M

Binbaşı
27 Mayıs 2005
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
5 üye
Görüntülenme
Toplam: 85 (Bu ay: 1)
Gönderileri
KZ ZSN'yi Aliexpressten aldım ve 1 aydır kullanıyorum. Yurtdışı incelemelerde de söylendiği gibi 20 dolar altı alınabilecek en dengeli kulaklık şuanda.

KZ ZSN'de her kulak için 2 adet sürücü mevcut. Bunlardan birisi BA (balansarmatür) tizler için, diğeri ise 10mm çapında sürücü bas ve midler için. Toplamda 4 sürücüye sahip oluyorsunuz.

Hernekadar 10 sürücülü (her kulağa 5 sürücü) KZ ve diğer markalarda kulaklıklar olsa da 30 40 dolar civarına, şunu rahatlıkla söyleyebilirim ses kalitesini arttırmak için bukadar sürücüye ihtiyacınız yok.



-Baslar çok doygun ve derinden gelen bir sese sahip. Uğultu kesinlikle yok. 10mm sürücü çok iyi iş çıkarıyor. Baslar hızlı ve derin. En hızlı dupsteplerden tutun en derin ve uzun orkestra bas seslerine kadar hepsine uyum sağlamakta.


-Midler; erkek vokallere sahip jazz ve blues tarzı müziklerde çok çok çok iyi. Bas sürücüsünün de yardımıyla siyahi vokallerin ses tonlarına çok iyi uyum sağlıyor. Vokaller çevresel sese sahip. Yani aynı odada ama sizin önünüzde yer alan sanatçılara sahip oluyorsunuz.

Kadın vokaller de çok iyi olmakla birlikte mutlaka burnin den sonra birkez daha dinlemekte fayda var zira burninden sonra mid ve tizler tam olarak yerine oturuyor ve çok yumuşak bir mid ses alıyorsunuz.



-Bu kulaklıkta midler gerçekten ön planda. Okadar açık bir vokal ses alıyorsunuzki yüzünüz gülüyor. Kulaklık slikonlarını widebore denilen slikonların uçları daha geniş tiplerden seçerseniz aliexpressten, midler iyice önplana çıkıyor. Kişisel zevkinize göre mutlaka birçok kulaklık slikonunu denemelisiniz. Boyu çok önemli olmakla birlikte tip de çok önemli. Widebore dediğimiz eartiplerde tüm sesi hiçbiryere sıkıştırmadan direk olarak alıyorsunuz.

Sünger eartiplerde tizler ve baslar birmiktar sönümlenmekte bunun yanında hat safhada ses yalıtımı sağlamakta süngerler. Aliexpresste birçok model mevcut 3 5 çifti 1 2 dolar mutlaka alın deneyin. Ben medium slikon widebore kullanıyorum. Ses yalıtımı çok iyi baslar maximumda bunun yanında midler tüm çıplaklığıyla kulağımda.



-Tizler, BA sürücüsü kulaklığın slikon takılan ön borusunun tam içinde olduğu için çok doygun bir tiz alıyorsunuz. Gitar seslerinde ilk birkaç saat fazla gelse de hem kulaklık burnin'i hem de kişisel beyin burnin'ii tamamlandıkça uyum sağlanıyor. Ve ucuza satılan basshead kulaklıklardan sonra tüm enstrümanları ayrı ayrı duymaya başladığınız için yüzünüz gülüyor. Tizler fazla gelirse süngertipi eartip az gelir ise widebore tipi eartip kullanın. Kutudan çıktığı haliyle oldukça dengeli ve berrak. KZ ZS6 ve benzeri kulaklıklardaki SSSSSSSSSSSS benzeri hıslamara rastlamıyorsunuz. Kulak tırmalayıcı bir tislenme kesinlikle yok.



-Dengeli bir kulaklık olduğunu söylemiştim. Benim aldığım fiyat kampanya ile 14dolar. Şuanda 16 18 dolar arasında bir fiyatı var ve bu fiyata bu kulaklık kaçmaz. Kablosunun çıkarılabilir yapıda olması, kablo ucunun kendinden memory yapıda olması, eski Kz kulaklıkların kablosundan çok daha iyi olması, kulaklık malzeme kalitesinin 50 dolarlık çoğu kulaklıktan çok daha iyi olması, istediğinizde blutooth kablo ile kablosuz hale getirebilmeniz, yedek parça olanakları... Bu maddelerin hepsini topladığınızda gerçekten çok iyi bir kulaklık olduğunu görüyor ve duyuyorsunuz. Mutlaka sipariş edip deneyin.


Bassheadleri de mid ve tiz hastalarını da dengeli yapısıyla mutlaka etkileyen bir kulaklık.



Bundan sonraki deneyeceğim kulaklık büyük ihtimalle 30dolar civarında satılan CCA C10 (10 sürücülü) olacak. Ses olarak kutudan çıktığı halde neredeyse birebir KZ ZSN ile aynı sayılır. Ama burninden sonra daha çevresel daha derin bir ses aldığımız söylenmekte.



Kısacası 20dolar altına başka kulaklığa bakmayın. Kz Zsn her müziğe uyumlu yapısıyla TRN IM1den de (kendisi monitör tip kulaklıktır) daha iyi bir kulaklık.

20 30 dolar arasına TRN V80 tercih edin. Birçok kullanıcı trafından Kz ZS10dan ve KZ AS10dan da daha iyi bulunan bir kulaklık.

30 dolar üstüne CCA C10 tavsiye ederim. Yeni çıkan bir kulaklık olmasına rağmen oldukça beğenilen bir kulakiçi kulaklık. Kz firmasının kardeşi diyebileceğimiz bir marka CCA. CCA C10 zaten birebir Kz zsn ile aynı tasarıma sahip. Sadece 10sürücülü.



Eartipleri mutlaka deneyin. Kulağınıza tam oturmayan bir eartip sesi çok fazla etkilemekte. Mesela en büyük boy eartip ile baslar neredeyse yüzde 30 erimekte benim kulağımda. Çünkü kulakiçi kanala tam olarak girmemekte. En küçük eartip ise kulak içine en derine girmekte ama kenarları boş kaldığı için dış ortam sesleri çok fazla duyulmakta. Bu da gürültü önleyici özelliği azaltmakta. Ayrıca baslar yine yüzde 20 civarı erimekte. Medium ise tam oturmakta baslar yüzde 100 geliyor ayrıca dış ortam gürültüsü yüzde 40 sesten itibaren neredeyse duyulmamakta.


Bu kulaklık bu fiyata kaçırılmamalı malzeme kalitesi, şıklığı ve ses kalitesi ile inanın fazlasıyla tatmin edici bir kulaklık.
Arkadaşlar uzun zamandır 550litre hacme sahip Sharp marka buzdolabı kullanmaktayım ve çok memnunum.

Bir buzdolabı daha ihtiyacım olduğu için yeni ürünlere bakarken aşağıdaki Profilonun 682litrelik modelini gördüm. Bu aralar reklamları da dönmeye başladı tvlerde.


