< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Master_Evil -- 14 Ağustos 2026; 1:9:6 > |
|
_____________________________
|

1 Mobil
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Master_Evil -- 14 Ağustos 2026; 1:9:6 > |
|
_____________________________
|
|
Merhaba, merak eden kişiler için tecrübelerimi paylaşmak istedim. Biraz detaylı olacak ama olsun, isteyenler ilgilenir okur.
Shine bold E-C4X sahibiyim. 100 kW motorlu, 50 kW pilli versiyon. Araç beklentimin üzerinde çıktı. Ailedeki ne mercedesi, ne BMW'yi kullanmak içimden gelmiyor. Citroën hepsini yendi(diğerleri 7 - 10 yaşlarında, otonom sürüsü olmayan, yakıtı 7 - 10 lt/100 km olan araclar, evet bir çok yönüyle çok iyiler ama Citroën daha iyi benim için) Oldukça konforlu bir araç. Kötü yanlarından başlayayım, ne mutlu ki çok yok. 1) yolcu koltuğu manuel ayarlanıyor. Çok problem değil ama komik. 2) masaj koltuğu performansı çok vasat. Bir süre inceledim ama ayarı falan da yok. 20000 lirayı bırakın 5000 lira etmez. Asla ekletmeyin derim. Benim seçeneğim yoktu. Aynı paraya sunroof opsiyonu olması komik. 3) 100 kW üzeri olan ZES DC sarjlarda uyarı veriyor. bir şey olmuyor ancak insan bi panik oluyor ilk karşılaşınca açıkçası. Sagolsun yol yardım telefonla bağlantı ile sabahın köründe ustaya ulaştı da içim rahatladı. Sonradan bekleyince uyarı kendiliğinden 3 saate falan siliniyor. (Elektrikli şarj ünitesi hatası gibi bir hata, şikayet var'da da yazılmış) Bunlar dışında baya güzel araba. Sonradan elektrikli ama çok verimli gerçekten. 360 km rahat gidiyor şehir içinde. 13 kW/100 km gibi bir tüketimi var. Şehir dışında ise 300 km'ye yakın gidiyor 110 kmh gecilmez ise. 16 - 17 kW/100 km gibi bir tüketimi mevcut. Yani benzinli bir aracın 10'da biri tüketiyor yaklaşık evden şarj ederseniz. DC şarjda ise 3'te 1'i gibi yakıt maliyeti benzine göre. Şarj hızı bataryasına göre yeterli, şarj istasyonunda şarja tak, WC uğra kahve al derken bir anda %30'lardan %70 üzerine doluyor. Tek günde İzmir-İstanbul-Izmir yaptım. Çok da üzmedi açıkçası. 4000 lira yerine 1000 lira altına yakıt masrafım oldu. Otonom (yarı otonom) sürüş HARIKA! Otobanda direksiyonu arkadaşa verdiğimde şaşkınlıktan kahkaha attı. Evet biz de biraz bilgisizmişiz bu konuda belli ki ama nefis yardımcı oluyor. Çok sık uyarı veriyor elleri direksiyonda tutmak için. Direksiyona makul bir ağırlık takıp bu sorunu aşmak, ancak bu sırada sürekli olarak yolu izlemek mantıklı olabilir. Çünkü direksiyonda ağırlık varken şeritten çıkarsa uyarı vermiyor. Adaptif Cruise control başarılı, yine de sağ ve sol şeridi görmüyor, gözü yoldan ayirmamak lazım tabii. Ani abuk frenlemeler yapabilir biri önünüze kırarsa. Ben yolu izleyerek ancak direksiyona pek temas etmeden(ağırlık koymak tehlikeli ama dikkatli iseniz mantıklı), gazla nadiren ilgilenerek tüm otobanı (Izmir - İstanbul) bitirdim sayılır. Yağış yoğun olduğunda veya şeritler cok silikse yine zorlanıyor. Ama bana yetti açıkçası otonomda bu seviye. Uzun yolda içimi sıkan kısımları çözmüş oldu. Sanıyorum araçta ısı pompası mevcut, net bilgim yok. Kitapçıkta var gibi anlatıyor. Soğukta menzil çok düşmedi ve ısıtma saatte 1 kW altında harcıyor. Yaklaşık 5 derece sıcaklıkta uzun yolda 150 km civarı yolda %52 harcadı. 