Şimdi Ara

Maaşım yetmiyor yinede arabasız yapamıyorum diyenler. (5. sayfa)

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
172
Cevap
0
Favori
10.866
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
0 oy
Öne Çıkar
Sayfa: önceki 34567
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Doğan.

    quote:

    Orijinalden alıntı: Caipirinha

    2-3 yıllık maaşını arabaya yatıranları anlamıyorum cidden.

    Arabanın değeri max 6 maaşın olmalı.

    6 maaş, 7 maaş çok saçma.

    Bizim eve aylık giren miktar 2.500 Tl + primdi burstu dövizdi aylık 4.500 civarı oluyor.

    Şimdi ben 30 Bin Tl 'den pahalı arabaya binemez miyim?

    60 Binlik arabaya biniyorum, zorlanmadan aldım, aldığımızda kenarda 20 Bin Tl 'de para kaldı. Yürütme maliyetininde 30 binlik araçtan farkı yok pek.

    Ee? Şimdi ben rahat rahat borçsuz harçsız, evim varken, kenarda param kalıyorken, biriktirmeye devam edebiliyorken, sırf 6 7 maaşımı geçmesin diye 60 binlik arabaya binmeyeyim mi?

    Çokta rahat biniyorum. Bu 6 maaş, 7 maaş olayları geçti artık.

    Ben aslında 4 kişilik bir aileyi örnek verdim, eğer tek başına 4500tl giriyorsa binersin yani 60 bin liralık arabaya.

    Ama devamlı değer kaybeden bir demir yığınına 1-2 senelik maaşların bağlanmasını doğru bulmuyorum, bu iyi bir tüketim alışkanlığı değil. Görüyoruz sonra insanlar arabanın taksidini ödeyemediği için icralik oluyor.




  • Araba özellikle evli+çocuklu ailelere ihtiyaç.gezmeyi boş versek bile , alış veriş ve ufak tefek hastane işleri için bile bir araç olmalı.
    Bir çok kişinin düştüğü hata , aracı aldıktan sonra binememesi.araba zaten hiç kullanılmasa bile belli bir gideri var.masrafları ( MTV,bakım,sigorta vs.) bütçeyi zorlayan bir araba olacağına varsın konforsuz olsun,kasası eski model olsun,koltuğu ısınmasın kıçım üşüsün ama lazım olunca götürsün-getirsin.
    Allah özellikle arabaya alışanların elinden almasın.Alışmayınca aranmıyor, ama alıştıktan sonra araba olmayınca çok koyuyor.
  • quote:

    Orijinalden alıntı: hknhc

    Başlığı görünce güldüm. Tam bana göre dedim. Kısaca anlatayım.
    1998 de öğretmen oldum. 2001 yılında 4000 tl ye doğan slx aldım. Arkadaşlarım İki kişi ortak başakşehirden 8000 tl ye ev aldılar. Bana da yalvardılar. Almadım. Bindim gezdim tozdum. Yıl 2006 arabayı 6500 tl ye sattım. Arkadaşlar evi 80.000 tl ye sattılar. Aynı yıl 12.500 tl ye polo aldım. arkadaşım aynı paryı peşinat yapıp bi ahbap müteahhitten ev aldı. Evinin taksiti 2009 yılında bitti. Gidip sıfır opel astra aldı. Ben de 2010 da arabayı 10500 tl sattım. 17500 tl ye seat cordoba aldım. 15 yıllık öğretmenim. Elimde üçün biri var. Başka da bişi yok. 15 yılda ev kirasına ödediğim para yuvarlak hesap 80.000 tl. Hala akıllanmadım. Arabayı 18.500 tl ye satmak için ilan vereceğim. Gidip 25 liraya bi araba alacağım. Ben salağım vesselam..


    Son cümlelerinizde çok güldüm
    İnsan önünde ki yıllarda ev fiyatlarını kestiremiyordu. Şimdi ailem ilk ev sonra araba alırsın diyor, ben halen önce arabanın derdindeyim. Bu yazınızdan sonra ev almak daha mantıklı geliyor artık




  • Olaya dümdüz değil, bir de dolaylı bakalım derim ben.

