Şimdi Ara

Gündeme dair (88. sayfa)

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
2.080
Cevap
0
Favori
22.349
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
1 oy
Giriş
Mesaj
  • 15 yasinda bir erkege kacan kadin üstelik 4 cocugu varsa, özgür olmak istediginden degil, kafasindaki tahtalar eksik oldugundan bunu yapar. Özgür olmak isteyen kadin bir adamdan baska bir adama kacmaz.


    Corona baskisiyla gecirdigimiz iki yil bana birseyi ögretti oda Devletin vatandasi düsman olarak gördügünü ve bu düsmanlik üzerinden onu yönetmek kontrol etmek istedigini. Toplumun hicbir kesimi yokturki devlet tarafindan düsman ilan ediliyor olmasin, devletin bir kesimi düsman gösterirken diger kesiminde devletci bir tutumla bu dusmanligi desteklemesi, birgün siranin kendilerine gelecegini engellemez. Devlet tamda insanlarin bu acigi üzerinden onlari ayristirip, kutuplastirip kücük parcalara bölüp yönetiyor. Insanlarin devlete karsi birlik icinde oldugunu bir düsünün, devlete ihtiyac dahi kalmaz. Bugün belki devlet sizi hedef tahtasina koymadi bu sizi rahat biraktigi anlamina gelmez. Düsmanini yakindan taniyan insan onunla mücadele edebilir. Devlete karsimi gelecegiz söylemi insanlarin bilincaltina kötü birsey olarak yerlestirildigi icin daha en basinda hakkini aramasi mucadele etmesi engelleniyor. Devlete karsi gelin demiyorum ama haksizlik yapan devlette olsa hakkinizi arayin diyorum. Gerekirse dik durun, hicbirsey hukuktan üste degildir. Hukugu olmayan yapilar ise cürümeye ve yok olmaya mahkumdur. Devlet yapi olarak insanlari vatandaslari düsman olarak görür.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi _turbo_ -- 5 Aralık 2022; 13:27:27 >
    _____________________________




  • _turbo_ kullanıcısına yanıt
    Van Minüt! 15 yaşındaki erkege kacan kadın, "özgür olmak istediği için" kaçtı demedim. 15'inde yaşayamadığı nesleri yaşamak için kaçmış olmalı dedim.

    Ayrıca kadın, köylü, yoksul, evli cocuklu de bunun gibi olsa bile özgür demek istedim. Programdaki izlediim tüm olguları anlatamadığım için bu gözden kaçmış olmalı. Çingene, varoş kadını, eğitimsiz, parasız kadınlar her türden ilişkiyi özgürce yaşıyor. Programda görünen bu! Buradan çıkan sonuç kadın çoktan özgür, "aile baskısı" "mahalle baskısı" dbg, yalnızca safsata.

    Bak bir ipucu vereyim. Benim bir kızkardeşim var. Ooo neler anlatıyor, neler. Onlardan en çarpıcı biri. Bigün bana dedi ki "sence ben Türkiye'de kadın olmaktan dolayı mutlu muyumdur" dedi. Ancak bunu kadınların sözde baskı altında olması, (medyada yaratılan algının da katkısıyla) sokakta sapıklar arasında korkarak dolaşması, parasının gelirinin çok daha az olması, "özgür olmaması" gbi düşünceleri ima ederk sordu :) Kendi verdiği yanıtı iletiyorum: "Türkiye'de kadın olmak çok büyük bir nimet" türünde bir yanıt verdi, bak yanıtın net olması içn birkaç Arapça deyim bile kullandım :) erkekleri aptal, saf olarak görüyor, açıkça. Kızkardeşim çalışan bir kadın. Erkekleri anlatıyor. Kendisiyle ilgilenen rrkekleri kaale almadığını anlatıyor. tek tümceyle özetlemek gerekirse Türkiye'de kadın olarak doğmak büyük bir şans diyor.

    Başka mesajlarımda anlatmıştım. İşyerinde bile kadınlara özel biçok ayrıcalıklar var. Çalışan kadın evlendi, işveren ona tazminat ödüyor, yasal düzenlemesi var. Cocuk yaptı, 6 ay mı, 1 yıl mı ne paralı izin kullanabiliyor. Türkiye'de taşınmaz mülklerin yarıya yakınının tapusu kadınların. Benim yakınlarım arasında mülk zengini kadınlar var. Ohooo, erkeklere para yediriyorlar. Erkek, kadınlara para yedirir derler ,onun tersi durumlar var. Bakire saçmalığı var bir de. Çıkıyor geziyorsun, bir ilişkiye girmek istediğinde "ben bakireyim" haha yalan da yalan.

    Benim ilgilendiğim konu şimdi Türkiye'de durum böyle ya, Suudi Arabistan , İran gibi İslamcı ülkelerde durum nedir? Orada da kadınlar böyle mülk sahibi, erkeklerle yatıp kalkıyor ancak görünüşte "kocasına bağlı, parasız, özgür olmayan" olarak mı gösteriliyordur?

