Şimdi Ara

House M.D. (2004-2012) - BİTTİ

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
4.830
Cevap
22
Favori
156.867
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
3 oy
Öne Çıkar
Sayfa: 12345
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  • Yapım: 2004 - ABD
    Tür: Drama, Gizem
    Oyuncular: Hugh Laurie(Dr. Gregory House), Robert Sean Leonard(Dr. James Wilson), Omar Epps(Dr. Eric Foreman), Jesse Spencer(Dr. Robert Chase), Jennifer Morrison(Dr. Allison Cameron), Lisa Edelstein(Dr. Lisa Cuddy), Peter Jacobson(Dr. Chris Taub), Olivia Wilde(Dr. Remy 'Thirteen' Hadley)



    Her bölümde yeni bir gizem ve her bölümde şaşırtıcı bir vak'a... Bunları ancak bu ekip çözebiliyor... Dr. Gregory House ve ekibi, doktorların çözemedikleri rahatsızlıkları teşhis etmek ve çok gizemli, kritik vakaları aydınlatmak konusunda uzmandır... Ekibin toplum kurallarına uymayan, antisosyal lideri Dr. House, azmi ve hafiyelik becerileriyle adeta Sherlock Holmes'ü andırır. Bu seçilmiş ekip; yasal ya da değil, teşhisini koyup hastaların hayatlarını kurtarmak için ne gerekirse yapar. Fakat tüm bu dramatik vakaların yanında komik yanlarını kaybetmeyen uzmanlarımız, kendilerini ve de hastalarını eğlendirmeyi ihmal etmez.


    House M.D. (2004-2012) - BİTTİ






    Sezonlar: Tüm sezonlara ulaşmak için tıklayın.
    Ödüller: Dizimizin kazandığı ve aday olduğu ödüllere buradan bakabilirsiniz.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi RevivaL -- 15 Mayıs 2019; 18:33:25 >







  • Dizinin temel felsefesi 'Everybody Lies' üzerine kurulu. Görebileceğiniz en iyi karakterlerden birine sahip, izleyebileceğiniz en iyi medikal dizi. Bunun yanında da tam bir karakter dizisi, o karakterimiz de; Gregory House. Ancak bu karaktere gelmeden önce dizinin neler içerdiğinden bahsetmek iyi olur.

    Fringe, Supernatural gibi dizilerle benzer olarak önce tek tek vakaları, olayları işliyor. Yani burada ana karakterler hastaların hayatına dahil oluyor. Sezonlar ilerledikçe ana karakterlerin hayatına giren hastalar oluyor. Karakterlerin özel yaşamlarına ortak olup dramın tadını fazlasıyla hissediyorsunuz. Bölümlerin opening kısımları Six Feet Under gibi. Bölümde izleyeceğimiz vakanın nasıl geliştiği kısaca gösterilip intro'ya uzanıyor. Hastaların deneme yanılma yöntemiyle bir sürü sorunları oluyor. House ve ekibi olayı anında çözmüyorlar, bunun yanında hasta geldikten sonra genellikle bir şey verip tetikleyen de onlar. House'un kafasındaki ampul yandığında da her şey çözüme kavuşuyor. Bu çözüm anlatılırken de genel olarak klinik yardımcı animasyonlar sayesinde vakanın neresinde, ne tarz, nasıl yollarla bir hastalık olduğu açıklanıyor. Tıbbi terimler konusunda pek de düşünmenize gerek yok. Bir zaman sonra ekibin içine dahil olacağınızdan dolayı aşinalık kazanıyorsunuz.

    Ve en önemli şeylerden bir tanesi de Sherlock alıntılarıdır sanırım. House karakterinin gözlemciliğinin yanı sıra olayları analiz edip, en ufak bir şeyden kıl kapıp çorap söküğü gibi karşısındaki kişinin analizini yapıyor. Şimdi gelelim dizinin geniş evrenine, tabii burayı izleyen okuyor.


    Diziyi yaklaşık dört ay sonunda bitirdim. Ancak nedense son bölümde yerime çakılı kaldım diyebilirim. Önceki sezon finallerinin aksine fazla bulmaca olmadan, temiz ve sade şekilde sonlandırılmıştı.

