|
Hifi tarihine geriye dönük şöyle bir baktığımızda bazı stereo hifi cihazların zaman içinde bir kült ya da ikon haline geldiğini görüyoruz. Bu cihazlardan benim aşina olduklarıma birlikte şöyle bir yakından bakalım istiyorum. Listede 8 cihaz var ama liste istenirse uzatılabilir, benim unuttuklarım olmuş olabilir elbette, onları da isteyen ekleyebilir. 1. Technics SL-1200 MK2 Pikap. ![]() Stereo dünyasında belki de hiçbir cihaz SL-1200 kadar efsaneleşmemiştir. 1972-2010 arası kesintisiz 38 yıl üretildikten sonra Panasonic üretimini durdurdu ama 2016’da tekrar üretime başladı. Kısaca 45 yıldır üretiliyor, inanılır gibi değil. 1972’de SL-1200 olarak hayatına başlayan pikap 1979’da SL-1200 MK2 sürümüyle kısa sürede en popüler pikaplardan biri haline geldi. Özellikle DJ’ler, gece kulüpleri, radyo istasyonları ve kayıt stüdyolarının neredeyse standart ekipmanına dönüştü. Öyle ki, DJ olmanın ilk koşulu bir SL-1200 MK2 pikaba sahip olmaktı. Neden özellikle DJ’ler ve gece kulüpleri bu cihazı çok benimsedi derseniz, cevabı cihazın direct-drive yani kayış kullanmayan doğrudan tahrik mekanizmasına sahip olması ve yüksek torklu bir “hall-effect” BLDC motor kullanmasında yatıyor; böylece DJ’ler plakları parmaklarıyla bastırıp tutarken, güçlü motor sayesinde plak tablası altta dönmeye devam edebiliyor ve böylece ses fekti yaratabiliyorlar ya da plakları ileri geri itip çekerek de ses efektleri yaratabiliyorlar. Bunu kayış tahrikli pikaplarla yapmak pek mümkün değil, hatta direk tahrikli pikapların pek çoğunda bile mümkün değil. Cihaz bunların yanı sıra düşük wow-flutter (motor hızında yüksek ve düşük frekanslı dalgalanmalar) değerleriyle de göz dolduruyordu. Kaya gibi sağlam, ömürlük ve ağır şasesi de akustik geri beslemeyi önlemede çok etkili oluyordu. Bende bu pikabın Lenco tarafından üretilen bir klonu var ve gayet memnunum. Evet, patent süresi 2004’te dolduktan sonra çok sayıda firma bu pikabın klonunu üretti. Bunlardan biri de Lenco ve hala üretiyor. Bir diğeri Audio-Technica AT-LP120 serisi, hatta model adındaki 120 rakamı 1200'ün kısaltılmışı! Denon'un DJ'ler için ürettiği DJ Prime VL12 de bir SL-1200 klonu. Tabii, Technics’in kendisi de Premium sınıfa konuşlandırarak üretmeye devam ediyor. Technics eskiden premium (high-end) bir marka değildi, Sony, Pioneer, Aiwa vs ayarında ürünler üreten bir firmaydı. Panasonic 2010’ların başında markayı sonlandırdı ama 2014’dan itibaren markayı geri getirdi fakat segment atlatarak… Technics artık lüks bir marka olarak pazara konumlandırıldı Panasonic tarafından. Techncis şimdi Mark Levinson, Anthem, Mcintosh, Audio Research, Kronos vs ayarında lüks bir marka. 2. Yamaha NS-10 Raf Hoparlörü ![]() Yamaha tarafından 1978-2001 arasında üretilen bu raf tipi 2-yollu akustik hoparlör tüketici pazarını hedefleyen bir bileşendi ama tüketici pazarında pek başarılı bir satış grafiği çizmemiş. 80’li yılların sonlarında bu hoparlörle ilgili High Fidelity dergisinde (aboneydim) bir makale okumuştum. Hoparlör ilginç bir şekilde stüdyo kayıt mühendisleri tarafından çok tutuldu, öyle ki, bir ara neredeyse her stüdyoda bir takım varmış, ki hala bir çok stüdyoda bulunduğu söyleniyor. Kayıt stüdyosu mühendislerinin bu hoparlörü çok tutmasının ve mühendisler arasında bir efsane haline gelmesinin nedeni kötü kayıtları hemen ele vermesiydi. Akustik kabinli, 18 cm kağıt bas ve mid sürücüsü ile 35 mm tiz sürücüsü olan bu hoparlör düz bir frekans eğrisine sahip değildi. 2 Khz civarında +5 dB kadar bir sıçrama ve baskın sayılabilecek tizleri söz konusuydu. Dengeli bir ses çıktısına sahip olduğu söylenemezdi o yüzden ama hoparlörün öyle bir tonlaması vardı ki, iyi ses verdiği kayıtlar hemen çoğu tüketici hoparlöründe de iyi ses veriyor, kötü ses verdikleri de yine kötü performans gösteriyordu. Bu nedenle kayıt stüdyoları bu hoparlörü standart ekipman listesinde baş köşeye yerleştirdi ve yakın-alan monitör hoparlörü olarak kullandı ve kullanmaya devam ediyor. Özellikle rock ve pop kaydı yapan stüdyolarda üretimi 2001’de durmasına rağmen hala kullanılıyor. 