Gidip incelediğimde oldukça beğendim. Özellikleri ve büyüklüğü gayet iyi. Bir de size danışmak istedim. Yorumlarınız varsa duymak isterim zira almayı planlıyorum. Beyaz rengini 2800tlye kadar buldum. Nette 2900tl. Ankastre olanı ise 3100-3300tl civarında.


http://www.profilo.com.tr/ürünler/beyaz-eşya/buzdolabı-ve-derin-dondurucular/buzdolapları/BD3086W3AN.html

http://www.hepsiburada.com/profilo-bd3086w3an-kombi-buzdolabi-p-HBV000002J93J?magaza=Dalkılıc&wt_gl=cpc.elk.beyazesya.pla&gclid=CjwKEAjwse7JBRCJ576SqoD7lCkSJABF-bKuRh6swaVagK3CnSX3S-cKWQ80kRuyWBUOMk6K1mJ-SRoCUjvw_wcB








Ürün özellikleri

ENERJİ TÜKETİMİ VE PERFORMANS

Enerji verimlilik sınıfı: A++
Elektrik tüketimi: 378 kWh/yıl
Toplam brüt hacim: 682 l
42 dB(A) re 1 pW
TASARIM
Beyaz kapılar
Dikey kapı kolu


KONFOR VE GÜVENLİK

No-Frost - Manuel buz çözdürmeye son
LCD ekran üzerinden okunabilir, elektronik ısı ayarı
Süper soğutma özeliği
Süper dondurma özelliği
Optik ve akustik uyarı sistemi
Tatil Modu
Yarım yük için ekonomi tuşu
Çocuk kilidi


SOĞUTUCU BÖLÜMÜ

Soğutucu bölmesi net hacim: 479 l
Multi Flow fan sistemi
3 adet yüksekliği ayarlanabilir, 4 adet emniyetli cam raf
2'si kapaklı, 7 kapı rafı
Çıkarılabilir kahvaltı kutusu ve çekmece


TAZELİK SİSTEMLERİ

ExtraFresh Comfort: özel sürgü sistemi sayesinde meyve ve sebzeler iki kata kadar daha uzun süre taze kalır
DERİN DONDURUCU BÖLÜMÜ
Dondurucu bölmesi net hacim: 140 l
Dondurma kapasitesi (kg/24 saat): 20 kg
Elektrik kesintisinde saklama: 30 saat
1 adedi büyük olmak üzere, 2 adet şeffaf derin dondurucu çekmecesi
Dondurucu takvimi


ÖLÇÜLER

Boyutlar (YxGxD): 186 x 86 x 84 cm
TEKNİK BİLGİLER
Kapı menteşesi sağda, Değiştirilebilir
Yüksekliği ayarlanabilir ön ayaklar, tekerlekli arka ayaklar
İklim sınıfı: SN-T
Bağlantı: 100 W
220 - 240 V


AKSESUARLAR

3 x Yumurtalık
Toplam brüt hacim 682 l
Soğutucu brüt hacim: 496 l
Dondurucu brüt hacim: 186 l
Racechip hakkında arkadaşlardan sürekli sorular geldiği için diğer forumlardaki yorumlarımı ve deneyimlerimi buraya ayrı bir başlık altına topluca yazmak istedim.


Aracım 2014 520i Mpaket daha önce de yazdığım gibi. Uzun uzun yaptığım denemelerde sürekli kullandığım dümdüz yoldaki sonuçlar aşağıdadır. Tabiki her kalkış kusursuz olmuyor. Birisinde araç fazla patinaja düşüyor diğerinde boğularak kalkıyor. Ufacık yapılan hata bile 0.5 saniye civarı farka yol açabiliyor.

Aracım M paket lastiklerin büyüklüğünden dolayı (245-45-18/275-40-18) 0-100 değerleri standart racechipsiz 9-9.5 saniye civarı idi. Bu fark da yakıt durumuna kalkışa göre değişmekte idi. Racechipten sonra ise standart gelen 1. kademede aracın hızlanmasını net olarak hissediyorsunuz. Daha alt kademeler işe yarıyor mu hiç bilmiyorum denemedim.

Bu arada Mpaket olmayan 520ilerde 225-55-17 lastikler olduğu için onların standart hızlanması 8.7 saniye.


Kalkışı; aracı sporta alıyorum, dscyi 5-10 saniye basılı tutarak tamamen kapatıyorum (dsc kesin kapatılmalı komple aracı çok frenliyor), aracı manuele ya da otomatik sporta alıyorum, frene ve gaza aynı anda basarak ve araç gerildiğinde 2000 devir civarında tam patinaja düşecekken yapıyorum bu şekilde yapılan kalkış en iyi kalkış oluyor.


1. kademe >>>>>>>>>>>>>>>>>> 8 saniye civarı +0.2 -0.2 saniye fark ettirebilirim kalkışa ve yol durumuna göre.

4. kademe >>>>>>>>>>>>>>>>>> 7.5 saniye civarı +0.2 -0.2 saniye farkedebilir yine.

6. kademe >>>>>>>>>>>>>>>>>> 7 saniye civarı (ekranda 7.2 görünüyor bu hızlanmayı iki kişi varken yaptım araçta)




Araçta bazen iki kişi varken yapılan tesler yukarıdadır. Yolda hafif eğim bile var desek hissettiğiniz hızlanma oldukça kayda değer. Özellikle 6. kademede araç çılgına dönüyor. 1. kademeden 4. kademeye direk aldığımı ve arıza ışığı yaktığını söylemiştim daha önce. Alıştıra alıştıra kullanan sorun yaşamayan arkadaşlar mevcut. Önerilen yöntem herkademe artışında en az 500km yapmak ve sonra birüst kademeye geçmek.

Test etmek için 6. kademede 3-5 gün yaptığım kullanımda aracı sürerken değil ama sürüp gelip aracı kapatıp birdahaki çalıştırışımda arıza ışığı yaktığını gördüm aracın. Bende Bluetooth obd olduğu için lambayı söndürmek 1 dakikalık iş. Arıza ışığı yanarken bile aracın motorunda herhangi bir koruma moduna girme güç kısma gibi bir durum yok araç yine yırtınırcasına hızlanmakta. Arkadaşımın yazılımlı Leonunda arıza ışığı yandığında motor koruma moduna girmekte ve araç güçten düşmekte bu da leondaki yazılımın uçlarda bir yazılım olduğunu bizdeki racechipin ise sadece yakıt değerlerinden dolayı ışık yaktığını göstermekte.

Kısacası ben racechipten şuan için memnunum. Eco proda bile araç dip gazda özellikle 4. kademeden sonra arkasını hemen bırakıyor. Bukadar ağır bir aracın bile 7 saniye civarı 0-100 hızlanması gerçekleştirmesi hissiyat olarak da gerçekten farketmesi çok iyi bana göre. Şuan 240 beygirlik yazılımların (6 saniye) nasıl bir hızlanma etkisi yaptığını merak ediyor ve hayalini kuruyorum açıkçası


10.000KM RACECHİP ULTİMATE KULLANIMI SONUCU YORUMUM

2. ve 3. kademede herhangi bir arıza lambası yanmamasına karşın yüksek kademelere bir anda alınca halen araçta arıza lambası yanıyor. Obdden baktığımda aracım zengin karışım yaptığı için lamba yaktığını görüyorum. Bunu Bluetooth obd ile siliyorum. Aracın gidişinde kullanımında sesinde herhangi bir sorun olmuyor. İki haftadır 6.kademede kullanıyorum.

Son kalkışlarım gerçekten süper olmaya başladı havalar serinlediği için de olabilir belki tam olarak bilemiyorum veya racechip iyice uyum sağladı belki de. Yaptığım kalkışlarda depo full doluyken (70litre) 7 saniyede kalkış yakalıyorum sürekli. Depo azalsın yine denemeyi düşünüyorum büyük ihtimalle daha önce ayrıntılı incelemesini yaptığım zaman söylediğim gibi 6.5 6.7 saniyede falan kalkıcak gibi aracım.

Yakıtı azaltıp azaltmadığını test etme şansına erişemedim. Depoyu herzaman tam doldurur ardından tam boşaltır tekrar doldururum. 9999 km ortalaması aracımın aldığımda da 11 litre idi halen 11 litre. Ağırlıklı Antalya şehiriçi trafiğinde kullanmaktayım. Az yaksın diye kasmıyorum. Şuana kadar racechipten çok memnunum.


DIĞER YAZILIMLAR

Piyasada 520i için yazılım yapanların ve bu yazılımları deneyenlerin sayısı hızla artıyor. Çoğu yazılımcı (custom) aracı çok fazla zorlamayıp standart diyebileceğimiz bir değer olan 220 beygir civarında bırakıyor. Bazı firmalar ise bizim 1600cc motor (n20b16) 2000cc motorun (n20b20) hacim olarak küçültülmüş versiyonu olduğu için limitlerinin çok yukarılarda olduğunu buyüzden daha yüksek güçleri sorunsuz kaldırdığını söyleyip araçları daha yüksek güçlere tune ediyorlar.

