Şifremi/Kullanıcı Adımı Unuttum
Bağlan Google+ ile Bağlan Facebook ile Bağlan
DonanımHaber'de AraYENİ GELİŞMİŞ ARAMA
ForumBu Bölümde Ara
DH Mobil Uygulamasının yeni özelliklerini ilk siz deneyin. Gizle Şimdi Dene

Bilim ve Teknik-Mart 2010

47
Cevap
0
Favori
4.022
Tıklama
Cevapla
Tüm Forumlar >> Kültür ve Bilim >> Kültür, Güncel ve Tarih >> Güncel >> Bilim ve Teknik-Mart 2010
Sayfaya Git:
Sayfa:
Giriş
Mesaj
    • Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
      07 Haziran 2009 14:27:19 Konu Sahibi
      Mart 2010



      # Haberler
      # Türkiye'den Haberler
      # Tekno-Yaşam
      # Ctrl+Alt+Del
      # 30 Tonluk Hayal Artık Cepte: Bilgisayarlar
      # Kişisel Bilgisayarlarla Yollarımız Ayrılıyor
      # İşletim Sistemleri
      # Süper Bilgisayarlar
      # GRID, Yeni Bir Çağın İşlemcisi
      # Akıllı Harita Teknolojileri ve Navigasyon
      # Cep Telefonlarından Yayılan Elektromanyetik Dalgalar Vücudumuzu Nasıl Etkiliyor?
      # Doğa İşler, Teknoloji Övünür
      * Otizm: Farkındalık ve Tedavi
      * Gökyüzünde Işık Oyunları
      * Fotovoltaik Liflerle Elektrik Üreten Tekstiller
      * Bitki Zararlılarıyla Mücadele Eden 50'den Fazla Yeni Böcek Türü Keşfedildi Yararlı Parazitoidler
      * Biyoteşhiste Nanoyapılar
      * Sudan Gelen Zehir Arsenik
      * Psikiyatri
      * Sağlık
      * Gökyüzü
      * Matemanya
      * Bilim Tarihinden
      * Bilim ve Teknik'le Kırk Yıl
      * Yayın Dünyası
      * Zekâ Oyunları
      * TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisine Gönderilen Yazı ve Görsellerin Sahip Olması Gereken Özellikler


      Kasım 2009



      KAPAK KONUMUZ
      Evrenden Biyomoleküller
      ve Yaşam


      # Haberler
      # 2009'un Nobel Yıldızları
      # Tekno-Yaşam
      # Ctrl+Alt+Del
      # Ve Pencereler 7. Kez Açıldı
      # Evrende Biyomoleküller ve Olası Yaşam Biçimleri

      İnsanoğlunun cevabını aradığı belki de en eski soru: Evrende yalnız mıyız? Bunu henüz bilmiyoruz. Ancak kesin olarak bildiğimiz bir şey var, o da uzayda yaşam için gerekli olan yüzlerce farklı molekülün bol miktarda bulunduğu. Yaklaşık 14 milyar yıl önce "Big Bang" dediğimiz o Büyük Patlama ile evrenin yaşam saati de işlemeye başladı. Evrenin özü nereden geldi ve öncesinde neler vardı? Bu soruları yanıtlamak çok zor. Büyük Patlama anı zaman saatinin 'sıfır noktası' olarak kabul edildiğinden bundan öncesini düşünmek anlamsız görünüyor. Ancak her ne olursa olsun bu konu insanoğlunun ilgisini çekmeye devam edecek.
      # Gama Işını Patlamaları
      # Bize En Yakın Yıldız Güneş
      # Uydularla Gökbilim
      # Çanakkale'den Uzaya Açılan Pencere Ulupınar Gözlemevi
      # Artan Deniz Suyu Sıcaklıkları Yağmur ve Rüzgârı Hırçınlaştırırken... Aşırı Yağışlar, Seller, Fırtınalar... Suyumuz Isınıyor mu?
      # Beynin Gizemleri

      Yaklaşık yüz milyar sinir hücresinden oluşan beynimiz, bir yandan nereden geldiğimiz ve ne amaçla bu dünyada olduğumuz sorularına cevap arayıp dururken, bir yandan da Dünya'dan milyonlarca ışık yılı uzaktaki galaksileri inceleyerek evrenin başlangıcı ve seyri konularında hipotezler üretir, fonksiyonlarını idare ettiği vücudun el kitabı olan gen haritasını çıkarır, bunlar yetmiyormuş gibi bir de bu işlevleri yerine getirirken kendi kendini inceleyerek kendisinin -beynin- nasıl çalıştığını ortaya koymaya çalışır. Kaliforniya Üniversitesi Beyin ve Bilinç Merkezi başkanı Vilayanur Ramachandran beynin yapısının özel bazı durumlarda yapısal değişimler geçirebildiğini keşfetti...
      * Bellek Yitiminin Ardından Ezbere Geçiş Süreci
      * Endüstriyel Ar-Ge: Türkiye Karbon Elyaf'ta Dünya ile Rekabette

      Karbon elyaf ileri teknoloji ürünü bir malzeme. Türkiye'nin karbon elyaf temelli bir "kompozit merkezi" olması amaçlanıyor. Bu hedefe odaklanan ilk bilimsel-teknolojik adımlar, Yalova'da özel sektör tarafından atıldı bile... Naylon, ortaya çıkarılan ilk sentetik madde. ABD'de 1930'da bulunduğunda, Amerikalı, laboratuvarda adı henüz konulmamış bu harika maddeye bakarak şöyle mırıldanıyor: "Now You Lost Old Nippon". Bu sözcüklerin baş harflerinden de "NYLON" adı doğuyor. Cümlenin Türkçesi şöyle: "İşte şimdi kaybettin yaşlı Nippon". Nippon, Japonların kendilerine verdikleri ad.
      # Akıllı Evler
      # Bilim ve Sanat Etkileşimleri: Elektromanyetik Kuramı ve Modern Resim Sanatı
      # Doğa
      # Sağlık
      # Gökyüzü
      # Zeka Oyunları
      # Yayın Dünyası
      # TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisine Gönderilen Yazı ve Görsellerin Sahip Olması Gereken Özellikler



      Eylül 2009



      KAPAK KONUMUZ
      "Uzay Teknolojileri"

