Yüzbaşı
29 Haziran 2017
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
Görüntülenme
Toplam: 236 (Bu ay: 0)
Gönderileri

24.000 tl'ye bırakıyorum, yeri anadolu hisarına yakın, son fiyat, ilgilenenler DM.



.

.

.



Diye bir ilanla hâla karşılaşmadım, sanal arsaya falan para yatıran geleceğin milyoneri arkadaşlar acaba ne yapıyor şimdi?

Fiyat hatası olabilir, en düşük amazonda 1500'e aldım bu hafta.


https://m.n11.com/urun/wd-wdbu6y0040bbk-wesn-elements-4-tb-25-usb-30-tasinabilir-disk-722101?magaza=07magaza

Hagininin Galatasaray'da iken attığı bir gol. İstanbulspor veya o ayarda bir takıma karşı olabilir.

Hagi sakatlanıp kulübeye beni değiştir işareti yapıyor, bir yandan da oyunun duraklamasını bekleyip yavaş yavaş yürüyor . Hagi'nin durumunu fark etmeyen birisi ona pas atıyor. Hagi top gelince bir anda etrafına bakıyor ve depar için önünün müsait olduğunu görüp koşuyor, kaleciyle karşı karşıya kalıp golü atıyor, gol sevincini toplayarak yaşıyor ve oyuncu değişikliği hemen golden sonra gerçekleşiyor.

Zam ne kadar olur beyler? Şubatta muayene sürem doluyo, beklesem mi yoksa Aralık'ta mı yaptırsam, veya birkaç sene yaptırmadan mı acaba...

Vergiler için yeniden değerleme oranı %120, muayene için de aynı mı olur ki? Veya illa zam gelir mi? Duyumu olan var mı?

Fikrin çıkış noktası zelenski'ye gelen küçümseyici yorumlar. 


Aşağıdaki anlattıklarım sadece varsayım, ütopya. kimseyi yerdiğim veya yücelttiğim yok, tatlı bir düş kuruyorum. Şu an vaziyetin tam tersi olduğu iddiam da yok. Cem Yılmazı tanımam. Başka isimlerle de düşünülebilir, Kemal Sunal dahil. 


--------


Komedyen deyince ülkemizde akla gelen ilk isim Cem Yılmaz. Varsayalım önümüzdeki seçim aday oldu ve seçildi. Nasıl bir yönetim sergilerdi? 


* Adam zaten zengin ve tırnaklarıyla kazıyarak kazandı. Bu sebeple sonradan görme kimi kasaba bel bşk'ları, rektörler gibi devlet bütçesinden lüks ve israf harcamaları yapmayacaktır. Ülkede beğenmeyeni olsa da düşmanlık besleyeni yoktur, bu bahaneyle koruma ordusuyla da dolaşmayacaktır. 


* Adam zaten kendisi vergi rekortmeni olduğundan milyarlar kazanan hiçbir zırlak patrona eyvallahı olmayacak, vergi affı yapmayacaktır. Daha adil bir vergi sistemi getirecektir.


* Siyasete atılmak ve orada tutunmak için seçim bütçesine ihtiyaç duymadığından, partiye yapacağı bağışların karşılığı menfaat bekleyecek ve şımarıklıklarının hoş görülmesini isteyecek zenginler ve patronlar etrafında kümelenemeyecektir. 


* Zaten siyasete mesafeli bir duruşu olduğundan kimseye eyvallahı olmayacaktır. Tekrar seçilip seçilmemesini diğer siyasetçiler kadar umursamayacağından popülist siyaset gütmeyecektir. Kitlelere şirin görünen lüzumsuz hatta zararlı işler yerine orta-uzun vadede ülkenin menfaatine olan icraatleri yapacaktır. 


* Hiçbir konuda uzmanlık iddiası olmadığından, övülmeye ihtiyacı olmadığından bakanları, danışmanları, rektörleri, b.elçileri vs uzmanlardan seçecektir. 


* Siyasi geçmişi olmadığından tarafsız duruşu hakkında hem halkta hem dış dünyada olumlu intiba uyandıracaktır. İcraatlarına sırf muhalif olmak için itiraz gelmeyecek, destek görecektir. 