Bu araçlar ise 240-250 beygir ve üzerlerinde güçleri üretiyor.

520i yazılım + forge intercooler ile 258 hp

Tekerde 213 beygir vermiş araç. Tork da 352 nm görünüyor. Gerçekten güzel. İntercoolerın büyümesi ise belli bir güçten sonra zorunlu görünüyor.


Başka bir forumda başka bir arkadaşın ise 240 beygir ve üzerinde elde ettiği hızlanma verileri aşağıda. 0-100 hızlanması 5.7 saniye gibi oldukça iyi bir değer.


Arkadaşlar piyasada satılan 64gb Micro SdXc cardları telefona veya tablete taktığımızda EXFAT ile formatlanmış olduğunu çoğumuz görmüşüzdür.


EXFAT, fat32 yerine çıkan daha büyük dosyaları tek parça halinde barındırmaya yarayan dosya sistemi. Görünüşte işe yarayacak gibi olsa da malesef Çoğu telefon ve Tablette 64gb hafıza kartı takıldığında kopyalanan dosyaların birsüre sonra silinmesine okunmaya çalışıldığında hata ile karşılaşılmasına ya da mp3lerin bozuk ses çıkarmasına yol açmakta. Bu sorun sahte hafıza kartlarında da görülmekte benzer bir sorun olsa da sahte hafıza kartı sorunu ile karıştırılmamalı.


Bu sorunu birçok kişi yaşamakta. Yurtdışı forumlarda da çözümü bulunmakta. Çözüm ise basit. Aşağıdaki linkten indireceğimiz Partition formatlama programı ile hafıza kartımızı bilgisayara takıp FAT32 ile formatlıyoruz. 3-5 saniye süren bu işlemin ardından hafıza kartını telefona veya tablete geri takıyoruz. Telefonda veya tablette hafıza kartını yeniden formatlamıyoruz.

Bu işlemden sonra 64gb kartımız sorunsuz birşekilde çalışmaya başlıyor.
http://download.cnet.com/EaseUS-Partition-Master-Free-Edition/3000-2248_4-10863346.html?tag=bc

Yabancı forumlardaki linkler
http://forums.androidcentral.com/samsung-galaxy-s3/190154-format-64gb-sdxc-fat32.html
http://forums.androidcentral.com/t-mobile-galaxy-s-iii/190649-64gb-microsd-card-issues-samsung-galaxy-siii-s3.html
http://danynativel.com/blog/2013/04/01/x100s-switching-from-exfat-to-fat32-on-64gb-cards/

Aşağıdaki program da basit bir program bu da kullanılabilir.
http://www.ridgecrop.demon.co.uk/index.htm?guiformat.htm

64gb EXFAT problem diye aratırsanız daha ayrıntılı bilgilere ulaşabilirsiniz.


Ayrıca sahte hafıza kartlarını denemek için de ufak bir program bilgisi verelim.
http://www.softpedia.com/get/System/System-Miscellaneous/H2testw.shtml
Yukarıdaki programı indirip çalıştırın formatlanmış hafıza kartınızı tam kapasite yazıp silmekte program. Hata alırsa eğer cihazınız üzerinde belirtilen değerden daha düşük kapasiteye sahip bir karttır. Yok hata almazsa orjinaldir. Malum bu aralar aşırı fazla sahte kart dolanıyor piyasada denemek için basit bir çözüm.
Arkadaşlar biliyorsunuz son zamanlarda araçların içerisindeki multimedya sistemleri (her nekadar istenen düzeyde olmasa da 300 liralık bir tablet bile 1000 1500 liralara sonradan taktırılan double din teyplerden çok daha fonksiyonel olsalar da) epey gelişme kaydettiler.

Multimedya sistemi denilince de aklımıza hemen aracın ön konsolunda bulunan ekranlar geliyor bildiğimiz gibi. Çoğu firma halen özellikleri minimumda hiç fonksiyonel olmayan küçük ekranlar kullanmaya devam ediyorlar. Özellikle donanımı düşük araçlarda navigasyon zaten bulunmuyor bile. Almaya kaltığımızda ise uçuk rakamlar çıkıyor karşımıza.

Aldığımızdaysa kendi aracım Citroen C5ten örnek vereyim kullanımı hoş olmayan 300 liralık bir tabletten ağır çalışan telefonla senkronizasyonu iyi olmayan istediğimiz kalitede film müzik izletip dinletmeyen bir multimedya sistemiyle karşılaşıyoruz. Malesef yaygın olarak satılan tüm markalarda bu böyle. Pemium markalar da dahil.

TESLA firmasının S modeliyle çıkan büyük ekran kullanımı tercihi diğer Premium markalara da sıçramış görünüyor son zamanlarda. Neredeyse tüm firmalar anlaşmış gibi kimisi Apple la anlaşıp İos destekli CARPLAY ler yapmaya çalışırken kimisi Android destekli ekranlar kullanmaya başlayacaklar gibi görünüyor. Bu arada da diğer taraftan linux organizasyonları açık kaynak kodlu arayüzler yapmaya başladılar bile aynen Teslada kullanılan ve aracın herşeyini ekrana dokunarak açıp kapatmamıza yarayan arayüzler.

Görünen o ki yakın gelecekte araçlarımızın içerisinde devasa ekranlar görmeye başlayacağız. Tuşların (klima-teyp v.b.) birçoğu ortadan kalkacak tüm kontroller ekranlara verilecek. Sesli komut gelişmeye başladığı için dokunmamıza bile gerek kalmayacak.

Lafın kısası ben de aracıma multimedya sistemi taktırmaya karar vermişken nekadar ilkel cihazlar olduklarını anlayıp bu double dinlerin ve benzerlerinin ekranlarının bile çözünürlük olarak diplerde olduklarını görüp (androidli double dinlerde iyi olanlar var) neden bir tablet koymuyorum aracıma dedim.

Araştırmaya başladığımda yurt dışında çok popüler bir uygulama olduğunu gördüm. Bu iş Türkiyede de özellikle uzun yola çıkanlar tarafından sıkça tercih edilen bir uygulamaydı. İzlediğim vidyolardan sonra aracıma tablet takmaya karar verdim.



Amacım tüm müziklerimi, kliplerimi, maillerimi, youtube ve diğer sosyal ağ uygulamalarını Torque Pro gibi bir uygulamayla aracın tüm sensörlerini verilerini tabletin büyük ekranından takip edebilmek ve sürekli açık kalan navigasyon (google earth-yandex-sygic-igo) sayesinde kesintisiz yol tarifi alabilmekti. Öncelikle 7 inchlere baktım vazgeçmem çok kısa sürdü çünkü aracımın orjinal ekranı da 7 inchti farklı birşeyler olsun istedim.

Ve 8 inchlik cihazlarla 10 inchlik cihazlar arasında kaldım. Arkadaşlarımın 10 inch çok büyük olur 8 al demelerine rağmen geçen hafta 10.1 inchlik Samsung Galaxy Tab4 tableti satın aldım. Tabletin özelliklerinden sonra bahsederiz. Sadece şunu söyleyebilirim fiyat performans olarak 10 inchlik tabletler arasındaki en mantıklı cihazlardan birisi.


Tableti aracın konsoluna nasıl tutturabilirim diye düşünürken yine bir çok popüler uygulama olduğu gördüm. Bazısı cama yapışan vantuzlu tablet tutucu kullanırken bazısı mıknatıslarla tutturmaya çalışıyor bazısı aracın ön konolunu kesip biçip gömme yaparken bazısı tableti çıkarılıp takılabilir mekanizmalar uyduruyordu.

