Şimdi Ara

Said Nursi Masum mudur Suçlu mudur?

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
3 Misafir (2 Mobil) - 1 Masaüstü2 Mobil
210
Cevap
2
Favori
6.992
Tıklama
Tüm Forumlar >> Kültür ve Bilim >> Kültür, Güncel ve Tarih >> Kültür ve Tarih >> Said Nursi Masum mudur Suçlu mudur?
Sayfaya Git:
Sayfa:
Giriş
Mesaj
  • Binbaşı
    1000 Mesaj
    Bu konuda arkadaşlarla bayağı münakaşa ettik.Ama yeterince bilgim olmadığı için bir yere varamadık.Şeyh Sait isyanıyla alakası var mı gerçekten?Birde Papaya mektup yazdı mı?



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi darklord1905 -- 26 Nisan 2014; 10:04:35 >



    |
    |
    _____________________________
  • Dünya, büyük bir manevî buhran geçiriyor. Manevî temelleri sarsılan garb cem'iyeti içinde doğan bir hastalık, bir veba, bir taun felâketi gittikçe yeryüzüne dağılıyor. Bu müdhiş sâri illete karşı, İslâm cem'iyeti ne gibi çarelerle karşı koyacak? Garbın çürümüş, kokmuş, tefessüh etmiş, bâtıl formülleriyle mi? Yoksa İslâm cem'iyetinin ter ü taze iman esaslarıyla mı? Büyük kafaları gaflet içinde görüyorum. İman kal'asını, küfrün çürük direkleri tutamaz. Onun için, ben yalnız iman üzerine mesaîmi teksif etmiş bulunuyorum.
    Risale-i Nur'u anlamıyorlar yahut anlamak istemiyorlar. Beni, skolastik bataklığı içinde saplanmış bir medrese hocası zannediyorlar. Ben, bütün müsbet ilimlerle, asr-ı hazır fen ve felsefesiyle meşgul oldum. Bu hususta en derin mes'eleleri hallettim. Hattâ bu hususta da bazı eserler te'lif eyledim. Fakat ben, öyle mantık oyunları bilmiyorum. Felsefe düzenbazlıklarına da kulak vermem. Ben, cem'iyetin iç hayatını, manevî varlığını, vicdan ve imanını terennüm ediyorum. Yalnız Kur'anın tesis ettiği tevhid ve iman esası üzerinde işliyorum ki İslâm cem'iyetinin ana direği budur. Bu sarsıldığı gün, cem'iyet yoktur.
    Bana "Sen şuna buna niçin sataştın?" diyorlar. Farkında değilim. Karşımda müdhiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor. İçinde evlâdım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeğe, imanımı kurtarmağa koşuyorum. Yolda biri beni kösteklemek istemiş de, ayağım ona çarpmış. Ne ehemmiyeti var? O müdhiş yangın karşısında bu küçük hâdise bir kıymet ifade eder mi? Dar düşünceler! Dar görüşler!
    Beni, nefsini kurtarmayı düşünen hodgâm bir adam mı zannediyorlar? Ben, cem'iyetin imanını kurtarmak yolunda dünyamı da feda ettim, âhiretimi de. Seksen küsur senelik bütün hayatımda dünya zevki namına bir şey bilmiyorum. Bütün ömrüm harb meydanlarında, esaret zindanlarında, yahut memleket hapishanelerinde, memleket mahkemelerinde geçti. Çekmediğim cefa, görmediğim eza kalmadı. Divan-ı Harblerde bir câni gibi muamele gördüm, bir serseri gibi memleket memleket sürgüne yollandım. Memleket zindanlarında aylarca ihtilattan men'edildim. Defalarca zehirlendim. Türlü türlü hakaretlere maruz kaldım. Zaman oldu ki, hayattan bin defa ziyade ölümü tercih ettim. Eğer dinim intihardan beni men'etmeseydi, belki bugün Said topraklar altında çürümüş gitmişti.
    Benim fıtratım, zillet ve hakarete tahammül etmez. İzzet ve şehamet-i İslâmiye beni bu halde bulunmaktan şiddetle men' eder. Böyle bir vaziyete düşünce, karşımda kim olursa olsun, isterse en zalim bir cebbar, en hunhar bir düşman kumandanı olsa tezellül etmem. Zulmünü, hunharlığını onun suratına çarparım. Beni zindana atar, yahut i'dam sehpasına götürür, hiç ehemmiyeti yoktur. -Nitekim öyle oldu.- Bunların hepsini gördüm. Birkaç dakika daha o hunhar kumandanın kalbi, vicdanı zulümkârlığa dayanabilseydi, Said bugün asılmış ve masumlar zümresine iltihak etmiş olacaktı.
    İşte benim bütün hayatım böyle zahmet ve meşakkatle, felâket ve musibetle geçti. Cem'iyetin imanı, saadet ve selâmeti yolunda nefsimi, dünyamı feda ettim. Helâl olsun. Onlara beddua bile etmiyorum. Çünki bu sayede Risale-i Nur, hiç olmazsa birkaç yüzbin, yahut birkaç milyon kişinin -adedini de bilmiyorum ya, öyle diyorlar. Afyon Savcısı beşyüz bin demişti. Belki daha ziyade- imanını kurtarmağa vesile oldu. Ölmekle, yalnız kendimi kurtaracaktım, fakat hayatta kalıp da zahmet ve meşakkatlere tahammül ile bu kadar imanın kurtulmasına hizmet ettim. Allah'a bin kerre hamdolsun.
    Sonra, ben cem'iyetin iman selâmeti yolunda âhiretimi de feda ettim. Gözümde ne Cennet sevdası var, ne Cehennem korkusu. Cem'iyetin, yirmibeş milyon Türk cem'iyetinin imanı namına bir Said değil, bin Said feda olsun. Kur'anımız yeryüzünde cemaatsiz kalırsa Cennet'i de istemem; orası da bana zindan olur. Milletimizin imanını selâmette görürsem, Cehennem'in alevleri içinde yanmağa razıyım. Çünki vücudum yanarken, gönlüm gül-gülistan olur.