* Komedyenliğin ayrılmaz parçası olan pratik zekası ve dili kullanabilme becerisiyle diplomatik ilişkileri sağlıklı kurabilecek, istediğini uluslararası alanda daha kolay kabul ettirebilecektir. 

--


Neyse listeye 20 madde daha ekleyebilirim fakat anafikir anlaşılmıştır. Dediğim gibi bu sadece bir ütopya. Eklemeler yapabileceğimiz gibi antitezlerinizi de sunabilirsiniz. Saygılar.

Özet aktarıyorum;


1.Dünya Savaşının 80 yıl öncesi, Napolyon savaşları biteli çok olmamış. Belçika ismi verilen topraklar, Hollanda'dan bağımsızlık kazanmış ve bunun tek sebebi ezeli üçlü rakip İngiltere-Fransa-Almanya arasında bir tampon görevi görmesi ve aralarında denge-çatışmasızlık unsuru olarak bulunmasıydı. Haliyle İsviçre gibi tarafsız bir devlet olarak yaşamını sürdürüyordu. Meşhur kıvılcım, Veliahtın öldürülmesi akabinde yaanan temmuz krizinde İngiltere, taraflara itidal çağrısı ve özellikle Belçikanın toprak bütünlüğünün kendi garantisi altında olduğunu, müdahale edenin burnundan getireceğini söyledi. Sözün muhatabı aslında Almanya idi. Almanya dinlemedi, Fransa'ya savaş açıp beklemediği bir cepheden saldırmak için Belçika'ya girdi. İngiltere'nin kırmızı çizgisi aşılmıştı, şimdi sktim belanı diyerek Almanya'ya karşı savaşa girdi. Abd millet birbirini gırtlaklarken kahve yudumluyor ve artık kimsenin takati kalmadığında devreye giriyor, savaşı bitiren darbeyi vuruyordu. Savaş bittiğinde gerçekten de Almanya belasını bulmuştu.


2.Dünya savaşının hemen öncesi, biti kanlanan Hitler türlü bahanelerle çevresindeki ülkelerden toprak talebinde bulunuyordu. Avusturya, Çekya vs topraklarına katarken, bir yandan ezeli kanlısı Fransa'dan Alsas-Loren'de gözü var, diğer yandan 1. D.S. da kaybettiği be Polonya'da bulunan topraklarda hak iddia ediyordu. İngiltere, tabi en başından uyarıyordu, yapma Hitlercim, etme führercim, oğlum bak git efendi gibi otur.. İlk savaşın galibi ama yine de yorgunu olan İngiltere, savaşı son çare olarak gördüğü için önceki ilhaklara göz yummuştu, Hitlerin de aslında İngiltere ile alıp veremediği yoktu, hatta potansiyel dost ve müttefik olabileceği hayalini kuruyordu. Ama her şeyin bir sınırı vardı. Bak Hitler, Polonya benim garantim altında, eğer dalarsan ciğerini sökerim dedi İngiltere. Almanya Polonya'ya dalınca İngiltere de tükürdüğünü yalamadı. Abd pasifikte savaşta olsa bile Avrupa'ya girmek için yine acele etmiyor, zindeliğini koruyordu. Abd askerleri Normandiya'ya ancak Almanya'nın insan ve ekonomik gücü tükenip yenileceği kesinleşince ayak bastı. Savaş bittiğinde gerçekten de Almanya'nın ciğerlerinde otopsi yapılıyordu.


Ve güncel Rus-Ukrayna savaşı. Ukrayna'nın en samimi ve sesli garantörü, hakiki destekçisi rolünü en başından beri üstlenen İngiltere, bu kez Rusya'ya aynı ikazları yapmakta ve en güçlü yaptırımları uygulamaya başlamış durumda. Abd yine çekirdek çitliyor, ne bok yerseniz yiyin, ben arkanızdayım merak etmeyin mesajı veriyor, yine savaşın sonuna yetişip pastadan pay alacak izlenimi oluşturuyor.


