Yarbay
31 Aralık 2007
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
14 üye
Görüntülenme
Toplam: 381 (Bu ay: 5)
Gönderileri

Merhaba arkadaşlar. Ben 23 Studios'tan Gökhan Halil Düzgün. Yeni Türkçe bağımsız oyun yerelleştirmemiz ile karşınızdayız: Black Geyser: Couriers of Darkness.


Oyunumuz fantastik bir evrende geçen, klasik tarzda bir RYO. Baldur's Gate ve Pillars of Eternity oynamış olanlarınızın aşina olduğu bir yapıya sahip. İzometrik kamera açısı eşliğinde, maksimum 5 karakteri yönetebiliyoruz ve çatışmalar gerçek zamanlı olmasına karşın istediğimiz zaman duraklatarak karakterlerimize komut verebiliyoruz.


Ana karakterimizi kendimiz oluşturmamıza rağmen, aynı yukarıda bahsettiğim oyunlarda olduğu gibi maceramız boyunca farklı kişiler ile karşılaşıp onları grubumuza dâhil edebiliyoruz. Bu karakterlerin hepsinin farklı kişilikleri ve geçmişleri var. Ayrıca hepsinin kendine has kişisel görevleri mevcut. Oyun boyunca yaptığınız seçimlere göre ana karakterinizle aralarının açılması veya tam tersi arkadaştan öteye gitmesi de mümkün.


Oyun boyunca pek çok yer gezecek, birçok kişiyle tanışacak, ana görevin yanı sıra bolca yan görev alacaksınız. Senaryoda ilerleme biçiminize bağlı olarak da dallanan budaklanan bir hikâyeyle karşılaşacaksınız. Dolayısıyla oyunumuz tekrar tekrar oynanabilecek bir yapı sunuyor. Tüm yan görevleri yapmayı, karakterlerini mümkün olduğunca geliştirmeyi seven biriyseniz oyunumuz size 50 ila 80 saat arası oynama süresi sunuyor. Bu arada oyun için 300 bine yakın kelime çevrildiğini belirteyim. Karşılaştırma yapmanız açısından örneğin önceki yerelleştirme projelerimiz Tower of Time için 180 bin, Operencia için 80 bin kelime çevrilmişti. Yani karşınızda metin ağırlıklı bir RYO olduğunu söyleyebilirim.


Biraz senaryodan bahsedeyim: Oyunumuz Yerengal adlı bir dünyada geçiyor. Politik açıdan çalkantılı bir dönem. Işılelmas krallığının büyük ve varlıklı maden şehri Deron-Guld'un soyluları krala ağır vergiler ödememek için ayaklanıyor ve başkent Işılduvar ile Deron-Guld arasında savaş çıkıyor. Biz de oyuna Lord Espen adlı bir soylunun malikânesinde başlıyoruz. Buraya küçük yaşta getirilmiş bir hizmetkârız. Bir akşam malikânede, ülkenin çeşitli yörelerinden kraliyete sadık soyluların katıldığı önemli bir toplantı gerçekleşiyor ancak toplantının orta yerinde köşk Deron-Guld'un saldırısına uğruyor. Saldırının başında da Lord Espen'in oğlu Lord Aldnar var. Lord Espen öz oğlu tarafından öldürülüyor. Biz de bayılıyor ve kendimizi yaşlı bir kadının evinde buluyoruz. Burada Lord Espen'in gayri meşru çocuğu olduğumuzu öğreniyoruz ve unvanımızı almak üzere başkente doğru yola çıkıyoruz. Bu noktadan sonra hikâye dallanıp budaklanıyor ve kraliyetin kaderini belirleyecek destansı bir maceraya dönüşüyor.


Oyunu emsallerinden ayıran bir unsur, açgözlülük mekaniği. Cebimizi doldurma amacıyla yaptığımız her eylem grubun açgözlülük seviyesini artırıyor ve bu da dünyanın genel hâli üzerine etki ediyor. Halk daha açgözlüleşip saldırganlaşıyor, dükkânlardaki fiyatlar artıyor, daha dengesiz hareketler sergilemeye başlıyorlar.


Black Geyser: Couriers of Darkness’ı Steam üzerinden satın alabilirsiniz. Yapımcı firma GrapeOcean Technologies, Türkiye’ye özel bir fiyat uyguluyor. ABD’de 30 dolara, Avrupa’da 30 avroya satılan oyun, Türkiye’de yalnızca 50 TL.

Yerelleştirme süreci tamamlandı, artık Black Geyser: Couriers of Darkness'ı Türkçe dil desteğiyle oynayabilirsiniz.


Son olarak oyunumuzun Steam sayfası:



store.steampowered.com
Black Geyser: Couriers of Darkness on Steam
https://store.steampowered.com/app/1374930/Black_Geyser_Couriers_of_Darkness

İyi oyunlar.






Güncelleme: Metinlerde birtakım ufak değişiklik ve düzeltmeler yaptım. Linki güncelledim. Dosyanın son hâlini yeni linkte bulabilirsiniz.


Bir de oyunun Steam forumlarında yerelleştirmeyle ilgili bir konu açtım: https://steamcommunity.com/app/629690/discussions/0/3149682775500484039/


Steam hesabı olan arkadaşlar, konuya girip yorumlarını belirtirse çok sevinirim. Yorum bırakan kişi sayısı artarsa, belki yamayı oyuna resmî dil seçeneği olarak ekletebiliriz. Desteğinizi bekliyorum.


Türkçe Yama Linki: https://easyupload.io/pddc57




Merhaba oyunseverler,


Operencia: The Stolen Sun’ın resmî Türkçe yerelleştirmesinin ardından yeni yerelleştirme projemle bir kez daha karşınızdayım: Vaporum.


Öncelikle şunu belirtmek isterim: Hazırladığım Türkçe yerelleştirmenin oyuna entegre edilerek resmî nitelik kazanması için Fatbot Games ile iletişime geçmiştim. Kendilerine profesyonel bir oyun çevirmeni olduğumu, mesleğimden arta kalan zamanlarımda hobi olarak bağımsız RYOlar çevirdiğimi, Vaporum’u çevirirken AAA ve AA yapımları çevirirken kullandığım profesyonel teknikleri kullandığımı, kendilerinden para istemediğimi, dosyanın hazır ve ekte olduğunu, tek arzumun çevirimi oyuna Türkçe dil desteği olarak aktarmaları olduğunu yazdım. Kendilerine geçmişte Türkçe yerelleştirmesinde aktif rol oynadığım tanınmış oyunlardan örnekler verdim. Hatta yaptığım çalışmadaki titizliğimin kanıtı olarak, hazırladığım kapsamlı terimler sözlüğünü yolladım ancak maalesef aldığım yanıt olumsuz oldu. Oyunun PC ve konsol sürümlerine dil desteğini ekleyecek yeni yamayı hazırlamaya maddi durumlarının ve zamanlarının olmadığını, ayrıca firma çalışanlarından hiçbiri Türkçe bilmediğinden metinlerin kalitesinden emin olamayacaklarını ama Türkçe yama olarak yayınlamamda bir sakınca görmediklerini belirttiler. Operencia’da olduğu gibi dil desteğini sadece PC için koyabileceklerini belirttim ama açıkçası Nuh dediler peygamber demediler. Sonuç olarak ben de hazırladığım çeviriyi Türkçe yama olarak yayınlamaya karar verdim.


Genelde dil yamaları pek tercih ettiğim bir yöntem değil çünkü hazırladığınız yerelleştirmeyi oyuna resmî dil desteği olarak eklettiğinizde, oyun var olduğu sürece Türkçe dil desteği de var oluyor. Böylece bundan 5 sene sonra oyunu denemek isteyen bir Türk oyuncusu, oyunda ana dilinin desteği olduğunu görüyor (hatta oyunu oynamasında etken bile olabiliyor). Diğer türlü yamalar internetin tozlu arşivleri arasında kaybolup gidebiliyor. O yamadan bir şekilde haberi olan oyuncular da verdiğiniz linklerin çoktan ölmüş olduğunu görüyor, vs.