      Sevgili Okurlar,
      Temmuz sayımızla 42 yıllık arşiv DVD’si, Ağustos sayımızla PARDUS CD’si, Eylül sayımızla da Yıldız Takımı ekimizi vererek dolu dolu
      bir yaz geçirdik. Bilim ve Teknik Dergisi olarak bilimi topluma yaymanın yanında toplumda bilim okur yazarlığını artırmayı amaçlıyoruz.
      Bu amaca yönelik olarak dergimizin ileriki sayıları için planladığımız konuları sizlerle paylaşmak, konularımıza ilgi duyan ve
      yazı hazırlamak isteyen bilim insanlarımıza imkân sağlamak istiyoruz. Dergimiz için hazırlanan yazılar Yayın Kurulumuzun görüşüne
      sunulacak ve uygun bulunan yazılar dergimizde yayımlanacak. Dergimiz için planlanan konulardan bazıları şunlar:
      Astronomi, yeni nesil araçlar, genetik, polimerler, yapay organlar, akıllı sistemler, kök hücre.
      Dergimizin bu sayısında, geçen ay İzmir Pınarbaşı pistinde gerçekleştirdiğimiz TÜBİTAK Alternatif Enerjili Araç Yarışları haberinin yanı sıra
      ilgi uyandıracağını umduğumuz daha bir çok güncel teknolojik habere yer verildi. Uzay teknolojileri ve uygulamalarını bu sayımız için
      kapak konusu olarak seçtik. Sayımız uzaydaki fiziksel olayların etkilerini anlatan “Uzay Havası” başlıklı yazıyla kapak konularına giriş yapıyor.
      Uzay teknolojilerinin uygulamalarından olan haberleşme, uzaktan algılama, navigasyon ve uzay teleskoplarını anlatan “Uzay Teknolojileri
      Uygulamaları” başlıklı yazımızın yanında “Uzay Araştırmalarının Günlük Yaşama Katkıları” başlıklı yazımız yer alıyor. Uydular hakkında
      oldukça geniş bilgi veren “Bir Uydunun Anatomisi” ve “Küçük Uydu Teknolojileri ve Küp Uydular” başlıklı yazılarımız, ülkemizde sürdürülen
      uydu çalışmalarına da yer veriyor. Uzaydaki faydasız cisimler ve oluşturdukları tehlikelere dikkat çeken “Uzay Çöplüğü” başlıklı yazımızla
      noktaladığımız dosya ile uzay konusunda merak edilen pek çok konuyu değişik yönleriyle siz okuyucularımıza sunma fırsatı bulduk.
      Bu sayımızda ayrıca “Genlerin İşlevini Öğrenme Sanatı: Gen Nakavtı”, “Gıda Endüstrisinde Alışılmamış Yöntemler”, “ Güvenilir Hesaplama”,
      “Mükemmellik Tutkusu Toplam Kalite Yönetimi ve Altı Sigma” başlıklı yazılarımız yer alıyor. Sabit sayfalarımızdan Doğa köşemizde
      Soyu Tehlikedeki Gündüz Yırtıcımız Şah Kartal, Sağlık köşemizde Tiroit Hastalıkları, Gökyüzü köşemizde ise Yapay Uydu Gözlemciliği başlıklı
      yazılarımızı görüşlerinize sunduk. Ekim sayımızda görüşmek ümidiyle.
      Sevgilerle,
      Adnan Bahadır

      # Haberler
      # Türkiye'den Haberler
      # Alternatif Enerji Kazandı!






      # Tekno-Yaşam
      # Ctrl+Alt+Del
      # Uzay Havası
      # Uzay Teknolojileri Uygulamaları



      Hiç düşündünüz mü, gece gökyüzüne baktığında gördüğü sonsuz boşluk insanoğlu için ne kadar gizemli. "Her şey bir gaz ve toz bulutu ile başladı". Uzay tarihinin başlangıç noktası işte bu klasik ifade. Günümüzde uzay hakkında artık bundan çok daha fazlasını biliyoruz. Uzay teknolojileri konusunda ileri düzey çalışmalar gerçekleştiriyor, uzaya giden araçlar geliştiriyor, bilimsel deneylerle uzayın hâlâ gizemini koruyan bilmecelerini çözmeye çalışıyor ve bu arada da elimizdeki bilgileri daha da çoğaltmaya, uzaydan daha fazla faydalanmanın yollarını bulmaya çalışıyoruz. Yazımızda, bu teknolojilerin evlerimizdeki televizyondan arabamızdaki navigasyon cihazına, depremden tarıma çeşitli araştırmalara, ne kadar geniş bir alanda ve nasıl kullanıldığına kısaca göz atacağız. Okurken uzayın heyecanını tatmanız dileğiyle...

      # Uzay Araştırmalarının Günlük Yaşama Katkıları
      # Bir Uydunun Anatomisi
      # Küçük Uydu Teknolojileri ve Küp Uydular
      # Uzay Çöplüğü
      # Genlerin İşlevini Öğrenme Sanatı: Gen Nakavtı




      İnsan gen haritasının çıkarılması şüphesiz 21. yüzyılın en önemli bilimsel gelişmelerinden biri. Her büyük keşif ve gelişme gibi insan DNA'sının diziliminin belirlenmesi de önemli soruları beraberinde getirdi. Özelliklerimizin yaklaşık 25 bin gen tarafından belirlendiğini keşfettik, ama bu yaşam kitabının ne anlama geldiğini ancak genlerin neler yaptığını açığa çıkardığımızda öğrenebileceğiz. Son yirmi yıldır dünya çapında çok sayıda bilim insanı bu sorunun cevabını öğrenmeye çalışıyor. Utah Üniversitesi profesörlerinden Mario Capecchi'nin "gen nakavtı" olarak bilinen tekniği geliştirmesi, bu amaca ulaşmada en önemli kilometre taşlarından biri oldu. Bu teknik sayesinde ilk defa memeli hayvanların genleriyle tek tek oynayarak sonuçta ortaya çıkan bozukluklara bakıp bu genlerin işlevlerini öğrenmeye başladık.

