Şimdi Ara

KATİL VE TERÖRİST YOSUN ALARMI

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir (1 Mobil) - 1 Masaüstü1 Mobil
5 sn
3
Cevap
0
Favori
214
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
0 oy
Öne Çıkar
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj

  • Wanted
    Caulerpa taxifolia
    Katil Yosun,Görürüseniz bize bildirin.….
    For Protecting our seas
    http://www.tudav.org/biolojical_invasion.htm

    ARKADAŞLAR AKDENİZDE SÜREKLİ YAYILMAYA DEVAM EDEN VE KATİL OLARAK ADLANDIRILAN ALGLER Caulerpa racemosa VE Caulerpa taxifolia' YA DİKKAT EDELİM.FRANSA BAŞTA OLMAK ÜZERE BİR BİR ÇOK AVRUPA ÜLKESİNDE DEVLET BALIKÇILARA VE YAT SAHİPLERİNE BİLGİLENDİRME BROŞÜRLERİ DAĞITMAKTA..BU ALGLER ÇOK HIZLI YAYILMAKTA VE DENİZ TABANINI TAMAMEN KAPLAYARAK DİĞER CANLLILAR İÇİN TOKSİK ETKİ YAPAN MADDELER SENTEZLEMEKTEDİRLER..

    EĞER ÜLKEMİZİ VE DOĞAYI SEVİYORSAK BU KONULARI DİKKATE ALALIM VE BİLİNÇLİ OLALIM.ÇEVRE BİLİNCİ EDİNELİM..ÇÜNKÜ GELECEĞİMİZE MİRAS BIRAKACAĞIMIZ EN ÖNEMLİ ŞEY DOĞADIR.

    AŞAĞIDA AYRINTILARI KOYUYORUM.İSTEYEN OKUYABİLİR..

     KATİL VE TERÖRİST YOSUN ALARMI



    Caulerpa racemosa var. turbinata (J. Agardh)

    Photographer: John Huisman (2000). Marine Plants of Australia. University of Western Australia Press, Nedlands, Western Australia,http://www.algaebase.org



    Ulvophyceae sınıfına ait yaklaşık 1000 Caulerpa türü tespit edilmiş olup bu türler genelde sıcak ve tropikal denizleri tercih etmektedirler. Bu türler arasında yer alan Caulerpa taxifolia ve Caulerpa racemosa Akdeniz’de hala yayılışlarını büyük bir hızla sürdürmektedirler. Caulerpa racemosa’nın Akdeniz’de üç değişik varyasyonu bilinmektedir. Bunlardan C. racemosa var. turbinata ve C. racemosa var. lamourouxii 1920’li yıllardan beri Akdeniz kıyılarında nadiren görülmektedir. Ancak 1990’lı yılların başında ortaya çıkan istilacı formu çok kısa bir sürede Akdeniz’in büyük bir kısmına yayılmıştır(1). Caulerpa racemosa varyasyonlarının; Caulerpa scalpelliformis ve Caulerpa mexicana gibi lesepsiyen (Kızıl Deniz göçmeni) göçmen olarak düşünülmesinin yanı sıra, son yılarda yapılan moleküler analizler istilacı formunun C.racemosa ile henüz tanımlanmayan başka bir türün çaprazlaşması (hibrid) sonucu ortaya çıkmış olabileceğine dair bilgiler vermektedir(2). Katil yosun olarak bilinen Caulerpa taxifolia’nın ise Akdeniz’deki orjini üzerine literatürde iki tip hipotez bulunmaktadır. Bunlardan ilki; Caulerpa mexicana’nın Kızıldenizden göçü ve Caulerpa taxifolia’ya metamorfozunu savunurken, ikinci hipotez ise Caulerpa taxifolia’nın Akdeniz’deki bir akvaryum tarafından kazara denize bulaştırıldığını savunmaktadır(3). Ulm Universitesinden Dr. Joerg Wiedenmann’ın dünyanın değişik kıyılarından toplanan Caulerpa taxifolia numuneleri üzerine yaptığı DNA analizleri ikinci hipotezi desteklemektedir (4). Dr.Wiedenmann’nın araştırmalarına göre Manly Limanı-Moreton Körfezi (Avustralya) numuneleriyle Akdeniz’deki Akvaryum numunelerinin DNA analizleri büyük bir benzerlik göstermektedir.