Size biraz oyundan bahsedeyim: Vaporum, kare tabanlı ilerleyebildiğiniz, birinci kişi bakış açılı bir RYO. Oyunumuz Steampunk tarzında bir evrende geçiyor. Oyunun başında kendimizi okyanusun ortasındaki bir kayanın üzerinde, hafızamızı kaybetmiş bir hâlde uyanırken buluyoruz. Tek bildiğimiz şey kaza geçirdiğimiz ve gemimizin batmış olduğu. İleride okyanusun ortasında bir kule uzanıyor ve ona yaklaşıp kapıdan içeri giriyoruz. Hikâyemiz böylece başlıyor. Kulede ilerledikçe kim olduğumuzu öğrenip, Arx Vaporum denilen bu yapının sırlarını keşfedeceğiz. Aklınıza muhtemelen yoğun Bioshock çağrışımları gelmiştir. Zaten Vaporum’u, Legend of Grimrock ile Bioshock’un birleşimi olarak niteleyebiliriz. Oynanış ve RYO sistemi olarak ilk oyundan, hikâye ve oyun evreni olarak ikinci oyundan esinlendiği belli. Genelde bu tarz esinlenmeler pek iyi sonuçlanmaz ama Fatbot Games ortaya  iki oyunun da en güzel yanlarını alan harika bir yapım çıkarmış. Oyunda LoG’ta olduğu gibi bir yandan bulmacaları çözerken bir yandan da karşımıza çıkan ucubik yaratıkları öldüreceğiz. Oyunda LoG’tan farklı olarak dört kişilik bir grup yerine tek kişiyi yönetiyorsunuz. Yine onun gibi savaşlar gerçek zamanlı ama bu kez çok daha hızlı. Bu tarz oyunlarda klasikleşmiş kare dansı denilen (yaratık görüş alanına girer girmez saldır ve yan kareye kaç) tekniği bu oyunda işlemeyebiliyor. Özellikle yüksek zorluk seviyelerinde oyun insanın tüm becerilerini sınıyor. Neyse ki yapımcılar oyuna zamanı durdurma özelliği eklemiş. Böylece taktiğinizi belirleyip sonraki hareketlerinizi planlayabiliyorsunuz. Her yaratığın farklı saldırı şekillerinin olduğu oyunda gerçekten önemli bir özellik. Oyunun karanlık bir atmosferi var, çoğunlukla kasvetli metal koridorlarda dolanacaksınız ama grafikler bağımsız bir yapımdan beklemediğiniz kadar iyi. Fatbot Games, özellikle yaratık tasarımlarında harika bir iş çıkarmış. Uzunluk olarak orta karar bir oyun. Misal Tower of Time, Operencia veya Fall of Dungeon Guardians oyuncuya rahat 50’şer saatlik oyun süreleri sunarken, Vaporum size oyundaki her şeyi yapsanız bile maksimum 20 saatlik bir oynanış süresi sunacak. Bazılarınız bu süreyi az bulabilir ama bu bir yandan da makul bir süre çünkü oyun tanında bırakmayı biliyor. Oynanışa katılan yeni unsurlar olmadan veya yeni yaratık ve bölüm tasarımları eklemeden, fazlası sıkıcı olabilirdi.


Gelelim oyunda Türkçe dili nasıl etkinleştireceğinize: Ekteki zip uzantılı dosyanın içindeki Türkçe.txt dosyasını oyunun kurulu olduğu klasördeki (Steam sürümünde varsayılan konum “C:\Program Files (x86)\Steam\SteamApps\common\Vaporum”, Gog sürümünde varsayılan konum “C:\Gog Games\Vaporum”dur.) “Localization\CustomLanguages” klasörü altına kopyalayın. Artık tek yapmanız gereken oyunu açıp, dil seçeneklerinden Türkçe’yi seçmek.


Ayrıca Steam forum sayfasına yamayla ilgili bir konu açmayı planlıyorum. Yamayı deneyip de beğenen arkadaşlar oraya yorumlarını bırakabilirse belki Fatbot Games’i yamayı resmî dil desteği olarak oyuna eklemesinde ikna edebiliriz. Bu sırada yama dosyasını alıp istediğiniz çeviri sitesinin adresine yükleyebilirsiniz.


Herkese iyi oyunlar.




Merhaba arkadaşlar,


Son resmî yerelleştirme projem The Fall of the Dungeon Guardians’tan bu yana 3 ay geçti ve bir oyunun daha resmî Türkçe yerelleştirmesi ile karşınızdayım: Operencia: The Stolen Sun. İlk çıkışını 8 Aralık 2018 yılında yapan oyunumuz önceki çevirilerimde olduğu gibi yine bir RYO. Tam olarak türünü belirtmek gerekirse, birinci kişi bakış açısıyla bir grubu yönettiğiniz, sıra tabanlı savaşlara sahip bir RYO. Bu açıdan The Fall of the Dungeon Guardians’a benziyor aslında ancak ondan farklı olarak savaşlar ayrı bir ekranda yapılıyor. Bir de ona kıyasla senaryonun çok daha ön plana çıktığı bir oyun. Bu bakımdan da Tower of Time’a benzetebiliriz. Oyunumuz yaklaşık 70.000 kelimeye sahip ve diyalogların hepsi seslendirilmiş. Benim gibi RYO delisiyseniz hatırlarsınız, oyun ilk önce Epic Store’a özel olarak çıkmıştı. Biliyorsunuzdur Epic Store, oyunlarını belirli bir süre kendi mağazasına özel yapan firmalara para yağdırıyor. Yapımcı firma Zen Studios da akıllılık edip gelen bu ekstra parayı oyunu cilalamakta kullanmış. Dolayısıyla karşımızda AA oyunlarının estetiğine sahip bir bağımsız yapım duruyor.


Operencia: The Stolen Sun, yapı olarak Might and Magic X ve Bard’s Tale IV’e benziyor ancak onlara kıyasla bulmacaların daha öne çıktığını söyleyebilirim. Öyle ki iksir hazırlarken bile bir çeşit bulmaca çözmeniz gerekiyor. Savaşların sayısı bu oyunlara kıyasla az ve taktiksel derinliği olan oyunları seviyorsanız bu oyun sizi bir parça hayal kırıklığına uğratabilir ama aradığınız şey özenilmiş bir senaryo ve akılda kalıcı karakterler eşliğinde birbirinden renkli mekânlarda birbirinden değişik bulmacaları çözüp arada da yaratık avlamaksa tam yerindesiniz.


Oyunun yapımcısı Zen Studios, Macaristan kökenli bir firma ve oyunun evreni de bu coğrafyanın mitleri üzerine kurulmuş. Ki oyun başında karşılaşacağınız karakter sizlere çok tanıdık gelecek: Atilla Han. Evet, hikâye hem bizim hem de Macarlar için önemli bir kişi olan Batı Hun İmparatorluğu’nun hükümdarı Atilla Han üzerine kurulmuş. Oyun, Atilla Han ve eşi Arıkan Hatun’un (bu arada bazılarınızın hoşuna gitmeyebilir ama İngilizce’sinde King Attila ve Queen Reka olarak geçen bu karakterlerin adlarını yerelleştirme açısından öz Türkçe isimleriyle değiştirdim) ejderha Thaid’i avlamasıyla başlıyor ve bu ilk kısım bir nevi sizi oyunun mekaniklerine alıştıran bir eğitim bölümü. Sonra asıl hikâye başlıyor. Sıradan bir çobanın oğlu/kızı olan başkarakterimiz rüyasında bir geyik görür ve geyik onu sular altına gömülmüş bir kaleye yönlendirir. Kahramanımız bu kaleye girerken güneş tanrısı Napkirály kaçırılır ve Operensiya ebedî karanlığa mahkûm olur. Macera boyunca grubunuza sürekli yeni karakterler eklenecek ve bunlar arada bir iki basmakalıp laf eden silik NPC’lerden değil. Hepsi kendine has duygu, düşünce ve hayat tarzına sahip insanlar.