    Gregory House -> Bu karakterin o kadar çok fonksiyonu, çekici yanı var ki diziden koptuğunuz anda bile yardımınıza koşuyor. Çünkü biliyorsunuz özellikle Cuddy ilişkisinde en azından ben olayların çok fazla uzadığını düşünüyorum. Bu da dizide yer yer sarkmalara sebebiyet vermiş, House dışında.

    Hiçbir zaman inançla, duygusallıkla bezenmemiştir. Onun için tanrı kavramı bir hiçten ibarettir ancak hep inanır. Bunu göstermese bile insanlarla inanç hakkında yarattığı monologlardan sonra boşluğa bakıp var olabileceği düşüncesini süzer kendince. Tanrıyla konuşmak inançlı olmakla ilgiliyken, tanrının sizle konuşması deliliktir, anlamam der. Kimsenin acısı, düşüncesi ya da fikri önemli değildir. Kendi acısı çok ağır olduğundan başkalarının acılarına sağır kalmış, başkalarının düşüncesi realistlikle bezenmediğinden dolayı önemsiz görmüş, fikirleri duygusallıktan öteye gidemediği için gereksizdir onun için. Ancak vakaları ya da herhangi bir enstantane sırasında ona ilham kaynağı olabilecek bir şeyi kendi bilgi bankasında uyarlar ve beyninde ampul yanması gerçekleşir. Sosyal hayatında da bu böyledir, mesleki hayatında da. Bunu evinde, hapishanede, akıl hastanesinde fazlasıyla kanıtladı.

    Gerçekte en çok tutunduğu, sığındığı iki isim vardır. Biri, ona gerçekten aşık ve her dediğini bir şekilde yapan Cuddy; diğeri ise her zaman iddialarla ve bahislerle kapıştığı, bebeğin oyuncaklarını toplayan anne edasıyla ona yaklaşan Wilson. Her ne kadar Wilson'a arkadaşım dese de, genelde Wilson ile ilgili şeylerle değil kendiyle ilgili şeyleri Wilson'a yamayarak geçirir hayatını. Cuddy'nin evine arabayla girdikten sonra onun yüzünü (Cuddy) bir daha göremedik. Wilson'ın finale ramak kala kanser olduğunu öğrendiğimizde de bir nevi Wilson gitti. Peki o sırada ne oldu? House intihara kalkıştı ve tam çıkacakken oyun oynadı kendini ölü gösterdi. House için de bizim için de dizi çoktan bitmişti. Cuddy olmadan kalbine belki dur diyebildi, Ukraynalı sözde karısını sevebildiği için görmezden geldi. Wilson... Wilson da giderse onun arkasını toplayacak kimse kalmayacaktı.

    House ile uğraşmak zordur. Hele ki kadınlar için daha da çetrefillidir. House sevgili olmaz, kadınları birer birer çekip kendi çevresinde köleleştirir. Her zaman sevilen kişidir, adım atsa tüm kadınlara sahip olabilir. O bunu yapmaz. Hatta bir bölümde iş teklifi yaptığı bir kadını bile asistanlık aşamaları sırasında anında yolladı. Konu testesteron bile olsa her zaman bulmacaları sever. Dizinin başında peş peşe verildi bunlar. Cameron'ın House'a karşı boş olmadığını öğrendik. Ancak tabii ki House onunla birlikte olmak yerine türlü yollarından oluşan akıl oyunlarına başvurdu. Cameron'ın aklına girdi ve gerçekten Cameron onu seviyordu. Eski karısıyla olan ilişkisi gelgeç seksten ibaretti dizide kaldığı süre boyunca. Bir rüzgar gibi geçti kısaca fazla uzun sürmedi. Bunlar zaten House için imkansız şeylerdi. Asıl istediği şey yağmur ya da güneş değil, gökkuşağıydı. Sadece seyretmekti onun amacı; gökkuşağını görmeye de pek de azimli değildi. House'un hayatındaki gökkuşağı tabii ki Cuddy...