    Devlet konusuna gelince. Nişanyan sözlükte devletin anlanıma bakınca:
    hanedan , "sırayla birbirini izleme", nöbetleşme gibi anlamlar veriyor. Sırayla birbirini izleyen bir grup denilebilir.

    "Devlet-i Aliye" ==> Osmanlı Devleti demektir. Kimi Osmanlıcılar dilinden düşürmez bu deyimi.

    parçala / yönet amacıyla kurulmuş devletler. Devlete tapan ıslar var. Yüce devlet, derin devlet, devlet baba, devlet-i aliye, devlet cihan, "devlet bahçeli" gibi deyimler bu tapınmacılığın göstergesidir. Bu tipler öldüğünde yakınım olsa bile ölümyerine gitmem "Neden gelmedin" denilirse "devlet gelsin" derim :)



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Tuğkan-0153 -- 5 Aralık 2022; 17:40:26 >
    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >




  • Tuğkan-0153 kullanıcısına yanıt

    TR de kadinlar cok yönden avantajli durumda. Ben Türk vatandasi bir kadinla resmi nikah yapmak istemem. Nedenine gelince, yurtdisinda yasiyor isen hem bulundugun sehrin Belediyesinde hemde Türk Konsoloslugunda nikah islemleri yapmalisin. Bosanirkende hem bulundugun ilde hemde TR de bosanmalisin. Avrupada yasadigin ilde bosanmak kolay ancak bunu TR tanimiyor ayrica bosanmak icin bir sürü srtlar öne sürüoyr sonunda erkegi kadina nafakaya mahkum ediyor. Bu nafaka olayi Avrupada TR deki gibi ömür boyu ve sadece kadina ödenen bir sey degil. Kimin geliri yüksekse o digerine öder ancak bunu kisiler talep ederse olur. Yani Türk vatandasi bir kadinla ayrilmak tam bir ciledir ve mahkemedir odur budur 5 yil sürer. Düsün sen kadinla yollari ayirmisindir o belki baskasiyladir ama halen daha senin nikahin altindadir cunku resmi makamlar isi yokusa sürmektedir.


    Ben TR kadar dünyanin hicbir yerinde kadinlara önem verilen bir ülke görmedim. Tek ayricaligi bayan olmak bunlarin. Kadinlarsa kendilerini ingiltere kralicesi saniyor, erkek hem ona iyi bir hayat saglayacak hemde onu mutlu edecek, her istedigini yapacak vs. Daha cikmadiklari erkeklere bile hesap ödettiriyorlar. Avrupali kadinlar güzel olurlar, hesap ödeme olayi erkegin üstüne görev degildir. Avrupada kadinlarda erkekler kadar calisir ev ekonomisine yardim ederler. Avrupada bosanmak eger evlenildiyse daha kolaydir ve nafaka sacmaligi pek yoktur. TR de kadinlarin otobüs veya sokakta en ufak olayda ses yükselttiklerini görüyorum, bana denk gelseler cok farkli bir muamele gösterecegimde denk gelmediler. Ancak TR de kadinlarin bu noktaya gelmelerinde birkac sebep var. Bunlardan ilki cogu genc kiz ailesinden uzakta bir Uniye gidiyor ve burda istedigi hayati yasiyor. Turk erkekleri, bir kiza dokunabilmek icin her tür sebeklige razilar, kadinin karakterinin önemi yok onlar icin. Talep bu kadar cok oluncada kadinlar bunlari maymuna ceviriyor hakli olarak. TR de kadinlar erkeklerin sadece %10 unu erkek olarak görüyorlar, bu sebeple bir erkek birden cok kadina sahip olabilirken digerleri tek bir kadinla dahi birlikte olamiyor, cunku kadinlarin gözünde kendisi bagimli zavalli muhtac bir cocuk gibi görünüyor. Bu yüzden kadinlar istedikleri erkek icin gerekirse para bile yediriyor. Türk erkekleri feminenlestikce sorunlari dahada artacaktir.


    Kadinlari yaptigim gözlemlerle zaman icinde cözdüm. Cok karisik gibi görünselerde aslinda degiller, bircok yönden dürtü ve duygulariyla hareket ediyorlar. Onlari harekete gecirecek dürtüleri bildinmi gerisi geliyor. Bakirelik olayindada cogu diger yoldan iliskiye giriyor.

