DonanımHaber'de AraYENİ GELİŞMİŞ ARAMA
ForumBu Bölümde Ara
Yeni DH Mobil Uygulama herkese açık beta sürümü kullanıma açıldı. Gizle Şimdi Dene
Dünya Petrol Krizi - Peak Oil
Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
1 Misafir Kullanıcı
2.990
Cevap
37
Favori
172.812
Tıklama
Sayfaya Git:
Sayfa:
Giriş
Mesaj
    • Yüzbaşı
      428 Mesaj
      17 Nisan 2008 16:44:13 Konu Sahibi
      Uzun zamandır hakkında araştırmalar yaptığım ve onlarca makale okuduğum, belgesel izlediğim bir konuyu burada sizlerle paylaşmak istiyorum. Amacım sizleri bilgilendirmek ve konu hakkındaki görüşlerinizi öğrenmektir.


      Öncelikle konuya çok genel bir noktadan başlamak istiyorum. Yazılı ve görsel basında ara ara çıkan haberler hepimizin gözüne takılmıştır eminimki.
      "40 yıllık rezervimiz kaldı" ---------- "Dünya'da 25 yıl yetecek petrol rezervi var" vb.

      Birinci nokta, herkesin bildiği gibi petrol yenilenemez bir enerji kaynağıdır. Yani sonu vardır ve eninde sonunda bitmesi kaçınılmazdır. Peki yukarıdaki başlıkları okuyunca nasıl bir tablo geliyor aklınıza? Yani bundan 40 yıl sonra bir gün son damla petrolü de bir araç deposuna doldurarak benzinciyi terk edecek ve evet bu sonu hadi arkadaşlar diyerek son kez kapıya kilidi mi vuracak?

      Durup düşündüğünüzde bunun böyle olmayacağını, sınırlı bir kaynaktan üretimin bir noktada pik yapacağını (En üst düzeye ulaşmak) ve ondan sonra tamamen tükenene kadar üretiminde sürekli düşüş olacağı açıktır. Bu durum petrol için tanımlandığında ingilizce "Peak Oil" denilen, petrol üretiminin pik yapması ve sonrasında devam eden yıllarda üretimin talebin arkasında kalması olarak açıklanabilir.

      “Peak Oil” kavramı ile ifade edilmek istenen şey, petrol üretiminin belli bir noktaya kadar artacağı ve bir zirveye ulaştıktan sonra kısa bir süre üretimin o düzeyde sabit kalacağı ve daha sonra üretimin düşmeye başlayacağıdır. Petrol üretimindeki bu gelişme istatistik konusunda ders almış olanların kolayca hatırlayacağı üzere “çan eğrisi”nden başka bir şey değildir. Bu kuram her bir petrol kuyusu için olduğu kadar, petrol üreten ülkeler için ve toplam dünya üretimi için de geçerlidir. Bu kavramı bir başka şekilde de açıklamak olasıdır. Petrol üretimi, her yıl tüketilen miktardan daha fazla petrol ihtiva eden yeni petrol yatakları bulunduğu sürece artacaktır, yeni bulunan petrol yataklarının sahip olduğu petrol miktarı her yıl tüketilene eşit kaldığı sürece “petrol üretimi tavan yapmış” olacaktır. Daha sonra da petrol üretimi geçmiş yıllara göre azalmaya başlayacaktır.

      "Peak Oil" kavramı ilk olarak 1956 yılında jeolog M. King Hubbert tarafından ABD petrol üretimine yönelik olarak ileri sürülmüştür. Hubbert 1956 yılında, ABD de üretimin 1969 yılında pik yapacağını ileri sürmüştür. O tarihlerde, bu sava şiddetle karşı çıkılmasına ve ciddiye alınmamasına rağmen, anılan ülke 1970 yılında bu noktaya ulaşmış ve o tarihten bu yana ABD de petrol üretimi devamlı düşmektedir. Bu da beraberinde ABD’ne yabancı ülkelerin petrol yataklarına artan bağımlılık sorununu yaşatagelmektedir. ABD nin başına gelen sırasıyla diğer petrol üreticisi ülkelerin başına da gelmektedir. Bu bağlamda bazı örnekler vermek uygun olacaktır.

      Richard Heinberg’in tesbitlerine göre, dünya petrol üretiminin yarısına yakının sağlandığı ve 1940, 1950, 1960 ve 1970 lerde keşfedilmiş olan 100 süper büyüklükteki petrol yataklarına benzer yeni petrol yatakları artık keşfedilememektedir. Bu durumun sonucu olarak günümüz dünyasında tüketilen her dört varil petrole karşılık bir varillik yeni keşif yapılabilmektedir. Matthew R. Simmons’ın gözlemlerine göre, günlük üretimlerinin toplamı 33 milyon varile ulaşan dünyanın dev boyutlu 120 petrol havzasından 14 adedinin ortalama çalışma süresi 43.5 yıldır. Bu 14 havza dünya petrol üretiminin yüzde 20 sini gerçekleştirmektedir. Dünya üretiminin yüzde yirmisini karşılayan yatakların ortalama ömrünün 40 yılı geçmiş olması bu yatakların pik noktaya ulaşmış olduğunun veya ulaşmakta olduğunun somut göstergeleridir.

