Şimdi Ara

Din ve İnançlar Üzerine (9. sayfa)

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
1 Misafir - 1 Masaüstü
5 sn
362
Cevap
20
Favori
14.486
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
1 oy
Sayfa: önceki 7891011
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Casper_C

    Kur’an Mesajı’nın Önsöz’ünün bir kısmına ait sayfaları rahatça okuyabilmek için şunları yapın;


    Bana "bir şeyler" anlatmak derdinde olan sevgili kardeşim, iş yerinde olduğum ve bir arkadaşa "içeriği boş" "kişisel nitelikte" mesajlar yazmak zorunda kaldığım için, ancak iş çıkışında sana cevap verebileceğim. Cevabın ve üslubun için teşekkürler.
    _____________________________
  • Soru:
    Kur'an ın derlenmesi yetkisini kim nereden aldı?
  • O kadar kanıtı sunupta hala inanmayanlara bende aptal derdim sizde aptal derdiniz .

    batılılar harbi (devlet adamları) çok zeki yada biz aptalız. kitaplarında, filimlerinde akılı adamları hep inançsız yaparlar inançlı adamda ya kötü adam olur yada yobazın teki insan izleye izleye duya duya böyle şeyleri düşünüyor ki aa bu inanıyor kesin kafasızdır sadece yatar kalkar dua eder başka hiç birşey yapmaz okulada gitmez olarak görüyor ateist biri ise çok akılı dır diyor.böyle düşünmese bile bilinç altı o var o sonuca varamadan duramaz. Birde şöyle bir görüş var çok rastladım burada bilim adamları %90 ateist biz neden inanıyoruz ? onlar bilir doğrusunu çünkü mantığı var. Bunu açıklarım ama konu değil.

    bende aşırı dindar değilim burdaki çoğu kişide değil ama bu konuyu çok iyi bilen hafızlar ilahiyat profesörleri var onlara sorun eğer gerçekten merak ediyorsanız. doyurucu bir şekilde cevabını alcaksınız . buraya yazarsanız alamazsınız cevap DONANIM HABER sitenin adı türkiye de bu site üzerinden bu konu hakkında alamazsınız cevbını . Evet illaki bu sitede çok iyi bilen vardır oda insan size burda anlatamaz sayfalar yetmez.
    _____________________________




  • quote:

    Orijinalden alıntı: -Alp---

    O kadar kanıtı sunupta hala inanmayanlara bende aptal derdim sizde aptal derdiniz .

    batılılar harbi (devlet adamları) çok zeki yada biz aptalız. kitaplarında, filimlerinde akılı adamları hep inançsız yaparlar inançlı adamda ya kötü adam olur yada yobazın teki insan izleye izleye duya duya böyle şeyleri düşünüyor ki aa bu inanıyor kesin kafasızdır sadece yatar kalkar dua eder başka hiç birşey yapmaz okulada gitmez olarak görüyor ateist biri ise çok akılı dır diyor.böyle düşünmese bile bilinç altı o var o sonuca varamadan duramaz. Birde şöyle bir görüş var çok rastladım burada bilim adamları %90 ateist biz neden inanıyoruz ? onlar bilir doğrusunu çünkü mantığı var. Bunu açıklarım ama konu değil.

    bende aşırı dindar değilim burdaki çoğu kişide değil ama bu konuyu çok iyi bilen hafızlar ilahiyat profesörleri var onlara sorun eğer gerçekten merak ediyorsanız. doyurucu bir şekilde cevabını alcaksınız . buraya yazarsanız alamazsınız cevap DONANIM HABER sitenin adı türkiye de bu site üzerinden bu konu hakkında alamazsınız cevbını . Evet illaki bu sitede çok iyi bilen vardır oda insan size burda anlatamaz sayfalar yetmez.



    Senin bu dediğine karşılık inananlar ve hatta müslüman olanlar harbi aptaldır demek senin mantığına göre karşı taraf için haktır.Evet fen,matematik ve biyolojide aşmış kişilerin alayı aptal,yoldan geçen memet amca akıllı.
    _____________________________




  • quote:

    Orijinalden alıntı: eloko

    Soru:
    Kur'an ın derlenmesi yetkisini kim nereden aldı?


    Her müslüman insanın Qur’an’ın özmânâsını anlamaya ihtiyacı vardır.

    Qur’an 15 asır kadar öncesine ait bir ktiab olduğu ve biz de Arab dilini bilmediğimiz için birinin çıkıp Qur’an Arabçasına en yakın Arab diline derinlemesine vâkıf olmak, Qur’an’ın inzâl olduğu döneme ait eserleri original dillerinde okumak sûretiyle tarihî mâlumatlar edinmek, yine o döneme ve sonraki dönemlere ait müfessirlerin Qur’an meal ve tefsirlerini original dillerinden okumak ve sahih hadis-i şerifleri orginal dillerinden okumak adına onlarca senesini fedâ etmesi gerekiyordu.