    _____________________________




  • Bize hergün neden sürekli Elon Musk bir sekilde Online Gazetelerde veya Teknoloji sitelerinde haber olarak gösteriliyor, hic sordunuzmu? Bu adamin görevi nedir, gercekten sanildigi kadar dahimi yoksa oyuncakmi oldugunu düsündünüzmü hic? Yeri geliyor Marsa Tesla gönderiyor, yeri geliyor Twitter haberleriyle gündeme geliyor ama bir sekilde hergün gündemde yer aliyor. Bu adamin görevi Tesla pazarlamasi degil, Paypali yaymakta degil, Twitter hic degil. Onun görevi insanlarin bilincaltina mesaj vermektir. Hersey bilincsiz bilincin kontrolundedir. Yapilan haberlerde birtakim sayi ve kavramlarla mutlaka bir sekilde bilincaltina birseylerin tekrari yapilarak isleniyordur. Onun görevi insanlari dualist sistemde tutmak. Sag ve Sol, iyi ve kötü. Trump Sagin Mesihi ilam edildi ama yanlis Mesih. Hem Sag hemde Sol yanlis kurtaricilara dayaniyor, insanlari sadece kendileri kurtarabilir, zaten kurtariciyi disarda aramaya itilerek cikmaza girdiklerinden habersizler. Insanlari sadece yine kendileri kurtarabilir. Dualist sistem insanlari illüzyondan ibaret olan bu dünyada kendine köle etmek icin onlara kutuplar cikarir ve iki taraftan birini secmesini ister. Böylelikle insan gercekten koparilmis olur, dualist sistemin icinde yer aldigi sürece ise gercekleri göremez. Tek yapmasi gereken olay ve durumlara 0 rezonanstir, hicbir tepki vermemek. Iyi yada kötü vereceginiz herhangi bir tepkiyle kendinizi dualist sistemin icinde bulursunuz. Mesih gelecek diye bekleyen insanlar, tam bir gafletin icindedir. Mesih insanlarin icindedir, insan onu bulmadigi sürece kendini kurtaramaz. Yani aslinda herkes kendinin kurtaricisidir. Insanlar Mesih gibi beklentilerle kendi gerceginden koöariliyor, buda dualist sistemin bir ürünüdür. Kendinize giden yolda bir araciya ihtiyaciniz yoktur, yaratici insanlari yaratirken iclerine kendinden olan enerjiyi saklamistir ve böylelikle yaraticiya inanmayan bir insanin kendinede inanci olamaz. Yaratici herkesin icindedir, onu bulmak icinse insanin kendini kesfetmesi gerekir. Bu kesif uzun bir yolculuktur ve o yolda insani yine gerceklerden uzaklastirmak icin dogru gibi görünen yanlis yollar cikacaktir önüne. Icinizden yaraticiya giden yolda yürümek icinse öncelikle bu dünyanin illüzyonlarindan siyrilmaya baslamaniz gerekir, yasayacaginiz acilarin illüzyon oldugu gerceginin bilincinde olmaniz gerekir. Aci ve Ölüm korkusu yada Ölüm insani bu illüzyona hapseden iki temel ögedir. Ölümü kabullenebilen ve acinin illüzyon oldugunun bilincinde olan insan icinse bu dünya bir illüzyon oldugu icin korkusuzca hayatini dolu dolu ve tadarak yasayabilir, cünkü önündeki en büyük engeli kendini asmistir. O insan ani yasar, anda yasayan insansa ne dünün acilarini düsünür nede yarinin getirecegi sorunlari. Sürekli anda kalarak hayatinin tümünün kontrolünü elinde tutar, böylece ona disardan herhangi bir olay veya durum etki edemez. Onun kontrolü kendi icinden oldugu icin hayatini, hayatindaki kisilerinde ona etki etmesi mumkun olmaz. Ölene üzülmez, dogana sevinmez. Tüm sans kapilari acilir cünkü bir seye deger vermediginden hersey ona cekilir.

    _____________________________




  • _turbo_ kullanıcısına yanıt
    
    Oldukça güzel bir yorum. İçerik olarak da doyurucu. Evlenme, boşanma, çıkma gibi alanlarda yere sağlam basan bilgiler buldum. Ayrıca oldukça doğru saptamalar var örneğin Turk erkekleri, bir kiza dokunabilmek icin her tür sebeklige razilar, kadinin karakterinin önemi yok onlar icin bölümü ile kadınların doğası üzerine 3. paragraftaki saptamalar oldukça doğru.

    Onlara çok kısa ben de bir iki ekleme yapayım.

    Yada özet tutayım. Benim evli arkadaşlardan kimisi yoksul (enaz aylıklı fabrika işçisi) kimisi varlıklı (ihracat yapan fabrika ortagı, villada kalıyor, işyerleri var, fabrikadan yüklü gelire ek olarak kira gelirleri var ;) evet, kimisi ilkokul,lise, üniversiteden kimisi eski işyerleri, mahalle cevrelerinden... dogal olarak yoksulu da varlıklısı da oluyor Onların hepsini ayrı ayrı seviyorum. Ancak. Evlilik konusunda özellikle son yıllarda (son 5-10 yıldır) gözlemlediğim, onun ötesinde yakınen etkilendiğim duygular var.

    Özete geliyorum: Arkadaşlarım arasında evli olanlar arasında yoksul, düşük / eksik eğitimli olanlar özetle kılıbık oluyor. Varlıklı, eğitimli olanlarda öyle bir problem yok.

    Kılıbık derken, örneğin arkadaşla bir gece çıktım diyelim, karısı arıyor ona rapor veriyor. İşte xxx yanımda, şu anda şuraya gidiyoruz, 2 saat sonra eve döneceğim, gibi. Çocuklar duymasın dizisindeki Selami gibi. Filmde gülüyoruz, ancak gerçekte hiç komik değil.