    Tarihçe-i Hayat
    Bediüzzaman Said Nursî

    Said nursi çok buyuk bir alimdir.gecen asrin müceddidir.bazilari kürt teali cemiyetine üyedir falan demiş alakasi bile yoktur.menfi milliyetcilikle hep savaşmiştir.vatan millet sevgisini milliyetcilik olarak benimsemistir.eğer bugun pasaportsuz hakkari ye sirnak a gidebiliyorsak ona çok şey borçluyuz..

    Suçludur çünkü devrim karşıtıdır ve adam cihatçı ortaçağ kafasında bir adam abdülhamid bile yanında fransız gibi kalır açık görüşlülükte

    Deliliği hususunda ise öncelikle tımanhaneye neden atıldığı ve ardından da neden çıkartıldığının bilinmesi gerekiyor.
    Kim ne söylerse, ne yazarsa, delilsiz söylemesin ve yazmasın.

    * * *

    Hasan Paşa’nın yerine atanan İşkodralı Tahir Paşa’nın konağındaki zengin kütüphanede araştırmalar yapar. Tarih, coğrafya, matematik, jeoloji, fizik, kimya ve astronomi gibi fen ilimlerini kendi kendine mütalâa ederek, kitap yazacak ve uzmanlarıyla tartışıp onları mağlûp edecek çapta öğrenir.

    1907’de, Van Valisi Tahir Paşa referansıyla, Türk-Kürt kardeşliğini ve ittihad-ı İslâm’ı pekiştirecek, ilim birliğini temin edecek “Medresetüzzehra” nâmını verdiği bir doğu üniversitesi projesi için İstanbul’a gider; II. Abdülhamid’e (Mabeyn’e) projesini sunar.

    Onu tımarhaneye atmalarının birinci sebebi, fikirlerini pervâsızca söylemesi ve musırrâne takip etmesidir.
    O zamanki Zabtiye Nazırı (Savunma Bakanı) Şefik Paşa ile aralarında şu konuşmalar cereyan eder:
    “Padişah sana selâm etmiş, bin kuruş da maaş bağlamış, memleketine döndüğünde o maaşı 30 lira yapacak. Ve bu seksen altını da ihsan-ı şâhâne olarak sana göndermiş.”
    “Maaş dilencisi değilim; bin lira da olsa kabul edemem. Kendim için gelmedim. Hem de bu suspayı rüşvetidir.”
    “İrade reddolunmaz.”
    “Reddediyorum, tâ ki Padişah darılsın, beni çağırsın, ben de doğrusunu söyleyeyim.”
    “Neticesi vahimdir.”
    “Neticesi deniz olsa, geniş bir kabirdir. İdam olunsam, bir milletin kalbinde yatacağım; ne ederseniz ediniz.... Binaenaleyh, ben maaşın kabulünde mazurum.”
    “Senin, Kürdistan’da (O zaman yöre olarak doğu ve güneydoğu anadolu bölgesine kürdistan deniliyordu) neşr-i maarif (eğitimi yaygınlaştırmak) olan maksadın Meclis-i Vükelâ’da derdest-i tezekkürdür (Bakanlar Kurulunda görüşülmektedir).”
    “Maârifi tehir, maaşı ta’cil etmeniz acaba ne kaide iledir? Neden menfaat-ı şahsiyemi, menfaat-ı umûmiye-i millete tercih ediyorsunuz?”