15 derece uzeri sicaklikta, ayni yolda, ayni yonde %46 harcadi. Ortalama hız ayni, 110 km üzerine cikilmadi. Direksiyon ve koltuk ısıtma başarılı. Bu arabayı kullandıktan sonra bir daha asla otonom sürüsü olmayan araba almam dedim. Şimdi kendi arabamı satıp otonom ve elektrikli bir araç bakıyorum. Arabanın en enteresan taraflarından biri vaat ettiği menzili sunması. Bence durum aerodinami ile alakalı. Örneğin EQA ile 15 derece civarı havada 360 km civarı menzil alabildik, ayni koşullarda E-C4X de 300 km'leri görürdü. EQA'nın 20 kW büyük pile rağmen çok da tatmin eden bir menzili yoktu, oldukça şaşırdım. (Otonom sürüşü de yoktu, kırıp açmak mümkünmüş diye duydum ama garanti vs için tehlikeli diyorlar. Ayni yolu C4X ile almak kesinlikle daha konforlu olacaktir otonomdan dolayi) Arabanın performansı bence çok yeterli. Bence kullanıcıların %90'ından fazlasını tatmin eder. Elektrikli araçta gaza basar basmaz arabanın ivmelenmesi nefis. İçten yanmalilardan daha keyifli. Öyle ki şehir içinde eko moda almazsanız biraz fazla geliyor performans bence. Makam şoförü gibi kullanamıyorsunuz ivmelenmeyi hissettirmeden. 7 kW AC şarj desteği az, ama pil de çok büyük olmadığından pek dert etmedim. Hatta prizden 3,6 kW şarj eden bir adaptör aldım amazondan. Buatin tam dibindeki prizden 3,6 kW performans veriyor cidden. (Yanında vermiyorlar, bence ayıp. AC sarj icin kablo veriyorlar tabii) O adaptör yetti bana. Wallbox'i ikinci elektrikliyi alana kadar almam gibi. 7 kW AC destegi ancak DC şarj bulamaz iseniz ve yola devam etmek istiyorsanız dert. Ama DC baya yaygınlaştı. Elektrikli ile ilgili genel görüşüm ise şöyle, evde/işte kolaylıkla şarj imkanı yoksa almak çok mantıklı değil. Adaptörü almadan önce işkence gibiydi, AVM'lere gidip tatlı yemekten sıkıldım o dönem. Menzil ise çok büyük bir mevzu değil bence. Rutinde 320 km yapıyorsanız bir günde evet gidip 300 km menzilli araç almayın. 20 km için şarj istasyonu ararsınız. Ama arada uzun yol yapıyorsanız büyük dert değil. Bu konuda da düşüncem şöyle, tum benzinliklerde bir tane DC şarj istasyonu olsa, ki bence yakında olacak, LPG'li bir araç kullanmak gibi olacak elektrikli kullanmak. LPG tanklari da 300 km civarı gidiyordu genelde (stepne tipleri) Şarjda 20 dkde iş bitiyor (%50 -60 dolum). Yakıt almak da 10 dk sürüyor en az nakit ödemeseniz. Şarj istasyonları yaygınlaştıkca menzil beklentim azalacak, 1000 km menzile falan hiç gerek yok. İçten yanmalı sever arkadaşlar 1000 km menzil şart vs diyor. Elektrikli arac için asıl şart olan evde şarj ve hemen hemen her benzinlige DC şarj istasyonu kurulması. Yoksa şu anda bayram günü İstanbul Muğla yapmak çok berbat bir deneyim olabilir. İkinci elektrikli aracım mümkünse 350 km'den fazla menzile sahip olsun(ayda 2 3 defa bir gunde 300 km civari git gel yapiyorum, ucu ucuna yetismesi fikri hosuma gitmiyor, sarja takmakla ugrasmak istemiyorum o rotada), yine otonom sürüsü olsun istiyorum. Bunlar dışında bir beklentim yok. Detaylı oldu ama internette bu sorulara böyle cevap bulamadım. Arayanlar bulsun diye paylaştım. |
|
Aracınız yüklü değilse bu araç için 36 psi yüksek bir basınçtır . Kapıdaki değerler ne ise bu değerlere sağdık kalmanızı öneririm. Yüksek hava basıncı lastik tabanının orta kısmının aşınmasını ve çabuk yıpranmasına neden olur ayrıca yol tutuşu da olumsuz etkilenir. Şehir içi ulaşımda da ön takımların çabuk yıpranmasına sebep olur. Bu arada aracın ön ve arka lastik basınç değerleri bir çok araçta asla aynı değildir. Önde motor ağırlığından kaynaklı fark olmak zorunda.