Oyunun yerelleştirmesi tamamen bitti ve oyuna dâhil edilmesi için Zen Studios’a gönderildi. Firma önümüzdeki hafta benim için bir beta sürümü hazırlayacak ve oyun içinde metinlerin nasıl göründüğünü test edeceğim. Bu aşamada bir sorun çıkmazsa birkaç hafta içerisinde yayınlanacak bir yama ile oyuna dâhil edileceğini düşünüyorum. Zen Studios’un elinde şu an başka projeler var ve biraz meşguller, o yüzden şu aşamada kendilerini çok da sıkıştıramıyorum.


Operencia: The Stolen Sun’ı Steam, Epic Store veya GOG’tan temin edebilirsiniz. GOG’ta fiyatlar dolar üzerinden olduğundan pahalı ama Steam ve Epic Store’da 50 TL. İndirim zamanlarında 25 TL’ye kadar düştüğünü gördüm. Yani ülkemiz için oldukça uygun fiyatlı bir oyun. Yapım aynı zamanda PS4, Xbox One ve Switch’e de çıktı ama Türkçe yerelleştirme desteği oralara da gelir mi açıkçası bilmiyorum. Sadece PC ile sınırlı kalabilir. Bu arada sanal gerçeklik gözlüğü olan şanslı azınlığa mensupsanız, oyuna son yamayla VR desteği de geldi.


Bu arada bir şeyi belirtmek istiyorum arkadaşlar. Ben profesyonel bir oyun çevirmeniyim ve ismini burada veremeyeceğim pek çok AAA ve AA yapımın yerelleştirmesinde yer aldım ve almaya devam ediyorum. Kazancımı da buradan sağlıyorum. Blackguards 1, Blackguards 2, Stasis, Skyhill, Tower of Time, The Fall of Dungeon Guardians ve Operencia: The Stolen Sun ise karşılıksız olarak yaptığım projeler. Bu yapımları Türkçe’ye kazandırırken amaçladığım şey, Türk oyuncularının bu gizli kalmış cevherleri keşfetmesi ve Türkiye’de bu tarz yapımlara karşı bir ilgi olduğunun yapımcı firmalarca fark edilmesi. Yani bu oyunları satın almanız bana maddi olarak bir destek sağlamayacak ama Türk oyun piyasasının gelişimi için önemli katkıda bulunacak. Sizlerden bunu göz önünde bulundurmanızı ve Türkçe dil desteği veren oyunları imkânınız el verdikçe satın almanızı rica ediyorum.


Neyse işte, herkese iyi oyunlar diler ve sizleri oyunun mağaza sayfasındaki tanıtım yazısıyla baş başa bırakmak isterim:

Zen Studios'un klasik birinci kişi bakış açılı zindan serüvenlerine saygı duruşu niteliğindeki bu eseri, sizleri Operensiya'ya götürüyor. Burası sayısız Macar halk hikâyesinde bahsi geçen uzaklardaki bir diyardan esinlenen alışılmadık bir fantezi evreni. Orta Dünya mitolojisinden esintiler eski tarz sıra tabanlı çatışma sistemiyle birleşerek, hem eşsiz hem de tanıdık bir RYO deneyimi sunuyor.


Tarihin Efsaneyle Buluştuğu Yer


Operensiya, keşfedilmemiş bir mitolojinin, tarihî mekân (ör: Deva Hisarı, Balvanyos) ve karakterlerin (ör: Atilla Han, Macarlar'ın Yedi Şefi) fantastik hâllerinin karışımına ev sahipliği yapıyor. Hepsi bir araya gelerek yepyeni, sağlam bir oyun evreni meydana getiriyor. Cesur şövalye Mezey ve Ejderha Katili Sebastian gibi grubunuzun yedi üyesinden bazıları, yüzlerce yıl önce anlatılan unutulmuş hikâyelerin kahramanlarından esinleniyor.


Çağların Hikâyesi


Bilinmeyen bir güç, Güneş Kralı Napkiraly'ı kaçırarak, Operensiya'yı kalıcı bir karanlığa mahkûm edip nihai bir yok oluşa doğru sürüklüyor. Gizli hanlık mezarlarından lanetli kalelere, Dünya Ağacı tırmanışından Tanrılar Diyarı'nın Bakır Orman'ına kadar, diyarın ücra köşelerinde ve ötesinde birbirinden farklı mekânları keşfedin. Pek çoğu tamamen açık havada bulunan bu yerlerin her birinin kendine has atmosferi, görsel tarzı, seviye tasarımları ve bulmacaları var.


Göz Alan Çizimler


Nefes kesen el çizimi ara sahneler ve masalsı 2B karakter portreleri, hikâyeye diğer oyunlarla kolay kolay kıyaslanamayacak bir tarzda hayat veriyor. Birbirinden renkli 30'dan fazla karakter, seslendiricilerin üstün performansları ile oyunun Orta Avrupa köklerine sadık kalınarak tamamen seslendirildi.


Her Yerde Bulmaca


Karmaşık bilmecelerden tutun da yeni iksirler yapmak için doğru malzemeleri seçmeye, düzinelerce bulmaca Operensiya serüveniniz boyunca zekânızı zorlayacak.


Klasik Oynanış ve Keşif


Yapılacak bolca büyü ve özel yetenekle dolu, derin stratejik düşünme gerektiren sıra tabanlı savaş sistemi ve kare tabanlı yürüme yapısı, oyuncuyu her bir bölgeyi karış karış keşfetmeye itiyor. Ekstra zorluk için Kartograf modunu açarak 13 haritanın hepsini kendiniz çizin. Bakalım gizlerin kaçını bulabileceksiniz.











Merhaba arkadaşlar,

The Fall of Dungeon Guardians adlı RYO oyunu %100 Türkçe yerelleştirmesiyle artık sizlerle. Oyunumuz aslen 2015 yılında piyasaya çıktı ve geçtiğimiz aylarda tesadüf eseri karşılaşıp oynamaya başladım. Oyun beni o kadar sardı ki Türk oyuncuları neden bu oyunu Türkçe oynamasın dedim ve yapımcı firma Mana Games ile temas kurdum. Geçtiğimiz günlerde yerelleştirme çalışmalarını tamamladım ve bugün gelen bir güncelleme ile oyun Türkçe dil desteğine kavuştu.

Oyun ilk bakışta Legend of Grimrock oyununa (daha eskiler için Dungeon Master ve Eye of the Beholder diyeyim) çok benziyor. Birinci kişi bakış açısıyla oynuyorsunuz ve dört kişilik bir grubu yönetiyorsunuz ancak bu oyunlardan farklı olarak çatışmalar daha taktiksel. Oyunu durdurup karakterlerinize tek tek komutlar verebilirsiniz, hatta oyunu yavaşlatıp anında müdahale de edebilirsiniz.

Oyun normalde 31 TL ancak şu anki yaz kampanyası nedeniyle 15,5 TL'ye düşmüş durumda. Düşük bütçeli fakat keyifli bir oynanış sunan RYO istiyorsanız hepinizi oyuna beklerim. İyi oyunlar.

Oyunun Steam sayfası:

The Fall of Dungeon Guardians

Oyunun Steam tanıtım sayfası:

The Fall of the Dungeon Guardians, bir Zindan Serüveni RYO oyunudur. Dungeon Master™ ve Might & Magic® gibi klasiklerden ilham almakta, bu formüle tehdit-saldırı sistemi ve aktif durdurma özellikleriyle harmanlanmış üçlü "tank/hasar verici/şifacı" mekanizmasına dayanan modern taktiksel çatışmalar eklemektedir.