    Diziye başladığım süre hep Cuddy ile arasında bir şeyler olacağını hissettim, çok da arzuladım açıkçası. Hatta hastaneye yardımlar yapıp sürekli orada olan dombili dahi Cuddy'e, House'tan hoşlandığını söylemişti. House ise sezonlar ilerledikçe ona biraz daha yaklaştı, somut anlamda. Cuddy'nin göğüslerine, poposuna takması, ondan sürekli bir şeyler istemesi, atışmaları, klinik saatleri için yaşadıkları anlaşmazlıklar dahil hep bir ilişki içerisindeydiler. House, tabii ki uğraşılması çok zor bir karakter. Deli ve dahinin arasında ince bir çizgi var. House bazen bu çizginin üzerinde öyle jonglör gibi davrandı ki ilişkilerini de, Cuddy'i de imkansız kıldı zaten. Ancak son yaşadıkları ve Cuddy'i o kadar soyutlamış olacak ki, Everybody Dies bölümünde bile bilinçaltında görünmeyen tek Cuddy vardı.



    Böyle bir ilişkiye yazık oldu.

    Ancak dizi boyunca bu adımların uzaması bazı yönlerden dizinin sarkmasına sebebiyet verdiği kesin. Bu bakımdan başlarda çok istediğim Cudy - House ilişkisi ilerki sezonlarda bazı olaylar dışında pek de hissettirmedi.

    Elinden hiç bırakmadığı bir Vicodin var. Madde bağımlılığından öte House'un bazen acıdan, bazen diğerleri gibi olma düşüncesinden kendini uzaklaştırdığı bir yardımcıydı. Bir bölümde Taub ve Foreman bu ilacı çok az dozda aldıklarında bile kendilerinden geçmişti. Tabii bu ilacımız House karakteri için sadece şeker niyetine kullanıldı. Vicodin kullanımından öteye kafayı sıyırmanın eşiğine geldikten sonra kliniğe yatırılma süreci ve oradaki ilk süreç olan 'broken' bölümü harikaydı. Hatta farklı farklı karakterler sayesinde diziye inanılmaz bir canlılık katmıştır. Sonra yine bu illete başladı tabii. Gerek sahte reçeteyle, gerekse Wilson'ın yardımıyla... House hep Vicodin kullanmanın bir yolunu buldu.



    Her yerde izlediği pembe dizisi, müziği olan bağlılıyla ruhu acıdığında piyanoya başvurması, konuştuğu diller, çıkardığı garip sesler ve yaptığı olağanüstü aksanlar, bastonu ya da topuyla yaptığı gösteriler... Bir dizi rutininde öyle bir karakter olsun ki tek başına bunları yapıp izleyenleri mutluluğa gark etsin. Yazarların olağanüstü gücünden tutun, Hugh Lourie'nin muazzam performansına karakter House karakteri dizi tarihinin en dikkat çekici karakterlerinden bir tanesi.







    Lisa Cuddy -> Görüp görebileceğiniz en femme fatale, en taş, hatun gibi hatun hastane yöneticisi. Ben doktor olsam böyle birinin beni gerçekten yönetmesini isterdim. Dizinin ana karakterlerinden biri olmakla beraber House için temel noktalardan bir tanesiydi. Cuddy'nin kalıcılığı ne kadar sağlam olduysa, House ile yaşadığı son felaketten sonra gidişi de o kadar pir oldu. House için yaptığı fedakarlıkları saysak bitmez. Ayrıca her zaman bebek annesi olmak istemiştir. Bunun için aranmadık donör kalmadı.

    Bu karakterin House ile beraber olması için diziyi izlediğim süre boyunca çokça umut bağladım. Ancak konunun uzaması bir yana araya 'bence' çok gereksiz olan Lucas ilişkisi girince Cuddy ve House ilişkisinden alabileceğim tadı ekstrem noktaya çıkaramadım hiçbir zaman. Çünkü House tarafından da olaylara baktığımız için bu kadar direnen, yıpranan karakterin birden biriyle sevgili olması pek hoşuma gitmedi.

    Şu var ki; yaşadığı şeyler yenilir yutulur cinsten değildi. Zaten özellikle House'un, Cuddy ile öpüşüp, seviştiğini sandığı ve halisünasyon gördüğü kısımdan sonra hastanede Cuddy ile yattığını ilan etmesi bunlardan en ağır kısmıydı herhalde. Kaldı ki evlatlık edinmek istediği bir bebeği kurtarma çabalarından sonra House'un ona davranma şekli gözlerimin dolmamasına neden olmuştu. İlişkileri uzun süreli olmasa da, dizinin sezonları boyunca yaşattıkları şeyler mizah açısından zirveye çıkarırken, drama açısından da derin üzüntülere sevk etti. Ayrıca hastane yöneticiliğine ait sadece Cuddy'e odaklanan bölüm çok zevkliydi.