    İnsanlar neden çalışır, ihtiyaçlarını karşılamak için. Yeme, içme, barınma temel ihtiyaçlar. Ama hayat sadece temel ihtiyaçlarda oluşmuyor. Tatile çıkıyoruz, sinemaya gidiyoruz, akşam çıkıp içiyoruz, eğleniyoruz. Bunlar da ihtiyaç, hem de temel ihtiyaçlar kadar önemliler. İnsanlar sadece bedenlerden oluşan varlıklar değil, yani sadece bedeni doyurmakla bitmiyor iş. Bir de ruhu doyurmak var ki, modern dünyanın sağlık problemlerine bakarsanız sadece bedensel değil, psikolojik problemlerin de sayısı oldukça fazla. İnsanlar nane şekeri gibi depresyon hapları kullanıyorlar, Cipralex dediğiniz ilacı gidip eczaneden reçetesiz alıp kullanabiliyorsunuz, ve doktora dahi gitmeden kafasına göre bu hapı kullanan kişi sayısı oldukça fazla.

    Hal böyleyken, karnın doyması, sıcak bir yuva ne kadar önemliyse, hazlar da o kadar önemli. Ben kendi hayatıma bakıyorum, sabahın köründe kalkıyorum, akşamın 6'sına kadar çalışıyorum. Akşam eve geliyorum, yemeği yedikten sonra direkt sızıyorum. Bugün televizyonu dahi açmadım, Mayıs ayında ALES'e girmeyi planlıyorum, onun için biraz ders çalıştım. Şimdi bilgisayar başındayım, en geç 1 saat içinde uyumuş olacağım. Haftamın 6 günü bu şekilde geçiyor, geri kalan 1 gün o 6 günün yorgunluğunu atmaya yetmiyor.

    Şimdi, ben bu kadar çalışırken, eğer kendimi psikolojik olarak tatmin edemezsem, bu bana mutsuzluktan başka ne getirir? Hiç bir şey. Yemek veya barınmak insanı mutlu eder mi, eğer ekstrem koşullarda yaşamıyorsanız (Etiyopya, Sierra Leone gibi ülkelerde), etmez. Diğer insanların sizden kötü durumda olması, sizin kendinizi tatmin etme iç güdünüzü öldürmez, sadece biraz rahatsız eder. Onu da bir şekilde yardım ederek rahatlatırsınız zaten.

    Otomobil forumundaki üye sayısını, geçirilen zamanı hepimiz görüyoruz. Temel görevi kişiyi A noktasından B noktasına götürmek de olsa, bu kadar varyasyonu olan bir aracın sadece taşıma amaçlı üretildiğini söylemek dünyanın saçma iddiası olur. Otomobil de bir çok insan için bir haz kaynağı. Onlarca marka, yüzlerce dizayn, farklı hazları tatmin etmek için üretiliyorlar.

    Hal böyleyken, kendimden örnek verdiğim gibi bu kadar çok çalışırken, insan mutlu olduğu şeye sahip olmak istemez mi? Bence ister, en azından ben isterim. "Bu kadar çok çalışıyorum, neden" sorusunun bir cevabı olmalı, olmak zorunda. Eğer bunun bir cevabı yoksa, o zaman bu kadar çalışmanın bir anlamı da yok. İnsanlar bu yüzden harcama yapıyorlar, bu yüzden araba alıyorlar.

    Para biriktirme, kredi kartı kullanma gibi konulara gelirsek, "eskiden şöyleydi, artık böyle" gibi bir mukayeseye girmek çok mantıklı değil. Kredi kartı ve iç borçlanma artışı sadece Türkiye'de değil, bütün dünyanın gerçeği. Sebepler de ortada, hem eskiden insanların hazlarını tatmin edecek bu kadar farklı malzeme yoktu, hem de olan malzemelere ulaşmak bu kadar kolay değildi. Bundan 15 yıl önce TV almaya gitseniz, seçenekler belliydi. Şimdi gidip bir TV alayım deseniz, milyon tane çeşit var. 90'lı yılların sonuna kadar araba almak isteseniz kaç marka-model vardı, şu anda kaç marka model var? Dahası, artık bunlara ulaşmak çok kolay. Her yerde teknoloji marketleri var, bir çok şehirde otomobil galerileri var. Otomobil için demiyorum, ancak diğer teknolojilere ulaşabilmek için için yerinizden kalkmanıza bile gerek yok. Bilgisayarı açın, internete girin, istediğiniz malzemeyi seçin, kredi kartıyla ödeyin, 2 gün sonra istediğiniz şey kapınızın önünde! Yerinizden kıpırdamanıza bile gerek yok.

