Yarbay
16 Ocak 2005
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
10 üye
Görüntülenme
Toplam: 978 (Bu ay: 3)
Gönderileri

Selam arkadaşlar, ben 2018 yılında bilgisayar mühendisliğinden mezun oldum ve 5-6 senedir sınav dönemlerinde bu bölümü takip ediyorum. Ülkenin siyasi ve ekonomik durumunun kötüleşmesi, işsizliğin artması gibi sebeplerle bu sınavın gençler üzerinde baskısı devamlı artıyor, bunun farkındayım, ama bazı hataları çok sık görüyor gibiyim, ve "circlejerk" denilen bir terim vardır, aynı ortamdaki insanlar devamlı birbirinden aynı şeyleri duya duya bunu gerçek olarak algılamaya başlar, bu durumda bireylerin birbirinden duydukları hep kulaktan kulağa dolaşan, hiç birincil gözden görülmeyen bilgiler olur, ben de bunu yıkma amaçlı bu konuyu açıyorum.


Üniversiteye giriş sınavları az süre içinde çoktan seçmeli soruları en optimal yöntemlerle çözme üzerine kurulu, çoğu genç ve bu yaratıcılığı, detaylı düşünmeyi, açık fikirliliği öldüren bir şey. Çoğunuz için hayatınızın bu kısmı artık geride kaldı, ve bu siyah-beyaz, 1 ya da 0 mentalitesinden çıkma ve yeniden düşünme zamanı geldi.


İlkokuldan üniversiteye kadar olan zamanda hayatınız, seçimleriniz oldukça lineer. İlkokul'da derslerine çalışıp okuyup ortaokula geçersin, aynı şeyi yaparak liseye, sonra aynılarını yaparak üniversiteye, ama hayatın çoğu aslında böyle değil. Daha fazla uzatmadan başlıyorum:


1) Puanlar ve sıralamalar tamamen daha önce üniversite okumamış ve çalışma hayatını görmemiş yeni lise mezunlarına bağlı.

Evet, istisnalar olsa da bu hesaba katılmayacak kadar düşük seviyede. Sınav sonuçları gelen arkadaşlar önceki senenin okul sıralamalarına bakıyor, görüyor 20.000 ile almışlar, kendi sıralaması 19.000 diye burayı yazıyor, seçim kısmının %90'ı bundan ibaret. Okullar objektif bir şekilde ranklenmiyor, 3. parti bir grup uzman şu okul bu okuldan iyidir demiyor, tamamen ama tamamen yeni sınavzedelerin bir önceki senekileri takip etmesiyle oluşan bir sistem bu. Bunu bilmek önemli, çünkü bu 9000 sıralaması olan bir insanın 15.000 yerine 10.000 ile gireceği bir okulu seçmesi gibi bir zorunluluğun hiçbir şekilde olmadığını, hatta bunu düşünmenin çok yanlış olduğunu gösteriyor. Sırf lokasyonu bile daha uygunsa 15.000 seçilebilir, puanınıza yazık falan olmaz, o puanın tek amacı sizin istediğiniz üniversiteye girmeniz, olabildiğince ucundan, taban sıralamaya yakın girebilmek değil.


2) Üniversitelerde ileri seviye mesleki eğitim verilmiyor.

Gördüğüm kadarıyla gençler üniversite eğitiminin meslekleri açısından çok önemli olduğunu, mesleğini yapmayı orada öğreneceklerini, okuldan okula bu eğitimin aşırı değişeceğini düşünüyor.


Ben Koç mezunuyum, okurken MIT mezunu hocalar vardı, dolayısıyla onların müfredatını yakından takip ettiğimiz pek çok ders oldu, ve rahatlıkla söyleyebilirim ki nerede okursanız okuyun öğreneceğiniz bilgiler çok temel ve hiçbir şekilde sizi mesleğinizde iyi yapmayacak, hatta mesleğe hazır hale bile getirmeyecek. Üniversite meslek eğitimi için efektif bir sistem bile değil, özelleşmiş bir eğitim düzeni 2 yılda çok daha fazla şey öğretebilir.


