Şimdi Ara

Yüksek Frekans ve bebekler

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
26
Cevap
0
Favori
5.476
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Sayfa: 12
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  • Merhaba,
    Bilmiyorum konuyu doğru yerdemi açtım, Yüksek frekansın (100 Khz-2,4GHz) Bebeklere zararı olabilirmi?
    Konu aslında şu; 5 aylık oğlum için bir bebek monitörü almaya karar verdim, bir kaç cihaz inceledim.

    1. Bebek Telsizleri (100-150 KHz aralığında çalışıyorlar).
    2. PMR Telsizler (440-460 MHz aralığında çalışıyorlar).
    3. Bebek Monitörleri (Ses ve görüntü aktarıyorlar) (2,4 GHz frekansında çalışıyorlar)


    Not: Ben almışken daha sonra da kullanabilmek için PMR telsiz düşünüyorum

    Yukarıdaki cihazların ikisi Sırf bebek izleme amacı ile üretilmiş. PMR Telsizlerin Aselsan MT850 Modeli ve Motorolanın bir kaç modeli Bebek izleme amacı ile kullanılabiliyor (Ürün Detaylarında yazıyor). Acaba bu cihazların bebekler üzerinde olumsuz etkileri varmıdır. Aselsan'a bir kaç mail gönderdim ama cevap göndermediler, aklıma donanımhaber geldi belki burada bu konuda bilgisi olan birileri vardır.


    Teşekkürler...



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi mrtcakmak -- 17 Aralık 2007; 14:46:53 >



    _____________________________
    Saygılar...





  • Hocam aslında ters mantık yürüterek sonuca ulaşabiliriz gibi geliyor bana.

    Yüksek frekanslı olan ışınlar,dalgalar v.s daha kolay yansırlar,daha az giricidirler,daha az zararlıdırlar diyebiliriz.
    Ama şu var ki belirli bir limitten sonrası insan sağlığı açısından 1 bardak kahvenin verdiği zararı bile vermeyecek düzeydedir.

    Yalnız şu var ki düşük frekanslı ışınlar,dalgalar daha giricidirler.Daha zor yansırlar.Örneğin bass sesleri[özellikle düşük frekanslı bas sesler] düşünecek olursanız ne demek istediğimi anlarsınız.Bass sesler kalın betonlar arasından bile rahatlıkla geçebilirken,orta veya tiz sesler 1cm betondan geçerken bile nerdeyse tamamen kaybolurlar.

    Belki bebek telsizi olmayan telsizlerin kullanım amacı farkı nedeniyle düşük frekansta sinyalleri kullanıyor olmaları amaçlanmış olabilir.Ev içinde kullanılacak cihazlarda zaten mesafe kısa olacağı için yüksek frekanslı sinyaller yeterli görülmüş olabilir.

    Ayrıca yüksek frekanslı sinyallerin daha düşük enerjili olduklarını da unutmamak gerek.

    Umarım bi yanlışım yoktur,mantık yürütmeye çalıştım...
    _____________________________




  • quote:

    Orijinalden alıntı: Diablo

    Hocam aslında ters mantık yürüterek sonuca ulaşabiliriz gibi geliyor bana.

    Yüksek frekanslı olan ışınlar,dalgalar v.s daha kolay yansırlar,daha az giricidirler,daha az zararlıdırlar diyebiliriz.
    Ama şu var ki belirli bir limitten sonrası insan sağlığı açısından 1 bardak kahvenin verdiği zararı bile vermeyecek düzeydedir.

    Yalnız şu var ki düşük frekanslı ışınlar,dalgalar daha giricidirler.Daha zor yansırlar.Örneğin bass sesleri[özellikle düşük frekanslı bas sesler] düşünecek olursanız ne demek istediğimi anlarsınız.Bass sesler kalın betonlar arasından bile rahatlıkla geçebilirken,orta veya tiz sesler 1cm betondan geçerken bile nerdeyse tamamen kaybolurlar.

    Belki bebek telsizi olmayan telsizlerin kullanım amacı farkı nedeniyle düşük frekansta sinyalleri kullanıyor olmaları amaçlanmış olabilir.Ev içinde kullanılacak cihazlarda zaten mesafe kısa olacağı için yüksek frekanslı sinyaller yeterli görülmüş olabilir.

    Ayrıca yüksek frekanslı sinyallerin daha düşük enerjili olduklarını da unutmamak gerek.

    Umarım bi yanlışım yoktur,mantık yürütmeye çalıştım...
    quote:

    Orjinalden alıntı: DiabloXT

    ...Umarım bi yanlışım yoktur,mantık yürütmeye çalıştım...


    Bu işler mantık yürütme ile olmaz.Ayrıca açıklamalarında yanlış.YF girici değilse elini mikrodalgaya bir sok da gel sonra yazarsın.
    Her birinin kendine göre etkileri olur.Bunların sağlık üzerindeki etkileri uızun ve ayrıntılı testlerle ortaya konabilir tahminle mantıkla değil.Çünkü söz konusu insan sağlığıdır.
    Ayrıca bebekler, sistemin tam gelişmemesi, olumsuzlukları iyi tolere edememe, hormonal dengenin yetişkinden çok farklı oluşu gibi sebeplerle çok daha çabuk ve fazla etkilenir.

    Doz , süre , konum önemlidir.
    Magnetik alanın şiddeti uzaklığın kübü ile ters orantılıdır.

    Ses hava moleküllerinin hareketidir yani örneklemeniz yanlış.
    Kahve kafein içerir uyarıcıdır.Zehirden söz eder gibi ...

    Söz konusu insan ise 1 değil 3 kez düşünmek gerekir.
    Bunların, eleştiri değilde , açıklama olarak algılanması temennisi ile...
    _____________________________




  • quote:

    Orijinalden alıntı: musallim

    quote:

    Orjinalden alıntı: DiabloXT

    ...Umarım bi yanlışım yoktur,mantık yürütmeye çalıştım...


    Bu işler mantık yürütme ile olmaz.Ayrıca açıklamalarında yanlış.YF girici değilse elini mikrodalgaya bir sok da gel sonra yazarsın.
    Her birinin kendine göre etkileri olur.Bunların sağlık üzerindeki etkileri uızun ve ayrıntılı testlerle ortaya konabilir tahminle mantıkla değil.Çünkü söz konusu insan sağlığıdır.
    Ayrıca bebekler, sistemin tam gelişmemesi, olumsuzlukları iyi tolere edememe, hormonal dengenin yetişkinden çok farklı oluşu gibi sebeplerle çok daha çabuk ve fazla etkilenir.

    Doz , süre , konum önemlidir.
    Magnetik alanın şiddeti uzaklığın kübü ile ters orantılıdır.

    Ses hava moleküllerinin hareketidir yani örneklemeniz yanlış.
    Kahve kafein içerir uyarıcıdır.Zehirden söz eder gibi ...

    Söz konusu insan ise 1 değil 3 kez düşünmek gerekir.
    Bunların, eleştiri değilde , açıklama olarak algılanması temennisi ile...

    Alıntıları Göster
    Bildiğim kadarıyla açıklarsam, 50 MHz'e kadar RF elle tutulur bir ısınmaya neden olmuyor. 400 MHz civarlarında vücuttan geçen RF enerjisinin yaklaşık olarak yarısı ısıya çevriliyor, 1500-2500 MHz civarlarında ise, ki bu mikrodalga oluyor, RF'in tamamına yakını vücuttaki ısınmaya harcanıyor. 9-10 GHz'lerde ise bu oran tekrar yarıya düşüyor. Yani frekansa göre sürekli azalan veya artan bir etki değil, daha çok vücudu oluşturan maddelerin rezonans frekanslarıyla ilgili.

    Tabii RF dalgalarının insanda yarattığı etkilerin hepsini bilmiyoruz ama vücutta yarattığı ısınmayla ilgili bildiklerim bunlar. Bu ısınma da vücudun sıcaklık değişimine karşı duyarlı bölgelerinde kalıcı hasarlara neden olabiliyor. Kullanılacak vericinin gücü önemli, ev içinde fazla bir güç gerekli değildir bu nedenle sorun olacağını zannetmiyorum.
    _____________________________




  • quote:

    Orijinalden alıntı: Diablo

    Hocam aslında ters mantık yürüterek sonuca ulaşabiliriz gibi geliyor bana.

    Yüksek frekanslı olan ışınlar,dalgalar v.s daha kolay yansırlar,daha az giricidirler,daha az zararlıdırlar diyebiliriz.
    Ama şu var ki belirli bir limitten sonrası insan sağlığı açısından 1 bardak kahvenin verdiği zararı bile vermeyecek düzeydedir.

    Yalnız şu var ki düşük frekanslı ışınlar,dalgalar daha giricidirler.Daha zor yansırlar.Örneğin bass sesleri[özellikle düşük frekanslı bas sesler] düşünecek olursanız ne demek istediğimi anlarsınız.Bass sesler kalın betonlar arasından bile rahatlıkla geçebilirken,orta veya tiz sesler 1cm betondan geçerken bile nerdeyse tamamen kaybolurlar.

    Belki bebek telsizi olmayan telsizlerin kullanım amacı farkı nedeniyle düşük frekansta sinyalleri kullanıyor olmaları amaçlanmış olabilir.Ev içinde kullanılacak cihazlarda zaten mesafe kısa olacağı için yüksek frekanslı sinyaller yeterli görülmüş olabilir.

    Ayrıca yüksek frekanslı sinyallerin daha düşük enerjili olduklarını da unutmamak gerek.

    Umarım bi yanlışım yoktur,mantık yürütmeye çalıştım...
    quote:

    Orjinalden alıntı: DiabloXT

    Hocam aslında ters mantık yürüterek sonuca ulaşabiliriz gibi geliyor bana.

    Yüksek frekanslı olan ışınlar,dalgalar v.s daha kolay yansırlar,daha az giricidirler,daha az zararlıdırlar diyebiliriz.
    Ama şu var ki belirli bir limitten sonrası insan sağlığı açısından 1 bardak kahvenin verdiği zararı bile vermeyecek düzeydedir.