      Esasen petrol üreten ülkeler veya şirketler işlettikleri sahaların pik noktaya ulaştıklarını kolayca kabul etmezler. Ancak bu yöndeki gelişmelere yönelik bilgiler basına sızar. Internet’te yer alan bir siteye göre, 48 petrol üreten ülkeden, içine Kuveyt, Rusya ve Meksika’nın da dahil olduğu 33 ülkenin pik noktasına ulaşmış olduğu ileri sürülmektedir. Aynı sitede yer alan bilgilere göre, önde gelen petrol jeologlarının görüşü, dünyada keşfedilebilecek petrol yataklarının yüzde 95 i esasen bulunmuş ve üretim plato yapmış durumdadır.

      "Peak Oil"e gelinmekte olduğunu ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney 1999 yılında Halliburton’un CEO’su olduğu sırada şu şekilde ifade etmiştir; “Gelecek yıllarda dünya petrol talebinin yıllık ortalama yüzde 2 oranında büyüyeceği tahmin edilmektedir. Aynı dönemde muhafazakar tahminlere göre mevcut petrol rezervlerinin üretimi yıllık ortalama yüzde 3 azalacaktır. Bu durumda 2010 yılında günlük 50 milyon varil dolayında ek petrole gereksinim olacaktır”.

      Bu bilgilerden sonra bazı ülkelerin ve bazı sahaların pik yapmalarına ilişkin bilgiler üzerinde durabiliriz. İngiltere’nin Kuzey Denizi petrol sahasının pik noktaya’e ulaştığı 1999 yılında ileri sürüldüğünde bu gerçek pek de kabul edilmemişti. Oysa o tarihte anılan bölge pik yapalı iki yıl olmuştu.
      Suudi Arabistan Dünya petrol rezervlerinin yaklaşık yüzde 25 ine sahiptir. Bu ülkenin üretiminin yüzde 90 ı beş dev boyutlu havzadan elde edilmektedir. Dünyada şimdiye kadar keşfedilmiş en büyük petrol havzası olan ve 300 kuyu ile işletilmekte olan Gavar bölgesinde üretimin düşmesinden endişe edilmektedir. Hatta bazı kaynaklarda buradaki üretim düzeyinin korunabilmesi için ikincil üretim tekniklerinin kullanıldığı ileri sürülmektedir. Bu bağlamda bu havzaya günde 7 milyon varil deniz suyu ve karbon dioksit pompalandığı iddia edilmektedir.

      Suudi Arabistan’ın Gavar havzasından sonra dünyanın ikinci büyük havzası olarak kabul edilen Meksika’daki Cantarell’de de 2006 yılında pik noktaya ulaşıldığı ileri sürülmektedir. Bu havza 1976 yılından buyana yüksek kalitede petrol üretmekte idi. Aynı web sayfasında 2006 yılı başında Kuveyt Petrol Şirketi’nin bu ülkenin en büyük üretim havzası olan Burgan yataklarında da üretimin tavan yaptığını kabul ettiği yazılmıştır.

      İlgilenen arkadaşlar internetten "Peak Oil" yazarak karşılarına çıkan bilgilere bakabilirler. Konuyu görsel olarak youtube'den de araştırabilirsiniz.
      |
      |
      _____________________________

      What you see depends on what you're looking for..
    • Yüzbaşı
      428 Mesaj
      17 Nisan 2008 16:57:32 Konu Sahibi
      Çok uuzun yazılar okunmadığı için konuyu bölmeyi tercih ediyorum. Şimdi bu "Peak Oil" denilen durumun sonuçlarını yazmak istiyorum.

      Petrol üretiminin tavan yapması ile birlikte dünya ciddi sorunlar yaşamaya başlayacaktır. Aslında dünya bu sorunları bir süredir yaşamaya başlamıştır bile.
      Bunun en önemli göstergelerinden birisi dünya petrol arzı ile petrol talebi arasındaki marjın ortadan kalkma noktasına gelmesidir. Geçmişte, dünya talebinde ani artışlar olduğunda bunu Suudi Arabistan’nın sahip olduğu üretimi artırabilme marjı karşılayabiliyordu. Ancak arta gelen dünya talebini karşılamak için bu ülkenin üretimindeki artışlar, bu ülkenin sahip olduğu üretimi artırabilme marjını geniş ölçüde ortadan kaldırmıştır. Diğer taraftan dünya rafinerilerinde üretim yedek kapasite payı ortadan kalkmış gibidir. Bu durum özellikle ABD’deki Katrina fırtınasının rafinerilere yaptığı hasarla daha da ciddi duruma gelmiştir. O nedenle o fırtınayı izleyen dönemde ham petrol fiyatlarında çok ciddi artışlar yer almış ve 2006 yılında 80 dolara kadar yaklaşmıştır.