3. Bose 901 I-VI Hoparlör 1968-2016 ![]() ![]() Bose ürünlerini hemen hiçbir odyofilin sevmediği söylenir. Zaten bu hoparlörün incelemelerinde de ses kalitesinin en ince detayları verecek kadar iyi olmadığı dile getirilir ama buna rağmen 901 serisi hoparlörler tam 48 yıl boyunca üretilip satıldı çünkü sıradan tüketiciler hoparlörü çok beğenmişlerdi. Bir kere konvansiyonel bir hoparlör değildi 8’i arkada 1’i önde 9 eşit ve tam-yollu hoparlörü vardı ve hu sürücüler harici bir (aktif) ekolayzır ünitesi tarafından sürülüyordu. Bose’un patronu MIT hocası profesör Amar Bose yansıtmalı sesle çok ilgiliydi ve hoparlörlerini hep yansıtmalı ses konseptine göre tasarlıyordu. Halefi 2201 serisi de yansıtmalı hoparlörlerdi. Yani ses doğrudan hoparlörden değil, duvardan geliyordu. Burada amaç konser ortamını evde yaratmaktı ama bunun bir bedeli olarak müzikteki çok ince detaylar kayboluyordu. Zaten sürücülerin hepsi tam-erimliydi. Her bir hoparlör tüm frekansları kapsıyordu. 901 oldukça şık ve dekoratif bir görünüme de sahipti. Bose 48 yılda bu hoparlörün 6 sürümünü üretti ve çok çok iyi sattı. Muhtemelen en uzun süre üretilmiş hoparlördür veya birkaç hoparlörden biridir. 4. Linn-Sondek LP12 Pikap ![]() İngiliz üretici Linn yüksek kaliteli ürünleriyle tanınır ama bir ürünü vardır ki zamanla bir efsaneye dönüşmüştür. Hala satışta olan (dün baktım, Sahibinden’de 322 bin TL etiketi vardı.) Sondek LP12 kayış tahrikli klasik bir pikap. Yaylı iç şaseye ve tek noktadan yataklı bir tasarıma sahip. Muhtelif kol ve kartuşlarla kullanılabiliyor, kollu satıldığı gibi kolsuz da satın alınabiliyor. Pikap İngiltere’de üretilen en önemli birkaç hifi cihazından biri olarak kabul ediliyor ve gelmiş geçmiş en yetkin tüketici pikapları arasında yapılan karşılaştırmalarda hep ilk 3 sırayı paylaşıyor. Ben alır mıydım bilmiyorum. Bir kere çok pahalı. Clear Audio’nun Concept serisini çok beğeniyorum. Muhtemelen Clear Audio’yu tercih ederdim fiyat/performans açısından. Not: Clear Audio Mcintosh pikaplarının da OEM üreticisidir. 5. Mcintosh C33 kontrol amfisi ![]() Hifi dünyası ile ilgilenip de Mcintosh markasını duymamış kimse yoktur sanırım. Hifi’nin Rolls Royce’u diyebileceğimiz Mcintosh’un hemen her ürünü efsanedir ama bir tanesi öne çıkıyor: C33 kontrol amfisi. Aslında bir ön amfi ama üzerinde 5 band ekolayzır, Compandor ve 2 x 20W surround hoparlörler için güç amfisi katı da barındırıyor. Çıktığı yıllarda bir çok hifi ödülüne layık görüldü. Hifi dergileri incelemelerinde ve lab testlerinde öve öve bitiremediler. Öğrenciyken hayallerimi süsleyen bir ön amfiydi kendisi ama tabii her Mcintosh ürünü gibi çok pahalıydı. O yüzden sadece hayallerimi süsleyebildi. Şimdilerde 2. elleri "vintage" piyasasında yine yüksek fiyatlara alıcı buluyor. C33 muhtemelen bugüne kadar üretilmiş en etkili birkaç ön amfiden biridir. 6. B&W Nautilus Hoparlör ![]() B&W olarak kısaltılan Bowers & Wilkins’i de bilmeyen yoktur sanırım. Hem İngiltere’nin hem de dünyanın en iyi hoparlör üreticileri arasındadır. B&W 1993 yılında o zamana göre çok radikal ve çok devrimci bir tasarıma sahip Nautilus serisini piyasaya sürdü. Nautilus’un temel felsefesi sese karşı transparan yani sesin karakterini değiştirip renklendirmeyen bir kabin tasarımı arayışı üzerine bina edilmiştir. Kabinler öyle ya da böyle sürücülerin sesini etkilerler, kendi renklerini sese yansıtırlar. Nautilus büyük olasılıkla dünyada üzerine en çok ar-ge yapılmış ve para harcanmış hoparlördür. Üretime hazır hale gelişi uzun yıllar almıştır. Söylemeye gerek yok, tasarım B&W’ye patentlidir. Nautilus hem kulağa hem göze hitap eden efsane bir hoparlördür ve 1993’den beri ve hala üretilmektedir. 7. Nakamichi Dragon Kaset Dek