Hikâye:

Bir zindanın derinliklerine kurulmuş hapishanede işe yeni başlayan bir gardiyansın. Geldiğin gece tuhaf şeyler oluyor ve sabah uyandığında gece çıkan kargaşada tüm mahkûmların kaçtığını öğreniyorsun. Hapishane müdürü kurnazlık edip zindanı derhâl terk etme kararı alıyor, seni de kaçan mahkûmların peşine düşmekle görevlendiriyor. Kendine bir ekip kurup bu gizemli zindanın içine dalıyorsun.

Macera Seni Çağırıyor:

Tehlike, gizem ve sırlarla dolu devasa bir zindana dal.
Önüne çıkan düşman topluluklarını ve güçlü yaratıkları alt ederek ilerle.
Dolambaçlı koridorları, yer altı saraylarını, unutulmaya yüz tutmuş madenleri ve şeytani mahzenmezarları keşfe çık.
Bulmacaları çöz, ölümcül tuzaklardan kaç, gizli geçitleri açığa çıkar ve bu karmaşık labirent ve koridorlar ağında yolunu bul.

Karakterlerini Geliştir:

Dört gardiyandan oluşan bir gruba komuta edeceksin. Her gardiyanın bir dizi büyü ve kabiliyeti var ve macera boyunca ilerledikçe bunlara yenileri eklenecek.
Gardiyanların, ulaştıkları her seviyeyle yetenek ağaçlarında kullanabilecekleri birer puan kazanacak. Böylece kabiliyetlerini güçlendirebilecek ya da yeni güçler kazanabilecekler.
Seçebileceğin 4 sınıf mevcut: Savaşçı, şifacı, büyücü ve düzenbaz. Ayrıca her sınıfın ayrı bir yetenek ağacıyla temsil edilen 3 farklı uzmanlığı bulunuyor. Her uzmanlık kendine has bir dizi kabiliyetle geliyor. Yani 12 farklı gelişim yolun var. Dahası gardiyanlarının yetenek puanlarını kendi sınıflarındaki 3 uzmanlık içinde özgürce harcayabiliyorsun. Bu da çok çeşitli karakter yapıları oluşturabileceğin anlamına geliyor.
Zindan ganimetlerle dolu: Destansı zırhlar, efsanevi silahlar ve gizemli büyülü eşyalar seni bekliyor. Bir düşman topluluğunu öldürdüğünde, çoğu zaman gardiyanlarından birinin kullanabileceği rastgele bir ekipman parçası düşürecekler. Böylece gardiyanların güçlerine güç katacak.

Gelişmiş Çatışma Sistemi:

Çatışmalar, üçlü "tank/hasar verici/şifacı" karakter mekaniğine dayanıyor ve bunu heyecan verici bir tehdit mekanizmasıyla harmanlıyor: Şifacının yaptığı büyüler yakındaki düşmanları doğrudan tehdit ederken, tank karakterin şifacıyı korumak için düşmanların öfkesini üzerine çekecek kabiliyetlerini kullanmak zorunda. Ardından da elbette savunma yeteneklerini kullanarak aldığı hasarı hafifletmesi gerekecek.
Düşmanlar tankla meşgulken, son 2 gardiyan da hasar verici olarak mümkün olan en kısa sürede düşmanları ortadan kaldırmaya odaklanacak.
Gardiyanlar oyunda ilerledikçe pek çok kabiliyet kazanacak. Grubun hayatta kalması için yalnızca doğru zamanda doğru kabiliyeti kullanmak değil, ayrıca tesirlerini azami düzeye çıkarmak ve böylece güçlü düşmanları alt etmek için farklı kabiliyetleri art arda dizmek de önemli.
Kulağa zormuş gibi gelebilir ancak neyse ki oyun aktif bir durdurma sistemiyle geliyor: İstediğin zaman oyunu durdurabilir, her şeyi tek tek inceleyebilir, gardiyanlarının kullanacağı kabiliyetleri sıralayıp oyuna devam edebilirsin.
Tank karakterlerden hoşlanmıyor ya da oyunu durdurmayı sevmiyor musun? Sorun değil. Oyunun zorluk seviyesini düşür. Böylece gerçek bir tanka ya da durdurmaya gerek kalmadan oyna. Maceran sırasında istediğin zaman oyunun zorluğuna ince ayar çekebilirsin.
Eski tarz birinci kişi bakış açılı Zindan Serüveni oyunlarından farklı olarak, The Fall of Dungeon Guardians'ta düşman saldırılarından kaçmak için kare dansı yapmak zorunda değilsin. Tankın, şifacı ona destek çıktığı müddetçe düşman saldırılarının çoğuyla başa çıkabilecek ciddi savunma yeteneklerine (zırh, kaçınma ve savuşturma) sahiptir. Bu nedenle çoğu çatışmayı bulunduğun kareden ayrılmadan tamamlayabilirsin.
Yine de bazen tüm grubunun, genelde geriye doğru yürüyerek, aşırı güçlü düşman saldırılarından sakınması gerekecek. Bu sebeple çatışmalar sırasında reflekslerine bir parça ihtiyacın olacak ve etrafını gözlemlemen gerekecek.
Oyun İçi Harita Editörü ve Modlama:
Oyun, kendi zindanlarını tasarlamana olanak tanıyan kapsamlı bir harita editörüyle geliyor. Temelleri basit olsa da daha gelişmiş bulmaca mekanikleri için bir parça bilgi edinip editöre aşina olmak gerekiyor.
Buna ek olarak Mod Geliştirme Kiti ile, var olan düşman, sınıf, uzmanlık, kabiliyet, yetenek, teçhizat ve efsunlara ince ayar çekebilir ve bir parça çabayla kendi ögelerini ekleyebilirsin. Hatta kendi ses efektlerini ya da müziklerini bile koyabilirsin.

Oyunun Özellikleri:

  • 4 karakterlik grup
  • Kare tabanlı hareket: Grubun bir seferde bir kare yürür ve doksan derecelik açıyla döner
  • Birinci kişi bakış açısı
  • 4 sınıf, 12 uzmanlık
  • 5 oynanabilir ırk: İnsan, Cüce, Elf, Kara Elf, Buçukluk
  • Aktif durdurma (yani oyunu durdurabilir ve grup üyelerine vereceğin komutları sıralayabilirsin) özelliği ve isteğe bağlı pek çok otomatik durdurma seçeneği
  • Yeteneklerine ve zorluk ayarlarına bağlı olarak 25-50 saat arası değişen oynanış süresi
  • Hepsi farklı strateji gerektiren 20 baş düşman
  • 100 çeşit yaratık (varyasyonlar dâhildir)
  • Bulmacalar (çoğu isteğe bağlıdır ve oyunu bitirmek için gereken bulmacalar kolaydır)
  • Bolca taktiksel çatışma
  • Oyun İçi Harita Editörü ve Modlama desteği

  • https://store.steampowered.com/app/617480/Tower_of_Time/

    Merhaba oyun severler,

    2018 yılında Event Horizon adlı küçük bir firma tarafından piyasaya sürülmüş ve hem oyun basınından hem de oyunculardan büyük beğeni toplamış rol yapma oyunu Tower of Time Türkçe dil seçeneği ile sizlerle. Yan proje olarak başladığım çeviri yaklaşık 6 ay sürdü ve toplamda 200.000’e yakın kelime çevirdim. Oyunun yerelleştirilmesi tamamlandı ve oyuna ilave edildi. Oyun ilk piyasaya çıktığında 90 TL’den satışa sunulmuştu ancak firmayla görüşmemde bağımsız bir yapım için bu fiyatın Türkiye şartlarında çok olduğunu, böyle bir oyun için fiyat bandının bunun yarısı kadar olması gerektiğini belirtmiştim. Sağ olsunlar onlar da benim tavsiyemi dinleyip oyunun fiyatını 40 TL’ye indirdiler.