    "Eskiden biriktiriyorduk, şimdi biriktiremiyoruz". E eskinin imkanları ile bugünün imkanlarını rasyonel olarak karşılaştırırsanız, durumun böyle olması oldukça normal.

    Artık eskisinden daha çok çalışıyoruz, eskisinden daha çok yoruluyoruz, bazı şeyleri eskisinden daha fazla hak ettiğimizi düşünüyoruz. Maaş yetmese bile arabasız yapamamanın nedeni budur. "Bunu da yapamayacaksam bu kadar niye yoruluyorum?" sorusunu cevapsız bırakmak istemiyoruz, mutsuz olmak istemiyoruz. "Çalışıyorum, ama değiyor" demek istiyoruz. Verdiğimiz emeğin karşılığını somut olarak almak istiyoruz.

    Modern dünya, kapitalist sistem böyle bir şey işte.




  • araba bana kalırsa da gereklilik. tamam arabasız yapamam demiyorum ama arabanın olması hayatı çok çok hızlandırıyor.
    doğru araba alınırsa sorun da yaşanmaz. mesela yıllardır 0 araba alalım diye yalvarıyorum ama babamın cevabı net;
    araba en kolay iş, yarın öbür gün alırız, şimdi eve yatırım yapmak lazım. haksız da değil. bugün aldığın ev 5-10 sene sonra 2 katına çıkıyor.
    aldığın araba yarıya düşüyor, masrafları da saymıyoruz..

    ev konusunda da göçmenlerin örnek alınması gerek :) 89 da gelip de evi olmayan insan bulamazsınız, hatta çoğu 2. evi yapmıştır.
    e haliyle arabaları da var artık ..
  • 19 yaşındayım elimde avucumda hiç bişey yok kısacası çalısmıyorum bile liseyi bıraktım. Ama benim bile idaellerim var şimdiye kadar almak istediğim herşeyi aldım borcum var ama kapatırım çalısmıyoken kapatabiliyordum çoğu borcumu çalısıyoken kendimi düşünmek bile istemiyorum herneyse..

    Askerliğe 1 senem var o zaamana kadar askerlik için biraz para biriktirim , askerden gelince işe girer girmez yani kredi çekebildiğim zaman direk kredi çekip araba alıcam 25m ile 35m benim için idael 20 milyar kredi çeksem 10 milyarda askerden gelirken toplasam 7-8 milyar toplarım en fazla gelir gelmez işe girer girmez altıma araba almak istiyorum. benim yaşıtlarım yarısı aldı araba ya babasının parası ya annesının arabası ayağı hep. benim babam taksici ve onun kartalı var allah izin verirse onu bu yıl değiştircez.
    Benim istediğim şuanki araba Leon tek kapılılardan
    Kredi olayına gelince 20milyar ceksem ; aylık 200 200 öderim diye düşünüyorum tabi daha gencim ama hırslı biri değilim yani onu hemen alıyım bunu hemen alıyım demiyorum. her şeyin bi zamanı var



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi SerikFC -- 14 Şubat 2012; 2:03:27 >




  • Köpek gibi çalış..senin ömrünü verdiğin, iş yeri dediğin 4 duvarın sahibi her ay servetinin üstüne servet koysun..ona her şey hak olsun, kimse patron denen adamın aldığı yüzlerce milyarlık arabaları, evleri garipsemesin...satılan her parti maldan bir ev parası kazansın, sana 1000 lira versin.

    Bakarsan o da insan sen de..ona her şey hak..sana denilense "senin neyine"..

    Bu insanlar etten kemikten yaratılmışlar. Herkesin kazanciyla orantılı olarak ulaşabileceği maksimum konfora ulaşma hakkı var. Herkesin bu ölümlü dünyada kendisine mutluluk ve heyacan verecek şeylere sahip olma hakkı var..

    Bazı insanlar sadece çalışabilir, bazı insanlarsa dünya nimetlerinden faydalanabilir diye bir mantık olmamalı.

    Ben bin lira kazaniyorsam, ve iphone sahibi olmak beni mutlu edecekse, ne yapacağız şimdi.

    Benim neyime deyip, gidip bir nokia alıp mutsuz mu olmalıyım.