(Benim C4X'de Ön: 32 arka: 30.5) 2000 yılından beri(23 yıl) uluslararası ve ulusal ilaç, FMCG ve enerji sektörlerinde hemen hemen 2 yılda bir ileri sürücülük eğitimleri aldım. İlk eğitimim gençliğimizde TVlerde izlediğimiz Demirbükey abimizin eğitimi, sonrasında TR'nin en iyi sürüş eğitmenleri ile çalışma fırsatım oldu... Çok iyi sürücüyüm iddiam asla olmadı ama teoriyi çok iyi bilirim. Gördüğümüz her eğitimin en önemli konusu lastik basınçlarıydı. Araçlarımızın lastik basınçlarını üretici firmanın değerlerine ayarlamadan pratik eğitime başlatmazlardı. Belki abartı gelecek ama ben her hafta gerektiğinde de fark edilir meteorolojik ısı değişimlerinde mutlaka basınç değerlerini kontrol ediyorum, uzun yola çıkmadan da olmazsa olmazım mutlaka kontrol ederim C4 ve C4 X araçlarda lastiklerde basınç kaptörü yoktur. küçük değişimleri sistem size bildirmez, sadece ciddi basınç azalması sistem tarafından bildirilir. (Mesela eşimin Megane touch paket aracında kaptör var ve basınç değerlerini 4 lastik için de ekranda ayrı ayrı görebiliyorsunuz) Ayda yaklaşık 5.000-7.000 KM yol yaptığım dönemlerde emin olun artık araba sizin bir uzvunuz gibi oluyor ve inanın lastik basıncı, zemin durumu, hava sıcaklığı, aracın yük durumu, aracın modeli vs yol tutuşunu o kadar etkiliyor ki bunu çok iyi algılayabiliyorsunuz(Elbette bir F1 pilotu kadar değil) Sonuç olarak lastiğin markası, yazlık/kışlık oluşu, basınç değerleri, diş derinlikleri, aracınızın yolda sağlıklı bir şekilde seyretmesi, yola tutunması için en önemli faktördür. Yağmurda, karda, buzda ya da kuru yolda; yoldan çıkan araçların bir çoğu ya sınırları fazla zorladıkları için yoldan çıkarlar ki temelinde yüksek hız vardır ya da lastikleri kullanıma uygun olmadığı için yoldan çıkarlar. Eğitimlerde söyledikleri biz sözle bitireyim çok uzattım; "Arabalarımızı lastik üzerinde değil, lastiğin içindeki havanın üzerinde sürmekteyiz." |
|
Öncelikle herkese merhaba, 2 ay sonra 2022 model Citroen C4 (1.2 Puretech Shine) aracımla iki yılımı dolduracağım. Bu süre zarfı içinde çok büyük bir kısmı şehir içi olmak üzere 30.000 km yol yaptım. Aracı almak isteyenler varsa kafalarında biraz fikir oluşması adına bu yazıyı yazmaya karar verdim. Öncelikle aracı almaya karar vermemizin sebebi rekabetçi fiyatı, sunmuş olduğu donanımlar ve konforlu sürüşüydü. İki yıllık bir kullanıcı olarak aracın iyi bulduğum yönlerini ve kötü bulduğum yönlerini sıralamak isterim. İyi yönleri: -Konfor: Kendi model yılındaki benzer fiyattaki araçlar arasında bu derece konforlu bir araç var mıdır zannetmiyorum. Yerden hafif yüksekliği ve süspansiyonlarının çift kademeli oluşu da konfora olumlu katkı sağlıyor. Elektronik direksiyonu gerçekten hayatımda gördüğüm en hafif direksiyon, seversiniz sevmezsiniz bilemiyorum ama göz önünde bulundurulması gerek. Ayrıca koltuklar gerçekten çok rahat. -Donanımlar: Shine paket bir araca sahibim ve araçta olmayan gerçekten çok az özellik var, onları da arıyor muyum pek emin değilim. Anahtarsız girişten otomatik uzun fara, adaptif hız sabitleyiciden kör nokta uyarısına kadar bir sürü özellik var. -Pratiklik: Araç yerden yüksek olduğu için yokuş inerken altım sürter mi, kaldırıma yanaşırken tampon oturur mu gibi dertler yok. Saklama gözleri bolca var ve torpido dibi görünmeyecek kadar derin. Kötü yönleri: -Motor: Her ne kadar benim daha başıma gelmemiş olsa da aracın triger kayışının sorun çıkardığı biliniyor zaten. Bu gibi faktörler göz önünde bulundurularak