Şimdi Ara

Blood Elf'lerin Tam Hikayesi ! Okuyun...

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
1 Misafir - 1 Masaüstü
5 sn
25
Cevap
0
Favori
5.368
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Sayfa: 12
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  • Arkadaşlar bu forumda ve diğer forumlarda dolaşırken blood elfler hakkında ileri geri, yalan yanlış bilgiler, öne sürümler olduğunu gördüm. Eh bizim D&R'dan bulabileceğimiz warcraft kitap sayısı 3'ü geçmediği için, haliyle bu yorumları "cehalet" olarak görüyor ve doğrusunu anlatmak istiyorum.

    NOT: Blood elfler gey değildir

    --------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    Tale of The Creators

    Titanlar evrendeki tüm dünyaları gezerek, gezegenler üzerindeki kötü güçleri bir şekilde pasif hale getirip kendi düzenlerini kurmaya devam ediyorlardı. Bu durmak bilmeyen düzenin, sonu geldiğinde - yani düzensizlik kalmadığında - hiçbir anlam ifade etmeyeceğini anlayan "Sargeras"(Titanların Şampiyonu), Nathrezim(dreadlordlar) ırkının da etkisine kapılarak kendini karanlık yöne doğru sürükleyen büyük bir bunalıma girdi. Bunun sonucunda her zaman düzene karşı düzensizliğin olması gerektiği kanaatine varan sargeras, düzen kurulan tüm dünyaları yıkmak için harekete geçti ve ona bağladığı bütün kötü ırkları topladığı "Burning Legion" adlı bir ordu kurdu. Ordusu tüm evrende genişlemeye devam ederken diğer Titanlar bundan habersiz, yanlızca kendi kardeşlerinin durumuna üzülerek düzenlerini kurmaya devam ediyorlardı. Fakat herkesin bildiği üzere, yıkmak yapmaktan daha hızlı olduğundan karanlık devasa bir dalga gibi tüm evreni kaplama sürecine girmişti.

    ---------------------------------------------------------------

    Well of Eternity

    Sargeras önderliğindeki yıkım ordusu, "Azeroth" adlı, Titanlar tarafından kötü elemental lordların yer altına hapsedildiği düzenli dünyayı gördüklerinde henüz azeroth üzerindeki ırklar birbirlerinden habersiz ve sayıca azlardı. Doğu-Batı-Kuzey kıtalarının dünyanın tam ortasında tek bir kıta halinde (Kalimdor) bulunduğu bir toprak parçası üzerinde yavaş yavaş yayılan değişik ırklar (bilinler: Elf, İnsan, Goblin, Gnome, Dwarf, Tauren, Troll) kendi yerleşim yerlerini yeni yeni kurmaya başlamışlardı. Bu ırkların en eski ve kadim olanlar - Elfler - yakınlarında bulundukları "Sonsuzluk Kuyusu" adı verilen, sonsuz bir enerji kaynağı olan gölün etrafında yerleşmeye başladılar. Kendilerini druidizm'e veren ırkın ileri gelenleri, ormanın derinliklerinden gelen "Cenarion" adlı bir druid aracılığıyla doğa güçlerini öğrenmeye başladılar. Bu elflere daha sonra "Night Elf" denilecekti. Bu arada gölün gücünü farkeden ve bunu kendi yararlarına kullanabileceklerini düşünen elfler ise, büyücülük konusunda kendilerini geliştirmeye başlamışlardı.

    ---------------------------------------------------------------

    Highborn

    Şanslı bir şekilde elf ırkı büyüye karşı yetenekliydi. Durumun farkına varan "Azshara" (Elflerin o dönemdeki kraliçeleri), bu konuda üstün yetenekleri olan elfleri kendi sarayında topladı ve çalışmalarına her türlü desteği sağladı. Amacı, daha fazla güç edinmekti. Büyüye karşı olan yeteneklerinin yanı sıra Elfler, ne yazık ki güce karşı da zaaflılardı. Sarayda toplanan büyücüler göl üzerinde kapsamlı araştırmalar ve değişik denemeler yaptılar. Bu elflere daha sonraları "Highborn veya High Elf" denilecekti. Tabii bu konuda engin tecrübeleri olmadığından, yapacakları araştırmaların nelere sebebiyet vereceklerini bilmiyorlardı.

    Elfler büyücülük yeteneklerini hızla ilerletirken, bir yandan da elflerin bir kısmı druid dalında kendilerini geliştiriyorlardı. Evrendeki tüm düzenli dünyaları yok etmek için hareket eden Sargeras, sonsuzluk pınarındaki hareketliliği farketti ve Azeroth adlı düzenin hakim olduğu gezegeni keşfetti. Gezegene ulaşmak için, gezegenler arasında yolculuk yapılması için gerekli olan "Twisting Nether" bağlantısını bir şekilde kurması gerekiyordu - ki bu da sonsuzluk pınarı gibi büyük bir güç kaynağı sayesinde çok da zor olmayacaktı - . Azshara adlı kraliçenin zihnini etkileyerek onu daha çok güç için karanlığa sürükleyen Sargeras, Highborn hizmetkarları da etkileyerek, sonsuzluk pınarına büyük bir geçit açılması için gerekli olan ritüeli başlattı.