Üniversitenin asıl değeri sosyal açıdan da sizi geliştirmek, alanlarında uzmanlaşmış hocalarla tanışmak, kültürel olarak sizi kuvvetlendirmek, çevrenizi genişletip hayatınız boyunca arkadaşınız olması muhtemel insanları tanımak. Hayatınızda bir daha hiç kendinizle yaşıt, hayattan benzer isteklere sahip, sizle benzer yolları yürüyecek bu kadar fazla insanla bir arada olmayacaksınız, ve bence üniversitenin en değerli yanı da bu. Son olarak şunu da ekleyeyim, akademik başarı iyi öğretmen yapmıyor. 30 senedir cutting edge işlerle uğraşan bir profesörün efektif bir şekilde yazılıma giriş dersi öğretmesini bekleyemezsiniz. Benim gördüğüm master/doktora öğrencilerinin etüt derslerinde anlattıkları çok ama çok daha anlaşılır ve bilgi vericiydi, o yüzden bazı derslere gitmeyip de sadece etütlere giden pek çok öğrenci vardı.


3) Bölümlerin seneler içinde olan sıralama değişimlerinin meslekle doğrudan ilgisi yok.

Korelasyon gösterenler yok değil, mesela inşaat gerçekten kötüleşti, çünkü zaten iğne ipliğine bağlıydı, Türkiye'deki geçici beton sevdasına bakıyordu tamamen, dönemsel değişkenlik göstereceği belliydi, ama mesela hukuka bakalım. Açıkçası sıralamaları çok takip etmedim, ama hukuk sıralamaları muhtemelen hiçbir şekilde mesleki hayattaki değişimleri göstermiyordur. Son 5-6 sene içinde polisler yerlerde sürüklediler, kontrolsüz miktarda mezun verildi, günde 12 saat çalışıp az maaş almak normal sayılmaya başlandı. Eğer bu bölümün sıralaması çok ciddi anlamda düşmediyse bu sıralamalara güven olmayacağını bilebilirsiniz.


En bilgili olduğum bilgisayar mühendisliği özelinde konuşursak bu sıralamaların ve liseliler arasında olan popülerliğin etkisi o kadar komik şekilde yorumlanıyor ki, şaşırıyorum gerçekten. Sıralamaların yükselmesi mezun sayısını artırmıyor, garip garip ne idüğü belirsiz bina üniversitelerinin açtığı bölümler de sektörü etkilemiyor. Bir kere bilgisayar mühendisliği mezununun bir imza yetkisi vs. yok, işverenin umrunda değil senin bilgisayar mühendisliği okuyup okumadığın, yani rekabet açısından bunların da hiçbir etkisi yok. İmza yetkisi olan mesleklerde bu fark yaratır, ama yazılımcı olcaksanız tamamen önemsiz. Sıralamalar sadece ama sadece sizi ilgilendiriyor, bu sıralamaları ne 10 sene öncenin mezunları ne de işverenler biliyor. Kolay bir iş değil, o yüzden kendisine uyumsuz olmasına rağmen yazanlar zaten çok çalışkan değillerse tutunamayacaklar, yani bu sizin düşünmeniz gereken bir faktör değil.


4) Üniversite - yurtdışı imkanı ilişkisi yok denilebilecek seviyede.

Bazı yerlerde bazı Türk okullarını duyanlar olur, ama genel anlamda pek bir önemi yok. Özellikle master/phd vs. için gidilecekse açık ara en önemli etken para. Paranız varsa gidersiniz, bu kadar basit. Tamamen bedava bir okuldan kabul bile alsanız orada yaşamak için gereken para oldukça yüksek, parası olmayanın biriktirip buna yatırması gerekir. Koç için konuşacak olursam mezun olur olmaz gidenlerin büyük çoğunluğu ailesinden yardım alabilen arkadaşlar, sonradan gidenler hep para biriktirip gitti ya da gitmekten vazgeçti. Bunun okulla da çok alakası yok, başarıyla da, 2.4 ortalamalı arkadaş bile TUM'a girdi. Para para para, bunu çok karıştırmayın, hangi okulla daha rahat yurt dışına giderim gibi şeyler düşünmeyin. Erasmus şartları vs anlarım ama mezuniyet sonrası için bir etkisi olmayacak.


5) İneklemek yapabileceğiniz en iyi şey değil.