Bir tanesi ise tam benim aradığım tarzdı. VELCRO yani türkiyedeki ismiyle CIRT-CIRT


Mukavemeti çok yüksek uygulama çok basit. Aracın konsolunda istediğiniz bir bölüme VELCRO bantı yapıştırıyordunuz. Kendinden yapışkanlı olanlar da vardı silikonla yapışanlar da. Ben kendinden yapışkanlı tercih ettim. Sert yüzeyli olan bantı tabletimin arkasına silikonla yapıştırdım. Şu anda nekadar uğraşırsanız uğraşın çıkmıyor. Kenarından bir cisimle kaldırmanız gerekiyor. Yumuşak yüzeyli olanı ise aracımın konsolunda bulunan saklama gözüne monte ettim. Saklama gözünü açıp önden arkasına gelecek şekilde bantı bir tur attırıp kapağı kapattım böylece en sert asılışlarda bile çıkmayacak bir uygulama yapmış oldum.

Tableti istediğim açıda yükseklikte yatay ya da dikey olarak kullanabildiğim Velcro bant piyasadaki en sade en mantıklı en ucuz uygulama şuanda. Yurt dışında çok popüler. Aşağıdaki vidyoları izlediğinizde siz de göreceksiniz. Hiçbir şekilde sallanmıyor araç çukurlara girip çıktığında çıt ses çıkarmıyor kısacası hiçbir dezavantajı yok. Akşam evinize giderken yanınıza alabileceğiniz çocuğunuza verebileceğiniz kendiniz kullanabileceğiniz araç ekranınız sabahında aracınızın ön konsolunda yerini buluyor.


Aracımın teybine Blutoothtan bağladığım tabletim sayesinde (Auxtan da bağlayabilirsiniz)

-Binlerce mp3ümü istediğim gibi çok kolay bir şekilde google playden indirebileceğiniz onlarca uygulama sayesinde farklı arayüzlerde dinleyebiliyorum.
-Youtubedan indirdiğim HD klipleri sorunsuz ve süper hızlı bir şekilde izleyebiliyorum.
-Telefonumdan paylaştığım internet sayesinde google Earth ve yandexle sorunsuz navigasyon takibi yapıp netin çekmediği yerlerde Offline Sygic igo gibi uygulamaları kullanabiliyorum.
-Bir çok uygulama yüklediğim tabletimde canım sıkıldığında oyun oynayıp canım sıkıldığında aracımda maillerimi kontrol ediyor haberlerimi okuyorum.
-Zaman bulabilirsem alacağım kablosuz (wifi bacup camera) geri görüş kamerası sayesinde park sensörleriyle senkronize çalışan bir kamera sistemim olacak.
-Aracın içerisindeki büyük ekrana herkesin dikkat kesilmesini gören herkesin özellikle akşam karanlığında gelip bunu nasıl yaptın diye sormasının keyfini sürüyorum.
-Tabletime yüklediğim uzaktan kamera takip uygulamasıyla internetin olduğu heryerde işyerimdeki güvenlik kameralarını sorunsuz izleyebiliyorum.
-İnternette süper hızlı birşekilde gezebiliyorum.
-Galaxy Tab4ün bir özelliği olan root yapılmış diğer tabletlere de uygulanabilen çift ekran (dual screen) özelliği sayesinde ekranın yarısında google earth açıkken diğer yarısında müzik arşivimin içinde gezebiliyor klip açabiliyor youtubeda takılabiliyorum.




YENİ FOTOĞRAFLAR EKLENDİ










YENİ FOTOĞRAFLAR EKLENDİ (İKİNCİ UYGULAMAM)






YENİ FOTOĞRAFLAR EKLENDİ (ÜÇÜNCÜ UYGULAMAM)







YENİ FOTOĞRAFLAR EKLENDİ (DÖRDÜNCÜ UYGULAMAM)


Yaklaşık 1 ay önce uzun zamandır kullandığım ve araç içinde memnun olduğum Samsung Galaxy Tab 4 10.1 inchten Samsung Galaxy Tab S 10.5 inche geçmiş bulunmaktayım.

Tab S i satın almamdaki en büyük sebep Tab4 araç içinde 1280-800 çözünürlüğü belli etmese de evde kullanırken ekran gerçekten kötü görünüyordu özellikle internette gezerken. Araç içinde Klipte diğer programlarda hiçbir sorun yoktu. Tab S ise 2560-1600 çözünürlüğü ve Süperamoled ekranı ile olağanüstü bir ekrana sahip. Özellikle gece yolculuklularında siyahların tam siyah olması araç içerisinin daha az aydınlanmasına ve sürücü ve yolcuların gözlerinin daha az kamaşmasına sebep olmakta.

Tab S evde kullanmak için de süper bir tablet. Daha hızlı daha ince daha kaliteli. Buyüzden araç içinde kullanıp eve götürmek için cırtcırttan daha pratik bir yöntem bulmam gerekiyordu. Daha önceden de fotoğraflarını koyduğum kızak tipi kaydırarak tabletin montajını yapmaya karar verdim. Tabletin üstünde en ufak bir çizik olmayacak silikon benzeri yapıştırıcı madde kullanılmayacak araç içinde en ufak bir çizik olmayacak kızaklar yuvalar pratik bir şekilde sökülüp takılabilecek.


Buyüzden netteki diğer uygulamalara da bakıp sanayinin yolunu tuttum. Bir alüminyum doğramacıya girip yapmak istediğimi anlattım. U profillerden sağ tarafa ve sol tarafa iki adet kesip bu kızak tipi profilleri de aracın ön göğsüne kıskaç gibi gerildiğinde aracın uygun aralıklarına baskı kurup kesinlikle kıpırdamayacak iki adet metal yüzeye kaynaklattım. Ve bu iki metal parçayı kumaşçıdan aldığım siyah yumuşak polar kumaşla tamamen kapladım. Aracı ve tableti çizmesi asla mümkün olmayan iki adet yuva olmuştu elimde. Bunları aracın uygun yerlerine iki saniyede takıp tableti kaydırarak koyduğumda amacıma ulaşmış oldum.

-Tableti üstten bırakıyorsunuz montaj bitiyor. Tableti eve mi götürüceksiniz yukarı doğru 5 cm çekin alın götürün. Sonuna kadar pratik şık görünen bir montaj şekli. Herkese bu yöntemi tavsiye ederim. Aracınızın markasını google a yazıp yanına da proclip yazıp çıkan resimlere bakın. Aracınızda kasılarak tutunan montaj aparatının nereye takılacağını göreceksiniz. Biraz el becerisiyle biraz düşünerek on numara bir aparat yapabilirsiniz.




[simage]









Daha bir çok uygulamayı yaratıcılığınıza bağlı bir şekilde yapabileceğiniz tablet uygulamasını herkese öneririm. Maliyet alacağınız tablete bağlı olarak çok çok uygun. Süper sorunsuz süper hızlı kaymak gibi arayüz canlı çözünürlüğü yüksek bir ekran.

Şuanda çok memnun olsam da belki ileriki aşamada tableti hiç çıkarmamaya karar verirsem güzel bir deri işçiliğiyle tableti konsolun bir parçasıymış gibi görünecek şekilde konsola da zarar vermeden araca sabit monte edebilirim. Ama şuan için çok memnunum. Eve götürüp yeni klipler yeni mp3leri sorunsuz atabiliyorum.

Şuanda eskiden kullandığım 2.0 amperlik bir çakmalık şarj aletiyle şarj ediyorum tableti. Sürekli şarjda duruyor. Aşağıdakine benzer bir şarj cihazı almayı düşünüyorum hem amperleri yüksek hem de çıkışları fazla.
https://www.amazon.com/Anker%C2%AE-Dual-Port-Charger-PowerIQ-Technology/dp/B00D82O68Y/ref=sr_1_2?s=wireless&ie=UTF8&qid=1408580871&sr=1-2
https://www.amazon.com/dp/B00LIE9VR0?psc=1

Sonradan yüklediğim ve makro atadığım bir program sayesinde (E-ROBOT) Aracın kontağını açtığınızda şarj olmaya başlıyor cihaz uyanıyor, ekran zaman aşımını kapatıyor, ekran sürekli açık kalıyor, mp3ü açıyor, haritaları açıyor.