    Şefik Paşa’nın hiddeti üzerine, Bediüzzaman sözlerini şöyle sürdürür:
    “Hürriyet-i mutlakanın meydanı olan Anadolu’nun dağlarında büyümüşüm, bana hiddet fayda vermez. Nafile yorulmayınız…”

    Padişahın ihsanını reddetmek onlara göre delilikten başka bir şey değildir. Çünkü, o zamana kadar hiç kimse reddetmemiş!
    Evet, bu cesaret, bu pervasızlık, o günün idârecilerini telâşa düşürtür. Fizan, Trablus veya Taif’e sürgün teklif edilir; bundan vazgeçilir. Birkaç sefer onu tımarhâneye gönderip, çıkarırlar. Ondan kurtulmak için iki Mûsevi, bir Rum, bir Ermeni ve bir Türk doktordan deli raporu alarak Toptaşı Tımarhanesi’ne gönderirler.

    Bediüzzaman, muâyeneye gelen doktora: “Ey tabip efendi! Sen dinle, ben söyleyeceğim. Cinnetime bir delil daha senin eline vereceğim” der ve o günkü durumu tahlil eder…
    Doktor: “Eğer Bediüzzaman’da zerre kadar mecnunluk eseri varsa, dünyada akıllı adam yoktur!” der.

    Bediüzzaman, dâvâsından asla taviz vermedi. Meşrûtiyetçi, hürriyetçi idi. “Hakkın hatırı âlîdir” diyen Bediüzzaman, “müşfik ve velî bir padişah” diye tanımladığı II. Abdülhamid’i de eleştirdi. “İstibdat taraftarı” olduğu için onunla anlaşma yoluna gitmedi, tımarhane ve hapse girmeyi göze aldı.

    Anlamadığım bişey var bu adam Kurtuluş Savaşı'nda hangi cephede savaştı ?

    Birisi bana bunun cevabını vermeli savaşmadıysa neden savaşmadı ?

    iyi de risale denen kitabın içindeki her şey kötüdür diye bir iddiam yoktur ki. yalnızca said nursi denen her devrin adamını sevmek zorunda değilim.
    olumlu davranışlar sergilemek için de risale gibi bir kitaba muhtaç olunmaması gerektiğini düşünüyorum, gayet de gereksiz görüyorum.
    kendine has karakter özelliklerini risaleye mal etmen kendine haksızlık olur. zira risale savunucusu çok sayıda nurcunun da hoşgörülü olmasını beklerdik o zaman, ancak bu arkadaşlarla yakın bir çalışma ortamım olduğu için bu kadar olumlu konuşamayacağım.

    hele risale veya said nursi ile islam'ı bir tutmak gibi bir yanlışa da kesinlikle girmeyeceğim.
    adam kendini doğrudan peygamber ile kıyaslamayacaktır elbette, bunu söyleyenler, ancak bazı çıkarımlar ile bunu yapar.

    ha beni hiç mi hiç ilgilendirmeyen, din ile insanların üzerinde etki bırakmaya çalışan, kul ile yaratıcı arasında bir aracıdan da öte değildir.
    kötü niyetli olduğuna da kesinlikle inanıyorum.

    bana kalırsa lüzumsuz bir açıklamada bulunmuşsun. çünkü ilgilendiğim bir konu değil bu. felsefesi, müritlerine göre nasıl ulvi bir insan olduğunun bir değeri yoktur.
    bugün hala bir din tabanlı "cemaat" sınıfının varlığında payı varsa, yeterince zararlı biridir.

  • Binbaşı
    1604 Mesaj
    Şeyh Bedrettin? Şeyh Sait isyanı olmasın o. Bu isyana destek verdi mi vermedi mi tam olarak bilmiyorum.

    Papaya mektup yazdığı doğrudur.

    Said Nursi hakkında bildiğim şey, fazlaca abartıldığı.

    Aslında devlet, onu, ordan oraya zorunlu ikamete tabi tutmasa idi, Said Nursi bu kadar abartılmazdı diye düşünüyorum.