    Biraz oyunumuzdan bahsedelim. Tower of Time, dungeon crawler diye tabir edebileceğimiz bir RYO oyunu. Oyunun tamamı baş aşağı çevrilerek yerin dibine saplanmış (evet yanlış duymadınız) bir kulede geçiyor. Amacınız kulenin en dibine ulaşmak. Ancak ToT, diğer dungeon crawler’dan farklı olarak hikâye ve diyalog ağırlıklı bir yapıya sahip. İlerledikçe grubunuza yeni karakterler katacaksınız. Ancak bu kişiler önüne geleni kesip biçen piksel yığınları değil. Her birinin ayrı birer kişiliği, hedefleri, hırsları, korkuları var. İlerledikçe bu karakterlerin kişiliklerinin derinliklerine inecek, onları sanki dostlarınızmış gibi tanıyacaksınız. Açıkçası karakter diyalogları ve hikâye açısından oyunun Dragon Age Inquisition, Pillars of Eternity gibi yapımlarından bir farkı yok. Ancak hâliyle düşük bütçeli bir yapım olduğu için karakterlerin hareketleri, eylemleri genellikle metinlerle anlatılıyor ve bu kısımlarda oyunu neredeyse bir kitap gibi okuyorsunuz. Oyunun 200.000’e yakın kelimeye sahip olması da bu sebepten.

    Oyunu izometrik bir bakış açısıyla oynuyoruz ve karakterlerimizden birini yönetiyoruz, diğerleriyse onu takip ediyor. Kulede ilerlerken bir düşmanla karşılaştığımızda oyun tıpkı japon RYO’larında olduğu gibi farklı bir ekrana geçiyor ancak onlardan farklı olarak savaşları gerçek zamanlı yapıyoruz. Burada grubumuza 4’e kadar karakter katıp onları ayrı ayrı kontrol edebiliyoruz. İstediğimiz zaman boşluk tuşuna basarak oyunu durdurmak (ya da isteğe göre yavaşlatmak) ve hepsine teker teker emir verebilmek de mümkün. Bazılarında tüm düşmanları temizlememiz isterken, diğerlerinde portalları yok etmemiz veya mana kürelerini korumamız istenebiliyor. Çeşitlilik epey fazla ve karakterlerin farklı yetenek ağaçlarıyla çok sayıda taktik uygulayabilmek mümkün. Yeri gelmişken oyunun zorluk seviyelerinden bahsetmekte yarar var. Siz de benim gibi zorlayıcı oyunları seviyorsanız size Zor seviyeyi tavsiye ederim. Sizi yeterince diken üstünde tutacak bir zorluk seviyesi bu. Destansı zorluk seviyesinde oyunu oynamaksa abartmıyorum imkânsız. Oyunun tamamını bu zorluk seviyesinde bitirebilecek olan olduğunu sanmıyorum. Yine de deneyebilirsiniz, zaten istediğiniz zaman zorluk seviyesini değiştirebiliyorsunuz.

    Oyunumuzun grafikleri elbette AAA yapımlarla yarışacak seviyede değil ama gayet başarılı. Kulenin her seviyesinde farklı bir tema ile karşılaştığınızdan görsel çeşitlilik had safhada. Müzikler ve sesler de görsellerden aşağı kalır değil ancak düşük bütçe sebebiyle maalesef karakterler seslendirilmemiş. ToT, 50 saatlik oynanış süresiyle sizi epey bir oyalayacak, hikâyesiyle sizi şaşırtabilecek kalitede bir yapım. Düşük bütçeyle de sağlam RYO yapılabileceğinin somut bir kanıtı.

    Zengin içeriği ve uygun fiyatıyla RYO severler için kaçırılmayacak bir oyun Tower of Time. Türkiye'den yapılan satın alımlar firmanın sonraki oyunlarına Türkçe dil desteği konulmasının da yolunu açacak. Lütfen oyuncular olarak alalım, reklamını yapalım.

    İyi oyunlar.


    Merhaba arkadaşlar,

    Ben 23 Studios Türkçe oyun yerelleştirme ekibinden Gökhan Halil Düzgün. 23 Studios ekibi olarak geçtiğimiz yıl yaz aylarında sizlere Blackguards 1’in Türkçe yerelleştirmesini sunmuştuk. O tarihten bu zamana elbette boş durmadık ve Total War: Attila, Bloodborne, The Order 1886, Driveclub, Icewind Dale Enhanced Edition (Baldur’s Gate EE çeviri ekibinin katkılarıyla) gibi büyük yapımların Türkçe yerelleştirmelerini sizlerin beğenisine sunduk. Bunun yanı sıra zaman zaman orta ve küçük yapımların yerelleştirmelerini de gerçekleştiriyoruz. Bildiğiniz gibi Blackguards 2 Ocak 2015’te biz oyun severler ile buluştu ve madem ilk oyunu Türkçe’ye kazandırdık, ikinciyi neden yapmayalım dedik.

    Blackguards 2 tıpkı ilk oyun gibi Almanlar'ın ünlü masaüstü RYO dünyası Das Schwarze Auge (DSA-The Dark Eye-Karanlık Göz)'de geçen, sıra tabanlı oynanışa sahip bir bilgisayar RYO'su. Strateji RYO denilen türe mensup oyunumuzda (Final Fantasy Tactics gibi) oyun mekaniğini temel olarak iki bölüme ayırabiliriz: İlki karakterler ile konuşup görev ve bilgi aldığımız, eşya alım satımı yapabildiğimiz, kazanmış olduğumuz Macera Puanları ile özelliklerimizi geliştirip yeni yetenekler öğrenebildiğimiz kasaba ve kamp ekranları. İkincisi ise çatışmaların gerçekleştiği altıgenlere ayrılmış çatışma alanları. Çatışmalar sıra tabanlı olduğundan taktiksel açıdan bize oldukça çeşitlilik sunuyor.

    Oyunumuzun hikâyesi kısaca şöyle: Birinci oyunda da rol oynayan Marwan al'Ahmad karısı Cassia’yı zindana atar. Zindanda korapia adı verilen dev örümceklerle üç yıl geçiren Cassia’nın yüzü, bu yaratıkların zehri yüzünden neredeyse tanınmaz hâl alır ve kadın delirmenin eşiğine gelir. O yalnızlık ve çaresizlik içerisinde onu oyalayan tek şey, zindanın karmaşık labirentlerinde bulmuş olduğu hükümdarlığın inceliklerini anlatan bir kitaptır. Geçen üç yılın ardından nihayet kaçmayı başarır. Bu sırada Marwan türlü entrikalarla rakiplerini alt ederek Mengbilla’nın hükümdarı olmuştur. Cassia’nın aklında tek şey vardır, Mengbilla tahtını ele geçirerek Marwan’dan intikamını almak. Ancak bunun için ne parası ne erzağı ne de ordusu vardır. İlk oyundaki gladyatör kahramanlarımız cüce Naurim, büyücü Zurbaran ve orman adamı Takate’nin ününü duyan Cassia onları saflarına katmak üzere yola koyulur.

    İlk oyundan farklı olarak bu kez kurallar rahat anlaşılması ve kafa karıştırmaması için kolay hâle getirilmiş. Çatışmaya başlarken artık karakterlerimizi haritaya yerleştirebiliyoruz. Ayrıca bu kez oyunda yanımızda, kahramanlarımızın yanı sıra paralı askerler olduğundan çok daha kalabalık çatışmalar gerçekleştirebiliyoruz. Savunma çatışmalarında düşmanı durdurmak için tahkimatı kullanabiliyoruz. Bunun yanı sıra karakterlerimiz artık siper de alabiliyor.