    ---------------------------------------------------------------

    Great War

    Bu tehtidi gören druid elfleri, Cenarion'dan yardım istedi. Cenarion, elinden geldiğince doğadan çağırabildiği tüm dostlarını yardıma çağırdı ve Burnin Legion askerlerine karşı savaşacak bir ordu toparladı. Sonsuzluk Pınarı üzerindeki portal ( geçit ) açıldığı anda, Elf şehri içerisine binlerce ırk doluştu. Bunların arasında şeytanlar, kabus yaratıkları, ölüler, lejyon komutanları ve bir kısım farklı kötü ırk vardı. Gölün etrafında burning legion askerleri ve druid birlikleri savaşmaya başladılar. Fakat sayı ve güç bakımından çok daha güçlü olan burning legion, kısa sürede druid ordusunun yarısını telef etti. Durumun ciddiyetinin farkına varan druid ileri gelenlerinden "Malfurion", yüce elf rahibesi "Tyrande" ve "Cenarion", Azsharanın sarayını bastılar ve büyücülerle savaşarak ritüeli durdurmaya çalıştılar. Malfurion önderliğinde saraya giren birlikler, Malfurion'un kardeşi "İllidan Stormrage" ile karşılaştılar. Gölün büyük bir güç kaynağı olduğu ve yok edilmemesi gerektiğini savunan illidan, kardeşinin ısrarları üzerine yollarından çekildi ve kendi başının çaresine bakmak için kayboldu.

    Saray içerisindeki çatışmayı sonunda yenen druid taraftarları, ritüeli durdurarak - tam da o an portaldan geçmekte olan - sargerasın iki dünya arasındaki kapıda kalmasına sebep olarak sonsuzluk gölünün patlamasına neden oldular. Bu patlama, Kalimdor kıtasını üç parçaya ayırdı ( eastern kingdoms, kalimdor, northrend). Daha sonra bu gölün olduğu yerde bir girdap oluşacak ve "Maelstrom" adıyla anılacaktı. Bu patlama sonucunda Azerothda kalan burning legion askerlerinin de yenilmesiyle, "Highborn"lar güçlerinin kaynağını kaybetmişlerdi. Yine de onları dışlamayan Gece Elfleri, büyüden vazgeçmeleri karşılığında kalimdorda kalabileceklerini söylediler.

    ---------------------------------------------------------------

    World Tree

    Savaşın ardından kirlenmemiş toprak arayışına giren Elfler, Hyjal dağına çıkmaya başladılar. Fakat dağın tepesine gelince gördükleri manzara hayret ediciydi. Gölün tamamen kaybolmasına gönlü razı olmayan "İllidan", kurtarabildiği kadar saf enerjiyi yanına alarak Hyjal dağının tam tepesinde küçük bir sonsuzluk pınarı oluşturmuştu. Bir daha aynı riski almak istemeyen Malfuriuon, Cenarion'dan yardım istedi. Cenarion, bu göletin dibine bir ağaç tohumu yerleştirdi ve bu gölün enerjisiyle büyüyen bu ağaç, göklere kadar yükselerek kalimdor kıtasının kötü güçlere karşı korunmasına yardımcı olacak bir bekçi olacaktı.

    Tehtidin tamamen geçtiğini düşünen Elfler, İllidan'ı yer altında büyük zindanlara hapsettiler ve İllidan, 10 bin yıl boyunca o zindandan çıkamayacaktı. Fakat bilmedikleri birşey vardı. Sonsuzluk pınarının patlaması sonucu, büyü gücünün kaynağı dünyaya yayıldı ve büyü "evrensel" hale geldi. Eski alışkanlıklarına devam eden "Highborn" ırkı, gece Elfleri tarafından Kalimdor adasından kovuldu.

    ---------------------------------------------------------------

    The Great Moving

    "Dath Remar" önderliğindeki highbornlar, doğu kıtasına yolculuk ederek Tirisfal Glades adlı bölgede konakladılar. Fakat bölgede belli bir süre kalan bazı elflerin kendilerini kaybettiklerini, adeta delirdiklerini farkeden elfler, bölgenin lanetli olduğuna inanıp kuzeye doğru ilerlediler. Kuzeyde "Silvermoon City" veya "Quel Thalas" adını verdikleri yerleşimi inşa etmeye başladılar. Yakın zamanda büyünün de yardımıyla son derece haşmetli ve büyük bir şehir kurdular.

    ---------------------------------------------------------------

    Da Troll Invasion!

    Bölgede genişlemeye başlayan blood elf yerleşimleri, Amani Trolleri ile sınır sınıra geldiler. Bu garip ve sayıca üstün ırk karşısında pek dayanamayacakları aşikardı. Troll ırkıyla savaşa tutulan Blood Elflerden bir kısım elçiler, güneye seyahat ederek yardım arayışına girdiler. Alterac dağlarının etrafında "İnsan" ırkı ile karşılaşan Blood Elf'ler, insanların yardımı karşılığında bir anlaşmaya vardılar. Blood Elflerin büyü gücü karşısında hayretli, bir o kadar da hevesli olan insan ırkı bu yeteneği öğrenmeyi talep etti. Silvermoon Hanedanı "Sunstrider" soyundan gelen yöneticiler, 100 insana büyü öğretmesi için öğretmenler gönderdiler. İnsanlar bu konuda yeteneksiz olmasına rağmen bir o kadar heveslilerdi ve büyü yapma sanatını en ince ayrıntısına kadar öğrenmeye koyuldular. ( NOT: Evet insanlar büyüyü sonradan öğrenmişlerdir)

    Bu arada insanlardan gelen destekle trollere karşı mücadeleyi kazanan Blood elfler, insanlarla olan ilişkilerini geliştirdiler, ve troller uzun zamanlar boyunca ortalıklarda görünmemek üzere geriye çekildiler.

    ---------------------------------------------------------------

    After Ten Thousand Year!

    10.000 yıl boyunca azeroth dünyası üzerindeki hemen hemen bütün ırklar, diplomatik ilişkilerden tutun da ticarete kadar her türlü konuda etkileşime girmişlerdi. Yine Burning Legion tarafından gelen Orc istilasına karşı insanlar mücadele ederken, bir yandan da kuzey tarafından gelen Nerzhul scourge'ünün de tehlikeleri aşikardı. Bu arada Silvermoon City'nin liderliği, babası "Kral Anasterian"dan, "Prens Kael'thas Sunstrider"a geçmiş, yönetim konseyi oluşturulmuştu.

