Şimdi Ara

Osmanlı'da Payitahtin Türk nüfusu

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
19
Cevap
0
Favori
368
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri
  • Son Yorum 11 ay
  • Cevaplayan Üyeler 9
  • Konu Sahibinin Yazdıkları 2
  • Ortalama Mesaj Aralığı 7 gün 12 saat 8 dakika
  • Konuya En Çok Yazanlar
  • krstarica (3 mesaj) El Fuego (3 mesaj) Eski Açık Sarı Desene (2 mesaj) NeyzenEfendi (2 mesaj) Koks34 (2 mesaj)
  • Konuya Yazanların Platform Dağılımı
  • Masaüstü (8 mesaj) Mobil (7 mesaj) (2 mesaj) (2 mesaj)
  • @
0 oy
Öne Çıkar
Giriş
Mesaj
  • 1800'lerin sonuna doğru yapılan nüfus sayımına baktigimizda istatistikler genelde Müslüman ve Gayrimuslim nüfus sayımı diye ayrılıyor.Fakat neredeyse hiçbiryerde Türk nufusuna dair bir bilgi yok.Acaba 100-150 yıl öncesine dair İstanbul'daki Türk nufusuna ait bir kaynak kaynakça varmı?

    < Bu ileti Android uygulamasından atıldı >



    |
    |
  • dine göre nüfus sayımını hiç anlayamadım hocam

    < Bu ileti iOS uygulamasından atıldı >
  • arapları da bizim tarafımızda saymışız :d

    < Bu ileti iOS uygulamasından atıldı >
  • Türklük diye bir kavramın o dönemlerde halk üzerinde bir karşılığı yoktu o kavram bile oturmamıştı. Osmanlı'nın ulus bilinci olmamasından mütevellit, Fransız İhtilalinden etkilenmesi kolayca çatırdaması da bu sebepti.


    Türk nüfusu olarak değil, müslüman gayrimüslüman olarak bölünmesi gayet normal.


    Türklük kavramı 1000 yıl sonra belki de ilk defa Mustafa Kemal Atatürk ile hortlatılmış, ulus şuuru tesis edilerek gerçekleştirildi. (Şu bir gerçek, Avrupa'da Osmanlı döneminde TÜrkler olarak bahsediliyordu ancak Osmanlı kendini Türklük'ten ziyade müslüman ve gayrimüslüm olarak sınıflandırıyordu)


    Görüldü ki, milliyetçilik akımından ziyade bir ulus kültürü eksikliği vardı. Bkz. ABD.. Ve var oluşun ancak farklı etnisiteler içerisinde dahi Türklük kavramı ile örtüştürülerek ulus yapısı altında mümkün olunacağına inanıldı. Bu da modern cumhuriyetin doğuşu ile mümkün kılındı.





  • krstarica kullanıcısına yanıt

    1300'lerde bazı Türk beyliklerinde ulus bilinci olduğunu düşünüyorum. Özellikle Karamanoğulları ve Karamanoğlu Mehmet Beyin fermanı bu yönde değerlendirilebilir.

  • Olabilir, münferit şekilde dinsel etkiden daha az etkilenmis beyliklerde diğer kavimlerle olan toplumsal etkileşim daha az olması mumkün.


    Dogrudan Osmanli üzerinden yola çiktım ben. Buna benzer bir mesaji yine gecen gün tarih forumu altinda paylaşmistim.


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • krstarica kullanıcısına yanıt

    Yorumunuz için teşekkür ederim hocam. Osmanlının ben bir İslam federasyonu olduğunu düşünüyorum. Kayıtlarda, tahrir defterlerinde Türk, Ermeni, Acem diye kayıt bulmak imkansız, daha çok Müslim, Gayrimüslim diye kayıt tutulmuş.

  • Evet, katiliyorum. Ben de mesajimda aslinda, dediginize dikkat çekmek istemistim.


    Osmanli kendini muslumanlik ve milliyetçiligi birleştirip tek bir çati altinda kendinden olan ve olmayanlar olarak siniflandiriyordu. Bir nevi bugun ki, Ne mutlu Müslümanim diyene bir anlayişa sahipti. Biz ise modern cumhuriyette Turküm diyoruz.