    Dikkât edersek, bütün açıklamalar bir ya da bir dizi tarihî mâlumata ya da Qur’an’daki bir ya da birkaç âyete atıfta bulunularak ve bu süreçte Lügat olarak "Lisanu’l-‘Arab", "Kâmûs","Tâcu’l-‘Arûs" gibi eserler ve daha önceki müfessirlerin (islâm âlimlerinin) ve / veya islam düşünürlerinin Qur’an’a yönelik eserleri referans gösterilerek ve / veya Qur’an’ın bütünü gözönüne alınarak bir geniş görüşlülükle öne sürülen izâhatlara dayandırılıyor.

    Köklü ve tafsilatlı bir açıklama için, birkaç mesaj evvel (tamamını değil) 5 – 6 sayfa kadarını vermiş olduğum Kur’an Mesajı isimli eserin Önsözü’ndeki açıklamaları inceleyiniz, aradığınızı bulacaksınız.
    _____________________________




  • Aslında sorumu daha net sormam gerekiyor sanırım..şimdi biz Kur'an denince ne anlıyoruz;
    bildiğimiz iki kapak arasında bulunan yazılı metin sayfaları.
    Hz Muhammed döneminde böyle birşey yok, hatta öldükten sonrada yok..
    Kur'an, insanların anlamları konusunda kavga ettiği kelimelerden ibaret sayfalar mı, yoksa bir hedef mi..
    Hz Muhammed hayatta iken putları kaldırmış ve geriye tek bir yaratıcı kalmış, demiş ki "sizler tek bir yaratıcı ile başbaşasınız..
    başka bir şeye ihtiyacınız yok" .insanların ibadetlerine bile karışmamış, ki ibadetler nerede ise aynen devam ediyor.
    peki neden sonradan bu sözleri kitap haline getirmişler,bu yetkiyi kimse vermediği halde bu işe kalkışmışlar?
  • Qur’an nüzûlü 23 sene sürmüş ve son bir dizi âyet de Hz. Muhammed’e, vefâtından çok kısa bir süre önce vahyolunmuştur.

    Qur’an’ın Hz. Muhammed’in vefatından yıllar sonra tek bir ciltte toplandığını ifade eden bölüm bu sayfada. (Sözünü ettiğim önsöz’e ait bir sayfa)

     Din ve İnançlar Üzerine
    _____________________________




  • Kei$er$oZe kullanıcısına yanıt
    süper bir örneksin müslümanlık yoldan geçen mehmet amca olarak anlamışsınız. Katoliklerin durumunu hıristiyanların yahudilerin durumuna bakılırsa en iyi din islam şu anda . Türk medyasıda batıya dönük olduğu için doğuda orta doğudaki bilimdende haberimiz yok . Her neyse ben müslümanım ve her konuda çoğunuzdan daha iyimdir bunu tartışamazsınız.
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: -Alp---


    süper bir örneksin müslümanlık yoldan geçen mehmet amca olarak anlamışsınız. Katoliklerin durumunu hıristiyanların yahudilerin durumuna bakılırsa en iyi din islam şu anda .Türk medyasıda batıya dönük olduğu için doğuda,orta doğudaki bilimdende haberimiz yok . Her neyse ben müslümanım ve çoğunuzdan daha iyimdir her konuda bunu tartışamazsınız.

    Yaşının küçük olduğunu bu sözlerle zaten belli ettin.Bu nasıl bir mutlak doğruluk yargısıdır.Egoya gel.Kendi doğrularını nasılda mutlak doğru olarak ileri sürüyorsun ve ben bilirim bunu tartışamazsınız diyorsun.Senle zaten kimse tartışmaz..
    _____________________________




  • quote:

    Orijinalden alıntı: PaiMei


    Cesaretin var mı ?

    O zaman klavye arkasına sığınma. :)
    _____________________________
    17 / 110
    "En güzel isimler O'nundur."
  • quote:

    Orijinalden alıntı: X Files

    quote:

    Orijinalden alıntı: PaiMei


    Cesaretin var mı ?

    O zaman klavye arkasına sığınma. :)

    Ben senle buluşmak zorunda mıyım, ahbabım mısın sen? Mantığa bak... Sen değil; buradaki "hiç kimse" ile hiç bir konuda buluşmadım 7-8 yıldır, buluşmayı da düşünmüyorum. Ben arkadaş bulmak için, izdivaç kurmak için girmiyorum bu foruma. Fikir beyan etmek için kurulmuş bir forumda "fikir" beyan edemeyecek kadar yüreksiz isen, dediğin gibi kedilerinle konuşacaksın. İşi başka yerlere çekmeye çalışma...

    Çoğu zaman geceleri bile uyumayan ve tek boş kaldığım "pazar" günlerini de nişanlısına ayıran bir insanım ve dostlarımla bile pek nadir görüşürüm. Senin üslubuna sahip biri için harcayacak hiç vaktim yok.