      # Gıda Endüstrisinde Alışılmamış Yöntemler
      # Mükemmellik Tutkusu Toplam Kalite Yönetimi ve Altı Sigma



      Mükemmel olmayan bir dünyada mükemmeli oluşturmaya çalışmak. Kalite olarak adlandırabileceğimiz işte bu uğraş, neredeyse insanlığın tarih sahnesine çıkmasıyla başlamış, uygarlığın gelişmesiyle hız kazanmış ve 20. yüzyılın başlarında sağlam bilimsel temellere oturtulmuştur. Günümüzde sanayi, hizmet, yönetim, sağlık, eğitim ve toplumu ilgilendiren diğer tüm alanlarda vazgeçilemeyecek belki de tek unsur kalite. Kalite prensiplerinin uygulanmasıyla hatalar kontrol altına alınır, verimlilik artar ve en önemlisi güven duygusu oluşur. Kalitenin maliyeti hiçbir zaman önlediği hataların maliyetinden yüksek olmaz.

      # Kanıtların Dili
      # Mutfakta Pasta Yapıyoruz: Yapay Bağışıklık Sistemleri-II
      # Doğa
      # Sağlık
      # Gökyüzü
      # Zeka Oyunları
      # Yayın Dünyası
      # TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisine Gönderilen Yazı ve Görsellerin Sahip Olması Gereken Özellikler



      Ağustos 2009



      KAPAK KONUMUZ
      "Organik Gıdalar"

      Sevgili Okurlar,
      Dergimizin 500. sayısına ve dergimizin ekinde hediye ettiğimiz 42 yıllık arşiv DVD’sine gösterdiğiniz devam eden ilgi ve
      yolladığınız teşekkür mesajları bizi mutlu etti. Bilim ve Teknik dergisinin 500. sayısı kısa sürede bitti ve ikinci basımı yapılarak bayilere
      dağıtıldı. Ağustos ayı süresince de 500. sayımıza bayilerden erişebilirsiniz.

      Sizlere Ağustos sayımızla bir hediyemiz daha var. TÜBİTAK UEKAE bünyesinde geliştirilen ve herkesin kolayca kurup kullanabileceği,
      GNU/Linux tabanlı bir işletim sistemi olan Pardus’un son sürümü olan Pardus 2009. Hızlı, güvenli ve kararlı altyapısı ile
      Pardus 2009, kullanıcılar için özgür yazılımın kapılarını ardına kadar açıyor. Pardus 2009 CD’sinde bir bilgisayar kullanıcısının gereksinim
      duyacağı her türlü yazılım bulunuyor. Bu ücretsiz işletim sistemi, bilgisayar teknolojileri hakkında temel bilgiye sahip olan ve
      kişisel bilgisayarlarını klasik ihtiyaçları için kullanabilen tüm kullanıcıları hedefliyor.
      Geçen ayki sunuş yazımda Ağustos sayımızda gıda konusunu ele alacağımızı siz sevgili okurlarımızın bilgisine sunmuştum.
      İnsanların beslenme biçimi ile sağlıklı yaşamaları arasındaki yakın ilişkinin çeşitli bilimsel verilerle ortaya konduğunu biliyoruz.
      Düzensiz beslenmenin yanında, katkı maddesi içeren yiyecekler de sağlığımızı olumsuz yönde etkiliyor. Sağlıklı yaşamın
      vazgeçilmezi olan gıda ile ilgili konuların enine boyuna ele alındığı 501. sayımız sizlere çeşit ve içerik bakımından zengin yazılar sunuyor.
      Sentetik özellik taşımayan, tamamen doğal besinlerden elde edilen biyoaktif özellikteki maddelerin günlük yaşamda tükettiğimiz
      gıdalara eklenmesi ile ortaya çıkan, günümüzün ve geleceğin gıdaları olarak kabul edilen fonksiyonel gıdalarla, gün geçtikçe
      daha fazla tercih edilmeye başlanan organik gıdalarla, genetiği değiştirilmiş organizmalarla, günlük hayatta hemen hemen herkesin
      bilerek veya bilmeyerek maruz kaldığı hileli gıdalarla ve gıda zehirlenmesiyle ilgili yazılarımız var. Ayrıca, Faydalı Mikroplar ve Genlerimizi
      Nasıl Besleyelim? başlıklı yazılarımızın yanı sıra gıda konusu dışında da birçok ilginç yazıyı bu sayımızda okuma fırsatı bulacaksınız.
      Temmuz sayımıza olduğu gibi Ağustos sayımıza da ilgi göstereceğinizi umuyor, esenlikler diliyorum.
      Adnan Bahadır

      # Haberler
      # Türkiye'den Haberler
      # Tekno-Yaşam
      # Ctrl+Alt+Del
      # En Hızlı Anadolu Parsı: Pardus 2009



      # Günümüzün ve Geleceğin Gıdaları: Fonksiyonel Gıdalar

      # Organik Gıdalar Neden Tercih Edilmeli?



      Tarımsal üretimde verimliliği azaltan böcekler, kemirgenler, kuşlar, istenmeyen bitkiler, küfler ve mantarlar, bakteri ve virüsler gibi zararlıları öldürmek veya kontrol altına almak amacıyla kullanılan kimyasal maddelerin aşırı ve yanlış kullanımı sonucu bu maddeler tarımsal ürünlerde kalıntı bırakır, bu kalıntılar da besinler yoluyla insan vücuduna girer. Bu zehirli kimyasalların akut zehirlenme, kanser, doğum kusurları, kısırlık, sinir sitemi bozuklukları ve başka pek çok zararlı etkisi olduğu kanıtlanmıştır. Kimyasalların zararlı etkilerinden korunmak amacıyla geleneksel tarıma alternatif olarak geliştirilen organik tarım yöntemleriyle üretim, tüm dünyada hızla yaygınlaşıyor. Doğa dostu organik tarımla toprak ve su kaynakları kirletilmez; çevre, bitki, hayvan ve insan sağlığına katkıda bulunulur.

      # Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar: GDO
      # Gıda Hileleri
      # Gıda Zehirlenmesi
      # Genlerimizi Nasıl Besleyelim?
      # Dünyanın Gözle Görülemeyen Kahramanları: Mikroplar
      # Gıdayla Temas Eden Malzemeler: Ambalajlar
      # Akıllı Ambalajlar
      # RNAi



      Bilim insanlarının bazen laboratuvarda deneyler yaparken tesadüfen önemli bir keşif yaptıklarını ve bu keşifleriyle Nobel Ödülü aldıklarını duysanız inanır mısınız? Peki, bilim tarihinde çok sayıda olağanüstü buluşun bu şekilde tamamen tesadüfler sonucu yapıldığını duysanız? Herhalde bu ifadelere kuşkuyla yaklaşırsınız. İnanmak zor ama gerçekten bilimde çok sayıda önemli keşif, tamamen şans eseri yapılmıştır. RNAi yazımız, moleküler yaşam bilimlerinde çığır açan böyle bir keşfi anlatıyor. RNAi'nin keşfi 2006'da fizyoloji ve tıp alanında Nobel aldı ve sadece hastalıkların nedenleri hakkında bize bilgi sağlamakla kalmayıp daha şimdiden bazı hastalıkların tedavisi için ümit kaynağı oldu.

      # Mimar Proteinler: Şaperonlar
      # CERN ve Büyük Hadron Çarpıştırıcısı
      # Yapay Zekâda Bir Adım Daha: Yapay Bağışıklık Sistemleri



      # "Yenilgiyi kabullenmek zorundayız. Bir zamanlar işlerimizi kolaylaştırmak için geliştirdiğimiz insansı robotlar, müthiş öğrenme yetenekleri sayesinde dünyayı ele geçirmek üzere. İnsan ırkının sonu yakın. Bu hazin son başlangıçta tasavvur edemediğimiz bir gerçek, ama yapay zekâ gerçek zekâdan daha hızlı ve iyi işler duruma geldi ve kendi yaratıcılarını yok etmeye başladı. Maalesef..." Evet, yapay zekâ ile ilgili aklımıza gelen ilk şeylerden biri, yapay zekâ ile oluşturulmuş robotların insanlarla savaştığı bilim kurgu filmleri. Oysa yapay zekânın amacı böyle korkutucu bir gelecek yaratmak değil, insanoğlunun geleceğini daha iyi hale getirmek. Doğa
      # Sağlık
      # Gökyüzü
      # Zeka Oyunları
      # Yayın Dünyası
      # TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisine Gönderilen Yazı ve Görsellerin Sahip Olması Gereken Özellikler



      Temmuz 2009




      Değerli Okurlarımız,
      Bilim ve Teknik dergisi 500. sayıya ulaştı. TÜBİTAK’ın kuruluş kanunundaki “Yurdumuzda yetişen gençlerin, kabiliyetlerini ve eğilimlerini bilimsel ve
      teknik araştırma alanlarına yöneltmek, bu konularda çalışma hevesini gençlik arasında yaymak ve en genel anlamda bilimsel ve teknik çalışmaları
      halka tanıtmak ve buluşlara yeniliklere ilgi duyan aydın kişilere aradıkları bilgiyi popüler bir dille ve doğru olarak verebilmek amacıyla yayınlar
      yapmak” maddesinden hareketle 1967 yılının Ekim ayında ilk sayısı yayımlanan dergimiz görevinin bilinciyle 42 yıldır her ay sizlerin karşısına
      çıkıyor.
      Dergimize yayımlanması amacı ile gönderilen yazılarla birlikte Bilim ve Teknik dergisi yazarlarının hazırladıkları yazıların Yayın Kurulu’nun
      görüşüne sunulması ve o sayıda yayımlanacak yazıların belirlenmesi ile başlayan süreç, yazıların popüler hale getirilmesi ve redaksiyonunun
      yapılması ile devam eder. Düzeltilmiş yazıların grafiker tarafından sayfa düzeni hazırlanır ve sayının içeriğine uygun kapak tasarımı yapılır.
      Hazırlıkları tamamlanan dergi Yayın Kurulu üyelerinin görüşüne sunulur. Yayın Kurulu’nun onay vermesi üzerine derginin basım ve dağıtımı yapılır.
      Bilim ve Teknik dergisi ekibi olarak sizlere dergimizin 500. sayısını sunmanın mutluluğunu ve heyecanını yaşıyoruz. Bizlere bu mutluluğu ve
      heyecanı yaşatan okurlarımıza 500. sayımızla birlikte dergimizin 42 yıl içinde yayımlanan 2008 yılının son sayısına kadar olan 493 sayıyı kapsayan
      arşiv DVD’sini hediye etmek bize ayrıca mutluluk veriyor. İlk sayısından son sayısına kadar derginin yayımlanmasına katkıda bulunan TÜBİTAK
      yöneticilerine, Yayın Kurulu üyelerine, yayımlanmak üzere yazılarını gönderen değerli yazarlarımıza, dergi çalışanlarına ve emeği geçen herkese
      sonsuz teşekkürler.
      Temmuz sayımızda ana tema olarak günlük hayatımızın hemen her alanında yararlandığımız “bilgi güvenliği” konusunu ele aldık. Bilgi
      güvenliğinin sağlanması binlerce yıldır zihinleri kurcalayan bir konu, teknolojinin gelişimi ile birlikte de günümüzde oldukça ilerlemiş durumda.
      Bu alandaki baş döndürücü ilerleme hiç şüphe yok ki gizli bilgilere erişim için şifre kırma konusunda da sürmekte. Bu sayımızda bilgi güvenliği
      üzerinde çalışan bir bilim dalı olan kriptolojinin tarihçesi, gündelik hayatta kullanımı, kriptonun olmazsa olmazı anahtarlama, kuantum
      bilgisayarları ve kuantum kriptoloji konularını anlatan yazılarımız yer alıyor.
      Bilim ve Teknik dergisi ekibi adına siz sevgili okurlarımıza sevgi ve saygılarımı sunuyor, gıda konusunun yer alacağı 501. sayımızda buluşmak
      ümidiyle esenlikler diliyorum.


      * Haberler
      * Türkiye'den Haberler
      * Tekno-Yaşam
      * Ctrl+Alt+Del
      * Kriptolojinin Geçmişi: Bir Şifreleme Algoritması Kullanmadan Önce Son Kullanım Tarihine Bakın!