alınması gerekiyor diye düşünüyorum. -Sportif kullanım: Eğer böyle bir niyetiniz varsa, c4 kesinlikle size göre değil. Direksiyonu inanılmaz yumuşak ve tepkisiz, süspansiyon yumuşak ve araç yüksek olduğu için virajlara hızlı girdiğinizde haliyle yatıyor. Motorun gücü bence vasat, şehir içinde sorun yaratmaz ama otoyol kullanımlarında gazı fazla kullanmanızı istiyor. -Tüketim: Şehir içi kullanımda özellikle dur kalk trafiğe giriyorsanız 8 litrenin altına düşürmeniz çok zor. Şehirler arası yollarda giderken tüketimi gayet iyi 5-6 litre civarlarında yakabilirsiniz. Ancak otoyol kullanımlarında, özellikle 130-140 civarında kullanıyorsanız tıpkı şehir içi gibi 8 litrenin altına düşmeniz zor. Daha hızlı kullanıyorsanız zaten 9-10 diye gider. Genel olarak aracınn motoru ve şanzımanı tatmin edecek düzeyde. Şanzıman tork konvertörlü olduğu için daha sorunsuz ancak bir çift kavramalıya alıştıysanız onun kadar atik gelmeyecektir. Genel kanaatim şu şekilde: Eğer sportiflik kaygınız yoksa, daha çok şehir içinde kullanacağınız konforlu bir araç arıyorsanız bu araç size göre olabilir. Eğer araçla ilgili sormak istedikleriniz olursa seve seve yardımcı olmaya çalışırım, iyi günler diliyorum :) |
|
Arkadaşlar genel olarak merak edilen acil frenleme benim aracımda devreye girdi.
Sıkış trafikte 25 km civarı bir süratleyken kızım dikkatimi dağıttı ve gayri ihtiyari ona döndüm ve trafik birden durdu hanım aman önüne bak çarpıyoruz dedi ama ben dönüp algılayana kadar frene basamadım ve tıııırrrt vari bir mekanik sürtünme sesiyle frenledi araç. Benim anladığım gerçekten aracın çok yakınlaşması ve uyarıya rağmen sizin zerre frene basmadığınız anda devreye giriyor. Normalde test edilecek bir husus değil. Çok şükür bugün beni kurtardı. |
|
Hibritti değildi kayıştı derken yine yeni gelenleri bilgilendiren ufak yazı yazalım. Öncelikle kayış neden yağda? Bugüne kadar hiç böyle bir motor yoktu? Bunda neden var? Çünkü motor 3 silindir. Motorlar üretilirken bir çok mühendislik hesaplamaları yapılır. Örneğin 6 silindir inline ve V12 motorların üzerine para konduğunu çok görmüşsünüzdür. Araç çalıştırılırken bile bu düşmez. Çünkü motor hem iç hem de dış olarak dengededir. Motor içinde hareket eden parçaların tamamı hem yatayda hem de dikeyde birbirinin tersi hareket yaparak merkezde dengeyi korur. 3 silindirli motorlar doğal olarak dengesizdir. hiçbir parça bir diğerinin hareketini sönümleyecek hareket yapmadıklarından ek önlemler almak gerekir. PureTech bunu o kadar iyi yapmıştır ki ödül almıştır. Bu kadar sessiz ve titreşimsiz 3 silindir motor gerçekten takdire şayan. Mühendisler bunu yaparken tabiri caizse sineğin yağını sıkmışlardır. Ses, sürtünme vs etkileyebilecek ne varsa hepsini en aza indirmenin yolunu bulmuşlardır. Bunlardan biri de yağ ve beraberinde dönen rulmanları, kasnakları yağ içine almışlardır. Bunu yaparak %3-4 arası bir kazanım elde edildiği görülmüştür. Kaldı ki aynı çözümü Ford da EcoBoost da uygulamıştır. Peki yağın içinde bir kayış olması sorun mu ya da neden sorun? HAYIR. Kayışla yağ arasında herhangi bir reaksiyon, etkileşime girme durumu yok. Yağ kayışa zarar vermez, veremez. Öyle bir kimyasal bileşimi yok. Peki kayış neden zarar görüyor? Kayış yağa karışan benzinden ötürü yıpranıyor. Benzinin çözücü yıkıcı kimyasal özellikleri kayışın bileşimini parçalıyor. Bu nedenle kayış ufak ufak parçalanıyor. Yağda benzinin ne işi var? Küçük hacim