    Aslında yazacak çok yazı var ama şimdilik bu kadar yazayım.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi wolfestein -- 24 Nisan 2014; 2:12:19 >
    _____________________________
  • Yarbay
    2933 Mesaj
    Kendisi bi ilgisinin olmadığını söyler.Kesin bir bilgi yok



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    _____________________________
  • Binbaşı
    1721 Mesaj
    benim gözümde abartılmış bir kişiden fazlası değil. Denklem çözme olayından tutta din alimliğine kadar atfedilmemiş özellik kalmadı neredeyse kendisine. Sürgün olayları olmasa yukarıdaki arkadaşın dediği gibi takmazdı kimse..



    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    _____________________________
    .
    If your hate could be turned into electricity, it would light up the whole world..
    -Nikola Tesla-
  • Binbaşı
    1455 Mesaj
    suçlu olsaydı asarlardı
    |
    |
    _____________________________
  • Yarbay
    5044 Mesaj
    quote:

    Orijinalden alıntı: darklord1905

    Bu konuda arkadaşlarla bayağı münakaşa ettik.Ama yeterince bilgim olmadığı için bir yere varamadık.Şeyh Sait isyanıyla alakası var mı gerçekten?Birde Papaya mektup yazdı mı?
    quote:

    Orijinalden alıntı: darklord1905

    Bu konuda arkadaşlarla bayağı münakaşa ettik.Ama yeterince bilgim olmadığı için bir yere varamadık.Şeyh Bedrettin isyanıyla alakası var mı gerçekten?Birde Papaya mektup yazdı mı?

    Şeyh Sait ile Said Nursi aynı kişi değildir.
    Sanırım isim benzerliği sizi yanıltıyor.
    _____________________________
  • Yüzbaşı
    427 Mesaj
    Seyh sait isyanci said nursi nurculstin lideri dogu yarafi cok sever.bildogim fg de bu akimdan sonradan ayrilmisti.ikisinde belgelerini gerekli resmi sitelerde var.nurcularin sangay ulkelerindeki akibeti malum bunada bak.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi umitmar48 -- 24 Nisan 2014; 16:14:11 >
    |
    |
    _____________________________
  • Yüzbaşı
    854 Mesaj
    Şeyh Bedrettin 15.yy'da yaşadı nasıl alakası olsun ?
    _____________________________
    ''İnsanın doğuşunu görmekten herkes kaçar, ama ölümünü görmeye koşa koşa gideriz. İnsanı öldürmek için gün ışığında meydanlar ararız, ama onu yaratmak için karanlık köşelere gizleniriz. İnsanı yaparken gizlenip utanmak bir ödev, onu öldürmesini bilmekse birçok erdemleri içine alan bir şereftir. Biri günah, öteki sevaptır.''
  • Teğmen
    224 Mesaj
    quote:

    Orijinalden alıntı: liberum

    Şeyh Bedrettin 15.yy'da yaşadı nasıl alakası olsun ?
    quote:

    Orijinalden alıntı: Mihail Bakunin

    Şeyh Bedrettin 15.yy'da yaşadı nasıl alakası olsun ?

    +1


    Şeyh Said isyanıyla bir ilişkisi olmadığını söyler Said Nursi. Hatta Şeyh Said'in isyan hareketinde bulunmamasını istediğini de bildirir. Tabii ki bunlar isyanla alakalı kendi söyledikleridir. Kendini kurtarmak için mi böyle söylemiştir, isyanı desteklemiş midir, orasını bilmek mümkün değil.
    |
    |
    _____________________________
    İnsanlar Soğuk, Üşüyorum...
  • Binbaşı
    1000 Mesaj
    quote:

    Orijinalden alıntı: KayhanKaan

    quote:

    Orijinalden alıntı: darklord1905

    Bu konuda arkadaşlarla bayağı münakaşa ettik.Ama yeterince bilgim olmadığı için bir yere varamadık.Şeyh Bedrettin isyanıyla alakası var mı gerçekten?Birde Papaya mektup yazdı mı?

    Şeyh Sait ile Said Nursi aynı kişi değildir.
    Sanırım isim benzerliği sizi yanıltıyor.

    Alıntıları Göster
    quote:

    Orijinalden alıntı: KayhanKaan

    quote:

    Orijinalden alıntı: darklord1905

    Bu konuda arkadaşlarla bayağı münakaşa ettik.Ama yeterince bilgim olmadığı için bir yere varamadık.Şeyh Bedrettin isyanıyla alakası var mı gerçekten?Birde Papaya mektup yazdı mı?

