Şimdi Ara

BURN İN...Kulaklıklar İçin Gereksiz Ve Zararlı. İŞTE YETKİLİ AÇIKLAMA!!! (5. sayfa)

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
1 Misafir - 1 Masaüstü
5 sn
126
Cevap
3
Favori
23.653
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
1 oy
Öne Çıkar
Sayfa: önceki 34567
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  • İnsanlar ikiye ayrılır, bir ben ikincisi onlar diyenler için bir çift lafım var;

    YOK ÖYLE BİR ŞEY





    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Siyah Nur -- 28 Ağustos 2011; 14:32:52 >
  • bende olaya farklı bir açıdan bakmak istiyorum açıkcası.burn-in vs bunları bir kenara koyalım.Kulaklıkların zamanla açıldığı doğrudur.Çok fazla kulaklık eskitmiş biri olarak şunu söyleyebilirimki.Tabi bu benim şahsi görüşüm olay sadece donanımsal gibi gelmiyor bana.Kulakla beraber bir burn-in söz konusu.Kulaklığın zamanla kulakla uyum sağlaması gibi geliyor bana.Her aldıgım kulaklıkda yaşadığım bir mevzu aslında.En dandik kulaklıkda bile zamanla kulağa göre bir düzelme sezdim.Kulaklarım çok iyidir.Bir arkadaşım yeni araba almıştı(nissan qasqai)aldıgında 1 hafta gibi bi süre geçmişti daha sonrasında işe beraber gidip gelmeye başladık.Arabaya ilk bindiğim gün müzik dinlerken sesdeki basitliği anında sezdim ve bu ne bu arabaya boyle ses sistemimi koymuslar dedim:)niye nesi var dedi arkadaş.dedim berbat olm bu fiyatda bi araca tırt dan bi ses sistemi koymuslar dedim.Yapma ya kötümü dedi benim kulağa güvenir arkadaş saolsun:) evet olm dedim cok basit sesi var dedim.Daha sonrasındada hersabah beraber işe gitmeye başladık.Kulağımın iyi oldugunu tekrar anladım aradan bi hafta gecince:) olm naptın ses sistemine dedim.Noldu la dedi :D olm ses tertemiz adam olmuş sistem dedim:)Velhasıl ben kulakla cihazların zamanla birbirine uyum sağladıklarını düşünüyorum.Burun gibi.Burna sürekli aynı parfumü koklatırsanız diğer parfumlerin kokusunu almakda zorluk cekersiniz.Kulaklarımızında bu şekilde oldugunu dusunuyorum.Zamanla insanın organları magruz kaldıgı ortamlara ve değişkenlere uyum sağlayabiliyor.Kulakda bunlardan biri.Ben bunu cok kez yaşadım ve yeni aldığım kaliteli kalitesiz her turlu elektronik eşyada ilk izlenimim herzaman kalitesiz şeklinde olmustur.Fakat bunun zamanla oturduguna inandığım için sabırla bekliyorum.Bence sizde bekleme konusunda sabırlı olun.Birde ben şunu yapıyorum mesela önceki dinlediğimle sonraki dinledigim bass tiz performanslarını aklımda tutmaya calısıyorum.Böyle birşey olurmu demeyin gercekten mumkun.Bunu zamanla hissediyorsunuz.
    Sonuç aldığınız elektronik ürünleri belli bir süre kullanın.Sabırlı olun farkları kendinizde çok rahat hissediceksiniz.Bence burn-in budur.




  • Bence bu olay bi hortdur :)
  • Burn-in denen bişey yok yav kim nerden uyduruyor bunları anlamadım. Cahillik başa bela işte n'aparsın.

    İngilizcesi bile "yakmak" olan bişeyden ne beklenir ki!? Kulaklık yakılır mı hiç yav!?
  • Olaya bir de şu açıdan bakmak lazım;


    Kulaklığın anatomisine en geniş açıdan bakarsak 3 parçadan oluştuğunu görürüz.

    Kablo, diyafram ve mıknatıs.


    Mıknatıs zaten sabittir ve direk mıknatısa ısıl işlem yapılmadığı sürece yapısını onyıllarca "değişmeden" korur..