      Petrol fiyatlarındaki tansiyonun yüksekliği konusunda en anlamlı açıklamayı yapanlardan birisi de dünyanın önde gelen petrol uzmanlarından biri olan Daniel Yergin’dir. Yergin, 4 Mayıs 2006 günü ABD Meclisi’nin Enerji ve Ticaret Komisyonu’nda yaptığı açıklamada, “sınırlı yedek (petrol) üretim potansiyeli ve olası arz kesintilerine yönelik olarak, halen yürürlükte olan petrol fiyatlarının 15 dolarlık ‘güvenlik risk primi’ içerdiğini” söylemiştir.
      Gelecek yıllarda petrol piyasalarının tansiyonu yüksek düzeyde kalmaya devam edecektir. Zira Çin ve Hindistan’ın enerji ve bu bağlamda da petrole yönelik talepleri yüksek oranlı büyümelerine paralel olarak artacaktır. Zira bu iki ülkenin ekonomik büyümesi sadece dünya ekonomisindeki büyümeden değil kendi ekonomilerinin artan ve tatmin edilmemiş iç talebi ile de tetiklenmektedir.

      Bu iki ülkeye ek olarak birçok gelişmekte olan ülkelerde de petrol tüketimi artacaktır. Diğer taraftan daha düşük oranda olsa bile gelişmiş ülkelerin petrol tüketimleri yükselmeye devam edecektir. Bu durum dünya petrol üretiminin tavan yapma noktasına yaklaşması ile birlikte fiyatlar üzerinde yoğun baskı yaratacaktır.Bu eğilimin başladığını son yıllardaki ham petrol fiyatlarındaki gelişmelerden görmek mümkündür. 2001-2008 döneminde ham petrol spot fiyatlarının izlediği seyir aşağıda yer almaktadır. Tablo'dan da görüldüğü üzere spot piyasalarda ham petrol fiyatlarının yıllık en düşük ve en yüksek düzeylerinde son yıllarda hızlı bir artış yaşanmaktadır. 2008 yılına ait verileri okuyucu yanıltmamalıdır. Zira yılın dört aylık dönemine ilişkin verileri içermektedir. Tablodan gözlemlenen eğilimin şekillenmesinde artmaya devam eden ham petrol talebine üretim kapasitesindeki artışla aynı hızla yanıt verilememesinin de önemli katkısı vardır.

      Tablo
      Ham petrol fiyatlarının spot piyasadaki aylık ortalamalara göre
      en düşük ve en yüksek düzeyleri Dolar/varil olarak
      Yıllar ---------- En düşük ---------- En yüksek
      2001 ------------17.35 ---------------- 26.55
      2002-------------17.77-----------------27.44
      2003-------------22.04-----------------31.71
      2004-------------27.56-----------------41.62
      2005-------------35.16-----------------60.75
      2006-------------53.32-----------------69.79
      2007-------------52.11-----------------99.29
      2008(*)----------97.91----------------115.54

      (*) 17 Nisan 2008'e kadar olan değerlerdir.

      Peak Oil'e yaklaşılması sadece fiyatlar üzerinde etkisini göstermemektedir. Aynı zamanda dünyanın petrol yataklarının bulunduğu coğrafyanın denetlenmesine ve petrol akımının dünya pazarlarına kesintisiz sürmesini güven altına almaya yönelik rekabeti de hızlandırmıştır. Ortadoğu’da ve Afrika’nın çeşitli ülkelerinde yaşanan rejim değişikliğine yönelik çeşitli senaryolar ve şirketlerin yanında diplomasinin savaş dahil tüm araçlarının yoğun şekilde kullanılması bu çabaların en belirgin göstergeleridir.

      Dünyada petrol ve doğal gaza yönelik gelişmeleri "Peak Oil" kavramından soyutlanmış olarak düşünmek ciddi hata yapmaya yol açar.
      Bu noktada okurların aklına basında okuduğu ABD de, Kanada’da ve diğer bazı ülkelerde bulunan ve “oil sands” olarak anılan ve petrollü kumlar diye tercüme edebileceğimiz kaynakların Peak Oil sorununu aşmadaki rolünün ne olabileceği sorusu gelebilir. Doğrudur, bu kaynaklardan petrol elde etmek mümkündür. Halen Kanada’daki bu kaynaklara başta Çin olmak üzere bir çok ülke yatırım yapmaya da başlamışlardır. Ancak bu noktada hatırlanması gereken diğer bir kavram vardır, o da, “enerji yatırımının enerji verimliliği”dir. Bildiğimiz petrolün dünya ortalaması olarak enerji yatırımının enerji verimliliği 1e 30 iken, petrol kumlarında bu oran 1 e 1.5 tur. Diğer bir deyişle petrol kumundan aynı miktar petrol elde etmek için 20 kat daha fazla enerji kullanmak gerekecektir. Kaldı ki bu kaynaktan elde edilecek petrol artan dünya talebini karşılamakta marjinal bir paya sahip olacaktır.



