Şimdi Ara

Neden çalışıyoruz? Son 10 yılımız için mi?

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
72
Cevap
18
Favori
5.895
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
1 oy
Sayfa: 1234
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  • Hiçbir yere gitmeden ve hiçbir model göstermeden kendimizden çıkalım yola. Niçin çalışıyoruz? Bildik şeyleri tekrar etmeden kalıplaşmış ve toplumun genel kanaatlerini yansıtan düşüncelerden şöyle bir sıyrılarak tekrar soralım kendimize: "Niçin çalışıyoruz?" Birilerine muhtaç olmamak ve önce kendimizin, sonra da ailemizin rızkını temin etmek içinse o halde devamı neden? Kazandıkça tükettiğimiz gerçeğinden hareket edersek eğer, kazandıkça farklı bir ihtiyaç çıkacak karşımıza ve bu ihtiyaçlar hiçbir zaman bitmeyeceğinden daha çok çalışma gereğini duyacağız. İşte bu sürecin sonunda en acı gerçekle karşılaşacağız: "SAHİP OLMAK" için çalışırken; sahip olduklarımızı kaybedeceğiz.

    Insanın kendi işine sahip olmaması durumunda verebileceği en doğal tepki olmalı çalışmak istememek...
    *En iyi* ihtimalle hayatın şöyle olur
    Kurumsallaşmış bir şirkette çalışmayı ele alalım.
    Bir gökdelen diyelim biz bu şirkete, 50 katlı olsun. Koskocaman bir şirket işte.. Şimdi bu şirketin 48 katı bizi ilgilendirsin. o katların her birinde 1 şef olsun, o şefler her 6 katta bir bulunan müdürlere bağlı olsun, müdürler 16 katta bir bulunan daha müdür insanlara bağlı olsun ve 48. kat en müdürlük olsun. Bunun dışında da 49. katta CEO bulunsun ki siz bu katı muhtemelen göremeyecek olun ve 50. katta da sahipler, ortaklar, yani en en patronlar bulunsun ki o katları kayıtsız şartsız göremeyeceksiniz. Şimdi bu şirkette de, ilk 48 katta olmak üzere, en iyi pozisyonda bulunun - en müdür/genel müdür. Size bağlı bir sürü insan olsun, harika bir kariyeriniz olsun, aylık maaşınız 10000TL olsun (bu maaşı da verecek şirket yoktur da, hadi neyse), arabanızı, benzininizi, ev kiranızı, telefon faturanızı ve bilimum masrafınızı şirket karşılıyor olsun, evladınızın eğitim masrafı dahil... Yani paraya para demeyin diyelim. Bir de emekliliğiniz olsun, sizin ve çocuklarınızın hayatı da garanti altında olsun. böyle bir hayat hayal edin işte.

    Peki arkadaşım soruyorum sana;

    Bu parayı ne yapacaksın, nerede yiyeceksin?

    Yani şimdi bir yerini silsen, sobada yaksan, bitmez tükenmez imkan ve para sahibisin de, haftanın 6 günü sabah 8 akşam 6, cumartesi öğlene kadar çalışıyorsun, pazar telefonun durmaz, etmez... E hani senin paran vardı? Yılda 15 gün zor aldığın izinde mi yiyeceksin? E senin karın vardı? Sevimlilik abidesi küçük kızın ve zibidi abisi? Hayallerin vardı hani, yelkenle bilmem nerelere gitmek gibi? 57 yaşında mı yapacaksın bunu? Peki ya ekstrem sporlara olan merakın? Bilgisayar oyunlarına olan bağımlılığın? Yani insan olduğunu anladığın bir sürü alışkanlığın, davranışın, hareketin, isteklerin...