    Caulerpa cinsine ait alglerce üretilen birçok sekonder metabolik madde bulunmaktadır. Ancak bu maddeler arasında en önemlisi seskiterpenoid yapısında olan ve hücre üzerine zehirli etkisi (sitotoksik) özelliği bulunan Caulerpenin isimli salgıdır. Caulerpa türlerince değişik oranlarda salgılanan Caulerpeninin birçok canlının değişik büyüme safhalarına toksik etkisi üzerine birçok araştırma yapılmıştır. Caulerpa taxifolia frondunun (gövde üzerindeki yapraksı yapı) yaş ağırlığının ilkbaharda %0,2 sini ve yaz aylarında %13 ünü Caulerpenin isimli bu sitotoksik madde oluşturmaktadır(5). Caulerpa taxifolianın frond uzunluğu yaz ve sonbahar aylarında 65 cm le maksimum uzunluğa ulaşmaktadır. Bu periyotta, Caulerpa taxifolia nın biyokütlesinin 10 kg yaş ağırlık/m2 değerine ulaştığı saptanmıştır (6). Caulerpenin isimli salgıyı Caulerpa türleri içerisinde en fazla Caulerpa taxifolia’nın salgıladığına yönelik bulgular vardır. Belki de Caulerpa taxifolia güçlü yayılımcı özelliğini bu kimyasal maddeye borçludur. Caulerpeninin en büyük sitotoksik etkisinin Deniz Kestaneleri üzerine olduğu gözlemlenmiştir(7). Bu salgı yüzünden Caulerpa türleri çevresinde yaşayan türler için potansiyel bir tehdit oluşturmaktadır.

    Dr.Barbier ve arkadaşlarının yaptığı çalışmalar ise Caulerpeninin sitotoksik özelliğini kanıtlamıştır. Yapılan çalışma da yaklaşık 10 mM Caulerpeninin SK-N-SH hücre çoğalmasını baskıladığı ve hücre ölümlerinde artışlara neden olduğu gözlenilmiştir. Caulerpenyne le 35 dakika inkübe edilmiş tubulin ve mikrotubul proteinlerinin (hücre içi iskelet yapısına katılan proteinler) polimerizasyonlarında inhibisyon gözlenilmiştir. Çalışmada yine Caulerpeninin tubulin agregasyonuna da neden olduğu ortaya konulmuştur (8). Max Planck Enstitüsü, Kimyasal Ekoloji Bölümünden Dr. George Pohnert ve Dr.Verena Jung’un yaptığı araştırmalar ise katil yosunun kimyasal silahının başka bir yönünü açığa çıkarmıştır. Caulerpa taxifolianın herhangi bir nedenden dolayı yaralanması veya bir parçasının kopması durumlarına karşı bu tür acil bir tepki verip salgılamış olduğu Caulerpenin salgısını daha toksik bir hale getirdiğini gösteren bir makale yayınlamışlardır. Caulerpa taxifolia herhangi bir yaralanma durumunda Caulerpenin molekülü üzerinde bulunan üç asetat grubunu enzimatik olarak uzaklaştırarak daha toksik aldehitsi bir yapı haline dönüşmektedir (9). Bu konu üzerinde Dr.Pohnert hala çalışmalarını sürdürmektedir. Ülkemizde ise Caulerpa türlerinin moleküler biyolojileri ve biyokimyasal özelliklerine ilişkin çalışmalar Dokuz Eylül Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Biyokimya Anabilim Dalı, Dokuz Eylül Üniversitesi, Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü ve Ulm Üniversitesi, Biyoloji Bölümlerinin ortaklaşa hazırladıkları bir proje önerisi Devlet Planlama Teşkilatına (DPT) Nisan-2003’te sunulmuş ve projenin finansmanı için DPT’den yanıt beklenmektedir. Dokuz Eylül Üniversitesinden Levent Çavaş, 09-22 Agustos 2003 tarihleri arasında Ulm Üniversitesinden Dr.Wiedenmann’ın davetlisi olarak Ulm Üniversitesinde Caulerpa türlerinin antioksidan özelliklerine ilişkin araştırmalarda bulunmuştur. Elde edilen verilere göre Caulerpa türlerinin antioksidan özellikleri ışık ve sıcaklık parametrelerine bağımlı olarak çok değişik varyasyonlar gösterdiği saptanmıştır(10). Ülkemizde henüz rastlanmayan ancak rastlanmayacak anlamına da gelmeyen Caulerpa taxifolia’nın yayılış dinamiğini anlamanın en iyi yolu Caulerpa taxifolia’nın fizyolojik ve biyokimyasal özelliklerinin anlaşılmasından geçmektedir. Ülkemizde Caulerpa türlerine ilişkin yeni kayıtlar çok büyük önem taşımakta olup, bu türleri görenlerin aşağıdaki adreslere bildirmeleri büyük önem taşımaktadır. Caulerpa türlerinden kaynaklanacak herhangi bir çevresel tehdidin önüne geçilmesi için bu alanda çalışan tüm üniversite ve kamu kuruluşlarının işbirliği içerisinde çalışmalarını sürdürmeleri gerekmektedir.