      İnsanoğlunun gizli haberleşmeye gereksindiği günden beri şifreleme teknikleri var. Binlerce yıllık gizli haberleşme tarihinde teknolojinin gelişimiyle şifreleme sistemleri ve cihazlar da değişti. Ancak bir ilke binlerce yıldır geçerliliğini koruyor: Kırılan bir şifre tarihin tozlu sayfalarında yerini alır ve onun yerine daha gelişmişi tasarlanır. Diğer bir deyişle, bir şifre kırılmadığı sürece varlığını korur. Kriptoloji bu ilkeyle gelişerek günümüze kadar geldi. İnsanoğlu Alberti diskini ya da Jefferson tekerleğini binlerce yıl daha önce icat edecek teknolojiye sahipti. Antik çağda şifre kırma teknikleri iki yüzyıl önceki kadar gelişmiş olsaydı, belki şimdi o dönem insanlarının Alberti diskini de Jefferson tekerleğini de kullandıklarından bahsediyor olacaktık.
      * II. Dünya Savaşı'ndan Günümüze Kriptoloji: Enigma'dan AES'e Şifreleme
      * Kriptografinin Yapıtaşları: Kriptografik Algoritmalar ve Protokoller
      * Kriptonun Olmazsa Olmazı Anahtar
      * Bilgi Güvenliği Problemlerine Matematiksel Yaklaşım Getiren Bir Bilim Dalı: Kriptoloji

      Düşmandan bilgi saklama ve gizli haberleşme insanoğlunun kafasını binlerce yıldır meşgul eden bir problem. Çok eski zamanlarda ilkel haberleşme teknolojisinden ve okuryazar oranının düşük olmasından faydalanılarak bu problemlere kolay çözümler getirilebilmiş. Oysa günümüzün son derece karmaşık ve gelişmiş bilgi ve haberleşme teknolojisinde, kimlik doğrulama, gizliliği sağlama, bilginin kaynağını doğrulama, verinin bütünlüğünü sağlama gibi bilgi güvenliği problemlerini çözmek o kadar kolay değil. Öyle ki, bu problemleri çözmek için bir bilim dalı doğmuş: Kriptoloji



      * Gündelik Hayatta Kriptoloji
      * Kara Kutu mu, Şeffaf Kutu mu?
      * İletişimde Mutlak Güvenlik İçin Kuantum Kriptografi
      * Kuantum Bilgisayarları
      * Tıbbi Uygulamalarda Uzakları
      Yakınlaştırmak: Teletıp
      * Hanta Virüsü
      * Doku Mühendisliği ile Yedek Organlara Doğru
      * Hayvancılıkta Gen Çağı


      Geçtiğimiz Nisan ayında bir grup bilim insanı, çiftlik hayvanlarından sığırın gen haritasını çıkardıklarını bildirdi. Bu gelişme hayvancılıkta yepyeni bir çağa, gen çağına girişimizin de habercisi oldu. Bu bilgi sayesinde yüz yılı aşkın bir sürede elde edilen verim artışını belki on yıldan dahi kısa bir sürede gerçekleştirebilmek söz konusu olacak. Bu bilimsel ilerleme sayesinde çiftlik hayvanlarının seçimi artık onların ölçülen verimlerine göre değil, doğdukları anda genlerine bakılarak yapılacak. Hayvancılığın çok önemli olduğu ülkemiz için ise bu gelişme tarihi bir fırsat.
      * Adli Araştırmalarda Yeni bir Pencere: Adli Jeofizik
      * Yeni Bir Güneş Enerjisi Teknolojisi: Nano Kaplama
      * Doğa
      * Sağlık
      * Gökyüzü
      * Zeka Oyunları
      * Yayın Dünyası
      * TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisine Gönderilen Yazı ve Görsellerin Sahip Olması Gereken Özellikler




      quote:

      Orjinalden alıntı: Ramuli

      Evet bugün temin ettim. Çift katmanlı 8.5 gb DVD.





      quote:

      Orjinalden alıntı: berat23

      bende aldım.dvdde konu bazında arama yapabiliyorsunuz ve pdf formatında.






      Haziran 2009




      Dergi Çalışanlarımız ve Giriş Yazımız:http://www.biltek.tubitak.gov.tr/bdergi/499/01.pdf

      # Haberler
      # Türkiye'den Haberler
      # Tekno-Yaşam
      # Ctrl+Alt+Del
      # Darwin'in Yaşayan Mirası: 150 Yıl Sonra Evrim Kuramı
      # Atomlardan Özelliklere Çeşitlilik
      # Doğal Seçilimin Genetikle Testi
      # Bugünün Dünyasında Evrimden Faydalanmak
      # Sanat ve Simgeselliğin Kökenleri Üzerine
      # Dilin Evrimi
      # DNA'mızdaki Virüs Fosilleri
      # İstanbul'un Çöpleri Çimento Fırınlarında Ek Yakıta Dönüşüyor
      # LİDAR
      # Görülmeyen Dünyalara Bakış - Nanoteknolojik Görüntüleme Sistemlerinin Gelişimi
      # Günümüzde Meme İmplantları
      # Türkiye'de Mavi Kuvantum Modülatörleri Geliştirildi
      # Doğa
      # Sağlık
      # Gökyüzü
      # Zeka Oyunları
      # Yayın Dünyası
      # TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisine Gönderilen Yazı ve Görsellerin Sahip Olması Gereken Özellikler



      < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi metete -- 2 Mart 2010; 16:30:58 >



      |
      |
      _____________________________

      Niceleri geldi bu viraneyi mamur etmeye
      Bir tarafın mamur ederken, bir tarafın ettiler harap
      Ne akıl, ne akıl ötesi eremedi bu sırrı bilmeye
      Aşk'ta bir avuntu, gerçek ise hayal içindeki hayale şarab




    • Yarbay
      3677 Mesaj
      07 Haziran 2009 15:27:02
      Her ay ilgi ve merakla takip ettiğim dergiyi, bazı kesimlerin ısrarları çabaları yüzünden çizgisinden taviz verip onların istediği şekilde kapak hazırlaması üzerine bu ay malesef almayacağım. Keşke insanlarımız Bilim ve Teknik dergisini hazırlayanlara saygı duysalardı. Dergiyi hazırlayanları hunharça eleştirip bu ayki sayıda görüldüğü gibi, onları belli edimleri gerçekleştirmeye mecbur etmeselerdi. Çok üzüldüm. Bazı kesimler tatmin olmuştur umarım.
      |
      |
      _____________________________