    Konuyu okuyan herkesin seni net olarak çözdüğünü düşünüyorum. Senin daha "fikir" beyan etmeye cesaretin yok iken hala aynı uyanıklığı sergiliyorsun, yemezler. Kimse de yemedi zaten...
    _____________________________




  • Münakaşa edip dışarıda buluşmakta neyin nesi yahu..gazetelerde bu tür buluşma haberleri yayınlanır bazen!!
    konumuza dönelim ve söyleyeceklerimizi burdan söyleyelim ve herkes görsün
  • quote:

    Orijinalden alıntı: eloko

    Aslında sorumu daha net sormam gerekiyor sanırım..şimdi biz Kur'an denince ne anlıyoruz;
    bildiğimiz iki kapak arasında bulunan yazılı metin sayfaları.
    Hz Muhammed döneminde böyle birşey yok, hatta öldükten sonrada yok..
    Kur'an, insanların anlamları konusunda kavga ettiği kelimelerden ibaret sayfalar mı, yoksa bir hedef mi..
    Hz Muhammed hayatta iken putları kaldırmış ve geriye tek bir yaratıcı kalmış, demiş ki "sizler tek bir yaratıcı ile başbaşasınız..
    başka bir şeye ihtiyacınız yok" .insanların ibadetlerine bile karışmamış, ki ibadetler nerede ise aynen devam ediyor.
    peki neden sonradan bu sözleri kitap haline getirmişler,bu yetkiyi kimse vermediği halde bu işe kalkışmışlar?


    Soru ciddi sorulmuş gibi. Sayın eleko yetki vermemiş diyorsunuz ama yasak getirilmiş mi? Yasaklansa yapmazlardı.

    Peygamber ölünce yerine halife geçmiş. Halife din ve Dünya işleri bakımından Peygamberden sonra gelen. Halifeye ayet gelmiyor. Ama Varolan ayetleri yazmak yasak değil. Peygamber sağlığında vahiy katiplerine bazı ayetleri yazdırmışsa da kitap halinde toplamamış. Bazı ayetler sadece ezberlerinde.

    Kur an kitap halinde toplandığı için unutulmamış.




    Hz. Muhammed in peygamber olduğunda okuma yazması olmaması, Kur an ı kitap halinde toplamaması Kur an ı kendisinin yazmasını imkansız kılar.

    Ayrıca ilahi dinlerin dışında ilahi olmayan dinlerin kitaplarında da Onun Arabistanda geleceğini yazmaktadır.
    _____________________________




  • Oysa kuran ilk indiği zamanlarda çevresinde bulunan başka dinlere mensup insanların ilgisini çekebilmek için gelen ayetler daha ılımandı;

    BAKARA - 62 Muhakkak ki, âmenû olanlar ve yahudi, hristiyan ve sabii olanlardan kim, Allah'a ve ahiret gününe inandı ve ıslâh edici ameller işlediyse (nefsini tezkiye etti ise ), artık onların mükâfatları Rab'lerinin katındadır. Onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmazlar.

    MÃİDE - 69. Muhakkak ki, âmenû olanlar (Allah'a ulaşmayı dileyenler), ve Yahudiler, Sâbiiler ve Nasrânilerden (Hristiyanlardan) kim Allah'a ve âhir güne îmân eder ve nefsini ıslâh edici ameller (nefs tezkiyesi ) yaparsa onlara artık korku yoktur ve onlar mahzun da olmazlar.

    Bakara ve Maide süreleri Medine'de inmiştir.Bakara Hicretin 2. veya 3. yılında,Maide ise Kur'an'ın indirilme sırasında sondan 3.sırada bulunan bir süredir.Bir önceki paragrafta Nisa süresini veripte "Oysa kuran ilk indiği zamanlarda" cümlesini kuranlar NİSA ve HACC sürelerinin BAKARA süresinden sonra indiğini birilerinin söylemesi gerekir.İnsanların araştırmadan c/p yöntemiyle forumlara bilgi paylaşması ve KUR'AN ı incelediğini söyleyen bir takım ateistlerin buna MÜDAHALE etmemesi ne kadar ironik..
    * * * * * * * * * * * *
    Ayrıca sakatlarıda hiçe saymıştır;

    NAHL 16/76.; Allah iki adamı misal veriyor: Biri hiçbir şeye gücü yetmeyen bir dilsiz ki efendisine yüktür, nereye gönderse bir hayır çıkmaz; bu, doğru yolda olan, adaletle emreden kimse ile bir olabilir mi? ( bu sureyi yazarken tanrının Stephen Hawking'den daha haberi yoktu heralde)

    Nahl 76'da " Biri hiçbir şeye gücü yetmeyen bir dilsiz ki efendisine yüktür" cümlesinde DİLSİZ ibaresiyle PUTLAR anlatılırken birinin çıkıp SAKATLARLA DALGA GEÇİLİYOR diye yaygara çıkarması başka birinin de ona destek vermesi birde bu kişinin ben dürüstüm ben şöyleyim demesi ironinin farklı bir boyutudur.
    * * * * * * * * * * * *
    BAKARA - 62 Muhakkak ki, âmenû olanlar ve yahudi, hristiyan ve sabii olanlardan kim, Allah'a ve ahiret gününe inandı ve ıslâh edici ameller işlediyse (nefsini tezkiye etti ise ), artık onların mükâfatları Rab'lerinin katındadır. Onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmazlar.

    MÃİDE - 69. Muhakkak ki, âmenû olanlar (Allah'a ulaşmayı dileyenler), ve Yahudiler, Sâbiiler ve Nasrânilerden (Hristiyanlardan) kim Allah'a ve âhir güne îmân eder ve nefsini ıslâh edici ameller (nefs tezkiyesi ) yaparsa onlara artık korku yoktur ve onlar mahzun da olmazlar.