    Ben bu nedenden dolayı, yoksul olup evlenmiş erkek arkadaşlardan uzaklaştım.

    Bir yerlerde okumuştum. Yoksulların evliliğinde erkek avantajlıdır. Varlıklıların evliliğinde, kadın avantajlıdır.

    Yoksul arkadaşın evlendiği kadın yaşamındaki en önemli nes oluyor. O yüzden kadına karşı kılıbıklaşıyor. Kişiliğini yitiriyor.

    Varlıklı arkadaşlarda böyle bir problem hiç yok. Bu gelişmeden dolayı, yoksul yada eksik eğitimli arkadaşlardan uzaklaştım.

    Varlıklı / eğitimli arkadaşlar çok bencil yada yüreksiz oluyor, evet, ancak kılıbık olmuyorlar. En bencil, en yüreksiz, mateyalist, onu da geçtim, en çıkarcı kişiyi, kılıbık kişiye yeğlerim, o derece

    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    Life is about having fun.




  • _turbo_ kullanıcısına yanıt
    Musk'u 2-3 yıl önce Gündem forumunda "gerçek patron değil" biçiminde anlatıyordum. Başka deyişle, SpaceX, Tesla, Paypal .... (liste uzun) firmaların düşünürü, yatırımcısı, CEO'su hiçbir nesi değil. Yalnızca medyada öyle gösterilen biri diyordum (2-3 yıl sonra şimdi iyi anlatamadım, 2-3 yıl önce bunu çok vurucu anlatıyordum) Anaakım medyaya inanan kişiler, Musk'u gerçekten o girişimleri kendisi yaptı sanıyor. Bir kişi eş anlı olarak uzay, finans, otomotiv, sosyal medya gibi alanlarda yatırım yapıp tüm o alanlarda başarılı olabilir mi? Çok büyük bi kandırmaca var. Kısa not: Musk Türkiye'ye gelip, RTE'nin sarayında RTE ile baya yakın arkadaşlık yapmıştı. Eh, nede olsa ikisi de gerçek olmayan kişiler , birbirlerini .çok sevecekler dogal olarak :)

    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    Life is about having fun.
  • Tuğkan-0153 kullanıcısına yanıt
    Insanlari gerceklerden uzaklastianin bir baska yoluda Dili manipüle etmektir. Nasilmi? Politik dogruculugun ne oldugunu bilirsiniz, aslinda bu bir tur mahalle baskisidir. Herhangi bir konuda asiri duyar kasilir ve tum insanlarin dikkati o noktaya cekilir. Sonrada iyi bir amaca hizmet edecek gibi gorunen bir bahane ile aslinda insanlarin aleyhinde olacak bir uygulama yururluge konulur ve kimse buna itiraz etmez. Baska bir ornek, maddi cikar saglayacaginiz bir konuyu vatan sevgisiyle maskelersiniz, sizin amacinizi ifsalayani vatan haini ilan edersiniz ve herkeste sizi linc eder.

    Ancak dildeki manipulasyon daha tehlikelidir, cunku kalici olup direkmen insan bilincaltina isler. Ne yazikki Bilimde hatta Matematikte benzer bir bahane ile bir manipule yapilarak istenmeyen Bilimadamlarina bir Lockdown uygulanmak isteniyor. Bu neye hizmet edecek? Kurulacak yeni dunyada gercekleri soyleyen bilimadamlarina mudahaleyi susturmayi mumkun kilacak. Ineklerin osurugu bahanesiyle, insanlarin et yemesini engellemek isteyen sistem, Matematik Biliminde birtakim seyleri beyaz adamin siyah afami kolelestirmek icin buldugunu anlatip irkcilik tanimlamasiyla matematiksel manipulasyon yapmak istiyorlar. Dil ve sayilar cok onemlidir. Kelimeler sihirlidir, insanlara birtakim duygular urettirir. Tek yapmaniz gerekek hicbir tepki gistermemektir.

    < Bu ileti iOS uygulamasından atıldı >
    _____________________________




  • Karl Marx ne demis? Komünizm teorisini bircümlede özetlemek gerekirse: Özel mülk sahibi olmanin sonladirilmasidir, demis.


    Big Resetci Klaus Schwab ne diyor: Hicbirseye sahip olmayacaksin ve sen mutlu olacaksin, diyor.