    İlk oyundaki gibi bir yerden bir yere gitmekte kullandığımız dünya haritamız var. Ancak bu kez bu harita Risk oyunlarına benzer bir yapıya kavuşmuş. Kasabaları, kaleleri ele geçirerek Mengbilla’ya doğru ilerlemeye çalışıyoruz. Bu sırada düşman da boş durmayıp bize ait olan yerlere saldırı düzenleyebiliyor. Bu nedenle ilk oyundan farklı olarak ikinci oyun çok daha serbest bir oynanış sunuyor bize. Karakterlerle konuşurken vereceğimiz yanıtlar, alacağımız kararlar kimi zaman önemsiz gibi görünse de oyunun akışını ve sonunu etkileyebilecek düzeyde olabiliyor. Yani oyun her RYO’da olması gereken, fakat çoğunun sınıfta kaldığı seçimler ve sonuçlar ikilisini bize çok güzel bir şekilde yansıtıyor.

    Herkese bol oyunlu günler dilerim.






    Güncelleme: 21 Ağustos 2014 tarihi itibarıyla Blackguards'ın Steam ve Gog.com sürümüne Türkçe dil desteği eklenmiş bulunuyor. Herkese iyi oyunlar dilerim.

    Merhaba arkadaşlar,


    23 Studios Türkçe yerelleştirme ekibi olarak hiçbir zaman boş durmadık ve durmamaya da devam ediyoruz. Bizi Uncharted, Killzone, God Of War, inFamous, Gran Turismo, Hitman, Neverwinter, Total War: Rome, Knack gibi bomba yapımlardan tanıyorsunuzdur. Arada bir büyük isimlerin yanında daha küçük çaplı, ama oynaması bir o kadar zevkli projelere de imza atıyoruz. Bu oyunlardan biri de bu yılın şubat ayında piyasaya çıkmış olan sürpriz RYO Blackguards.

    Blackguards Almanlar'ın ünlü masaüstü RYO dünyası Das Schwarze Auge (DSA-The Dark Eye-Karanlık Göz)'de geçen, sıra tabanlı oynanışa sahip bir bilgisayar RYO'su. Yerelleştirmeyi tamamlandık ve dosyaları Daedalic Entertainment'a gönderdik. Firma oyuna Türkçe dil dosyalarını sorunsuz entegre ettiğini belirtti. Önümüzdeki birkaç hafta içinde çıkacak yama ile oyunun Steam ve Gog.com sürümlerine Türkçe dil desteği eklenmiş olacak. Lütfen tam tarih sormayın, bizim de elimizde kesin bir bilgi yok maalesef.

    Blackguards Türkçe yerelleştirme ekibimiz şu isimlerden oluşuyor:

    Gökhan Halil Düzgün - Proje Lideri, Baş Çevirmen, QA
    Arda Can Coşkun - Çevirmen, Fragmanı Hazırlayan
    Said Sürücü - Çevirmen
    Yankı Doğan - Çevirmen





    Blackguards'ta savaşlar sıra tabanlı olarak özel olarak düzenlenmiş çatışma alanlarında geçiyor. Hikaye ilerleyişinde karakter sayısı değişiklik gösterse de genel olarak dört karakteri yönetiyoruz. Karakterlerimizin belli temel özellikleri olsa da onları istediğimiz gibi geliştirebiliyoruz. Çatışma alanındaki etkileşimli nesneleri de kullanarak farklı karakter kombinasyonlarıyla birbirinden değişik taktikler geliştirmek mümkün. Oyun kesinlikle elimizden tutup karakterlerini şöyle geliştireceksin diye yönlendirmiyor. Özellikle yüksek zorluk seviyesinde Blackguards baba strateji oyuncularını bile terletecek zorluğa sahip. Ancak bu durum kesinlikle sizi oyundan soğutmuyor, farklı taktiklerle savaşı kazanabileceğinizi bilmek insanda feci hırs yaratıyor ve nihayetinde kazanınca da verdiği tatmin duygusu paha biçilmez.

    Çatışma alanı dışındaki ekranlar macera oyunu havasında. Kasabalarda karakterlerle konuşup sohbet ediyor, görevler alıyor, görev ve dünya hakkında bilgi ediniyor, alışveriş yapıyorsunuz. Daedalic'in Deponia gibi macera oyunlarındaki engin tecrübesi oyunun hikaye kurgusuna ve diyaloglara yansımış. Yavaş başlayan ancak sonrasında hız kazanan hikaye kimi zaman oyuncuyu ters köşeye yatırıyor, kimin dost kimin düşman olduğunu sorgulamanıza sebep oluyor. Oyunda vereceğiniz önemsiz gibi görünen kararlar bile hikayenin sonlarına doğru önemli sonuçlar doğuracak nitelikte. Kısacası Blackguards önüne geleni dan dun kesenin değil, düşünen, tasarlayan oyuncuların oyunu. Oyunda ana görevlerin yanısıra onlarca yan görev mevcut. Hikayeyi anlatıp keyfini kaçırmak istemiyorum. Nasılsa %100 Türkçe olarak hikayenin tadını çıkartacaksınız.



    Blackguards'ın oyun basınından aldığı not ve yorumlardan bir demet sunalım:

    "BLACKGUARDS SİZE SÜREKLİ YENİ ŞEYLER SUNAN BİR ARMAĞAN GİBİ."
    "ÇEKİCİLİĞİNİN ÖZÜNDE AŞIRI MERAK UYANDIRAN BİR HİKAYE YATIYOR."
    HOOKED GAMERS - % 87

    "BLACKGUARDS, DAEDALIC ENTERTAINMENT İÇİN BÜYÜK BİR BAŞARI,SADECE FEVKALADE OYNANIŞI VE OLAĞANÜSTÜ SIRA TABANLI YAPISI İLE SINIRLI KALMAYAN BİR BAŞARI BU."
    EVERYEYE - 8/10

    "BEŞ BÖLÜMLÜK HİKAYE ONLARCA SAAT OYNANIŞ SUNUYOR"
    CHEAT CODE CENTRAL - 8/10

    "BLACKGUARDS OYNAMAYI BIRAKAMIYORUM"
    "BLACKGUARDS RYO ÖĞELERİYLE SIRA TABANLI ÇATIŞMALARIN MÜKEMMEL BİR KARIŞIMI"
    SPIELETIPPS - % 86

    "BİRAZ ZAMAN ALDIĞI KESİN,AMA SONUNDA BLACKGUARDS GERÇEKTEN BENİ KENDİNE ESİR ETMEYİ BAŞARDI."
    EURO GAMER GERMANY - 8/10

    BLACKGUARDS'TAKİ HER ÇATIŞMA KİLİT HİKAYE OLAYLARI VE YAN GÖREVLER İÇİN ÖZEL OLARAK TASARLANMIŞ SANATSAL BİRER YAPIT; BU YAKLAŞIM OYUNA, XCOM GİBİ RASTLANTISAL ÇATIŞMALAR SUNAN FAVORİLERE GÖRE AVANTAJ SAĞLIYOR."
    GAMESPOT - 7/10

    "BLACKGUARDS SAĞLAM RYO HAYRANLARI İÇİN SAĞLAM BİR RYO VE BU İŞİN HAKKINI VERİYOR."
    GAMERS - %85

    "DİKKATLİ OLMAZSANIZ SİZİ ÖLDÜRMEKTEN KORKMAYAN BİR MASAÜSTÜ RYO OYUNU BU."
    "SAĞLAM RYO HAYRANLARI VE MASAÜSTÜ MÜDAVİMLERİ HEM SAVAŞ HEM DE HİKAYE ALANINDA ARADIĞI İLACI BULACAK."
    ZTGD - 7/10

    Son olarak sizi Türkçe altyazı eklediğimiz Blackguards fragmanı ile başbaşa bırakıyoruz:



    İyi oyunlar...