Kontağı kapattığımda ise şarj kesiliyor cihaz uykuya giriyor açık programlar kapanıyor. Makro programı sayesinde istediğim bir saatte mesela akşam saatlerinde ekran ışığını belli seviyeye al gündüz saatlerinde maksimum seviyeye getir gibi bir çok komutu otomatik yaptırıyorum. Yine bu programda da sınır yok.

Bunlar da örnek uygulamalar
En iyi uygulamalardan birisi Porche

Mıknatısla yapılan uygulama

Gömme güzel işçilik

Yine güzel kızaklı bir yapı

VELCRO yüzyılın icadı



Arkadaşlar aracın içine ön konsola güzel bir işçilikle tablet bağlamayı düşünüyorumhem müzik hem navigasyon hem de diğer uygulamalar için. Ses çıkışını blutooth ya da aux çıkışından alıcam ikisi de mevcut aracımda.


Tek sorunum hangi tableti alacağıma karar verememem. Bir de BLUTOOTH ve GPS mutlaka olmalı diyince uygun fiyatlı tabletlerin çoğu eleniyor. En az 8 inch olmak kaydıyla 10 inche kadar tablet bakıyorum. Kesinlikle 4.3 ekran oranında OLMAYACAK. 16-9 ya da 16-10 oranında bakıyorum. Forumda tartışılan tabletlerin çoğuna baktım.

4-5 model ön plana çıkmakta. Pipo gibi nispeten kaliteli markalardan hangi modelleri önerebilirsiniz. Fiyat Samsungun üst serileri gibi 1000 liralara yaklaşmadıktan sonra sorun değil. 500-600 liralar uygun gibi geliyor bana açıkçası.


Bir de unutmadan mutlaka SİYAH olmalı. Hızı uygun en az HD ekrana sahip 1080p mkvleri falan takılmadan oynatabilsin Blutooth ve GPS destekli hafıza kartı da takılabilen bir model. Önerileriniz için şimdiden teşekkür ederim. Tablet Türkiyeden alınabilirse çok iyi olur.

Eğer uygun bir model bulamazsam Samsung Tab S 8.4 inch siyah benzeri adı sanı bilinen bir model alıp geçmeyi düşünüyorum.

Araç içine örnek montajlar için tıklayın

Diğer konuya da yazdığım gibi arayan arkadaşların çabuk görebilmesi için ayrı bir başlık açıyorum. Diğer konu aşağıdadır...
http://forum.donanimhaber.com/m_73294423/mpage_2/tm.htm


Evet arkadaşlar 13 şubat akşamında Hepsiburadadan vermiş olduğum Vestel BMA-XXL-1007X bulaşık makinesi siparişi araya haftasonu girmesi nedeniyle 5 günde bu sabah elime ulaştı. Daha önce de söylediğim gibi kampanyadan yararlanıp puan ve çekleri çıkınca makine bana 1000tlye gelmiş oldu.









Makine hakkındaki yorumlarımı kullandıkça ve haftalar geçtikçe yine yazarım ama ilk çalıştırmadan ve biraz inceledikten sonraki izlenimlerime göre bir inceleme yapmak gerekirse;


-Eşdeğer özellikteki diğer markaların modellerine göre çok daha uygun fiyat.
-A+++ olması çok az elektrik ve su harcaması.
-XXL yani geniş sepetlere sahip olması (15kişilik).
-Taban dahil tamamen çelik iç tasarım.
-10 program olması.

-Aquastop su taşma emniyeti
-Servis ağının yaygınlığı
-Sessiz olması 39 desibel (gerçekten sessiz) ayrıca ek sessiz modu var.
-Geniş bir Lcd ekrana sahip. Bu sayede bütün modları ayrıntılı olarak görüp kontrol edebiliyorsunuz. Arka aydınlatmasını kısıp arttırabiliyorsunuz. Ekran için güç tasarrufunu aktif ettiğinizde (ayarlarda) ellemediğinizde bir süre sonra ekran ışığı en düşük seviyeye iniyor.

-Üçüncü sepet olması bu sayede çatal kaşık gibi bulaşıkları alt sepetten ayrı yıkayabilmeniz.
-Üçüncü sepetin makineden tamamen çıkarılabilir oluşu. Ayrıca iki parçadan oluşması bu sayede ikinci sepete istenilen yüksekliğin sağlanabilmesine kolaylık tanıması.
-En alt sepet ve üst sepette katlanabilen teller mevcut. Üst sepette 6 adet alt sepette 4 adet.
-Üst sepeti yanlardan tutup yüksekliğini ayarlıyabiliyorsunuz.
-Alt sepette ayrıca plastik çatal kaşık kutusu geliyor üçüncü sepet olmasına rağmen. Olumlu bir özellik.
-Dış görünüşü oldukça güzel (inox).

-Yarım sepet yıkama özelliği var. Yani az bulaşığınız varsa sepetlerden birisini boş bırakıp diğer sepeti doldurduğunuzda sadece o sepeti yıkayabiliyorsunuz. Bu sayede tasarruf yapabiliyorsunuz. Bu sepetleri istediğiniz gibi seçebiliyorsunuz. İster alt sepete dizin ister üst sepete. Ekrandan o sepeti yıkamayı seçebiliyorsunuz.
-Zaman erteleme özelliği mevcut. Bu sayede akıllı sayaçlarla gece yıkama yapabilirsiniz.
-Ekranda kalan süreyi gösteriyor. Bulaşığın nezaman biteceğini görebiliyorsunuz.
-Tuz ve parlatıcı göstergesi mevcut. Hangisi eksikse o ekranda beliriyor.
-Hangi evrede olduğunu gösteriyor (yıkama-durulama-kurutma gibi)
-Tuşlara bastıkça ses çıkıyor ve bu sesi ayarlarda arttırıp azaltabiliyorsunuz.


Yukarda saydıklarım ilk izlenimdeki olumlu özellikler. Biraz daha anlatmam gerekirse; (zaten alırsanız özelliklerde görüceksiniz)

Cihaz 10 program. Sırasıyla...

-Program1-----Ön Yıkama------------15dakika
-Program2-----Jetwash----------------18dakika--------35derece
-Program3-----Hızlı---------------------30dakika-------40derece
-Program4-----Eko--------------------176dakika-------50derece
-Program5-----Süper-------------------50dakika--------65derece
-Program6-----Günlük------------------95dakika--------60derece
-Program7-----Dualpro Wash---------106dakika--------65derece
-Program8-----Otomatik hassas-------79-87dakika-----30-50derece
-Program9-----Otomatik Normal------102-117dakika---50-60derece
-Program10----Otomatik yoğun-------107-171dakika---60-70derece


Yukarıdaki fotoğrafta da görebileceğiniz gibi kullanım kitapçığında programların tüm ayrıntıları verilmiş. Bu gerçekten güzel olmuş. Bu sayede hangi programda süre nekadar sıcaklık nekadar kurutma var mı ekstra durulama var mı bu durulamalar hangi sıcaklıkta yapılıyor tüm ayrıntısıyla görebiliyorsunuz. Bu sayede de titiz kullanıcılar için programları seçmek daha basite indirgenmiş oluyor.

Bu programlar haricinde çoğu programda ekleyebildiğiniz;
-Ekstra Sessiz
-Ekstra Hızlı
-Ekstra Hijyen
-Ekstra Kuru
opsiyonları mevcut.

Bu opsiyonlar sayesinde programı hızlandırıp sessizleştirip veya bulaşıklarda ıslaklık problemi yaşıyorsanız (malum plastikler sorunludur) ekstra kuru opsiyonuyla bu sorunu aşabiliyorsunuz.


Birkaç olsaydı iyi olur dediğimiz özellik.

