Şimdi Ara

Ömer Hayyam Rubai'leri

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir (1 Mobil) - 1 Masaüstü1 Mobil
5 sn
20
Cevap
1
Favori
7.683
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj
  • Şu aralar Ömer Hayyam'ın rubailerini okuyorum.Adam çok güzel yazmış.40 yıl düşünsem bitanesini yazamam şahsen.Allah vergisi işte.Bir kaç tanesini sizinle paylaşmak istedim.Adamın yaşam felsefesi kırmızı şarapve sevgili.

    Derde gama yatkın yüreğime acı;
    Bu tutsak cana, garip gönlüme acı;
    Bağışla meyhaneye giden ayağımı,
    Kızıl kadehi tutan elime acı.

    Her sabah yeni bir gün doğarken,
    Bir gün de eksilir ömürden;
    Her şafak bir hırsız gibidir
    Elinde bir fenerle gelen.

    İçin temiz olmadıksan sonra
    Hacı hoca olmuşsun, kaç para!
    Hırka, tespih, post, seccade güzel;
    Ama Tanrı kanar mı bunlara?

    Sen içmiyorsan, içenleri kınama bari;
    Bırak aldatmacayı, iki yüzlülükleri;
    Şarap içmem diye övünüyorsun, ama,
    Yediğin haltlar yanında şarap nedir ki?

    Kim demiş haram nedir bilmez Hayyam?
    Ben haramı helalı karıştırmam:
    Seninle içilen şarap helaldir,
    Sensiz içtiğimiz su bile haram

    Var mı dünyada günah işlemeyen söyle:
    Yaşanır mı hiç günah işlemeden söyle;
    Bana kötü deyip kötülük edeceksen,
    Yüce Tanrı, ne farkın kalır benden, söyle

    Şarabın adı kötüye çıkmış, kendi hoş, Hele bir güzelle içersen daha bir hoş;
    Harammış şarap, olsun, bana göre hava hoş:
    Hem, bana sorarsan, haram olan herşey hoş

    Beni özene bezene yaratan kim? Sen!
    Ne yapacağımı da yazmışın önceden.
    Demek günah işleten de sensin bana:
    Öyleyse nedir o cennet cehennem?

    Ben şarap içiyorum, doğrudur;
    Aklı olan da beni haklı bulur:
    İçeceğimi biliyordu Tanrı,
    İçmezsem Tanrı yanılmış olur

    Sevgili, seninle ben pergel gibiyiz:
    İki başımız var, bir tek bedenimiz.
    Ne kadar dönersem döneyim çevrende:
    Er geç baş başa verecek değil miyiz?

    Camiye gittim, ama Allah bilir niye:
    Ne namaz kılmaya, ne dua etmeye.
    Eskiden bir kilim aşırmıştım camiden:
    O eskidi gittim yenisini yürütmeye.

    Dünya ne verdi sana? Hep dert, hep dert!
    Güzel canın da bir gün elbet.
    Toprağında yeşillikler bitmeden
    Uzan yeşilliğe, gününü gün et.


    Şarap sen benim günüm güneşimsin!
    Öyle bir dolsun ki seninle içim.
    Bir bildik görünce beni sokakta:
    Ne o şarap nereye böyle? desin.

    Girme şu alçakların hizmetine:
    Konma sinek gibi pislik üstüne.
    İki günde bir somun ye, ne olur!
    Yüreğinin kanını iç de boyun eğme.

    Bir damla şarap ver Çin senin olsun;
    Bir yudumu bütün dinlerden üstün.
    Söyle, ne var dünyada şaraptan hoş?
    O acıya tatlılar feda olsun.

    Biz gerçekten bir kukla sahnesindeyiz:
    Kuklacı Felek usta, kuklalar da biz.
    Oyuna çıkıyoruz birer, ikişer ikişer;
    Bitti mi oyun, sandıktayız hepimiz

    Ey güzel, sen ki bana derdi derman edensin;
    Şimdi: "Çekil önümden" diye ferman edersin;
    Senin yüzün canımın kıblesi olmuş bir kez;
    Ne yapsın, kıble mi değiştirsin bu can dersin?