    Yalnız şu var ki düşük frekanslı ışınlar,dalgalar daha giricidirler.Daha zor yansırlar.Örneğin bass sesleri[özellikle düşük frekanslı bas sesler] düşünecek olursanız ne demek istediğimi anlarsınız.Bass sesler kalın betonlar arasından bile rahatlıkla geçebilirken,orta veya tiz sesler 1cm betondan geçerken bile nerdeyse tamamen kaybolurlar.

    Belki bebek telsizi olmayan telsizlerin kullanım amacı farkı nedeniyle düşük frekansta sinyalleri kullanıyor olmaları amaçlanmış olabilir.Ev içinde kullanılacak cihazlarda zaten mesafe kısa olacağı için yüksek frekanslı sinyaller yeterli görülmüş olabilir.

    Ayrıca yüksek frekanslı sinyallerin daha düşük enerjili olduklarını da unutmamak gerek.

    Umarım bi yanlışım yoktur,mantık yürütmeye çalıştım...



    Abi yazdiklarinin buyuk cogunlugu yanlis.Cunku enerji E=hxcxf ile bulunur h plank sbt ve c isik hizi oda sbt bi tek frekans kaliyo yani frekans arttikca enerji artiyo.Ama telsizlerden yayilan enerjinin okadarda etkili olacagini sanmam sonucta telsizi odanin bi ucuna koyarsin bebekgi baska bi ucuna ayni odadan zaten her yerden duyulur bebek aglamasi.
    _____________________________




  • quote:

    Orijinalden alıntı: cemilova

    quote:

    Orjinalden alıntı: DiabloXT

    Hocam aslında ters mantık yürüterek sonuca ulaşabiliriz gibi geliyor bana.

    Yüksek frekanslı olan ışınlar,dalgalar v.s daha kolay yansırlar,daha az giricidirler,daha az zararlıdırlar diyebiliriz.
    Ama şu var ki belirli bir limitten sonrası insan sağlığı açısından 1 bardak kahvenin verdiği zararı bile vermeyecek düzeydedir.

    Yalnız şu var ki düşük frekanslı ışınlar,dalgalar daha giricidirler.Daha zor yansırlar.Örneğin bass sesleri[özellikle düşük frekanslı bas sesler] düşünecek olursanız ne demek istediğimi anlarsınız.Bass sesler kalın betonlar arasından bile rahatlıkla geçebilirken,orta veya tiz sesler 1cm betondan geçerken bile nerdeyse tamamen kaybolurlar.

    Belki bebek telsizi olmayan telsizlerin kullanım amacı farkı nedeniyle düşük frekansta sinyalleri kullanıyor olmaları amaçlanmış olabilir.Ev içinde kullanılacak cihazlarda zaten mesafe kısa olacağı için yüksek frekanslı sinyaller yeterli görülmüş olabilir.

    Ayrıca yüksek frekanslı sinyallerin daha düşük enerjili olduklarını da unutmamak gerek.

    Umarım bi yanlışım yoktur,mantık yürütmeye çalıştım...



    Abi yazdiklarinin buyuk cogunlugu yanlis.Cunku enerji E=hxcxf ile bulunur h plank sbt ve c isik hizi oda sbt bi tek frekans kaliyo yani frekans arttikca enerji artiyo.Ama telsizlerden yayilan enerjinin okadarda etkili olacagini sanmam sonucta telsizi odanin bi ucuna koyarsin bebekgi baska bi ucuna ayni odadan zaten her yerden duyulur bebek aglamasi.

    Alıntıları Göster
    Isının olumsuzluğu olası tehlikelerin en hafifi.
    Kromozomlar üzerindeki etki geri dönülmez sakatlıklara yol açıyor.
    _____________________________




  • quote:

    Orijinalden alıntı: musallim

    Isının olumsuzluğu olası tehlikelerin en hafifi.
    Kromozomlar üzerindeki etki geri dönülmez sakatlıklara yol açıyor.

    Alıntıları Göster
    Valla hatalarımı düzeltirseniz sevinirim,ben mantığımı ışınlara göre yürüttüm.Işınların dalgaboyu azaldıkça enerjileri artıyor ben de o mantıkla yazmıştım.

    @musallim,karşında 15 yaşında çocuk yok,azarlamaca laflar yazmasan iyi olur.İnsan gibi anlatırsan anlarız.
    Ayrıca kahve sağlığa zararlıdır emin olabilirsiniz.Ama size bunu anlatmaya uğraşmayacağım,üzgünüm.
    _____________________________




  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Diablo

    Valla hatalarımı düzeltirseniz sevinirim,ben mantığımı ışınlara göre yürüttüm.Işınların dalgaboyu azaldıkça enerjileri artıyor ben de o mantıkla yazmıştım.

    @musallim,karşında 15 yaşında çocuk yok,azarlamaca laflar yazmasan iyi olur.İnsan gibi anlatırsan anlarız.
    Ayrıca kahve sağlığa zararlıdır emin olabilirsiniz.Ama size bunu anlatmaya uğraşmayacağım,üzgünüm.

    Alıntıları Göster
    @Musallim hocama laf yok

    Frekans yukseldikce radyasyon etkisi artar, sagliga zararida artar..

    telsizleri dusunene kadar bugun hemen hemen hepimizin evinde bulunan wireless modemlere ne demeli
    _____________________________
    Geri sayım sen doğduğunda başladı ! Eğer (9) canlı bile olsaydın en fazla (8) kez kaçabilirdin Ölümden !
    Bil ki (7) Düvele sultan dahi olsan yerin (6) Mekan olacak sana.
    En fazla (5) Metre kumaş götürebileceksin ! Kapatacaksın (4) açsan da gözlerini ! Bu (3) günlük fani dünyada Azraile (2) kat olup yalvarsanda nafile.
    EceL geldiğinde (1) gün öleceksin ! İşte, o an herşey (0) dan başlayacak




  • quote:

    Orijinalden alıntı: Command.com

    @Musallim hocama laf yok

    Frekans yukseldikce radyasyon etkisi artar, sagliga zararida artar..

    telsizleri dusunene kadar bugun hemen hemen hepimizin evinde bulunan wireless modemlere ne demeli

    Alıntıları Göster
    quote:

    Orjinalden alıntı: Command.com

    telsizleri dusunene kadar bugun hemen hemen hepimizin evinde bulunan wireless modemlere ne demeli


    Açıkçası onu ben de düşündüm aceba ne derece zararı var bu modemlerin?
    _____________________________




  • quote:

    Orijinalden alıntı: Diablo

    quote:

    Orjinalden alıntı: Command.com

    telsizleri dusunene kadar bugun hemen hemen hepimizin evinde bulunan wireless modemlere ne demeli


    Açıkçası onu ben de düşündüm aceba ne derece zararı var bu modemlerin?

    Alıntıları Göster
    teknoloji hem iyi hemde kötü.

    birazcıkta sinyalin gücüyle alakalı cünkü havada her cesit frekans var
    _____________________________




  • quote:

    Orijinalden alıntı: Meymet

    teknoloji hem iyi hemde kötü.

    birazcıkta sinyalin gücüyle alakalı cünkü havada her cesit frekans var

    Alıntıları Göster
    Benim almayı düşündüğüm cihazın;

    RF Çıkış Gücü 500 miliwatt
    Çalışma Frekansı (446.000 - 446.100 MHz)

    Bu cihazı alıp kullanırken tabiki bebeğin hemen yanı başına koymayacağım odanın bir köşesinde duracak,
    herhalde koskoca Aselsan cihaz özelliklerine "Bebek Sesi Dinleme = Telsiziniz bebeğinizden gelen sesleri, siz başka odadayken de izlemenizi sağlar. Sizin konuşmalarınızı iletmez." ibaresini bebeğe zarar vereceğini bile bile koymaz umarım (gerçi henüz bu konuda gönderdiğim maile bir cevap vermediler ama)
    Bunun yanında bebeklerin olduğu ortamlarda kullanılan ; radyolar(88-108 MHz), telsiz telefonlar(900 MHz-2,4 GHz), Ultrasonik nemlendiriciler, modemler, cep telefonları v.b. cihazlar var bu cihazlarda 10 yıllardır kullanılıyor.

    "Musallim" arkadaşım bu tür cihazların kromozomlar üzerinde ne tür bir etkisi var bunu biraz açabilirmisin.

    Ve son olarak siz olsanız yukarıda RF çıkış gücü ve Frekansını verdiğim bir cihazı (PMR Telsiz) bebeğinizin odasında kullanırmısınız?
    Teşekkürler
    _____________________________
    Saygılar...





  • quote:

    Orijinalden alıntı: mrtcakmak

    Benim almayı düşündüğüm cihazın;

    RF Çıkış Gücü 500 miliwatt
    Çalışma Frekansı (446.000 - 446.100 MHz)

    Bu cihazı alıp kullanırken tabiki bebeğin hemen yanı başına koymayacağım odanın bir köşesinde duracak,
    herhalde koskoca Aselsan cihaz özelliklerine "Bebek Sesi Dinleme = Telsiziniz bebeğinizden gelen sesleri, siz başka odadayken de izlemenizi sağlar. Sizin konuşmalarınızı iletmez." ibaresini bebeğe zarar vereceğini bile bile koymaz umarım (gerçi henüz bu konuda gönderdiğim maile bir cevap vermediler ama)
    Bunun yanında bebeklerin olduğu ortamlarda kullanılan ; radyolar(88-108 MHz), telsiz telefonlar(900 MHz-2,4 GHz), Ultrasonik nemlendiriciler, modemler, cep telefonları v.b. cihazlar var bu cihazlarda 10 yıllardır kullanılıyor.

    "Musallim" arkadaşım bu tür cihazların kromozomlar üzerinde ne tür bir etkisi var bunu biraz açabilirmisin.

