Şimdi Ara

Fatmagül'ün Suçu Ne? | Kanal D (37. sayfa)

Bu Konudaki Kullanıcılar:
1 Misafir - 1 Masaüstü
5 sn
1.214
Cevap
2
Favori
67.032
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Giriş
Mesaj
  • quote:

    Orijinalden alıntı: gizlimert

    Demirci dedenin ölmesi senarist tercihi, çünkü onu da İstanbul'a getirebilmek için bir neden yoktu, yoksa filmde uzunca bir süre kalıyordu o demirci dede.
    Yeni pek birşey gelmedi diziyle ilgili bu hafta ben de zaten pek iyi takip edemiyorum şu sıralar.
    Standart tepki haberlerinden birisi daha, bu sefer daha ciddiler gibi görünüyoır ama:

    Fatmagül'ü TBMM'ye Şikayet Ettiler

    Dizinin yayından kaldırılması için imza kampanyası başlatıldı

    'Fatmagül'ün Suçu Ne?' TBMM'ye şikayet edildi Adana Kadın Platformu üyeleri, kadına tecavüz ve aşağılamayı bir kez daha açığa çıkardığını ileri sürdükleri 'Fatmagül'ün Suçu Ne?' adlı dizinin yayından kaldırılması için imza kampanyası başlattı.

    Habertürk'ün haberine göre; "Kahrolsun erkek egemen sistem" yazılı pankartların da bulunduğu stantta, imza atanlar arasında erkeklerin de bulunduğu gözlendi.


    Bu gidişle kapatıcaklar diziyi . Anlamıyorum doğrusu, bir kadının başına o tarz kötü bir şeyin geldikten sonra olan olayları anlatan bir olay şu anda ve çok ahım şahımda tecavüz konusu geçmiyor, geçmemiştide. Neden bu kadar üstlerine gidiyorlar? Bir şeylerden kazanç felan mı sağlayamıyorlar anlamadım ki doğrusu?

    Bilgi için teşekkürler Mert.
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Noix~


    quote:

    Orijinalden alıntı: gizlimert

    Demirci dedenin ölmesi senarist tercihi, çünkü onu da İstanbul'a getirebilmek için bir neden yoktu, yoksa filmde uzunca bir süre kalıyordu o demirci dede.
    Yeni pek birşey gelmedi diziyle ilgili bu hafta ben de zaten pek iyi takip edemiyorum şu sıralar.
    Standart tepki haberlerinden birisi daha, bu sefer daha ciddiler gibi görünüyoır ama:

    Fatmagül'ü TBMM'ye Şikayet Ettiler

    Dizinin yayından kaldırılması için imza kampanyası başlatıldı

    'Fatmagül'ün Suçu Ne?' TBMM'ye şikayet edildi Adana Kadın Platformu üyeleri, kadına tecavüz ve aşağılamayı bir kez daha açığa çıkardığını ileri sürdükleri 'Fatmagül'ün Suçu Ne?' adlı dizinin yayından kaldırılması için imza kampanyası başlattı.

    Habertürk'ün haberine göre; "Kahrolsun erkek egemen sistem" yazılı pankartların da bulunduğu stantta, imza atanlar arasında erkeklerin de bulunduğu gözlendi.


    Bu gidişle kapatıcaklar diziyi . Anlamıyorum doğrusu, bir kadının başına o tarz kötü bir şeyin geldikten sonra olan olayları anlatan bir olay şu anda ve çok ahım şahımda tecavüz konusu geçmiyor, geçmemiştide. Neden bu kadar üstlerine gidiyorlar? Bir şeylerden kazanç felan mı sağlayamıyorlar anlamadım ki doğrusu?

    Bilgi için teşekkürler Mert.