-Makine açma düğmesine bastığınızda sizi Eko50 programında karşılıyor. Standart ve ekonomik referans programı. Siz isterseniz diğer programlara geçiyorsunuz. Bazı arkadaşlar son kapanan programda açılmasını isteyebilirler.
-Bir program seçtiğinizde opsiyon ekliyorsanız eğer mesela ekstra hijyen ya da ekstra kuru gibi, makineyi birdahaki başlatışınızda yine o opsiyonu tekrardan eklemek zorundasınız hafızasında tutmuyor. Yani sürekli programlara ekstra hijyen ya da kurutma ekleyen bir kişiyseniz bunu her çalıştırışınızda eklemek zorundasınız. Benim için sorun yok ama belirtmekte fayda var.
-Yukardaki aynısı tablet fonksiyonunda da söz konusu. Makine standart olarak jel veya toz deterjan için tasarlanmış. Buyüzden üçübir arada gibi tabletler kullanıyosanız eğer hemen opsiyon tuşundan tableti ekliyorsunuz. Bunu da hafızasında tutmuyor. Sürekli üçübir arada kullanan birisi herseferinde eklemek zorunda.
-Aslında yukardaki iki şık iki saniyelik bir işlem ama hafızada tutma olsaymış güzel olurmuş gerçekten.
-Keşke iç aydınlatma da olsaymış. Hernekadar çoğu makinede olmasa da güzel bir mavi ışık tarzı aydınlatma hoş olurdu.


Daha anlatılabilecek şeyler olsa da ben makineyi ilk izlenim olarak beğendiğimi söyleyebilirim. Açıkçası 1000 lira civarında emsalleriyle eşdeğer bazı konularda da önde olduğunu rahatça görebiliyorum. Malzeme kalitesi güzel. O çok ucuz makinelerdeki eğrilik büğrülük ince sac olayı bu cihazda yok. Ne de olsa tepe modeli markanın. Buyüzden özenilerek yapıldığı belli. Arkası tamamen yalıtımla kaplı.

Bundan sonrası artık uzun süreli dayanıklılık testi olurki onu da iki günde anlayamayacağımız kesin. Ne de olsa bu makineler ortalama bir evde en az 5 yıl normalde de 10 yıla varan süreler hizmet etmekteler. Ya da hizmet etmesi düşünülerek alınan makineler. Umarım bir sorun yaşanılmaz. Yaşanılırsa da en büyük avantaj zaten yaygın servis ağı.

Normal şartlarda ben de Arçelik ve Vestele önyargılı birisi olarak enazından bu makinede güzel iş çıkardıklarını söyleyebilirim. Bu fiyat aralığında güzel bir seçenek. İlle de Aeg-Profilo demeyenler bir incelesinler. Tabiki mağazada incelemekte fayda var zira nette gördüğünüz resimler malzeme kalitesini anlatmaya yetmiyor hiçbirzaman. Arkadaşlar mesela kapağa tok diyor ama nekadar tok bunu anlatabilen yok. Buyüzden gidip dokunmakta görmekte fayda var diyorum. Sorusu olana yardımcı olabilirim.
http://www.samsung.com/tr/consumer/home-appliances/vacuum-cleaner/vacuum-cleaner/VCC8870H3B/XTR






Yeni bir süpürge ihtiyacı doğduğundan dolayı yaptığım araştırma sonucu toz torbasız süpürge almaya karar verdim. Seçenek olarak fazla olan toz tobasız süpürgeler arasından da fiyatıyla göz kırpan fiyat performansta bana güzel görünen Samsung modellerine yöneldim.

8830 8850 ve 8870 modelleri arasından Büro teknik sitesinden (en ucuz buradaydı fiyat) 8870 modelini üç gün önce satın aldım. Süpürge geçen gün kargo ile geldi.



Öncelikle Bu üç model arasındaki farklardan bahsetmek gerekirse

8830---Serinin en ucuz modeli. Rengi gri. Koldan kumanda yok. Hız ayarı süpürgenin gövdesinden yapılıyor. Gırgır tipi turbo başlık yok. Bimekste 300tlye bulunabiliyor.
8850---Serinin ortanca modeli. Rengi kırmızı. Koldan kumanda var. Hız ayarı koldan yapılıyor. Gırgır tipi turbo başlık yok. Nette 350tlye bulunabiliyor.
8870---Serinin en üst modeli. Rengi mavi. Koldan kumanda var. Hız ayarı koldan yapılıyor. Gırgır tipi turbo başlık var. Nette 400tlye alınabiliyor.

Bu aparatlar dışında yani koldan kumanda (artı-eksi tuşları ve açma kapama tuşu var), renk ve Gırgır tipi (hayvan beslenen evler için özellikle) turbo başlık dışında üç modelin de ne motor gücünde ne de filtrelerinde ne de tasarımında herhangi bir fark yok. Üçü de çok şık toz torbasız güçlü makineler.


Benim 8870i seçme amacıma gelirsek, Öncelikle 8830 modelini alıcaktım ama baktımki kutudan turbo başlık çıkmıyor (kıl tüy için biçilmiş kaftan) 8850 modelini alıyım dedim hem koldan kumanda da var dedim. Sonra baktım onda da turbo başlık yok mecburen 8870 modelini aldım iyi de yaptım.



-Öncelikle cihazın mavi rengi çok şık. Plastik kalitesi çok iyi. Sağlam bir görüntüsü var süpürgenin. Ağırlığı çok fazla değil (7.6 kg olarak geçiyor) bimekslerde teşhirde mevcut deneyebilirsiniz. Hortumundan çektiğinizde rahatça sizi takip ediyor.

-Süpürge 400watt emiş gücüne sahip ve bu güç fazlasıyla yetiyor. Özellikle fiyatına nazaran güçlü bir çekişi olduğunu belirtmem gerekiyor.

-Süpürgenin 79desibel sese sahip olduğu belirtilmiş. Cihaz ne çok sessiz ne de aşırı sesli. Tabiki daha sessiz olsa herzaman daha iyi ama söylediğim gibi süpürürken en üst güçte bile rahatsızlık vermiyor. Gece ya da akşam saatlerinde en yüksek güçte komple evi temizlemek komşular için sıkıntı olsa da en düşük güçte (üç kademe var koldan kumandada) yere dökülen kırıntıları rahatça temizleyebilirsiniz.

-Cihazın Toz haznesinin çıkarılışı temizlenmesi yerine takılışı çok basit. Toz haznesinin üst bölümünde motora pislik gitmesin diye yıkanabilen bir filtre var mavi renkli. Bir de süpürgenin arka tarafında Hepa 13 filtre mevcut. Hepa 13 olması artı bir avantaj.


-Daha önce de söylediğim gibi 8870 modelinin kutu içerisinden aşağıdaki başlıklar çıkmata...

Normal başlık

Turbo başlık, parke başlığı ve bir adet de iki fonksiyonlu mobilya ya da kalorifer aralarını almaya yarayan ince uç başlığı çıkmakta.



-Zemin başlıklarında ses normal olsa da ince uçlu başlıkta fazla ses çıkmakta. Bunu da dip not düşelim. Gerçi diğer süpürgelerin aksesuarlarını buna da uydurabilirsiniz bu konuda sıkıntı yok.

-Zemin başlıklarından normal olanı takarsanız süpürme konusunda biraz zorluk yaşayabilirsiniz zira alet halıdan kalkmıyor o derece güçlü bir çekişi mevcut. Bizde çoğunlukla gırgır tipi turbo başlık kullanıldığı için süpürme işi rahatça yapılmakta. Bu başlıkla alet halının üzerinde yağ gibi kaymakta. Ayrıca gırgır (turbo) başlık bence olmazsa olmaz zira halıya yapışan kılı tüyü çok rahat kendi üzerine dolayıp çekip almakta. Evin geneli parke zemine sahipse tabiki bu dediğim başlığı almak zorunda değilsiniz. Ama evde halı ağırlıktaysa kesinlikle şart.

-Normal başlıkla yapılan temizlikten hemen sonra gırgır başlığı taktığımda halen ufak tefek halının içine işlemiş kıl tüyün gırgıra dolandığını gördüm. Bu da işe yaradığını kanıtlıyor.

