Şimdi Ara

Halama EKT uygulayacaklarmış

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
3 Misafir (1 Mobil) - 2 Masaüstü1 Mobil
5 sn
15
Cevap
1
Favori
1.008
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj
  • Halam uzun bir süredir depresyon yaşıyor. Fakat öyle böyle değil. Durup durup ağlıyordu. Resmen ölü gibiydi.

    En son Ruh ve Sinir hastalıkları hastanesine götürüldü. Orada bir süre ilaç tedavisi falan aldı. Fakat şimdi iyice ot gibi oldu. Yani daha kötü bir hale geldi. EKT ise son çare görülüp Hastanedeki (Devlet) doktor ben bu işe bulaşmam demiş. Eniştem ise bunun için parayla özelde yaptırma kararı almış.

    Buraya kadar her şeyi anlattım. Benim kafamı kurcalayan birkaç durum var. Psikoloji konularına meraklı ve araştıran birisiyim. En başından beri babama "Yahu bu halam niye bilişsel terapi olmuyor!?" diyordum. Bilişsel terapi iyi biri tarafından uygulandığında en etkili ve sağlıklı yöntemdir. İlaç ve EKT gibi şeyler tamamen insanı ruhsuz yapıyor. Kişilik kaybına neden oluyor. Ki EKT gerçekten öyle basit bir şey değil. Bildiğiniz beyninize elektrik veriyorlar. Ve beyni ilaçlara daha duyarlı hale getiriyorlar. Bu öyle basit ve sağlıklı bir yöntem değil. Bunu babama diyorum kem küm edip geçiyor. Ki onun kardeşi sonuçta değil mi? Hani halamın oğluna da aynı durumu söylüyorum. O da bir nebze dediklerimi mantıklı buluyor. Fakat bu iş uygulamaya geçmiyor.


    Kendi tecrübemden aktarayım. Ben bundan önce anksiyete bozukluğu ile beraber obsesif bozukluklar yaşadım. Bunun için ise epey araştırma yapmıştım. Öyle kolay psikiyatri ya da ilaçlara güvenmem. En son bilişsel terapiyi buldum. Hakkında araştırmalar yapıp yanı sıra işimi görecek birkaç kaynak buldum. Kendi kendime bilişsel terapi uygulayarak sorunları çözdüm. Hani bu etkiler kalıcıda oluyor. Çünkü beynin ve işleyişinin mantığını kavramış oluyorsunuz. Zaten en başından mantık mekanizmasını kavramış oluyorsunuz. Çünkü depresyon, anksiyete ve düşünce-davranış bozukluklarının temelinde algı bozukluğu vardır. Yani anlamıyorum bu ilaç ve riskli tedavilere bu kadar eğilimli olmamızı...




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Albert Caraco -- 21 Mayıs 2021; 18:53:15 >



    _____________________________
  • Böyle zihinsel hastalıklarda neden-sonucu yakalamak oldukça zor. Bilişsel terapi gibi şeyler basit durumlarda işe yarar veya plasebo etkisidir. Ya ilaç ya elektrokonvülsif terapi ya da cerrahi yöntemden başka tedavi görünmüyor. Doktorlar ne diyorsa onu yapın.

    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: SelinWeisz24

    Böyle zihinsel hastalıklarda neden-sonucu yakalamak oldukça zor. Bilişsel terapi gibi şeyler basit durumlarda işe yarar veya plasebo etkisidir. Ya ilaç ya elektrokonvülsif terapi ya da cerrahi yöntemden başka tedavi görünmüyor. Doktorlar ne diyorsa onu yapın.

    Aslında bilişsel terapiye plasebo etkisi demek pek uygun olmaz. Çünkü temelde mantık dışı hareket etmeye dayalı durumda olguyu mantıklı bir çerçeveden yeniden ele alma yetisini geri kazanmak var. Tıpkı dışarıda çok yağmur yağıyor vah vah demek yerine, şemsiyeyi akıl etmek (mantık olarak) gibidir. Zaten depresyon dediğimiz şey duygu durum bozukluğudur. Kişi muhakeme yapma yetisini farkında olmadan kaybediyor ve mantık dışı düşüncelere kapılıyor. Karıncayı deve gibi görüyor. Bunu farkındalıklı bir yol ile tekrar geri kazanmak var.