    Öncelikle dizi kapatması bence çok zor bir iş olursa kendi adıma söylüyorum skandal olur. Tepkilerin 2 çeşit nedeni var daha doğrusu 2 çeşit tepki var bu diziye 1.si şu (ki buna kesinlikle katılmıyoum) 'genel ahlak yapsını bozuyor'. Bu tamamen önyargıya dayalı muhtemelen diziyi izlemeyen bir kesimin sadece malum sahnelere (ki artık o sahnelerinde aslında tv'ye ne kadar uygun çekildiğini söylemem gerek yok orijinal filmi veya yabancı Irreversible filmini izleyip de o sahnleri görünce gerçekten de o bahsedilen ahlak yapsını etkileyecek tarzda hiçbir sahne yok gibiydi dizide) gösterdiği tepkiden kaynaklanıyor. Ve çok haksızlar maalesef , ön yargının ötesine geçemiyor düşünceleri. Ha o tarz sahneler olsaydı bile, rtük koyardı +18'ini sen de bilinçli aileysen izletmezdin çocuğuna ne bileyim bir şekilde o sahne çıkınca falan kanal değiştirirdin. Neyse bir çeşit tepki bu.
    Diğeri de diyor ki bu dizi kadına tecavüzü ve kadını aşağılamayı meşru kılıyor bu nedenle tepki göstermemiz lazım falan (ki bunlar da genelde kadın hakları savunucuları). Şimdi onlara sadece bazı noktalarda katılabiliyorum o da şu ki maalesef toplum bilincimiz hala yerlerde süründüğü için diziden sonra yaşanan tecavüz vakalzrında bir miktar artış olmuş olabilir, ya da görüldüğü üzere saçma sapan espriler, saçma sapan ürünler satılmaya başlanmış olabilir diziyle ilgili buna katılıyorum. Ancak, bunlar dizinin yayından kaldırılmasını gerektirmez, bu diziden önce de bu tür olaylar vardı daha iğrençleri vardı , bundan sonra da olacak, sorunun kaynağı dizi değil yani. Ayrıca bir de sanırım Beren Saat oynadığından dolayı bu da Türk dizilerinde tepki verilmesi gereken bir durum olursa akıllara ilk bu dizi geliyor. Söylemekten bııkmadım ama aynı gün karşısında olan bir dizi de şiddet eğilimleri içeren duygular uyandırabilir bireylerde , ya da mesela Öyle Bir Geçer Zaman Ki'deki baba ve oğlu Mete karakterinin de dizilerden kötü etkilenen insanalrı etkilemeyeceğiini kim iddia edebilir? Bu dizi sadece hedef tahtası oluyor aslında, genel olarak Türk dizilerine bir tepki söz konusu, ama o da bana göre tam anlamıyla olmasa bile yersiz bir tepki.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi gizlimert -- 26 Ekim 2010; 0:50:37 >
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: gizlimert
    Demirci dedenin ölmesi senarist tercihi, çünkü onu da İstanbul'a getirebilmek için bir neden yoktu, yoksa filmde uzunca bir süre kalıyordu o demirci dede.
    Yeni pek birşey gelmedi diziyle ilgili bu hafta ben de zaten pek iyi takip edemiyorum şu sıralar.
    Standart tepki haberlerinden birisi daha, bu sefer daha ciddiler gibi görünüyoır ama:

    Fatmagül'ü TBMM'ye Şikayet Ettiler

    Dizinin yayından kaldırılması için imza kampanyası başlatıldı

    'Fatmagül'ün Suçu Ne?' TBMM'ye şikayet edildi Adana Kadın Platformu üyeleri, kadına tecavüz ve aşağılamayı bir kez daha açığa çıkardığını ileri sürdükleri 'Fatmagül'ün Suçu Ne?' adlı dizinin yayından kaldırılması için imza kampanyası başlattı.