    Burda eleştirilmesi gereken, bu şartlarda bir insanin hala bin lira,alıyor olması. Bir telefonun iki bin liraya satılması.

    Insanlarin tek amacı patronun zenginligine zenginlik katmak değil, gelirine orantılı, maksimum konfora ulaşabilmek de olmalı. Hayatın konforuna, güzelliklerine sadece belli sayıda insanin ulaşma hakkı değil herkesin ulaşabilme hakkı olmalı.

    Insanlar eğer elestirecekse, dünyadaki sistemin, gelir dağılımının niçin sadece belli bir zümrenin konforlu hayat sürmesine olanak sağladığını elestirsinler.

    Benim iphone alma isteğimi değil.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >




  • Valla bu hırslı insanlardan nefret ediyorum, millete hava atmak için kredi çeker, attığı havada hava değil normal 50-60 binlik araba. Öyle bir araba alacağına çocuğunu iyi bir kolejde okut, erken yaşta yabancı dil öğrenip yaşıtlarına nazaran 5-0 önde başlasın. Üniversiteye gelince hazırlık sınıfını atlar, ordanda avantajı olur, her zaman avantajı olur.

    Öğretmen anne-baba var

    eve giren para 4000tl diyelim

    1500tl araba kredisi ödemek mi mantıklı

    O parayı çocuğun eğitimi için harcayıp TED kolejine mi göndermek mantıklı

    Babam zamanında maddi durumu o kadar iyi değilken annemi amerikaya yollamış orda doğum yapması için, 20 yıl önce o zamanın parasıyla baya bir para harcamış, bir sürü şeyden kısmış bunu yapmak için.

    Sonuç ne? Şu anda amerikan vatandaşlığım var, dünyada bütün ülkelere vizesiz gidebiliyorum, ilerde bu bile işveren önünde tercih edilme sebebi...



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Caipirinha -- 14 Şubat 2012; 3:25:18 >




  • Yaşım daha 19 acil tıp teknisyeniyim aylık gelirim 2000tl yi geçmiyor. Bu yaşta iyi para tek başımayım sonuçta ev geçindirmiyorum. Megane coupe aldım 1aylık inanılmaz borçlardan sonra sattım rahatladım şimdi altımda doğan var en azından param cebimde kalıyor istediğim yere istediğim şekilde gidiyorum parada arttırıyorum çok şükür, bana büyük ders oldu. Durumumu yeni düzelttim bahar aylarındada bütceme uyucak şekilde max 15000tl lik araba bakıcam.

    İş tamamen kimseye imrenip özenmeyip parana göre hareket etmekte. Şükür etmeyip beklentini fazla tutarsan borcunda olur paranda olmaz her ay sonu sürünürsünde. Kimse aa alinin mehmetin arabasına bak of ne araba falan demez kimse marlboro içiyo oh adamın keyfi yerinde demez. Önemli olan senin huzurun anca bu şekilde mutlu yaşayabilirsin zaten

    edit: imla.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi DcD-Semih -- 14 Şubat 2012; 3:29:49 >
  • babamlarla aynı evde yaşıyorum.

    annemin
    babamın
    benim maaşım var 3 üde toplamda gayet güzel maaşlar

    3 aydır borçsuz dolaşıyoruz çok şükür. benim iş yerim taa allahın unuttuğu yerde .

    mesaim uyuşmadığı içinde servisi kullanamıyorum. günde 100 km yol gidip geliyorum.

    mecbur araç bende kalıyor 6 gün . ama babama da araba lazım oluyor o yüzden el mahkum 2. bir araç alma süreci başladı.

    araç bizim aile için lüks değil su kadar yararlı bir icat. mecburuz aramızın olmasına.
  • Önce dahi anlamındaki -de yi öğren. Sonra gir, komünizm, kapitalizm, liberalizm konularına.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • quote:

    Orijinalden alıntı: superegoid

    Köpek gibi çalış..senin ömrünü verdiğin, iş yeri dediğin 4 duvarın sahibi her ay servetinin üstüne servet koysun..ona her şey hak olsun, kimse patron denen adamın aldığı yüzlerce milyarlık arabaları, evleri garipsemesin...satılan her parti maldan bir ev parası kazansın, sana 1000 lira versin.

    Bakarsan o da insan sen de..ona her şey hak..sana denilense "senin neyine"..

