|
Merhaba, Mümkün olduğu kadar deneyimlerimi ve keyfimi paylaşmaya gayret ediyorum. Ben de 1968 doğumluyum ve internet yaygınlaştığından bu yana çizgi roman ve hi-fi forumlarında yazıyorum (ben daha çok çizgi roman ve bilim kurgu kitapları koleksiyoncusuyum, plak ikinci plandadır).. Yazarak iletişim benim için çok daha kıymetli. Aynı zamanda yazar ve senaristim ve yazarken çok keyif alıyorum, konuşmaya tercih ediyorum. Yeni baskı plakların yaygınlaşması bu açıdan yeni iletişim platformları ortamı da sağladığı için ayrıca çok kıymetli. Bu ortama üreticilerin de (basın yayın haricinde daha çok netten) dahil olmaları sevindirici. Keşke DR'la Plak Sohbetleri gibi diziler daha çok yapılsa... Bu programlarda çok yararlı bilgiler ediniyorum. Bunlar bazan uyarıcı olabiliyor! Şöyle ki; Ossi Müzik'ten çıkan "Şimdi 90'lar" plaklarının ilkini aldığımda büyük hayal kırıklığı yaşamıştırm Şarkıların orijinal versiyonları yerine çoğunlukla ikinci (ve bence daha sevimsiz) yeni yorumlarını basmıştı. Dizinin ikinci plağını da aynı anlayışla basmış olduğunu Hakan Eren'le yapılan röportajda öğendim. Ayrıca basılan plaklardaki bazı eserler için yeniden stüdyoya girilip kayıt yapıldığından da bahsetti. Mesela yeni çıkan Oya Bora plağının özü bozulmadan bu şekilde yapıldığını söyledi. Ama ürünün satış vinyetlerinde böyle bir şey yazmıyor! Tam almayı düşünürken hızla vazgeçtim. Ya 20 yıl sonra sanatçıların girip eski müzik üzerine veya yeniden, özünü bozmadan kayıt yapabilmesi mümkün mü? Seveni vardır kuşkusuz ama ben bu şekildeki kayıtları sevmiyorum. Özel nedenlerim yoksa koleksiyona da koymuyorum. Önce orijinal baskılarını bir yeniden çıkarın da, yeniden stüdyoya girmeyi sonra deneyin... Bir Zamanlar plak serisinde de böyle yeni edisyonlar var mıdır merak ediyorum. Biz koleksiyoncular öncelikli olarak orijinal versiyonu orijinal kapaklarıyla alıp rafa koymak isteriz. Gerisi sonra kardeşim... Benzer durum Yapı Kredi ürünü Kaç Yıl Geçti Aradan 1 albümünde de var. Ali Kocatepe'nin yazısında 30 eserin 8'i sözümona özü bozulmadan yeniden yorumlanmış. Oysa bakıyoruz Barış Manço Dağlar Dağlar, Mançoloji albümlerindeki-bana göre- İskender Paydaş'ın o çok kötü Barış Manço müziği ile alakası olmayan düzenlemelerinden alınmış. Mançoloji albümlerini koleksiyonuma özellikle katmadım. Barış'a ihanet gibi gelmişti bana. Ama bu sayede kapıdan giremeyen şeyler pencereden girebiliyor. Benzer durum Orhan Gencebay klasiklerinde de geçerli. Güzelim Ya Evde Yoksan şarkısını plaktan orijinal haliyle dinleme imkanını bulamadan üstadın yaşlanmış sesiyle züğürt tesellisi klasikler albümündeki eski şarkıların yeni düzenlemelerini dinlemek zorunda kalıyoruz.... Hep söylerim, üreticiler mutlaka tüketici anketleri yapmalı. Hem satış, hem kalite düzeyini arttırmanın başka yolu yoktur! Esenlikler Lami |
|
_____________________________
|




Yeni Kayıt

Konudaki Resimler

önceki






kullanıcısına yanıt