    Ben açıkcası psikoloji camiasında bizim doktorlara çok güvenmediğimden dolayı bunu söylüyorum. Psikiyatriye çok katkısı olmuş kişi David Burns bile yaptığı deneylerle ABD'de bunu gözlemlemiş.


    Ben halam üzerindeki tecrübelerimi söyleyeyim. Halam çok dindar biriydi. Kendini çok kaptırdı. Sürekli ölüm korkusu var. Ölürse azaba mahkum olma korkusu var. Bence din diye inandığı şey (aşırılık) düşünce yapısını bozdu.

    Çünkü bir insan herhangi bir dine mensup ise bile bu kadar aşırılığa kaçmamalıdır. Çünkü dini konulardaki aşırılık kişiyi toplumsal yaşamın gerçeklerinden soyutlanıp mantık dışı düşüncelere itebiliyor ve bu bir döngü haline geliyor.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Albert Caraco -- 21 Mayıs 2021; 19:42:31 >
    _____________________________




  • quote:

    Orijinalden alıntı: Albert Caraco

    Aslında bilişsel terapiye plasebo etkisi demek pek uygun olmaz. Çünkü temelde mantık dışı hareket etmeye dayalı durumda olguyu mantıklı bir çerçeveden yeniden ele alma yetisini geri kazanmak var. Tıpkı dışarıda çok yağmur yağıyor vah vah demek yerine, şemsiyeyi akıl etmek (mantık olarak) gibidir. Zaten depresyon dediğimiz şey duygu durum bozukluğudur. Kişi muhakeme yapma yetisini farkında olmadan kaybediyor ve mantık dışı düşüncelere kapılıyor. Karıncayı deve gibi görüyor. Bunu farkındalıklı bir yol ile tekrar geri kazanmak var.

    Ben açıkcası psikoloji camiasında bizim doktorlara çok güvenmediğimden dolayı bunu söylüyorum. Psikiyatriye çok katkısı olmuş kişi David Burns bile yaptığı deneylerle ABD'de bunu gözlemlemiş.


    Ben halam üzerindeki tecrübelerimi söyleyeyim. Halam çok dindar biriydi. Kendini çok kaptırdı. Sürekli ölüm korkusu var. Ölürse azaba mahkum olma korkusu var. Bence din diye inandığı şey (aşırılık) düşünce yapısını bozdu.

    Çünkü bir insan herhangi bir dine mensup ise bile bu kadar aşırılığa kaçmamalıdır. Çünkü dini konulardaki aşırılık kişiyi toplumsal yaşamın gerçeklerinden soyutlanıp mantık dışı düşüncelere itebiliyor ve bu bir döngü haline geliyor.



    Alıntıları Göster

    Duygularla nörotransmitterlerin oldukça güçlü nedensel ilişkileri var.

    _____________________________




  • SelinWeisz24 S kullanıcısına yanıt

    Kesinlikle öyle.

    Fakat o konuda bazen emin olamıyorum. Acaba kişi kendi kendini mi nörotransmitter grubuna dahil rahatsızlığa mahkum ediyor. Yoksa nörotransmitter kendi içinde mi kişiyi rahatsızlığa mahkum ediyor. Bu konuda emin değilim. Yani beynindeki kimyasalları farkında olarak veya olmayarak yönetmesi. Demek istediğimi anlamışsındır. Bakalım ne olacak...




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Albert Caraco -- 21 Mayıs 2021; 19:46:38 >
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Albert Caraco

    Kesinlikle öyle.

    Fakat o konuda bazen emin olamıyorum. Acaba kişi kendi kendini mi nörotransmitter grubuna dahil rahatsızlığa mahkum ediyor. Yoksa nörotransmitter kendi içinde mi kişiyi rahatsızlığa mahkum ediyor. Bu konuda emin değilim. Yani beynindeki kimyasalları farkında olarak veya olmayarak yönetmesi. Demek istediğimi anlamışsındır. Bakalım ne olacak...

    Onu bilemiyoruz işte. İlk mesajımda dediğim gibi zihinsel hastalıklarda neden-sonucu yakalamak oldukça zor.

    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: SelinWeisz24

    Onu bilemiyoruz işte. İlk mesajımda dediğim gibi zihinsel hastalıklarda neden-sonucu yakalamak oldukça zor.



    Alıntıları Göster

    Güzel bağladın. Yazıların için teşekkürler.