      < Bu mesaj bir yönetici tarafından değiştirilmiştir >
      |
      |
      _____________________________

      What you see depends on what you're looking for..
    • Yarbay
      3327 Mesaj
      17 Nisan 2008 17:13:36
      çok güzel bir araştırma yapmışsın kaynaklarını da yazsan daha güzel olurdu ama olsun yine de çok güzel. tabi petrol bitiyor diye üzülecek birşey yok petrol daha çok uzun yıllar çıkartılır ama bağımlılık azalacaktır ve çıkan yeni savaşların sebebi petrol değil bu yeni kaynaklar olacaktır. yıllardır petrol çıkartılan ve keklik tabir edilen sığ bölgelerdeki petroller tükendi ve artık yeni çıkan petroller çok derin bölgelerden çıkartılıyor bununda karlı olabilmesi için petrol fiyatlarının hep tavanda gezmesi lazım yani bundan sonra petrol fiyatlarının düşmesi gibi birşey söz konusu değil. 95 doların altını uzun süreli görmez. ama bir yandan petrol biterken diğer hidrokarbon şekillerinin eldesi konusunda yeni teknolojiler vs. gelişiyor örneğin gaz eldesi halen petrole göre daha rahat ve masrafsız ayrıca geleceğin enerji kaynağı olarak görülen hidratlar var (karadenizin tabanının hidrat açısından zengin olabilme ihtimali var) yani kısacası sırf petrolün bile 25 yıldan çok çok uzun zamanı var önünde çünkü bundan 25 yıl öncede petrolün 25 yıl ömrü vardı.
      bahsi geçen 25 yıl bugünün teknolojisi ile eldekilerin çıkartılabilmesi için gereken süre tabi bir yandan teknolojide arttığı için bu süre çok çok daha uzar çünkü sırf yakıt olarak düşünemeyiz petrolü etrafımızdaki malzemelerin neredeyse %60 ı petrol ürünlerinden elde ediliyor.
      |
      |
      _____________________________

      Bu memleket dünyanın beklemediği, asla umut etmediği ayrıcalıklı bir varoluşa sahne oldu. Bu sahne en az 7 bin senelik bir Türk beşiğidir. Beşik doğanın rüzgarıyla sallandı; beşiğin içindeki çocuk doğanın yağmurlarıyla yıkandı, o çocuk doğanın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu sonra onlara alıştı; Onların oğlu oldu. Birgün o doğa çocuğu, Doğa oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu... Türk budur. YIldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.
    • Yüzbaşı
      428 Mesaj
      17 Nisan 2008 17:20:34 Konu Sahibi
      Gelelim en kuvvetli argüman olan alternatif ve yenilenebilir enerji kaynaklarına. Nedir bunlar? CTL (Kömürden elde edilen sıvı yakıtlar), güneş enerjisi, nükleer enerji, rüzgar enerjisi, jeotermal enerji, hidrojen, dalga - gelgit ve akıntı enerjileri ve biyoyakıtlar.

      Biyoyakıtlarla başlarsak, bu yakıtları elde etmek için daha fazla enerji harcanıp harcanmadığı büyük bir tartışma konusudur. Bunun dışında yeter miktarda biyoyakıt elde etmek için yiyeceğimizi ürettiğimiz tarlaların birçoğunu yakıt elde etmek için ekeceğimiz ve buda küresel anlamda ciddi bir gıda sıkıntısı yaratacağı yönünde endişeler taşımaktadır. Hatta şu anda yaşamakta olduğumuz sıkıntıları bu sebebe bağlayan uzmanla vardır.

      Hidrojen şu anda bir enerji kaynağı değil bir enerji taşıyıcısı olarak görülmektedir. Yani hidrojenden elde edilen enerji, onu elde etmek için gerekli olan enerji kadardır. Bunun dışında ciddi depolama sorunları vardır. Ar&Ge çalışmaları sonrasında kullanılabilir bir enerji kaynağı olabilmesi için ortalama 40-50 yıla ihtiyaç vardır.

      Güneş, rüzgar, jeotermal, dalga - gelgit - akıntı gibi yenilenebilir enerji kaynakları için araştırmalar çok yenidir. Önümüzdeki 10-20 yıllık süreçte hızlı bir gelişme gösterseler bile dünya enerji ihtiyacının küçük bir kısmını karşılamaktan öteye geçemeyeceklerdir.