    Ve son olarak siz olsanız yukarıda RF çıkış gücü ve Frekansını verdiğim bir cihazı (PMR Telsiz) bebeğinizin odasında kullanırmısınız?
    Teşekkürler

    Alıntıları Göster
    ben tamamını kullanırdım.
    Çünkü bu cihazlar ( ister ithal , ister de yerli üretim olsun ! ) CE Standartlarında üretilmek zorundadır.
    Bu CE standartları ise , EMC testi , RF saçılım testi vs. gibi birçok test sonucunda alınabiliyor. Yani anlayacağınız , Avrupa , kendi ülkelerine girecek olan tüm elektronik cihazlarda bu CE sertifikası şarını koşuyor. Ve birkaç yıldır biraz ihmal , suistimal olsa da bu CE olayı , en azından RF cihazlarında şart olarak yerini almıştır. Çok ucuz ve dandik Çin malı cihazlar dışındaki RF cihazların tamamı CE li olarak üretilir veya ithal edilir duruma gelmiş gibidir.
    Aselsan gibi , ülkemizin gözbebeği olan bir kuruluşun da kurallara uygun olmayan bir üretimi yapmayacağını düşünüyorum.
    Ayrıca :
    --- şebeke voltajına ses modüle ederek çalışan bebek alrmlarının 100-500 kHz sinyalinin saçılımı zaten çok mikronik seviyelerdedir ve belki de mikro veya mili Watt lar seviyesindedir.
    --- 2.4 GHz lik ses ve görüntü nakli yapan cihazlar , 1-10mW arası üretilir ( istisnaları vardır ancak bir bebek alarmında bu sınırların dışına çıkılacağını zannetmiyorum. ). Ayrıca zaten antenleri de genelde yönlü antenlerdir. direkt olarak verici ile alıcı birbirini görmelidir ve bu yönü bebek haricine gelecek şekilde ayarlayabilirsiniz...
    --- PMR cihazları da belirttiğiniz gibi çok dar bir bandda ve 500mW olarak üretilirler. Ve bebek alarmı olarak kullanım durumunda ise , sadece bebek ses çıkardığında verici durumuna geçecektir. Yaani sürekli bir elektromanyetik alan içerisinde olmayacaktır bebeğiniz. Zaten max. 5km denilen bu cihaz sadece ev içerisinde kullanılacağından , bebek ağladığında hemen müdahale edilecektir ve bu 500mW 5-10 saniyeye kadar susturulabilir. Ayrıca giriş katta oturan bir ailenin bebeğinin , kapı önünden geçen bir polis arabası telsizinin anteninden saçılan 25W ( uzak kanal görüşmesi esnasında !!! ) lık güçten çok daha fazla etkilenebileceğini de açıkçası düşünmüyorum.Veya bir baz istasyonundan yayılan 25-50W veya bir ceptelefonundan yayılan 0.5-2W güç için de aynı şey ...
    Bu yüzden , bir PMR , zaten standartlara uygun bir ürün olması ve kısa süreli yayın amaçlı kullanılacağı düşünülerek , Bebeğinize sorun çıkartmayacağını rahatlıkla söyleyebilirim.
    Saygılar.
    _____________________________
    amatör




  • quote:

    Orijinalden alıntı: sse

    Bu mesaj silindi.

    Alıntıları Göster
    İyi bilmediğiniz konularda yorum yapmayın.Mesleki sorumlulular hakkında araştırma yapın ve bir takım prensipler edinin , uygulayın.
    Bazılarına azarlama gibi geliyor , hayır , elim yetişse sorumsuzların sırtında meşe odunu kırarım.
    Evinizde devreleriniz üzerinde , atölyenizde metallerle plastiklerle istediğinizi yapın ama insan hayatı ile ilgili şeylerden uzak durun.

    EM radyasyon çok su götüren bir konudur.
    Eski yıllarda ortaya konulan değerler ve etkileri sonraki yıllarda hasır altı edildi.Bazı kukla proflar , bile bile "zararsız" raporları verdiler. Paranın gücü...
    Zararı var diye cep telefonlarından vazgeçmenin zorluğunu bir düşünün.
    Taksi durmuş ,yol kenarından birini davet ediyor ,yol kenarındaki ben aids liyim diyor , gözü dönmüş ,olsun bize bir şey olmaz gel diyor...

    İnsan organizması bir miktar radyosyona dayanacak şekilde yaratılmış.Hatta bazı radyasyonlar kanserli hücreleri öldürerek tıpkı radyoterapi gibi etki eder.Örnek olarak yeryüzünden sürekli radon gazı salınır.
    Bunlar çok uzun konular.
    Söz konusu bebelerse daha dikkatli olun.İnsanlık bugünlere teknoloji ile gelmedi.Şefkat sevgi ve ihtimam gerekenler bunlar,bebe alarmları değil(zararlıdır yasaklansın demiyorum).
    Her tür fiziksel (kimyasal reaksiyonlar dahil) olayda elektron etkileşimi var(atom altı olayların bazısı hariç).

    "elektromagnetik radyasyonun insan üzerindeki etkileri" aratırsanız çok kaynağa ulaşabilirsiniz.

    http://www.ttb.org.tr/STED/sted0803/elektromanyetik.pdf

    Alıntı (@pink_einstein e teşekkür) :

    ELEKTROMANYETIK ALANIN INSAN ÜZERINDEKI ETKILERI...
    EM=ElektroManyetik EA=Elektrik Alan MA=Manyetik Alan
    Çevremizdeki elektrikli aletler ve onlarin kablolarinin , is ve büro makinelerinin , enerji iletim ve dagitim hatlarinin , bilgisayarlarin , cep telefonlarinin , baz istasyonlarinin vs. yaydigi EM alanlar vardir. Her geçen gün artmakta olan bu EM alanlar ve dalgalar EM kirliligi olusturmaktadir.
    Isima (radyasyon) enerjinin dalga (yada parçacik) seklinde yayilmasi olarak tanimlanir. EM Isima da elektrik ve manyetik alan dalgalarinin birlikte ilerlemesidir. Bu ilerleme isik hiziyla olur. EM Isimalarda iki dalga tepesi yada iki dalga çukuru arasindaki uzakliga dalga boyu denir ve metre ile ölçülür. Belli bir noktadan 1 s de geçen dalga sayisi da o isimanin frekansidir ve Hz ile gösterilir.
    EM alan terimi , EM enerjinin varligini göstermek için kullanilir ve EM alanin iki bileseni vardir. Bunlar Elektrik Alan (EA) ve Manyetik Alan (MA) dir. EA ve MA ‘ larin özellikleri farklidir. Dolayisiyla bu alanlarin canlilar üzerine etkileri de farkli farklidir. Örnegin EA’ lar duvarlardan geçemezler. Hatta insan vücudundan geçerken bile siddeti çok düser. Öte yandan MA’ lar hemen hemen hiç engel tanimazlar. Duvarlardan geçerler. EA’ lar insan bedeninin yüzeyinde zayif akimlar olustururken , MA’ lar ise vücudun içine girerek, bu tür akimlarin iç organlarda bile olusmasina sebep olurlar.
    Isimayi enerjinin dalga (yada parçacik) seklinde yayilmasi olarak tanimlamistik. Isima (radyasyon) , madde içinden geçerken ortamdaki atomlar ve moleküller ile etkilesir. Böylece içinden geçtigi ortama enerji aktarir. Radyasyonun yeteri kadar enerjisi var ise, ortamdaki atomlari dogrudan yada dolayli yollarla iyonlastirmak sureti ile enerjisini ortama aktarabilir. Bu tür radyasyona iyonlastirici radyasyon denir. Üst mor ötesi isinlar , X isinlari , nükleer reaksiyonlar veya radyoaktif parçalanmalar sonucu ortaya çikan alfa , beta , gama isinlari , nötronlar , protonlar ve diger temel parçaciklar , kisaca yüksek enerjili parçacik ve isinlar iyonlastirici radyasyon olustururlar. Iyonlastirici radyasyon sonucu atomlarin yapisi bozuldugundan , iyonlastirici radyasyon zararlidir ve çesitli etkileri vardir. Bunlardan bazilari embriyo ve sperm olusumuna olumsuz etkiler , DNA'da hasar , kanser ve ömür uzunlugunda kisalmadir.
    Radyo ve TV dalgalari , mikrodalgalar , kizilötesi isinlar , görülen bölgedeki isinlar , alt mor ötesi isinlar ise yeterli enerjiye sahip olamadiklari için (düsük enerjiye sahip olduklari için) iyonlastirici degillerdir. Bu bölgedeki EM dalgalar enerjilerini ortama , atom ve molekülleri silkeleyerek isi seklinde aktarabilirler. Iyonlastirmayan radyasyonun hücre yapisinin bozulmasina ve DNA gibi bazi uzun molekül zincirlerinin kirilmasina neden oldugu düsünülmektedir.
    EM DALGA KAYNAKLARI
    Yüksek Gerilim Hatlari (YGH) , Cep telefonlari , Baz istasyonlari , Bilgisayarlar , Telsizler , Çagri cihazlari , Radarlar , Mikrodalga firinlar, Radyo TV Uydu antenleri ve bunlarin vericileri , Elektrikli isiticilar , Elektrikli battaniyeler , Çamasir ve bulasik makineleri , Buzdolaplari , Saç kurutma makineleri , Elektrikli tiras makineleri , Trafolar , Tibbi görüntüleme yöntemleri ( MR , Tomografi , Radyolojik görüntüleme , Diatermi ünitelerinde ) , kisaca tüm elektrikli aletler ve tüm akim tasiyan kablolar birer EM dalga kaynagidir.
    Ayrica insanlar , yani bizler de kizilötesi EM dalga yaymaktayiz. Bu söyle olur: Vücudumuz besinlerin yanmasiyla olusan isiyi , vücut sicakligini 37 0C de sabit tutmak için sürekli disariya vermek zorundadir. Bunu da kizilötesi EM dalga yaymakla gerçeklestirir.
    Ayrica dünyamizin sivi haldeki metal çekirdeginin hareketinden kaynaklanan dogal bir degisken (AC) manyetik alani vardir ve bu alan 10-5 G düzeyindedir. (Dünyanin birde 0.5 Gauss' luk DC manyetik alani vardir). Insan bedeninde de degisik manyetik alanlar bulunur. Örnegin 0.1-20 Hz arasindaki beyin dalgalari 10-8 G' luk bir manyetik alan olusturur. Ne var ki biraz önce saydigim tüm EM dalga kaynaklari , bu dogal degerlerin çok üzerinde manyetik alan olustururlar. Bizde günde 24 saat , yilda 365 gün bu manyetik alanlarin etkisinde kaliyoruz.
    Manyetik alanlar Gaussmetre veya Teslametre ‘ ler ile ölçülmektedir.
    Çesitli aletlerin manyetik alan degerleri