    Bizim şarap içmemiz ne keyfimizden,
    Ne dine, edebe aykırı gitmemizden;
    Bir an geçmek istiyoruz kendimizden:
    İçip içip sarhoş olmamız bu yüzden.

    Hayyam, günahım var diye tasalanma,
    Bunun için dertlere düşmek boşuna.
    Günah olacak ki Tanrı bağışlasın:
    Rahmet neye yarar günah olmayınca.

    Bilmem, Tanrım, beni yaratırken neydi niyetin,
    Bana cenneti mi, cehennemi mi nasip ettin;
    Bir kadeh, bir güzel, bir çalgı bir de yeşil çimen
    Bunlar benim olsun, veresiye cennet de senin.

    Oruç tutup namaz kılmağa kalktım geçende
    Dedim belki öyle ererim dileklerime
    Yazık ki bir kuru yelle bozuldu abdestim
    Bir damla şarapla da orucum gitti güme.



    _____________________________




  • quote:

    Orjinalden alıntı: azah

    Şu aralar Ömer Hayyam'ın rubailerini okuyorum.Adam çok güzel yazmış.40 yıl düşünsem bitanesini yazamam şahsen.Allah vergisi işte.Bir kaç tanesini sizinle paylaşmak istedim.Adamın yaşam felsefesi kırmızı şarapve sevgili.

    Derde gama yatkın yüreğime acı;
    Bu tutsak cana, garip gönlüme acı;
    Bağışla meyhaneye giden ayağımı,
    Kızıl kadehi tutan elime acı.

    Her sabah yeni bir gün doğarken,
    Bir gün de eksilir ömürden;
    Her şafak bir hırsız gibidir
    Elinde bir fenerle gelen.

    İçin temiz olmadıksan sonra
    Hacı hoca olmuşsun, kaç para!
    Hırka, tespih, post, seccade güzel;
    Ama Tanrı kanar mı bunlara?

    Sen içmiyorsan, içenleri kınama bari;
    Bırak aldatmacayı, iki yüzlülükleri;
    Şarap içmem diye övünüyorsun, ama,
    Yediğin haltlar yanında şarap nedir ki?

    Kim demiş haram nedir bilmez Hayyam?
    Ben haramı helalı karıştırmam:
    Seninle içilen şarap helaldir,
    Sensiz içtiğimiz su bile haram

    Var mı dünyada günah işlemeyen söyle:
    Yaşanır mı hiç günah işlemeden söyle;
    Bana kötü deyip kötülük edeceksen,
    Yüce Tanrı, ne farkın kalır benden, söyle

    Şarabın adı kötüye çıkmış, kendi hoş, Hele bir güzelle içersen daha bir hoş;
    Harammış şarap, olsun, bana göre hava hoş:
    Hem, bana sorarsan, haram olan herşey hoş

    Beni özene bezene yaratan kim? Sen!
    Ne yapacağımı da yazmışın önceden.
    Demek günah işleten de sensin bana:
    Öyleyse nedir o cennet cehennem?

    Ben şarap içiyorum, doğrudur;
    Aklı olan da beni haklı bulur:
    İçeceğimi biliyordu Tanrı,
    İçmezsem Tanrı yanılmış olur

    Sevgili, seninle ben pergel gibiyiz:
    İki başımız var, bir tek bedenimiz.
    Ne kadar dönersem döneyim çevrende:
    Er geç baş başa verecek değil miyiz?

    Camiye gittim, ama Allah bilir niye:
    Ne namaz kılmaya, ne dua etmeye.
    Eskiden bir kilim aşırmıştım camiden:
    O eskidi gittim yenisini yürütmeye.

    Dünya ne verdi sana? Hep dert, hep dert!
    Güzel canın da bir gün elbet.
    Toprağında yeşillikler bitmeden
    Uzan yeşilliğe, gününü gün et.


    Şarap sen benim günüm güneşimsin!
    Öyle bir dolsun ki seninle içim.
    Bir bildik görünce beni sokakta:
    Ne o şarap nereye böyle? desin.