      Türkçede cümleler büyük harfle başlar, nokta ile biter.Bi, diil, ii, gelio, gelcem, ole Türkçe değildir; Bir, değil, iyi, geliyor, geleceğim, öyle denir. Türkçede q, w, x harfleri yoktur dolayısıyla we denmez ve denir. Soru ekleri kelimeden ayrı yazılır: Oldumu denmez oldu mu? denir. Dahi anlamındaki de ayrı yazılır. Bende denmez ben de denir. Yani "de" ekini cümleden attığınızda anlam bozulmuyorsa o zaman ayrı yazmanız gerekir. Ayrıca mesajlarınızdaki vurgular da ifadelerinizle hayat bulur, parmağınızın bir tuşa basılı kalmasıyla değil. Seviyoooommmmm yaaaaaaaaaaa denilmez, gerçekten çok seviyorum denir. Klavyeniz İngilizce ayarlı değilse i, o, s, g, u, c harfleri ı, ö, ş, ğ, ü, ç yerine kullanılmaz. Türkçede -bilite diye bir ek yoktur, bu tarz yazımlar Türkçeyi yozlaştırmaktan başka bir şeye yaramaz.
    • Yarbay
      2296 Mesaj
      07 Haziran 2009 15:45:58
      9 senedir aldığım dergidir. gerçi 5 senedir magazinelleştiğini düşündüğüm için almaktan vazgeçtmiştim(tabi sürekli almak). ancak bu sayı 6 aydan sonra alacağım sayıdır.
      evrim ve virütik işgal tam bana göre olan konular zaten(:
      metete sağolasın sayende öğrendik.
      |
      |
      _____________________________

      kutu kutu vazelinler...
    • Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
      07 Haziran 2009 16:36:54 Konu Sahibi
      quote:

      Orjinalden alıntı: döküntü

      Her ay ilgi ve merakla takip ettiğim dergiyi, bazı kesimlerin ısrarları çabaları yüzünden çizgisinden taviz verip onların istediği şekilde kapak hazırlaması üzerine bu ay malesef almayacağım. Keşke insanlarımız Bilim ve Teknik dergisini hazırlayanlara saygı duysalardı. Dergiyi hazırlayanları hunharça eleştirip bu ayki sayıda görüldüğü gibi, onları belli edimleri gerçekleştirmeye mecbur etmeselerdi. Çok üzüldüm. Bazı kesimler tatmin olmuştur umarım.


      Böyle birşeye nasıl vardın çok merak ediyorum. Çizgisinden taviz vermek ne demek, bilimsel geçerliliğini koruyan, çok sağlam bir teoriyi kapağına taşımış, suç mu?

      Dergi, evrim doğrudur, gerçektir diye birşey mi yazmış? Evrim Teorisi'nden bahsediyor, okuduysan. Ama bunu yazmaları bile dokunmuş sana, sanırım.

      Bence alıp okuman gerekiyor, tabi karar senin.

      Saygılar


      *********

      @ demonchild ;

      Ben de yeni rastladım internette, bu bölümdeki insanların kaçırmaması için konu açtım, teşekkürler.



      < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi metete -- 7 Haziran 2009; 16:38:01 >
      |
      |
      _____________________________

      Niceleri geldi bu viraneyi mamur etmeye
      Bir tarafın mamur ederken, bir tarafın ettiler harap
      Ne akıl, ne akıl ötesi eremedi bu sırrı bilmeye
      Aşk'ta bir avuntu, gerçek ise hayal içindeki hayale şarab




    • Binbaşı
      1202 Mesaj
      07 Haziran 2009 21:57:02
      Alternatifi sızıntıdır. Begenmeyen onu okusun. Tübitak da bilimsel kalsın temennimiz budur.
      |
      |
      _____________________________

      Herkesin üç kişiliği vardır; Ortaya çıkardığı, sahip olduğu, sahip olduğunu sandığı.
      A. Karr

      Vizyon500k
    • Yüzbaşı
      707 Mesaj
      07 Haziran 2009 22:24:53
      quote:

      Orjinalden alıntı: döküntü

      Her ay ilgi ve merakla takip ettiğim dergiyi, bazı kesimlerin ısrarları çabaları yüzünden çizgisinden taviz verip onların istediği şekilde kapak hazırlaması üzerine bu ay malesef almayacağım. Keşke insanlarımız Bilim ve Teknik dergisini hazırlayanlara saygı duysalardı. Dergiyi hazırlayanları hunharça eleştirip bu ayki sayıda görüldüğü gibi, onları belli edimleri gerçekleştirmeye mecbur etmeselerdi. Çok üzüldüm. Bazı kesimler tatmin olmuştur umarım.

      Sen alma zaten hocam... Bahsettiğin çizgi zaten sapılmış haliydi. Bilim dergisinde bilim konu edilince çizgi mi bozulurmuş.
      |
      |




    • Yarbay
      3677 Mesaj
      07 Haziran 2009 23:28:45
      quote:

      Orjinalden alıntı: ::cc::


      quote:

      Orjinalden alıntı: döküntü

      Her ay ilgi ve merakla takip ettiğim dergiyi, bazı kesimlerin ısrarları çabaları yüzünden çizgisinden taviz verip onların istediği şekilde kapak hazırlaması üzerine bu ay malesef almayacağım. Keşke insanlarımız Bilim ve Teknik dergisini hazırlayanlara saygı duysalardı. Dergiyi hazırlayanları hunharça eleştirip bu ayki sayıda görüldüğü gibi, onları belli edimleri gerçekleştirmeye mecbur etmeselerdi. Çok üzüldüm. Bazı kesimler tatmin olmuştur umarım.

      Sen alma zaten hocam... Bahsettiğin çizgi zaten sapılmış haliydi. Bilim dergisinde bilim konu edilince çizgi mi bozulurmuş.