yüksek sıkıştırmalı tüm motorların sorunu bu. Tüketim verilerinizi yakından takip edin. Araç soğukken ve ilk çalıştırmada inanılmaz yüksek yakarken, ısındığında tüketimi oldukça düşüyor. Motorun dinamiğini korumak adına yanma odasına fazladan gönderilen yakıt motorun envai yerinden sızarak yağa karışıyor. Bu sayede kayışa erişim sağlıyor ve yağ içinde biriktikçe kayışı yıpratıyor. Peki ne yapacağız? Öncelikle biz çok bir şey yapmayacağız. Zaten PSA 2024 yılında yaptığı güncellemelerle motorun benzin kaçıran parçaların %70'ini yenileyerek benzin sızma sorununu minimuma indirdi. Ayrıca yağ ve kayışta yapılan güncellemeyle kayışın dayanımı arttırıldı. Bize düşen yönü ise şu: - Az önce yukarıda dediğimiz gibi motor soğukken ve ilk çalıştırmada büyük sorun yaşıyor. O nedenle sürekli olarak 5-10 dk lık kullanım karakteristiğimiz varsa bu motoru tercih etmeyeceğiz. Bu kullanım yağ içindeki benzini olağandan çok arttıracaktır. - Kısa mesafeli kullanım yapacaksak Hybrid bakmakta fayda var. - Motoru ilk çalıştırdığımızda devir 1300 de başlıyor. 800-900 e düşene kadar hareket etmeyeceğiz. - Akabinde motor ısındıktan sonra ara ara basacağız. Yağ iyice ısınacak, yüksek devirle basıncı ve devimi artacak, ısınan motor sayesinde yağ içindeki benzin uçacak kaçacak ya da yanacak. Bu sayede yağdaki benzini atmış olacağız. - Dedik ya yağ yenilendi diye. İşte o ya Total HTC INEO 5W-30. Bunu kullanmaya özen göstereceğiz. Kayış yenileme yapacaksak da Conti nin güncel kayışını kullanacağız. - Bakım periyotlarını geciktirmeyeceğiz. Yağ içinde kalan benzini atmanın en güzel yolu yağı değiştirmek. bunu ne kadar sık ve erken yaparsak o kadar kayışı korumuş oluruz. |
|
Araç arayışımı 2025 C4 Max Opsiyonsuz sipariş ederek sonlandırdım. Seramik boya koruma, cam filmi, motor koruma, koltuk koruma gibi hediyelerle birlikte kredisiz 1430k için kapora gönderdim. Aslında bütçemi bir tık aşıyordu bu rakamlar ama ikinci eldeki saçma sapan rakamlar beni sıfırda 1300k bandında sadece Bayon'a yönlendiriyordu. Ocak sonrası ÖTV muafiyeti düzenlemesi i20, Bayon, Clio, Corolla gibi modellere yarayıp fiyatlar yükselince B segmenti bir araca da 1450k vermek mantıklı gelmedi açıkçası. Tam da bu sırada makyajlı C4 imdadıma yetişti resmen. İç hacim, dış görünüş, donanım vs evdeki müdüre de uyunca daha fazla düşünmeden almaya karar verdik. Tek çekincem 1.2 Puretech ancak onun için de biliçli olarak takip edip bakımlarını aksatmadığımız sürece en az 50k'ya kadar sorunsuz gider diye umuyorum. Yılda 10k altında rahatça kalırım ve aile aracı olarak da kullanılacağı için fazla sıkıştırmayacağımı düşünüyorum. Tüm bu şartlar altında bütçem doğrultusunda aklıma yatan iyi bir seçim yaptığımı düşünüyorum, umarım şans yanımızda olur ve sorunsuz bineriz. :) |
|
Arkadaşlar selam bizde yeni 2025 c4x max masajlı koltuk hariç full opsiyon araç alımı yaptık çok ses çıktı her kafadan Arabayı kötüleyen ama ben şahsım adına inceleme yapınca fiyat fayda anlamında aile için en dolu en rahat en şık görüntülü araç olduğuna her açıdan ikna oldum boş paket pololar taigolar meganelerin fiyatlarını görünce hepten içime sindi açıkçası arabamızın bayiye gelmesini bekliyoruz civa gri renk aldık 1740 TL ye anlaştık grubu görünce hem katılmak hemde düşüncelerimi aktarmak istedim umarım memnun kalırız keyifle ailemizle binmek istiyoruz Allah nasip eder ise
|
|
2023 c4x shine aracımla 40 gün 2500 km yapmış durumdayim.
