Şimdi Ara

Erich Fromm ve kişiliğin ekonomik kökenleri.

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
1 Misafir - 1 Masaüstü
5 sn
15
Cevap
3
Favori
3.666
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj
  • Geçen akşam oturmuş dizi seyrediyorum, konu bir çöp ev ve orada bulunan cesetler. Eşyaları toplama alışkanlığından bahsederken Fromm' atıf yapıldı ve kişilik özelliklerinin "the having mode" ve " the being mode" olarak iki yönelimde ele alınacağı söylendi.

    Aklıma motorlu araçlar forumunda " forumda tartışmalar nasıl sona erer" başlığı geldi ve kafamda bir ampul yandı. Üç aşağı beş yukarı görünüşte benim "duygu ile seçim" " akıl ile seçim" ikiliğine uyumu nedeni ile wv/toyota karşıtlığını körüklemek üzere kullanmak geldi.

    Docendo disco, scribendo cogito rehberim olduğundan başladım okumaya, meğer kazın ayağı benim bildiğim gibi değilmiş.


    Fromm, in some ways, is a transition figure or, if you prefer, a theorist that brings other theories together. Most significantly for us, he draws together the Freudian and neo-Freudian theories we have been talking about (especially Adler's and Horney's) and the humanistic theories we will discuss later. He is, in fact, so close to being an existentialist that it almost doesn't matter! I believe interest in his ideas will rise as the fortune of existential psychology does.

    Fromm, diğer teorileri biraraya getiren bir yazar. önceki teorileri derleyip topluyor.

    Another aspect of his theory is fairly unique to him: his interest in the economic and cultural roots of personality. No one before or since has put it so directly: Your personality is to a considerable extent a reflection of such issues as social class, minority status, education, vocation, religious and philosophical background, and so forth. This has been a very under-represented view, perhaps because of its association with Marxism. But it is, I think, inevitable that we begin to consider it more and more, especially as a counterbalance to the increasing influence of biological theories.

    Teorisinin bir diğer yönü kişiliğin kültürel ve ekonomik köklerine olan ilgisi. Bunu daha önce hiçkimse ortaya koymamıştı. Kişiliğiniz önemli ölçüde sosyal sınıf , azınlık durumunuz , eğitim , işiniz , dini ve felsefik özgeçmişiniz ve diğer etkenlerin etkisinde şekillendiğini iddia eder. Marxism ile olan ilgisi nedeni ile bu görüş daha önce hiç seslendirilmemişti.
    ( Not : Marx'ın kapiltalist sistem eleştirisi hk BBC de bir program yapıldı geçenlerde ; Kapitalims temel dayanağı olan orta sınıfları yok ediyor dolayısı ile kendini de. http://www.bbc.co.uk/news/magazine-14764357 )

    Marx'ı yeniden mi keşfediyor(lar)uz ?

    Theory

    As his biography suggests, Fromm's theory is a rather unique blend of Freud and Marx. Freud, of course, emphasized the unconscious, biological drives, repression, and so on. In other words, Freud postulated that our characters were determined by biology. Marx, on the other hand, saw people as determined by their society, and most especially by their economic systems.

    Freud karakterimizin biyoloji tarafından şekillendirildiğini, diğer taraftan Marx ise toplum ve özellikle ekonomik sistem tarafından şekillendirildiğini öne sürer

    He added to this mix of two deterministic systems something quite foreign to them: The idea of freedom. He allows people to transcend the determinisms that Freud and Marx attribute to them. In fact, Fromm makes freedom the central characteristic of human nature!

    Fromm bu karışıma özgürlük fikrini kattı. Fromm özgürlüğü insan karakterinin temeli yaptı.

    There are, Fromm points out, examples where determinism alone operates. A good example of nearly pure biological determinism, ala Freud, is animals (at least simple ones). Animals don't worry about freedom -- their instincts take care of everything. Woodchucks, for example, don't need career counseling to decide what they are going to be when they grow up: They are going to be woodchucks!

    Fromm determinismin saf halde bulunduğu durumları şöyle izah eder. Saf biyolojik determinism freud usulü hayvanlarda gerçekleşir. hayvanlar özgürlük için kafa yormazlar.

    A good example of socioeconomic determinism, ala Marx, is the traditional society of the Middle Ages. Just like woodchucks, few people in the Middle Ages needed career counseling: They had fate, the Great Chain of Being, to tell them what to do. Basically, if your father was a peasant, you'd be a peasant. If your father was a king, that's what you'd become. And if you were a woman, well, there was only one role for women.

    Marx usulü sosyo-ekonmik determinism örneği ise ortaçağların geleneksel toplumudur. Onların alınyazısı vardı. Varlıkların büyük zinciri (Tanrı?) ne olacaklarını dikte ederdi

    Today, we might look at life in the Middle Ages, or life as an animal, and cringe. But the fact is that the lack of freedom represented by biological or social determinism is easy. Your life has structure, meaning, there are no doubts, no cause for soul-searching, you fit in and never suffered an identity crisis.