      Nükleer enerjiyi ele alırsak; dünyanın petrol ihtiyacını nükleer enerjiden karşılayabilmek için bilinen en büyük nükleer santrallerden 10,000 adet inşa edilmesi gerekmektedir. Bu durumda Dünya'daki uranyum 10 sene içerisinde tükenme noktasına gelecektir. Atık sorunları ise işin başka bir boyutudur.

      CTL teknolojisi benim yaptığım çalışmalara göre petrolün en sıcak alternatifi olması yönündedir. Ama gerçekçi olursak bu teknoloji küresel ısınmayı aşırı tetikleyecek ve insanlık için çok ciddi başka sorunlara yol açabilecektir.


      Tarımda 1970'li yıllarda yaşanan "Yeşil Devrim" sonrasında petrol tabanlı gübre ve katkı malzemeleri sonrasında daha sık ekim yapılabilmesi ve daha hızlı ekin yetiştirebilmesine olanak tanınmıştır. Bu sayede Dünyanın gıda üretimi yükselmiş ve insan nüfusu hızla artmıştır. Bu durumun petrol sonrası zamanda ne hale geleceğini şaşalı laflarla anlatmama gerek yok. Zaten kafanızda bir tablo oluşmuştur.
      |
      |
      _____________________________

      What you see depends on what you're looking for..
    • Yüzbaşı
      428 Mesaj
      17 Nisan 2008 17:27:24 Konu Sahibi
      Bahri Kutlu kardeşim sıkıntı alternatif kaynakların olmaması değilde bunların üretilmesine yetecek kadar zamanımızın olmaması şeklinde açıklanabilir.

      1970'li yıllarda yaşanan petrol krizinde arzın talebin %4 gerisinde kaldığı söylenebilir. Bu durumda o yıllarda yaşananlar ortadadır. Önümüzde yaşanacak petrol piki vi sonrasındaki zamanda bu oranın arası hızla açılacaktır. Yaşanacak savaşlar vs. petrol krizindeki bir dönemde yaşanacak küresel kriz, açlık ve anarşi yanında önemsiz kalacaktır.
      |
      |
      _____________________________

      What you see depends on what you're looking for..
    • Yarbay
      2870 Mesaj
      17 Nisan 2008 17:32:17
      Kayseride petrol aramak için 11 şirket petrol arama ruhsatı almış. Kayseri ve petrol kuyuları kulağa çok yabancı geliyor ama hadi hayırlısı.


      Düzeltme : İmla...



      < Bu mesaj bir yönetici tarafından değiştirilmiştir >
      |
      |
      _____________________________

      HERKESİN İŞİNE YARADIĞIN KADAR İYİSİNDİR BU HAYATTA
    • Yarbay
      3772 Mesaj
      17 Nisan 2008 17:34:07
      amerika ırak'a 2003 yılında girdi.o zamanki fiyat 32 dolar sonraki bir yıl normal fiyatlarda gezen petrol fiyatları sonra katlaya katlaya artmış.
      5 yılda ne degisti de tüketim bu kadar arttı da arz talep dengesi bu kadar degisti?
      _____________________________

      EIRP:Effective Isotropically Radiated Power
      |∇xE=-(dB/dt) | ∇xH=J | ∇.D=φv | ∇.B=0 | D=ϵ.E | B=µ.H |
    • Yüzbaşı
      428 Mesaj
      17 Nisan 2008 17:41:16 Konu Sahibi
      Son 5 senedir özellikle Çin ve Hindistan'daki büyüme ve bununla birlikte orada yaşayan insanların da gelişmiş ülkelerdeki gibi bir yaşam standartına sahip olmaları yada olmak istemeleri olarak açıklanabilir.

      5 Senede TR'nin ne kadar büyüdüğüne dikkat ettiniz mi? Bunu hükümete bağlayanlardan iseniz küresel ekonomiyi yakından takip etmediğinizi söyleyebilirim. Özellikle kolay verilen krediler neticesinde oluşan para tüm dünya'ya dağılmış ve tüm ülkeler bundan nasibini almıştır. Son 5-6 senedir Dünya'da ekonomik bir rahatlama ve aşırı büyümenin olduğunu herkes görebilir. İşte olanlar bunun sonucudur.

      Ayrıca kapitalist sistem büyümek zorundadır. Yani talep artmaktadır ve sürekli artacaktır. Bu sebepten dolayı "PeakOil" kaçınılmaz bir gerçektir. Asıl soru ne kadar hazır olduğumuzdur (İnsanlık olarak).
      |
      |
      _____________________________

      What you see depends on what you're looking for..
    • Yüzbaşı
      509 Mesaj
      17 Nisan 2008 22:06:31
      quote:

      Orjinalden alıntı: Zizim

      Asıl soru ne kadar hazır olduğumuzdur (İnsanlık olarak).