    Manyetik alan seviyesi (miligauss) Manyetik alan seviyesi (miligauss) Manyetik alan seviyesi (miligauss)
    UZAKLIK(cm) 3.048 30.48 99.06
    Elektrikli battaniye 2-80 --- ---
    Çamasir makinesi 8-400 2- 30 0.1-2
    Televizyon 25-500 0.4-20 0.1-2
    Elektrik sobasi 60-2000 4-40 0.1-2
    Mikrodalga firin 750-2000 40-80 3-8
    Tiras makinesi 150-15000 1-90 0.4-3
    Floresan lamba 400-4000 5-20 0.1-3
    Saç kurutma mak. 60-20000 1-70 0.1-3
    Tablodaki degerler aletlerin marka ve modellerine göre degismektedir (Artip – Azalmakta). Tabloda görüldügü gibi MA degerleri aletlerden uzaklastikça azalmaktadir.
    Ayrica en fazla MA’ a saç kurutma makinesi sahiptir. Saç kurutma makinesini elektrikli tiras makinesi ve floresan lamba takip etmektedir.
    IKINCI TABLO

    UZAKLIK 15 cm 30 cm 60 cm 120 cm
    BANYODA
    Saç kurutma m. 30000 100 --- ---
    Tras makinesi 10000 2000 --- ---
    Çamasir m. 2000 700 100 ---
    MUTFAKTA
    Blender 7000 1000 200 ---
    Kahve m. 7 1000 200 ---
    Bulasik m. 7 --- - ---
    Mutfak robotu 20 10 4 ---
    Mikrodalga firin 20000 4000 1000 200
    Mikser 10000 1000 100 ---
    Elektrikli firin 900 400 --- ---
    Buzdolabi 200 200 100 ---
    ODALARDA
    Vantilatör --- 300 --- ---
    Ütü 800 100 --- ---
    Elektrikli isitici 10000 2000 400 ---
    El. Süpürgesi 30000 6000 1000 100
    Klima --- 300 --- ---
    Radyo/kasetç. 100 --- --- ---
    Renkli TV --- 700 200 ---
    Siyah-Beyaz TV --- 300 --- ---
    BÜRO ALETLERI
    Fotokopi 9000 2000 700 400
    Faks m. 600 --- --- ---
    Floresan Lamba 4000 600 200 ---
    Bilg. Ekrani 1400 500 200 ---
    BASKA
    Pil Sarj Aleti 3000 300 --- ---
    Matkap 15000 3000 400 ---
    Elektrikli testere 20000 4000 500 ---
    Bu tabloda yer alan degerler ayni elektrikli aygitin onlarca marka ve modelinden alinan ölçümlerinin ortalamasidir. Kimi marka ve modeller bu degerlerin onda biri kadar manyetik alan olustururken kimileri de on kati fazla manyetik alan olusturur.
    Biz burada günlük hayatta en fazla karsilasilan EM alanlardan Enerji Iletim Hatlari (YGH), Cep telefonlari , Baz istasyonlari ve Bilgisayarlardan bahsedecegiz.



    ENERJI ILETIM HATLARI
    Bütün ülkemizi bir ag gibi saran elektrik iletim hatlari ve trafo merkezleri , çevrelerinde EM alanlar olustururlar. Bu alanlar için kesin esik degerleri henüz bilinmemekle birlikte yine de bilim adamlarinin kabul ettigi esik degerleri vardir. Bu degerler EA’ lar için 1-10 V/m arasi ve MA’ lar için 1 mG tur. Yüksek Gerilim Hatlari’ nin (YGH) çevresinde , 50-100 m arasinda , insan sagligina zararli sayilabilecek esik degerlerine ulasilmaktadir. Sokaklardaki alçak gerilim dagitim hatlari için bu uzaklik daha düsüktür. Hattaki tellerin sayisina ve o anki akim miktarina göre bu uzaklik da degisir. Dolayisiyla elektrik hatlarina ve trafo merkezlerine çok yakin oturanlar bunlarin yaydigi alanlardan etkilenirler. Ne var ki iletim hatlarinin ve trafo merkezlerinin yakinlarinda yasayanlarinin daha kolay kansere yakalandigi yönünde görüsler var. Birçok bilim adami EM dalgalarin kanser yaptigina inaniyor. Kanserden baska beyin tümörü , bas agrisi , alzheimer , parkinson , düsük , ölü dogum , intihara yönelme ve daha birçok hastalikla EM alanlarin iliskisi oldugundan süpheleniliyor. Ancak ne kanserin ne de öteki hastaliklarin elektrik hatlariyla iliskisi oldugu kanitlanamiyor.
    CEP TELEFONLARI
    Günümüzün en önemli EM dalga kaynaklarindan biri de cep telefonlaridir. Cep telefonlari mikrodalgalarla çalisir. Ülkemizde cep telefonlari 450 , 900 ve 1800 MHz frekans bandinda çalismaktadir.
    Gazete , dergi ve televizyonlarda cep telefonlari hakkinda çesitli haberlere rastlamissinizdir. Cep telefonlarinin öncelikle kanser , beyin tümörü , parkinson , alzheimer , genetik yapinin degisimi , vücut isisinin artmasi , yorgunluk , uykusuzluk , bagisiklik sisteminin zayiflamasi , hafiza kaybi , deride yanma hissi gibi hastaliklara yol açtigi söyleniyor.
    ABD‘ de 1993’ de cep telefonlarinin insan sagligi üzerine etkilerini arastiran Telsiz Teknoloji Arastirmalari (WTR) adli bir arastirma kurumu kuruldu. Bu kurumun asil amaci özellikle beyin tümörleri olmak üzere birçok hastalikla cep telefonlari arasinda bir iliski olup olmadigini arastirmakti. Laboratuvar çalismalari da iki konu üzerine yogunlasti: Beyin tümörü ve genetik yapinin degisimi.
    Yapilan arastirmalarda fareler , 18 ay boyunca cep telefonunun yaydigi mikrodalgalarin etkisinde birakildi. Bu farelerde kanser olusum oraninin , normal farelere göre 2 kat arttigi saptandi.
    Diger bir arastirmada beyninde tümör bulunan hastalarin telefon tuttuklari tarafta tümör olusma oraninin 2.5 kat daha fazla oldugu ortaya çikti.
    En önemli gelisme ise WTR ’ nin 5 yillik arastirmasinin sonuçlarinin açiklanmasiydi. Bu arastirmaya göre cep telefonlari , insanlarda beyin tümörü riskini biraz artiriyor , insan kan hücrelerini etkiliyor ve farelerde de DNA bozukluklarina yol açiyor.
    Öte yandan ABD ‘ de yapilan kimi arastirmalarda cep telefonlari ile kanser olusumu arasinda herhangi bir iliski olmadigina dair arastirmalar da ortaya çikti. Bu arastirmalarin çogunun giderlerini iletisim sirketlerinin karsiliyor olmasi , bu sonuçlarin üzerine epey gölge düsürüyor.
    Cep telefonlarinin olasi etkilerinden korunmak için Bagil Sogurma Orani (SAR) degeri düsük olan telefonlari tercih edebiliriz. Peki , Bagil Sogurma Orani nedir?
    Bagil Sogurma Orani : dokularda yutulan ve dokularin isinmasini saglayan enerjinin sogurulma hizina denir. Bagil Sogurulma Hizi ‘ nin limit degerini Uluslararasi Radyasyondan Korunma Ajansi (=IRPA) 0.08 W/kg olarak belirlemistir.
    Ayrica cep telefonlarindan çikan dalgalar baska elektronik araçlarla etkileserek tehlikeli sonuçlar ortaya çikmasini saglayabiliyor. Örnegin :
    · Gölcük depremini izleyen iki gün içinde kaza yapan ve 3 hafta sonra vefat eden Kütahya Milletvekili Kadir Görmez ‘in gazeteye yansiyan haberinde ABS freni olan otomobilinde cep telefonu ile konustugu sirada ABS frenin EM Girisim nedeni ile devre disi kalmasi gösterildi. Cep telefonlarinin ABS frenleri etkiledigi makine mühendisligi literatürüne geçmis bir olgu.
    · Bir uçagin bagaj bölmesinde açik unutulan cep telefonu , pilot kabininde yangin alarmi verilmesine yol açmis ; acil inise geçen uçagin alt bölmesinde yangin olmadigi yalnizca cep telefonunun gönderdigi dalgalardan kaynaklanan bir yanlis etkilesim meydana geldigi ancak saatler sonra tespit edilebilmis.
    · Evde açik unutulan cep telefonu , çalisir durumdaki çamasir makinesini , su bosaltim programini atlatarak sikma islemine geçirmis . 20 kg suyu bosaltmadan çamasiri sikmaya baslayan çamasir makinesinin yürümeye basladigi görülmüs.
    · Amerika’da , tekerlekli sandalyede oturan bir hastanin , kendi müdahalesi disinda yürümeye baslayan sandalyesini , elindeki cep telefonunun harekete geçirdigi tespit edilmis.
    · Hastanelerin yogun bakimlarinda bulunan sayisiz elektronik cihaz , odaya giren bir cep telefonunun manyetik dalgalarindan etkilenerek yanlis bilgiler verebiliyor ; hatta kalp atislarini inceleyen cihazlarin göstergesini sasirtmakla kalmayip , kalp pillerini de sekteye ugratabiliyor.
    EM GIRISIM VE EM UYUMLULUK
    ELEKTROMANYETIK GIRISIM [ElectoMagnetic Interference=(EMI)]
    Bir cihaz yada sistemden kaynaklanan ve baska bir cihaz yada sistemin normal çalismasina olumsuz yönde etkiyen EM yayinimdir.
    · Cep telefonu çaldiginda veya floresan lamba açildiginda bilgisayar ekranin titremesi
    · Uçakta çalistirilan tasinabilir bir bilgisayarin ve çalan cep telefonunun , uçus kontrol sistemini bozarak uçus güvenligini tehdit etmesi
    · Yüksek Gerilim Hatlari’nin (YGH) altindan geçerken , arabanin radyosunun parazit yapmasi
    · Radyo istasyonunun çok yakinindan geçen bir helikopterde kontrollerin aniden yok olmasi
    · Hava alanindaki radar sistemlerinin tasinabilir bilgisayarlarin ekranini bozmasi
    · Ambulansta telsiz veya cep telefonu kullanirken kalp pilinin etkilenmesi
    · Telsizlerin hastanelerde diger medikal cihazlarla etkilesmesi ,
    Bütün bu etkilesimler , EM Girisim olarak bilinen , günlük yasantimizda ortaya çikan ve zaman zaman çok tehlikeli olabilen etkilesimlerdir.
    ELEKTROMANYETIK uyumluluk [ElectroMagnetic Compatibility=(EMC)]
    Bir cihaz yada sistemin kullanilmasi düsünülen EM ortamda hatasiz olarak çalisma yetenegidir. Yani elektronik ve elektrikli aletlerin birbirlerine zarar vermeden , normal ve tatminkar çalismalarini yerine getirebilmeleri , birbirleriyle uyum ve harmoni içinde çalismalaridir.
    EM Uyumluluk standartlari , gelismis ülkelerde uyulmasi zorunlu yasal düzenlemeler haline getirilmistir. Tüm dünyadaki üreticiler üretecekleri yeni cihazlari EM Girisim yapmayacak sekilde tasarlamaya çalismaktadir.
    BAZ ISTASYONLARI
    Hayatimiza yeni giren EM dalga kaynaklarindan biri de baz istasyonlaridir. Cep telefonlarinin saglik üzerine ve diger cihazlar üzerine etkileri tartisildigi kadar baz istasyonlarinin da etkileri tartisilmaktadir.
    Ülkemizde konuyla ilgili yönetmelik çikmadan önce GSM sirketleri , bütün tehlikelerine ragmen binalar dahil okul , cami , hastane gibi yerlere hiçbir kurumdan ruhsat almadan baz istasyonu kurmustu. Istasyonlarin çevresinde yasayan ve sagliklarinin bozuldugunu söyleyen vatandaslar baz istasyonlarinin kaldirilmasi için davalar açiyorlar.
    Istasyonlarin çevresinde yasayanlar bas agrisi , istahsizlik , halsizlik , sinir bozuklugu , uykusuzluk , uyku bozuklugu , kulaklarda ugultu ve çinlama , tansiyon bozukluklari gibi sikayetlerden yakinmaktaydilar ve çevrelerinde kanser hastalarinin sayisi artmisti. Iki yaninda da baz istasyonu bulunan bir ilkögretim okulundaki ögrencilerde de karin agrisi , bas dönmesi , mide bulantisi , öksürük , girtlakta kuruluk gibi sikayetler görülmüs. Yine evinin iki yaninda baz istasyonu bulunan bir kalp hastasi daha önceleri kalp pilinin 9 yil dayandigini , ancak son zamanlarda 6 yilda tükendigini , pil firmasinin kendisini YGH ’ larindan , alici-verici istasyonlarindan uzak durmasi için uyardigini , ancak çevreye kurulan baz istasyonlari nedeniyle zor anlar yasadigini söylüyor.
    BILGISAYARLAR
    Günümüzde kullanimi gittikçe yayginlasan bilgisayarlar da bir baska EM alan kaynagidir. Diger aygitlardan farkli olarak bilgisayarlar EM spektrumun çesitli frekanslarinda EM alanlar olustururlar. Özellikle bilgisayar ekranlarinin ürettigi EM alanlarin göz , görme ve üreme sistemi , dogurganlik , endokrin sistem ve deri üzerine olumsuz etkileri olduguna ve kanser olusumuna ortam hazirladigina dair bulgular vardir. Bilgisayarlardan yayilan alanlarin etkisinden korunmak için sunlara dikkat edilebilir:
    · En önemlisi monitör (ekran) alirken düsük elektrik ve manyetik alan yayan monitörleri tercih edin. (Bunun için öncelikle TCO ama en azindan MPR-II olarak nitelendirilen ekranlari kullanin).
    · Bilgisayarlardan ve özellikle monitörlerden olabildigince uzak durmaya çalisin. (En azindan 60-70 cm ). Ve mümkün oldugu kadar büyük fontlar ile çalisin.
    · Monitörlerin yanlarindaki ve arkalarindaki EM alanlar çok daha yüksektir. Bu nedenle monitörlerin arkasina 1 m den fazla yaklasilmamalidir.
    · Bilgisayarinizi kullanmadiginiz zaman ekranini açma-kapama dügmesinden kapatin.
    · Bilgisayarinizin iyi topraklanmis olmasina dikkat edin. Ekran filtreleri görüntü kalitesine ve göz yorgunluguna iyi gelebilir. Toprakli ekran filtreleri ancak elektrik alanlarini keserler , manyetik alanlari kesemezler.