    Bunların yanı sıra, şimdi o 50. kattaki zibidiler varya hani, muhtemelen golf oynayan; onları bir düşün. Pişmaniye olmuş tipler değil mi? şimdi sen, altındaki milyon tane insan evladıyla uğraş, üstündekilere rapor verirken süklüm püklüm ol, yapılan işin hacminden zaten haberin var, düşünmez misin kim yapıyor bu işi? Cevabı aşikar tabi; sen ve akranların. Hatta altındakilerin çoğu... E şimdi - diyelim - 5 milyon dolarlık bir iş yapılıyor, sen alıyorsun 10000TL, bir de harcayamıyorsun ve tabiri caizse sürünüyorsun, bu 49. ve 50. kattaki dayılar da bütün gün golf oynayarak bu parayı kütür kütür yiyorlar. Oldu mu? Olmadı... Hayatımız boyunca koyun gibi gidiyoruz kariyer peşinde, bilgi nerede biz orada, mücadeleler veriyoruz, kazanıyoruz, kaybediyoruz... Bir yandan da ideolojik çatışmalar, siyaset, hükümet, din, kültür, ahlak, aile, evlat, mok, püsür... Beyin kalır mı geriye? ı ıh.. yüzyıllardır özgürlük için mücadeleler veriliyor ya dünyada, lafı geçti mi mangalda kül bırakmamamız lazım ki bırakmayız da. Yerine göre özgür olduğumuzu da düşünürüz, ederiz. mevzubahis hayat şartlarına sahip, yada bunları hayal eden bir insan evladı mısın? Sorarım sana arkadaşım: peki bu durum kölelik değil de nedir?

    Ben bu şekilde çalışmak istemiyorum! Tembellik olarak değil, dini inancı olan birisi değilim.Dünyaya bir kere geleceğiz ve onda da 15 yıl okuduktan sonra 30-40 yıl çalışacağım.Hayatımın verimsiz yıllarında, gençliğimi kaybettiğimde ise çalışmamın karşılığını alacağım? Son 10 yılımı güzel geçirmek için hayatım boyunca çalışacak mıyım?

    Bu dürtüyle bir çok yazılımcı sağlam bir site/aplikasyon/herhangi bir şey bulup ömür boyu böyle yaşamamak, bu kadar çalışmamak için deli gibi fikir arayışı içinde değiller mi? Başarılı olanlardan birkaçı facebook,youtube,google,amazon,yemeksepeti vs. vs.

    Çalışmak bir çeşit esarettir. sistem sizi krediler yoluyla borçlandırır, sonra borçları ödemek için daha çok çalışmak zorunda bırakır. Daha çok mal edinme hırsı modern köleliktir. Insanların bu kadar çalışmaya ihtiyacı yoktur, ne kadar çalışırsan çalış, yiyeceğin bir tabak yemektir, ne kadar ev alırsan al, sadece bir evde oturabilirsin. Para bankada digital bir rakamdır. Hiçbir işe yaramaz. sevemezsin,dokunamazsın.

    "Iyi tamam haklısın da yani çalışma mı diyorsun bize? Ihtiyaçlarımızı nasıl karşılayacağız?" vs. diyenleri duyabiliyorum. Buna ben şu an cevap veremiyorum, çözümüm yok yani, böyle bir derleme yaptım belki birileri gaza gelir de çözüm bulur diye Bunu tartışalım "Iyi peki de ne yapalım?"

    Bir de bir ekip oluşturmak istiyorum o 3 paragraf yukarda gördüğünüz gibi " site/aplikasyon/herhangi bir şey bulup ömür boyu böyle yaşamamak, bu kadar çalışmamak için deli gibi fikir arayışı içinde" olanlardan 50. katta olmak isteyenlerden bir ekip, yaratıcı bir ekip, fikir ekibi Özel mesajlarla bana ulaşın, ciddi bir proje



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi -- 31 Ekim 2012; 1:00:56 >



    _____________________________




  • sürekli bir yerlerden bir yerlere koşturan çılgın 21. yy insanının üzerinde düşünmesi gereken kısa bir hikayedir.