      Çokdan hazirda sakliyorlar... saçmaliyorum gibi geliyor ama dogrusu bu.
      Hatiliyorum ki biryil önce Cheasepeak Co. enerji chefi dediki 200usd/varil den sonra alternativler var.
      |
      |
      _____________________________

    • Binbaşı
      1366 Mesaj
      17 Nisan 2008 22:29:15
      Dünya da birileri hep büyük planlar yaparlar, bunu bilir ama engelleyemezsiniz ama bu demek değildir ki siz de plan yapamazsınız. Sizin yaptığınız planlar küçük ama şaşırtıcı olmalı ki sonuç evresinde ben şöle oynamıştım diyebilesiniz.. Tamam dünya da sıcak para çok gezindi bu paralar yüksek kazançlar getiren riskli bölgelere aktılar TR gibi..Biz bu paralara hadi gidin biz sizi istemiyoruz diyemezdik, süreci iyi anlayıp işletmek lazımdı, bu paraları içeriye hapsetmek lazımdı..Nitekimse tam bunu yapmamız gereken anda ülke karıştı, çünkü yaptığımız küçük plan zaman geçtikçe büyüyecek cinstendi de ondan.. İstikrar+ Arap sermayesinin ülkeye gelmeye başlaması+üretime aç bir ülke birde buna enerji kaynaklarına yakınlık ve sorunlu bölgelerle tarihsel bağları eklersek..
      |
      |
      _____________________________

      “ Onu kimin söylediği önemli değil; doğrudan yanayım. Kimden yana, ya da kime karşı olduğu önemli değil; adaletten yanayım. "

      Malcolm X.
    • Yüzbaşı
      395 Mesaj
      17 Nisan 2008 23:01:17
      quote:

      Orjinalden alıntı: Zizim

      Hidrojen şu anda bir enerji kaynağı değil bir enerji taşıyıcısı olarak görülmektedir. Yani hidrojenden elde edilen enerji, onu elde etmek için gerekli olan enerji kadardır. Bunun dışında ciddi depolama sorunları vardır. Ar&Ge çalışmaları sonrasında kullanılabilir bir enerji kaynağı olabilmesi için ortalama 40-50 yıla ihtiyaç vardır.



      40-50 yıl dan çok daha az sürelerde hidrojenbileşen yakıtlı araçların seri üretime geçeceğini düşünüyorum.

      Türkiyede ve dünyada hidrojenin yakıt olarrak kullanılması için inanılmaz çalışmalar yapılmakta.

      Otomobil firmaları da kendi ar-gelerinde hidrojen yakıtı ile çalışan araçlarını yapıp denemekteler.

      Tek sorun depolama ve üretim maliyetlerinin yüksek olması. Ayrıca açığa çıkan enerjinin kontrol edilmekte zorluk çekilmesi de ayrı bir sorun.

      Ama bunların aşılacağına inanıyorum. Bilim ve teknoloji tahminimizden fazla hızlı gelişiyor.

      Şu anda petrol yakıtları revaçta ama fiyatları yüzünden insanlar lpg-cng ye yönelmiş durumda şimdilik. Hybrid araçlar ise yine petrole olan bağımlılığı yüzünden ve yüksek fiyatları yüzünden pek tercih edilmiyor, ancak 5-10 sene içerisinde tüm otomobil firmaları hybridli seri üretim modellerini geliştirip kullanıma sunacaklardır. Bence hybrid alternatif yakıtlara geçişte kullanılacak bir teknoloji olacaktır. Bunu da küçümsememekte yarar var.
      |
      |
      _____________________________

    • Yarbay
      3580 Mesaj
      18 Nisan 2008 02:30:16
      quote:

      Orjinalden alıntı: proteo

      Kayseride petrol aramak için 11 şirket petrol arama ruhsatı almış. Kayseri ve petrol kuyuları kulağa çok yabancı geliyor ama hadi hayırlısı.


      Düzeltme : İmla...



      Kayseriliyim ilk defa duyuyorum petrol kuyusu görürsem burda resmini cekerim foruma atarim....
      |
      |
      _____________________________

      Yanlayamayan Bmw.............
    • Yarbay
      3327 Mesaj
      18 Nisan 2008 12:03:58
      bende ilk defa duydum kayseri yi. haber falan varmı gazetelerde. 11 tane şirket olması dahada garip türkiye de zaten 25-30 şirket ancak var.
      |
      |
      _____________________________

      Bu memleket dünyanın beklemediği, asla umut etmediği ayrıcalıklı bir varoluşa sahne oldu. Bu sahne en az 7 bin senelik bir Türk beşiğidir. Beşik doğanın rüzgarıyla sallandı; beşiğin içindeki çocuk doğanın yağmurlarıyla yıkandı, o çocuk doğanın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu sonra onlara alıştı; Onların oğlu oldu. Birgün o doğa çocuğu, Doğa oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu... Türk budur. YIldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.
    • Yüzbaşı
      428 Mesaj
      07 Mayıs 2008 13:09:24 Konu Sahibi
      Ham petrolün varili 122 doları geçti. Arzın artmaması yakın gelecekte çok daha ciddi sıkıntılara gebe gibi duruyor.