    GENEL HATLARI İLE DEĞERLENDİRİN . Kesin konuşulacak ve ona göre hareket edilecek şeyler değil !!!
    Olası tehlikelere dikkat çekmek için...
    _____________________________




  • quote:

    Orijinalden alıntı: musallim

    İyi bilmediğiniz konularda yorum yapmayın.Mesleki sorumlulular hakkında araştırma yapın ve bir takım prensipler edinin , uygulayın.
    Bazılarına azarlama gibi geliyor , hayır , elim yetişse sorumsuzların sırtında meşe odunu kırarım.
    Evinizde devreleriniz üzerinde , atölyenizde metallerle plastiklerle istediğinizi yapın ama insan hayatı ile ilgili şeylerden uzak durun.

    EM radyasyon çok su götüren bir konudur.
    Eski yıllarda ortaya konulan değerler ve etkileri sonraki yıllarda hasır altı edildi.Bazı kukla proflar , bile bile "zararsız" raporları verdiler. Paranın gücü...
    Zararı var diye cep telefonlarından vazgeçmenin zorluğunu bir düşünün.
    Taksi durmuş ,yol kenarından birini davet ediyor ,yol kenarındaki ben aids liyim diyor , gözü dönmüş ,olsun bize bir şey olmaz gel diyor...

    İnsan organizması bir miktar radyosyona dayanacak şekilde yaratılmış.Hatta bazı radyasyonlar kanserli hücreleri öldürerek tıpkı radyoterapi gibi etki eder.Örnek olarak yeryüzünden sürekli radon gazı salınır.
    Bunlar çok uzun konular.
    Söz konusu bebelerse daha dikkatli olun.İnsanlık bugünlere teknoloji ile gelmedi.Şefkat sevgi ve ihtimam gerekenler bunlar,bebe alarmları değil(zararlıdır yasaklansın demiyorum).
    Her tür fiziksel (kimyasal reaksiyonlar dahil) olayda elektron etkileşimi var(atom altı olayların bazısı hariç).

    "elektromagnetik radyasyonun insan üzerindeki etkileri" aratırsanız çok kaynağa ulaşabilirsiniz.

    http://www.ttb.org.tr/STED/sted0803/elektromanyetik.pdf

    Alıntı (@pink_einstein e teşekkür) :