    Girme şu alçakların hizmetine:
    Konma sinek gibi pislik üstüne.
    İki günde bir somun ye, ne olur!
    Yüreğinin kanını iç de boyun eğme.

    Bir damla şarap ver Çin senin olsun;
    Bir yudumu bütün dinlerden üstün.
    Söyle, ne var dünyada şaraptan hoş?
    O acıya tatlılar feda olsun.

    Biz gerçekten bir kukla sahnesindeyiz:
    Kuklacı Felek usta, kuklalar da biz.
    Oyuna çıkıyoruz birer, ikişer ikişer;
    Bitti mi oyun, sandıktayız hepimiz

    Ey güzel, sen ki bana derdi derman edensin;
    Şimdi: "Çekil önümden" diye ferman edersin;
    Senin yüzün canımın kıblesi olmuş bir kez;
    Ne yapsın, kıble mi değiştirsin bu can dersin?

    Bizim şarap içmemiz ne keyfimizden,
    Ne dine, edebe aykırı gitmemizden;
    Bir an geçmek istiyoruz kendimizden:
    İçip içip sarhoş olmamız bu yüzden.

    Hayyam, günahım var diye tasalanma,
    Bunun için dertlere düşmek boşuna.
    Günah olacak ki Tanrı bağışlasın:
    Rahmet neye yarar günah olmayınca.

    Bilmem, Tanrım, beni yaratırken neydi niyetin,
    Bana cenneti mi, cehennemi mi nasip ettin;
    Bir kadeh, bir güzel, bir çalgı bir de yeşil çimen
    Bunlar benim olsun, veresiye cennet de senin.

    Oruç tutup namaz kılmağa kalktım geçende
    Dedim belki öyle ererim dileklerime
    Yazık ki bir kuru yelle bozuldu abdestim
    Bir damla şarapla da orucum gitti güme.










    bu adam ayyaşın biri ayrıca zevk düşkünü
    _____________________________




  • Okuyunca şarap içesi gelior adamın.
    _____________________________
  • quote:

    Orjinalden alıntı: Mİhail_Gorbacov


    quote:

    Orjinalden alıntı: azah

    Şu aralar Ömer Hayyam'ın rubailerini okuyorum.Adam çok güzel yazmış.40 yıl düşünsem bitanesini yazamam şahsen.Allah vergisi işte.Bir kaç tanesini sizinle paylaşmak istedim.Adamın yaşam felsefesi kırmızı şarapve sevgili.

    Derde gama yatkın yüreğime acı;
    Bu tutsak cana, garip gönlüme acı;
    Bağışla meyhaneye giden ayağımı,
    Kızıl kadehi tutan elime acı.

    Her sabah yeni bir gün doğarken,
    Bir gün de eksilir ömürden;
    Her şafak bir hırsız gibidir
    Elinde bir fenerle gelen.

    İçin temiz olmadıksan sonra
    Hacı hoca olmuşsun, kaç para!
    Hırka, tespih, post, seccade güzel;
    Ama Tanrı kanar mı bunlara?

    Sen içmiyorsan, içenleri kınama bari;
    Bırak aldatmacayı, iki yüzlülükleri;
    Şarap içmem diye övünüyorsun, ama,
    Yediğin haltlar yanında şarap nedir ki?

    Kim demiş haram nedir bilmez Hayyam?
    Ben haramı helalı karıştırmam:
    Seninle içilen şarap helaldir,
    Sensiz içtiğimiz su bile haram

    Var mı dünyada günah işlemeyen söyle:
    Yaşanır mı hiç günah işlemeden söyle;
    Bana kötü deyip kötülük edeceksen,
    Yüce Tanrı, ne farkın kalır benden, söyle

    Şarabın adı kötüye çıkmış, kendi hoş, Hele bir güzelle içersen daha bir hoş;
    Harammış şarap, olsun, bana göre hava hoş:
    Hem, bana sorarsan, haram olan herşey hoş

    Beni özene bezene yaratan kim? Sen!
    Ne yapacağımı da yazmışın önceden.
    Demek günah işleten de sensin bana:
    Öyleyse nedir o cennet cehennem?