    ---------------------------------------------------------------

    Invasion of Quel Thalas

    Zamanında Dath'remar tarafından sonsuzluk pınarı kaynaklı bir büyü gücü ile açılan "Sunwell" adındaki enerji kaynağı, blood elfler için aradıkları güç kaynağı olmuştu. Kötü tarafa geçen "Arthas", Dalaran'ın yıkımıyla elde ettiği büyü kitabı ile, eskiden kendisinin öldürdüğü kötü karabüyücü "Kel'thuzad"ı Sunwell aracılığıyla diriltmek istiyordu. Silvermoon City'e saldıran Scourge birlikleri, "Ranger Commander Sylvanas Windrunner" ve "Lor'themar Theron"un büyük savunmasına rağmen Sunwell'e kadar şehri darmadağın ederek, Kel'thuzadı dirilttiler. Bu diriltme sonucunda kara büyü ile kirlenen Sunwell, çevredeki canlılar ve blood elf ırkı için büyük bir tehdit oluşturuyordu. Kael ve birtakım yetenekli büyücünün çabaları sonucunda sunwell patlatıldı ve blood elfler tehlikeden kurtuldu. Sunwell'in kalan gücü "Kalecgos" adlı bir ejderha/insan tarafından "Anveena Teague" adlı olanlardan habersiz bir genç kızın içine hapsedildi.

    ---------------------------------------------------------------

    Dalaran

    Dirilen Kel'thuzad'ın, Burning Legion komutanlarından "Archimond"u çağırmasıyla Dalaran tam bir yıkıma uğradı. Archimonde'un dalaranı yıkımı sonucu, scourge askerlerine karşı Dalaranı korumak üzere yola çıkan blood elf askerleri, Kael'in de önderliğinde şehre varır varmaz insanlar yanında savaşa başladılar. Bölgede yetkili olan komutanın Kael'i haketmediği şekilde hor görmesi, blood elflerin insan ırkına olan güvenini kırmıştı. Scourge istilasına karşı konulamayacağını düşünen komutan, paçasını kurtarmak için "Stormwind" şehrinden çağırıldığını öne sürerek birlikleriyle beraber çekilerek kael'i dalaranda tek başına bırakmıştır.

    Dalaran'da her ne kadar "Kirin Tor" büyücü meclisi üyesi, çok güçlü bir büyücü olsa da "Kael" birliklere karşı yenik düşmüştü. Birden bire suyun altından çıka gelen "Naga" ırkı lideri "Lady Vashj", Kael'e yardım teklif etti. Kael de yardımı kabul etti ve Nagalar ile birleşerek scourge ordusunu büyük bir yenilgiye uğrattılar. Bunun üzerine zaferi üstlenmek için dalarana dönen insan komutanı, Nagalardan yardım aldığı gerekçesi üzerine Kael'i zindanlara hapsettirdi. Fakat Lady Vashj'ın kaeli zindanlardan kaçırması sonucu korkuya kapılan komutan, askerlerine alarm verdi ve bütün dalaranı arattırdı. Tek çaresi Dalaran içerisindeki "Ouland" portalı içerisinden geçerek Çarpık Öte Diyar'a gitmek olan Kael, ırkına bir güç kaynağı umuduyla da insanları kaderlerine terk ederek Lady Vashj ile Outland'e gitti.

    ---------------------------------------------------------------

    Meeting With Illidan

    Bu arada 3. savaşta yardım almak için zindandan çıkarılan Illidan, büyük bir kara büyü gücüne hakim olmuş, zindanlarda geçirdiği 10 bin yıl boyunca hislerini güçlendirmiş ve artık gözlerini kullanmamaya başlamıştı (gözündeki bandın kör olduğu için mi göze gerek duymadığı için mi olduğunu net olarak bilemiyoruz). Kael ve Lady Vashj'ın yardımlarıyla, onu yakalamak için görevlendirilmiş Gece Elfi "Warden Maiev Shadowsong"un elinden kurtarılan Illidan, yardımları karşılığında Irkına büyük bir güç vereceğini söyleyerek Blood Elflerin desteğini aldı.

    Outland'de bir sığınağa ihtiyaç duyan Illidan, Black Temple adındaki kaleye giderek, orada hüküm süren "Maghteridon"ı yendi ve "Hellfire Citadel" zindanlarına hapsetti. Ardından da Burning Legion'ın yardım getirmesini sağlayan portalları mühürledi. Kendisini Black Temple'da güvende ve - daha önce anlaşma yapıp yarı yolda bıraktığı - Kil'jaeden'dan uzakta ve ulaşılmaz olduğunu düşünüyordu. Yeni kalesinde güçlerini arttıran ve yeni "şeytan avcıları" eğiten illidan, Burning Legion Lordu "Kill'jaeden The Deceiver" tarafından ziyaret edildi. Ondan "Arthas, Lich King"in öldürülmesini istedi ve ona bu yolda yardımcı olması için içinde büyük bir güç barındıran "Orb of Kil'jaeden" adlı efsanevi küreyi verdi.

    ---------------------------------------------------------------

    Tomb Of Sargeras

    Fakat Lich King'in çok güçlü olduğunu ve bu güçlerin onu öldürmek için yeterli olmayacağını bilen Illidan, Sonsuzluk pınarının kalbi "Maelstrom"a doğru yola koyuldu. Maelstrom yakınlarındaki bir adada, Sargeras'ın "göz"ünün olduğu rivayet edilen mezarın bulunduğu bir labirente ulaştı. Bu labirent içerisindeki muhafızlara ve aynı zamanda onu sürekli takip eden "Maiev Shadowsong"a karşı koyarak, "Skull of Gul'dan" adlı, Sargeras'ın öğrencisi, eski ork kara büyücü "Gul'dan"ın kafatasını elde etti. Bu güçlü araç sayesinde de muhteşem yeteneklere ulaşan Illidan artık Northrend'e doğru yola koyulmalıydı.