Bu özellikle akademisyen olmayacaksanız daha da önemli. 4.0 ortalamaya olabildiğince yaklaşmaktan daha önemli şeyler var okulda. Bu derslere gitmeyin, çalışmayın demek değil, sadece tüm üniversite hayatınızı buna adamayın, üzülürsünüz. Klüplerde sosyalleşmek, çevre edinmek, mümkünse part-time çalışmak, kendi kendinize projeler yapmak, sunum yapma/konuşma/özgüven tarzı konularda kendinizi geliştirmek 3.0 yerine 3.5 ortalama yapmaktan daha önemli bence. Hepsini yapabiliyorsanız ne güzel, bunu yapabilenler de var, ama odanıza/kütüphaneye kapanmayın hiçbir şekilde.


Forumda görüyorum kendisine şu kadar çalışacağım her gün diye hedefler koyanlar, bir daha yaşamayacaksınız üniversite hayatını, sonrasında zaten 60 yaşına kadar çalışacaksınız, eğlenmek ile boş bir hayat geçirmek aynı şey değildir, eğlenmeye zaman ayırın.


6) Bölüm seçin, üniversite değil.

Bu çok klasik bir öneri, biliyorum, ve üniversite seçmenin avantajlı olabileceği bazı uç senaryolar da var, ama benim gözlemlediğim forumdaki durum çok daha kötü. Sıralamanızı söyleyin size ne yazacağınızı söyleyim tarzı konular var, kişiler hiç neyden hoşlandıklarını bile yazmadan sıralamasını söylüyor, diğer insanlar da ona okul-bölüm kombinleri söylüyor, ve bu tabi ki 1. maddede bahsettiğim gibi tamamen sıralamayı olabildiğince tabandan girebilecek şekilde kullanmak. Bunu yapmayınca sıralamanın boşa gideceği düşünülüyor, halbuki tam tersine bu yaptığınız sıralamayı boşa götürmek.


Resmen bölüm fark etmeden sıralamasının yettiği her okul-bölüm'ü not alıp bunları yüksekten düşüğe sıralayarak yazan insanlar var. Yapmayın, etmeyin, daha 17-20 yaş aralığındasınız çoğunuz, tüm ömrünüz bununla geçecek, aşırı ciddi bir karar, ama böyle yaparak herhangi bir karar vermemiş, sadece anlamsız sayıları takip etmiş oluyorsunuz. Olacak iş değil gerçekten. Şu anki sevgilim daha iyi yönlendiren olmadığı için böyle yapmış ve ne kadar cahilmişim diye anlatıyor hep o lise son zamanlarını, bunun pişmanlığını hala yaşıyor.


7) İlgili üniversiteden mezun ve mesleğini icra edenler dışında kimseye güvenmeyin.

Gerek bu forumda, gerek ekşi sözlükte, gerek saçma sapan bloglarda gördüğünüz bilgilerin çoğu birinci elden deneyimlememiş, insanların oradan buradan duyduğu saçma sapan şeyler. Bu forum üzerinde kapıştığım çok oldu mesela, sanki yazılımcıymış gibi yazıp da aslında liseli olduğu aşikar olan insanlarla. Yok arkadaşının kuzeni 15000 liraya başlamış, yok eniştesini asgari maaşa almışlar, traş bunlar hep. O arkadaşının kuzeni gelip kendisi anlatsa diyecek ki ben çok uç noktayım, hem şöyle şöyle işler yapmıştım hem de çok şanslıydım, ama gel gör ki bunu anlatan insan sanki normal bir şeymiş gibi anlatıyor, kulaktan kulağa dolaştıkça saçmalaşıyor da saçmalaşıyor.


Ciddi ciddi internetten bulduğu bilgilerle ego kasan çocuklar mevcut burada. Artist artist düpedüz yanlış olan şeyler söylüyor bazıları, cool takılıyor, bazılarınız da artılıyorsunuz, gözlemleyen insanlar da, ki bölümde çoğu insan gözlemci, bunları gerçek sanıyor.



Şu an işyerindeyim, bunu daha da makaleye çevirmek istemiyorum, hızlıca aklıma gelenleri yazdım, sorusu olan varsa elimden geldiğince cevaplarım.