    Özel mülkü olan bircok insan var, insanlardan bu mallarin ellerinden alinmasi icin önce günlük hayatta rahatlikla karsilayabildikleri ihtiyaclarin fiyatlari öyle bir sisirilmesi gerkirki, insanlar bunlari karsilayamayacak duruma gelsinler. Diger yandan dijitallesmeye hiz verilip tüm herseyin dijital ortamda kayit altina alinmasi gerekir. Ise önce enerji fiyatlarindan baslamak gerekir, cünkü hersey enerji fiyatlarina endekslidir. Bu sebeple tüm dünyada enerji fiyatlari tavan yapmistir, gercekte ise üretimde cok ucuzdur. Fiyatlar vergilerle sisirilmistir ve dahada sisirilerek vatandaslarin ödeyemeyecegi kadar yükselince devreye devlet girip belli bir harcama altina kota koyup enerji fiyatlarinda vatandasi kendine mahkum edecektir. Böylelikle merkeziyetci yönetim anlayisi burdan baslayarak diger her alanda devlet otoritesine gececektir. Dünya capinda heryerde ayni seyler uygulanacagi icin bu durum insanlara bir yerden sonra normal gelecektir. Enerji fiyatlari, enflasyon ve özel mülkiyete getirilecek agir vergilerle insanlar ya mal sahibi olmayacak yada ellerindeki mallari ellerinden tesvik yardimlariyla cikartacaklardir. Böylece devlet insanlarin barinma ihtiyacinida kendi kontrolüne alacaktir. Mobilitede ayni durum yasanacak, kimse özel arac sahibi olamayacaktir. Gerektiginde kisiler ihtiyaclari olan araclari kiralayacaklar. Böylelikle vatandas, uslu durmadigi durumlarda ne devletin ona barinma ihtiyaci sagladigi evine girebilecek nede bir yerden bir yere gitmek icin bir araca binebilecek. Her denilene uyup uslu bir vatandas oldugunuz sürece tüm ihtiyaclariniz karsilanacak ancak bunun karsiliginda insan onurunu kaybedecek. Sonradan doganar ise insan onuru nedir bilmeyecek, insan devletin sahibi oldugu bir mal gibi görülecek. Insanlar bir cesit Bilim, saglik diktatörlügü üzerinden dahada kisitlanabilecek, salgin var denildiginde serbestce gezebilmek icin ona sürülen sartlari yerine getirmedigi sürece hicbirsey yapamayacak. Asi ol denildiginde olacak, yada sistem disina ciktigi icin cezalandirilarak, barinma, mobilite, hatta yiyecek ihtiyaclarini karsilayamayacak. Tüm yasananlarin varmak istedigi nokta budur. Hayatinizi QR Kodlari ve sertifikalarla yönetecekler. Paranin anlamida degistirilmek isteniyor. Birseyler yapabilmek icin sadece paraya sahip olmakta yetmeyecek. Paranin yaninda makaminiz önemli olacak, önemli bir kisi iseniz ayricaligiginiz olabilecek. Insanlar devletlerin birer kobayi yada deney faresi olacaklar. Hersey sizin iyiliginize diye sizin icin kötü olabilecek ne varsa yapacaklar. Kavramlarin manipüle edilmesiyle sizler bunlari iyiliginiz icin diye algilayacaksiniz. Tabi bunlarin olmasi icin birtakim olaylarin yasanmasi gerekiyor. Insanlarinsa bu olaylara verecegi tepki cok önemli, bu oyunu önceden bozarlarsa planladiklari seylerde basarisiz olacaklar.

    _____________________________




  • Tüm dunyada enflasyon yukselirken, diger yandan tum devletler vatandasina para dagitiyor. Hatta bugun Tayyibin bir aciklamasi dikkatimi cekti, oda beni secerseniz 2023 te enflasyon %20 lere inecek demis. Evet 2023 te bircok devlet vatandasina para dagitacak, bu bir sureligine enflasyon ve krizi yokmus gibi yapsada, asil sorun Helikopter parasi denen bu para dagitimindan sonra gelecek. Cunku tum bunlar Big Resete giden yolda gerekli isler. Helikopter parasi dagitilinca, daha cok para basilir, paranin degeri kalmaz. Para basmaylada bir yere varilamaz ve dunyanin onde gelen para finans kurumlarina borclanir devletler. Ondan sonra hersey batinca yeni duzen kacinilmaz olur. Isin ozeti budur.

    < Bu ileti iOS uygulamasından atıldı >
    _____________________________
  • _turbo_ kullanıcısına yanıt
    Savunma endüstrisi vatan sevgisini bayağı bi destekliyordur, heheh :)

    dildeki manipulasyon konusuna gelince, Arapça konusundaki incelemelerimi biliyorsun. geçenlerde (1-2 hafta önce) manşetlerde

    "Türk Devletleri Teşkilatı" biçiminde bir deyim gördüm. Arapça kökenli teşkilat, türkçede örgüt demek. Örgüt, "örmek" eyleminden türetilmiş addır. Ne var ki, örgüt hep kötü olgular için kullanılırken, teşkilat iyi olgular için kullanılır. Burada da onu görüyoruz.

    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    Life is about having fun.
  • _turbo_ kullanıcısına yanıt
    Teyzem anlatıyordu "bizim dönemimiz (60'lı, 70'li yıllar) çook güzeldi, sizin döneminiz (90'lar, 2000'ler) çok zor" Kadınlar sezgileri ile seziyorlar genel gidişatı.

    Özel mülk konusuna gelince, forumda iş bulamayan, parasız gençliğin mesajlarında üzülerek görüyordum: "iş bulmakla, para kazanıp fatura ödemekle uğraşmayalım, her nesi devlet ayarlasın, bize kalacak yer versin, devlet ne derse yapalım" gibisinden mesajlar.