      Kaç defa dergiyi aldınız? Her ay alıyordum. İçinde bilim olmadığını nerden biliyorsunuz? Sanki sadece içinde bu ay bilim varmış gibi lanse ediyorsunuz. Bu derginin bu ayki evrim incelmesi tamamen siyasi, bilimden uzak. O krizden önce evrim kapaklı bir basım yapsalardı alırdım. Ama o krizden sonra bilim fln kalmadı
      |
      |
      _____________________________

      Türkçede cümleler büyük harfle başlar, nokta ile biter.Bi, diil, ii, gelio, gelcem, ole Türkçe değildir; Bir, değil, iyi, geliyor, geleceğim, öyle denir. Türkçede q, w, x harfleri yoktur dolayısıyla we denmez ve denir. Soru ekleri kelimeden ayrı yazılır: Oldumu denmez oldu mu? denir. Dahi anlamındaki de ayrı yazılır. Bende denmez ben de denir. Yani "de" ekini cümleden attığınızda anlam bozulmuyorsa o zaman ayrı yazmanız gerekir. Ayrıca mesajlarınızdaki vurgular da ifadelerinizle hayat bulur, parmağınızın bir tuşa basılı kalmasıyla değil. Seviyoooommmmm yaaaaaaaaaaa denilmez, gerçekten çok seviyorum denir. Klavyeniz İngilizce ayarlı değilse i, o, s, g, u, c harfleri ı, ö, ş, ğ, ü, ç yerine kullanılmaz. Türkçede -bilite diye bir ek yoktur, bu tarz yazımlar Türkçeyi yozlaştırmaktan başka bir şeye yaramaz.




    • Yüzbaşı
      707 Mesaj
      08 Haziran 2009 02:13:18
      quote:

      Orjinalden alıntı: döküntü


      quote:

      Orjinalden alıntı: ::cc::


      quote:

      Orjinalden alıntı: döküntü

      Her ay ilgi ve merakla takip ettiğim dergiyi, bazı kesimlerin ısrarları çabaları yüzünden çizgisinden taviz verip onların istediği şekilde kapak hazırlaması üzerine bu ay malesef almayacağım. Keşke insanlarımız Bilim ve Teknik dergisini hazırlayanlara saygı duysalardı. Dergiyi hazırlayanları hunharça eleştirip bu ayki sayıda görüldüğü gibi, onları belli edimleri gerçekleştirmeye mecbur etmeselerdi. Çok üzüldüm. Bazı kesimler tatmin olmuştur umarım.

      Sen alma zaten hocam... Bahsettiğin çizgi zaten sapılmış haliydi. Bilim dergisinde bilim konu edilince çizgi mi bozulurmuş.


      Kaç defa dergiyi aldınız? Her ay alıyordum. İçinde bilim olmadığını nerden biliyorsunuz? Sanki sadece içinde bu ay bilim varmış gibi lanse ediyorsunuz. Bu derginin bu ayki evrim incelmesi tamamen siyasi, bilimden uzak. O krizden önce evrim kapaklı bir basım yapsalardı alırdım. Ama o krizden sonra bilim fln kalmadı

      İlk mesajınla ve benim mesajımla ikinci mesajının hiçbir alakası yok. Dergiyi almama nedenin sansürden sonra bilim falan kalmaması değil, bazı kesimlerin ısrarları çabaları yüzünden çizgisinden taviz verip onların istediği şekilde kapak hazırlaması üzerine olduğunu söyledin.
      Yani eski sansürleyen çizgide kalsaydı alıcaktın Benim de dediğim gelen tepki yüzünden de olsa yapılan şeyin doğru olduğunu, çizginin bozulmadığını aksine bozulmuş çizginin düzeltilmeye çalışıldığını söyledim. Ha sen bir kere bozuldu bir daha almam dersen orasına katılırım ancak düzeltme çabasını taviz olarak görüp, sansürleyen zihniyete saygı duy, eleştirme dersen buna katılamam.
      |
      |




    • Binbaşı
      1142 Mesaj
      11 Haziran 2009 18:12:07
      quote:

      Orjinalden alıntı: döküntü

      Her ay ilgi ve merakla takip ettiğim dergiyi, bazı kesimlerin ısrarları çabaları yüzünden çizgisinden taviz verip onların istediği şekilde kapak hazırlaması üzerine bu ay malesef almayacağım. Keşke insanlarımız Bilim ve Teknik dergisini hazırlayanlara saygı duysalardı. Dergiyi hazırlayanları hunharça eleştirip bu ayki sayıda görüldüğü gibi, onları belli edimleri gerçekleştirmeye mecbur etmeselerdi. Çok üzüldüm. Bazı kesimler tatmin olmuştur umarım.

      Asıl konu olan Evrim teorisi ''baskı'' sonucu çıkartılıyor onun yerine zoraki bir konu konuluyor ses yok, ama daha sonra ayyuka çıkınca, durumu kurtarmak için yapılan göz boyama işine ''çizgiden taviz vermek'' diyorsunuz.Bu kadarına da pes yani.!!
      |
      |
      _____________________________

      AMD Phenom II X6 1055T 2.8 GHZ//ASUS HD 5850-//-GIGABYTE MA785GMT-UD2H-//- HI-LEVEL 4 GB (2X 2GB) DDR3 1600 MHZ RAM (SOĞUTUCULU)-//-SEAGATE 500 GB-//-LIAN LI LANCOOL PC-K56-//-SONY AD-7240S-0B 24X DVD-RW//




    • Yüzbaşı
      607 Mesaj
      11 Haziran 2009 19:24:31
      Ben Evrim Teorisi'nin zorla dergiden cıkartıldıktan sonra derginin bilimsel tarafsızlıgının kalmadıgını dusunuyorum.Bilime mudahale edilmesinden hiç hoşlanmam ve bu bir Ortaçağ zihniyetidir bana göre...
      |
      |
      _____________________________

    • Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
      3 Not
      11 Haziran 2009 19:26:55
      Yobazların sahibi olduğu dergiden hayır beklemem.
      |
      |
      _____________________________

    • Yarbay
      2695 Mesaj
      11 Haziran 2009 19:56:01
      biraz gec kalmislar sanki
      |
      |
    • Yarbay
      3677 Mesaj
      11 Haziran 2009 20:02:31
      Sorun o değil, yanlış anladığınız yerler mevcut. Mesela o kriz olmadan önce evrim kapak olsaydı, ben alacaktım zevkle de okuyacaktım. Ama önce sansürlendi, sonra da zoraki bir kapak yapıldı. Sansürlenen ay böyle olduğunu bilsem o ay da dergiyi almazdım. Ben objektif yaklaşmaya çalışıyorum.
      |
      |
      _____________________________