Merhaba arkadaşlar, öncelikle geçmiş olsun, anladığım kadarıyla sınavlar geride kalmış artık. Zorlu ve bir o kadar da heyecanlı bir tercih süreci sizleri bekliyor.


Ben 2018 yılında Koç Bilgisayar Mühendisliği bölümünden mezun oldum ve yıllardır bu dönemde bu bölümde bu konuyu açıyorum.


Farklı olarak başlığa Koç yazmadım bu sefer, çünkü ana temanın Koç Üniversitesi olmasını istemedim. Benim okuduğum, özellikle girdiğim seneden beri pek çok şey değişti, burslu oranı değişti, okulun şu anki öğretim kadrosuna hakim değilim, bildiğim kadarıyla okul çevresindeki bazı sosyal alanlar kapanırken bazı yenileri açıldı ve hatta okul içinde benden sonra yapılan yeni binalar bile mevcut, ama tabi ki cevaplayabileceğim pek çok soru da olacaktır.


Onun haricinde bölüm, okurkenki zorluklar ve mezuniyet sonrası dönem hakkında her türlü sorunuzu sorabilirsiniz.


X okul mu okumalıyım Y mi tarzı sorular sormamanızı rica edeceğim, çünkü bilmiyorum :)

Selam.

Özellikle RTX 30 serisinin duyurulmasıyla bu konuda çok fazla konu açıldığını gördüm, bu konu hakkındaki görüşlerimi belirtmek istedim.


Öncelikle işlemci darboğazını kötü yapan şey nedir?


1) Eğer darboğaz ekran kartında ise, ki dengeli sistemlerde genelde olur, yapılacak şey çok basittir, performans yeterli değilse görüntü ayarları düşürülür. Eğer darboğaz işlemcide ise yapılabilecek çok şey yoktur. Bazı MMORPG oyunlarda, özellikle çekirdek kullanımının optimize olmadığı varyasyonlarda, NPC'leri saklama, fizik ayarlarını düşürme tarzı opsiyonlar olur, ama ancak bu kadar, genel olarak tek çare işlemciyi yükseltmektir.

2) En az ilk madde kadar önemli, belki de günümüz Türkiye'sinde daha da önemli olan şey ise fiyat performans. Ekran kartları bilgisayardaki en pahalı donanımdır, RTX serisiyle bu fark daha da açıldı, örnek göstermek gerekirse benim ekran kartımın fiyatı işlemcimin fiyatının tam 4 katıydı. Durum böyleyken limitleyici faktörün işlemci olması çok akıl kârı değil, özellikle genelde birkaç yüz lira daha vererek bu durumdan kurtulabilirken.

Darboğaz olmaması gibi bir durum yok, özellikle bir oyun belli ayarlarda bile seçilse hem işlemci hem ekran kartı %100 kullanılması için, yine de oyundaki sahneye göre dalgalanmalar olacaktır, illa bir darboğaz olacaktır. Yukarıdaki maddelerden ötürü ekran kartı darboğazı genelde tercih edilir.


Peki bu konunun çıkış amacı nedir? İlk cümlede bahsettiğim gibi RTX 30 serisi.

Nvidia bu seride ekran kartı tarihinde görülmemiş bir çıkış yaptı, fiyatı sabit tutmakla kalmadı, performansı ikiye katladı. Bu benim 2023'te bile BELKİ görürüz diyeceğim bir gelişmeydi. Bu yukarıda ikinci maddede yazdığım işleri biraz değiştirdi. Normalde dengeli bir sistemde, sallıyorum %60 işlemci, %100 ekran kartı kullanılacakken aynı paraya birden bire işlemciyi %100 e çıkarma olanağı sağladı. (Tüm çekirdekler kullanılmaz vs onları saymıyorum, işlemcinin o oyun için tam potansiyelini kullanmasından bahsediyorum)

Ekran kartlarında fiyatlar genelde lineer artarken, işlemcilerde bi yerden sonra gereksiz yükseliyor, ve aynı zamanda da çekirdek sayısı artsa da yine tek çekirdek performansı öyle fazla artmıyor. AMD söylentilerine göre yeni nesil Ryzenlarda performans artışı %20 civarı olacak, bu işlemci için gayet iyi bir gelişme, ama RTX 30 serisinin %100 artışıyla uzaktan yakından alakası yok.