    Şeyh Sait ile Said Nursi aynı kişi değildir.
    Sanırım isim benzerliği sizi yanıltıyor.

    Hayır sait Nursî şeyh saiti ayırt edebilecek kültür birikimim var.Risalei Nur'a biraz baktım.Cehennem ve cennet ilgili yorumları hoşuma gitmedi daha doğrusu Kur'an la bagdastıramadım.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi darklord1905 -- 26 Nisan 2014; 10:09:05 >
    _____________________________




  • Yüzbaşı
    398 Mesaj
    Suçludur çünkü devrim karşıtıdır ve adam cihatçı ortaçağ kafasında bir adam abdülhamid bile yanında fransız gibi kalır açık görüşlülükte



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • Yüzbaşı
    641 Mesaj
    Dini ilimlerle pozitif bilimlerin birlikte okutulması gerektiğini savunmuştur. Benim bildiğim kadarıyla kendisi halk arasında söylendiği şekliyle Allah dostudur. Aynı anda birden fazla yerde gözükmesi gibi kerametleri olmuş. Şimdiki ahiret için dünyada hizmet etmek felsefesinin yani hizmet hareketinin mimarıdır. İslam filozofu da denebilir.



    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    _____________________________
  • Yüzbaşı
    427 Mesaj
    Rusya ve uzantsi ulkelerde azerbaycanda nurcular pek hos karsilanmaz nedeni neyse odur tr nin dini islam oldugundan



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    _____________________________
  • Yüzbaşı
    306 Mesaj
    Kürt teali cemiyetine üye olmuş birini tartışmak derken ?
  • Çavuş
    40 Mesaj
    Geri kalmış bir, ortaçağ adamından başka bir şey değildir.



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • Yüzbaşı
    363 Mesaj
    Dünya, büyük bir manevî buhran geçiriyor. Manevî temelleri sarsılan garb cem'iyeti içinde doğan bir hastalık, bir veba, bir taun felâketi gittikçe yeryüzüne dağılıyor. Bu müdhiş sâri illete karşı, İslâm cem'iyeti ne gibi çarelerle karşı koyacak? Garbın çürümüş, kokmuş, tefessüh etmiş, bâtıl formülleriyle mi? Yoksa İslâm cem'iyetinin ter ü taze iman esaslarıyla mı? Büyük kafaları gaflet içinde görüyorum. İman kal'asını, küfrün çürük direkleri tutamaz. Onun için, ben yalnız iman üzerine mesaîmi teksif etmiş bulunuyorum.
    Risale-i Nur'u anlamıyorlar yahut anlamak istemiyorlar. Beni, skolastik bataklığı içinde saplanmış bir medrese hocası zannediyorlar. Ben, bütün müsbet ilimlerle, asr-ı hazır fen ve felsefesiyle meşgul oldum. Bu hususta en derin mes'eleleri hallettim. Hattâ bu hususta da bazı eserler te'lif eyledim. Fakat ben, öyle mantık oyunları bilmiyorum. Felsefe düzenbazlıklarına da kulak vermem. Ben, cem'iyetin iç hayatını, manevî varlığını, vicdan ve imanını terennüm ediyorum. Yalnız Kur'anın tesis ettiği tevhid ve iman esası üzerinde işliyorum ki İslâm cem'iyetinin ana direği budur. Bu sarsıldığı gün, cem'iyet yoktur.
    Bana "Sen şuna buna niçin sataştın?" diyorlar. Farkında değilim. Karşımda müdhiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor. İçinde evlâdım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeğe, imanımı kurtarmağa koşuyorum. Yolda biri beni kösteklemek istemiş de, ayağım ona çarpmış. Ne ehemmiyeti var? O müdhiş yangın karşısında bu küçük hâdise bir kıymet ifade eder mi? Dar düşünceler! Dar görüşler!
    Beni, nefsini kurtarmayı düşünen hodgâm bir adam mı zannediyorlar? Ben, cem'iyetin imanını kurtarmak yolunda dünyamı da feda ettim, âhiretimi de. Seksen küsur senelik bütün hayatımda dünya zevki namına bir şey bilmiyorum. Bütün ömrüm harb meydanlarında, esaret zindanlarında, yahut memleket hapishanelerinde, memleket mahkemelerinde geçti. Çekmediğim cefa, görmediğim eza kalmadı. Divan-ı Harblerde bir câni gibi muamele gördüm, bir serseri gibi memleket memleket sürgüne yollandım. Memleket zindanlarında aylarca ihtilattan men'edildim. Defalarca zehirlendim. Türlü türlü hakaretlere maruz kaldım. Zaman oldu ki, hayattan bin defa ziyade ölümü tercih ettim. Eğer dinim intihardan beni men'etmeseydi, belki bugün Said topraklar altında çürümüş gitmişti.
    Benim fıtratım, zillet ve hakarete tahammül etmez. İzzet ve şehamet-i İslâmiye beni bu halde bulunmaktan şiddetle men' eder. Böyle bir vaziyete düşünce, karşımda kim olursa olsun, isterse en zalim bir cebbar, en hunhar bir düşman kumandanı olsa tezellül etmem. Zulmünü, hunharlığını onun suratına çarparım. Beni zindana atar, yahut i'dam sehpasına götürür, hiç ehemmiyeti yoktur. -Nitekim öyle oldu.- Bunların hepsini gördüm. Birkaç dakika daha o hunhar kumandanın kalbi, vicdanı zulümkârlığa dayanabilseydi, Said bugün asılmış ve masumlar zümresine iltihak etmiş olacaktı.
    İşte benim bütün hayatım böyle zahmet ve meşakkatle, felâket ve musibetle geçti. Cem'iyetin imanı, saadet ve selâmeti yolunda nefsimi, dünyamı feda ettim. Helâl olsun. Onlara beddua bile etmiyorum. Çünki bu sayede Risale-i Nur, hiç olmazsa birkaç yüzbin, yahut birkaç milyon kişinin -adedini de bilmiyorum ya, öyle diyorlar. Afyon Savcısı beşyüz bin demişti. Belki daha ziyade- imanını kurtarmağa vesile oldu. Ölmekle, yalnız kendimi kurtaracaktım, fakat hayatta kalıp da zahmet ve meşakkatlere tahammül ile bu kadar imanın kurtulmasına hizmet ettim. Allah'a bin kerre hamdolsun.
    Sonra, ben cem'iyetin iman selâmeti yolunda âhiretimi de feda ettim. Gözümde ne Cennet sevdası var, ne Cehennem korkusu. Cem'iyetin, yirmibeş milyon Türk cem'iyetinin imanı namına bir Said değil, bin Said feda olsun. Kur'anımız yeryüzünde cemaatsiz kalırsa Cennet'i de istemem; orası da bana zindan olur. Milletimizin imanını selâmette görürsem, Cehennem'in alevleri içinde yanmağa razıyım. Çünki vücudum yanarken, gönlüm gül-gülistan olur.