Önceki aracım 2020 308 1.2 s.tech idi. 65 bin km 1.2 tecrübem vardı, hepimizin de bildiği gibi 45 bin km'de triger, 30 bin de buji, ara sıra kurum birikmemesi için devirli kullanıma dikkat ederek hiç bir bir sıkıntı da yaşamadım. 75 bin km civarı hafiften yağ eksilmesinin 300-500 ml başladığını da hatırlatayım. Bakımda servisler yağı tepeleme koyuyor, 15 bin km sonra çubuğun orta altına indigini görerek bunu hesapladım. Gerçi tepeleme yağ koymak da zararlı ama buna dikkat eden yok. Müşteri yağ eksildiginde gelmesinler diye fazla koyduklarını düşünüyorum. Son 3 aracımda amatör düzeyde ses yalıtımı yapmıştım. Tabii yalıtımlı 308 den inip c4x e binince gürültülü geldi ve kendimce orta üst düzey malzemelerle dengeli bir ses yaltimina ulaşmaya çalıştım. Forum ve Facebook gruplarında aracın sessiz olduğunu yazanlar var ancak ben sessiz olarak nitelendirmiyorum. Ses olayı benim hassasiyet noktam diyebilirim. Objektif değilim. Aracı lifte alıp altına baktığımızda direk şase görünüyor, orada aerodinamik için plastik kaplamalar kullanılabilir di. Sınıfındaki araclarin çoğunda bu koruma plastikleri var. İç kaporta sac kısmına fabrikada yapıştırılan sönümleyiciler yok. Bagajda ve ayak altlarında göremedim. Halı altindaki krem renkli yalıtım süngeri de beklediğimden ince geldi. Göğüs bölgesinde ise keçe yok. Krem renkli sünger cama kadar kadar çıkıyor. Arka koltuk altında hiç bir yalıtım malzemesi yok. Seyyar bir keçe konabilirmis. Bagaj duvarında ise yarım yamalak keçeler konulmuş. Dış ayna büyük ve aynanın araca bağlı üçgen plastik kenarları tam oturmadığı için rüzgar sesini artıyor. Yan cam zaten ince, 4 mm sanırım. egea hb 6 mm cam takiyordu bir ara. Çoğu kişiye aracımızın ses yalıtımı kafi gelebilir, bana gelmediği için neler yaptım onu anlatayım. Yeni 3 serisi ciddi sessizdir onu da alsam ona da yapardım. Öncelikle bagaj. Ben ses sönümleme için noise off 2mm ürününü kullandım. Bagaj zemini ve yan davlummazlari bu ürünle kapladım. Koku yapmıyor, ısı tabancası gerektirmiyor. Bu ürün butil malzeme, sentetik kauçuk. Hifi mağazaları bu ürün ve eş değerlerini kullanıyor. Ctk, dynamat vb.markalarda var tabii.a bu ürünler çok daha pahalı. Kimileri ise bitüm malzeme kullanıyor,-simself vb su sızdırmazlık bandi- bitüm malzeme kokar sarkar zift içerir kesinlikle tavsiye etmiyorum. Bu işlem metalin rezonansini düzenliyor. Evinizde metal mutfak evyesinin altına bakarsiniz bu tarz bir ürünun görebilirsiniz. Metale vurduğunuzda zırıdamıyor, tok ses veriyor. Bu malzemenin üzerine keçe veya akustik sünger kullanıyoruz. Ben keçeyi daha çok etkili buluyorum. Akustik süngerin oda içindeki sesleri yutmada başarısı daha yüksek. Keçe çok klasik ve eski bir yöntem ama daha etkili. Stepne havuzuna yapıştirmadan 1 cm lik keçe serdim. Üzerine stepne ve siyah tesviye kopüklerini yerleştirdim. Yan duvarları çift taraflı band yardımı ile yine keçe ile kapladım. Bunları yaparken bagaj altı su tahliye plastikleri, yan duvar lamba tarafinda hava çek valf tahliyelerini kapatmadim. Bagaj yapı itibariyle hoparlör gibidir. Bu nedenle buranın izolasyonu hemen farkedilir. Arka koltuk altı; Arka koltuk önündeki klipsler sayesinde çıkıyor. Buradan açması