Bu durumda özellikle RTX 20 serisinin beklentileri karşılamaması sebebiyle geride kalmış olan ekran kartı performansının ani yükselişi işleri değiştirecek. %35 işlemci kullanımı normal bir şeyken işlemci kullanımları %80 lere, hatta %100 lere çıkabilecek. Bu illa kötü bir şey demek değil, bu işlemcinizi de tam performans kullanabileceksiniz demek, hem de madde 2 de yazdığım gibi parayı çöpe atmadan. Ekran kartı alıştığınız gibi %100 de değil de %85 de kullanılsın, ne olacak? Bu öyle büyük bir sorun değil ki, tam tersine işlemciyi zorlayabilecek ve çok yüksek fps değerleri alabileceksiniz.

Bunun haricinde elinizde bir tane daha, eskiden çok da çekici olmayan bir seçenek olacak: çözünürlük arttırmak. Ciddi darboğaz durumlarında, ki dediğim gibi gayet iyi performans sahibiyken olan bir darboğaz bu, neredeyse hiç performans kaybı yaşamadan monitörünüzü bir üst çözünürlüğe taşıyabileceksiniz. Bu çok önemli bir gelişme, yavaş yavaş 1440P nin yaygınlaşması ve 1080P'nin popülerliğinin azalmasını işaret eden bir gelişme. Steam verilerine göre 1080P hala %65 civarında kullanımda ve açık ara en popüler çözünürlük, ama 2030 a doğru ilerledikçe değişiklikler gözlemleyeceğiz.

Dikkat edilmesi gereken tek nokta gelecekte yüksek performans alabilmek için işlemcinizi stok soğutucu yerine 3. parti bi soğutucuyla kullanmanız gerektiği, o da halledilir, 200-300 liraya stok soğutucuya fark atan, gayet yeterli soğutucular, hem de bir aldınız mı bir kaç işlemcide birden aynı soğutucuyu kullanabiliyorsunuz.

Ben bu sene RTX 2070 super aldığım için bu heyecana katılamayacağım, ama bilgisayarım donanımı dünyasında heyecanlı gelişmeler bizi bekliyor, o yüzden fena olmayan bir işlemciniz varsa darboğaza çok takılmayın derim, tam tersine işlemci tarafında da paranızın hakkını alabileceksiniz artık.

İsteyenlerle bu konu hakkında tartışmak isterim, iyi günler.
Selam,

Kız arkadaşım için bir bilgisayar alacağım, kendi laptopı çöp durumda. Tam donanım belirlemek biraz zor, çünkü neler oynayacağından emin değil. Bozulmadan önce laptop'ından LoL oynuyordu, onu çalıştıracak pc toplamak da kolay, ama aynı zamanda arada bir hikaye oyunları da oynamak istiyor, ne kadar oynayacak bilmiyorum ama zamanında benle birlikte life is strange oynayıp çok sevmişti, detroit become human tarzı oyunlar da oynamak istiyor. Birkaç defa 3400g'li bir sistem toplayıp vermeyi düşündüm, lol de oynar iş de yapar şeklinde, ama defalarca aklım çelindi, sonuçta başka oyunları sadece oynamıyor değil, oynayamıyor, sonra bir ilan gördüm.

Onun evine yakın olduğu için özellikle dikkatimi çekti, yürüyerek gidip taksiyle sistemi evine götürmek gibi bir seçeneğimiz olacak.

Donanımlar:

gtx 1070 (fotoda büyük bir gigabyte arka panel görüyorum)
ryzen 5 2600
msi b450 (net yazmamış, mATX'dir diye tahmin ediyorum)
256 gb ssd
1 tb hdd
sıvı soğutucu
Biraz eski ama yine de yarısı mesh olan bir kasa.
Corsair 650W (model vermedi)

Sorduğumda 1.5 senelik olduğunu söyledi ve benchmark testleri yokmuş, gidersem gitmeden önce bazı programlar yüklemesini isteyip orada bakmayı düşünüyorum değerlere.

144hz 24'' monitörü de var, monitörle en son kaç olur dediğimde 5250 teklif etti.