    Geriye diyafram ve kablo kalıyor..

    Diyafram dediğimiz havayı titreştirerek sesin oluşmasını sağlayan eleman. Burn-in'i savunaların en büyük tezi diyaframdır. Şöyle ki; bobin sürekli diyaframı titreştirerek esnettiği için zamanla diyaframın bu esnetmeye alışıp boyunda değişim olduğu sanılır. Direk açılıp bakıldığında poşete benzer. Lakin yapısında farklı elementler bulundurur. Ve belirli seviyenin üstündeki kulaklıklarda Sinan Bey'in de söylediği gibi Diyaframda boy değişimi olmaz. Diyaframın boyundaki mikronluk değişim ses karakterini direk etkiler. Kalitesini etkiler demiyorum, karakterini etkiler.


    Ve geriye kablo kaldı.

    Kablo jacktan itibaren driver'da elektriğin iletilmesi işini görür. Driver'da saç telinden de ince hal alıp, bobin halde diyaframa sabittir.

    Akım geçen kablonun boyu zamanla değişime uğramaz. Lakin kablonun üzerinde jacktan, driver'daki boine kadar sürekli elektrik akımı geçer.

    Ve bu akım zamanla kablo üzerindeki pürüzleri (engelleri) alarak kabloyu saflaştırır. Bu sayede kaynaktan gönderilen akım en doğru şekilde driver'a ulaşmaya başlar. Ayrıca bobin içinde gezinen akımın da saflığı artar. Bu sayede bobinle sabit olan diyafram mıknatısa daha doğru tepki vermeye başlar. Bunun sonucunda da frekanslar daha doğru olarak kulağımıza ulaşır. Ve haliyle kulaklığın iyileşmeye başladığını hissederiz.


    Kısaca burn-in olayı bir nevi vardır. Ve bu sadece elektriği ileten organlar üzerinde oluşur. Diyafram ve mıknatıs bu olaydan etkilenmezler..




    Edit: İmla



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi x-testers -- 29 Ocak 2012; 4:52:06 >




  • quote:

    Orijinalden alıntı: Master-Fİ

    burn in ede inanıyorum uzaylılarada

  • Bakiyorum forumda bazilari ununu eleyip elegini asmiş ve kendini aşmiş bir tarzda konudışı agziyla yorumlar yaziyor.

    Konuyla az alakali yada alakasi olmayan arkadaşlari tersler ve dalga gecer bir tarzi benimsemişler.

    Herşeye atlamayin yazmak zorunda degilsiniz.biliyorsaniz ve yazmak istiyorsanizda uslubunca yazin.tiksindirmeyin kendinizdende forumdanda.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Master-Fİ

    Bakiyorum forumda bazilari ununu eleyip elegini asmiş ve kendini aşmiş bir tarzda konudışı agziyla yorumlar yaziyor.

    Konuyla az alakali yada alakasi olmayan arkadaşlari tersler ve dalga gecer bir tarzi benimsemişler.

    Herşeye atlamayin yazmak zorunda degilsiniz.biliyorsaniz ve yazmak istiyorsanizda uslubunca yazin.tiksindirmeyin kendinizdende forumdanda.



    Guzel yazmışsın hocam. Ellerin dert görmesin
  • Kabloların Yanma süreci (Break-In)::
    Bilindiği gibi kablo üreticileri, nedenini tam olarak açıklayamasalar da kablolarının kullanıldıkça
    daha iyi ses vereceklerini iddia ediyorlar. Bu süreci de break-in yani oturma süreci olarak adlandırıyorlar.

    Yıllardır stüdyo tasarımlarıyla uğraşmakta olan Ray Kimber bu konuda,
    “Oturma sürecinin işlediğini biliyor ve farkı duyuyorum, ancak size bunun nedenini örnekleriyle açıklayabileceğime emin değilim.” diyor.

    Straight Wire’dan Steven Hill, daha detaylı sayılabilecek bir açıklama yapıyor:
    “Di-elektrik madde ilk kez enerji ile karşılaştığında, bir defaya mahsus olmak üzere karakteristiğini değiştirir.”