    Bu insanlar etten kemikten yaratılmışlar. Herkesin kazanciyla orantılı olarak ulaşabileceği maksimum konfora ulaşma hakkı var. Herkesin bu ölümlü dünyada kendisine mutluluk ve heyacan verecek şeylere sahip olma hakkı var..

    Bazı insanlar sadece çalışabilir, bazı insanlarsa dünya nimetlerinden faydalanabilir diye bir mantık olmamalı.

    Ben bin lira kazaniyorsam, ve iphone sahibi olmak beni mutlu edecekse, ne yapacağız şimdi.

    Benim neyime deyip, gidip bir nokia alıp mutsuz mu olmalıyım.

    Burda eleştirilmesi gereken, bu şartlarda bir insanin hala bin lira,alıyor olması. Bir telefonun iki bin liraya satılması.

    Insanlarin tek amacı patronun zenginligine zenginlik katmak değil, gelirine orantılı, maksimum konfora ulaşabilmek de olmalı. Hayatın konforuna, güzelliklerine sadece belli sayıda insanin ulaşma hakkı değil herkesin ulaşabilme hakkı olmalı.

    Insanlar eğer elestirecekse, dünyadaki sistemin, gelir dağılımının niçin sadece belli bir zümrenin konforlu hayat sürmesine olanak sağladığını elestirsinler.

    Benim iphone alma isteğimi değil.



    iphone'un mutluluk vermesi özelliklerinden değil herkeste olmayan bir şeye sahip olma duygusundan kaynaklanıyor, iphone herkeste olsa sen dahil hiç kimse iphone'u olduğu için mutlu olmazdı,




  • quote:

    Orijinalden alıntı: 26_____

    quote:

    Orijinalden alıntı: Atlas06

    Araba bence ihtiyaç. hele benim gibi evli ve bebekli olunca mecbur gerekiyor. benimde maaşım 1100 tl lanet iş yerinden 3 senedir zam alamıyorum, sürekli bir bahane. Araba konusunda ben çok dertliyim. Beş para etmez insanlardan iki kere posta yedim bu araba konusunda. O yüzden hırs yaptım ve İnşallah bir aksilik olmazsa yaza sono 10 bin lira civarında bir araç alcağım. beni,Eşimi ve 14 aylık kızımı kimseye muhtaç etmesin yeter. varsın eski olsun, varsın konforsuz olsun.

    abi valla sna hayran kaldım 1100 tlile evlilik ve çocuk abi bana akıl ver kurban olayım 2bin küsür alıyorum eleneceğim kişi çalışamazsa yaşayamam ölürüm diorum napıyım ben ya öliyim herhalde bu arada memurum

    Dikkatli olursan, öncelikli ihtiyaçtarını belirleyip ona göre bir harcama planı yaparsan 2 bin lira ile geçine bilirsin. 1100 ile ne kadar dikkat edersen et hele birde çocuk varsa geçinmen çok zor. Ailemden biraz destek alıyorum, alamadığım zamanlarda düğünde takılan küçük altınlardan 1-2 tanesini mecburen bozduruyoruz. Durum vahim anlayacağın.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >




  • quote:

    Orijinalden alıntı: Caipirinha

    quote:

    Orijinalden alıntı: ~Lion King~


    quote:

    Orijinalden alıntı: Caipirinha

    2-3 yıllık maaşını arabaya yatıranları anlamıyorum cidden.

    Arabanın değeri max 6 maaşın olmalı.

    Aylik 5 bin lira geliri olan 30 binlik arac mi almali yani?

    Evet

    30 bin liralık aracı aşağlar gibi oldu tavrınız

    5 bin lira yüksek bir maaş değil, türkiye standardında orta üstü sadece, gidip mercedese bmw ye binilcek bir maaş değil.

    Elbette aşagilamiyorum ama dedikleriniz çok tutarsiz laflar. Şu anda 30 bine 0 alinacak arac yok bile. Ki bir insan 5 binlik maaşı varsa en kotu 70-80 binlik arac rahatca alır. 2000 yilinda hic unutmuyorum babam uzay kasa vectra yerine ford taunus alacakmis pahali diye ancak kriz nedeniyle indirim olmus 12 bine filan almis. Diger yandanda 2 milyarlik maaş ve aldigi projelerin destegi ile ortaksiz apartman dikti. Demek istedigim 6 maaş hesabi tamamen gerçek dışı. Adam 5 milyar maaşa apartman bile diker ne 30 binlik aracı..