    ---------------------------------------------------------------

    Icecrown Citadel

    Illidan'a bağlılık yemini eden Lady Vashj ve Kael'thas Sunstrider, onları takip eden birlikleri ile Icecrown Citadel adlı kalenin önüne gelmiş ve Arthas'ın birlikleri ile savaşa başlamışlardır. Tabii bu arada "Kel'thuzad" sayesinde Arthas'ın yardımına koşan eski örümcek dostları da "Anub'arak" eşliğinde Lich King saflarında savaşa katılmıştır. Icecrown kapısını açmak için gerekli olan ritueli bitirmeyi başaran Illidan, Icecrown kapısının önünde Arthas ile teke tek savaştı. Fakat Frostmourne adlı efsanevi kılıçlı son derece güçlenen Arthas tarafından yenilgiye uğratıldı ve bir kez daha Kil'jaeden'dan kaçarak Black Temple'a çekildi.

    ---------------------------------------------------------------

    The New Source of Energy

    Illidan'ın yüzüstü bıraktığı Blood Elflerin bir kısmı, kendilerine yeni bir güç kaynağı bulmada önderlik eden Kael'i takibe devam ettiler. Outland kıtasının "Netherstorm" bölgesinde kendine bir kale ve Manaforgelar(büyü gücü üretim santralleri) kurduran Kael, güç için yeni arayışlara girdi. High Mage "Rammoth" adlı yardımcısıyla silvermoon'a bir yazı gönderen Kael, Prenslerinin yakın zamanda dönebileceğini haber verdi. Bu arada da Illidan, Maiev Shadowsong tarafından yakalandığı Black Temple'da öldürüldü. Bunun üzerine kendisine yeni bir hizmetkar arayan Kil'jaeden, Kael'e güç teklif etti. Kael de Kil'jaeden gibi çok güçlü bir Lord'un teklifini geri çevirmenin bir aptallık olacağını düşünerek kabul etti.

    Fakat Enerji arayışında bulunduğu "Tempest Keep" adlı Kalesinde Shattrath birlikleri tarafından yenilgiye uğratıldı. Öldüğü sanılan Kael'thas ve onu takip eden Blood Elfler, Kiljaeden tarafından kurtarılarak tamamen "Fel Blood Elf" denen yeni şeytani bir ırka dönüştürüldü. Kiljaeden'a, Sunwell'i kullanarak Azeroth'a ulaşmasına yardım etmek için, zamanında sunwell'in enerjisini hapsettiği "Anveena Teague" adlı genç kızı yakalatarak, içindeki güçle sunwelli aktif hale getirmeyi başardı. Fakat yine "Shattered Sun Offensive" birliklerinin saldırılarıyla, Portaldan yanlızca yarısı geçmiş olan Kiljaeden, Azeroth'dan kovuldu. Tekrar kapanan sunwell, "Prophet Velen" adlı Dranei lordu tarafından tekrar alevlendirildi ve kullanılmak üzere Silvermoon Blood Elf'lerine bırakıldı.

    ---------------------------------------------------------------

    For Quel Thalas...

    Kael, Kiljaeden'ın yenilmesi üzerine(hayır ölmedi, sadece kovuldu) adeta zaman kazanmak amacıyla yine Quel Danas adasında bulunan "Magister's Terrace" adlı yerleşkesine kaçtı. Orada Shattered Sun birlikleri tarafından yakalanıp öldürülen Kael, felblood lanetinin etkisiyle "my master(kiljaeden) will have you...the world shall burn!" diyerek öldü.

    ---------------------------------------------------------------

    Died or not?!

    The Burning Crusade expansion'u ile öldüğü varsayılan kael hakkında, wowwiki'de de yazılı olan birtakım söylentiler var. Aynen Kael gibi blood elf ve Kirin Tor meclisi üyesi olan "Aethas" adında bir büyücü, WOTLK expansion'u ile adeta beliriverdi. İsimlerdeki benzerlik ve geliş tarihinin kaelin ölüş tarihiyle kesişmesi üzerine wowwiki, "ölmemiş olabilir..." diyor. Aethas oyunda "Dalaran" adlı büyücü şehrinde bulunuyor.

    Şu anda ise "Lor'themar Theron" tarafından yönetilen şehirde Kael ile bağlantılı tek insan, Themarın yanındaki iki komutandan biri olan "Magister Rammoth"dur.


    --------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


    Evet arkadaşlar bu yazı tamamen benim ürünümdür. Eklenmesini istediğiniz birşey varsa PM ile ulaşınız. Üst konu yapılırsa sevinirim, hatta diğer ırkların da hikayelerini yazabilirim



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi TheAnormaly -- 17 Ağustos 2011; 15:00:50 >



    _____________________________




  • quote:

    Orijinalden alıntı: great_cnta

    Arkadaşlar bu forumda ve diğer forumlarda dolaşırken blood elfler hakkında ileri geri, yalan yanlış bilgiler, öne sürümler olduğunu gördüm. Eh bizim D&R'dan bulabileceğimiz warcraft kitap sayısı 3'ü geçmediği için, haliyle bu yorumları "cehalet" olarak görüyor ve doğrusunu anlatmak istiyorum.

    NOT: Blood elfler gey değildir

    ---------------------------------------------------------------

    Yaradılış Hikayesi

    Titanlar evrendeki tüm dünyaları gezerek, gezegenler üzerindeki kötü güçleri bir şekilde pasif hale getirip kendi düzenlerini kurmaya devam ediyorlardı. Bu durmak bilmeyen düzenin, sonu geldiğinde - yani düzensizlik kalmadığında - hiçbir anlam ifade etmeyeceğini anlayan "Sargeras"(Titanların Şampiyonu), Nathrezim(dreadlordlar) ırkının da etkisine kapılarak kendini karanlık yöne doğru sürükleyen büyük bir bunalıma girdi. Bunun sonucunda her zaman düzene karşı düzensizliğin olması gerektiği kanaatine varan sargeras, düzen kurulan tüm dünyaları yıkmak için harekete geçti ve ona bağladığı bütün kötü ırkları topladığı "Burning Legion" adlı bir ordu kurdu. Ordusu tüm evrende genişlemeye devam ederken diğer Titanlar bundan habersiz, yanlızca kendi kardeşlerinin durumuna üzülerek düzenlerini kurmaya devam ediyorlardı. Fakat herkesin bildiği üzere, yıkmak yapmaktan daha hızlı olduğundan karanlık devasa bir dalga gibi tüm evreni kaplama sürecine girmişti.