    Merhaba arkadaşlar,

    Ben Gökhan Halil Düzgün, forumlardaki lakabıyla Gökyabgu. En nihayetinde Icewind Dale (IWD) Türkçe yerelleştirme projemi tamamlamış bulunuyorum. Yamayı aşağıdaki linklerden indirebilirsiniz. Hazırladığı harika kurulum programı için Ömer Öz abimize sonsuz teşekkürler. Ayrıca Okan Şen başta olmak üzere tüm çevirmen dostlarıma saygılarımı sevgilerimi yolluyorum.

    Son zamanlarda pek çok klasik RYO (ya da klasik olmaya aday RYOlar) Türkçe’ye çevrildi veya çevrilmeye devam ediliyor ki bu çok sevindirici bir haber. Burdan Baldur’s Gate, Skyrim, Deus Ex Human Revolution çeviri ekiplerine, 3 yıldır üzerinde çalıştığı KOTOR çevirisini geçen ay sizlerle buluşturan değerli dostum Said Sürücü’ye bu camiaya yaptığı katkılardan dolayı sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

    Dünyada da güzel gelişmeler oluyor. 2012 yılının başlarında ortaya çıkan Kickstarter devrimi ve Baldur’s Gate serisinin Enhanced Editionlarının başarısı iki yıl öncesine kadar öldü kabul edilen, içine aksiyon katılmamış RYOlara talebin yüksek olduğunu gösterdi. Piyasa ezberlerini bozdu. Bu sayede Shadowrun Returns, Might&Magic X Legacy, Banner Saga ve Blackguards bizlerle buluştu; bu yıl içerisinde de Wasteland 2, Pillars of Eternity, Divinity Original Sin, Lords of Xulima bilgisayarlarımızı şenlendirecek.

    Neyse konudan sapmayalım. Beni az çok tanıyanlarınız var. Tanımayanlar için kendimi kısaca anlatayım. Yaklaşık 4 yıldır hem resmi hem de gönüllü oyun çevirmenliği yapıyorum. Çevirmenlik yaptığım ya da yönettiğim gönüllü projeler şunlar: Dragon Age Origins, Risen, Batman Arkham City, Star Wars: KOTOR. Önde gelen projelerin resmi yerelleştirme çalışmalarında yer aldım (The Wither 2: EE, Hitman Absolution, God Of War Ascension, Last of Us, Dungeons&Dragons: Neverwinter, Rome Total War 2, Infamous Second Son). Halen 23 Studios bünyesinde çeviri faaliyetlerine devam ediyorum.

    IWD’nin Türkçe yerelleştirmesi, resmi projelerden fırsat bulduğumda gönüllü olarak uğraştığım, üzerinde iki yıldır çalıştığım bir proje. Çeviriyi yaparken şimdiye kadar bu alanda kazanmış olduğum tecrübe ve teknikleri sonuna kadar kullanıp sistematik bir çalışma yürüttüm. Toplamda 400.000’e yakın kelime çevirdim.

    Bilmeyenleriniz için size oyunu biraz anlatayım. IWD, efsane oyun Baldur’s Gate’in oyun motoru Infinity Engine ile yapılmış bir RYO. Oyun 2003 yılında kapanarak çalışanlarının çoğunun Obsidian Entertainment’a geçtiği Black Isle Studios tarafından 2000 yılının yaz aylarında piyasaya sürülmüştür. Çıktığı tarihte Diablo 2 ve Baldur’s Gate 2 gibi baba yapımların gölgesinde kalsa da kendisine sağlam bir hayran kitlesi edinmiştir. Oyuna 2001 yılında Heart of Winter adında bir eklenti paketi gelmiştir. Oyunun grafikleri 2D’dir ve izometrik bir bakış açısı ile oynanır. Mekanların tamamı önceden render edilmiş 3D modellerin üzerine elle rötuşlanıp çizim yapılarak hazırlandığından bugün tamamıyla 3D yapımların bile sunamadığı bir ayrıntı ve derinlik sunar. Oyunun her mekanı birer tablo gibidir desem abartmış sayılmam herhalde. Tüm ek paketleriyle birlikte 50 saatlik bir oynanış süresi sunmaktadır.

    Oyun tıpkı BG gibi 2. sürüm AD&D kurallarını kullanmaktadır. BG’den farklı olarak oyunun başında tek bir karakter yerine 6’ya kadar karakter yaratabilmekteyiz. IWD devamı IWD2 ile IE oyunlarının en savaş ağırlıklı oyunudur. Ancak burada savaştan kastım dan dun giriştiğimiz dövüşler değil. RTwP sistemiyle istediğimiz zaman duraklatıp karakterlerimize emirler verdiğimiz, taktiksel çatışmalar. IWD serisi diğer IE oyunlarına kıyasla (BG1-2 ve Planescape Torment) çok daha az metin içeriyor. Açıkçası 2012 yılının başında çevireceğim oyunu seçerken etkenlerden biri de buydu. Diğer oyunlardaki kelime sayısı rahatlıkla 1 milyon’un üzerine çıkıyordu ve tek başıma onların altından kalkabilmem mümkün görünmüyordu.

    Ancak tek etken bu değildi elbette. Her ne kadar BG IWD’ye göre çok daha büyük, serbest ve senaryo yoğun bir oyun olsa da IWD’nin benim kalbimde yeri ayrıdır. IWD, çıkış tarihinde yeni yeni çevrilmeye başlayan Unutulmuş Diyarlar kitaplarındaki Buzyeli Vadisi’nin o soğuk havasını iliklerimde hissetmemi sağlamış bir başyapıttır benim için. Bu sebeple oyunu çevirmeye başlarken sahip olduğu heves ve gayreti, şu son aşamaya geldiğimiz zaman bile taşımaya devam ediyorum.

    Üzerinde çalıştığım sürüm gog.com’dan satın alınmış Icewind Dale Complete sürümü. İçerisinde ana oyun ve iki eklenti paketini de (Heart of Winter ve Trials of Luremaster) barındırıyor. Bu sürüme sahipseniz Türkçe yamayı kurmanız kolay olacak. Ancak disk sürümü varsa önce ana oyunu, sonra HoW eklentisini, en son da ToL eklentisini kurmanız gerekecek. ToL oyun için yayınlanmış en son yama ile birlikte geliyor.

    Oyundaki genel kültür kitaplarının bir kısmı hariç olmak üzere oyunun tamamını Türkçeleştirdim. Bu kitaplar oyunun geçtiği evren olan Unutulmuş Diyarlar ile ilgili genel tarihi bilgiler içermekte olup oynanışa bir etkisi bulunmuyor. Kitaplardaki bu eksiklikleri ileriki sürümler ile tamamlayacağım. Bunlar haricinde İngilizce kalan bir yere rastlayacak olursanız lütfen ilgili metnin geçtiği ekran görüntüsü ile birlikte bu forum konusuna bildirin. Bildirdiğiniz bu eksiklikleri giderip yamanın bir sonraki sürümü ile sizlere sunacağım.

    Amacım şayet olur da ileride Icewind Dale için de bir Enhanced Edition yayınlanırsa bu yama sayesinde Türkçe’yi de dil seçeneği olarak ekletmek.
    Oyunun diyaloglarında tiyatral bir anlatım var. Çoğu karakterde seslendirme olmadığından metinler alışkın olduğunuz diyalog metinlerine göre uzun. Bir miktar abartılı bir dil kullanılmış. Bu yüzden kullanılan dil bazılarınıza tuhaf gelebilir. Şimdiden uyarayım.