      Türkçede cümleler büyük harfle başlar, nokta ile biter.Bi, diil, ii, gelio, gelcem, ole Türkçe değildir; Bir, değil, iyi, geliyor, geleceğim, öyle denir. Türkçede q, w, x harfleri yoktur dolayısıyla we denmez ve denir. Soru ekleri kelimeden ayrı yazılır: Oldumu denmez oldu mu? denir. Dahi anlamındaki de ayrı yazılır. Bende denmez ben de denir. Yani "de" ekini cümleden attığınızda anlam bozulmuyorsa o zaman ayrı yazmanız gerekir. Ayrıca mesajlarınızdaki vurgular da ifadelerinizle hayat bulur, parmağınızın bir tuşa basılı kalmasıyla değil. Seviyoooommmmm yaaaaaaaaaaa denilmez, gerçekten çok seviyorum denir. Klavyeniz İngilizce ayarlı değilse i, o, s, g, u, c harfleri ı, ö, ş, ğ, ü, ç yerine kullanılmaz. Türkçede -bilite diye bir ek yoktur, bu tarz yazımlar Türkçeyi yozlaştırmaktan başka bir şeye yaramaz.
    • Yarbay
      5463 Mesaj
      11 Haziran 2009 21:21:15
      Fotoşop
      |
      |
      _____________________________

    • Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
      11 Not
      11 Haziran 2009 21:23:56
      Dergi elimde.
      Okumaya fırsat yaratmaya çalışmalıyım.
      |
      |
      _____________________________

      berxwedan jiyan e
    • Yarbay
      5463 Mesaj
      11 Haziran 2009 21:24:29
      quote:

      Orjinalden alıntı: döküntü

      Sorun o değil, yanlış anladığınız yerler mevcut. Mesela o kriz olmadan önce evrim kapak olsaydı, ben alacaktım zevkle de okuyacaktım. Ama önce sansürlendi, sonra da zoraki bir kapak yapıldı. Sansürlenen ay böyle olduğunu bilsem o ay da dergiyi almazdım. Ben objektif yaklaşmaya çalışıyorum.


      Siz böyle yaparak duygusal, subjektif ve öznel yaklaşmış oluyorsunuz.
      |
      |
      _____________________________

    • Yarbay
      2296 Mesaj
      11 Haziran 2009 22:43:23
      3'üde aşağı yukarı aynı zaten.
      |
      |
      _____________________________

      kutu kutu vazelinler...
    • Yarbay
      3677 Mesaj
      11 Haziran 2009 23:25:37
      quote:

      Orjinalden alıntı: kaotika


      quote:

      Orjinalden alıntı: döküntü

      Sorun o değil, yanlış anladığınız yerler mevcut. Mesela o kriz olmadan önce evrim kapak olsaydı, ben alacaktım zevkle de okuyacaktım. Ama önce sansürlendi, sonra da zoraki bir kapak yapıldı. Sansürlenen ay böyle olduğunu bilsem o ay da dergiyi almazdım. Ben objektif yaklaşmaya çalışıyorum.


      Siz böyle yaparak duygusal, subjektif ve öznel yaklaşmış oluyorsunuz.


      Hayır, Sayın Kaotika;

      Ben bir Bilim Teknik dergisi olarak, derginin siyasi ve sosyal manada sansür ve baskılara maruz kalmasını kendi çapımda proteesto ediyorum. Bırakın dergide bilim haberleri yayınlansın. Ama önce sansür, sonra sosyal baskı, ayıp oldu, Adı Bilim ve Teknik olan bir dergiye yakışmadı bence. bu sebeple de protesto amaçlı almadım, bu ay. Şayet siyasi emellerin odağı olmaya devam ederse, tamamen okumaktan vageçmeyi de düşünüyorum.
      |
      |
      _____________________________

      Türkçede cümleler büyük harfle başlar, nokta ile biter.Bi, diil, ii, gelio, gelcem, ole Türkçe değildir; Bir, değil, iyi, geliyor, geleceğim, öyle denir. Türkçede q, w, x harfleri yoktur dolayısıyla we denmez ve denir. Soru ekleri kelimeden ayrı yazılır: Oldumu denmez oldu mu? denir. Dahi anlamındaki de ayrı yazılır. Bende denmez ben de denir. Yani "de" ekini cümleden attığınızda anlam bozulmuyorsa o zaman ayrı yazmanız gerekir. Ayrıca mesajlarınızdaki vurgular da ifadelerinizle hayat bulur, parmağınızın bir tuşa basılı kalmasıyla değil. Seviyoooommmmm yaaaaaaaaaaa denilmez, gerçekten çok seviyorum denir. Klavyeniz İngilizce ayarlı değilse i, o, s, g, u, c harfleri ı, ö, ş, ğ, ü, ç yerine kullanılmaz. Türkçede -bilite diye bir ek yoktur, bu tarz yazımlar Türkçeyi yozlaştırmaktan başka bir şeye yaramaz.




    • Yarbay
      5859 Mesaj
      12 Haziran 2009 18:01:00
      bu derginin bilime bi katkısı oldugunu dusunmuyorum evrimi desteklemek için uydurulmus teorilerden ibaret cogu haberi ...milleti sömürmek için yapmayacakları sey yok ...
      |
      |
      _____________________________

    • Yarbay
      5859 Mesaj
      12 Haziran 2009 18:07:23
      senin evrimle ilgili yazılarını bazen gördükce cok guluyorum ya ..harikasın
      quote:

      Orjinalden alıntı: kaotika


      quote:

      Orjinalden alıntı: döküntü

      Sorun o değil, yanlış anladığınız yerler mevcut. Mesela o kriz olmadan önce evrim kapak olsaydı, ben alacaktım zevkle de okuyacaktım. Ama önce sansürlendi, sonra da zoraki bir kapak yapıldı. Sansürlenen ay böyle olduğunu bilsem o ay da dergiyi almazdım. Ben objektif yaklaşmaya çalışıyorum.


      Siz böyle yaparak duygusal, subjektif ve öznel yaklaşmış oluyorsunuz.
      |
      |
      _____________________________





    Hızlı Cevap




Reklamlar
doğum sigortası, doğum paketi, çocuk sigortası
paykasa
paykasa
Yeni Abonelik d-smart
Bu sayfanın
Mobil sürümü
Tablet sürümü
Mini Sürümü

BR4
0,547
1.2.165

Reklamlar
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.