Şimdi Ara

Honda Başkanı Çin’de şok oldu: “Buna karşı hiçbir şansımız yok” (2. sayfa)

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
45
Cevap
1
Favori
3.055
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
5 oy
Sayfa: önceki 123
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  • mehmet_clk M kullanıcısına yanıt
    qin hanedani dagildikdan sonra ulkenin bolundugu kamplari, onlarca yillik ic savasi tek tek mi yazayim yani. durumun tek satirlik konuyla alakali kismi bu.

  • Nat Alianovna kullanıcısına yanıt

    Çin'e gittin mi?


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • Kimse kaliteden bahsetmemis. Honda motoru ile Chink motor bir olur mu? dememis.. Japon motorlarının kalitesi ve dayanıklılıgı daha yüksek olur. Elektrikli konusunda elektrik farklı tabii ki ama benzinli motorlarda honda mazda vs motorları benzer segmentteki Alman rakiplerinden bile üstündür. Mercedes BMW haric yani..


    Benzer kalite mutlaka elektrikli araclarda da vardır. Daha dogrusu cinliler ucuz ve hızlı üretim yapıyorlarsa kalite mutlaka düsüktür. Simdi yılların kalitesini bırakıp ( güvenilir Japon üretici ) ucuz diye chink araba mı satın alacağız? Chink motorlu aracı aldım diyelim bununla sorunsuz 100,000 KM yapabilecek miyim acaba? Yoksa chink telefon alıp kullanıyor gibi 3 - 5 senede bir araba alıp atıp yeni mi alacağız? TR'de bu tarz bir sey mümkün değil zaten..




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Headlong Into Carnage -- 8 Nisan 2026; 6:28:46 >
    _____________________________
  • darkaura kullanıcısına yanıt
    Çok güzel yazı. Amerika kendi ülkesindeki üretim noktalarını kısıp, bütün bilgilerini aktararak, Çin'i kendi üretim fabrikası olarak tasarladı, belli bir müddet böyle gitti fakat şu an boynuz kulağı geçti.

    Bir diğer mesele de, elektrikli araçların Çin'de bu kadar hızlı yukarı fırlamasının sebeplerinden biri de Musk'ın elektrikli araçlar teknolojileri için patentleme yapmaması olabilir, Tesla 2014'te herhangi bir patent ihlali davası açmayacağını söylemişti.

  • Honda bu durumdaysa vah bizim togg un haline. Milletin cebinden kim bilir.her sene kaç para aktarıyorlar

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • darkaura kullanıcısına yanıt

    nasıl klavye kullanıyorsunuz siz hala ya? Türkçe karakter yok mu , sene 2026 oldu.

    _____________________________
    Gamer-
  • Ronaldo-9 kullanıcısına yanıt
    Arda Eyoutube
    Bu tarz videolar için like tuşuna basmayı ve kanala abone olmayı unutmayalım :)
    https://www.youtube.com/watch?v=E_Ex8hlEhBM
    _____________________________
  • Nat Alianovna kullanıcısına yanıt
    meritokrasi. biraz ucundan yakalayan herkesi kanatlandirip ucuruyor. cin bu konuda her zaman ilerideydi. dunyanin geri kalanindan yuzlerce yil oncesinde devlet memurlari merkezi sinav sistemiyle aliniyordu. bugunde tek parti sistemi olmasina ragmen sistemin icinde meritokrasi ile yukseliniyor.

    asagilanma yuzyilinin nedeni kendilerine ve dunyaya bakis sekillerinde kaynakli. cin'i dunyanin merkezi tek medeni yer olarak goruyorlar, cin disindaki herkes barbardir, cin'e tabidir. bu yuzden batidaki gelisimeye tamamen kapaliydilar. cin icin gercek sok afyon savasi olmadi. sino-japon savaslari oldu. bati cin icin sadece baska bir barbardi, afyon savaslarini mogul istilasindan farkli gormuyorlardi. ama kendi kulturel alanlarinda olan, kendi uydulari olarak gordukleri ufak bir ulke japonya bati kulturunu benimseyerek cin'e agir malubiyetler verince cin'in bakis acisinda ciddi degisiklik yaratti.