Diğer ilanlar ile karşılaştırdığımda fiyatı uygun gözüktü, ama emin de olamadım. Normalde planım ben ona bir kasa alacaktım, o da kendisi taksitle ips panel güzel bir monitör alacaktı. Bu anladığım kadarıyla ips değil, ama birlikte sistem ucuza geliyor gibi. Böyle yaparsak kız arkadaşım borca girmeden kendisi klavye, wifi adapter ve belki hoparlör alabilecek.

Fikirlerinizi belirtirseniz sevinirim.
https://www.teknobiyotik.com/bilgisayar/mini-bilgisayar/teknobiyotik-m1-mini-oyun-bilgisayari.html

Laptoplardan çekmiş bir insan olarak kendime aldığım sistemde geniş ve havadar kasa tercih ettim, fakat bu sistemin görüntüsü kız arkadaşımın çok hoşuna gitti, şirin buldu, fakat hem parça desteği daha zor olur, hem de soğutma performansı daha kötü olur diye çekincelerim oldu. Siz ne düşünüyorsunuz? Aşağıdaki özelleştirme bölümünde bir tane de Asrock b450 anakart bulunmakta boyut olarak uygun olan.
Selam.

Steamden oyun kolu ile daha güzel oynanacağına inandığım bir sürü oyun aldım, önümüzdeki 2 hafta evden çalışacağım için o ara kol siparişi evden veririm diye düşünmüştüm, ama hafta başından beri bakıp duruyorum, yorumu falan olan ürünlerin tamamı çin çakması ürünler, gerçeğini satan yok resmen.

Böyle konular açmam normalde, ama stok sorunu mu var, Türkiye'ye mi gelmiyor ne oluyor anlamıyorum. Resmen gördüğüm, orjinal olduğuna emin olduğum en ucuz xbox controller apple'ın sitesindeydi, hayatımda böyle bir şey görmedim daha önce, o da 1 ay sonra gönderiyormuş:
https://www.apple.com/tr/shop/product/HNKT2Z/A/xbox-kablosuz-oyun-kumandas%C4%B1?afid=p238%7CsNVprFKTW-dc_mtid_187079nc38483_pcrid_102623407830_pgrid_29997875910_&cid=aos-tr-kwgo-pla-btb--slid---product-HNKT2Z/A-TR

Nereden alınıyor arkadaşlar bunlar, forumda diğerleri dandik, bunu alın dendiği için aradım durdum ama neredeyse hiç yok gibi gözüküyor ülkede, çok garip geldi.
Selam. Bu konuyu birkaç senedir üniversite giriş sınavları sonrası açıyorum, kendi sınava girdiğim dönem en çok aradığım konuydu, o yüzden elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorum. Ağustos itibariyle yazılım sektöründe 2. senem bitmiş bulunmakta.

Öncelikle sınava giren herkese hedeflerine ulaşmalarını dilerim.

Soruları olan varsa sorularını okul, bölüm, mezuniyet sonrası hayat ve genel olarak yazılımcılık ile ilgili tutmalarını rica ediyorum. X okulu mu daha iyidir Y mi şeklinde sorularınıza pek cevap vermeyi düşünmüyorum, zira hem çoğunuz güncel durumu benden iyi araştırmışsınızdır, hem de revaçta olan okullar arasında bazılarının söylediği kadar fark olmadığını düşünüyorum.

Şuan işte olduğum için geciktirdiğim zamanlar olabilir ama illa sorularınıza cevap veririm. Bir diğer isteğim de özel bir durum olmadığı sürece özel mesaj yerine buradan yazmayı tercih etmeniz, amaç burada herkesin görebildiği bir platformda deneyimlerimi aktarmak.
Sistemi inventus'tan topladım. Bazı parçalardan kısabilir, daha uygun bir yerden alabilir ya da aynı parçaları tek tek ucuz olarak toplayıp kendim birleştirebilirdim ve muhtemelen sağlam bir fiyat düşüşü olurdu, ama daha fazla bu çılgınlığı yaşamak istemedim. Umarım sorunsuzca hallolur her şey.

Geriye bir tek monitör almak kaldı, onu da getirmesi haftalar sürmeyecek bir yerden LG 27GL850 alarak halletmeyi planlıyorum.