    Kevin Voecks bu konuda da muhalif:
    “Oturma süresi diye bir şey fiziksel olarak imkansızdır, kabloların break-in sürecine ihtiyacı yoktur!”.

    Stereophile’dan Robert Harley ise The Complete Guide to High-End Audio isimli kitabında
    kabloların break-in süreci öncesinde parlak, sert, yorucu ve sahne derinliğinden yoksun bir ses
    verdiklerini, en iyi verimliliğe ulaşmaları için break-in sürecinden geçmeleri gerektiğini yazıyor.

    Bence de olay kablolardan kaynaklanıyor.

    Kablo deyip geçmeyin, PC ile Dac arasında sadece 1 ve 0 ları taşıyan USB kablonun bile kaliteli olanı, sesde muazzam değişimler gösteriyor.

    Bütün kablolar aynı olsa; 5tl'ye satılan usb kablo varken adam neden gidip 1200tl verip 1mt usb kablo alsın.

    http://www.futureshop.co.uk/wireworld-platinum-starlight-usb-type-a-to-mini-b-1m-p-4254.html




  • burn in yapmak isteyenlere LİNK
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Master-Fİ

    Bakiyorum forumda bazilari ununu eleyip elegini asmiş ve kendini aşmiş bir tarzda konudışı agziyla yorumlar yaziyor.

    Konuyla az alakali yada alakasi olmayan arkadaşlari tersler ve dalga gecer bir tarzi benimsemişler.

    Herşeye atlamayin yazmak zorunda degilsiniz.biliyorsaniz ve yazmak istiyorsanizda uslubunca yazin.tiksindirmeyin kendinizdende forumdanda.



    Duygularıma tercuman oldun, sağolasın.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • burn ine ihtiyac olmayan kulaklığım olduğu için bu tür sıkıntılarım yok ama kesinlikle burn in yapmayın kendisinin sesi oturmasını bekleyin burn in için bunu söyleyebilirim.
  • quote:

    Orijinalden alıntı: a4techlogy

    burn ine ihtiyac olmayan kulaklığım olduğu için bu tür sıkıntılarım yok ama kesinlikle burn in yapmayın kendisinin sesi oturmasını bekleyin burn in için bunu söyleyebilirim.

    kulakligin ne?
  • quote:

    Orijinalden alıntı: F355 Challenge

    quote:

    Orijinalden alıntı: Master-Fİ

    Bakiyorum forumda bazilari ununu eleyip elegini asmiş ve kendini aşmiş bir tarzda konudışı agziyla yorumlar yaziyor.

    Konuyla az alakali yada alakasi olmayan arkadaşlari tersler ve dalga gecer bir tarzi benimsemişler.

    Herşeye atlamayin yazmak zorunda degilsiniz.biliyorsaniz ve yazmak istiyorsanizda uslubunca yazin.tiksindirmeyin kendinizdende forumdanda.



    Duygularıma tercuman oldun, sağolasın.

    Alıntıları Göster
    Metan da ki yetkili Müdür mertebesindeki kişiden çok daha iyi biliyorsunuz. Harcanıyorlar kesinlikle bu kişilerin Sennheiser da acilen üst yönetimde görev almaları şart, çok ama çok biliyorsunuz lafta.




  • Satmak yönetmek farklı , kullanmak bilmek farklı.
  • quote:

    Orijinalden alıntı: ONLYtheSTRONGsurvive

    Sinan Buğdaycı'nın içi bu burn in dawası yüzünden bi hayli dolmuş anlaşılan.Adam içini dökmüş resmen.Oku oku bitmiyo yaw yazdıkları.Bi yerden copy-paste mi yaptı acaba