    bati'nin cin yukselisine kor kalmasi dediginiz gibi demokrasi ozgurluk gibi kendi degerlerine olan asiri guvenden kaynakli. ama tarihe bakarsak buyuk kalkinma hareketi yapan hangi ulke demokrasiydi hangisi ozgurlukcuydu. almanya demokrasi degildi, japonya degildi, rusya hic bir zaman olmadi. almanya ve japonyaya demokrasi ikinci dunya savasi sonrasi dogru tabiri ile silah zoru ile getirildi.

    gelisim ilerleme icin gerekli olan iyi egitimli nufus ve dogru konumlara yetkin kapasiteli insanlarin getirilmesi yani meritokrasi. almanya japonya cin ingiltere hepsi farkli sistem farkli kultur ama kalkinmalari sirasinda hepsini ortak noktasi egitime cok onem vermeleri ulkeyi cok iyi egitimli elit bir kesimin yonetiyor olusu. ne yazikki bugun bizim cok uzakda oldugumuz bir nokta.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi darkaura -- 8 Nisan 2026; 12:41:37 >




  • Çoğu kişiye hayal gibi gelebilir ama yakında çin dünyada milyonlarca şirketin kapanmasına yol açacak. Dev gözükenler parçalanacak. arge ve büyüme hızlarına dünyanın ayak uydurması imkansız.

    < Bu ileti Android uygulamasından atıldı >
    _____________________________
  • darkaura kullanıcısına yanıt

    Evet, Çin uygarlık olarak büyüklüğü ve gelişmişliğine dayanarak kendini tarihte özel ve istisnai biçimde konumlandırdı, bu ülkelerinin adına yansıdı (Merkezi Ülke-Krallık, Zhongguo ya da Merkezi İhtişam, Zhonghua).


    Bunun çok çarpıcı bir anlatımı Sovyetler aleyhinde ABD-Çin Yakınlaşması'nın mimarı olan ünlü Amerikalı Dış İşleri Bakanı ve politik bilimci Henry Kissinger'ın Çin hakkındaki kitabında yer almaktadır. İmparatorluk sarayına gelen yabancı elçilerin (boyun eğmek için gelen avam-hudut halklar ve barbarlar olarak) veya saraydan dışarıya yollanan diplomatların (ihsan olarak hediyelerle yollanan ilahi haberciler olarak) nasıl algılandığı antropolojik olarak ilginçtir. Tüm bunlar Çin'i yöneten majestelerinin "Göğün Oğlu" (Tianzi) olduğu anlayışına sahip karmaşık bir metafiziğin üzerine oturur ve antropolojik tabloyu daha da enteresan kılar; tüm bu debdebe ve kaçınılmaz entrikalar içerisinde imparator Çin'i idare etmek için etkin bir bürokrasiye ve yerel bir aristokrasiye ihtiyaç duyar.


    Çin tarihinde meritokrasinin ilk ciddi kurumsal yüzü olarak gösterilen Kung Tzu (Konfüçyüs) ve Tao klasikleri odaklı merkezi sınav sistemini ve bürokrat atamasını daha önce de konuşmuştuk; bu antik sınav sistemine "Keju" deniyor ve imparatorluğun devamlı kaosla savaşmaya çalışan uygar düzeninin kalbini oluşturuyor (binlerce yıllık imparatorluk ve parçalanıp savaşan beylikler ve işgalciler arasında salınan Çin tarihi zaten özellikle kaos ve düzen arasında bir ritim olarak okunmakta ve kaos dönemlerinde büyük acılar çeken Çinliler "göklerin altında" (Tianxia) düzen aramaktalar - özellikle Konfüçyüsçülerin teşvik etmiş ve ihya etmiş olduğu bu anlayış çağdaş Çin'de Komünist Parti'nin egemenliğine ve ülkenin mevcut istikrarına kadar uzanır):


    Keju'ya dair eski yazışmalarımız:


    donanımhaber forum
    Japonya’da insansı “din adamı robotu” göreve başladı
    https://forum.donanimhaber.com/mesaj/yonlen/163103723