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >




  • quote:

    Orijinalden alıntı: hknhc

    Başlığı görünce güldüm. Tam bana göre dedim. Kısaca anlatayım.
    1998 de öğretmen oldum. 2001 yılında 4000 tl ye doğan slx aldım. Arkadaşlarım İki kişi ortak başakşehirden 8000 tl ye ev aldılar. Bana da yalvardılar. Almadım. Bindim gezdim tozdum. Yıl 2006 arabayı 6500 tl ye sattım. Arkadaşlar evi 80.000 tl ye sattılar. Aynı yıl 12.500 tl ye polo aldım. arkadaşım aynı paryı peşinat yapıp bi ahbap müteahhitten ev aldı. Evinin taksiti 2009 yılında bitti. Gidip sıfır opel astra aldı. Ben de 2010 da arabayı 10500 tl sattım. 17500 tl ye seat cordoba aldım. 15 yıllık öğretmenim. Elimde üçün biri var. Başka da bişi yok. 15 yılda ev kirasına ödediğim para yuvarlak hesap 80.000 tl. Hala akıllanmadım. Arabayı 18.500 tl ye satmak için ilan vereceğim. Gidip 25 liraya bi araba alacağım. Ben salağım vesselam..


    işte bu hocam

    önce ev almalı. sonra istersen maaşının 30 katına da araba alırsın. başka giderin kalmıyor.




  • quote:

    Orijinalden alıntı: ~Lion King~


    quote:

    Orijinalden alıntı: Caipirinha

    quote:

    Orijinalden alıntı: ~Lion King~


    quote:

    Orijinalden alıntı: Caipirinha

    2-3 yıllık maaşını arabaya yatıranları anlamıyorum cidden.

    Arabanın değeri max 6 maaşın olmalı.

    Aylik 5 bin lira geliri olan 30 binlik arac mi almali yani?

    Evet

    30 bin liralık aracı aşağlar gibi oldu tavrınız

    5 bin lira yüksek bir maaş değil, türkiye standardında orta üstü sadece, gidip mercedese bmw ye binilcek bir maaş değil.

    Elbette aşagilamiyorum ama dedikleriniz çok tutarsiz laflar. Şu anda 30 bine 0 alinacak arac yok bile. Ki bir insan 5 binlik maaşı varsa en kotu 70-80 binlik arac rahatca alır. 2000 yilinda hic unutmuyorum babam uzay kasa vectra yerine ford taunus alacakmis pahali diye ancak kriz nedeniyle indirim olmus 12 bine filan almis. Diger yandanda 2 milyarlik maaş ve aldigi projelerin destegi ile ortaksiz apartman dikti. Demek istedigim 6 maaş hesabi tamamen gerçek dışı. Adam 5 milyar maaşa apartman bile diker ne 30 binlik aracı..

    5000TL dediğin 2150 euro

    Her ay istediğin gibi harcayabilceğin 5000tl gelirin olsa(disposable income) 520d bile alırsın kredi çekip.

    4 kişilik aileye mensupsan, bakmakla mükellef olduğun 2 çocuğun var ise 5000tl yoksulluk sınırırın biraz daha yukarsı oluyor. Yani rahatlıkla 70000tl lik araba alamazsın, BİM den alışveriş yaparak, hafta sonu alışveriş merkezine gidip sadece vitrinleri izleyerek, dışarda yemek yemeyerek, kısaca bütün lükslerden kısarak sadece arabana çalışırsın kölesi olursun arabanın sonra birisi araban hakkında forumda ileri geri konuşunca sinirlenirsin çünkü kredi çekmişindir o arabaya çalışıyorsundur o arabanın kölesisindir.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Caipirinha -- 14 Şubat 2012; 10:24:37 >




  • quote:

    Orijinalden alıntı: Caipirinha

    quote:

    Orijinalden alıntı: ~Lion King~


    quote:

    Orijinalden alıntı: Caipirinha

    quote:

    Orijinalden alıntı: ~Lion King~


    quote:

    Orijinalden alıntı: Caipirinha

    2-3 yıllık maaşını arabaya yatıranları anlamıyorum cidden.

    Arabanın değeri max 6 maaşın olmalı.

    Aylik 5 bin lira geliri olan 30 binlik arac mi almali yani?