    Araç kiralama işinde bir gelişme gözüme çarpıyor. 0 km araç artık bayilerde satılmıyor, bayiler araç kiralama firmaları, torpilli, rüşvetçi kişilere satıyor, başka firmalara satıyor yada araç alsatçılarına satıyor. Normal kişi olarak bayiye gidip 0km araç alamıyorsun.

    Yukarda dediğin nesler, kent yaşamı için geçerli. 1800'lerin sonunda baronlar kentleşmenin kendileri için çok elverişli olduğunu görmüş, ona göre yatırımlar yapmış. Doga olarak buradaki anlamı herkes anlayamaz. Çok varlıklı kişiler, hep kent dışında çiftlik benzeri yerlerde yaşar. Ata biner, ava çıkar. Yeşillik doğa içinde.

    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    Life is about having fun.




  • Tuğkan-0153 kullanıcısına yanıt
    5G Antenlerinin uzandigi her yerde mumkun, ister sehir ister kirsal olsun. Covid donemi sokaga cikma yasaklari Polis ve Jandarma tarafindan Rizedeki cay bahcelerinde bile denetlendi. Smart Citylerde yasamak icin insanlar can atacaklar. Herseyleri takip edilecek olsada, zaten su durumda her anlarini sosyal medyada kendileri paylasmiyormu? 60-70-80 hatta 90 li yillar bile guzeldi, en sansli nesil bu donemlerde gencliklerini yasayanlardir.

    Devletin Helikopter parasi dagitmasinin sonucunda Bankalar batacaktir. Hedeflenen amacta bu zaten. Cunku Bankalar bir milletin bir irkin milli durusudur. Milli devletlerin yikilmasi icin bankalarin batmasi gerekir. Boylelikle tum dunya birtakim global finans kuruluslarina baglanip milli degerler ve kultur yok edilip yeni dunya etigi insanlara dayatilacaktir.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi _turbo_ -- 12 Aralık 2022; 22:0:22 >
    < Bu ileti iOS uygulamasından atıldı >
  • Avrupa suan en soguk dönemlerden birini yasiyor. Hava sicakligi geceleri -9 Dereceye kadar düstü. Sözümona küresel iklim degisikligine birkac atifta bulunmak istedim. Avrupa 100 yil önceki gibi yine karakisi yasarken Türkiyede adeta bahar havasi var. 100 yil önce dünyada deniz kiyisindaki ülkelerin fotograflarindaki kiyilara baktiginizda bugünkü ile ayni oldugu görülmekte. Deniz seviyesinin altindaki ülke Hollanda halen daha denize batmadiysa küresel iklim degisikliginden söz etmek dahi yersizdir. Iklimin degistigi bile yok, dogal olarak bu olabilir ama insan buna ne sebep nede engel olabilir. Havadaki Karbondioksit orani sadece %0.01 iken ve bu yüzdeligin %96 si dogal yollardan ise ve bunun sadece %4 lük kismi dünya üstünde yasayan canlilar tarafindan üretilebiliyorsa bu yüzdeligin dünyaya hicbir etkisi olamaz. Düsünen ve arastiran herkes bunlari kolayca görebilir, hedef alinan kitleler genellikle Anaakimin akimina kapilan arastirmayanlardir.


    Bir yerde 100 yil önce cekilmis bir resim gördüm. Elektrikli araclar 100 yil önce gunumuzde oldugundan cok daha yaygindi. O resimde E-Scooter üzerinde giden bir kiz vardi. Yani 100 önce ile 100 yil sonrasi arasinda aslinda pek bir fark olmamis. Bircok sey zaten o dönem cikmis ve 100 icinde sadece biraz daha gelistirilmistir. Son Padisahlardan Abdulhamit olacak sanirsam o bile Elektrikli arac siparisi vermis ve kullanmistir. O dönem 100 km menzile ulasmis Elektrikli otomobiller üretilmis, her ne olduysa sonradan üretim durdurulmustur.


    Küresel iklim degisikligi= YALAN

    Karbondioksitin insan eliyle havayi isittigi= YALAN

    Basinda küresel gecen her kurum ve her Propaganda= YALAN

    Buzullarin eridigi= YALAN

    _____________________________




  • _turbo_ kullanıcısına yanıt
    Kimileyin 70'lerde çekilmiş filmleri izliyorum. Kent-Doğa dengesinin olduğu yıllar. Islar arasında gerçek diyalogların olduğu yıllar. Doğallık-Teknolojinin uyumlu olduğu yıllar. Otomobil değil mi, varlıklılar ya da iyi işte çalışıp para biriktirenler alıyor, alamayanlar ilgi ile izliyor ancak kimse şimdiki gibi otomobile aşırı bi ilgi de göstermiyordu. Çünkü o dönemde ev-iş arası 10-20km değildi. Otomobili olan h.sonu, Pazar günü piknige giderdi o da her h.sonu deil. Şimdilerde gezmek, otomobille ya da değil, yaşamın kesin bir geregi gibi görülüyor.