      Konuyla kimse ilgilenmiyor mu?
      |
      |
      _____________________________

      What you see depends on what you're looking for..
    • Teğmen
      241 Mesaj
      07 Mayıs 2008 13:55:10
      petrol fiyatının artması arz eksikliğinden dolayı normaldir fakat 7 yılda 6-7 kat olacak kadar olduğunuda düşünmüyorum. bence amerika kendi salaklığına yansın. eğer ırak a girmeselerdi şuanki 125 dolar seviyelerinde olacağını sanmıyorum. 60-70 en kotümser senaryo olurdu ki bu bile 3 kat demek..
      |
      |
      _____________________________

    • Otomobil Uzmanı
      10474 Mesaj

      Android Beta Tester
      07 Mayıs 2008 14:15:54
      zizim yazızını yeni gördüm ,tebrik ederim çok güzel ve güzel bir bakış tarzı ile petrol olayına geniş açı objektefi ile bakılmış.

      Dünyanın geleceği için bir petrol kreizi ve sonrasında savaş yaşamamız gerektiğini ne kadar istemesem de gerekli olduğu konusunda kuşkulara katılıyorum.

      Bu yüzyılın Hidrojen enerjinin patlama yüzyılı olacağını uzun zamandır yazıyorum.Ama bu geçişin daha hızlı olabilmesi için petrolün 100 dolarlık baraj eşiği geçmesi gerekiyor idi. Hesap kitap işi.

      E baraj istemedsek de geçilde ne duruyorlar diyorsak , kimse durduklarını zannetmesin.Ama petrol pazarı o kadar büyük ve etkin ki dünya yöneticileri bile finanase eden şirketler buradaki tatlı karı aldılar bir kere bırakmak istemeyecekleri takii ki küresel kıtlık ve savaş sonrası, açmış oldukları kuyuları işletemez hale gelene kadar.

      Dünyanın alternatif kaynaklarının petrolün yerini alması zor görünmese meselesine katılmıyorum.Evet rakkamsal olarak bunun olmayacağını görüyorum, ancak alternatif enerjierin dünyanın birinci önemli konusu olmamasından dolayı hesaplar petrol yününde görünmektedir.Kullanmadığımız o kadarçok kaynak var ki ,kullanmadan karamsarlığa düşmemek lazımdır.Günei enerjisi çok büyyik ve yüzdesel olarak çok çok az kullandığımız bir kaynaktır.2010 yılların dünyasında daha tohumları atılmamaış ama yeşermemiş bir önemli konu vardır.O da enerjinin bireysel olarak üretilmesi ve harcanması olayı.Bu konuda şu ana kadar jenarator dışında piyasada bulabileceğimiz bir kaynak olmadığını görüyoruz.Ancak bu yüzyılın ikinci yarısından itibaren artık evinizi alırken mevkisini yanında size kaç para kazandırdığı gibi veya üretim etmenleri de düşünmemiz gerekecektir.

      yakın gelecekte türkiye de başta olmak üzere bireysel elektrik ve enerji kaynakları üretimi önemli gündem maddelerinden nolacaktır.Zaten dünyanın kurtuluşu da buradadır.Toplum bireyleri enerjiyi tüketen ve üretmeyen konumda oldukça bunu devletin çözmesini beklemek biraz eski kafalılık olacaktır.Gelcekteki çocoklarınız veya torunlarınız , yakıt fiyatları bu kadar artarken veya gıda artık ucuza elde edelebilirken bizim nelerle uğraştığımızı sorgulayacaklardır.Bizler de işe gidip enerji tüketmek için para kazandığımız ve bununla dolaylıyoldan gelimiş ülkelerin bizleri sömürdüğünü üzülerek ,anlatacağız.

      Özellikle ülkemizin kaynakları kullanmanın sadece bizim ve seçtiğimiz hükümetlerin suçu olarak görmek pek de doğru olmayacaktır.Zira mesela jeothermal enerjimizin ne kadarını kullanıyoruz , sorusu sorulduğunda sadece şifalı su olarka faydalanıyoruz dmek ne kadar aptalca bir israftır. bu enerjiyi verimli olarak devreye albilir ve yanlarına derin kuyuklar açarak enerjiyi oldukça ucuza mal etmek mümkündür.Belki bugun hesap kitap olarak önümüze yüksek bedeller çıkarabilirler, ancak sabit ve bilinen bir enerji maliyeti ,bilinmeyen bir bedeli ödemekten çok daha iyidir.Ayrıca yerli kaynakları kullanmış olacağız.Kazanılan veya harcanan para yine insanızın yaşaması için kullnılmış olacaktır.