    Bu iki ayette Yahudi,Nasara ve Sabii'lerin vaktiyle peygamberlerine uyup iman etmiş kimseler için rableri katında mükâfatı vardır.Allah katında hak din İslamdır.Bunu defalarca tekrarlamamıza rağmen halen bir takım şahısların bu ayetler üzerinden prim yapması cahilliktir
    * * * * * * * * * * * *
    NÛR - 2 Meali Diyenet İşlerinden

    Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüzer değnek vurun. Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah'ın dini(nin koymuş olduğu hükmü uygulama) konusunda onlara acıyacağınız tutmasın. Mü'minlerden bir topluluk da onların cezalandırılmasına şahit olsun.


    Şimdi iki adam düşünelim. Birisi izbandut gibi 150 kilo diğer cılız sıska bir şey 55 kilo. İkisine de 100 sopa mı vuracaksın zina yaptığı için? Bu 100 sopanın yazdığım iki adamda da tesiri aynı mı?

    Neye göre sağlayacaksın adaleti? Birine daha mı yavaş vuracaksın? Ne kadar yavaş vuracağına kim karar verecek? Sopayı vuran kişiye mi bırakacaksın adaletin tecellisini?

    Verilen ayete karşılık komik yoruma cevap yazmaya utanıyorum..
    * * * * * * * * * * * *
    Konuda dikkatimi çeken bir takım yorum ve ayetleri toparladım.Kur'an ı önce bir okuyun sonra sıralarını öğrenin sonra gelin burada tartışmalara katılın..
    _____________________________


    Mühendis




  • quote:

    Orijinalden alıntı: ar_tryk

    quote:

    Orijinalden alıntı: eloko

    Aslında sorumu daha net sormam gerekiyor sanırım..şimdi biz Kur'an denince ne anlıyoruz;
    bildiğimiz iki kapak arasında bulunan yazılı metin sayfaları.
    Hz Muhammed döneminde böyle birşey yok, hatta öldükten sonrada yok..
    Kur'an, insanların anlamları konusunda kavga ettiği kelimelerden ibaret sayfalar mı, yoksa bir hedef mi..
    Hz Muhammed hayatta iken putları kaldırmış ve geriye tek bir yaratıcı kalmış, demiş ki "sizler tek bir yaratıcı ile başbaşasınız..
    başka bir şeye ihtiyacınız yok" .insanların ibadetlerine bile karışmamış, ki ibadetler nerede ise aynen devam ediyor.
    peki neden sonradan bu sözleri kitap haline getirmişler,bu yetkiyi kimse vermediği halde bu işe kalkışmışlar?


    Soru ciddi sorulmuş gibi. Sayın eleko yetki vermemiş diyorsunuz ama yasak getirilmiş mi? Yasaklansa yapmazlardı.

    Peygamber ölünce yerine halife geçmiş. Halife din ve Dünya işleri bakımından Peygamberden sonra gelen. Halifeye ayet gelmiyor. Ama Varolan ayetleri yazmak yasak değil. Peygamber sağlığında vahiy katiplerine bazı ayetleri yazdırmışsa da kitap halinde toplamamış. Bazı ayetler sadece ezberlerinde.

    Kur an kitap halinde toplandığı için unutulmamış.




    Hz. Muhammed in peygamber olduğunda okuma yazması olmaması, Kur an ı kitap halinde toplamaması Kur an ı kendisinin yazmasını imkansız kılar.

    Ayrıca ilahi dinlerin dışında ilahi olmayan dinlerin kitaplarında da Onun Arabistanda geleceğini yazmaktadır.

    Yasak yok mantığından gidilirse üçüncü derleme yapmaya da yasak yok anlamı çıkar.
    çünkü ikinci derlemeyi yapmışlar ayrılıkları ortadan kaldırmak için..
    bugünde bazı ayetlerin yorumu konusunda farklı görüşler var
    Hz Muhammedin ümmiliği konusu ise bana göre okuma yazma bilmemesi değildir, yıllarca ticaret ile uğraşmış.
    Ayrıca Kur'an da "ümmi peygamberden" bahseder, yani daha önce dinsel herhangi bir " inanç ile karşı karşıya gelmemiş"
    anlamında.bu konu zaten tartışmalı




  • quote:

    Orijinalden alıntı: eloko

    quote:

    Orijinalden alıntı: ar_tryk

    quote:

    Orijinalden alıntı: eloko

    Aslında sorumu daha net sormam gerekiyor sanırım..şimdi biz Kur'an denince ne anlıyoruz;
    bildiğimiz iki kapak arasında bulunan yazılı metin sayfaları.
    Hz Muhammed döneminde böyle birşey yok, hatta öldükten sonrada yok..
    Kur'an, insanların anlamları konusunda kavga ettiği kelimelerden ibaret sayfalar mı, yoksa bir hedef mi..
    Hz Muhammed hayatta iken putları kaldırmış ve geriye tek bir yaratıcı kalmış, demiş ki "sizler tek bir yaratıcı ile başbaşasınız..
    başka bir şeye ihtiyacınız yok" .insanların ibadetlerine bile karışmamış, ki ibadetler nerede ise aynen devam ediyor.
    peki neden sonradan bu sözleri kitap haline getirmişler,bu yetkiyi kimse vermediği halde bu işe kalkışmışlar?