    Tarihçe-i Hayat
    Bediüzzaman Said Nursî



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    Dilimiz sussa, gönlümüz konuşsa seninle…
    Söyleyecek çok şey var; ben susayım, sen dinle…




  • Yüzbaşı
    764 Mesaj
    Anlamadığım bişey var bu adam Kurtuluş Savaşı'nda hangi cephede savaştı ?

    Birisi bana bunun cevabını vermeli savaşmadıysa neden savaşmadı ?
    |
    |
    _____________________________
  • Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
    Tarih kahramanları asanlar tarafından yazılır.
    |
    |
    _____________________________
  • Yüzbaşı
    427 Mesaj
    Hizmetciler dolmus gene konuya.bunlara gore cumhuriyete kim karsi ufak muhalefetlik yapmissa o zaman kahramandir.akdeniz ege asillilarda trakya asillilarda gorulmez bu karadenizdede belli yerler haric cikmaz ic anadolu belli yerlerde geri kalanlar iste.ha bu illerdekuler batida okur gelir is kurar ogretmenlik falan yapar.ayni devletin kurallaru altinda said nursi bunlarin bahanesi bunlar ataturku tc yi sevmiyoruz derler kahramanlarida bellidir.



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    _____________________________
  • Yüzbaşı
    641 Mesaj
    Ne olursa olsun herhangi birini, cemaati, tarihi şahsiyetleri hakaret edercesine, karşı tarafı senin fikrine muhalefet etmesi için kışkırtırcasına yorum yapmamak gerek. Böyle fikirler kutuplaşmaya yol açıyor ve insanlar gerçek bilgiden, gerçek tarihten mahrum kalıyor.



    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    _____________________________
Sayfaya Git:
Sayfa:
Reklamlar
kolayoto.com
Bey Azura
SEO
Canlı Tv izle
üniversite
Bu sayfanın
Mobil sürümü
Mini Sürümü

DHBR1
0,484
1.2.165

Reklamlar
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.