      İhmal edilmiş büyük kömür rezervlerimiz varken , halen ithal doğalgaz ile isınmak ne derece akılcı davranıştır.Rusya üğlkesini kömürler ısıtıp doğalgazını satarken bizim kömürümüze kalitesiz diye kenara bırakmamız ne derece doğrudur.

      bu konuda oldukça uzun yzabilecek kadar detaylı bilgilerim var , ama kısaca değinmek bile birçok şeyin en azından ülkemiz açısından çözülebileceğini göstermektedir.Sadece jeothermal kaynaklarımızı kullanarak birçok kasaba ve ilimizi ısıtabilir ve elektriği de oldukça makul bir seviyede temin edebilmek mümkündüdür.

      Hidrojen ise başlı başına bir konudur , gelecekte illa ki kullanma yükümlülüğümüz olan bir enerjidir.CO2 ısınmasına tek alternatiftir.Ancak cidd imiktarlarda üretimi için öncelikle bu gunkü sistemin çökmesini beklemek lazımdır.Bu çöküi öyle basit 3-5 yıllık krizler değil , tarih kitaplarına devir veya çağ değiştiren bir çöküş ve sonrasında geçiş olarak geçecektir.Ancak bundan sonra yeşermesini sürekli olarak idame ettirebilecektir.
      |
      |
      _____________________________

    • Binbaşı
      1838 Mesaj
      07 Mayıs 2008 14:38:55
      Burada bilgilendirici mesajları ve yorumları olan tüm arkadaşlara teşekkür ederim.

      Yaklaşık 1 seneden beri forumda okuduğum en faydalı, en bilgilendirici konu bu oldu.

      Şimdi forumda birbirleri ile dalaşan, 200 küsür km hızlardan bahseden, birbirlerini aşağılayan, kavga eden arkadaşları o zaman görmek isterim doğrusu.

      Tekrar teşekkürler.
      |
      |
      _____________________________

      2004 Accord 2.4 Executive
    • Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
      07 Mayıs 2008 14:48:07
      quote:

      Orjinalden alıntı: mert107



      Alıntıları Göster




      Kayseriliyim ilk defa duyuyorum petrol kuyusu görürsem burda resmini cekerim foruma atarim....



      en son petrol çıkacak yerdir Kayseri
      |
      |
      _____________________________

      alanyanın en güzel barları 1.bistro bellman 2.auditorium 3.james dean
    • Otomobil Uzmanı
      10474 Mesaj

      Android Beta Tester
      07 Mayıs 2008 16:47:28
      kayseriden petrol çıkmaz demk de zor ,en azından birileri bu konuda para harcayacağı kesinken.İklgili haber için bakın

      http://www.tumgazeteler.com/?a=2606553
      |
      |
      _____________________________

    • Yüzbaşı
      428 Mesaj
      07 Mayıs 2008 16:47:42 Konu Sahibi
      Valla vezir hocam akaryakıt fiyatları ile ilgili başlıkta yazdıklarından sonra seni bu konuya davet etmek istiyordum, davetimden önce okumuşsun iyi oldu.

      Alternatif enerji kaynakları asla yetmez yada yetişemez tezine bende katılmıyorum (şimdilik) fakat yakın gelecekte petrolde yaşanacak bu arz - talep dengesizliği sebebiyle yaşanacak enerji krizine çözüm olabilmesi için bu enerji türlerine 10-20 sene önce yatırım yapmaya başlamalıydık ki ekonomimiz ve küresel olarak yaşam şartlarımız sarsılmasın.

      Büyük savaşlar ve "Post Petroleum Era" denilen petrol ve ucuz enerji sonrası çağa geçeceğimizi düşünüyorum. bu geçiş sonrasında Hidrojen yada bor gibi yakıtları kullanabiliriz.

      Peki aklıma takılan bir başka nokta var. Biz petrolü sadece ulaşım için kullanmıyoruz. Ondan 500.000'den fazla ürün elde ediyor ve kullanıyoruz. Plastikler, ilaçlar, giysiler, gübreler...vs. Bu cümleyim okuduktan sonra şu anda bulunduğunuz ortama dikkatlice bakın ve etrafınızda ne kadar çok petrol türevi ürün bulunduğuna şaşkınlıkla bakın.
      Belki biz değil ama bizden birkaç nesil sonra petrolün tamamen bitişine şahitlik yapacak. Enerjiye çözüm bulabilsek te bu yan ürünlere nasıl çözüm bulacağız? Yani alternatif enerji elde etmek için bile kim bilir ne kadar petrol türevi ürün kullanılıyordur.
      |
      |
      _____________________________

      What you see depends on what you're looking for..
Reklamlar
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.