    ---------------------------------------------------------------

    Well of Eternity

    Sargeras önderliğindeki yıkım ordusu, "Azeroth" adlı, Titanlar tarafından kötü elemental lordların yer altına hapsedildiği düzenli dünyayı gördüklerinde henüz azeroth üzerindeki ırklar birbirlerinden habersiz ve sayıca azlardı. Doğu-Batı-Kuzey kıtalarının dünyanın tam ortasında tek bir kıta halinde (Kalimdor) bulunduğu bir toprak parçası üzerinde yavaş yavaş yayılan değişik ırklar (bilinler: Elf, İnsan, Goblin, Gnome, Dwarf, Tauren, Troll) kendi yerleşim yerlerini yeni yeni kurmaya başlamışlardı. Bu ırkların en eski ve kadim olanlar - Elfler - yakınlarında bulundukları "Sonsuzluk Kuyusu" adı verilen, sonsuz bir enerji kaynağı olan gölün etrafında yerleşmeye başladılar. Kendilerini druidizm'e veren ırkın ileri gelenleri, ormanın derinliklerinden gelen "Cenarion" adlı bir druid aracılığıyla doğa güçlerini öğrenmeye başladılar. Bu elflere daha sonra "Night Elf" denilecekti. Bu arada gölün gücünü farkeden ve bunu kendi yararlarına kullanabileceklerini düşünen elfler ise, büyücülük konusunda kendilerini geliştirmeye başlamışlardı.

    ---------------------------------------------------------------

    Highborn

    Şanslı bir şekilde elf ırkı büyüye karşı yetenekliydi. Durumun farkına varan "Azshara" (Elflerin o dönemdeki kraliçeleri), bu konuda üstün yetenekleri olan elfleri kendi sarayında topladı ve çalışmalarına her türlü desteği sağladı. Amacı, daha fazla güç edinmekti. Büyüye karşı olan yeteneklerinin yanı sıra Elfler, ne yazık ki güce karşı da zaaflılardı. Sarayda toplanan büyücüler göl üzerinde kapsamlı araştırmalar ve değişik denemeler yaptılar. Bu elflere daha sonraları "Highborn veya High Elf" denilecekti. Tabii bu konuda engin tecrübeleri olmadığından, yapacakları araştırmaların nelere sebebiyet vereceklerini bilmiyorlardı.

    Elfler büyücülük yeteneklerini hızla ilerletirken, bir yandan da elflerin bir kısmı druid dalında kendilerini geliştiriyorlardı. Evrendeki tüm düzenli dünyaları yok etmek için hareket eden Sargeras, sonsuzluk pınarındaki hareketliliği farketti ve Azeroth adlı düzenin hakim olduğu gezegeni keşfetti. Gezegene ulaşmak için, gezegenler arasında yolculuk yapılması için gerekli olan "Twisting Nether" bağlantısını bir şekilde kurması gerekiyordu - ki bu da sonsuzluk pınarı gibi büyük bir güç kaynağı sayesinde çok da zor olmayacaktı - . Azshara adlı kraliçenin zihnini etkileyerek onu daha çok güç için karanlığa sürükleyen Sargeras, Highborn hizmetkarları da etkileyerek, sonsuzluk pınarına büyük bir geçit açılması için gerekli olan ritüeli başlattı.

    ---------------------------------------------------------------

    Great War

    Bu tehtidi gören druid elfleri, Cenarion'dan yardım istedi. Cenarion, elinden geldiğince doğadan çağırabildiği tüm dostlarını yardıma çağırdı ve Burnin Legion askerlerine karşı savaşacak bir ordu toparladı. Sonsuzluk Pınarı üzerindeki portal ( geçit ) açıldığı anda, Elf şehri içerisine binlerce ırk doluştu. Bunların arasında şeytanlar, kabus yaratıkları, ölüler, lejyon komutanları ve bir kısım farklı kötü ırk vardı. Gölün etrafında burning legion askerleri ve druid birlikleri savaşmaya başladılar. Fakat sayı ve güç bakımından çok daha güçlü olan burning legion, kısa sürede druid ordusunun yarısını telef etti. Durumun ciddiyetinin farkına varan druid ileri gelenlerinden "Malfurion", yüce elf rahibesi "Tyrande" ve "Cenarion", Azsharanın sarayını bastılar ve büyücülerle savaşarak ritüeli durdurmaya çalıştılar. Malfurion önderliğinde saraya giren birlikler, Malfurion'un kardeşi "İllidan Stormrage" ile karşılaştılar. Gölün büyük bir güç kaynağı olduğu ve yok edilmemesi gerektiğini savunan illidan, kardeşinin ısrarları üzerine yollarından çekildi ve kendi başının çaresine bakmak için kayboldu.

    Saray içerisindeki çatışmayı sonunda yenen druid taraftarları, ritüeli durdurarak - tam da o an portaldan geçmekte olan - sargerasın iki dünya arasındaki kapıda kalmasına sebep olarak sonsuzluk gölünün patlamasına neden oldular. Bu patlama, Kalimdor kıtasını üç parçaya ayırdı ( eastern kingdoms, kalimdor, northrend). Daha sonra bu gölün olduğu yerde bir girdap oluşacak ve "Maelstrom" adıyla anılacaktı. Bu patlama sonucunda Azerothda kalan burning legion askerlerinin de yenilmesiyle, "Highborn"lar güçlerinin kaynağını kaybetmişlerdi. Yine de onları dışlamayan Gece Elfleri, büyüden vazgeçmeleri karşılığında kalimdorda kalabileceklerini söylediler.