    James Wilson -> Daha önceden de söylediğimiz gibi Wilson, House'un bakıcısı gibi hareket ediyor her zaman. En zor anlarında bile onun yanındaydı. Bakışlarıyla, sözleriyle bile olabildiğince naif ve yumuşak davranmaya çalışan biri. Evlenip boşanmasıyla da meşhur bir kişilik. Ayrıca her ölen hastasının bir tane özel eyasını ofisinde sergiler adeta. House ile girdiği iddialarla da inanılmaz sahnelere sebebiyet verdiler.

    Wilson's Heart / House's Head bölümleri bu iki dostun ilişkisinde nereye odaklanmamız gerektiğine dair en önemli ve dizinin en mükemmel iki bölümüdür sanırım. Wilson insanların kalbine dokunan, fedakarlıklar gösteren biri. Kansere yakalandığını öğrendiği bölümleri ve House ile uygulamaya çalıştıkları tedavide yaşadıkları iç burkan cinstendi. Wilson, hatrı sayılabilecek düzeyden de öte House'un parmakla gösterebileceğimiz tek arkadaşıydı.

    Eric Foreman -> Şerefsiz karakter. Olivia Wilde ile (Thirteen) ilişki yaşama şansına sahip oldu bu şerefsiz, ağzımı da bozdum. Chase bile buna erişemedi ulan sen kimsin? Neyse.. House'a düşünce biçimi bakımından en çok benzetilen, yaftalanan ancak sadece onun yan sanayisi olabilecek bir karakter. Fakat dizi sezonları içerisinde cool tavırları ve bazı düşünceleriyle onun gibi olmak istediği görülüyor. Ancak dahilik kavramı daha üst bir seviye gerektirdiği için kritik noktalarda hep tıkandı. Bölümün başında bir dönem kendisi vardı hatta en güzel örnekler oradan verilebilir. Aynı zamanda en kirli örnekler de onu bulmuştur mesela bu da şaşırdı. Operasyon sırasında bir bağırsak patladı ve ne kadar bok varsa Foreman'ın üzerine sıçradı. Bir virüs salgını nedeniyle karantinaya alındı ayrıca o hali de korkunçtu. Dizinin finaline doğru evli biriyle ayrıca aşk yaşadı. Gel gelelim ben onu her zaman baş hekim koltuğunda, House'un kartını görüp yaptığı oyunu anladığı sırada yüzündeki tebessümle hatırlayacağım.

    House gibi olamasa da, yaptıkları keskin şekilde yadırgamayan veya etiketlemeyen tek karakterdi genel olarak.

    Robert Chase -> Dizinin yakışıklı, doktor olduğuma bakma şırıngayı başka türlü de saplarım yüzü. Böyle hatasız görünen bir yüzün ardına senaristler öyle acıklı, sancılı bir özgeçmiş ekliyorlar ki pek de parmak ısırtan bir görüntü olmuyor.

    Bir kere bu karakterin ufacık da olsa bir rahiplik okulu geçmişi olması şaşırtıyor. Ailesiyle özellikle de babasıyla ayrı sıkıntılı. Babasının odasına kapatıldığı sırada oradaki kitapları okuyarak tıp ilgisi oluşmuş biri. Nasıl, o kadar da ilgi çekici durmuyor sanırım? Cameron ile ilişkisinde herkesin gördüğü tek taraflı sevgi, ona karşı koyamama durumuyla playboy kalıbından öte Chase'i herkese yaklaştırmıştır. Dizinin sonlarına doğru daha da oturmuş yapısıyla Robert Chase MD kalıbını oturtmayı başarabilmiştir, helal olsundur.

    Allison Cameron -> Karaktere hayat veren Jennifer Morrison'ın, Kirsten Dunst benzerliği dizinin başlarında adapte olmakta şahsıma zorluk yaşattı.