    Evet

    30 bin liralık aracı aşağlar gibi oldu tavrınız

    5 bin lira yüksek bir maaş değil, türkiye standardında orta üstü sadece, gidip mercedese bmw ye binilcek bir maaş değil.

    Elbette aşagilamiyorum ama dedikleriniz çok tutarsiz laflar. Şu anda 30 bine 0 alinacak arac yok bile. Ki bir insan 5 binlik maaşı varsa en kotu 70-80 binlik arac rahatca alır. 2000 yilinda hic unutmuyorum babam uzay kasa vectra yerine ford taunus alacakmis pahali diye ancak kriz nedeniyle indirim olmus 12 bine filan almis. Diger yandanda 2 milyarlik maaş ve aldigi projelerin destegi ile ortaksiz apartman dikti. Demek istedigim 6 maaş hesabi tamamen gerçek dışı. Adam 5 milyar maaşa apartman bile diker ne 30 binlik aracı..

    5000TL dediğin 2150 euro

    Her ay istediğin gibi harcayabilceğin 5000tl gelirin olsa(disposable income) 520d bile alırsın kredi çekip.

    4 kişilik aileye mensupsan, bakmakla mükellef olduğun 2 çocuğun var ise 5000tl yoksulluk sınırırın biraz daha yukarsı oluyor. Yani rahatlıkla 70000tl lik araba alamazsın, BİM den alışveriş yaparak, hafta sonu alışveriş merkezine gidip sadece vitrinleri izleyerek, dışarda yemek yemeyerek, kısaca bütün lükslerden kısarak sadece arabana çalışırsın kölesi olursun arabanın sonra birisi araban hakkında forumda ileri geri konuşunca sinirlenirsin çünkü kredi çekmişindir o arabaya çalışıyorsundur o arabanın kölesisindir.

    Forumdakilerin eminim yüzde 80i 5 bini aşkın maaş almıyordur ve konularda görüyoruz hepsinin altında 50 binin altında araç yok ve gayette güzel aktif yaşamlarını sürdürebiliyorlar. İstatistiklerde bunu gösteriyor. Demekki isteyince oluyormuş.




  • quote:

    Orijinalden alıntı: BaRiS

    Olaya dümdüz değil, bir de dolaylı bakalım derim ben.

    İnsanlar neden çalışır, ihtiyaçlarını karşılamak için. Yeme, içme, barınma temel ihtiyaçlar. Ama hayat sadece temel ihtiyaçlarda oluşmuyor. Tatile çıkıyoruz, sinemaya gidiyoruz, akşam çıkıp içiyoruz, eğleniyoruz. Bunlar da ihtiyaç, hem de temel ihtiyaçlar kadar önemliler. İnsanlar sadece bedenlerden oluşan varlıklar değil, yani sadece bedeni doyurmakla bitmiyor iş. Bir de ruhu doyurmak var ki, modern dünyanın sağlık problemlerine bakarsanız sadece bedensel değil, psikolojik problemlerin de sayısı oldukça fazla. İnsanlar nane şekeri gibi depresyon hapları kullanıyorlar, Cipralex dediğiniz ilacı gidip eczaneden reçetesiz alıp kullanabiliyorsunuz, ve doktora dahi gitmeden kafasına göre bu hapı kullanan kişi sayısı oldukça fazla.

    Hal böyleyken, karnın doyması, sıcak bir yuva ne kadar önemliyse, hazlar da o kadar önemli. Ben kendi hayatıma bakıyorum, sabahın köründe kalkıyorum, akşamın 6'sına kadar çalışıyorum. Akşam eve geliyorum, yemeği yedikten sonra direkt sızıyorum. Bugün televizyonu dahi açmadım, Mayıs ayında ALES'e girmeyi planlıyorum, onun için biraz ders çalıştım. Şimdi bilgisayar başındayım, en geç 1 saat içinde uyumuş olacağım. Haftamın 6 günü bu şekilde geçiyor, geri kalan 1 gün o 6 günün yorgunluğunu atmaya yetmiyor.

    Şimdi, ben bu kadar çalışırken, eğer kendimi psikolojik olarak tatmin edemezsem, bu bana mutsuzluktan başka ne getirir? Hiç bir şey. Yemek veya barınmak insanı mutlu eder mi, eğer ekstrem koşullarda yaşamıyorsanız (Etiyopya, Sierra Leone gibi ülkelerde), etmez. Diğer insanların sizden kötü durumda olması, sizin kendinizi tatmin etme iç güdünüzü öldürmez, sadece biraz rahatsız eder. Onu da bir şekilde yardım ederek rahatlatırsınız zaten.