    ---------------------------------------------------------------

    World Tree

    Savaşın ardından kirlenmemiş toprak arayışına giren Elfler, Hyjal dağına çıkmaya başladılar. Fakat dağın tepesine gelince gördükleri manzara hayret ediciydi. Gölün tamamen kaybolmasına gönlü razı olmayan "İllidan", kurtarabildiği kadar saf enerjiyi yanına alarak Hyjal dağının tam tepesinde küçük bir sonsuzluk pınarı oluşturmuştu. Bir daha aynı riski almak istemeyen Malfuriuon, Cenarion'dan yardım istedi. Cenarion, bu göletin dibine bir ağaç tohumu yerleştirdi ve bu gölün enerjisiyle büyüyen bu ağaç, göklere kadar yükselerek kalimdor kıtasının kötü güçlere karşı korunmasına yardımcı olacak bir bekçi olacaktı.

    Tehtidin tamamen geçtiğini düşünen Elfler, İllidan'ı yer altında büyük zindanlara hapsettiler ve İllidan, 10 bin yıl boyunca o zindandan çıkamayacaktı. Fakat bilmedikleri birşey vardı. Sonsuzluk pınarının patlaması sonucu, büyü gücünün kaynağı dünyaya yayıldı ve büyü "evrensel" hale geldi. Eski alışkanlıklarına devam eden "Highborn" ırkı, gece Elfleri tarafından Kalimdor adasından kovuldu.

    ---------------------------------------------------------------

    The Great Moving

    "Dath Remar" önderliğindeki highbornlar, doğu kıtasına yolculuk ederek Tirisfal Glades adlı bölgede konakladılar. Fakat bölgede belli bir süre kalan bazı elflerin kendilerini kaybettiklerini, adeta delirdiklerini farkeden elfler, bölgenin lanetli olduğuna inanıp kuzeye doğru ilerlediler. Kuzeyde "Silvermoon City" veya "Quel Thalas" adını verdikleri yerleşimi inşa etmeye başladılar. Yakın zamanda büyünün de yardımıyla son derece haşmetli ve büyük bir şehir kurdular. Eski güçlerini kazanıp intikam almaya yemin ederek "Blood Elf" ırkına dönüştüler.

    devamı geliyor arkadaşlar siz okuya durun



    _____________________________

    Kalbimiz herzaman seninle.fenerbahçe




  • İŞte wowu wow yapanda bu hikayesi,devamını bekliyorum Teşekkürler
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Melladin

    İŞte wowu wow yapanda bu hikayesi,devamını bekliyorum Teşekkürler


    Rica ederim
    _____________________________
  • Blood elf paladin karakterim var baya gey muamelesi görüyorum(buna inat bütün karakterlerimi blood elf açıyorum ) , blood elflere gey denmesinin sebebininde çekememezlik olduğu apaçık ortada , paylaşım için teşekkürler

    Wow 1 milyona yakın oyuncu kaybetti diyorlarda elinde o kadar açık bir senaryo var ki mesela Kael'i ve Illidan'ı (Kael olmasa bile Illidan şart) geri getirip ortalığı bir güzel karıştırsalar baya bir oyuncuyu geri getirirler , hala neyi bekliyorlar anlamış değilim.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Şenol Güneş -- 17 Ağustos 2011; 4:33:57 >
    _____________________________
  • Herkez geri dönüyor zaten. Bırakında Illidain huzur içinde yatsın. WoW Tarihinde daha çok hero var. İlla eskileri geri getirmek zorunda değiller. Bu expansion sırf eski heroları kestik zaten.
    _____________________________
    Carpe Diem
  • Çok adı geçiyor Maiev Shadowsong nam-ı diğer mortred neden boss olarak gelmesin karşımıza
    _____________________________
  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
  • Eline sağlık ırkımın hikayesinde sorularım vardı özellikle (The New Source of Energy) bölümündeki okuduktan sonra Sunwell'deki olayları tamamiyle anladım...

    Bu arada Blizz açıklama yapmıştı ilerleyen zamanda azerothun değiştiği gibi Outland bölgesininde revizyona uğrayabileceğini söyledi.. Sanırsam İllidan ölüp,Sunwell temizlenikten sonra olan olayları işleyebilirler... Orda çok malzeme var çünkü.. Birde TBC ilk göz ağrımız
    _____________________________
    PSN:Quelwitch
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Seppuku.

    Çok adı geçiyor Maiev Shadowsong nam-ı diğer mortred neden boss olarak gelmesin karşımıza


    Bizden olan biri neden boss olarak gelsin ki =) Tbc content i bitirmediniz herhalde. Zaten maiev ile öldürüyoruz illidanı..
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: bensatanistdegilim

    Eline sağlık ırkımın hikayesinde sorularım vardı özellikle (The New Source of Energy) bölümündeki okuduktan sonra Sunwell'deki olayları tamamiyle anladım...

    Bu arada Blizz açıklama yapmıştı ilerleyen zamanda azerothun değiştiği gibi Outland bölgesininde revizyona uğrayabileceğini söyledi.. Sanırsam İllidan ölüp,Sunwell temizlenikten sonra olan olayları işleyebilirler... Orda çok malzeme var çünkü.. Birde TBC ilk göz ağrımız


    Ah keşke. Wow hakkında hiç ümidim kalmadı artık. Battıkça batıyor. Bi de kalktılar şimdi yeni ek paket "Pandaren" ile ilgili olacak dediler. Abi panda nedir ya. TBC çok güzeldi çünkü olayın içerisinde büyük karakterler ve ayrıntılar vardı. Taa eskilere kadar dayanıyordu. WOTLK yine bir nebze öyle idi. Ama Deathwing filan hiç cezbedici değil.