    Ancak böyle sincap gibi bir kıza alışmak zor olmadı. Sürekli iyi niyeti, doğruculuğuyla dikkat çekiyor bu menekşe. Doğruyu söylemezse ölecek hastalığına yakalanmıştır. House'u sever. Deli gibi olmasa da eğer bir ilişki içerisinde olsalardı onun için delirirdi. Yoksa bu nedir?



    Bunun oyun olduğuna inandırabilir misin Ertan? Ben inanmıyorum çünkü. Delirirdi lafına pek de gerek yok, bağlılık konusunda gerçekten delidir. Hayatta olmayan eski eşinin spermlerini tutuyor olması diyecek söz bırakmıyor. Cuddy'e adeta sperm naziresi niteliğinde. Chase'e bağlanamayışı da seyirci ayrı acı çektiriyor. Seni sevmeyen birine sana aşık olması için uğraşmak nedir bilir misin Cameron? Bileceğini hiç sanmıyorum. Finalde gördüğümüz bebek yoksa ölen kocanın spermlerinden miydi Cameron? Ben o figürandan hala emin olamadım.

    Chris Taub -> Ekrana o kadar komik, o kadar sıcak gelen bir karakter ki, House için tam bir mizah kaynağıydı. Uzun burnuyla anadolu havasını evimize kadar getirdi. Belki de melek gibi karısını sürekli aldatarak feministlerin düşmanlığını kazandı kim bilir... Ama eminim ki onun bu huyu tamamen genetik özelliklerinden kaynaklanıyordu. Yoksa iki kadından da ayrı ayrı bebekler onun huyu değildir.

    O da House'a çok bağlıydı. Öyle olmadığı zamanlarda ya House yoktu ya da ortağı tarafından dolandırılmıştı. Dünyada plastik cerrahlar kolay yetişmiyorken feministlerin ona karşı tavrı hiç hoş değil.

    Remy 'Thirteen' Hadley -> Kimliksiz, dizinin hayalet karakteri. Ekranda görünen yüzü ile dizinin afeti cumcumâ-i felaketi billuriyesi. Pardon biseksüeli. Sürekli onu bekleyen zamanında gelecek olan hastalığıyla ona kızmak mümkün olmadı. Çok dağınık bir karakter olması bazı yerlerde şaşırtıcı denecek derecedeydi. Hasta olan kardeşine ötenazi uygulaması, sürekli arkasında bir sır barındırması onu çok ayrı bir birey yapıyor.

    Lawrence Kutner -> İntihar edip hüzne gark eden kardeşimizdi. Şok cihazını ıslak halde kullanmaya çalışması onun ne kadar mükemmel bir doktor olduğunu gösteriyordu.

    Jessica Adams -> Özel hayatından o kadar da fazla şey göremeden dizi bitti zaten. İzlediğimiz karakterlerden kimseyle de ilişkisi olmadı. Aldatılan bir başka kadıni canımın içi.

    Chi Park -> Hayao Miyazaki'nin dizi için yaratıp koyduğu bir karakter sanki. O kadar sevimli ve bizden ki hiç sırıtmadı. Chase'i öpmesi dışında.

    Amber Volakis -> House'un fahişe deyip sürekli dalga geçtiği fakat hayatını kaybetmeye yakın olduğu sırada ve hayatını kaybettikten sonra Wilson'ın kalbinden gitse de House'un kafasından gitmeyen karakter.

    Martha M. Masters -> Bildiğiniz gıdısı vardı. Hatta o kadar Türk kızı profili havası vardı ki gözleme açacak sandım. Bizim kızlarda nerede o maharet. Bu açsaydı daha az şaşırırdım.

    Ve en çok beğendiğim, benim için özel olan bölümler...

    1x21 - 2-03 - 2x11 - 2x23 - 2x24 - 3x04 - 3x12 - 3x17 - 4x03 - 4x07 - 4x14 - 4x15 - 5x09 - 5x19 - 5x22 - 5x24 - 6x05 - 6x15 - 7x11 - 7x15 - 7x16 - 7x22 - 7x23 - 8x01 - 8x11 - 8x22

    Tabii ki en iyi bölümden, en iyi sahneden...



    Lupus Maybe?