    ELEKTROMANYETIK ALANIN INSAN ÜZERINDEKI ETKILERI...
    EM=ElektroManyetik EA=Elektrik Alan MA=Manyetik Alan
    Çevremizdeki elektrikli aletler ve onlarin kablolarinin , is ve büro makinelerinin , enerji iletim ve dagitim hatlarinin , bilgisayarlarin , cep telefonlarinin , baz istasyonlarinin vs. yaydigi EM alanlar vardir. Her geçen gün artmakta olan bu EM alanlar ve dalgalar EM kirliligi olusturmaktadir.
    Isima (radyasyon) enerjinin dalga (yada parçacik) seklinde yayilmasi olarak tanimlanir. EM Isima da elektrik ve manyetik alan dalgalarinin birlikte ilerlemesidir. Bu ilerleme isik hiziyla olur. EM Isimalarda iki dalga tepesi yada iki dalga çukuru arasindaki uzakliga dalga boyu denir ve metre ile ölçülür. Belli bir noktadan 1 s de geçen dalga sayisi da o isimanin frekansidir ve Hz ile gösterilir.
    EM alan terimi , EM enerjinin varligini göstermek için kullanilir ve EM alanin iki bileseni vardir. Bunlar Elektrik Alan (EA) ve Manyetik Alan (MA) dir. EA ve MA ‘ larin özellikleri farklidir. Dolayisiyla bu alanlarin canlilar üzerine etkileri de farkli farklidir. Örnegin EA’ lar duvarlardan geçemezler. Hatta insan vücudundan geçerken bile siddeti çok düser. Öte yandan MA’ lar hemen hemen hiç engel tanimazlar. Duvarlardan geçerler. EA’ lar insan bedeninin yüzeyinde zayif akimlar olustururken , MA’ lar ise vücudun içine girerek, bu tür akimlarin iç organlarda bile olusmasina sebep olurlar.
    Isimayi enerjinin dalga (yada parçacik) seklinde yayilmasi olarak tanimlamistik. Isima (radyasyon) , madde içinden geçerken ortamdaki atomlar ve moleküller ile etkilesir. Böylece içinden geçtigi ortama enerji aktarir. Radyasyonun yeteri kadar enerjisi var ise, ortamdaki atomlari dogrudan yada dolayli yollarla iyonlastirmak sureti ile enerjisini ortama aktarabilir. Bu tür radyasyona iyonlastirici radyasyon denir. Üst mor ötesi isinlar , X isinlari , nükleer reaksiyonlar veya radyoaktif parçalanmalar sonucu ortaya çikan alfa , beta , gama isinlari , nötronlar , protonlar ve diger temel parçaciklar , kisaca yüksek enerjili parçacik ve isinlar iyonlastirici radyasyon olustururlar. Iyonlastirici radyasyon sonucu atomlarin yapisi bozuldugundan , iyonlastirici radyasyon zararlidir ve çesitli etkileri vardir. Bunlardan bazilari embriyo ve sperm olusumuna olumsuz etkiler , DNA'da hasar , kanser ve ömür uzunlugunda kisalmadir.
    Radyo ve TV dalgalari , mikrodalgalar , kizilötesi isinlar , görülen bölgedeki isinlar , alt mor ötesi isinlar ise yeterli enerjiye sahip olamadiklari için (düsük enerjiye sahip olduklari için) iyonlastirici degillerdir. Bu bölgedeki EM dalgalar enerjilerini ortama , atom ve molekülleri silkeleyerek isi seklinde aktarabilirler. Iyonlastirmayan radyasyonun hücre yapisinin bozulmasina ve DNA gibi bazi uzun molekül zincirlerinin kirilmasina neden oldugu düsünülmektedir.
    EM DALGA KAYNAKLARI
    Yüksek Gerilim Hatlari (YGH) , Cep telefonlari , Baz istasyonlari , Bilgisayarlar , Telsizler , Çagri cihazlari , Radarlar , Mikrodalga firinlar, Radyo TV Uydu antenleri ve bunlarin vericileri , Elektrikli isiticilar , Elektrikli battaniyeler , Çamasir ve bulasik makineleri , Buzdolaplari , Saç kurutma makineleri , Elektrikli tiras makineleri , Trafolar , Tibbi görüntüleme yöntemleri ( MR , Tomografi , Radyolojik görüntüleme , Diatermi ünitelerinde ) , kisaca tüm elektrikli aletler ve tüm akim tasiyan kablolar birer EM dalga kaynagidir.
    Ayrica insanlar , yani bizler de kizilötesi EM dalga yaymaktayiz. Bu söyle olur: Vücudumuz besinlerin yanmasiyla olusan isiyi , vücut sicakligini 37 0C de sabit tutmak için sürekli disariya vermek zorundadir. Bunu da kizilötesi EM dalga yaymakla gerçeklestirir.
    Ayrica dünyamizin sivi haldeki metal çekirdeginin hareketinden kaynaklanan dogal bir degisken (AC) manyetik alani vardir ve bu alan 10-5 G düzeyindedir. (Dünyanin birde 0.5 Gauss' luk DC manyetik alani vardir). Insan bedeninde de degisik manyetik alanlar bulunur. Örnegin 0.1-20 Hz arasindaki beyin dalgalari 10-8 G' luk bir manyetik alan olusturur. Ne var ki biraz önce saydigim tüm EM dalga kaynaklari , bu dogal degerlerin çok üzerinde manyetik alan olustururlar. Bizde günde 24 saat , yilda 365 gün bu manyetik alanlarin etkisinde kaliyoruz.
    Manyetik alanlar Gaussmetre veya Teslametre ‘ ler ile ölçülmektedir.
    Çesitli aletlerin manyetik alan degerleri

    Manyetik alan seviyesi (miligauss) Manyetik alan seviyesi (miligauss) Manyetik alan seviyesi (miligauss)
    UZAKLIK(cm) 3.048 30.48 99.06
    Elektrikli battaniye 2-80 --- ---
    Çamasir makinesi 8-400 2- 30 0.1-2
    Televizyon 25-500 0.4-20 0.1-2
    Elektrik sobasi 60-2000 4-40 0.1-2
    Mikrodalga firin 750-2000 40-80 3-8
    Tiras makinesi 150-15000 1-90 0.4-3
    Floresan lamba 400-4000 5-20 0.1-3
    Saç kurutma mak. 60-20000 1-70 0.1-3
    Tablodaki degerler aletlerin marka ve modellerine göre degismektedir (Artip – Azalmakta). Tabloda görüldügü gibi MA degerleri aletlerden uzaklastikça azalmaktadir.
    Ayrica en fazla MA’ a saç kurutma makinesi sahiptir. Saç kurutma makinesini elektrikli tiras makinesi ve floresan lamba takip etmektedir.
    IKINCI TABLO

    UZAKLIK 15 cm 30 cm 60 cm 120 cm
    BANYODA
    Saç kurutma m. 30000 100 --- ---
    Tras makinesi 10000 2000 --- ---
    Çamasir m. 2000 700 100 ---
    MUTFAKTA
    Blender 7000 1000 200 ---
    Kahve m. 7 1000 200 ---
    Bulasik m. 7 --- - ---
    Mutfak robotu 20 10 4 ---
    Mikrodalga firin 20000 4000 1000 200
    Mikser 10000 1000 100 ---
    Elektrikli firin 900 400 --- ---
    Buzdolabi 200 200 100 ---
    ODALARDA
    Vantilatör --- 300 --- ---
    Ütü 800 100 --- ---
    Elektrikli isitici 10000 2000 400 ---
    El. Süpürgesi 30000 6000 1000 100
    Klima --- 300 --- ---
    Radyo/kasetç. 100 --- --- ---
    Renkli TV --- 700 200 ---
    Siyah-Beyaz TV --- 300 --- ---
    BÜRO ALETLERI
    Fotokopi 9000 2000 700 400
    Faks m. 600 --- --- ---
    Floresan Lamba 4000 600 200 ---
    Bilg. Ekrani 1400 500 200 ---
    BASKA
    Pil Sarj Aleti 3000 300 --- ---
    Matkap 15000 3000 400 ---
    Elektrikli testere 20000 4000 500 ---
    Bu tabloda yer alan degerler ayni elektrikli aygitin onlarca marka ve modelinden alinan ölçümlerinin ortalamasidir. Kimi marka ve modeller bu degerlerin onda biri kadar manyetik alan olustururken kimileri de on kati fazla manyetik alan olusturur.
    Biz burada günlük hayatta en fazla karsilasilan EM alanlardan Enerji Iletim Hatlari (YGH), Cep telefonlari , Baz istasyonlari ve Bilgisayarlardan bahsedecegiz.