    TBC konularına dönüp Outland havasını diriltmek Wow'a canlılık getirebilecek tek şans benim gözümde
    _____________________________




  • panda nedir diyorsunda warcraftta geçen lore lardan biri tabiki eklenecek 5 sene önceden belliydi bu ek paketler blue postta.. Emerald dreamda gelecek
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Psikotrex

    panda nedir diyorsunda warcraftta geçen lore lardan biri tabiki eklenecek 5 sene önceden belliydi bu ek paketler blue postta.. Emerald dreamda gelecek


    Tamam ama TBC etkisi yaratmayacak. Bizi Wow expansion'larında şaşırtan şeyler, değişik şeylerdi. Panda... ne bileyim, çok gerçekçi. Ayrıca biz yıllar boyu hep warcraft 3 hikayeleriyle, sunwell üçlemeleriyle öğrenik warcraft hikayesini. Şimdi hikayenin bir yerinde panda geçiyor diye bir koca expansion'ı bir ırka mal etmemize ne gerek var? TBC ve Cataclysm paketlerinde ikişer ırk eklendi, ve bir yığın faction geldi (örnek: Naaru, Taunka, Setheek) ama hiçbiri expansiona adını vermedi. Sen illa da panda olsun diyorsan koy yine panda faction'ı, terrytory'si, quest giver'ı... Ama onca büyük hikaye varken bir koca ek paketi pandaya vermek akıl karı olmaz...
    _____________________________




  • quote:

    Orijinalden alıntı: great_cnta


    quote:

    Orijinalden alıntı: bensatanistdegilim

    Eline sağlık ırkımın hikayesinde sorularım vardı özellikle (The New Source of Energy) bölümündeki okuduktan sonra Sunwell'deki olayları tamamiyle anladım...

    Bu arada Blizz açıklama yapmıştı ilerleyen zamanda azerothun değiştiği gibi Outland bölgesininde revizyona uğrayabileceğini söyledi.. Sanırsam İllidan ölüp,Sunwell temizlenikten sonra olan olayları işleyebilirler... Orda çok malzeme var çünkü.. Birde TBC ilk göz ağrımız


    Ah keşke. Wow hakkında hiç ümidim kalmadı artık. Battıkça batıyor. Bi de kalktılar şimdi yeni ek paket "Pandaren" ile ilgili olacak dediler. Abi panda nedir ya. TBC çok güzeldi çünkü olayın içerisinde büyük karakterler ve ayrıntılar vardı. Taa eskilere kadar dayanıyordu. WOTLK yine bir nebze öyle idi. Ama Deathwing filan hiç cezbedici değil.

    TBC konularına dönüp Outland havasını diriltmek Wow'a canlılık getirebilecek tek şans benim gözümde


    Deathwing eskilere dayanmıyor mu? İllidian daha portakal tanesi bile değilken deathwing azeroth semalarında kanat çırpıyordu. Daha ne kadar eskiye dayansın? Dersenki cataclysm content olarak güzel değil, evet değil ama deathwing'e de laf atmayalım. Azeroth'da lich king'le boy ölçüsebilecek bir o ve Medivh(oda öldümü, hayattamı belli değil. Ara ara gösteriyor kendini ama) kaldı.

    TBC'ye de bir zahmet dönmesinler artık. Geriye döne döne, milleti dirilte dirilte hero bırakmadılar.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi t3 -- 17 Ağustos 2011; 14:46:02 >
    _____________________________
    Carpe Diem




  • Lore'u hatırlatman iyi olmuş ellerine emeğine sağlık...
    ama bloodelf/nightelf erkek karakterlere gay denmesinin sebebi Lore değil görünümleri...
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: t3


    quote:

    Orijinalden alıntı: great_cnta


    quote:

    Orijinalden alıntı: bensatanistdegilim

    Eline sağlık ırkımın hikayesinde sorularım vardı özellikle (The New Source of Energy) bölümündeki okuduktan sonra Sunwell'deki olayları tamamiyle anladım...

    Bu arada Blizz açıklama yapmıştı ilerleyen zamanda azerothun değiştiği gibi Outland bölgesininde revizyona uğrayabileceğini söyledi.. Sanırsam İllidan ölüp,Sunwell temizlenikten sonra olan olayları işleyebilirler... Orda çok malzeme var çünkü.. Birde TBC ilk göz ağrımız


    Ah keşke. Wow hakkında hiç ümidim kalmadı artık. Battıkça batıyor. Bi de kalktılar şimdi yeni ek paket "Pandaren" ile ilgili olacak dediler. Abi panda nedir ya. TBC çok güzeldi çünkü olayın içerisinde büyük karakterler ve ayrıntılar vardı. Taa eskilere kadar dayanıyordu. WOTLK yine bir nebze öyle idi. Ama Deathwing filan hiç cezbedici değil.

    TBC konularına dönüp Outland havasını diriltmek Wow'a canlılık getirebilecek tek şans benim gözümde


    Deathwing eskilere dayanmıyor mu? İllidian daha portakal tanesi bile değilken deathwing azeroth semalarında kanat çırpıyordu. Daha ne kadar eskiye dayansın? Dersenki cataclysm content olarak güzel değil, evet değil ama deathwing'e de laf atmayalım. Azeroth'da lich king'le boy ölçüsebilecek bir o ve Medivh(oda öldümü, hayattamı belli değil. Ara ara gösteriyor kendini ama) kaldı.

    TBC'ye de bir zahmet dönmesinler artık. Geriye döne döne, milleti dirilte dirilte hero bırakmadılar.