    Çin'deki egemen partiye rapor hazırlayan bir ekonomi profesörü olan Hu Angang'ın "Çin Komünist Partisi Nasıl Yönetiliyor?" çalışmasında parti için öncelikli problematiklerden birisi olarak partinin liderliğine ev sahipliği yapan Politbüro'nun, özellikle de yürütme organı Politbüro Daimi Komitesi'nin üyelerinin yetkinliği ve yetkinliğin kurumsal devamlılığı gösteriliyor. En yetkin ve donanımlı kimselerin buraya sokulması ve "akıl akıldan üstün olabilir" ilkesinden hareketle "bu zeka takımının" kolektif karar ve altlardan gelen geri bildirim sürecine bağlı istişaresi ile ülkenin yönetilmesi Çin Komünist Partisi'nin başat bir önceliği. Batıda gösterilenin aksine Çin'de bir Şi Cinping kafasına göre tek başına karar almıyor. Bir beyin takımı Çin'i yönetiyor. Haliyle popülist Trump Rejimi ile meritokratik ve teknokratik Komünist Parti (CPC) idaresinin etkinliği arasında dev bir uçurum oluşuyor. Elit entelektüel öncülerin liderliği vurgusuyla Leninizm ve Komünist Partilere özgü Leninist parti yapısı çağdaş Kızıl Çin'in liderliğinde bu meritokratik anlayışın ve yapının temelini atsa da bu aslında ideolojiden bağımsız ve aynen bahsettiğiniz gibi Çin'in emperyal ve geleneksel antik köklerine götürülebilecek bir durum.


    Yani Çin'in idari etkinliğinin ve başarısının açıklanmasında farklı dünya görüşleri ve geleneklere dayalı ilginç bir sinerji ve sentez söz konusu - "Çin'e Özgü Sosyalizm" teriminin atıfta bulunduğu şeylerden birisi budur.


    Olaya Hu Angang gibi Marksist değil de liberal perspektiften bakan Harvard'lı Keyu Jin ise Çin'in pratikte hem sosyalizm, hem de kapitalizm-sonrası bir hibrit sisteme dayandığını, devasa bir holding gibi işlediğini ve Çin'in başarısında "Mayor" denilen ve CEO gibi davranan girişimci bölgesel yöneticilerin - özel sektörle işbirliği içerisinde - büyük rol oynadığını iddia ediyor. Çin'de yerel parti yöneticilerinin idari bölgelerinin ekonomik ve teknik performansında ve genel refahında başarısı Komünist Parti'deki kariyerlerinin devamlılığı için zaruri - zaten Çin'in mevcut başkanı Şi Cinping ve Politbüro'yu dolduran çevresindekiler böyle parti kariyerlerinin ürünü kimseler.


    Çin Komünist Partisi resmi söylemi ise başta çağdaş Çin'in babası Deng Şiaoping olmak üzere önceki liderlerin doktrinlerini ve prensiplerini kapsayan "Çin'e Özgü Sosyalizm" denilen bir terimle Çin'deki sisteme ve düzene atıfta bulunuyor.

    < Bu mesaj bir yönetici tarafından değiştirilmiştir >
    _____________________________
    We're beyond sympathy at this point, we're beyond humanity.




  • Halkın anlayacağı istatikler verilmesi mümkün değil.

    < Bu ileti iOS uygulamasından atıldı >
    _____________________________
  • Beş para etmez araçlarınızı alın defolun gidin...

    _____________________________
  • Nat Alianovna kullanıcısına yanıt

    eski cin'in bakis acisiyla ilgili bir ornekde ben vereyim. afyon savasi sirasinda ic yazismalarinda ingilizleri baska bir ulus olarak tanimlamiyorlar, "isyancilar" olarak tanimliyorlar. boyle carpik bir bakislari var, tum dunyanin hakimi olarak kendilerini goruyorlar, diger tum uluslarin kendilerine tabi olduguna inaniyorlar, en mukemmel medeniyet olarak onlarin yolunu benimsemesini bekliyorlar. bu yuzden ingiltere savastan once anlasmak istediginde onu karsilarinda bir devlet olarak kabul etmiyorlar bile.