    ENERJI ILETIM HATLARI
    Bütün ülkemizi bir ag gibi saran elektrik iletim hatlari ve trafo merkezleri , çevrelerinde EM alanlar olustururlar. Bu alanlar için kesin esik degerleri henüz bilinmemekle birlikte yine de bilim adamlarinin kabul ettigi esik degerleri vardir. Bu degerler EA’ lar için 1-10 V/m arasi ve MA’ lar için 1 mG tur. Yüksek Gerilim Hatlari’ nin (YGH) çevresinde , 50-100 m arasinda , insan sagligina zararli sayilabilecek esik degerlerine ulasilmaktadir. Sokaklardaki alçak gerilim dagitim hatlari için bu uzaklik daha düsüktür. Hattaki tellerin sayisina ve o anki akim miktarina göre bu uzaklik da degisir. Dolayisiyla elektrik hatlarina ve trafo merkezlerine çok yakin oturanlar bunlarin yaydigi alanlardan etkilenirler. Ne var ki iletim hatlarinin ve trafo merkezlerinin yakinlarinda yasayanlarinin daha kolay kansere yakalandigi yönünde görüsler var. Birçok bilim adami EM dalgalarin kanser yaptigina inaniyor. Kanserden baska beyin tümörü , bas agrisi , alzheimer , parkinson , düsük , ölü dogum , intihara yönelme ve daha birçok hastalikla EM alanlarin iliskisi oldugundan süpheleniliyor. Ancak ne kanserin ne de öteki hastaliklarin elektrik hatlariyla iliskisi oldugu kanitlanamiyor.
    CEP TELEFONLARI
    Günümüzün en önemli EM dalga kaynaklarindan biri de cep telefonlaridir. Cep telefonlari mikrodalgalarla çalisir. Ülkemizde cep telefonlari 450 , 900 ve 1800 MHz frekans bandinda çalismaktadir.
    Gazete , dergi ve televizyonlarda cep telefonlari hakkinda çesitli haberlere rastlamissinizdir. Cep telefonlarinin öncelikle kanser , beyin tümörü , parkinson , alzheimer , genetik yapinin degisimi , vücut isisinin artmasi , yorgunluk , uykusuzluk , bagisiklik sisteminin zayiflamasi , hafiza kaybi , deride yanma hissi gibi hastaliklara yol açtigi söyleniyor.
    ABD‘ de 1993’ de cep telefonlarinin insan sagligi üzerine etkilerini arastiran Telsiz Teknoloji Arastirmalari (WTR) adli bir arastirma kurumu kuruldu. Bu kurumun asil amaci özellikle beyin tümörleri olmak üzere birçok hastalikla cep telefonlari arasinda bir iliski olup olmadigini arastirmakti. Laboratuvar çalismalari da iki konu üzerine yogunlasti: Beyin tümörü ve genetik yapinin degisimi.
    Yapilan arastirmalarda fareler , 18 ay boyunca cep telefonunun yaydigi mikrodalgalarin etkisinde birakildi. Bu farelerde kanser olusum oraninin , normal farelere göre 2 kat arttigi saptandi.
    Diger bir arastirmada beyninde tümör bulunan hastalarin telefon tuttuklari tarafta tümör olusma oraninin 2.5 kat daha fazla oldugu ortaya çikti.
    En önemli gelisme ise WTR ’ nin 5 yillik arastirmasinin sonuçlarinin açiklanmasiydi. Bu arastirmaya göre cep telefonlari , insanlarda beyin tümörü riskini biraz artiriyor , insan kan hücrelerini etkiliyor ve farelerde de DNA bozukluklarina yol açiyor.
    Öte yandan ABD ‘ de yapilan kimi arastirmalarda cep telefonlari ile kanser olusumu arasinda herhangi bir iliski olmadigina dair arastirmalar da ortaya çikti. Bu arastirmalarin çogunun giderlerini iletisim sirketlerinin karsiliyor olmasi , bu sonuçlarin üzerine epey gölge düsürüyor.
    Cep telefonlarinin olasi etkilerinden korunmak için Bagil Sogurma Orani (SAR) degeri düsük olan telefonlari tercih edebiliriz. Peki , Bagil Sogurma Orani nedir?
    Bagil Sogurma Orani : dokularda yutulan ve dokularin isinmasini saglayan enerjinin sogurulma hizina denir. Bagil Sogurulma Hizi ‘ nin limit degerini Uluslararasi Radyasyondan Korunma Ajansi (=IRPA) 0.08 W/kg olarak belirlemistir.
    Ayrica cep telefonlarindan çikan dalgalar baska elektronik araçlarla etkileserek tehlikeli sonuçlar ortaya çikmasini saglayabiliyor. Örnegin :
    · Gölcük depremini izleyen iki gün içinde kaza yapan ve 3 hafta sonra vefat eden Kütahya Milletvekili Kadir Görmez ‘in gazeteye yansiyan haberinde ABS freni olan otomobilinde cep telefonu ile konustugu sirada ABS frenin EM Girisim nedeni ile devre disi kalmasi gösterildi. Cep telefonlarinin ABS frenleri etkiledigi makine mühendisligi literatürüne geçmis bir olgu.
    · Bir uçagin bagaj bölmesinde açik unutulan cep telefonu , pilot kabininde yangin alarmi verilmesine yol açmis ; acil inise geçen uçagin alt bölmesinde yangin olmadigi yalnizca cep telefonunun gönderdigi dalgalardan kaynaklanan bir yanlis etkilesim meydana geldigi ancak saatler sonra tespit edilebilmis.
    · Evde açik unutulan cep telefonu , çalisir durumdaki çamasir makinesini , su bosaltim programini atlatarak sikma islemine geçirmis . 20 kg suyu bosaltmadan çamasiri sikmaya baslayan çamasir makinesinin yürümeye basladigi görülmüs.
    · Amerika’da , tekerlekli sandalyede oturan bir hastanin , kendi müdahalesi disinda yürümeye baslayan sandalyesini , elindeki cep telefonunun harekete geçirdigi tespit edilmis.
    · Hastanelerin yogun bakimlarinda bulunan sayisiz elektronik cihaz , odaya giren bir cep telefonunun manyetik dalgalarindan etkilenerek yanlis bilgiler verebiliyor ; hatta kalp atislarini inceleyen cihazlarin göstergesini sasirtmakla kalmayip , kalp pillerini de sekteye ugratabiliyor.
    EM GIRISIM VE EM UYUMLULUK
    ELEKTROMANYETIK GIRISIM [ElectoMagnetic Interference=(EMI)]
    Bir cihaz yada sistemden kaynaklanan ve baska bir cihaz yada sistemin normal çalismasina olumsuz yönde etkiyen EM yayinimdir.
    · Cep telefonu çaldiginda veya floresan lamba açildiginda bilgisayar ekranin titremesi
    · Uçakta çalistirilan tasinabilir bir bilgisayarin ve çalan cep telefonunun , uçus kontrol sistemini bozarak uçus güvenligini tehdit etmesi
    · Yüksek Gerilim Hatlari’nin (YGH) altindan geçerken , arabanin radyosunun parazit yapmasi
    · Radyo istasyonunun çok yakinindan geçen bir helikopterde kontrollerin aniden yok olmasi
    · Hava alanindaki radar sistemlerinin tasinabilir bilgisayarlarin ekranini bozmasi
    · Ambulansta telsiz veya cep telefonu kullanirken kalp pilinin etkilenmesi
    · Telsizlerin hastanelerde diger medikal cihazlarla etkilesmesi ,
    Bütün bu etkilesimler , EM Girisim olarak bilinen , günlük yasantimizda ortaya çikan ve zaman zaman çok tehlikeli olabilen etkilesimlerdir.
    ELEKTROMANYETIK uyumluluk [ElectroMagnetic Compatibility=(EMC)]
    Bir cihaz yada sistemin kullanilmasi düsünülen EM ortamda hatasiz olarak çalisma yetenegidir. Yani elektronik ve elektrikli aletlerin birbirlerine zarar vermeden , normal ve tatminkar çalismalarini yerine getirebilmeleri , birbirleriyle uyum ve harmoni içinde çalismalaridir.
    EM Uyumluluk standartlari , gelismis ülkelerde uyulmasi zorunlu yasal düzenlemeler haline getirilmistir. Tüm dünyadaki üreticiler üretecekleri yeni cihazlari EM Girisim yapmayacak sekilde tasarlamaya çalismaktadir.
    BAZ ISTASYONLARI
    Hayatimiza yeni giren EM dalga kaynaklarindan biri de baz istasyonlaridir. Cep telefonlarinin saglik üzerine ve diger cihazlar üzerine etkileri tartisildigi kadar baz istasyonlarinin da etkileri tartisilmaktadir.
    Ülkemizde konuyla ilgili yönetmelik çikmadan önce GSM sirketleri , bütün tehlikelerine ragmen binalar dahil okul , cami , hastane gibi yerlere hiçbir kurumdan ruhsat almadan baz istasyonu kurmustu. Istasyonlarin çevresinde yasayan ve sagliklarinin bozuldugunu söyleyen vatandaslar baz istasyonlarinin kaldirilmasi için davalar açiyorlar.
    Istasyonlarin çevresinde yasayanlar bas agrisi , istahsizlik , halsizlik , sinir bozuklugu , uykusuzluk , uyku bozuklugu , kulaklarda ugultu ve çinlama , tansiyon bozukluklari gibi sikayetlerden yakinmaktaydilar ve çevrelerinde kanser hastalarinin sayisi artmisti. Iki yaninda da baz istasyonu bulunan bir ilkögretim okulundaki ögrencilerde de karin agrisi , bas dönmesi , mide bulantisi , öksürük , girtlakta kuruluk gibi sikayetler görülmüs. Yine evinin iki yaninda baz istasyonu bulunan bir kalp hastasi daha önceleri kalp pilinin 9 yil dayandigini , ancak son zamanlarda 6 yilda tükendigini , pil firmasinin kendisini YGH ’ larindan , alici-verici istasyonlarindan uzak durmasi için uyardigini , ancak çevreye kurulan baz istasyonlari nedeniyle zor anlar yasadigini söylüyor.
    BILGISAYARLAR
    Günümüzde kullanimi gittikçe yayginlasan bilgisayarlar da bir baska EM alan kaynagidir. Diger aygitlardan farkli olarak bilgisayarlar EM spektrumun çesitli frekanslarinda EM alanlar olustururlar. Özellikle bilgisayar ekranlarinin ürettigi EM alanlarin göz , görme ve üreme sistemi , dogurganlik , endokrin sistem ve deri üzerine olumsuz etkileri olduguna ve kanser olusumuna ortam hazirladigina dair bulgular vardir. Bilgisayarlardan yayilan alanlarin etkisinden korunmak için sunlara dikkat edilebilir:
    · En önemlisi monitör (ekran) alirken düsük elektrik ve manyetik alan yayan monitörleri tercih edin. (Bunun için öncelikle TCO ama en azindan MPR-II olarak nitelendirilen ekranlari kullanin).
    · Bilgisayarlardan ve özellikle monitörlerden olabildigince uzak durmaya çalisin. (En azindan 60-70 cm ). Ve mümkün oldugu kadar büyük fontlar ile çalisin.
    · Monitörlerin yanlarindaki ve arkalarindaki EM alanlar çok daha yüksektir. Bu nedenle monitörlerin arkasina 1 m den fazla yaklasilmamalidir.
    · Bilgisayarinizi kullanmadiginiz zaman ekranini açma-kapama dügmesinden kapatin.
    · Bilgisayarinizin iyi topraklanmis olmasina dikkat edin. Ekran filtreleri görüntü kalitesine ve göz yorgunluguna iyi gelebilir. Toprakli ekran filtreleri ancak elektrik alanlarini keserler , manyetik alanlari kesemezler.



    GENEL HATLARI İLE DEĞERLENDİRİN . Kesin konuşulacak ve ona göre hareket edilecek şeyler değil !!!
    Olası tehlikelere dikkat çekmek için...

    Alıntıları Göster
    Hepinize teşekkür ederim yazılanları okuduktan sonra kullanmanın zorunluluk olmadığı bazı cihazları oğlumdan uzak tutmaya karar verdim. "musallim" verdiğin bilgiler ve linkleri inceledim sanada ayrıca teşekkür ediyorum.
    _____________________________
    Saygılar...





  • quote:

    Orijinalden alıntı: mrtcakmak

    Hepinize teşekkür ederim yazılanları okuduktan sonra kullanmanın zorunluluk olmadığı bazı cihazları oğlumdan uzak tutmaya karar verdim. "musallim" verdiğin bilgiler ve linkleri inceledim sanada ayrıca teşekkür ediyorum.

    Alıntıları Göster
    Eklemek istediklerim var.
    Söz konusu etkiler dolaylıdır.Yani EM ler kimyasal değişimlere yol açar ve sağlık bozulur.
    Etkilerin bir kısmı metabolizma tarafından tolere edilir.Bir kısmı uzun yıllar sonra hissedilir.Bir kısmı kısa sürede görülür.Örnek olarak kanserleşen bir kaç hücre savunma sistemi tarafından yok edilir,olumsuzluklar genelde üreme sistemlerinde daha bariz görülür ve ne yazıkki seneler sonra anlaşılır.Süre kötü bir etmen çünkü geçen zamanda başka etkilerde olayları tetikleyebilir yada sebep olabilir.Bu durumda kesin şundandır denemez.Deneklerin gözlenmesi ve sınıflandırılıp istatistiki bilgiler oluşturulması zordur.
    Genel olarak etkiler zamanla kaybolur yani birikme özelliği yoktur.

    Bundan daha tehlikelisi kimyasallardır.Doğrudan etki ederler.Birikme özellikleri var.

    Toplumdan teknolojiden soyutlanmak mümkün olmadığı gibi şartta değil.
    Paranoyadan sakınmak gerek.
    Gereken tedbirleri titizlikle uygulamak kullandıklarımızı iyi sorgulamak ve ancak gerektiği kadar kullanmak yani itidal üzere olmak iyidir.