    _____________________________
  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
  • Bilişsel terapi bir yere kadar işe yarar; lakin yetersiz kaldığı durumlarda EKT yapılabilir. Halanda depresyon varmış. Depresyon hastalarında intihar riski bulunmaktadır. Canına kıysa daha mı iyi?


    Doktorların zevkinden EKT yaptığı yok sonuçta. Ayrıca EKT öncesinde hasta uyutulduğu için bir şey hissetmez.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi DrakeMcCain -- 21 Mayıs 2021; 19:51:25 >
    _____________________________
    İşletim Sistemi: Windows 11 Pro
    İşlemci: Intel i7 12650H
    Ekran Kartı: Nvidia RTX 4060 - 105W
    RAM: 16 GB
    Depolama: 1 TB NVMe SSD
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Jake Lockley

    Bu mesaj silindi.

    Yazdığın cümlelere dikkat et. Kiminle konuştuğunu bilmeden "ergenler" diye hitap ettiğin kişi hakkında bir bilgiye sahip misin?

    İyi güzel yazdın. Sonunda bütün üslubunu bozma cesaretin, kendine karşı olan son derece saygısızlıktan mı geliyor?

    Tek bir ifadeyle kendini yerle bir ettin. Şuraya haftada 1 gelirim, ille senin gibi tiplerle mi karşılaşacağım. Blok.

    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: DrakeMcCain

    Bilişsel terapi bir yere kadar işe yarar; lakin yetersiz kaldığı durumlarda EKT yapılabilir. Halanda depresyon varmış. Depresyon hastalarında intihar riski bulunmaktadır. Canına kıysa daha mı iyi?


    Doktorların zevkinden EKT yaptığı yok sonuçta. Ayrıca EKT öncesinde hasta uyutulduğu için bir şey hissetmez.

    EKT'nin ne olduğunu biliyorum. Fakat birde bunun sonrası var. Ben bunu düşünüyorum. Çünkü bunu yapanlar sonunda kişiliğini kaybediyor ya da bozulmaya uğruyor. Geriye kalan robot gibi bir hayat oluyor.

    Hani sen bile bilişsel terapi yapılabilir demişsin. Sonradan olmuyorsa EKT zaten yapsınlar.

    Bundan tam 12 yıl önce ablam halamdan daha ağır bir durum atlattı. Halisülasyonlar, krizler ve bağırmalar gibi şeyler yaşadı. Fakat ablam için bile bu gibi şeyler düşünülmedi. Hatta halamdan uzun süre kaldı. Fakat bugün herhangi bir ilacı vermek ya da bu gibi yöntemleri uygulamak neden bu kadar gelişigüzel oldu anlamıyorum. Hani halamda halisülasyon gibi durumda yok.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Albert Caraco -- 21 Mayıs 2021; 20:0:28 >
    _____________________________




  • bilişsel terapinin etki etmeyeceği hastalıklar var. örneğin ben bilişsel terapi + ilaç tedavisi alıyorum, anksiyete ve panik bozukluk mevcut, ilaç içmediğim zaman durduk yere atak geçiriyorum.



    kısacası panik atağı durduk yere geçirdiğimi bilsem bile acısını çekiyorum ilaç içmezsem.. bilişsel terapi atak zamanında yaptıklarımı kontrol altına almayı sağladı yani acile falan koşmuyorum artık, uzanıyorum yatağa geçmesini bekliyorum atağın..

    _____________________________
  • Bilişsel terapi aynı zamanda hastanın koopere olmasının gerekli olduğu bir tedavi şekli. Yani önce hastanın gerçekten hasta olduğunu kabul etmesi ve terapiyi istemesi için gereken asgari rasyonalizyona ihtiyaç duyar. Eğer bu varsa tabii ki önce terapi. Onun dışında FDA tarafından onaylı depresyon için yeni bir tedavi yöntemi var ketamin infüzyon tedavisi. Etkili olduğunda çok güçlü ve kalıcı ama hiçbir etkisi olmayabiliyor. Okuduğum kadarıyla daha çok post travmatik depresyonda etkili yani travma hikayesi olanlarda işe yarama potansiyeli var. Uzman görüşü değildir.

    _____________________________
    ...ve maymun kafeste olduğunu anladı.
  • Derinlere attığı altından kalkamadığı sorunları olabilir. Dikkatlice izlemek yalnız bırakmamak lazım. Etrafında canını sıkan zorbalık yapan birisi de olabilir. Herşeyini takip etmek lazım.

    _____________________________
  • 
Sayfa: 1
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.