    Otomobil forumundaki üye sayısını, geçirilen zamanı hepimiz görüyoruz. Temel görevi kişiyi A noktasından B noktasına götürmek de olsa, bu kadar varyasyonu olan bir aracın sadece taşıma amaçlı üretildiğini söylemek dünyanın saçma iddiası olur. Otomobil de bir çok insan için bir haz kaynağı. Onlarca marka, yüzlerce dizayn, farklı hazları tatmin etmek için üretiliyorlar.

    Hal böyleyken, kendimden örnek verdiğim gibi bu kadar çok çalışırken, insan mutlu olduğu şeye sahip olmak istemez mi? Bence ister, en azından ben isterim. "Bu kadar çok çalışıyorum, neden" sorusunun bir cevabı olmalı, olmak zorunda. Eğer bunun bir cevabı yoksa, o zaman bu kadar çalışmanın bir anlamı da yok. İnsanlar bu yüzden harcama yapıyorlar, bu yüzden araba alıyorlar.

    Para biriktirme, kredi kartı kullanma gibi konulara gelirsek, "eskiden şöyleydi, artık böyle" gibi bir mukayeseye girmek çok mantıklı değil. Kredi kartı ve iç borçlanma artışı sadece Türkiye'de değil, bütün dünyanın gerçeği. Sebepler de ortada, hem eskiden insanların hazlarını tatmin edecek bu kadar farklı malzeme yoktu, hem de olan malzemelere ulaşmak bu kadar kolay değildi. Bundan 15 yıl önce TV almaya gitseniz, seçenekler belliydi. Şimdi gidip bir TV alayım deseniz, milyon tane çeşit var. 90'lı yılların sonuna kadar araba almak isteseniz kaç marka-model vardı, şu anda kaç marka model var? Dahası, artık bunlara ulaşmak çok kolay. Her yerde teknoloji marketleri var, bir çok şehirde otomobil galerileri var. Otomobil için demiyorum, ancak diğer teknolojilere ulaşabilmek için için yerinizden kalkmanıza bile gerek yok. Bilgisayarı açın, internete girin, istediğiniz malzemeyi seçin, kredi kartıyla ödeyin, 2 gün sonra istediğiniz şey kapınızın önünde! Yerinizden kıpırdamanıza bile gerek yok.

    "Eskiden biriktiriyorduk, şimdi biriktiremiyoruz". E eskinin imkanları ile bugünün imkanlarını rasyonel olarak karşılaştırırsanız, durumun böyle olması oldukça normal.

    Artık eskisinden daha çok çalışıyoruz, eskisinden daha çok yoruluyoruz, bazı şeyleri eskisinden daha fazla hak ettiğimizi düşünüyoruz. Maaş yetmese bile arabasız yapamamanın nedeni budur. "Bunu da yapamayacaksam bu kadar niye yoruluyorum?" sorusunu cevapsız bırakmak istemiyoruz, mutsuz olmak istemiyoruz. "Çalışıyorum, ama değiyor" demek istiyoruz. Verdiğimiz emeğin karşılığını somut olarak almak istiyoruz.

    Modern dünya, kapitalist sistem böyle bir şey işte.

    Yüzde bir milyon haklisiniz




  • bence bu tip bir bağımlılık hastalıktan farksızdır. sat gitsin. araba yatırım gayrimenkulu değildir. anlayamadınız mı? rahat etmek istiyorsanız, iett aylık alın. trafikten kurtulalım bizde...
  • Haftada bir dışarda ailecek yemek yeriz.
    Gayet sosyal bir hayatım var. Haftada en az 2 kez ben dışarı çıkarım.
    Tatile gideriz her yıl.
    Ekstra ben 2 tatile daha giderim.
    Alışveriş merkezlerinde vitrinlere bakmak pek tarzım değil.

    Ama yinede bahsi geçen maaşla gayet güzel yaşanıyor. 60 binlik arabadayada biniliyor.

    5 bin Tr şartlarında gayet güzel bir rakam.

    Millet 2 bin Tl maaş alana zengin gözüyle bakıyor.
  • 
Sayfa: önceki 34567
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.