    Soru ciddi sorulmuş gibi. Sayın eleko yetki vermemiş diyorsunuz ama yasak getirilmiş mi? Yasaklansa yapmazlardı.

    Peygamber ölünce yerine halife geçmiş. Halife din ve Dünya işleri bakımından Peygamberden sonra gelen. Halifeye ayet gelmiyor. Ama Varolan ayetleri yazmak yasak değil. Peygamber sağlığında vahiy katiplerine bazı ayetleri yazdırmışsa da kitap halinde toplamamış. Bazı ayetler sadece ezberlerinde.

    Kur an kitap halinde toplandığı için unutulmamış.




    Hz. Muhammed in peygamber olduğunda okuma yazması olmaması, Kur an ı kitap halinde toplamaması Kur an ı kendisinin yazmasını imkansız kılar.

    Ayrıca ilahi dinlerin dışında ilahi olmayan dinlerin kitaplarında da Onun Arabistanda geleceğini yazmaktadır.

    Yasak yok mantığından gidilirse üçüncü derleme yapmaya da yasak yok anlamı çıkar.
    çünkü ikinci derlemeyi yapmışlar ayrılıkları ortadan kaldırmak için..
    bugünde bazı ayetlerin yorumu konusunda farklı görüşler var
    Hz Muhammedin ümmiliği konusu ise bana göre okuma yazma bilmemesi değildir, yıllarca ticaret ile uğraşmış.
    Ayrıca Kur'an da "ümmi peygamberden" bahseder, yani daha önce dinsel herhangi bir " inanç ile karşı karşıya gelmemiş"
    anlamında.bu konu zaten tartışmalı

    Kitap haline getirildiğinde hemen herkesin ezberinde. Hafızlar var. Hadis uyduran olduğunda başkasının haberi olmayabilir. Ama ayet uydurmaya kimsenin gücü yetmez. Bilenler yanlışı düzeltirler hemen.

    İngilizler Mısır ı işgal edinde Kur an ı bir kısmını değiştirmi ve dağıtmışlardı. Bir müddet sonra incelediklerinde yanlış yerlerin halk tarafından değiştirildiğini gördüler.

    ek Ümmi benim bildiğin okur yazar olmayandır. Peygamberi büyüten amcası putlara tapıyordu. Sizin söylediğiniz manada ümmi yanlış olmalı. Hristiyan ve diğer dinlerden insanlar da vardı.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi ar_tryk -- 4 Ekim 2013; 17:33:14 >
    _____________________________




  • quote:

    Orijinalden alıntı: PaiMei

    quote:

    Orijinalden alıntı: X Files

    quote:

    Orijinalden alıntı: PaiMei


    Cesaretin var mı ?

    O zaman klavye arkasına sığınma. :)

    Ben senle buluşmak zorunda mıyım, ahbabım mısın sen? Mantığa bak... Sen değil; buradaki "hiç kimse" ile hiç bir konuda buluşmadım 7-8 yıldır, buluşmayı da düşünmüyorum. Ben arkadaş bulmak için, izdivaç kurmak için girmiyorum bu foruma. Fikir beyan etmek için kurulmuş bir forumda "fikir" beyan edemeyecek kadar yüreksiz isen, dediğin gibi kedilerinle konuşacaksın. İşi başka yerlere çekmeye çalışma...

    Çoğu zaman geceleri bile uyumayan ve tek boş kaldığım "pazar" günlerini de nişanlısına ayıran bir insanım ve dostlarımla bile pek nadir görüşürüm. Senin üslubuna sahip biri için harcayacak hiç vaktim yok.

    Konuyu okuyan herkesin seni net olarak çözdüğünü düşünüyorum. Senin daha "fikir" beyan etmeye cesaretin yok iken hala aynı uyanıklığı sergiliyorsun, yemezler. Kimse de yemedi zaten...

    Özel hayatından bahsetmene gerek yok. Benim de vaktim değerli. Başkalarınında değerlidir. Sadece kendinin vaktini değerli olduğunu zannetme.

    Ben 7 - 8 yıl da beklerim. Çünkü bu anlayışla gidersen sana sormak istediğim bir - iki soruyu bile cevaplayabileceğini düşünmüyorum. Cesaretini 8 sene sonra toplarsan, Allah ömür verir hayatta olursak o zamana kadar beklerim seni. Sorun değil... Ama ben şöyle biliyorum böyle biliyorum diye umarım daha ahkam kesmezsin.

    Yemeyen, gargaraya yapamayan, yutmayan herkese teklifim açık. Kim ne olduğunu öğrenmek klavyenin arkasından çıkmaya cesareti varsa bekliyorum... :))
    _____________________________
    17 / 110
    "En güzel isimler O'nundur."




  • quote:

    Orijinalden alıntı: mehmet230023

    Oysa kuran ilk indiği zamanlarda çevresinde bulunan başka dinlere mensup insanların ilgisini çekebilmek için gelen ayetler daha ılımandı;

    BAKARA - 62 Muhakkak ki, âmenû olanlar ve yahudi, hristiyan ve sabii olanlardan kim, Allah'a ve ahiret gününe inandı ve ıslâh edici ameller işlediyse (nefsini tezkiye etti ise ), artık onların mükâfatları Rab'lerinin katındadır. Onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmazlar.