    Habertürk'ün haberine göre; "Kahrolsun erkek egemen sistem" yazılı pankartların da bulunduğu stantta, imza atanlar arasında erkeklerin de bulunduğu gözlendi.



    bunlara gelene dek eğitim sistemini iyıleştirmeye ,yükseltmeye , değiştirmeye çabalasalar ya

    bu eğitimden yetişen aileler başıboş bırakırsa çocuğunu,oğullar kızlar her türlü olayın içine girerler,


    para vermekle olmuyo anne babalık
    temel bozuk
  • quote:

    Orijinalden alıntı: gizlimert

    quote:

    Orijinalden alıntı: Noix~


    quote:

    Orijinalden alıntı: gizlimert

    Demirci dedenin ölmesi senarist tercihi, çünkü onu da İstanbul'a getirebilmek için bir neden yoktu, yoksa filmde uzunca bir süre kalıyordu o demirci dede.
    Yeni pek birşey gelmedi diziyle ilgili bu hafta ben de zaten pek iyi takip edemiyorum şu sıralar.
    Standart tepki haberlerinden birisi daha, bu sefer daha ciddiler gibi görünüyoır ama:

    Fatmagül'ü TBMM'ye Şikayet Ettiler

    Dizinin yayından kaldırılması için imza kampanyası başlatıldı

    'Fatmagül'ün Suçu Ne?' TBMM'ye şikayet edildi Adana Kadın Platformu üyeleri, kadına tecavüz ve aşağılamayı bir kez daha açığa çıkardığını ileri sürdükleri 'Fatmagül'ün Suçu Ne?' adlı dizinin yayından kaldırılması için imza kampanyası başlattı.

    Habertürk'ün haberine göre; "Kahrolsun erkek egemen sistem" yazılı pankartların da bulunduğu stantta, imza atanlar arasında erkeklerin de bulunduğu gözlendi.


    Bu gidişle kapatıcaklar diziyi . Anlamıyorum doğrusu, bir kadının başına o tarz kötü bir şeyin geldikten sonra olan olayları anlatan bir olay şu anda ve çok ahım şahımda tecavüz konusu geçmiyor, geçmemiştide. Neden bu kadar üstlerine gidiyorlar? Bir şeylerden kazanç felan mı sağlayamıyorlar anlamadım ki doğrusu?

    Bilgi için teşekkürler Mert.


    Öncelikle dizi kapatması bence çok zor bir iş olursa kendi adıma söylüyorum skandal olur. Tepkilerin 2 çeşit nedeni var daha doğrusu 2 çeşit tepki var bu diziye 1.si şu (ki buna kesinlikle katılmıyoum) 'genel ahlak yapsını bozuyor'. Bu tamamen önyargıya dayalı muhtemelen diziyi izlemeyen bir kesimin sadece malum sahnelere (ki artık o sahnelerinde aslında tv'ye ne kadar uygun çekildiğini söylemem gerek yok orijinal filmi veya yabancı Irreversible filmini izleyip de o sahnleri görünce gerçekten de o bahsedilen ahlak yapsını etkileyecek tarzda hiçbir sahne yok gibiydi dizide) gösterdiği tepkiden kaynaklanıyor. Ve çok haksızlar maalesef , ön yargının ötesine geçemiyor düşünceleri. Ha o tarz sahneler olsaydı bile, rtük koyardı +18'ini sen de bilinçli aileysen izletmezdin çocuğuna ne bileyim bir şekilde o sahne çıkınca falan kanal değiştirirdin. Neyse bir çeşit tepki bu.
    Diğeri de diyor ki bu dizi kadına tecavüzü ve kadını aşağılamayı meşru kılıyor bu nedenle tepki göstermemiz lazım falan (ki bunlar da genelde kadın hakları savunucuları). Şimdi onlara sadece bazı noktalarda katılabiliyorum o da şu ki maalesef toplum bilincimiz hala yerlerde süründüğü için diziden sonra yaşanan tecavüz vakalzrında bir miktar artış olmuş olabilir, ya da görüldüğü üzere saçma sapan espriler, saçma sapan ürünler satılmaya başlanmış olabilir diziyle ilgili buna katılıyorum. Ancak, bunlar dizinin yayından kaldırılmasını gerektirmez, bu diziden önce de bu tür olaylar vardı daha iğrençleri vardı , bundan sonra da olacak, sorunun kaynağı dizi değil yani. Ayrıca bir de sanırım Beren Saat oynadığından dolayı bu da Türk dizilerinde tepki verilmesi gereken bir durum olursa akıllara ilk bu dizi geliyor. Söylemekten bııkmadım ama aynı gün karşısında olan bir dizi de şiddet eğilimleri içeren duygular uyandırabilir bireylerde , ya da mesela Öyle Bir Geçer Zaman Ki'deki baba ve oğlu Mete karakterinin de dizilerden kötü etkilenen insanalrı etkilemeyeceğiini kim iddia edebilir? Bu dizi sadece hedef tahtası oluyor aslında, genel olarak Türk dizilerine bir tepki söz konusu, ama o da bana göre tam anlamıyla olmasa bile yersiz bir tepki.