    *****************************
    amerikalı bir zengin işadamı, bir iş seyahati sırasında küçük bir meksika köyü kasabasına uğrar. limanda gezerken, ağzına kadar balık dolu küçük bir teknenin içinde oturan bir balıkçı dikkatini çeker. merakla yanına yaklaşır ve sorar,
    "merhaba, bu balıkları yakalamak ne kadar zamanını aldı ?"
    balıkçı, tümünü bir-iki saate yakaladığını söyler. yabancı adam bu kez, niçin daha uzun süre kalıp daha fazla balık yakalamadığını sorar. balıkçı, ailesinin geçimi için bu kadarının yettiğini söyler.
    amerikalı işadamı merakla balıkçıya kalan zamanını nasıl geçirdiğini sorar. balıkçı anlatır,
    "geç vakit yatarım, sabah birazcık balık yakalarım. sonra çocuklarımla oynarım, öğleyin de karım maria ile biraz siesta yaparım. akşamları, amigolarla beraber gitar çalıp beraber eğleniriz. dolu ve meşgul bir yaşantım var efendim"
    amerikalı gerinerek, "benim harvard'dan masterım var ve sana yardım edebilirim. balık tutmak için daha çok zaman ayırmalı ve daha büyük bir tekne ile çalışmalısın. bu tekneden elde edeceğin gelirle daha büyük tekneler alırsın. kısa surede bir balıkçı filosuna sahip olursun. böylelikle, yakaladığın balıkları aracılara değil doğrudan doğruya işleme tesislerine satarsın. hatta kendi balık fabrikanı bile kurabilirsin. balıkçılık sektöründe bir numara olursun"
    ve amerikalı devam eder, "tabii bunları yapman için öncelikle bu küçük balıkçı kasabasını terk edip mexico city'ye, daha sonra los angeles'e ve en sonunda holdingini genişletebileceğin new york'a yerleşirsin"
    balıkçı düşünceli vaziyette sorar, "peki bayım, bu anlattıklarınız ne kadar zaman alır ?"
    amerikalı yanıtlar, "15-20 yıl kadar"
    "peki bundan sonra efendim?" diye sorar balıkçı...
    amerikalı güler, "simdi anlatacağım en iyi tarafı! zamanı geldiğinde, şirketini halka açarsın ve şirketinin hisselerini iyi paraya satarsın! kısa zamanda zengin olup milyonlar kazanırsın!"
    "milyonlar?" der.
    meksikalı, "eee...sonra bayım?"
    amerikalı, "ondan sonra emekli olursun. geç vakitlerde yatabileceğin küçük bir balıkçı kasabasına yerleşirsin, istersen zevk için biraz balık tutarsın, çocuklarınla oynayacak, karınla siesta yapacak zamanın olur, akşamları da arkadaşlarınla gitar çalar eğlenirsin. nasıl, mükemmel değil mi?"
    -çok güzel de ben şu an başka ne yapıyorum ki!
    *****************************
  • Yazdıklarının çoğuna katılıyorum,bu farkındalığa gelen bir insan için hayat günümüzde zor olmalı.(yaklaşık 10yıldır aklımı yorduğum bir konu).Yalnız seninde 50.katta olup onlara katılmayı istemen kısmına katılmıyorum,eğer ben 50.katta olursam anında katları yıkarım,daha farklı bir şirket yapısı kurarım eğer mevcut sisteme girmişsem.

    Bu soruna hafif bir çözüm şu,kendine uygun bir iş belki bulabilirsiniz.Çok kazanmak madem önemli değil,bir tur rehberi olmak veya pastahane açıp kendi pastaböreğini ellerinle severek yapmak veya müziğe düşkünlük,birikimin varsa kendi barını açmak vs vs (bunların çoğu için sermaye gerekir biliyorum.)

    Bence asıl önemli olan şu,ilerdede bu antikapitalist tutumu sürdürebilmek.