    MÃİDE - 69. Muhakkak ki, âmenû olanlar (Allah'a ulaşmayı dileyenler), ve Yahudiler, Sâbiiler ve Nasrânilerden (Hristiyanlardan) kim Allah'a ve âhir güne îmân eder ve nefsini ıslâh edici ameller (nefs tezkiyesi ) yaparsa onlara artık korku yoktur ve onlar mahzun da olmazlar.

    Bakara ve Maide süreleri Medine'de inmiştir.Bakara Hicretin 2. veya 3. yılında,Maide ise Kur'an'ın indirilme sırasında sondan 3.sırada bulunan bir süredir.Bir önceki paragrafta Nisa süresini veripte "Oysa kuran ilk indiği zamanlarda" cümlesini kuranlar NİSA ve HACC sürelerinin BAKARA süresinden sonra indiğini birilerinin söylemesi gerekir.İnsanların araştırmadan c/p yöntemiyle forumlara bilgi paylaşması ve KUR'AN ı incelediğini söyleyen bir takım ateistlerin buna MÜDAHALE etmemesi ne kadar ironik..
    * * * * * * * * * * * *
    Ayrıca sakatlarıda hiçe saymıştır;

    NAHL 16/76.; Allah iki adamı misal veriyor: Biri hiçbir şeye gücü yetmeyen bir dilsiz ki efendisine yüktür, nereye gönderse bir hayır çıkmaz; bu, doğru yolda olan, adaletle emreden kimse ile bir olabilir mi? ( bu sureyi yazarken tanrının Stephen Hawking'den daha haberi yoktu heralde)

    Nahl 76'da " Biri hiçbir şeye gücü yetmeyen bir dilsiz ki efendisine yüktür" cümlesinde DİLSİZ ibaresiyle PUTLAR anlatılırken birinin çıkıp SAKATLARLA DALGA GEÇİLİYOR diye yaygara çıkarması başka birinin de ona destek vermesi birde bu kişinin ben dürüstüm ben şöyleyim demesi ironinin farklı bir boyutudur.
    * * * * * * * * * * * *
    BAKARA - 62 Muhakkak ki, âmenû olanlar ve yahudi, hristiyan ve sabii olanlardan kim, Allah'a ve ahiret gününe inandı ve ıslâh edici ameller işlediyse (nefsini tezkiye etti ise ), artık onların mükâfatları Rab'lerinin katındadır. Onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmazlar.

    MÃİDE - 69. Muhakkak ki, âmenû olanlar (Allah'a ulaşmayı dileyenler), ve Yahudiler, Sâbiiler ve Nasrânilerden (Hristiyanlardan) kim Allah'a ve âhir güne îmân eder ve nefsini ıslâh edici ameller (nefs tezkiyesi ) yaparsa onlara artık korku yoktur ve onlar mahzun da olmazlar.

    Bu iki ayette Yahudi,Nasara ve Sabii'lerin vaktiyle peygamberlerine uyup iman etmiş kimseler için rableri katında mükâfatı vardır.Allah katında hak din İslamdır.Bunu defalarca tekrarlamamıza rağmen halen bir takım şahısların bu ayetler üzerinden prim yapması cahilliktir
    * * * * * * * * * * * *
    NÛR - 2 Meali Diyenet İşlerinden

    Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüzer değnek vurun. Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah'ın dini(nin koymuş olduğu hükmü uygulama) konusunda onlara acıyacağınız tutmasın. Mü'minlerden bir topluluk da onların cezalandırılmasına şahit olsun.


    Şimdi iki adam düşünelim. Birisi izbandut gibi 150 kilo diğer cılız sıska bir şey 55 kilo. İkisine de 100 sopa mı vuracaksın zina yaptığı için? Bu 100 sopanın yazdığım iki adamda da tesiri aynı mı?

    Neye göre sağlayacaksın adaleti? Birine daha mı yavaş vuracaksın? Ne kadar yavaş vuracağına kim karar verecek? Sopayı vuran kişiye mi bırakacaksın adaletin tecellisini?

    Verilen ayete karşılık komik yoruma cevap yazmaya utanıyorum..
    * * * * * * * * * * * *
    Konuda dikkatimi çeken bir takım yorum ve ayetleri toparladım.Kur'an ı önce bir okuyun sonra sıralarını öğrenin sonra gelin burada tartışmalara katılın..

    Şeriat Hükümlerinin amacı insanlara gerçekten ceza vermek değildir. İslam ile Bozulmuş olan Hristiyanlığı bu anlamda karıştırmamak lazım.

    Nihayetinde sopa atmanın hükmü verilmişse, bunun infazını gerçekleştirecek olan kişi sopayı vururken Allah'ın hükümlerine göre davranmak durumundadır. Zayıf olanı veya canı daha çok yanacak kişiye bir ihtimam gösterebilir. Zira kıyas yapacaksanız bu konu Peygamber A.S.V. "Oruç" ile ilgili söylediği hadisler vardır veya yine Zekat konusu başlı başına buna örnek teşkil edebilir.