    Kesinlikle katılıyorum, kobay olarak kullanılıyor dizi şu anda halkın ve medyanın elinde adeta. İlk dediğin çok doğru diziyi izlemeden yorum yapanlar forumda aramızda bile var, kaldı ki insanlar izlediklerinin bile ne olduğunu anlamadan yorum yapıyorlar saçmalık bu dizi hakkında söylenenler. Beren Saat'in Aşk-ı Memnu dizisinde yediği damgadan sonra oynadığı her dizide aynı şeylerin olacağı mı düşünülüyor anlamıyorum doğrusu, neyse ki bizler seviyoruz reytingleri dolduran insanlar seviyor umarım saçma şeyler olmaz..
    _____________________________
  • 7.bölüm özet

    Gerçeğin peşine düşen Ebe Nine de İstanbul’a geliyor ve Fatmagül’le ilk defa yalnız konuşma fırsatını yakalıyor.
    Ebe Nine’nin de İstanbul’a geleceğini öğrenen Kerim, Fatmagül ve ailesine yerleşecekleri bir ev bulmak için harekete geçer. Ancak Kerim’in mecbur olduğu bu görevi de yerine getirdikten sonra kaçıp gideceğini anlayan Mukaddes, onu göndermemeye kararlıdır. İstanbul’a doğru intikam yolculuğuna çıkan Mustafa, zoraki bir yol arkadaşı edinir. Aynı otobüste seyahat eden Asu, Mustafa’nın hüznünü fark eder. İstanbul’da kalacak yeri olmadığını öğrenince de ona yardımcı olmayı teklif eder. Öte yandan Yaşaranlar arasında süren gizli çekişmede, Erdoğan’ın, amcasıyla yolları şanssız bir şekilde kesişir. Bu olayla Erdoğan’ın Reşat Yaşaran’a olan nefreti bir kat daha artar. Selim kendini temize çıkarmak ve Meltem’le arasındaki mesafeyi ortadan kaldırmak için herkesi şaşırtan bir karar verir. Vural ise yaşadığı ve yaşattıklarının yükü altında her geçen gün biraz daha ezilirken kendine yeni bir kaçış yolu bulur. Gerçeğin peşindeki Ebe Nine mücadelesinden vazgeçmemeye kararlıdır. Ebe Nine’yi İstanbul’a getiren asıl nedeni öğrenen Kerim, büyük utancıyla bir kez daha yüzleşir. Ebe Nine ve Fatmagül günler sonra ilk defa karşılaşırlar. Ebe Nine, Fatmagül’le ilk defa yalnız konuşma fırsatını yakalar. Mustafa’nın İstanbul’a geldiği haberi, Fatmagül’ün yüreğine ateş gibi düşer. Mustafa bir avcı gibi avının peşinde sakin ve kararlıdır. Yaptığı plan işe yarar, Kerim’in izini bulur.
    _____________________________
  • sağol mert

    heyecanlı olacak
  • sağol Dilara

    2. bir fragman daha çıkmış

    http://www.youtube.com/watch?v=OM4vo4d97_g
    _____________________________
  • Filmin senaryosunu yazan Vedat Türkali'nin röportajından bir kısım:

    Fatmagül’ün Suçu Ne, filmin çekilmesinden neredeyse 25 yıl sonra yeniden zirveye oturdu. Ne diyorsunuz?
    Ben de duyuyorum, dizi zirveye oturmuş. Vaktiyle sinema filmi olarak rahmetli Süreyya Duru çekmişti. Hülya Avşar oynuyordu Fatmagül’ü. Film zamanında, o porno filmlerinin hakim olduğu dönemde zirve yaptı. Çok sevildi, çok seyredildi.
    Fatmagül’ün hikayesi nasıl çıkmıştı ortaya?
    Fatmagül’ün hikayesini, güneyde, Fethiye’de buldum ben. İstanbul’a geldim, Lütfü Akad’a anlattım. Hiç unutmuyorum, bizim evde kahve içiyorduk, iki üç cümleyle anlattım. İyi bir filmin konusu iki üç cümleyle anlatılır. Lafı uzatıyorsanız ortada iyi bir hikaye yok demektir. Lütfü durdu. “Bu hikaye fazla güzel Abdülkadir; nefis bir hikaye. Bunu ben yapayım” dedi. Olmaz dedim, “Bu filmi ben yapacağım.” Rahmetli yapımcı Naci Duru’ya da kabul ettirdim. Heyecanla işe başladık, yarışmalar düzenledik oyuncuları seçtik. Bu arada da senaryoyu da yazdım yolladım.
    Nereye?
    Ankara’ya, Sansür Kurulu’na. Öyleydi o zaman, senaryoyu Emniyet Genel Müdürlüğü’ne bağlı kurula yolluyorsunuz onay için. Haber geldi ki, kurul senaryomu ittifakla reddetmiş. Böyle bir olasılık hiçbirimizin aklına gelmemişti. Prodüktör Naci Bey, bize inanarak yatırımlar yapmış. Bütün hazırlıklar tamam. Çekim için Fethiye’ye gideceğiz. Naci beyin ağlamaklı üstelemesiyle kalktım Ankara’ya gittim; sansürcülerle konuşup kararı değiştirteceğim! İşin başında bir kadın vardı, polis komiseriymiş. Hukuku bitirmiş. Beni karşısında görünce “Haa, siz misiniz o senaryonun yazarı?” dedi. “Evet” dedim.
    Kadın şöyle bir baktı “Hiç bir Türk erkeği, arkadaşlarının tecavüz ettiği kızla evlenir mi?” dedi. Dedim ki “Hanımefendi, siz de bilirsiniz, toplu olarak bir suç işlendiğinde, bunlardan biri bağışlanırsa hepsi birden beraat eder. Bu bir genel hukuk kuralıdır. Ben kafamdan uydurmadım, Türk Ceza Yasası’nda da bu madde var. Ona dayandım.” Bir durdu şöyle bir bana baktı “Biz kanunda olan her şeye müsaade ediyor muyuz?” dedi.
    Tecavüz edilen bir kadınla evlenilmesinden mi rahatsız olmuşlar?
    Öyleymiş. Ben hikayeyi ve bu ret olayını unutamıyorum. Bir gün Bodrum’da oturuyorduk. Bizim rahmetli sinemacı Hürrem Erman geldi, sansür üstüne dertleşiyoruz. Ben de benim olaydan açtım, konuyu da anlattım. Bir durdu bu. ”Hoca yaa,” dedi, “şu sırada Ayvalık’ta biz bu filmi çekiyoruz”. “Nasıl çekiyorsunuz?” dedim. “Bayağı çekiyoruz” dedi, “İşte tam bu anlattığın konuyu çekiyoruz, ben setten geldim buraya”. Dava açacağımı söyledim ve açtım. Rahmetli Hürrem de tanıklık etti.
    Nasıl olmuş?
    Şöyle olmuş, Lütfü Akad, Hürrem Erman’la da birlikte çalışıyor o zaman. O sırada benim senaryoyu anlatmış, çok beğenmişler, bize yapsana bu filmi demişler. Lütfü de “Bana vermez, kendi yapmak istiyor” demiş. Gelsin bize, konuşalım demişler. Bana bunu söylemişlerdi ama o zaman ben Naci beyle çalışıyorum. Hikayeyi de biliyorlar, Erdoğan adında bir senarist vardı, (Tünaş) alelacele bir senaryo yazdırıyorlar ona ve ‘Batsın Bu Dünya’ diye bir film çıkartıyorlar bizim hikayeden...
    Orhan Gencebay’ın filmi...
    Evet, berbat bir filmmiş, ben görmedim. Param olsa, anında toplatacağım filmi...
    Açtığınız dava nasıl sonuçlandı?
    Mahkeme yıllarca sürdü... Sonunda davayı kazandım, hem yönetmenlik hem de senaristlik ücretimi aldım. Sonra yapımcı Naci Duru’nun oğlu Süreyya “Ben yapayım filmi” dedi. O çekti.