    Kolay gelsin.
    _____________________________
  • hayatın boyunca çalışacaksın ama son 10 yılında iyi geçmeyecek.Hiç bir şey olmazsa sağlık sorunu olur.
    O yaşa kadar hayatta kalacağının garantisi de yok.
    Kısaca hayatının hiç bir bölümü iyi geçmeyecek.
    Bugün zengin olanlar bile sürekli çalışıyor, parasını keyifle harcayamıyor bile.
    O yüzden sevebileceğin bir iş bulacaksın, öyle vakit geçireceksin.Evlenirsen zaten yandın, artık sadece sistemin kölesi değilsin, ailene bakabilmek için o sistemde bağımlısın.Neden evlilik baskısı var sanıyorsun.İnsanları köle olmaya mecbur bırakmak ve gönüllü köleler yaratmak için.Sen işi beğenmezsen her zaman aynı işi daha düşül fiyata yapacak birisi çıkar.

    < Bu ileti tablet sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • Yazdiklarina katiliyorum.Sen o kadar calis cabala . SBS , OSS , YGS , LYS her neyse gir sinavlara sonunda ne olacak? Bunlarin hic birine girmeyen birinin calisani olacaksin.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    "If you don't like the hand that fate's dealt you, fight for a new one."
  • sürekli bir yerlerden bir yerlere koşturan çılgın 21. yy insanının üzerinde düşünmesi gereken kısa bir hikayedir.

    *****************************
    amerikalı bir zengin işadamı, bir iş seyahati sırasında küçük bir meksika köyü kasabasına uğrar. limanda gezerken, ağzına kadar balık dolu küçük bir teknenin içinde oturan bir balıkçı dikkatini çeker. merakla yanına yaklaşır ve sorar,
    "merhaba, bu balıkları yakalamak ne kadar zamanını aldı ?"
    balıkçı, tümünü bir-iki saate yakaladığını söyler. yabancı adam bu kez, niçin daha uzun süre kalıp daha fazla balık yakalamadığını sorar. balıkçı, ailesinin geçimi için bu kadarının yettiğini söyler.
    amerikalı işadamı merakla balıkçıya kalan zamanını nasıl geçirdiğini sorar. balıkçı anlatır,
    "geç vakit yatarım, sabah birazcık balık yakalarım. sonra çocuklarımla oynarım, öğleyin de karım maria ile biraz siesta yaparım. akşamları, amigolarla beraber gitar çalıp beraber eğleniriz. dolu ve meşgul bir yaşantım var efendim"
    amerikalı gerinerek, "benim harvard'dan masterım var ve sana yardım edebilirim. balık tutmak için daha çok zaman ayırmalı ve daha büyük bir tekne ile çalışmalısın. bu tekneden elde edeceğin gelirle daha büyük tekneler alırsın. kısa surede bir balıkçı filosuna sahip olursun. böylelikle, yakaladığın balıkları aracılara değil doğrudan doğruya işleme tesislerine satarsın. hatta kendi balık fabrikanı bile kurabilirsin. balıkçılık sektöründe bir numara olursun"
    ve amerikalı devam eder, "tabii bunları yapman için öncelikle bu küçük balıkçı kasabasını terk edip mexico city'ye, daha sonra los angeles'e ve en sonunda holdingini genişletebileceğin new york'a yerleşirsin"
    balıkçı düşünceli vaziyette sorar, "peki bayım, bu anlattıklarınız ne kadar zaman alır ?"
    amerikalı yanıtlar, "15-20 yıl kadar"
    "peki bundan sonra efendim?" diye sorar balıkçı...
    amerikalı güler, "simdi anlatacağım en iyi tarafı! zamanı geldiğinde, şirketini halka açarsın ve şirketinin hisselerini iyi paraya satarsın! kısa zamanda zengin olup milyonlar kazanırsın!"
    "milyonlar?" der.
    meksikalı, "eee...sonra bayım?"
    amerikalı, "ondan sonra emekli olursun. geç vakitlerde yatabileceğin küçük bir balıkçı kasabasına yerleşirsin, istersen zevk için biraz balık tutarsın, çocuklarınla oynayacak, karınla siesta yapacak zamanın olur, akşamları da arkadaşlarınla gitar çalar eğlenirsin. nasıl, mükemmel değil mi?"
    -çok güzel de ben şu an başka ne yapıyorum ki!
    *****************************