    Everybody Lies... End... It's Lupus.. It's Never Lupus...



  • İlk bölümünü indirdim nedir ne değildir diye ama izlemeye fırsatım olmamıştı bu topic üzerine birazdan izlicem.
  • Vallahi benim şu ana kadar izlediğim ve izlemekte olduğum çoğu diziden çok kaliteli bir dizi. Özellikle baş roldeki doktorumuzun laf sokma yeteneği inanılmaz. Dizinin güzel yanıda adını sanını bile duymadığımız birçok hastalıkla bizi tanıştırması. Kesinlikle en kaliteli doktor dizisi.
  • Ben çıkan tüm bölümlerini izledim.Bence genel olarak biraz sıkıcı bir dizi.Sürekli aynı olay; hasta geliyor, bunlar yanluş tedavi uyguluyor, sonra adamı ölümden döndürüyorlar falan filan.Bir de birkaç güzel laf sokma olayı oluyor dizide biraz da klinik sahnesi o kadar.Ama bazı özel bölümlerde işin içinde, olayın merkezinde House olduğu zaman çok süper ve değişik oluyor.Dördüncü sezon finali güzeldi mesala.
  • quote:

    Orjinalden alıntı: alienlord

    Ben çıkan tüm bölümlerini izledim.Bence genel olarak biraz sıkıcı bir dizi.Sürekli aynı olay; hasta geliyor, bunlar yanluş tedavi uyguluyor, sonra adamı ölümden döndürüyorlar falan filan.Bir de birkaç güzel laf sokma olayı oluyor dizide biraz da klinik sahnesi o kadar.Ama bazı özel bölümlerde işin içinde, olayın merkezinde House olduğu zaman çok süper ve değişik oluyor.Dördüncü sezon finali güzeldi mesala.

    Dört sezon izleyince Lost' da bayık geliyor. Zaten genelde dizilerin ilk sezonları güzel genelde. Ondan sonra dejavu' lar yaşanabiliyor. Ancak dizilerin bittiği şu günlerde bence değerlendirilmesi gerekir. Zaten ne kadar da kendini tekrar etse dizi kendini izlettiriyor.




  • 4. sezon finali muazzamdı.Artık günlük hayatlarıyla günlüğk medical olaylar birbirine girmeye başladı ki diziyi çok daha zevkli hale getirdi.Eskiden bi yandan normal hayat diğer yandan da doktorculuk oynarken house şimdi her ikisi de ciddi ciddi birbirini etkilemeye başladı.
    Muhteşem bir dizi.
  • dün 1. bölümü izledim merak edip doktor dizisi çıktı pek sevmem aslında ama dr house saglam bir tipe benziyor yazın izlerim belki 3 sezonu edindim.
  • House



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Y!g!T -- 21 Şubat 2010; 23:04:17 >
  • elimde ilk sezonu mevcut ve sadece ilk 2 bölümünü izledim,bi türlü sıra gelmiyor bu diziyi izlemeyeama gerçekten güzel bi dizi yani tıp hakkında verdiği bilgilerin yanında inanılmaz eğlendirici
    Dr. House mükemmel bi karakter çok espirili ve çok güzel laf sokuyoroynayan aktörde gerçekten rolünün hakkını veriyor
    tabi Jennifer Morrison'da bu diziyi izlemek için ayrı bi sebepo nasıl bi güzelliktir
  • TNT' de önümüzde ki sezon yer alabilir sanırım.
  • quote:

    Orjinalden alıntı: Cehennemmarşı

    />


    haha süpermiş
  • Harika , mükemmel , şahane , fevkaladenin fevkinde aklınıza gelebilecek bu tür kelimelerin hepsini bu dizi için kullanabilirsiniz. ilk 5-6 bölüm sanki dizi o şekilde gidecekmiş gibi gelse de daha sonra inanılmaz bağımlılık yapıyor ve sürekli izleysiniz geliyor izleseniz bile sıkılmıyorsunuz. Sürekleyiciliği , espirileri tam kıvamın. aldığı ödüllerden bahsetmeye bile gerek yok. şuan 4 sezon 16 bölüm oynanıyor izlememiş olanlar çok şey kaçırdı.
  • Bu ay sınırsıza geçiyorum ve kendimce bir 'İndirilecekler listesi' hazırlamıştım bu dizide onun en başlarındaydı fakat buradaki yorumları okuyunca biraz soğudum sanki.Bu diziyi pek bilmiyorum açıkcası dizi hakkında duyduklarım 'Harika Dizi' gibisinden laflardı konusunu falan hiç araştırmamıştım.Burda konusunu öğrenince biraz hayal kırıklığı oldu sanki.Bu dizi bizim 'Doktorlar' yada şu 'Grey's Anatomy' türünde tıbbi terimlerle laf kalabalığı yapılan romantik vesayre türünde bir dizi mi?