    Oyundaki terimleri Türkçeleştirirken önceden yaptığımız RYO yerelleştirmelerinden, fantastik kurgu kitaplarından, FRPnet sitesinden, Baldur’s Gate Türkçe yerelleştirmesinden yararlandım. Bazen yeni kelimeler türettim (ya da uydurdum diyebiliriz). Örneğin Berserker – Cinnetkar, Spell Caster – Büyü İcracısı gibi. Bazılarını ise dilimize (en azından masaüstü RYO diline) yerleştiğinden olduğu gibi bıraktım. Örneğin Necromancer – Nekromensır gibi). Kimileriniz bu kelimeleri yadırgayacaktır. Ancak nihayetinde çoğunuzun alışacağını düşünüyorum.

    Biraz hikayeyi anlatayım. Maceraya Doğulimanı kasabasında başlıyoruz. Komşu kasaba Kuldahar’dan yaralı halde bir ulak gelir; son nefesinde Doğulimanı lideri Hrothgar’a Kuldahar’ın başının belada olduğunu söyleyip Hrothgar’ın kapısının eşiğinde ölür. Hrothgar, Kuldahar’a bir sefer tertiplemeyi düşünmektedir ve sizin grubunuzu da bu sefere katılmaya davet eder. Ancak bu kolay olmayacaktır; çünkü kış her zaman olduğundan daha sert geçeceğe benzemekte, daha önce ortada görülmeyen yaratıklar Buzyeli Vadisi’nin dört yanında cirit atmaktadır. Bundan sonrasını anlatıp oyun keyfinizi kaçırmayayım. Ancak On Kasaba’nın başındaki dertlerin kaynağını bulabilmek için Buzyeli Vadisi’nin birbirinden ilginç ve nefes kesici mekanlarına gireceğinizi söyleyebilirim.

    Oyunun ortalarında isterseniz Kuldahar’da karşınıza çıkan barbar şamanı Hjollder sayesinde oyunun ek görev paketi Heart Of Winter’a da geçiş yapabiliyorsunuz. Bu ek paketin hikayesinde Wylfdene adlı bir barbar lideri mezarından kalkmış ve barbar kabilelerini kendi sancağı altında birleştirip On Kasaba’ya savaş açmak istemektedir. Bu savaşı engellemek için kolları sıvamak da bize düşer. Ancak hiçbir şey göründüğü gibi değildir.

    Bir de oyunun ek paketinin ek paketi var: Trials of Luremaster. Sebebi Icewind Dale fanları Heart of Winter ek paketini kısa bulunca, Black Isle onlara bir kıyak geçmek istemiş ve bu ek görev paketini yapıp bedava yayınlamıştır. Oyunda Issızorman kasabasının ininde Hobart adında gizemli bir buçukluk ile tanışırız, bize terk edilmiş bir kalenin içinde bekleyen akıl almaz zenginlikler ve hazinelerden bahseder. Görevi kabul ettiğimiz anda da bizi kaleye ışınlar. Ancak artık dışarı çıkamayız, tek yapmamız gereken kaleyi ele geçirmiş hayaletin bulmacalarını çözüp çıkabilmeye hak kazanmaktır. Bu esnada kalenin başına neler geldiğini de öğreniriz.

    Ve bu kadar gevezelikten sonra yamanın linkleri:

    https://www.mediafire.com/file/bjyddfo6djmjru5/TYICWNDLV1.rar/file

    https://www.gratisgokken.nl/DHF9O2KGRQ

    İyi oyunlar...

    Planescape Torment'in ve Realms of Arkania serisinin yapımcılarından Guido Henkel yaklaşık sekiz aydır yeni RYO projesi üzerinde çalışıyordu. Deathfire: Ruins of Nethermore adlı bu oyun FPS kamera açısından oynanan, parti ve sıra tabanlı, eski tarzde bir RYO olacak. Geçtiğimiz haftalarda Kickstarter'da 390.000 $ hedefle açılan kampanyanın son haftasına girildi ve oyun için şu an itibarıyla 141.236 $ toplandı. Kampanya anlaşıldığı gibi biraz zor bir durumda. Steam Greenlight'ta da 8.000'in üzerinde evet oyu toplayan oyun yakında Greenlight'a da hak kazanacak. Ancak Kickstarter'da aranan tutara ulaşılamazsa bir işe yaramayacak elbette.

    Kredi kartı olan ve bu satırları okuyan arkadaşların kampanyaya bağışta bulunmalarını rica ediyorum. 25 $'a oyuna destek olabilir, hem klasik tarzda bir RYO'ya hayat verilmesine katkıda bulunabilir hem de oyun çıktığında ona ücretsiz sahip olabilirsiniz. Kickstarter Amazon Payments ile birlikte çalışıyor ve bağışladığınız para yalnızca kampanya başarıya ulaşırsa hesabınızdan alınıyor. Ulaşamazsa kartınızdan hiçbir tutar çekilmiyor. Aşağıda sırasıyla Deathfire'ın Kickstarter sayfası ve oyunun resmi sayfasının linkleri bulunuyor:

    http://www.kickstarter.com/projects/g3studios/deathfire-ruins-of-nethermore/

    http://deathfiregame.com/


    Realms Of Arkania serisi, Fallout 2, Planescape Torment oyunlarının yapımcı kadrosunda yer almış Guido Henkel'den yeni bir RYO yolda arkadaşlar. 2000li yılların başında oyunların yayıncı firmaların tekeline girmesi, yaratıcılığın arkaplana itilmesi, RYO öğelerinin yitip gitmesi ve parlak fikirlerine destek çıkacak yayıncı firma bulamaması sebebiyle sektörden uzaklaşan Guido; 2012'de Kickstarter'ın oyunlar için yeni bir umut kapısı olmasıyla tekrar RYO pazarında şansını denemeye karar verdi. İlk Kickstarter projesi olan ve geçen sene bu zamanlarda kampanyası başlatılan Thorvalla maalesef güzel fikirler barındırsa da firmanın acemiliğine geldi ve istedikleri tutarı elde edemedier. Şimdi 8 aylık bir çalışmadan sonra şekillendirdikleri yeni oyunları Deathfire: Ruins of Nethermore için bağış topluyorlar.

    Oyun birinci kişi bakış açısından oynanan, parti ve sıra tabanlı, eski tarz bir RYO olacak. Unity oyun motoru ile yapılan mekan ve yaratıklar da şahane görünüyor. Yeni oyunlardan Legends of Grimrock'ı oynayıp sevdiyseniz, Might&Magic X: Legacy'nin Early Edition'ını deneyip bayıldıysanız bu oyun tam size göre. Ya da belki eski kurtlardansınız. Realms Of Arkania, Wizardry, Eye of Beholder serilerine ucundan kıyısından bulaştıysanız ve o günleri özlemle yad ediyorsanız asıl bu oyun size göre.

    Hedefleri 390.000 $. Biraz yavaş bir başlangıç yaptılar. (Bu yazıyı yazarken 33.869 $ toplamışlardı). Ancak daha 29 gün var ve Allah'tan ümit kesilmez. Benim gibi siz de bu oyunun gerçeğe dönüşmesini istiyor ve kredi kartınızda da bu uğurda harcayabileceğiniz birkaç dolarınız varsa hemen aşağıdaki adrese girip bağışta bulunun derim:

    http://www.kickstarter.com/projects/g3studios/deathfire-ruins-of-nethermore

    İlginç bir küçük not: Planescape Torment oyununun kapağındaki Nameless One'ın yüzü Guido Henkel'in yüzüne makyaj yapılmayla oluşturulmuştur.

    Temel Bilgiler ve İstatistikler
    Aktiflik: Şu anda DH'de değil
    Son Giriş: 6 ay önce
    Son Mesaj Zamanı: 7 ay
    Mesaj Sayısı: 2.999
    Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 3.084
    İkinci El Bölümü Mesajları: 4
    Konularının görüntülenme sayısı: 1.027.434 (Bu ay: 924)
    Toplam aldığı artı oy sayısı: 275 (Bu hafta: 0)
    En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Oyun
    Mesajları
    İkinci El Referansları
    - x
    Bildirim
    mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.