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________




  • Birilerini dahada zengin etmek için çalışıyoruz.
    _____________________________
  • sanki sonsuza kadar yaşayacakmışsın gibi çalışacaksın.sanki hemen ölecekmişsin gibide haksızlıktan uzak duracaksın.kıyametin koptugunu görsen dahi ağacı,elindeki fidanı dikeceksin."nasıl olsa kıyamet kopuyor,bu fidanı diksem ne olacak"düşüncesi kesinlikle yapmayacaksın.
    _____________________________
    _-_ Bu çam çok kozak döktü. Osmanlı'yı çam bilirseniz yanılırsınız.Bu çam Osmanlı gibi çok kozak dötü.
  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
  • yazını okumadım ama okuyacağıma söz veriyorum sadece soruna cevap vermek istiyorum

    neden çalışıyoruz? birilerini daha fazla zengin etmek için
    _____________________________
    .
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Rang-e khoda


    quote:

    Orijinalden alıntı: HavvasTeknolojisi

    sanki sonsuza kadar yaşayacakmışsın gibi çalışacaksın.sanki hemen ölecekmişsin gibide haksızlıktan uzak duracaksın.kıyametin koptugunu görsen dahi ağacı,elindeki fidanı dikeceksin."nasıl olsa kıyamet kopuyor,bu fidanı diksem ne olacak"düşüncesi kesinlikle yapmayacaksın.

    bu sözler kapitalizme daha çok teşvik eder. dinle ilgili yerleri hariç tutuyorum.

    optimist, paylaştığın hikaye de çok güzel gerçekten..

    konuya gelirsek, 50. kattakiler de muhtemelen o katlardan önce 48'lerde dolanıyordu.
    facebook, google vb. fikir zenginlikleri hariç..

    hep düşünüyorum, misal microsoft'un sahibiyim; anında şirketi satıp hayatıma bakarım. bütün güzellikleri yaşardım.

    iki ineği olan kişinin;
    sosyolizim,ineğin birini alır,komşusuna verirmiş.
    komunizm,ineğin ikisini alır sahibine süt verirmiş
    faşizm,ineğin ikisini alır sütünü sahibine para ile satarmış
    kapitalizm,ineğin birini alır daha çok inek üretilmesi için dana verirmiş.
    kapitalizm günümüzde hiç iyi değil.ama aç gözlülük,bencillik ve ego gibi alt seviyeli kavramlar,eğitim ile yok edilirse,kapitalizm hepimizi mutlu eder.
    _____________________________
    _-_ Bu çam çok kozak döktü. Osmanlı'yı çam bilirseniz yanılırsınız.Bu çam Osmanlı gibi çok kozak dötü.




  • burada gerçekten zeki insanlar görüyorum.başakalarını zengin etmek için çalışıyoruz.tabiki büyük şirketlerde çalışanlar için böyle en iyisi kendi işini yapmaktır açacaksın bir dükkan falan istediğin gibi yaşa oh ne güzel.
    _____________________________
  • Yavaş yavaş çürüyüp kanserden ölmek için
    Şu an yaptığım iş 4 yılda beni akıl hastası yaptı
    Kalan 4 yılda da canıma kıyarım elbet
    _____________________________
    Bazıları hayatı dolu dolu yaşar. Bazıları ise yavaşça akıp geçmesini bekler. Ama hayatı biryerde yakaladın mı, işte O zaman muhteşem birşey olur...
  • olayın özü optimistin anlattığı hikayede geçiyor.
    tembel olarak adlandırılıyoruz aslında. peki bu kavram, bizi ya kandırmak için ortaya atılmışsa? bunu düşünmek şu an için sadece zaman kaybı. çünkü hazırlamamız gereken raporlar var. yapmamız gereken ayak işleri, haftada sadece 1 gün dinlenmiş vaziyette gezebilme hakkımız var. ertesi gün işbaşı ama, gece 12 de eve dönmek gerek...