    Avrupa da ise, Muslumanlik eşittir Türklük olarak gorülüyordu. Ulus bilinci Avrupa'da yeni cağda artik olusmaya hafif hafif baslamisti zaten, (30 yil savaşlarindan sonra) Avrupa iyice sekillenmeye başladi. Ihtilallerde bunlarin sonucunda cikti. Macarlar, çocuklarina masallarinda, "öcü" olarak Türkleri anlatirlarmiş. Grek mitolojik tanricasi, Nyx in masallarda cocuklarina bugun anlatilmasina benziyor.

    Aslinda Turklere, Türk oldugundan daha çok, Avrupalilar Türk oldugunu hatirlatir konumdaydi, Osmanlinin huküm surdugu donemlerde. Bu benim sahsi dusuncem. Farkli gorusler varsa da bilgilenmek isterim.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi krstarica -- 15 Aralık 2021; 17:33:14 >
    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >




  • Vahdettin’in Türk hakkındaki beyanı. Cengiz Özakıncı Twitter’da paylaşmıştı.


    Osmanlı'da Payitahtin Türk nüfusu

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • El Fuego kullanıcısına yanıt

    Bu ifadenin hiç bir kaynağı yoktur, Vahdettin'in El Ahram gazetesine verdiği herhangi bir röportajın kaynağı da yoktur arşivde.

    Asılsız bir iddia.


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • krstarica kullanıcısına yanıt

    Osmanlı beyliğinin kurucusu osman beyinde ulus bilinci olduğunu düşünüyorum Cümle obayı birleştiren bir gazinin ulus bilinci yoksa böyle bir devlet kurması imkansız olacağını düşünüyorum şahsen ben. Osman bey ve orhan gaziden sonra gelen padişahlar tabiki Türklere karşı nedensiz bir şekilde siper alıp arapları benimsemiş bu konuyu bende pek anlamadım aslında




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Koks34 -- 24 Aralık 2021; 14:21:25 >
  • "Kayıtlarda, tahrir defterlerinde Türk, Ermeni, Acem diye kayıt bulmak imkansız"



    Bu Doğru değil Hocam, Buyrun size 1897, 1906 ve 1914 yılında yapılan Nüfus sayımındaki Ermenilerin Nüfusunu vereyim;


    Osmanlı Nüfus Sayımları ve Ermeniler – Türkler ve Ermeniler – Tarih Boyunca Türk-Ermeni İlişkileri (marmara.edu.tr)




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Guest-D67828229 -- 31 Aralık 2021; 19:16:19 >
  • Ermeniler Rumlar hatta Katolikler bile var ama Türk yok müslüman var

    < Bu ileti Android uygulamasından atıldı >
  • El Fuego kullanıcısına yanıt

    ben osmanlının timur olayından sonra Türklere düşman olduğunu düşünüyorum başka bir açıklama bulamıyorum şahsen Timur nerdeyse zafer kazanmak üzereydi osmanlıyı yıkma noktasına getirmişti Timurun emrindeki Türkler osmanlıya karşı savaşa giriştiği için belkide sürgün edilmiş sahip çıkmamış olabilir

  • Koks34 kullanıcısına yanıt

    Kuruluş, yükseliş ve çöküş dönemine bakmak lazım. Basit bir örnek olarak sultanların ve çocuklarının isimleri mesela. Orhan’lardan, Murad’lardan, Cihangir’lerden arab isimlerine dönülmüş. Arab kafası baskınlaşınca devlet ilerlerken hızla gerilemeye ve çökmeye başlamış. Ebu Suud diye şeyhülislam mı olurdu Fatih döneminde? Fetvalarını okuyan bir insan korkudan ölür. Ayrımcılık, nefret, kibir fışkırıyor. Avrupa’ya ilerleyen devlet bir anda geriye dönüp, insanlık tarihinin en karanlık, pis be bataklık coğrafyasını gözüne kestiriyor. Korkudan değil, mezhepsel saplantı ve maliyetler yüzünden. Arablar kabilelere bölünüktür, millet ve ulus kavramı yoktur. Güçlü olan diğerlerini ezer. Bu bizim doğamıza aykırı. Feodalleşmenin tillahı orta dönem Osmanlı’nın çatlak zihniyetidir. Gerçi mevcut iktidar da bunları aratmıyor. Yıldırım’dan bahsetmezler hiç. Varsa yoksa şizofren Abdülhamid. Gericilik başka bir hastalıktır. Abdülhamid’in özbeöz torunu, “dedemle kayıkla boğaza açılırdık, dedem şarabını doyasıya içerdi” diye tv de canlı canlı anlattı. Ama gericiler, “yalan; sultanın kalp gözü açıktı, suçluyu gördüğü an anlardı, o evliyaydı” diye anlatırlar.


