uzmanı, sayısal - sözel yuvarlanıp gidiyorlar.

    Seksek oynamayı değil ama taban puanları çok iyi biliyorlar. Hayata açılan pencereleri "Windows 98“; onlar ekrana - ekran onlara bakıyor

    ve koca bir hayat dışarıda akıp gidiyor.

    Ve şehrin dışında ağaçlar,
    tırmanacak, salıncak kuracak, kalp kazıyacak mahalle çocuklarını bekliyor.

    Paylaşmayan, yalnız, bencil, kafesler içerisinde, gürbüz, güvenlikteki çocukları.

    Hiç sopa yememiş,
    ağaçtan düşmemiş,
    topu yandaki bahçeye kaçmamış,

    dizlerinde
    bir metrekare kabuklar olmamış çocukları...



    (Alıntıdır okudukça hüzünlenmemek elde değil....)

    Hepinize sevgi ve saygılarımla arkadaşlar......





    ellerıne kollarına saglık bunları okurken gozlerım dolmus sonradan fark ettım :)
    _____________________________


    เ๓zค๓ıภ ๒เ รคкเภςครเ ๓เ שคг ؟






  • quote:

    Orjinalden alıntı: Huricane

    LORD_WESTSIDE kardesim bunların alıntı ldugunu solemissin ilk yazının altında simdi gordum su adresi bi versene bakalım

    Acınacaklar gibimi duruyruz anlamadım valla bi aynanın karsısına gecin bakalım bi sorun bakalım sen memnunmusun hayatından die karsıdaki bem mutluyum diyosa OK

    Nasıl Mutluysanız Oyle Yasayın Biraz AsiGeNc Olun Mutluluklarınızı Engellemeye Calısanlara Anlatın Gerekirse Karsı Koyun Mutlulugunuzu Koruyun Kollayın



    nasıl yani.alıntıdan kastın ne onu anamadım inanki.bide neyin adresini vereyim onuda anlamadım.
    _____________________________
    Atar, gider, zılgıt, bilimum hakaret isteyen PM atsın. 7/24 hizmetinizdeyim.
  • boşa bir yakarış. bunların olma ihtimali cok yüksek. daha neler olacak . ve hiç birine engel olunamaz.
    sadece bireysel dünylaarda yaşanacak. degişim engellenemez.

    hanginiz herşeyi bırakıp köye yerleşebilir. bunu yaparsanız hiç bi deger yitirilmez.
    _____________________________
    bilgim yok ama fikrim var.
  • güzel yazıydı ya
    ilkokul 4 e kadar anlattığın mahalleyi az biraz bende yaşadım ben 19 yaşındayım şu anda..aslında ben şu anki hayatımdanda memnunum ama o zamanlarında güzel olduğunu biliyorum babamın annemin anlattıkları kadarıyla =D

    bu arada LORD_WESTSIDE muçi manyak oyunduda hep ben ebe oluodum
    _____________________________
    This is the last time I'll abandon you...and this is the last time I'll forget you...I wish I could...
  • ahaha muçi lerde ebelik ayrı bi zevk yaaa... sinir bozucu bişii ayrıca >.< lolx tam herkesi buldun diodun biri kaldı olee falan.. elemn gelio bam die vuruodu topa >.< hatırladım bak gene illet bişii yaa :P ama çok zevkliydi yaws..
    _____________________________

    "It's nice to be important but more important is to be nice"
  • Ulan resmen ben.

    Nette karı kızla muhabbet ( daha gerçek kız nasıl olur görmedim eli kolu var mıdır? o da yürür mü falan hiç bilmem )

    Saatlerce bilgisayarın başından kalkmama.. Evden bir adım dışarı çıkmama.. Öss telaşı ( bu sene ) ohoo ben gideyim intihar edeyim

    bende istiyorum o günleri döndürmeyi. ama bir şeye seviniyorum. Ben çocukluğu yaşamışım. Nerde bizde bilgisayar falan. Bizde az yapmadık mahalle maçlarını, maçtan sonra çıkan kavgalara karışık az dayak atmadık. zevkliydi bea. özlüyorum.. kamyonumu sürmeyi özlüyorum, ama yön tuşlarıyla değil. arkadaşımın kumandalı arabasına imrenmeyi özlüyorum. özlüyorum offf daha neleri özlüyorum

    duygulandım
    _____________________________
    PSN: erdemchan




  • _____________________________
    sdasad
  • Çok güzel bi yazıydı tebrik ederim.Ama benim küçüklüğüm bu yazı gibi geçmedi.Geri dönmek ne güzel olurdu diye düşünenler her şey zamanında güzeldir ve zamanınızın değerini bilin (((Belkide ilerde şu zamanları özleyeceksiniz bu nedenle şu anı keyfini çıkartın)))
    _____________________________

    Life is just blah blah blah. You hope for blah.
    And waiting for blah.
    And sometimes you find it. But, mostly, it's blah and waiting for blah.
    And hoping you were right about the blahs you made.
    And then, just when you think you've got the whole blah damn thing figured out,
    And you're surrounded by the ones you blah, death shows up. And blah, blah, blah...

  • 
Sayfa: 1
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.