    _____________________________
  • Headlong Into Carnage kullanıcısına yanıt
    Honda'da Çin'de GAC ve Dongfeng ile 1.5 milyon araç ürettiriyor zaten. Çin olmasa çoktan gümlemişti. Japon kalite geyiğini de bi salın artık. Vazgeçin.

  • ufo U kullanıcısına yanıt

    Sen şunu sal


    "Her şey, iphone bile cin'de üretiliyür, markalar arasında bir galite farhı yohh, cünkü hepsini cinliler üretiyür"  


    Bu şeyi söyleme. Cünkü böyle bir şey yok. X marka Cin'de kaliteli üretilir, Y marka kalitesiz üretilir. Cin malı derken cin'de üretilmeyi kastetmiyor kimse. Cin markasını kastediyor.


    Yani sahibi "ching chang cong" olan kastediliyor sahibi William, Hans, Hideyoshi olan falan değil.. Onlar Cin'de üretilebilir bu normal zaten. Bir daha bu argümanı kullanma bence cünkü cok alakasız bir sey..




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Headlong Into Carnage -- 9 Nisan 2026; 17:17:32 >
    _____________________________
  • Gecenlerde biri Foxconn Apple üretiyor falan demisti üretir. Gerci Apple'da cöp o farklı bir konu ama cinli üreticiler, kendilerine ne siparis verilirse onu üretiyorlar.


    Malın nerede üretildigi önemli degil. Cin'de de üretilir, malezya'da falan da üretilir, kim üretme talimatı veriyor? Kimin markası? Bunu diyoruz.. Cin markalarının sahipleri de cinli yani ürettiren de cinli üreten de cinli..


    Öbür türlü üretiren Alman olur üreten yine cinli olur bir problem yok ya da Japon bana araba üretin diyebilir yine problem yok..


    Bak üretici değil ürettiren önemli.. Cin malı dedigmiz zaman bunu söylemke istiyorz "Cin malı" dandik mal yani marka cin markası üretim degil marka..


    Bu neden böyle? Cünkü cinliler yani cinli markalar ucuz ve dandik üretiyorlar, öyle üretmek istedikleri icin öyle üretiyorlar, yoksa cin dünyanın üretim yeri zaten. Cin üretimi değil cin marka dandik. Kaliteli cin malları da var ama araba hususunda Honda markasına güvenilir


    Bir de konudan biraz alakasız olarak, Honda Türkiye'de pahalı satılıyor arabalar o parayı etmez ama yine de cogu markadan kaliteli




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Headlong Into Carnage -- 9 Nisan 2026; 17:35:45 >
    _____________________________




  • Burada çok kişi rekabet vs dedi , işlerine geldiğini düşündü , bu yönde yorumlar yaptı

    Kimse Çin ile rekabet etmek zorunda falan değil böyle bir rekabet söz konusu bile değil

    Zaten bu tarz bir ülke ile üretim konusunda rekabet edemezsin

    Hele avrupa hiç edemez

    Ama bu sadece avrupaya değil bize de zarar verecek ve veriyor

    Sanayinin içinde olanlar biliyor zaten , farkındalar

    Bugün Türkiye de sanayi bitip yatırım yapmaktan kaçılıp özellikle otomotiv sanayisinde ortaya çıkan az buçuk işte Türkiye yerine Çine giderken , 1 milyon ucuza araba alıyorum bana ne rekabet etsinler diyenlerin sonra ağlamaya şikayet etmeye hakkı yok

    Avrupalı araç satamıyor diye hoşuna giden Türk vatandaşı dünyaya bugüne kadar hangi gözle bakmış?

    Senin beğenmediğin beni kazıklıyor dediğin avrupalı üreticiler senin sanayini ne kadar besliyor onunda mı farkında değilsin ?

    Alman sana panjur yaptırır , balata yaptırır , far yaptırır , çıta yaptırır vs vs

    Yaptırır oğlu yaptırır ki yaptırdı da , Çinli hiç bir halt yaptırmaz

    _____________________________




  • 
Sayfa: önceki 123
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.