    hayatlarımıza tecavüz ediliyor. kaynaklarımız aynı iken, krizler sonrası milyonlarca insan aç kalabiliyor. kapitalizm akıllı bir sistem. kendisini sosyalizme yakın bir sisteme devirmemek için, elindeki kozları tüm gücüyle(işsizlik, krizler, savaşlar, medya manipülasyonu, düşünmemizi engelleyen meşguliyetler.) kullanıyor. ama yukarıdakine benzer kurduğumuz her cümle, zekası tescilli(!) insanlar tarafından komplo teorisi olarak adlandırılıyor. evet komplo var ortada, ama bize yönelik.

    çok çalışan ve çocuklarına güzel bir hayat sunan bir baba, çocukarının da üst düzey bir iş bulmasıyla ve de evlenip üremesiyle mutlu olur. babanın çocukları da çok çalışkan ve baba gibi şefkat doludur. 20 tane daire alsalar bile, çocuklarının birisi doktor diğeri de mühendis olmuştur. aynı şekilde onların çocukları da. bu insanlar ideal bir yaşama sahip olsalar da, bu döngüde kalmaya mahkumdurlar. buna bir çözüm yok. en azından ben bulamadım. ancak, yoğun işçi ve emekçi gücü, ayaklar altında süpürge olmaya devam ettikçe; az sayıda kalan kalifiye meslekler de boyundan büyük sorumluluklara sahip olacak. bu yüzden okuyup öss de iyi bir puan alma amacımız, daha çok inekleyebilme hakkını elde etmekten öteye gidemiyor. çünkü eğitim yetersiz ve çapulculuk gençlerimizin en sevdiği şey. o halde, ileride kalifiye olmayan sürüsüyle insan olmaya devam edecektir. sayısı sınırlı kalan ise yine kalifiye meslek erbapları. burada, dağılımı iyi yapıp; insanlığın araştırmalarını "para kazanmaya yönelik gizli bilgiler topluluğu" olarak görmek yerine, iş bölümü ve kaynak kullanımı temeline dayanarak yapabilseydik çok daha güzel olabilirdi. bunun için de, çapulcu olan insanların minimum da kalıp; ortalama bir insanın bile üst düzey bilgi ve analitik zekaya sahip olabilmesi gerekiyor. böylece yapması zor olan, ya da sınavlarla girilen ancak; sosyal hayatı da mahveden bu işleri paylaşabiliriz. bunun için de, medya manipülasyonu denilen şeytanın, örümcek beyinlilerin, kafamızı bir an bile işin başından kaldırıp sorgulamamıza izin vermeyen bu sistemin zorunluluğunun etkisinin olabildiğince düşük tutulması gerekir. tabi bir çözümüm yok ama, aklımdan geçenler de bunlar. bir çok noktadan açık verebilir. ne de olsa konu sahibinin muhabbet edesi var galiba:)
    sonuç olarak, muhtemelen kanserden, stresten öleceğimiz için emekliliğe bile ulaşamayacağız gibi geliyor bana.
    yalnız, bu düşünce motivasyonu çürüten bir düşüncedir. saplantıya neden olur. bunun da bilincinde olunmalı...
    _____________________________
    kutu kutu vazelinler...




  • Merhaba arkadaşlar ölmüş konuyu canlandırdık ama bende sizlerle aynı düşüncelere sahibim. Fight Club filmini bilenler bilir, bizi günümüzü en iyi anlatan bir filmdir gerçekten oradan bir alıntı olarak.
    quote:


    Hepimiz heba oluyoruz. Lanet olsun, bütün bir nesil benzin pompalıyor, garsonluk yapıyor, ya da beyaz yakalı köle olmuş. Reklamlar yüzünden araba ve kıyafet peşinde. Nefret ettiğimiz işlerde çalışıyor, gereksiz şeyler alıyoruz. Bizler tarihin ortanca çocuklarıyız. Bir acımız yok, ne büyük savaşı ne de büyük buhranı yaşadık. Bizim savaşımız ruhani bir savaş. Ve bunalımımız kendi hayatlarımız.