    Biliyorum deathwing'in eskilere dayandığını. Ama onun gibi 4 tane ejderha var. Üstelik daha önce de tepelediler. Bi derisinin üstüne adamantium plaka geçirdiler diye adam mı oldu

    Ayrıca Lich King'le boy ölçüşme meselesi değil ki bu. Bi tane dangalak Tirion'un yendiği Lich King'e kafa tutsa nolur be. Ha o da ayrı mesele tabii. Demon formdaki elinde hayvan gibi artifactleri olan illidan Lich King'i yenemez, bi paladin gelir froustmourne'u kırar...
    _____________________________




  • Paylaşımın için teşekkür ederim. Okuması çok zevkliydi.
    _____________________________
    In A.I. We Trust!
  • quote:

    Orijinalden alıntı: great_cnta
    Biliyorum deathwing'in eskilere dayandığını. Ama onun gibi 4 tane ejderha var. Üstelik daha önce de tepelediler. Bi derisinin üstüne adamantium plaka geçirdiler diye adam mı oldu

    Ayrıca Lich King'le boy ölçüşme meselesi değil ki bu. Bi tane dangalak Tirion'un yendiği Lich King'e kafa tutsa nolur be. Ha o da ayrı mesele tabii. Demon formdaki elinde hayvan gibi artifactleri olan illidan Lich King'i yenemez, bi paladin gelir froustmourne'u kırar...


    Paladin demişsin de Ashbringer'ı ne yapacağız?
    _____________________________
    Security, enforcement, extortion - we do it all.

    Armory




  • quote:

    Orijinalden alıntı: great_cnta


    quote:

    Orijinalden alıntı: Psikotrex

    panda nedir diyorsunda warcraftta geçen lore lardan biri tabiki eklenecek 5 sene önceden belliydi bu ek paketler blue postta.. Emerald dreamda gelecek


    Tamam ama TBC etkisi yaratmayacak. Bizi Wow expansion'larında şaşırtan şeyler, değişik şeylerdi. Panda... ne bileyim, çok gerçekçi. Ayrıca biz yıllar boyu hep warcraft 3 hikayeleriyle, sunwell üçlemeleriyle öğrenik warcraft hikayesini. Şimdi hikayenin bir yerinde panda geçiyor diye bir koca expansion'ı bir ırka mal etmemize ne gerek var? TBC ve Cataclysm paketlerinde ikişer ırk eklendi, ve bir yığın faction geldi (örnek: Naaru, Taunka, Setheek) ama hiçbiri expansiona adını vermedi. Sen illa da panda olsun diyorsan koy yine panda faction'ı, terrytory'si, quest giver'ı... Ama onca büyük hikaye varken bir koca ek paketi pandaya vermek akıl karı olmaz...


    Pandalar zaten kendi ek paketleriyle gelmeyecek ki.Gelirse yine Cataclysm gibi TBC gibi contentin içinde bulunucaklar.
    Ama usta artık şu TBC yorumlarını bıraksan? Hepimiz oynadık güzeldi, geldi ve geçti.
    _____________________________
    "I would rather be hated for who I am,
    than loved for who I am not"




  • quote:

    Orijinalden alıntı: Z.K


    quote:

    Orijinalden alıntı: great_cnta


    quote:

    Orijinalden alıntı: Psikotrex

    panda nedir diyorsunda warcraftta geçen lore lardan biri tabiki eklenecek 5 sene önceden belliydi bu ek paketler blue postta.. Emerald dreamda gelecek


    Tamam ama TBC etkisi yaratmayacak. Bizi Wow expansion'larında şaşırtan şeyler, değişik şeylerdi. Panda... ne bileyim, çok gerçekçi. Ayrıca biz yıllar boyu hep warcraft 3 hikayeleriyle, sunwell üçlemeleriyle öğrenik warcraft hikayesini. Şimdi hikayenin bir yerinde panda geçiyor diye bir koca expansion'ı bir ırka mal etmemize ne gerek var? TBC ve Cataclysm paketlerinde ikişer ırk eklendi, ve bir yığın faction geldi (örnek: Naaru, Taunka, Setheek) ama hiçbiri expansiona adını vermedi. Sen illa da panda olsun diyorsan koy yine panda faction'ı, terrytory'si, quest giver'ı... Ama onca büyük hikaye varken bir koca ek paketi pandaya vermek akıl karı olmaz...


    Pandalar zaten kendi ek paketleriyle gelmeyecek ki.Gelirse yine Cataclysm gibi TBC gibi contentin içinde bulunucaklar.
    Ama usta artık şu TBC yorumlarını bıraksan? Hepimiz oynadık güzeldi, geldi ve geçti.


    Muhbbet açıldı yazdım arkadaşım. Konuyla bir alakası yok zaten. Ben insanlar okusunlar öğrensinler diye açtım konuyu. Ama en güzel ek paket TBC idi ve hala da onun başarısını yakalayamadılar. Ben de bir wow hayranı olarak üzülüyorum. İnsanlar lore'a önem verseler de vermeseler de oyunun havası üzerinde çok etkili oluyor, onu diyorum. Bi de o ek paketin müzikleri filan çok güzeldi ondan da olabilir
    _____________________________




  • @great_cnta
    şahsım adına şuan ki müzikleri-özellikle de hyjal battle müziğini- daha çok seviyorum.
    Tabii ki o dönemin havası bambaşka idi.Eminim bir daha o hava yakalan(a)mayacak malesef.
    Ben Lore'a aşık bir insan olarak.Klasik-TBC-WoTLK'i tamamen sindirmiş vaziyette şimdi güncel Lore'da neler olacak diye merakla bekliyor/oynuyorum.
    WC serisinden dolayı Dragon Aspectleri ile pek haşır neşir olmamamızın sonucunda yeni gelen contente pek alışamadık doğrudur.Ama Deathwing'in bir puluna teenage ergen Arthas'ı değişirim.
    _____________________________
    "I would rather be hated for who I am,
    than loved for who I am not"
  • 
Sayfa: 12
Sayfaya Git
Git
sonraki

Benzer içerikler

- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.