|
Ölüm dediğimiz şey belki de sadece fiziksel bedenin (et ve kemiğin) iflas etmesidir. Peki ya zihnimiz, farkındalığımız, yani bilincimiz ne oluyor? Kuantum fiziğindeki enerji yasalarını ve kadim felsefeleri düşününce, bilincin yok olmadığını, sadece boyut değiştirdiğini savunan çok güçlü teoriler var. Bunun en büyük kanıtı aslında tıp dünyasında saklı. Bu dünyada deliren, demans veya Alzheimer olan birinin aslında bilinci yok olmuyor; sadece bilinci dünyaya aktaran fiziksel beyni (yani donanımı) bozuluyor. Ölümle birlikte bu bozuk et parçası devreden çıktığında, bilincin aniden tamamen berraklaştığı ve özgürleştiği fikri çok mantıklı geliyor. Eğer ölümden sonra yanımızda götüreceğimiz tek şey bu bilinçse, onu bu dünyada ne kadar geliştirdiğimiz, ne kadar genişlettiğimiz ve ne kadar arındırdığımız hayati bir önem kazanıyor. Yani bilinci ve farkındalığı geliştirmenin faydasını öldükten sonraki o sonsuz yolculukta da görmeye devam edecek olabiliriz. Bu dünyaya kör ve dar bir bilinçle veda edenle, yüksek bir farkındalıkla veda edenin ölüm sonrası deneyimi aynı olabilir mi? Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? (Not: Konunun tamamen nöroloji, kuantum fiziği ve felsefe zemininde tartışılmasını rica ediyorum. Lütfen klasik dini sohbetlere, fıkıh kalıplarına ve inanç polemiklerine girerek konunun özünü saptırmayalım.) |
|
_____________________________
|




Yeni Kayıt

1 Mobil
Konudaki Resimler