    çok doğru bence, 50 yaşımızdan sonra mutlu olalım diye şu günlerimizi bitirmek zorundamıyız?
    _____________________________
    Mobile : Xperia Z3 - Iphone 4S- Computer : Asus N56-VZ - Football Team : Beşiktaş - Juventus - Game : Half Life All Story Series C#

    Mind Box
  • Amerika Birlesik Devletleri'nde yapilan bir arastirmaya gore, bir seviyeden sonra kazanilan para insanlarda metamfetamin ile ayni bagimlilik ve hazza neden oluyormus.

    Vehbi Koc'un her sabah 06:00'da kalkip herkesten once ise gitmesinin nedeni bu bagimlilikmis; adama senelerce bosuna kizmisim :)

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: TuVNeRa

    Yavaş yavaş çürüyüp kanserden ölmek için
    Şu an yaptığım iş 4 yılda beni akıl hastası yaptı
    Kalan 4 yılda da canıma kıyarım elbet

    İş değiştirdinmi hocam? güncel durum ne? :)


    Konuya dönersem,bu sistem elbet yıkılıcak/değişicek.Çünkü sürdülemez bir sistem,sınırlı kaynakları,sınırsızca tüketmeye ve para üzerine kurulu.Küresel ısınma zaten 2025'ten itibaren ana gündem olucak ve dünyanın canını okumaya başlıyacak.Temiz suda,sağlıklı toprak/besinlerde hızla azalmakta.

    Örneğin ortalama bir çinli bir amerikalı(10'da biri kadar tüketir yaklaşık) kadar tüketicek olsa dünyadaki tüm kaynaklar bile karşılamakta yetersiz kalıcaktır.

    Farkettiyseniz son 5 yılda sürdürebilirlik lanında yoğun çalışma var,sistem kendini kurtarıcak yollar arıyor.Uzaydan kaynak sağlıyıcak zamanımız bile yok.Uzay madenciliği başlıcak yakın yıllarda ama bu yetersiz kalıcak oldukça.

    Şuan dünyada 1 milyar kişi temiz suya ulaşamıyor ve yılda milyonlarca kişi bu yüzden ölüyor,bu tırmanarak artmaya devam edicek.

    Gelişmiş ülkelerdeki ekonomik kriz asla sonlanmaz hatta daha beter olucak,2015-2016 en geç 2017'de ciddi kriz bekleniyor.

    Gelişmiş ülkelerdeki refah düştükçe sistem dahada sorgulanır hal alıcak.Refah zayıf karın bu meselede adeta çünkü mesela bir amerikalı zengin rahat yaşarken ırağa-afrikaya ordaki zulüm,eşitsizliğe göz yumabilir ama kendi refağıda kötüleştikçe,bu ülkelerdeki eşitsizliğe-zulüme ne gerek var? ne kazandıkki? diye sorgulamaya başlar kendini.

    Örneğin sizin bir çiftliğiniz var eski çağlarda,zenginlik içinde aileniz yüzyıllardır yaşıyor ve köleleriniz var.Kendi görkemli hayatınızda köleleri umursamıyorsunuz.Ama bir süre sonra zenginliğiniz kaybolmaya başlıyor,köleyle aranızdaki fark azalıyor (empati yaparız kendimize yakın olanlarla),sizde bu köleliği yapıyorumda ne oluyor benden pek farkları yok artık diye düşünmeye başlarsınız.Hatta onları salmak sizi ekonomik olarak ve vicdanen rahatlatabilir bile.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi w_wallace -- 8 Temmuz 2014; 14:27:38 >
    _____________________________