    Bankaların batacağını sanmam. Ayrıca devlet bankadan üstün konumda değil . Arka planda ikisi koordineli ilerliyor olmalılar ancak banka ya da finans sistemi, devletlerin üstünde olmalı. II. Dünya Savaşında Hitler'in onca yatırımı bankalar yada bankaların başındaki baronlar sayesinde yapabildiği belirtiliyor. Banka, baron yanında Hitler kimdir ki? seslenme yeteneğği iyi olan bir aktör. Günümüzde de özdeş durumun olduğunu düşünüyorum. Putin, Macron, Erdogan ... tümü aktör, arkplanda bankaların yönettigi...

    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    Life is about having fun.




  • _turbo_ kullanıcısına yanıt
    İklim deişikliğinin bir yalan oldugunu 3-4 yıl önce Gündem forumunda bayagı bir yazıyordum. Der Klimaschwindel - Doku in voller Länge videosunda AB çapında 19 bilimci, onlarca/yüzlerce yıllık dönemlerde yeryüzü ısısının 1-2 derece oynamasının doğanın bir parçası olduğunu, insanların kentleşmesiyle olmadıgını araştırmalarla ortaya koyuyordu. Video Youtube'tan kaldırıldı.

    4 yıl önce bu konuyla ilgilenirken Youtube'ta bir videoda yanılmıyorsam Almanya'da bir üni'de asistan bir adam 2007 yılında bir röportada diyordu ki (bunu notlarımdan aldım) "Araştırmalarım sonucunda bu ısınmanın doğal döngü olduğunu belgeleriyle yayınladım ancak bunu yapınca IPCC'den dışlandım. Sonradan anladım ki IPCC belli bir propaganda yapıyor, ona uygun çalışma yapan bilim insanlarını destekliyor ben ve benim gibi bilim insanlarını ise görmezden geliyor" (kelimesi kelimesine böyle değil, ancak bunun gibi söylemler var) IPCC iklim değişikiği üzerine bir "bilimmm" kuruluşu olmalı. O videoyu keşke gördüğümde indirseydim, uzunluğu 5-7dk gibiydi.

    Sehircilik Bakanlığı önüne "İklim Değişikliği" de eklendi. Özdeş durum Almanya'daki bakanlıkta da var. Bu bile gösteriyor ki, ülkeler bir üst el aracılığı ile yönetiliyor.

    Elektrikli araç konusuna gelince batarya ile uzun km gitmek olanaksız. Bataryanın bir sınırı var. Ben el telefonunun bataryasına bile yüklenmiyorum, burada gaz pedalı ayaının altında, batarya biter.100 yıl önce insanlığı ilkel, bilgisiz , "bilimsiz" :) sağlıksız, kısa yaşam süresi olan, salgınlarla hastalanan, göstermeye çalışıyorlar. İstanbul'da 1800'lerin sonunda elektrikli tramvay kurulmuş. Bizden saklanan kimi konular var.

    Karbon dioksit konusu da propaganda amaçlı kullanılıyor. Karbon salınımı, karbon ayak izi. Bu saçmalıkları yaşamımıza iteklemeye çalışıyorlar. Muhalefet dediğimiz partiler, bu konulara hiç karşı cıkmıyor nedense.

    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    Life is about having fun.




  • Tuğkan-0153 kullanıcısına yanıt

    Ben o döneme Analog dönem diyorum. Bende genelde 60-70 li yillarin filmlerini izlerim. O Marti kasali arabalar, sehirlerin eski hali vs. severim. Otomobil arkasinda kosan cocuklar ve simdilerde sitelerin yapildigi o dönem bos olan yesil araziler.


    Yerel Bankalar ortadan kaldirilacak, sadece merkezi bankalar kalacak. Neden biliyormusun? Cunku Milliyetcilik Bankalardan baslar ve bu kavram kaldirilacagi icin ise önce Yerli Bankalarin kaldirilmasindan baslanacak. 10 Günlük büyük bir elektrik kesinitisinden sonra dijitallesme hiz kazanacak, plan bu. 10 Gün icinde insanlarin haberi olmadan cok sey degismis olacak.

    _____________________________
  • Türkiyede son 10 yilda mülteci sayisi neden %1 den %10 a cikti saniyorsunuz? Milliyetci sayilan mevcut iktidar neden sürekli Milli ve Yerli derken hic Türk sözcügünü agzina almiyor saniyorsunuz? Hepsine emir geldi cünkü. Milletler karistirilarak milli benlik duygusu ortadan kaldirilmali dediler. Önce degisik milletlerden insanlari karistirip toplumun yapisi bozulacak, sonra dijitllesme sürecinde bankalar merkeze baglanip yerli bankalar ortadan kaldirilacak. Bu isin baska bir ayagida Polis Devleti olusturmak, böylelikle ortalik karistirilacak, toplum huzursuz edilecek. Insanlar sokaga dökülecek, ic karisiklik cikarilacak (80 darbesi öncesi olaylari hatirlayin). Bir düzen degismeden önceki düzende karisiklik cikmasi lazim ki yeni düzen uygulamaya konsun. Sonra devlet veya ordu ise el koyacak ve yeni düzen uygulamaya konacak. isin kötü yani vatandaslar bu yeni düzeni kendileri getirdi sanacak, oysa onlar sadece onlardan isteneni oynamis olacaklar. Yeni düzen icin insanlara herseyin onlarin yararina yapilan seylerin aslinda bunun tam tersi oldugunu anlamalari biraz zaman alacak Anladiklarinda ise is isten gecmis olacak. Yeni ayaklanmaya karsi yeni duzen Dünya Ordusu kurmus olacak ve bu Ordu sisteme karsi cikan vatandaslara karsi kurulmus olacak. Tüm bu anlattiklarim onlarin planlari ne derece basarili olacaklari insanlara bagli.