    Ben şarap içiyorum, doğrudur;
    Aklı olan da beni haklı bulur:
    İçeceğimi biliyordu Tanrı,
    İçmezsem Tanrı yanılmış olur

    Sevgili, seninle ben pergel gibiyiz:
    İki başımız var, bir tek bedenimiz.
    Ne kadar dönersem döneyim çevrende:
    Er geç baş başa verecek değil miyiz?

    Camiye gittim, ama Allah bilir niye:
    Ne namaz kılmaya, ne dua etmeye.
    Eskiden bir kilim aşırmıştım camiden:
    O eskidi gittim yenisini yürütmeye.

    Dünya ne verdi sana? Hep dert, hep dert!
    Güzel canın da bir gün elbet.
    Toprağında yeşillikler bitmeden
    Uzan yeşilliğe, gününü gün et.


    Şarap sen benim günüm güneşimsin!
    Öyle bir dolsun ki seninle içim.
    Bir bildik görünce beni sokakta:
    Ne o şarap nereye böyle? desin.

    Girme şu alçakların hizmetine:
    Konma sinek gibi pislik üstüne.
    İki günde bir somun ye, ne olur!
    Yüreğinin kanını iç de boyun eğme.

    Bir damla şarap ver Çin senin olsun;
    Bir yudumu bütün dinlerden üstün.
    Söyle, ne var dünyada şaraptan hoş?
    O acıya tatlılar feda olsun.

    Biz gerçekten bir kukla sahnesindeyiz:
    Kuklacı Felek usta, kuklalar da biz.
    Oyuna çıkıyoruz birer, ikişer ikişer;
    Bitti mi oyun, sandıktayız hepimiz

    Ey güzel, sen ki bana derdi derman edensin;
    Şimdi: "Çekil önümden" diye ferman edersin;
    Senin yüzün canımın kıblesi olmuş bir kez;
    Ne yapsın, kıble mi değiştirsin bu can dersin?

    Bizim şarap içmemiz ne keyfimizden,
    Ne dine, edebe aykırı gitmemizden;
    Bir an geçmek istiyoruz kendimizden:
    İçip içip sarhoş olmamız bu yüzden.

    Hayyam, günahım var diye tasalanma,
    Bunun için dertlere düşmek boşuna.
    Günah olacak ki Tanrı bağışlasın:
    Rahmet neye yarar günah olmayınca.

    Bilmem, Tanrım, beni yaratırken neydi niyetin,
    Bana cenneti mi, cehennemi mi nasip ettin;
    Bir kadeh, bir güzel, bir çalgı bir de yeşil çimen
    Bunlar benim olsun, veresiye cennet de senin.

    Oruç tutup namaz kılmağa kalktım geçende
    Dedim belki öyle ererim dileklerime
    Yazık ki bir kuru yelle bozuldu abdestim
    Bir damla şarapla da orucum gitti güme.










    bu adam ayyaşın biri ayrıca zevk düşkünü


    Evet ama bu kadarda boş bir adam diil bence.
    _____________________________




  • Hiç anlamam şarap satanları Satıpta daha güzel malmı alacak gibisinden bi sözü mest etmişti beni

    adam gününü yaşamış.. ilk "carpe diem" cilerden galiba
  • abi konunun basini niye alinti yapiyorsunuz uzun konu olsa neysede ztn kisacik

    Ömer Hayyam
    _____________________________
    psn
    acaltun17
  • Adam güzel anlatmış ama anlayanın az oldugu aşikar.Eger anladıgınızı zannettiginiz şeyin içinde "şarap" yada "inançsızlık" kelimesi geçiyorsa bilinki, anlamamışsınız.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Yeraltından Notlar -- 16 Temmuz 2007; 16:56:27 >
    _____________________________


    Ruhumun Anısına ; Çünkü Biz Aslında Kaybettiklerimiziz...
  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
  • İnsan son nefese hazır gerekmiş:
    Nasıl ölürse öyle dirilecekmiş.
    Biz her an şarap ve sevgiliyleyiz:
    Böylece dirilirsek işimiz iş.

    quote:

    Hiç anlamam şarap satanları Satıpta daha güzel malmı alacak gibisinden bi sözü mest etmişti beni

    adam gününü yaşamış.. ilk "carpe diem" cilerden galiba


    Dünyaları depişmem kızıl şaraba;
    Ay da ondan sönük; çoban yıldızı da.
    Şarap satanların aklına şaşarım:
    Ondan iyi ne var alınacak dünyada?
    _____________________________
  • tek kelimeyle süper bazılarını ezberebilirim içki ortamında süper olur
    _____________________________
  • şarap edebiyatta bir simgedir

    ilahi aşk,dervişi sarhoş eden Allah sevgisi anlamına gelir

    sarhoş:Allah aşkıyla kendinden geçen kişi

    tasavvuf kavramları anlaşılmazsa sanatçıların sözleri anlaşılamaz

    örn:

    fuzuli genc-i afiyet buldu meyhane küncinde
    mübarek mülktür ol mülk,viran olmasın ya Rab!

    günümüz türkçesiyle

    fuzuli meyhane köşesinde sağlık hazinesi buldu,ya Rab orası mübarek bir mekandır

    Gerçek anlamı:

    meyhaneden kasıt tekkedir...

    fuzuli sağlık hazinesini ilahi aşk yoluyla orada buldu ve onun için tekke mübarektir.


    [bkz. lise2 edebiyat kitabı meb]



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi woodmetal -- 16 Temmuz 2007; 20:06:13 >
    _____________________________
    İnsanlar tuhaftır; fena bir şey yapmakta olduklarını hissedecek olurlarsa, mutlaka en evvel vicdanlarını susturacak bir sebep bulurlar.
  • İçeriğinde Kadere isyan ve Allah'a küfür var..

    Öbür tarafta yazdıklarının cevabını alıyordur..
    _____________________________
  • quote:

    Orjinalden alıntı: budden

    İçeriğinde Kadere isyan ve Allah'a küfür var..

    Öbür tarafta yazdıklarının cevabını alıyordur..


    Allah'a küfür yok.Adam sadece körü körüne inanmak yerine dini yargılamış.
    _____________________________
  • bu adam tam bir TASAVVUF ehli'dir yaa ben bu rubai'leri 16 ya$imdan beri okuyorum beni $arapla dost eden HAYYAM abim

    BE HEY DÜRZÜ

    Ne ararsın ALLAH ile aramda..
    Sen kimsin ki orucumu sorarsın .?
    Hakikaten gözün yoksa haramda...
    Başı açığa niye türban sorarsın.?
    Rakı şarap içiyorsam sana ne..
    Yoksa kimseye bir zararım içerim.
    İkimizde gelsek kıldan köprüye..
    Ben dürüstsem sarhoşkende geçerim.

    Esir iken mümkün müdür ibadet..?
    Yatıp kalkıp Atatürk'e dua et.
    Senin gibi dürzülerin yüzünden..
    Dinindende soğuyacak bu millet.

    İşgaldeki hali sakın unutma..
    Atatürk'e dil uzatma sebepsiz.
    Sen anandan gene çıkardın amma..
    Baban kimdi bilemezdin Şerefsiz.

    Neyzen Tevfik

    NEYZEN TEVFIK te mükemmel bir insandir

    Neyzen Tevfik o akşam biraz fazla kaçırmıştı, çakırkeyifti. İki yana yalpalayarak giderken iki kişinin yan yana geçemeyeceği dar bir sokakta bir adamla karşılaştı. -Müsaade edin de geçeyim, dedi. Adam aksi birisiydi:

    -Kime kafa tutuyorsun, babalık? Ben senin gibi ciğeri iki para etmez birisine yol vermem. Neyzen Tevfik yana çekildi:

    -Ben veririm!..

    i$te böyle yufka yürekli bir insan

     Ömer Hayyam Rubai'leri
    _____________________________
    Haydi Bastır GALATASARAY En büyüksün GALATASARAY
    Yönetim futbolcu TARAFTAR Şampiyonsun GALATASARAY
    inşallah




  • Ömer Hayyam güzel adammış, matematik falan biliyormuş da kader hakkında hiç bir şey bilmiyormuş. peh...