  • Bu sistemin değişmesi için öncelikle eğitim sisteminin kökten değişmesi gerekiyor. Her insana istediği mesleği yapma fırsatı verilmeli. Günümüzde olduğu gibi insanların sevmedikleri işlerde köle gibi çalıştırıldığı, kendini geliştirmesine imkan olmayan sistemin kalkması gerekiyor. Okullarda isteyen her çocuğun hoşuna giden bir mesleği öğrenmesi gerekiyor. Bu alanlara yönelip insanlığa ve kendisine daha faydalı bir birey olabilir. Kapitalist sistemde bu pek mümkün değil.
    _____________________________
  • Hümiyettin kullanıcısına yanıt
    Kapitalist sistem ile alakası yok. 80 milyonluk nüfusla bu mümkün değil. Eğer kişi kendini keşfederse gayette yapmak istediği mesleği yapabilir. Ama konu Türkiye olunca kimse gelip bana demesin "Ülkemizin gençleri sevmediği işlerde heba oluyor." diye. Senin ülkenin insanının hayattan anladığı şey zaten askerlik, evlilik ve KPSS'den ibaret. Tembel bir ülkeyiz, ve belki insanlar mecbur kalmasalar ne askere gidecekler ne de KPSS'ye girecekler. Ki o sınavın sonuçları da ortada. O kadar futbol yorumcusu ve programı var ama dönüp bakıyorsun Türk futbolu yine olduğu yerde sayıyor, millet o kadar futbol oynuyor orada burada ama hangisi kendini geliştirip yükselebiliyor? Kalçamız sıkıya gelmiyor afedersin.
    _____________________________

    Ah etmez Fenerbahçe'sine, sessizce kenara çekilir ve zaman onu haklı çıkarır.
  • Mr. Pink kullanıcısına yanıt
    Alakası var. İnsanları sadece tüketmeye ve mal hırsına yönlendiriyorlar. Memur olup devlete sırtını dayamaya çalışıyorlar. Bu insanların arasında farklı alanlarda çok başarılı olabilecek birçok kişi olabilir. Kişinin kendini keşfetmesi yeterli değil. Doğru ortam sağlanamazsa gelişim gösteremez. Mesela bu ülkede bilim adamı olmak isteyen birisi büyük ihtimalle işsiz kalacaktır. Yeterli imkan yok. Tabi ki insanımızın tembelliği de yadsınamaz. Küçüklükten itibaren ailelerde bu şekilde yetiştiriyorlar. Doktor, memur, avukat ol diye baskı yapıyorlar.Kapitalist sistemin getirisi olan para hırsını ön plana alıyorlar. Refah düzeyi yüksek bir ülkede, kalıpların dışına çıkabilen kişiler daha başarılı olabilir.

    Yani insanlar hayatlarını istedikleri doğrultuda şekillendiremiyorlar. Sanatçı yada bilim insanı olmak isteyen kişiler bu hedeflerini arka plana atmak zorunda kalıyorlar.
    _____________________________
  • TuVNeRa kullanıcısına yanıt
    mesleğiniz nedir?
    _____________________________
  • @Hümiyettin


    Bugün Ay'a nasıl insanlık çıktı ? Almanya sayesinde..

    Savaş döneminde bilim adamları tam gaz kendi ülkelerini savaşta öne geçirecek projelerle uğraşıyorlardı.

    Wernher von Braun belki savaş karşıtıydı , belki aşırı Alman milliyetçisiydi, bilemeyiz ama insanlığın uzaya çıkmasını sağlayan kişidir.

    Eğer bizim insanlarımızın da bu tür imaknları olsaydı kimbilir bu ülkenin zeki insanlarından neler çıkacaktı.

    ama insanlarımızın çoğu günlük yaşam mücadelesi ve endişeleriyle yaşamaktan bilim geliştirmeye fırsat bulamamaktalar.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi pleksiglass -- 10 Temmuz 2014; 2:37:51 >
  • 
Sayfa: 1234
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.