    Hülya Avşar nasıl seçildi rol için?
    Hülya Avşar’ı ben önermiştim. Süreyya da ilk planı çektikten sonra Hülya Avşar’ın ne kadar doğru bir seçim olduğunu anlamış zaten. Rahmetli bana demişti ki “Haklıymışsın. Hülya mahkemeden çıktıktan sonra kocasının ardından sokakta bir yürüyüş yaptı, ‘kız sen bunu güzel oynayacaksın’ dedim...” Hülya çok iyi oyuncudur.
    Memnun kaldınız mı sonuçtan?
    Film zayıf çıktı bence. Senaryoda öyle hatalar yaptı ki rahmetli... Biri için hâlâ içim yanar. Fethiye’nin karşısında bir ada var, adada mangal kömürü yapılıyor. Hülya Avşar’la Aytaç Arman parasız kalınca gidip orada çalışıyorlar. Mahsus koydum o sahneyi. Çalışırken kirleniyorlar, yüzleri gözleri kapkara oluyor. Bir gün bunlar işten çıkıyorlar, sahilde giderken önce birbirlerine sonra etrafa bakıyorlar, çırılçıplak soyunup denize giriyorlar. Suya girince yüzlerinden o karalar akıp gidiyor.
    Çok metaforik...
    Evet, bir arınma olayı var, müthiş şiirsel. Ama görüntü olarak da mükemmel. Şimdi ben de seyrederken heyecanla filmde bu sahneyi bekliyorum. Bir de baktım ki, ormanda bir kulübe yapmışlar, Hülya çıktı, arkadan Aytaç da çıktı. Suratları tertemiz, döndüler popolarını, soyundular, çırılçıplak yanyana koşuyorlar uzağa doğru. Midem bulandı. Hâlâ içim yanar o sahne için... Cinler tepeme çıkıyor düşündükçe, hiç konuşmayalım bu konuyu...
    Siz şimdi filmi çekiyor olsaydınız, Fatmagül rolü için kimi düşünürdünüz?
    O kadar büyük bir kudretim olsaydı, ilk filmin çekildiği günlerdeki Hülya Avşar’ı oynatmak isterdim. Hülya, Fatmagül karakteri için çok biçilmiş kaftandı çünkü.
    Yeni Fatmagül’ü nasıl buldunuz? Beren Saat’i?
    Ara sıra bakıyorum. Kulaklarım artık iyi duymadığı için Türk filmi izleyemiyorum pek, altyazı olmadığı için... Ama o kız uymuş. Oyuncuların hemen tümü üstlendikleri rolün üstesinden geliyorlar. Üstün başarı gösterenler de var. Aslında dizideki çoğu tipler benim tiplerim değil. Benim senaryomda tecavüz edenler teenager’lardı... 16, bilemedin 17 yaş civarında... Bu dizidekiler çok büyük. Ama bir bakıma sınıfsal ayrım keskinleşmiş, kötü de olmamış sanırım.
    Siz yazarken, karakterler tümüyle belirir mi zihninizde?
    Yazarken önce onlarla ben tanışırım. Onlar benim evime, odama gelirler. Kafamda inanılmayacak derecede somutlaştırırım. Konuşurum, ederim. Doğru söylüyorum. Biri görse deli der.
    Tüm yönleriyle, yazmadıklarınız dahil, tanıyor musunuz gerçekten?
    Tanıyorum, asıl önemlisi tanışıyorum onlarla. Unutmamak gerek ki, onlar yaşamdan alınmışlardır ama aslında roman kahramanlarıdırlar. Onlar bana kendilerini anlatacak kadar yakınlık duymazlarsa zaten bu işi yapamam. Romanda ele aldığım karakterleri tipik karakterler yapmak, yaşayan canlılar haline getirmek için çalışıyorum. Gerektiğinde diretsin bana. Bakın, ben bir kaza geçirdim, o sırada ‘Kayıp Romanlar’ı yazıyorum. Ameliyata gireceğim, oğluma “bana bir kayıt cihazı getirin” dedim. Ölürsem o tamamlayacak. Romanda bir Ermeni var, Vasken adında. Sonunda ölecekti. Sonra ben kurtuldum, çıktım romanı bitirdim. Okudu Barış, “E baba, ölüyordu hani bu adam” dedi, “Yok ölmedi” dedim. Razı olmadı. Direndi. Ben illa ki öldüreceğim diye öldürecek olursam anlar onu okur. Siz istediniz diye ölmüyor ki! Bakın, işte tipik bir karakter olmak böyle bir şey.