    quote:

    Beni özene bezene yaratan kim? Sen!
    Ne yapacağımı da yazmışın önceden.
    Demek günah işleten de sensin bana:
    Öyleyse nedir o cennet cehennem?
    _____________________________
  • quote:

    Orjinalden alıntı: OKUR13

    Neyzen Tevfik o akşam biraz fazla kaçırmıştı, çakırkeyifti. İki yana yalpalayarak giderken iki kişinin yan yana geçemeyeceği dar bir sokakta bir adamla karşılaştı. -Müsaade edin de geçeyim, dedi. Adam aksi birisiydi:

    -Kime kafa tutuyorsun, babalık? Ben senin gibi ciğeri iki para etmez birisine yol vermem. Neyzen Tevfik yana çekildi:

    -Ben veririm!..

    i$te böyle yufka yürekli bir insan

     Ömer Hayyam Rubai'leri



    o hikaye Neyzen Tevfik'in değil Diyojen'indir.

    "Dünya nimetlerine ehemmiyet vermeyen yaşayış ve felsefesiyle ünlü filozof Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta zenginliğinden başka hiçbir şeyi olmayan kibirli bir adamla karşılaşır. İkisinden biri kenara çekilmedikçe geçmek mümkün değildir. Mağrur zengin, hor gördüğü filozofa:

    - `Ben bir serserinin önünden kenara çekilmem` der. Diyojen, kenara çekilerek gayet sakin şu karşılığı verir:

    - `Ben çekilirim.`"
    _____________________________




  • HAYIR NEYZEN TEVFIK'indir hemencik yabanciyi sokuyorsun araya peki onun oldugu kesin mi
    o neyzenden çalmi$tir belki ikiside benzer bir$ey ya$ami$tir
    _____________________________
    Haydi Bastır GALATASARAY En büyüksün GALATASARAY
    Yönetim futbolcu TARAFTAR Şampiyonsun GALATASARAY
    inşallah
  • quote:

    Orjinalden alıntı: DefuseR

    Ömer Hayyam güzel adammış, matematik falan biliyormuş da kader hakkında hiç bir şey bilmiyormuş. peh...

    quote:

    Beni özene bezene yaratan kim? Sen!
    Ne yapacağımı da yazmışın önceden.
    Demek günah işleten de sensin bana:
    Öyleyse nedir o cennet cehennem?



    Ömer Hayyam bilinmeyene ilk kez "x" demiştir."x" sanırım ibranicede(farçada olabilir) şey demektir ve bu kullanımı Ömer Hayyam yaparak bugünkü haline gelmesini sağlamıştır.
    _____________________________
  • Beni özene bezene yaratan kim? Sen!
    Ne yapacağımı da yazmışın önceden.
    Demek günah işleten de sensin bana:
    Öyleyse nedir o cennet cehennem?

    şeytan da beni sen azdırdın dediği için yüce rabbimizin yanından kovuldu isterseniz açın mesneviyi okuyun çokda harika bir üslupla anlatmış bu olayı.ayrıca kader meselesine gelince kaderimizi kendimiz yazarımız kaderde yazdığı için olmaz. mesela diyelim ki adamın birisi çukura doğru gidiyor bizde deriz ki düşecek şimdi biz düşecek dediğimiz için mi düştü yoksa onun düşeceğini tahmin ettiğimiz için mi biz düşecek dedik? veya görevli 4,05 de tren gelecek diyor şimdi adam 4,05 de tren gelecek dediği için mi tren geldi yoksa tren zaten geleceği için mi adam 4,05 de gelecek dedi? rabbimizde bunu tahmin de ötesi olarak bilir.diğer paragraflarını okumadım zaten oldukça saçma bi yazı bence değmez okunmaya




  • Bizim matcının dediğine göre pascal üçgenini bu adam bulmuş.
    _____________________________
    yönetim naber.
  • ellerine sağlık konuyu açanın
    _____________________________
    "Eli ile çalışan işçidir, eli ve aklı ile çalışan ustadır; eli aklı ve ruhu ile çalışan sanatkardır."
  • 
Sayfa: 1
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.