    Hadiste, kuvvet olarak "çelimsiz" yani açlığa dayanamayacak bünyeye ait birisi eğer "unutarak" yer - içerse bunu görmezden gelebilirsiniz zira bu Allah'ın ikramıdır der. Ancak adam gücü kuvveti yerinde ise bu kez ona oruçlu olduğunu hatırlatın der. Zekatta ise belirli bir limitin üzerindeki 1/40 mal verilir.

    Yani az dan az, çoktan çok mantığı işler.

    Sopa vuracak kişide buna dikkat edebilmelidir. Ehil olanlar bu konuda görevlendirmelidir zira her önüne gelen bu cezayı infaz edemez.

    Ceza çekilmiş olsa bile günahın bağışlanıp bağışlanmayacağı ile ilgili karar Allah'a aittir. Adam sopa yerken belki bu sopayı atan kendi nefsine yenik düşüp fazlaca sopa atabilir. Yani gereğinden şiddetli vurabilir. Bu kez Allah katında sopayı atan adam borçlanabilir.
    _____________________________
    17 / 110
    "En güzel isimler O'nundur."




  • Bir aralık, eğer ihtiyaç sözkonusu ise “Qur’an’ın niçin daha hacimli bir kitap olmadığı” sorulmuştu...

    Şu sanırım yeterli bir açıklama olacaktır;

    İslam'da ictihad diye birşey vardır. İlmi ve irfânı ictihad edebilmeye yeterli olan ve bunu eseriyle ortaya koyan kişiye müctehid denir. İslam tarihinde en önde gelen müctehid Hz. Muhammed'dir. Qur'an'da açıkça açıklanmayan meseleleri de kapsayan hadis-i şerifler ictihad yoluyla açığa çıkarılmıştır. Allah'ın her 100 senede bir müctehid gönderdiğine dâir briçok hadis vardır. Dolayısiyle çağlar boyu o her 100 senede bir gelen islam âlimleri, Qur'an'da ve sahih hadislerde, hakkında açıkça bir hükmün sözkonusu olmadığı meselelere yönelik, mutlak sûrette ilgili âyetler ve Hz. Muhammed'in ilgili sahih hadislerini [ya da sahih olması muhtemel ilgili hadisleri] referans göstererek sorulara cevaplar ve sorunlara çözümler sunan eserler ortaya koymuşlardır.

    Dolayısiyle esas yegâne kaynak yine tek; Qur'an.


    Kehf Sûresi’nin 109. Âyeti ve bu âyete ait tefsir notu;

     Din ve İnançlar Üzerine



    NOT 1: Verdiğim Kehf Sûresi’nin internette yer alan metninde “Ayrı lafzen” şeklinde devam eden ve benim bu noktada kestiğim bölüm var. Zira –ben de eserin kendisi olduğu için biliyorum ki– original metinde böyle bir nokta sözkonusu değil. Originalinde “[Ayrı lafzen]” şeklinde devam etmiyor, şu şekilde devam ediyor: “Ayrıca bkz:31:27.” Bu kadar. Bu şu demek: “Ayrıca bakınız: 31. Sûrenin 27. Âyeti.”

    O noktada bir karışıklık çıkmış… İşte bir kitabı sanal ortama aktarırken en sık yaşanan sorunlardan biri de bu olmalı; bir pasajı aidi olmadığı yere yazmak.


    Yeri gelmişken atlamayalım ve Lokman Sûresi’nin (31. Sûrenin) 27. âyetini ve bu âyete ait tefsir notları da aktaralım;

     Din ve İnançlar Üzerine



    NO 2: Risâle-i Nur isimli eserini her ne kadar çok az okumuşluğum varsa da emin olduğum nokta, günümüzdeki son müctehidin Bediüzzaman Sâid-i Nursî olduğudur...
    _____________________________




  • quote:

    Orijinalden alıntı: X Files

    quote:

    Orijinalden alıntı: mehmet230023

    Oysa kuran ilk indiği zamanlarda çevresinde bulunan başka dinlere mensup insanların ilgisini çekebilmek için gelen ayetler daha ılımandı;

    BAKARA - 62 Muhakkak ki, âmenû olanlar ve yahudi, hristiyan ve sabii olanlardan kim, Allah'a ve ahiret gününe inandı ve ıslâh edici ameller işlediyse (nefsini tezkiye etti ise ), artık onların mükâfatları Rab'lerinin katındadır. Onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmazlar.

    MÃİDE - 69. Muhakkak ki, âmenû olanlar (Allah'a ulaşmayı dileyenler), ve Yahudiler, Sâbiiler ve Nasrânilerden (Hristiyanlardan) kim Allah'a ve âhir güne îmân eder ve nefsini ıslâh edici ameller (nefs tezkiyesi ) yaparsa onlara artık korku yoktur ve onlar mahzun da olmazlar.