    adamlar bilip bilmeden burn in parçalarını atıyor içine sonra 1 hafta açık bırakıyor mp3'u her gün kulaklık bozulunca adama gidiyorlar adamda isyan etmiş tabi zararlı demiş.
  • pa ses ekipmanları konusundaki bilgilerim doğrultusunda burn in olayının gerçek ve gerekli olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim mantık aynıdır özüde şudur;diyafram üzerindeki bakır,gümüş,altın,aluminyum gibi metaller yalıtkan vernikle kaplanır ve kulaklık yada hoparlörler yeni alındığında üzerindeki bobinler rezonansa açıktır bu istenmeyen rezonans diyaframı etkileyerek seste bozulmaya neden olur zamanla üzerinden akım geçen ve ısınan vernik belirli ölçüde kaynaşır,yapışır aşırı rezonans bu şekilde ortadan kalkar.diğer bir sebep kullanılan metalin içersinden belirli bir elektrik yükü geçtikten sonra sinyalin daha düz bir dalga boyu çizmesidir.
  • Çoğu kişi burn-in var çoğu kişi yok demiş.

    Ben yinede işimi garantiye alayım diye şu soruyu sormak istiyorum (Daha bugün Grado SR 125i kulaklık aldım);

    Bu burn-in denen olay varsa, o pink white noise'u felan geçtim, normal müzik dinlerken direk müziğimi dinlemeliyiz yoksa ekolayzır dan biraz oynasak vs sorun olur mu?



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Mad_Jak -- 15 Mart 2012; 19:55:23 >
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Mad_Jak

    Çoğu kişi burn-in var çoğu kişi yok demiş.

    Ben yinede işimi garantiye alayım diye şu soruyu sormak istiyorum (Daha bugün Grado SR 125i kulaklık aldım);

    Bu burn-in denen olay varsa, o pink white noise'u felan geçtim, normal müzik dinlerken direk müziğimi dinlemeliyiz yoksa ekolayzır dan biraz oynasak vs sorun olur mu?


    Öncelikle hayırlı olsun yeni kulaklığınız.

    Karışık bir çalma listesi ayarlayıp boş vakitlerde kulaklığı orta-düşük ses seviyesinde kendi kendine çalmaya bırakırsanız yaklaşık 80-100 saat sonunda sesi oturur.

    EQ'dan oynamanın sorun olacağını sanmıyorum ama ne olur ne olmaz siz oynamayın.

    Benim tercihim, hiç burn-in'le falan uğraşmayın, direkt başlayın dinlemeye. Zamanla sesin oturduğunu hissetmek daha büyük keyif veriyor insana.




  • quote:

    Orijinalden alıntı: Siyah Nur

    quote:

    Orijinalden alıntı: Mad_Jak

    Çoğu kişi burn-in var çoğu kişi yok demiş.

    Ben yinede işimi garantiye alayım diye şu soruyu sormak istiyorum (Daha bugün Grado SR 125i kulaklık aldım);

    Bu burn-in denen olay varsa, o pink white noise'u felan geçtim, normal müzik dinlerken direk müziğimi dinlemeliyiz yoksa ekolayzır dan biraz oynasak vs sorun olur mu?


    Öncelikle hayırlı olsun yeni kulaklığınız.

    Karışık bir çalma listesi ayarlayıp boş vakitlerde kulaklığı orta-düşük ses seviyesinde kendi kendine çalmaya bırakırsanız yaklaşık 80-100 saat sonunda sesi oturur.

    EQ'dan oynamanın sorun olacağını sanmıyorum ama ne olur ne olmaz siz oynamayın.

    Benim tercihim, hiç burn-in'le falan uğraşmayın, direkt başlayın dinlemeye. Zamanla sesin oturduğunu hissetmek daha büyük keyif veriyor insana.

    Teşekkür ederim

    Aslında ses beni tatmin etse Burn-in ile hiç uğraşmayacaktım, ama kulaklığı ilk taktığımda nasıl anlatsam çok tiz bir ton, bass yok, böyle garip bir şeyle karşılaşınca (açıkçası hayal kırıklığına uğradım) ve internette de araştırmalarımda "burn-in sürecinde şu şu frekansları verirseniz kulaklığınızın tonunu biraz ayarlamış olursunuz" gibi yazılar okudum, bende de merak uyandırdı. Şimdilik böyle idare edeceğim (Gerçi dinledikçe tonların biraz daha oturduğunu hissediyorum, ya da psikolojik oluyor artık bilemiyorum), umarım kulaklık dinledikçe tonları dahada oturur




  • 
Sayfa: önceki 34567
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.