    Özgürlüğün olmayışı hayatınıza bir yapı, bir anlam kazandırır, orada şüphe yoktur, bir konuma uyar ve hiçbir zaman kimlik krizi yaşamazsınız. ( dindarların dinden beklediği de tam bu değil mi? )

    Historically speaking, this simple, if hard, life began to get shaken up with the Renaissance. In the Renaissance, people started to see humanity as the center of the universe, instead of God. In other words, we didn't just look to the church (and other traditional establishments) for the path we were to take. Then came the Reformation, which introduced the idea of each of us being individually responsible for our own soul's salvation. And then came democratic revolutions such as the American and the French revolutions. Now all of a sudden we were supposed to govern ourselves! And then came the industrial revolution, and instead of tilling the soil or making things with our hands, we had to sell our labor in exchange for money. All of a sudden, we became employees and consumers! Then came socialist revolutions such as the Russian and the Chinese, which introduced the idea of participatory economics. You were no longer responsible only for your own well-being, but for fellow workers as well!

    Tarihsel olarak hayat rönesans ile sarsıldı. İnsanlar tanrı yerine insanlığı evrenin merkezi olarak görmeye başladılar. Başka türlü söylersek ne olacağımıza karar vermek için kiliseye yahut diğer otoriter kuluşlara bakmamaya başladık. Reformasyon ile herkesin kendi ruhunun kurtuluşundan sorumlu olduğu fikri ortaya çıktı. Sonra demokratik devrimler otaya çıktı ! Birdenbire kendi kendimizi yönetme fikri ile başbaşa kaldık. Endüstri devriminin gelişi ile kendi emeğimizle kendi elimizle ürettiklerimizle geçinirken ( annem rahmet istedi : ne dikerse elim, onu giyer götüm) emeğimizi para karşılığında satmaya başladıkve tüketici ve işçi olduk. Sovyet ve çin devrimi ile de sadece kendimizden sorumlu iken birdenbire başkalarında da sorumlu olmaya başladık.

    So, over a mere 500 years, the idea of the individual, with individual thoughts, feelings, moral conscience, freedom, and responsibility, came into being. but with individuality came isolation, alienation, and bewilderment. Freedom is a difficult thing to have, and when we can we tend to flee from it.

    Son 500 yıl içersinde birey, bireysel düşünce, duygular, ahlaki vicdan, özgürlük ve sorumluluk meydana çıktı. Fakat bireysellikle beraber izolasyon, yabancılaşma, ve hayatı anlamlandıramama ortaya çıktı. Özgürük sahibi olmak çok güç birşey ondan kaçmaya çabalamaya başladık. ( dindar kardeşlerimize bir göz kırpalım
    )



    Bundan sonrasını zaman içersinde tercüme edeceğim. Eğer arkadaşlar yardımcı olur da tercüme ederlerse bana paragraf olarak e-posta atın buraya koyayım.


    http://webspace.ship.edu/cgboer/fromm.html

    Fromm un orientation testi .http://webspace.ship.edu/cgboer/frommtest.html



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi oldsalt -- 18 Eylül 2011; 8:47:56 >



    _____________________________
  • çok ilgi çekici idi.
    dil problem oldu.
    tam çeviri olsa daha çok faydalanırdık.
    çok teşekkür ederiz, emeğinize sağlık
    _____________________________
    İstisnaları saymazsak ülkemde kimse işini doğru dürüst yapmıyor. Etrafınıza bakın, mutlaka göreceksiniz. Kendimizden başlayarak DÜZELTELİM!
    suç işleyenleri affetmek, insanları suç işlemeye teşvik eder ve suç işlemeyenlere haksızlık yapılmış olur. DEVLETİMİZİN, SUÇU VE SUÇLUYU AFFETMESİNE KARŞIYIM.
  • Çevirinin takipçisiyim.

    quote:

    Özgürlüğün olmayışı hayatınıza bir yapı, bir anlam kazandırır, orada şüphe yoktur, bir konuma uyar ve hiçbir zaman kimlik krizi yaşamazsınız. ( dindarların dinden beklediği de tam bu değil mi? )


    Tam olarak olay bu. Yaşamın bir gücün kontrolüne bağlı olduğunu düşünmek, iradenin her olayda müdahil olamayacağını bilmek insanları büyük ölçüde rahatlatmakta. Sadece dinle de sınırlı değil bu. Gücün yerine mesela bir lideri koymak mümkün.
    _____________________________
    Şüpheci oku, şüpheci dinle, şüpheci gör. Alçakgönüllü düşün...
  • O zaman anti-sosyal kişilik bozukluğu olanlar toplumun dayattığı bu şablonlara karşı bağışıktır diyebilir miyiz?
    _____________________________
    Her domates sulu olsa imtihan olur muydu?
  • güzel gidiyormuş ama devamı gelmemiş.
    _____________________________
  • şöyle bir göz gezdirdim, bunu nasıl farkedemedim daha önce dediğim şeyler çıktı. takip ediyorum
    _____________________________
  • Bende takipteyim
    _____________________________
  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
  • ben şimdi özet geçeceğim, bu konuda nedir diyen üyeler için. tercüme ile uğraşmak yerine, daha açık ve net ifadeler kullanmalısınız. bir düşünür var karşımızda ama çok düşünmesine rağmen uygulamada başarılı olamayan bir düşünür. neyin uygulaması? darwinist yani dinden uzak bir toplum, ahlak anlayışının uygulanmasına yönelik, ateist felesefeye sahip olan bir düşünürün notları. sonuç ortada..
    _____________________________
  • yarısına kadar okuyabildim anca, devamını sonra okurum
    _____________________________
  • Devamına bakarım
    _____________________________
    A jukebox....
  • quote:

    Orijinalden alıntı: oldsalt


    5. Üretken yönelim. Fromm'un bazen maskesiz insan diye adlandırdığı sağlıklı bir kişilik daha vardır. Bu kişi , biyolojik ve sosyal yönünü inkar etmeden özgürlük ve sorumluluğunu kucaklar. Böyle kişiler, kişiyi ezmeden seven, akıl yürütmeyi kurallara tecih eden, otomotik uyum yerine özgürlüğü seçen ailelerden gelir.

    ----------------------------------

    Üretken yönelimin önünü açan ( şans dışında bazı ayrıklar hariç) henüz mevcut değildir. Böyle bir toplumun neye benzeyeceğ,ne dair Fromm'un bir fikri vardır ve "insani hür insan grupları sosyalizmi" olarak adlandırır . İnsani , devlet yada birisinin tanrı algısına değil de insana yönelik anlamındadır. İnsanı kontrol eden Yüksek otoriteyi
    dışlar. Toplum , büyük bir devlet yapısı ve büyük korporasyonlardan değil ( Jefferson : agrarian democrat ??) küçük özgür insan gruplarından oluşur. Sosyalizm ise herkesin başkalarının iyi olmalrından sorumlu olması ile açıklanır. ( komşusu aç yatan bizden değildir ?)



    tamamını okudum buraya kadar hiç normal iyi bir insan tipi yokmu diyordum ki varmış neyse

    burda bir eleştiri sunmak istiyorum
    batı medeniyeti ile bizim medeniyetimizin din tecrübeleri çok farklıdır
    dinlerimiz, dini öğretilerimiz, din ile geçmiş tecrübelerimiz bu konuda herşey çok farklı

    dolayısı ile batıdan aldığımız bir bilgide özellikle din hakkındaki yaklaşımları süzmek bize uygunluğunu değerlendirmek gerekir
    bizim dinimizi iyi anlayan birisi özgür insan olabilir
    dinimiz ne diyor "bir taklidi iman vardır birde tahkiki (araştırarak, sorgulayarak, özümseyerek elde edilen) iman vardır. tahkiki iman taklitten binlerce kat üstündür"



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi bahtiyar0011 -- 5 Şubat 2012; 13:02:49 >
    _____________________________




  • mesajım bulunsun müsait zamanda okucam
    _____________________________
    Dünyaya Geldik Bir Kere Görmek İsteriz Şampiyonluklar İçinde ...
    Просто знать, что где-то там на этой земле есть ты, станет для меня, в моем аду, уголком рая …
    Я не знаю где ты,что ты делаешь сейчас но я в каждом месте скучаю по тебе …
    Счастье - это когда в небе звезда падает, а тебе и загадать нечего …
  • Ulan gene kendimizi bulamadık,orta ayar bişi çıktık

    Fromm's Orientations Test Results
    RECEPTIVE = 37
    EXPLOITATIVE = 37
    HOARDING = 28
    MARKETING = 38
    PRODUCTIVE = 41

    Hiçbiri çok yüksek çıkmadı,işim zor bu hayatta:)

    Tüm konuyu okudum,teşekkürler,sanırım kitaplarına başlıcam bu adamın.

    ekleme:En azından üretkenlik en yüksek olan çıktı

    Ekleme2:Ben kendini pazarlayan,işler çeviren,planlı sosyal davranan,imaj olan,kendi özünden uzak insanları hiç sevmem,ama marketing'de az çıkmadı bende:S :D .



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi w_wallace -- 26 Mayıs 2012; 15:51:48 >
    _____________________________
  • Gereksiz gibi değil takip ..

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    İnşaat Mühendisliği
    "Yapı Mühendisliği, kesin olarak belirlenemeyen yükler etkisinde, özellikleri ancak tahmin edilebilen malzemeler kullanılarak, sadece yaklaşık olarak analiz edilebilen gerçek yapılar yapma sanatıdır." Edward L. Wilson
  • RECEPTIVE = 46
    EXPLOITATIVE = 33
    HOARDING = 36
    MARKETING = 30
    PRODUCTIVE = 45

    Bu teste göre kişilik problemim var sanırım



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi ultramarine caeruleum -- 19 Mayıs 2013; 9:03:58 >
    _____________________________
    Para adaleti satın alır, parasızlıksa suçu.
  • 
Sayfa: 1
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.