    Radikal
    _____________________________
  • nasıl olacak bakalım bu bölüm
    _____________________________
    Ey Türk! Dostunu da Düşmanını da bil artık..!
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Mnr980

    nasıl olacak bakalım bu bölüm


    yavaş,yavaş,yavaş çok yavaş
    _____________________________
    hayvanlara iyi davranın lan

  • Ben gelmeden uplanmış başlık İzleyecek herkese iyi seyirler diyelim, güzel bir bölüm olmasını dileyelim şimdiden
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Mister No


    quote:

    Orijinalden alıntı: Mnr980

    nasıl olacak bakalım bu bölüm


    yavaş,yavaş,yavaş çok yavaş

    _____________________________
    Ey Türk! Dostunu da Düşmanını da bil artık..!
  • quote:

    Orijinalden alıntı: gizlimert

    Ben gelmeden uplanmış başlık İzleyecek herkese iyi seyirler diyelim, güzel bir bölüm olmasını dileyelim şimdiden


    Teşekkürler Mert, sanada.
    _____________________________
  • yahu hemencık reklam olurmu
    _____________________________
    Ey Türk! Dostunu da Düşmanını da bil artık..!
  • Yeni bölüm başlamış ben yavaş yavaş kayim.
    _____________________________
  • Kız ne korkusuz adamı direk evine çağırdı.

    Kartta 'Masaj salonu mu Makyaj salonu mu yazıyordu
    _____________________________
  • Haftaya hareketlenir umarım artık dizi
    _____________________________
  • Mustafa da iyice sinsileşmiş ; aferin ona .. telefondan numara çalmalar..
    _____________________________
    AMD Athlon 64 X2 4600+ AM2(2400mhz-default)- ABIT FATAL1TY AN9 32X-200Gb.Seagate 7200*10 16Mb cache-Samsung Sata2 200gb 16mb cache-XFX 7600GT Extreme Edition(680/1880)-2*1 GB.CORSAIR Value Select DDR2 667-Thermaltake Mambo VNS2000-ENERMAX EG365AX-VD 350W PSU-BENQ 1650DVDRW-52X32X52 ASUS CDRW-AZTECH DSL 305EU
  • işler baya karışacak
    _____________________________
    Ey Türk! Dostunu da Düşmanını da bil artık..!
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Mnr980

    işler baya karışacak


    Münir abi sen misin
    _____________________________
  • 
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.