    Caulerpa taxifolia

    Kaynak:http://www.isima.fr/ecosim/algue/ctaxi.gif

     KATİL VE TERÖRİST YOSUN ALARMI


    Caulerpa taxifolia

    Kaynak:http://europa.eu.int/comm/research/rtdinfsup/images/sea1b.jpg

     KATİL VE TERÖRİST YOSUN ALARMI


    Caulerpa taxifolia

    Kaynak:http://www.seaslugforum.net/images/caultaxi2a.jpg (Neville Coleman)


     KATİL VE TERÖRİST YOSUN ALARMI


    Caulerpa taxifolia

    Kaynak:http://www.cdnn.info/seaweed.jpg







  • reklam yazıyı yiyor.
  • quote:

    Orjinalden alıntı: Yeni Türkü

    reklam yazıyı yiyor.







    Caulerpa racemosa var. turbinata (J. Agardh)

    Photographer: John Huisman (2000). Marine Plants of Australia. University of Western Australia Press, Nedlands, Western Australia,http://www.algaebase.org



    Ulvophyceae sınıfına ait yaklaşık 1000 Caulerpa türü tespit edilmiş olup bu türler genelde sıcak ve tropikal denizleri tercih etmektedirler. Bu türler arasında yer alan Caulerpa taxifolia ve Caulerpa racemosa Akdeniz’de hala yayılışlarını büyük bir hızla sürdürmektedirler. Caulerpa racemosa’nın Akdeniz’de üç değişik varyasyonu bilinmektedir. Bunlardan C. racemosa var. turbinata ve C. racemosa var. lamourouxii 1920’li yıllardan beri Akdeniz kıyılarında nadiren görülmektedir. Ancak 1990’lı yılların başında ortaya çıkan istilacı formu çok kısa bir sürede Akdeniz’in büyük bir kısmına yayılmıştır(1). Caulerpa racemosa varyasyonlarının; Caulerpa scalpelliformis ve Caulerpa mexicana gibi lesepsiyen (Kızıl Deniz göçmeni) göçmen olarak düşünülmesinin yanı sıra, son yılarda yapılan moleküler analizler istilacı formunun C.racemosa ile henüz tanımlanmayan başka bir türün çaprazlaşması (hibrid) sonucu ortaya çıkmış olabileceğine dair bilgiler vermektedir(2). Katil yosun olarak bilinen Caulerpa taxifolia’nın ise Akdeniz’deki orjini üzerine literatürde iki tip hipotez bulunmaktadır. Bunlardan ilki; Caulerpa mexicana’nın Kızıldenizden göçü ve Caulerpa taxifolia’ya metamorfozunu savunurken, ikinci hipotez ise Caulerpa taxifolia’nın Akdeniz’deki bir akvaryum tarafından kazara denize bulaştırıldığını savunmaktadır(3). Ulm Universitesinden Dr. Joerg Wiedenmann’ın dünyanın değişik kıyılarından toplanan Caulerpa taxifolia numuneleri üzerine yaptığı DNA analizleri ikinci hipotezi desteklemektedir (4). Dr.Wiedenmann’nın araştırmalarına göre Manly Limanı-Moreton Körfezi (Avustralya) numuneleriyle Akdeniz’deki Akvaryum numunelerinin DNA analizleri büyük bir benzerlik göstermektedir.