zor o yüzden koltuğu arkadan cekerek araba kaputu gibi açabilirsiniz ama çok az bir aralık kalıyor, daha da açmaya kalkarsiniz ön klipsler kırılır. Burada da plastik depo kapağı ve kablolar kaplanmamak suretiyle önce noise off üzerine yapıştırıcısiz keçe formülünü uyguladım. Zemin; Zor kısıma geldik. Koltuk sökme gibi işlere girmeden köşelerden alt halıyı sıyırarak bu işi yaptım. Ön yolcu tarafında yan plastik eşikleri kısmi açtım. Halının altından çıplak saca noise off yapıştırdım.burada torpidonun altında siyah bir ayak destek köpüğü var onu çıkarttım o bölgeye keçe doldurdum. Siyah köpüğü yerine koymaya gerek görmedim. Torpidoyu soktum arkasındaki duvara- motora bakan kısım - yine keçe yerleştirdim. Tabana keçe koymadım. Çünkü koyduğumuzda yer yükseliyor halı rijitliğini yitiriyor. Bu şekilde sürücü ve arka yolcu tabanlarına noise off yapıştırdım. Üzerine baska bir yalıtım koymadım, daha doğrusu koyamadım. Evet yol sesi farkedilir şekilde azaldı ama motor ve rüzgar sesi artık ciddi farkedilir hale geliyor. Kaput altı, İnternetten yanmaz fenolik keçe sipariş verdim. 15.mm. Bunu da uygun şekilde kesip motor kaputunun icinde motorun arkasına firewall denilen kısma yerleştirdim. Fren gaz pedal üst bolgesine kısmı yerleştirdim. Kaput kecesini soktum. Saçın altına yine parçalı bir şekilde noise off yapıştırdım üstüne Almanya'da üretim yapan burada kurduğu gabrikada otomobil firmalarına kesim yapan soniflex firmasından sipariş ettiğim yanmaz akustik süngeri yerleştirdim ve keçeyi kapattım. Motor sesi nispeten azaldı. Bence kaput altı işlemine bence gerek yok.motor arkasına konulan fenolik keçe etkili. Davlumbazlar; Davlumbazlar için lastik sökmedim. Park halinde Sağ sol yaparak kendime çalışacak boşluk buldum. İki vida iki klips sökerek davlumbazlarin arka.kismini boşa çıkardım. Davlumbazda 2 parça beyaz ince keçe çıkıyor. Burası çok dar bir bölge olduğu için bunları soktum. Davlumbaz plastiği ile araç tarafındaki metal bölgeye noise off yapıştırdım, davlumbaz üstüne kapalı hücre 6 mm sünger yapıştırdım ve zar zor geri davlumbazlari yerine yerleştirdim. Bu işlemi sadece ön tekerleklere uyguladım. Arkalar için lastik sökümü gerekiyor, zaten bu işlemlerden sonra gerek kalmadı. Rüzgar sesi; Bildiğiniz gibi bizim araçların rüzgar sesi daha az hızlarda başlıyor. Eski aracım için Ali express den aldigim rüzgar vorteksi denilen 2 plastik parçayı ayna üçgenine yapıştırdım. O ne derseniz corollalarin ayna üçgenine bakın. Damlaya benzer bir plastik parça. Ayna ile araba arasına giren havayı bozup yan cama vuran Rüzgar sesini azaltmaya yarıyor. yine eski aracın izolasyonundan kalan fitiller var, gözüm yerse belki ön kapılara ek fitil yapabilirim. Kapılar, Kapılara yapılan işlem dış sesleri, yandan geçen tır motorsiklet gibi sesleri azaltmaya, hoparlörden gelen sesi iyileştirmeye faydası olacak. Bir de otoparklarda kapı açmayı bilmeyenler yüzünden kapilarinizda gamzeler oluşmuyor. Şu kadar ki, 308 e kapıdan moto kurye çarptı, göçük düzeltme ile halletmistim. Ancak daha buna başlamadım. Nihayetinde bu işlemler çok yorucu, kolların ellerin çizilmesine tırnakların yaralanmasına yol açıyor. Tavsiye eder miyim. Etmem.:) Buna bulaşan sürekli daha iyisini istiyor. Bağımlılık yapıyor bir nevi. Uzun bir yazı oldu. Okuyan arkadaşlara teşekkür ederim. |