    Bakara ve Maide süreleri Medine'de inmiştir.Bakara Hicretin 2. veya 3. yılında,Maide ise Kur'an'ın indirilme sırasında sondan 3.sırada bulunan bir süredir.Bir önceki paragrafta Nisa süresini veripte "Oysa kuran ilk indiği zamanlarda" cümlesini kuranlar NİSA ve HACC sürelerinin BAKARA süresinden sonra indiğini birilerinin söylemesi gerekir.İnsanların araştırmadan c/p yöntemiyle forumlara bilgi paylaşması ve KUR'AN ı incelediğini söyleyen bir takım ateistlerin buna MÜDAHALE etmemesi ne kadar ironik..
    * * * * * * * * * * * *
    Ayrıca sakatlarıda hiçe saymıştır;

    NAHL 16/76.; Allah iki adamı misal veriyor: Biri hiçbir şeye gücü yetmeyen bir dilsiz ki efendisine yüktür, nereye gönderse bir hayır çıkmaz; bu, doğru yolda olan, adaletle emreden kimse ile bir olabilir mi? ( bu sureyi yazarken tanrının Stephen Hawking'den daha haberi yoktu heralde)

    Nahl 76'da " Biri hiçbir şeye gücü yetmeyen bir dilsiz ki efendisine yüktür" cümlesinde DİLSİZ ibaresiyle PUTLAR anlatılırken birinin çıkıp SAKATLARLA DALGA GEÇİLİYOR diye yaygara çıkarması başka birinin de ona destek vermesi birde bu kişinin ben dürüstüm ben şöyleyim demesi ironinin farklı bir boyutudur.
    * * * * * * * * * * * *
    BAKARA - 62 Muhakkak ki, âmenû olanlar ve yahudi, hristiyan ve sabii olanlardan kim, Allah'a ve ahiret gününe inandı ve ıslâh edici ameller işlediyse (nefsini tezkiye etti ise ), artık onların mükâfatları Rab'lerinin katındadır. Onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmazlar.

    MÃİDE - 69. Muhakkak ki, âmenû olanlar (Allah'a ulaşmayı dileyenler), ve Yahudiler, Sâbiiler ve Nasrânilerden (Hristiyanlardan) kim Allah'a ve âhir güne îmân eder ve nefsini ıslâh edici ameller (nefs tezkiyesi ) yaparsa onlara artık korku yoktur ve onlar mahzun da olmazlar.

    Bu iki ayette Yahudi,Nasara ve Sabii'lerin vaktiyle peygamberlerine uyup iman etmiş kimseler için rableri katında mükâfatı vardır.Allah katında hak din İslamdır.Bunu defalarca tekrarlamamıza rağmen halen bir takım şahısların bu ayetler üzerinden prim yapması cahilliktir
    * * * * * * * * * * * *
    NÛR - 2 Meali Diyenet İşlerinden

    Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüzer değnek vurun. Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah'ın dini(nin koymuş olduğu hükmü uygulama) konusunda onlara acıyacağınız tutmasın. Mü'minlerden bir topluluk da onların cezalandırılmasına şahit olsun.


    Şimdi iki adam düşünelim. Birisi izbandut gibi 150 kilo diğer cılız sıska bir şey 55 kilo. İkisine de 100 sopa mı vuracaksın zina yaptığı için? Bu 100 sopanın yazdığım iki adamda da tesiri aynı mı?

    Neye göre sağlayacaksın adaleti? Birine daha mı yavaş vuracaksın? Ne kadar yavaş vuracağına kim karar verecek? Sopayı vuran kişiye mi bırakacaksın adaletin tecellisini?

    Verilen ayete karşılık komik yoruma cevap yazmaya utanıyorum..
    * * * * * * * * * * * *
    Konuda dikkatimi çeken bir takım yorum ve ayetleri toparladım.Kur'an ı önce bir okuyun sonra sıralarını öğrenin sonra gelin burada tartışmalara katılın..

    Şeriat Hükümlerinin amacı insanlara gerçekten ceza vermek değildir. İslam ile Bozulmuş olan Hristiyanlığı bu anlamda karıştırmamak lazım.

    Nihayetinde sopa atmanın hükmü verilmişse, bunun infazını gerçekleştirecek olan kişi sopayı vururken Allah'ın hükümlerine göre davranmak durumundadır. Zayıf olanı veya canı daha çok yanacak kişiye bir ihtimam gösterebilir. Zira kıyas yapacaksanız bu konu Peygamber A.S.V. "Oruç" ile ilgili söylediği hadisler vardır veya yine Zekat konusu başlı başına buna örnek teşkil edebilir.

    Hadiste, kuvvet olarak "çelimsiz" yani açlığa dayanamayacak bünyeye ait birisi eğer "unutarak" yer - içerse bunu görmezden gelebilirsiniz zira bu Allah'ın ikramıdır der. Ancak adam gücü kuvveti yerinde ise bu kez ona oruçlu olduğunu hatırlatın der. Zekatta ise belirli bir limitin üzerindeki 1/40 mal verilir.

    Yani az dan az, çoktan çok mantığı işler.

    Sopa vuracak kişide buna dikkat edebilmelidir. Ehil olanlar bu konuda görevlendirmelidir zira her önüne gelen bu cezayı infaz edemez.

    Ceza çekilmiş olsa bile günahın bağışlanıp bağışlanmayacağı ile ilgili karar Allah'a aittir. Adam sopa yerken belki bu sopayı atan kendi nefsine yenik düşüp fazlaca sopa atabilir. Yani gereğinden şiddetli vurabilir. Bu kez Allah katında sopayı atan adam borçlanabilir.

    Ben aslında o yorumu açıklamak istemedim siz açıkladığınız için teşekkür ederim..

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________


    Mühendis




  • 
Sayfa: önceki 7891011
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.