Sistem:





Klavye, fare ve hoparlör dahil 15.455 TL tuttu.

Daha ucuza toplardından başka yorumu olan varsa beklerim, bu geçtiğimiz süreçte yardımcı olan arkadaşlara da teşekkür ederim.
Harcamayı düşündüğüm fiyatın üstünde, daha her parçasına da karar vermedim ve hoparlör de almam gerekiyor, ama birkaç yerden kısarsam aşağı yukarı böyle bir şey almayı düşünüyorum.

Fikrinizi belirtirseniz sevinirim, özellikle parça uyumluluğu hakkında. Sipariş verildiğinde inventus uyarıyor diye duymuştum uyumsuzluk olduğunda, ama yine de sormakta fayda var.

Abi en sevmediğim geyik.

Forumdan kimse üstüne alınmasın, nasıl olduysa 2-3 sene içerisinde leşten öte hale gelen ekşi sözlükte saçma kullanımlarını çok gördüğüm için bu konuyu açıyorum.

İnsanlar öyle bir yazıyor ki sanki karısının kazandığı 2500 de direk kendisine ekleniyormuş gibi. Evlenip de bu işe girilirse olacaklar:


  • Kabul edelim bu maaş skalasındaki insanlar evlendikten kısa süre sonra çocuk yapıyor, yani minimum 3 kişilik olması lazım evin. Hop noldu, vereceğin kira arttı.

  • Ev daha büyük ve daha fazla kişi yaşıyor dedik, hop doğalgaz dahil olmak üzere faturalar arttı, yani direk önce 400 ödüyorsanız artık 200-200 ödüyorsunuz diye bir şey yok.

  • Kadın madem çalışıyor, makyaj malzemesi olacak absürd fiyatlara. Hiç demeyin yapmasın o zaman diye, patronlar anında noldu bakımsız mısın der, diğer kadınlar deli gibi dedikodusunu yapıp taciz eder, her türlü o makyaj malzemesi alınır. Aynı şekilde kadında kıyafete de daha çok dikkat edildiği ve mağazaların da bu durumu sömürmek için kadın kıyafetlerini daha pahalıya sattığını düşünürsek çoktan kişisel harcamaları sizin üstünüze geçti bile, en tutumlu ve bilinçli kadınla evlenseniz bile bu böyle olmak zorunda.

  • En başta çocuk yaptıklarını kabul etmiştik. Şuan çocuk bezleri ve mamaları tek başına sizin kişisel harcamalarınızın üstündedir. Bunun üstüne kadın ya işi bırakıp çocuğa bakar, ya bir bakıcı tutar, ya bir kreşe verir. Hepsi para kaybı, öyle kendi kendine büyümüyor çocuk.

  • Normalde arabaya ihtiyacınız yok, toplu taşımayla işlerinizi halledebiliyor musunuz? Artık var, ne yapacaksınız, çocuğu bir yere bırakmanız gerekse onun toplu taşımayla gidip bırakıp sonra aynı şekilde geri mi bırakacaksınız?


Yalan arkadaşlar hepsi, 2500 lira kazanan iki insanın evlenip çocuk yapıp yaşaması, tek başlarına yaşamalarından daha zor. Ekonomileri birleştirip daha iyi bir yaşam standardı falan yakalamıyorlar, hayatta kalma simülasyonu yaşıyorlar resmen. Hele bir de olur da ayrılsanız olacaklar var, o bambaşka bir felaket, oraya girmiyorum bile.
Hakkında
Konum: İstanbul, Şişli
Forum İmzası:
When one person suffers from a delusion, it is called insanity. When many people suffer from a delusion it is called a Religion.
-Robert M. Pirsig
Temel Bilgiler ve İstatistikler
Aktiflik: Şu anda DH'de değil
Son Giriş: 14 sa. önce
Son Mesaj Zamanı: geçen ay
Mesaj Sayısı: 7.162
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 16.491
İkinci El Bölümü Mesajları: 7
Konularının görüntülenme sayısı: 241.145 (Bu ay: 2.220)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 17.198 (Bu hafta: 5)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Konu Dışı / Off Topic
Mesajları
İkinci El Referansları
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.