-Koldan kumanda özellikle hanımlar için büyük kolaylık. Perde gibi hafif şeyleri hortuma kaptırdığınızda gücü düşürüp daha kolay birşekilde kurtarabiliyorsunuz. Koldan kumanda kızılötesiyle çalışıyor sorunsuz çekiyor ve çalışması için iki adet ince kalem pil çıkıyor kutudan.




Son yorumlara gelirsek nette izlediğim 10-15 vidyodan ve okuduğum yorumlardan sonra sulu süpürgelerin bize uymadığını torbalı süpürgelerin ekstra maliyet getirdiğini (torba değişimi) doldukça güçten düştüklerini anladıktan sonra toz torbasız süpürgelerden bu modeli seçtiğim için memnunum.

Hernekadar philips gibi başka modeller olsa da Samsungun bu modelle fiyata ve özelliğe oynadığını haznesinin içinde ekstra silindir filtreyle kullanıcısına külfet getirmediğini düşünüyorum. O silindir filtrenin fiyatını geçiyorum her seferinde onu alıp temizlemeye çalışmak neredeyse sulu süpürgeler kadar zahmetli bence. Lgnin tozu sıkıştıran süpürgesini de beğenmiştim ama sanırım tedarikte ve serviste sorunu olduğu için almaktan vazgeçtim.

Samsungun 8870 modeli güçlü ve "bence" zahmetsiz bir model. Her temizlikte motor filtresini temizlemek zorunda değilsiniz pisliğin büyük bölümü filtreye ulaşmayıp plastik haznenin içinde kalmakta. Aşırı kirlenirse de silindirik filtrelere nazaran temizlemesi daha kolay. Hepa 13 filtresini de 2 senede bir değiştiririz olur biter.
Arkadaşlar daha önce forumda bahsetmiştim. Aracım 2011 C5 1.6 e-hdi MCP. Aracımda bir senedir ufak tefek sıkıntılar dışında herhangi bir sorun yoktu. Taki aracın kmsi 50.000kmlere gelene kadar.

Bildiğimiz gibi Peugeot ve Citroende kullanılan MCP-AUTO 6R şanzıman otomatikleştirilmiş manuel şanzımanlar yani debriyaja sahip tek kavramalı şanzımanlar. Bu şanzımanlarda da normal olarak zamanla debriyajımız azalıyor. Tamamen bitmese de bu azalma sonucunda şanzımanın bu azalan debriyaja ayak uyduramaması sonucu şanzımanın debriyajı kavrama noktası değişiyor. Bunun sonucunda da şanzımanın kalibrasyonu bozuluyor.

Bu bozukluk sizi yarı yolda bırakmasa da bazı sorunlara yol açıyor. Bunlardan en önemlisi örnekle açıklamak gerekirse;

Mesela 2. vitesle giderken dip gaz yaptınız 4.000 devirde araç 3. vitese geçerken şanzıman debriyaja basıyor ama vites 3. vitese geçer geçmez debriyajı hemen bırakmıyor. Yavaş yavaş aheste aheste bırakıyor. Bunun sonucunda sanki debriyajı bitik araçlar gibi devir 4.000 devirden atıyorum 2.000 devire çok yavaş bir şekilde düşüyor. Bunu zaten aracın kavramayı hemen yapmayıp yavaş yavaş yapmasından aracın yavaş yavaş hızlanmasından debriyaj sıyırmasından anlıyorsunuz.

Anlamayanlar için kötü tecrübe doğru kullanımda en az 100.000 km dayanacak debriyaj 50.000lerde bitmeye başlıyor. Normalde her bakımda ya da kalibrasyonun artık ayar kaçırmaya başladığını anladığınız anda araca şanzıman alıştırması yapılması gerekiyor. Çünkü doğanın kanunu debriyaj kullanıldıkça eskiyor. Ama hiçbir servis araçta bir şikayet yoksa buna yanaşmıyor. Zira bu şanzıman alıştırması dediğimiz uygulama en az 1 saat sürüyor.. Kullanıcıların zaten yüzde 90ı şanzıman alıştırmasından ve debriyajdan bihaber aracı tam otomatik şanzıman sananların sayısı yadsınamayacak düzeyde :)


ŞANZIMAN ALIŞTIRMASININ (KALİBRASYONUNUN) AYRINTISI


Özet bir şekilde anlatmam gerekirse;

-Aracınızı servise soktuğunuz an araç bilgisayara bağlanır varsa güncellemeler yüklenir.
-Sonra araca bağlanan bilgisayar üzerinden menülerden şanzıman kalibrasyonu menüsüne girilir ve başlangıç tuşuna basılır.
-Bu sırada araç çalışmaz halde boş vitesteyken araç kendi kendine vitesler arasında geçiş yapar aracın şanzımanından tak tuk sesler duyulur normaldir.
-Bu işlem bittikten sonra asıl kalibrasyon yol testiyle yapılır ve asıl işe yarayan kısım budur.

-Araca binilir laptop yanınızda araca bağlı vaziyette boş bir yola çıkılır araç sağa çekilir çalışır vaziyette 20 dakika beklenir bu sırada aracın vitesi N (boş) konumda olmalıdır. Bu sırada sigaranızı falan içip muhabbetinizi yaparsınız. (20 dakika beklemenin amacı şanzıman ısısının motor ısısıyla aynı seviyeye gelmesi)
-20 dakİka geçince araca binilir vites A (otomatik) konuma alınır ve gaza bir miktar fazla olmak kaydıyla çok aşırı sert de olmadan hızlı bir kalkış yapılır yani neredeyse patinaj atıcak kıvamda. Tam 1. vitesten 2. vitese geçince araca fren yapılır ve sağa çekilir. Bu dediğim uygulama yani hızlıca kalkış ve sonrasında durma tam 4 kez yapılır.

-Yukardaki 4 kez yaptığımız işlem bitince araç sağa çekilir ve 5 dakika rölantide stop etmeden beklenir.
-5 dakika rölantide bekledikten sonra yukarda yazdığımız 4 kez dur kalk 5 dakikada rölantide bekleme uygulamasını tam 3 kez yapmak gerekir.

Tüm bu uygulama yani 4 kez hızlı dur kalk ve her seferinde 5 dakika rölantide bekle uygulaması (3 kez yapılacak) bitince araç sağa çekilir ve stop edilir. 1 dakika araç çalıştırılmaz zira bu aşamada şanzıman yeni kalibrasyonu beyne yazar.


-Bundan sonra araç çalıştırılır otomatik modda test sürüşüne çıkılır. Eğer şikayetleriniz azalmışsa aracın kavramaya basma çekme hızı çok hızlanmışsa yani dip gaz hızlandığınızda debriyaja hemen basıp çekiyorsa debriyajı bırakmakta aheste davranmıyorsa araç sorun çözülmüştür. Farkedersinizki aracın şanzıman tepkimeleri hızlanmış araç daha atikleşmiştir zira debriyaj artık sıyırmıyordur. Sanki manuel bir araçta aşırı hızlı debriyaja basıp çekiyormuşsunuz gibi düşünün araç gücü hemen aktarır.. Bizim mcplerdeki kafa sallama olayı da bundan kaynaklanır. Çok hızlı hızlanırsanız debriyaja hemen basar çeker ve araç güçten düşüp yine hemen tam güç yapınca o arada bir güç kaybından kaynaklanan öne yığılma ve ardından koltuğa yeniden yapışma hissedilir. Olması gereken budur. Yavaş hızlanırsanız araç kafa sallamaz.

Eğer şikayetler gitmemişse uygulama yanlış yapılmıştır ve sil baştan yeniden yapılır. (20 dakika rölanti- dört kez hızlıca dur kalk (3 kez) aralarda 5er dakika rölanti en sonra stop ettirme 1 dakika beklenme ardından test sürüşü.)