Gidişatı bilmiyorum, geçmişteki açık ve günümüzdeki pasif/örtülü emperyalist tavırlarını da sevmiyorum ama, şunu da görüyorum ki, alemin delikanlısı İngiltere. Brexit yaparken bir bildikleri varmış, bir bok olmaz bunlardan deyip çıkmışlar. Fransa ve Almanya hala avel avel takılırken, Abd sadece kendi çıkarına odaklanmışken Ukrayna'ya en ciddi askeri ve politik desteği veren İngiltere'yi kutluyorum.


Buraya İngiliz propaganda yapmaya gelmedim, okuduğunuz için teşekkürler.

Örneğin bir lastik ölçüsü ele alalım, 205/55 r16 olsun.

205, lastik genişliği, mm olarak.

16, jant çapı, inç olarak. Yahu deminki metrik ölçüye bu niye inç 😟

55 ise ölçü bile değil, sadece oran. Lastik yanağının genişliğe oranı. Nolur yani bunu da ölçüye yazsanız.


Yahu arkadaş şunu hepten metrik ölçüye çevirseniz daha mantıklı ve anlaşılır olmaz mı?

Örnekteki lastiği 205/113/406 desek en azından tüm ölçüleri mm olarak net şekilde bilmiş oluruz.

Merhaba böyle bir konunun özellikle bu günlerde ayrı bir başlığı hak ettiğini düşünüyorum. Daha aktif bir arkadaşa konuyu devredebilirim.


Konuşulabilecek örnek mevzular:

1) Akaryakıtla ilgili kart, firma ve istasyonların kampanyaları

2) Akaryakıt firma ve istasyonları hakkında fikir alışverişi (Yakıt Kalitesi, hizmet, market, vs)

3) Akaryakıt katkı maddeleri

...

Merhaba aşağıda Corolla Dizel 90hl araca ait bir tork tablosu mevcut. Bu tablo bize ne anlatıyor bilen yorumlayabilir mi?

Bu motorda yakıttan tasarruf etmek için ideal nokta;

A) her iki çizginin kesiştiği yer midir? (3100 devirde 110 km hız) Muhtemelen 5. Vites?

B) mavi çizginin zirve yaptığı yer midir? (2600 devir 115 km hız) Muhtemelen 6. Vites?

C) kırmızı çizginin stabil olduğu aralık mıdır? (~110 km hız)

D) Motoru ideal çalıştırma aralığı mavi çizginin üstte olduğu 1800-3100 aralığı mıdır?



Genel sorular:

E) En tasarruflu değer aralığında kullanmak aynı zamanda motor için en faydalı, ömrü uzatan aralık mıdır?

F) dizel motorumu şimdiye kadar okuduğum duyduğum tavsiyeler doğrultusunda 2. vites olsun 5. vites olsun hep 2000 devir civarında kullandım, yanlış mı yaptım?

Döviz alış satış makası özel bankalar 35-40 kuruş

Vakıf ve ziraat 1 tl

Altın alış satış makası özel bankalar 35-40 tl

Bunlar 70 tl.

Olağanüstü bir durum, yüksek piyasa hacmi ve dalgalanma dahi yok üstelik, piyasa ve kurlar yatay.

Yarın bir gün daha büyük kriz olsa en garanti gördüğümüz devlet bankaları en çok mağduriyeti yaşatacak çıkarımı yapıyorum buradan.

Her güne ayrı bir sürprizle uyandığım canım ülkemde daha fazla sömürüye uğramamak adına tasarruflarımı başka bankalara transfer edeceğim.

Hakkında
Konum: Ankara, Keçiören
Temel Bilgiler ve İstatistikler
Aktiflik: Şu anda DH'de değil
Son Giriş: dün
Son Mesaj Zamanı: geçen hafta
Mesaj Sayısı: 491
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 1.099
İkinci El Bölümü Mesajları: 1
Konularının görüntülenme sayısı: 180 (Bu ay: 811)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 1.250 (Bu hafta: 0)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Konu Dışı / Off Topic
Mesajları
İkinci El Referansları
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.