    _____________________________




  • Dünyadaki tüm ülkeler merkezi finans Bankalarindan para alarak bu kurumlara borclanmislardir. Avustralya örnegin gereksiz yere tüm diger ülkeler gibi borc alip bu paralari baska ülkelere bagislamistir. Bu ülkelerin aldiklari borc faizleriyle birlikte ödenemez bir durumdadir. Dolayisiyla borclu olan tüm ülkeler (zaten hepsi borclu) tüm kaynaklarini günün birinde bu kurumlara teslim etmek zorundadir. Dünya ülkelerine borc veren kurumlar, dijital parayla bunu kullanan insanlardanda pay alip kazancini dahada katlayacaktir. Bu durumu kisaca anlatmak gerekirse, cebinizde 50TL kagit paraniz var ve siz bu parayla bir marketten alisveris yaparak ödemenizi yapiyorsunuz. O Parayi sizden alanda baskasina ayni parayla ödeme yapiyor. 150 ödeme sonrasinda o para yine 50TL olarak kalirken dijital parayla yapilan ödemelerde 150 ödemeden sonra her ödemede kesilen 0,30 kurustan sonra geriye sadece 5 TL kalir.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi _turbo_ -- 14 Aralık 2022; 17:3:3 >
    _____________________________




  • _turbo_ kullanıcısına yanıt
    10 günlük elektrik kesintisi döneminde, Çakmademi'de evlerine tıkılan İtalyan'ların balkonda şarkılar söylemeleri gibi, o döneme duygusal ranlamlar yüklemeye çalışan embesiller çıkar, kesin.

    Kesintiyi kış dönemine denk getirirlerse çok sayıda kişi soğuktan etkilenir. Kombi dediğmiz aygıt sonuçta elektrikle çalışıyor. Biz esasında küçük bir önkesim yaptık. Bende 1500 Watt'lık 2 tane Kesintisiz Güç Kaynağı var, onların akülerini yeniledim :) 650, 550 W 'lık bi kaç tane daha KGK var onları da yeniledim. TV, PC, el telefonu, bunlar önemli değil. buzdolabı önemli olsa da kesin bir gereklilik degil kaldı ki kışın yiyecekleri sogukta tutmak sorun değil . Geriye kalıyor kombi. . 100 Watt harcıyor. Ancak kombi çalışsa bile, doğalgaz kesintiye uğrar mı diye düşünüyorum. Otomobilim benzinli sorun yok, elektrikli aracı olanlar sıkıntı yaşayabilir.

    Sarayın elektriği 10 gün kesilir mi? Pek sanmıyorum. Özdeş biçimde askeriyenin de yerleşim birimleri elektriksiz kalmaz tüm askeriye birimleri ile konutlarının dizel jeneratörleri var diye biliyorum. 10 gün sivil halk üşüyecek, askeriye takımı, saray personeli üşümeyecek. Ancak şimdiden söyleyeyim, askeriye sevici, badem bıyıklı başkan seviciler, o 10 gün mıçlarına dek donsalar bile 11. gün yine onları alkışlayacaklardır.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Tuğkan-0153 -- 15 Aralık 2022; 0:41:18 >
    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >




  • _turbo_ kullanıcısına yanıt
    Göçler planlı. İlk Suriyeli Araplar Türkiye'ye doluşturulduğunda anımsıyorum, Tayyipçi çarşaflı kadınlar Amerika New York'ta ellerinde "Merhametli Lider" pankartları ile NY sokaklarında parende atmışlardı. Türkiye'yi Arap çöplüğü yapması, övülmüştü.

    Ancak gerçekten çok ilginçtir. Yaşadığım kentte die-hard Tayyipçi yakınlarım var, bu Arap göçmenlerden en çok onlar yakınıyor. Bir tanesi işyerinde Surilerle yakın planda çalışıyor. Bir durum olmuş, küfürleşmişler. Eh, 15 yıldır Tayyip'e oy verdi, Tayyip diyerek hepimize baskı yaptı. Tayyip fanatikliği yapt. Eh, Tayyip'in getirdiği suriyelileri de sevmeli. Ancak, Surilerden en çok o tiksiniyor. Bunun gibi çok Tayyipçi yakınlarım, arkadaşlarım var.

    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    Life is about having fun.
  • 
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.