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Habana -- 27 Mayıs 2008; 12:43:23 >
  • quote:

    Orjinalden alıntı: Habana

    Bu dizi bizim 'Doktorlar' yada şu 'Grey's Anatomy' türünde tıbbi terimlerle laf kalabalığı yapılan romantik vesayre türünde bir dizi mi?



    Doktorlar'ı izlemediğim için bişey diyemem ama Grey's Anatomy'den çok farklı olduğunu söylemeliyim,en azından izlediğim ilk 2 bölüm itibariyle bunu söyleyebilirim
    ben henüz 2 bölümde aşk meşk görmedim ama tabiki tıpla alakalı bi dizi olduğu için tıbbi terimlerin bolca geçmesi normal ama her şekilde Grey's Anatomy'den çok farklı ve bence Grey's'ten daha iyi bi dizi
    Dr. House gibi bi karakter kolay kolay görülmez dizilerdebence bu diziyide indirmelisin




  • quote:

    Orjinalden alıntı: Habana

    Bu ay sınırsıza geçiyorum ve kendimce bir 'İndirilecekler listesi' hazırlamıştım bu dizide onun en başlarındaydı fakat buradaki yorumları okuyunca biraz soğudum sanki.Bu diziyi pek bilmiyorum açıkcası dizi hakkında duyduklarım 'Harika Dizi' gibisinden laflardı konusunu falan hiç araştırmamıştım.Burda konusunu öğrenince biraz hayal kırıklığı oldu sanki.Bu dizi bizim 'Doktorlar' yada şu 'Grey's Anatomy' türünde tıbbi terimlerle laf kalabalığı yapılan romantik vesayre türünde bir dizi mi?


    Alakası yok. Hatta ilerleyen bölümlerde cameron u ilan-ı aşk etsin diye için içini yiyecek sinir olacaksın




  • Sanctus Diavolos ve 3RS!N ,


    Yorumlarınız için çok teşekürler artık tereddüdüm yok indireceğim...
  • sanırım house md dizisini ya sever ya da nefret edersiniz..çünkü dizinin baş rol oyunucu biraz çizgi dışı bir kişilik..hele ki rol icabı mesleğide göz önüne alındığında oldukça uçuk kaçıyor..şahsım adıma ben bu diziye bayılıyorum..ayrıca grey's anatomy ile karıştırlımamaı rica olunur..çünkü bu dizi hakkaten hastalıklar üzerine..ha tamam grey's anatomy diziside o şekilde ama o dizide rol alan kişilerin özel hayatlarınada fazlası ile yer verilmekte..bu dizi evet fazlasıyla terim içermekte gerçekten bir hastahane dizisi...ama ben çoook seviyorum..house müthiş bir karakter
  • House bir idoldur, bir şeref..zdir, bir hastadır, bunu kendi de söyler.Bencildir etrafındakileri düşünmez, hastalarını eğlence olsun diye tedavi eder.Licodin bağımlısıdır.

    Cuddy'e gizli hisler besler, bunları suratına söyler.

    Wilson kadim dostudur, ama onu da düşünmez.

    Argo konuşur, milletle dalga geçer.Kendi üstünde ilginç şeyler dener.Mesela bir bölümde hasta elektrik çarpınca tanrıyı gördüm dedi ve House'da elektrik prizine elini soktu.

    Açıkcası izleyin, izletin.Çok güzel bir dizi çünkü.
  • Daha fazlası için tabii ki
    sozluk.sourtimes.org
    404 - File or directory not found.
    http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=house+md.


    House M.D. (2004-2012) - BİTTİ


    O derece.




  • 
Sayfa: 12345
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.