    Vahüddiddin abisi Abdülhamid’in denetiminde 33 yıl Beylerbeyi Sarayı’nda yaşamıştır. İdadi, yani “ortaokul” mezunudur. 36 padişah içinde yabancı dil bilmeyen, en korkak (abisinin aşırı baskısı ve korkutmaları etken olabilir), tek pısırık profildir. Yanlışlarla büyüdüğü ve kasten cahil bırakıldığı için yaptığı hatalar da doğaldır. Kendi askeri Mustafa Kemal Paşa’da muhtemelen bu cahilliğinden dolayı kaçmadan kafasının kesilmesine razı olmamıştır.


    Konu çok uzun ve çapaklı. Arablar ve yahudiler genetik olarak akrabadırlar. Ortadoğu ve Arab yarımadasında yaşamışlar ve hiçbir faktörel eylemleri yoktur. Bizim atalarımız 10 binlerce km öteden gelip Avrupa’da hüküm sürmüş, devletler kurup batırmış, göçebe bir halk. Mahalle kavramı fethedilen Bizans sonrasında geçmiş bize. Ama eskiden kalan çadırlararası dedikodu ve söylenti kültürümüzü hiç kaybetmedik. İşin en ironik tarafı Mustafa Kemal ve ekibi Abdülhamid’in kurdurduğu batı standartlarındaki okullarda okumuş, yabancı dil öğrenmiş, Voltaire felan okumuş kişiler. Mantık ve duygu arasındaki farkı keşfedenler Cumhuriyet üzerinde karar kılmışlar ve kurmuşlar. Abdülhamid’in 1944 yılında bloke konulan 44 milyon dolarlık tahvillerini mirasçıları İsviçre’den aldılar. Hiçbiri konuşmuyor. Halil İnalcık ve İlber Ortaylı anlattı.


    Neyse, dediğim gibi. Artık internet var. Şahsı bizi asla ve kat’a çöl maymunlarına çevirip, istediği gibi at koşturamayacak. Gitmesine 1 yıl kaldı. Yurttaşlık bilincine sahip hiç bir kimse bu ülkeyi 3-5 soytarıya ve yabancılara satamayacak. Suriyeliler’de evlerine döndürülecek! Atalarımızda hesap sorma kültürü hiç kaybolmadı.


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >




  • Eski Açık Sarı Desene kullanıcısına yanıt

    Benim kaynağımın iddiasını çürütmekse maksat, iddia sahibine saldırmanız daha iyi olur. Ben sadece paylaştım. Size bu kadar batan nedir anlamadım, ama uğraşmak yerine bloklamak mantıklı. Cengiz Özakıncı gibi birisine saldırın. İyi günler!

    Block!


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • Vereceğim cevaplardan korkup beni engelleyen El Fuego adlı üyeye cevabımdır:

    Verdiği bilginin yanlış ve kaynaksız olduğunu anlatıyorum, alınıp küsme nedenini anlamadım ve komik buldum açıkcası. Cengiz Özakıncı bir tarihçi değil ve bu iddianın kaynağı olarak 1985 isimli Tarih ve Toplum Dergisi'ni gösteriyor fakat bu derginin ilgili basım ayını, sayısını söylememiş tabi ki bir görsel ya da metnin aslı yok.

    Yani bu iddianın kaynağı yok, kaynağı olamayan iddiayı doğru kabul edemeyiz. Bunda küsecek bir şey yok, iyice araştırmadan önünüze gelen her veriye inanmayın naçizane tavsiyemdir.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Eski Açık Sarı Desene -- 1 Ocak 2022; 23:20:37 >
    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.