    @mrtcakmak, yeğenime uzun ve sağlıklı bir hayat dilerim.Allah CC analı babalı büyütsün,kolay bir hayat nasip etsin.
    _____________________________




  • quote:

    Orijinalden alıntı: musallim

    Eklemek istediklerim var.
    Söz konusu etkiler dolaylıdır.Yani EM ler kimyasal değişimlere yol açar ve sağlık bozulur.
    Etkilerin bir kısmı metabolizma tarafından tolere edilir.Bir kısmı uzun yıllar sonra hissedilir.Bir kısmı kısa sürede görülür.Örnek olarak kanserleşen bir kaç hücre savunma sistemi tarafından yok edilir,olumsuzluklar genelde üreme sistemlerinde daha bariz görülür ve ne yazıkki seneler sonra anlaşılır.Süre kötü bir etmen çünkü geçen zamanda başka etkilerde olayları tetikleyebilir yada sebep olabilir.Bu durumda kesin şundandır denemez.Deneklerin gözlenmesi ve sınıflandırılıp istatistiki bilgiler oluşturulması zordur.
    Genel olarak etkiler zamanla kaybolur yani birikme özelliği yoktur.

    Bundan daha tehlikelisi kimyasallardır.Doğrudan etki ederler.Birikme özellikleri var.

    Toplumdan teknolojiden soyutlanmak mümkün olmadığı gibi şartta değil.
    Paranoyadan sakınmak gerek.
    Gereken tedbirleri titizlikle uygulamak kullandıklarımızı iyi sorgulamak ve ancak gerektiği kadar kullanmak yani itidal üzere olmak iyidir.

    @mrtcakmak, yeğenime uzun ve sağlıklı bir hayat dilerim.Allah CC analı babalı büyütsün,kolay bir hayat nasip etsin.

    Alıntıları Göster
    quote:

    Orjinalden alıntı: musallim

    Eklemek istediklerim var.
    Söz konusu etkiler dolaylıdır.Yani EM ler kimyasal değişimlere yol açar ve sağlık bozulur.
    Etkilerin bir kısmı metabolizma tarafından tolere edilir.Bir kısmı uzun yıllar sonra hissedilir.Bir kısmı kısa sürede görülür.Örnek olarak kanserleşen bir kaç hücre savunma sistemi tarafından yok edilir,olumsuzluklar genelde üreme sistemlerinde daha bariz görülür ve ne yazıkki seneler sonra anlaşılır.Süre kötü bir etmen çünkü geçen zamanda başka etkilerde olayları tetikleyebilir yada sebep olabilir.Bu durumda kesin şundandır denemez.Deneklerin gözlenmesi ve sınıflandırılıp istatistiki bilgiler oluşturulması zordur.
    Genel olarak etkiler zamanla kaybolur yani birikme özelliği yoktur.

    Bundan daha tehlikelisi kimyasallardır.Doğrudan etki ederler.Birikme özellikleri var.

    Toplumdan teknolojiden soyutlanmak mümkün olmadığı gibi şartta değil.
    Paranoyadan sakınmak gerek.
    Gereken tedbirleri titizlikle uygulamak kullandıklarımızı iyi sorgulamak ve ancak gerektiği kadar kullanmak yani itidal üzere olmak iyidir.

    @mrtcakmak, yeğenime uzun ve sağlıklı bir hayat dilerim.Allah CC analı babalı büyütsün,kolay bir hayat nasip etsin.




    Allah (CC) razı olsun teşekkür ederim. İyi bayramlar
    _____________________________
    Saygılar...





  • quote:

    Orijinalden alıntı: mrtcakmak

    quote:

    Orjinalden alıntı: musallim

    Eklemek istediklerim var.
    Söz konusu etkiler dolaylıdır.Yani EM ler kimyasal değişimlere yol açar ve sağlık bozulur.
    Etkilerin bir kısmı metabolizma tarafından tolere edilir.Bir kısmı uzun yıllar sonra hissedilir.Bir kısmı kısa sürede görülür.Örnek olarak kanserleşen bir kaç hücre savunma sistemi tarafından yok edilir,olumsuzluklar genelde üreme sistemlerinde daha bariz görülür ve ne yazıkki seneler sonra anlaşılır.Süre kötü bir etmen çünkü geçen zamanda başka etkilerde olayları tetikleyebilir yada sebep olabilir.Bu durumda kesin şundandır denemez.Deneklerin gözlenmesi ve sınıflandırılıp istatistiki bilgiler oluşturulması zordur.
    Genel olarak etkiler zamanla kaybolur yani birikme özelliği yoktur.

    Bundan daha tehlikelisi kimyasallardır.Doğrudan etki ederler.Birikme özellikleri var.

    Toplumdan teknolojiden soyutlanmak mümkün olmadığı gibi şartta değil.
    Paranoyadan sakınmak gerek.
    Gereken tedbirleri titizlikle uygulamak kullandıklarımızı iyi sorgulamak ve ancak gerektiği kadar kullanmak yani itidal üzere olmak iyidir.

    @mrtcakmak, yeğenime uzun ve sağlıklı bir hayat dilerim.Allah CC analı babalı büyütsün,kolay bir hayat nasip etsin.




    Allah (CC) razı olsun teşekkür ederim. İyi bayramlar

    Alıntıları Göster
    tekrar selamlar...
    musallim arkadaşım. bu verdiğiniz bilgiler ve linklere kesinlikle bir itirazımız olamaz.
    Dediğiniz gibi birçoğu ispatlanmış olmasa da , bir insanın sağlığı için üzerinde düşünülmesi gereken ciddi iddialar birçoğu. Ancak bahse konu olan her 3 cihaz da , ne bir pc monitörü kadar elektriksel , ne de bir baz istasyonu kadar manyetik alan oluşturabilecek cihazlar. Hiçbir etkisi yoktur demek imkansız. ancak , belki bir 5-10 yıl sonra ortaya çıkabilme ihtimali olabilecek bir rahatsızlık yerine , ağlayarak ( Rabbim korusun ! ) boğulabilme ihtimali veya yataktan düşerek yine Yaradan a sığınırız , belki de sakatlık geçirebilme ihtimaline karşı benim şahsi tercihimdir önerilerim.
    Bu bahsettiğim olaylarında bir istatistiği çıkarılabilse idi sanırım bu 3 cihazın oluşturabileceği zarardan daha az bir zarar olmayacağını düşünüyorum. Tabii ki elimizde her iki tehlike için de kesin ve net bir bilgi yok. Yani en azından şimdilik kanıtlanmış kesin bir veri yok. Bu yüzden çevremizde sık sık duyduğumuz ve rastladığımız ve delilli / ispatlı bir zarar ihtimali yerine bana göre daha az olduğuna inandığım bir ihtimali tercih ettiğimi anlatmak istedim.
    Sanıyorum , kar/zarar hesabını yapan ülkeler , bir bebek izleme sistemini faydalı bulmuş olmalıdır ki kullanıyorlar. Tabii ki bir de şöyle bir ihtimal daha var. bizler genelde aile bireylerini , özellikle miniklerimizi yanımızdan pek fazla ayırmayan bir kültüre sahibiz. Bu yüzden mesela bir avrupalı gibi , bebeklerimizi kendimizden ayrı bir odada tutmamaya gayret ederiz. Onlarda böyle bir kültür çok fazla hakim olmadığından da bu tür cihazlara ihtiyaç duymuş olabililirler. Tabii ki bu da benim bir şahsi yorumumdur.
    Netice itibarı ile en ideal yaşama şeklinin , her türlü elektromanyetik alan , suni kimyasallar , laboratuarda geliştirilen hormonlar , genleri ile oynanmış yiyecekler , havayı kirleten eksoz gazları , fabrika bacaları vs gibi doğal olmayan herşeyden uzak , hiçbir teknolojik cihaza yaklaşmamak olacağını kabul ediyorum tamamen. Ama bu ne derece mümkün...
    Saygılar...
    _____________________________
    amatör




  • musallim M kullanıcısına yanıt
    hortttlatıcam ama
    en merak ettiğim konu, artık heryerde wifi var 2,4ghz diye geçiyor..

    Bende herhangi bir alıcı ( cep teelfonu tablet vs) yoksa bu sunucuların bana etkisi oluyor mu?
    yoksa üstümde yakınımda alıcı mı olması lazım bu fdalgaların bana gelip etkilemesi için?



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi gimmeluck -- 23 Mart 2017; 22:25:26 >
    _____________________________
  • Yuksek frekansin canlilar uzerinde zarari halen tartisiliyor.

    Bircok yerde, televizyonda, universitelerde vs vs..

    Bunun kati olarak cok zararli oldugunu savunan profesorler de var, cok fazla zararinin olmayacagini savunan profesor insanlar da var.

    Hepsi de bilimsel kaynaklara dayanarak konusuyorlar televizyon programlarinda vs.

    Ben zararli oldugunu dusunuyorum, genel olarak ve kisa zamanda gozle gorulur zararlari olmasa da cok uzun vadede canli nesilleri icin zararlari olacagi kanaatindeyim.

    Kanser vak'alarinin artmasinda cevrede ve havada serbest bulunan yuksek frekans sinyallerinin rol oynadigini savunan tip profesorleri var.

    Bence teknoloji cok yararli da olsa, o korpecik canli icin kullanmayin, mumkun oldugunda wifi, bluetooth vs cihazlari onun odasinda calistirmayin diye dusunuyorum.

    Allah bagislasin bu arada, omrunun uzun ve saglikli olmasini diliyorum. :)

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • gimmeluck kullanıcısına yanıt
    wifi dahil tüm elektromanyetik dalga kaynaklari her yone rasgele foton yayımı yapar (lazer hariç). yani sizin yakininizda telefon, bilgisayar gibi wifi alicisi olmasa bile komsunuzun wifi sinyalinden vucudunuz etkilenir. duvarlar kismen wifi sinyallerini yansitarak zayiflatir ama yine de yakininizde alici yok diye sinyalden kacamazsiniz. benim sahsi fikrim 2.4 ghz frekansindaki sinyallerin vucut icin isinma disinda bir zarari olmadigidir. asıl zararli olanlar ultraviyole ve x ışınları. bunlara maruz kalmamaya bakın olabildigince cunku hucre yapisini degistirip kansere yol acan asil em dalgalari bunlar.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • 
Sayfa: 12
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.