Bir çok kullanıcı bu debriyaj sıyırmasını farketmez bile zira kullanıcıların çoğu halen çok yavaşlayan aracın 2. vitesten 1. vitese kendiliğinden düşmediğini hızlanmak için ikinci viteste yarım debriyaj yaptığını ve bunu engellemek için kulakçıklardan hemen 1. vitese kendimizin düşürmemiz gerektiğini bilmez. (bu sorun sport modda olmuyor 1. vitese hemen düşüyor).



ENJEKTÖR ALIŞTIRMASI (KALİBRASYONU)


Bunu da kısaca servisteki ustadan duyduğum kadarıyla anlatıyım. Normalde bizim 1.6 e-hdilerde araç bilgisayara bağlanıp enjektör kalibrasyonu yapılabiliyor. Bu sayede aracın enjektörleri daha iyi yakıt püskürtüyor güçte kayıp varsa kazanılıyor ve enjektörlerde ses yapma varsa bir miktar azalıyor. Yani faydası olan bir uygulama. Bilgisayara bağlamadan kendiniz yapmak için aşağıdaki yolu izliyorsunuz.


-Boş ve uzun bir yola çıkılır. Araç 2. vitese alınır.
-2. viteste gaza sertçe basılır 3500 devire kadar çıkılır ardından 3.500 devire gelince ayak gazdan çekilir aracın motor freniyle kendiliğinden rölantiye kadar düşmesi beklenir. Sonra tekrar gaza basılır 3.500 devire kadar çıkılır sonra yeniden gazdan ayak çekilir ve aracın rölantiye kadar yavaşlaması beklenir. Bu uygulama tam 30 kez yapılmalıdır bu aşamada araç stop ettirilmemelidir. Bu yüzden uzunca bir yol gerekir.

30 kez yapıldıktan sonra araç sağa çekilir ve stop ettirilir. 1 dakika beklenir uygulama aracın beynine yazılınca normal sürüşünüze devam edilir. Ustaların söylediğine göre bakımdan bakıma enjektör alıştırması yapılması tavsiye edilir. Bunu açıkçası daha deneyemedim oyüzden yorum yapamıyorum.



Sonuç olarak 2011 Citroen C5 1.6 e-hdi MCP aracıma yaptırdığım kalibrasyon sonucu aracın vites değişimleri eskiden kağnı gibiyken ve debriyaj sıyırırken şimdi debriyaja hızlıca basılması ve çekilmesi sonucu deli gibi hızlandı. Artık debriyajı hiçbirşekilde devrede tutmuyor araç. Hemen basıyor ve çekiyor. Buyüzden özellikle yüksek viteslerde hızlı hızlanırsanız bir miktar öne arkaya yığılma oluyor ama o dediğim gibi debriyajın hızlıca devreye girip çıkmasından kaynaklanıyor. Eğer güzelce yavaş yavaş hızlanırsanız hiçbir sıkıntı yok. En önemlisi adam gibi sürüldüğünde sıyırmayan bir debriyaj bu da en az 100.000 km sağlıklı bir debriyaj demek.

Önceden geri viteste en az 2.000 devirde aheste aheste geri geri giden araç şimdi 1200 1300 devirde nerdeyse tam kavrama yapmaya başlayıp hemen geri gidiyor.



Eğer bahsettiğim sorunlarınız varsa vites değişimlerinde kararsızlıklar, devir saatinin artmasına rağmen aracın hızlanmaması ama bir saniye sonra tam kavrama yapınca bir anda silkelenmesi aracın yani buna benzer sorunlar debriyajınız bitmemiş olabilir ki büyük ihtimalle bitmemiş sadece kalibrasyon yaptırmanız gerekmektedir. Sorununuz çözülecektir. Tüm bu şanzıman kalibrasyonu servisten servise değişmekle birlikte aracınızın garantisi bitse de kimisi iyi niyetten hiç para almaz kimisi 50tl ye yapar kimisi 100tlye yapar. Açıkçası bu uğraşıya 50tl vermek zaten boynumuzun borcudur.

Benim tavsiyem aracınızı bi dinleyin sorununuz varsa gidin ve kalibrasyonunuzu yaptırın. Aracın debriyaj sıyırmasına izin vermeyin. Özellikle trafikte sürekli dur kalk yapanlar..
Arkadaşlar yeni kasa Citroen C5 i olan arkadaşlar bilirler belli bir zaman geçtikten sonra Camlardan camlar tamamen kapalıyken araç tümseklerden ya da çukurlardan geçerken esnediği için gıcırtı çıtırtı veya buna benzer esneme sesleri gelir ve bu ses bir süre sonra özellikle geceleri sessiz ortamda insanı rahatsız eder.

Bu sorunu Citroen forumlarında 30 sayfaya yakın tartıştı arkadaşlar. Ben oraya üye olmadığım için buradan yazıyorum çözümü googleda aratınca direk çıkar zaten..



Çözüm için çoğu C5 sahibi ilk önce camın tamamen kapandığında içine girdiği fitillere silikon sprey-pudra-arap sabunu ve buna benzer birçok spreyi uyguladılar ama başarısız oldular. Ben de aracı ilk aldığımda bu uygulamaların tamamını o bölgeye yani camın kapandığında içine girdiği fitillere uyguladım. Sesler daha da kötü duruma geldi. Daha çok çıkmaya başladı. Bu ses daha çok yazın çıkmakla birlikte nezaman çıkacağı da belli olmuyor. Aracı sıfır aldığınızdan bir süre sonra çıkanı da duydum 2-3 sene sonra çıkanı da..


Ben de ilk aldığımda mevcut değildi ses ama yazın gelmesiyle birlikte havalar ısındığı için ses yapmaya başladı aracım.. Birgün aracımı kendim yıkarken araç yıkandıktan sonra belli bir süre seslerin tamamen gittiğini farkettim. Suyun temas etmesiyle sesin gidişini farkedince bunca zaman yanlış yere silikon sprey sıktığımı (camların girdiği yer) aslında temizlenmesi ve yumuşatılması gereken yerin başka bir yer olduğunu gördüm.


Ve o seslerden tam bıkmaya başlamışken (malesef birçok araçtan bu sesi duyuyorum C5lerde daha belliydi) aşağıdaki resimdeki kapının en üstündeki fitilleri iyice temizledim ve bir süngere az miktarda arap sabununu yedirdim. Ve bu süngerle bu fitili iyice yumuşattım. Ve ardından teste çıktım. Az önce aracın tüm kapılarından ses gelen c5 fabrika çıkışı sessizliğine bir anda bürünmüştü. Aracın hiçbir kapısından ses gelmiyordu. İnanamadım. Bunca zamandır serviste ustalarla yüzgöz olduğumamı forumları, netin altını üstüne getirmememi yanayım bilmiyorum. Ama çözüm bukadar basit aslında. Ben bu uygulamayı aşağı yukarı bir hafta önce yaptım ve bir haftadır hiç bir kapımdan ya da camımdan tık ses gelmiyor.

Birçok C5i olan arkadaş bu sesler gitsin diye kapılarını söktürdü, yeniden ayarlattı, silikon sprey sıktırmadık yer bırakmadı. Ama temizlenmesi ve yumuşatılması gereken yeri bulamadı..

Sonuç olarak yeni C5iniz varsa ve camlar tamamen kapalıyken aracınızla kasislerden çapraz geçtiğinizde aracın esnemesinden kaynaklanan ve camlardan gelen gacırtı gucurtu sesi geliyorsa az miktarda arap sabunuyla söylediğim fitili güzelce temizleyin ve nemlendirin. Aracınızda hiçbir ses gelmemesi lazım..

Temel Bilgiler ve İstatistikler
Aktiflik: Şu anda DH'de değil
Son Giriş: dün
Son Mesaj Zamanı: geçen yıl
Mesaj Sayısı: 1.339
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 1.466
İkinci El Bölümü Mesajları: 0
Konularının görüntülenme sayısı: 1.274.567 (Bu ay: 2.594)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 297 (Bu hafta: 0)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Motorlu Araçlar Dünyası
Mesajları
İkinci El Referansları
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.