    Caulerpa cinsine ait alglerce üretilen birçok sekonder metabolik madde bulunmaktadır. Ancak bu maddeler arasında en önemlisi seskiterpenoid yapısında olan ve hücre üzerine zehirli etkisi (sitotoksik) özelliği bulunan Caulerpenin isimli salgıdır. Caulerpa türlerince değişik oranlarda salgılanan Caulerpeninin birçok canlının değişik büyüme safhalarına toksik etkisi üzerine birçok araştırma yapılmıştır. Caulerpa taxifolia frondunun (gövde üzerindeki yapraksı yapı) yaş ağırlığının ilkbaharda %0,2 sini ve yaz aylarında %13 ünü Caulerpenin isimli bu sitotoksik madde oluşturmaktadır(5). Caulerpa taxifolianın frond uzunluğu yaz ve sonbahar aylarında 65 cm le maksimum uzunluğa ulaşmaktadır. Bu periyotta, Caulerpa taxifolia nın biyokütlesinin 10 kg yaş ağırlık/m2 değerine ulaştığı saptanmıştır (6). Caulerpenin isimli salgıyı Caulerpa türleri içerisinde en fazla Caulerpa taxifolia’nın salgıladığına yönelik bulgular vardır. Belki de Caulerpa taxifolia güçlü yayılımcı özelliğini bu kimyasal maddeye borçludur. Caulerpeninin en büyük sitotoksik etkisinin Deniz Kestaneleri üzerine olduğu gözlemlenmiştir(7). Bu salgı yüzünden Caulerpa türleri çevresinde yaşayan türler için potansiyel bir tehdit oluşturmaktadır.

    Dr.Barbier ve arkadaşlarının yaptığı çalışmalar ise Caulerpeninin sitotoksik özelliğini kanıtlamıştır. Yapılan çalışma da yaklaşık 10 mM Caulerpeninin SK-N-SH hücre çoğalmasını baskıladığı ve hücre ölümlerinde artışlara neden olduğu gözlenilmiştir. Caulerpenyne le 35 dakika inkübe edilmiş tubulin ve mikrotubul proteinlerinin (hücre içi iskelet yapısına katılan proteinler) polimerizasyonlarında inhibisyon gözlenilmiştir. Çalışmada yine Caulerpeninin tubulin agregasyonuna da neden olduğu ortaya konulmuştur (8). Max Planck Enstitüsü, Kimyasal Ekoloji Bölümünden Dr. George Pohnert ve Dr.Verena Jung’un yaptığı araştırmalar ise katil yosunun kimyasal silahının başka bir yönünü açığa çıkarmıştır. Caulerpa taxifolianın herhangi bir nedenden dolayı yaralanması veya bir parçasının kopması durumlarına karşı bu tür acil bir tepki verip salgılamış olduğu Caulerpenin salgısını daha toksik bir hale getirdiğini gösteren bir makale yayınlamışlardır. Caulerpa taxifolia herhangi bir yaralanma durumunda Caulerpenin molekülü üzerinde bulunan üç asetat grubunu enzimatik olarak uzaklaştırarak daha toksik aldehitsi bir yapı haline dönüşmektedir (9). Bu konu üzerinde Dr.Pohnert hala çalışmalarını sürdürmektedir. Ülkemizde ise Caulerpa türlerinin moleküler biyolojileri ve biyokimyasal özelliklerine ilişkin çalışmalar Dokuz Eylül Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Biyokimya Anabilim Dalı, Dokuz Eylül Üniversitesi, Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü ve Ulm Üniversitesi, Biyoloji Bölümlerinin ortaklaşa hazırladıkları bir proje önerisi Devlet Planlama Teşkilatına (DPT) Nisan-2003’te sunulmuş ve projenin finansmanı için DPT’den yanıt beklenmektedir. Dokuz Eylül Üniversitesinden Levent Çavaş, 09-22 Agustos 2003 tarihleri arasında Ulm Üniversitesinden Dr.Wiedenmann’ın davetlisi olarak Ulm Üniversitesinde Caulerpa türlerinin antioksidan özelliklerine ilişkin araştırmalarda bulunmuştur. Elde edilen verilere göre Caulerpa türlerinin antioksidan özellikleri ışık ve sıcaklık parametrelerine bağımlı olarak çok değişik varyasyonlar gösterdiği saptanmıştır(10). Ülkemizde henüz rastlanmayan ancak rastlanmayacak anlamına da gelmeyen Caulerpa taxifolia’nın yayılış dinamiğini anlamanın en iyi yolu Caulerpa taxifolia’nın fizyolojik ve biyokimyasal özelliklerinin anlaşılmasından geçmektedir. Ülkemizde Caulerpa türlerine ilişkin yeni kayıtlar çok büyük önem taşımakta olup, bu türleri görenlerin aşağıdaki adreslere bildirmeleri büyük önem taşımaktadır. Caulerpa türlerinden kaynaklanacak herhangi bir çevresel tehdidin önüne geçilmesi için bu alanda çalışan tüm üniversite ve kamu kuruluşlarının işbirliği içerisinde çalışmalarını sürdürmeleri gerekmektedir.




  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
    
Sayfa: 1
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.