![]() Kaset deklerin ejderhası, tartışmasız dünyanın 1 numaralı kaset dek üreticisi Nakamichi’nin amiral gemisi Dragon’u da hifi dünyasında bilmeyen yoktur. Pek çok eleştirmen tarafından dünyanın en iyi deki kabul edilir. Bazıları en iyi dek olarak Tandberg 910 veya 3014’e işaret ederler, hatta bazıları Revox B215’e işaret etse de çoğunluk yine Nakamichi’nin bir deki olan ZX-1000L ile Dragon’u dünyanın en iyi dekleri olarak kabul eder. Dragon’u diğer deklerden ayıran en temel özelliği Nakamichi’nin NAAC adını verdiği otomatik azimut hizalama sistemidir. Sistem çalma (playback) esnasında azimut sapmasını ölçerek dekin kafasını dinlenen kasetin azimutuna hizalayarak yüksek frekans çalma kaybını önler. Bunu Nakamichi dışında sadece Marantz SD-930 dekinde yapabildi. Nakamichi’nin yanılmıyorsam CR serisinde de NAAC vardı ama CR serisi Sankyo’nun transportlarını kullanıyordu. Velhasılı Nakamichi Dragon manuel bias, seviye ve eq ayarlamaya izin veren, dahili osilatöre sahip doğrudan tahrikli, çift asimetrik kapstanlı muhteşem bir dekti. 1982-1994 yılları arasında üretildi, keşke fiyatlar uçmadan bir tane edinseymişim. Hatta 3-5 tane edinseymişim. 2000-2005 arası çok uygun fiyatlara satılıyorlardı, şimdi aç gözlü satıcılar ve internet yüzünden piyasası uçmuş durumda. 8. Ampex ATR-102 Makara Teyp Dek 1976-1982 ![]() Ampex bir Amerikan markası ve teyp dek üreticisi. Philips 1960’larda kaset teybi üretmeden önce evlerde makara teyp dekler kullanılırdı ve Ampex ABD’deki en tanınmış makara teyp dek üreticilerinden biriydi. Makara deklerin kaset deklere ses kalitesi açısından bariz üstünlükleri vardır. Makara deklerin en büyük sorunu kullanım zorluğu ve taşınabilir olmayışlarıdır ama ses kalitesi olarak CD formatı ile yarışırlar çünkü 7,5 ips ile 30 ips arasında sarım hızlarında çalışabilirlerken, kaset dekler ancak 1,9 ips hızında çalışabiliyorlar. Manyetik kayıtta hız arttıkça analog ses kalitesi de artar, parazit zemini alçalır ve dinamik erim artar. Kısacası makara teypler kasetten de plaktan da üstündür. Zaten dijital çağ öncesi stüdyo kayıtları makara deklere yapılırdı ki hala makara deklere kayıt yapan stüdyolar var. Özellikle plak kayıtlarını paralel olarak makara deklere yapmaya devam ediyorlar. Ampex’in bu modeli de makara deklerin Ferrarisi olarak bilinir ve üretildiği yıllarda Studer ile birlikte kayıt stüdyolarında en çok kullanılan makara dek modeli olmuştur. Peki bu listede ne işi var derseniz, model aslında 2 kanal yani tüketici tipi ama kayıt stüdyoları genellikle 8-16 kanal dekler kullanırlardı sonra "down-mix" edip 2 kanala indirirlerdi. Ampex 2 kanal olduğu için odyofiller tarafından da büyük rağbet gördü çünkü üretilmiş 2 kanallı makara dekler içinde tahminen en iyisiydi. ATR-102 zamanla bir stereo efsanesine dönüştü. Kuşkusuz ev için fazla hantaldı ama kullanım kolaylığı, kalitesi ve sağlamlığı onun birçok eve girmesini sağladı. Bugün hala ayakta kalabilmiş 2. elleri çok yüksek fiyatlara alıcı bulabiliyor. < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Torlak Kemal -- 13 Mayıs 2023; 19:28:22 > |
|
_____________________________
* Din toplumları paternalisttir, ahlakı gelisemez, rasyonelleşemez ve
bireyleşemez. sekülerleşme olmadan ahlak olmaz. * Her insanın içinde bir peygamber uyuklar ve o uyandığında, dünyadaki kötülük biraz daha artar. (Emil Michel Cioran) * Yearning for the past is usually just the lament of lost youth. |




Yeni Kayıt

1 Mobil
Konudaki Resimler


























kullanıcısına yanıt
kullanıcısına yanıt






kullanıcısına yanıt