YENİ CITROËN C4 - C4X ANA KONU 2021-2024
Yenilenen tasarımı, geniş iç mekanı ve etkileyici özellikleriyle Citroën C4 ve C4X modelleri, 2021'den 2024'e kadar otomotiv sektöründe öne çıkmaya hazırlanıyor.
Citroën C4X Yorumları
Kullanıcı yorumları, Citroën C4X'in geniş bagaj hacmi, konforlu sürüşü ve teknolojik donanımıyla beğeni topladığını gösteriyor. Bazı kullanıcılar yakıt tüketiminin beklentilerine göre biraz yüksek olduğunu belirtirken, genel olarak model olumlu geri dönüşler alıyor.
C4X Kullanıcı Yorumları
Kullanıcılar, C4X'in hatchback ve SUV karışımı tasarımını, geniş iç mekanını ve pratik özelliklerini takdir ediyor. Ancak, bazıları yol tutuşunun daha iyi olabileceğini belirtiyor.
Citroën C4X Yakıt Tüketimi Yorumları
Yakıt tüketimi konusunda kullanıcı yorumları değişkenlik gösteriyor. Bazıları gerçekçi sürüş koşullarında yakıt verimliliğinden memnun kalırken, bazıları yüksek hızlarda veya ağır trafikte yakıt tüketiminin arttığını bildiriyor.
C4X Alınır mı?
Citroën C4X, geniş iç mekan, teknolojik özellikler ve uygun fiyatıyla bütçe dostu ve pratik bir seçim olabilir. Ancak, yakıt tüketimi endişeniz varsa veya daha iyi yol tutuşu arıyorsanız, diğer seçenekleri değerlendirmeniz önerilir.
Sonuç
Citroën C4 ve C4X modelleri, geniş iç mekan, etkileyici özellikler ve uygun fiyat sunan, bütçe dostu ve pratik otomobil seçenekleridir. Kullanıcı yorumları genel olarak olumlu olsa da, yakıt tüketimi ve yol tutuşu gibi alanlarda bazı iyileştirmelerin yapılabileceğini gösteriyor.
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı > |
|
_____________________________
......?.......
|
|
_____________________________
|
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı > |
|
_____________________________
......?.......
|
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı > |
|
_____________________________
|
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı > |
_____________________________
![]() "Bizim başka milletlerden hiç bir eksiğimiz yok. Cesuruz, zekiyiz, çalışkanız, Yüksek amaçlar uğrunda ölmesini biliriz." M.Kemal ATATÜRK
|
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı > |
|
_____________________________
|
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı > |
|
_____________________________
|
|
|
_____________________________
uyan ey gözlerim gafletten uyan!!!
|
|
|
_____________________________
|
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı > |
|
_____________________________
|
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı > |
|
_____________________________
|
|
|
_____________________________
GİTTİ : 2012 CITROEN C4 1.6 E-HDi 112 HP(chipped 136hp) EXCLUSIVE MCP + KÖR NOKTA + NAVIGASYON / BEYAZ
GELDİ : 2024 COROLLA CROSS HYBRİD PASSİON X-PACK / GÜMÜŞ |
|
|
_____________________________
|
|
|
_____________________________
|
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı > |
|
_____________________________
|
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı > |
|
_____________________________
|
|
|
_____________________________
|