Şimdi Ara

Geçmişten bir hatıra

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
5
Cevap
0
Favori
166
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
1 oy
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj
  • Oğullarım küçük yaştan beri birbirlerine karşı husumet beslemekteydiler. Karım Akıllı TV kazasında hayatını kaybettiğinden beri çocuklara ben bakıyorum. Ben yemek yapamıyorum. Sadece köfte gibi hazır yemekler… Bu yüzden çocuklarım için tost makinesi almaya çıktığımda Alman markalarına hiç yanaşmadım. Çünkü onların hiçbirinin yağ oluğu yok. Bir gün çocuğum çenesi büyük olan, CS:GO 1.6 Source oynarken kardeşi onu sürekli rahatsız ediyordu. Bu olaydan sonra oğlum şeytani şeyler yapmaya başladı. Her gün kumandayı saklayıp ana haberleri kaçırmama sebep oluyor (derin iç çekme), mahallede adeta terör estiriyordu. Benimse Kutsal Damacana izlemekten başka yapabileceğim hiçbir şey yoktu. Çünkü ben sadece eski bir ekonomistim Küçük oğlumsa kız arkadaşının benliğini(?) sosyal ağlara hapsedip ona siber bombalar yolluyordu. ikisi arasındaki rekabet hiç sona ermedi. Sevgili biricik oğlum, saçı baron gibi olan, abisinin metin2 gold barlarını çalıp kendisine dana rosto ikram edip midesini şenlendirdi. Bense kendimi şans oyunlarına adamıştım. Pokerde kaşlarımı kaybettiğimden beri gözlerime gram uyku girmiyordu. Artık çocuklarıma hükmedemiyorum Giderek erkeklik tozuna olan ihtiyacım artıyordu. Bunun için oyuncak mağazalarına sipariş vererek yanaklarıma saç ektirdim. Günler geçtikçe Yu-Gi-Oh kart koleksiyonumu tamamlamaya adım adım yaklaşıyordum. Ayrıca Sagopa Kajmer dinlemeyi de bırakmıştım çünkü o gereksiz bir kişiliktir. Her şeyden ümidi kesmiştim ama çareyi Starbucks’ta yüksek meblağda paralar harcayarak buldum. Bu sırada çocuklarımın arasında sükunetten eser yoktu Küçük oğlum, büyük oğlumun zayıf noktasını yani alnını keşfetmişti Büyük oğlumsa insanüstü güçlere sahip olabilmek için bıyığına rakun iliği enjekte etmişti. O günden sonra onu bir daha gören olmadı. Şimdi yalvarıyorum, buraya kadar kimse dinlememiştir zaten, ama sizden ricam büyük alınla ve baron saçlı bir çocuk görürseniz derhal onlara yüksek sesle “UN FORASTERO EN EL MUNDO!” diye bağırın. Bu gizli bir geçit açacak ve sizi Ciddi Jacop’un yanına ışınlayacak. Orada hakikati bulacaksınız. Lütfen Ramiz Köfecisinden köfte ve pide yemeyin, sadece sütlaç şaklatın.




    _____________________________
  • chatgpt ile mi yazdın bunu

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    "WENK WENK"
  • Penguen Gunter kullanıcısına yanıt

    Jacop efsanedir

    _____________________________
  • Penguen Gunter kullanıcısına yanıt

    kız arkadaşımla parkta oturuyorduk. birden "aşkım beni mi daha çok seviyorsun anneni mi" diye sordu ben de "bu nasıl soru meleğim? elbette ki seni daha çok seviyorum" dedim. benim mavi gözlü prensesim inanmadı sadece lafta böyle konuştuğumu düşündü ben de onu daha çok sevdiğimi kanıtlamak için telefondan annemi aradım ve aklıma gelen ne varsa söyledim, bu hayatımın her safhasında beni utandıran ezik köylü "neye böğle değon oğoll" diye ağlamaya başladı sevgilimle gül gül öldük bunun konuşmasına, telefonu kapatınca bir de benim narin çiçeğim "annen eşek anırması gibi ağlıyor" diye mükkemmel bir benzetme yaptı ortam iyice şenlendi ama bir müddet sonra prensesim bunun yeterli olmayacağını söyledi gidip yüzüne söylemelisin dedi. ben de senin için her şeyi yaparım dedim tuttum kolundan arabayla annemin harabeye dönmüş, pencereleri kırık dökük evine gittik. sevgilim evi görünce "aşkım annen hem eşek anırması gibi ağlıyor hem de ahırda yaşıyor yoksaaaa" diye bir espri daha patlattı sokağın ortasına yarıldık. kapıya tıklayınca bu köylü kapıyı açtı gözleri hala yaşlıydı, babamın ölümünden sonra beni okutmak için gece gündüz demeden çalıştığı için bedeni iyice zayıflamıştı, kanserli gırtlağıyla "hoş geldin oğoll özor deleyecen demi" dedi. ben de "senin yüzünden prensesim ile kavga ettik ulan aptal kadın hayatımın her noktasında beni rezil ettin nihayet universiteye gittim kurtuldum senden yine napip edip hayatımı tak etmeye devam ediyorsun" dedim. sevgilim göz kırptı. bu kadın taktan şivesiyle (ben bu anadolu şivesinden kurtuldum) anlayamadığım değişik bir şeyler söyledikten sonra yüzüme tükürdü. çok sinirlendim buna dayadım sol kroşeyi yere devrildi. ben küçükken kendi tabağından yemez beni beslerdi bu yüzden bir et bir kemik kaldı zaten sert vurunca uçar gibi oldu. "şu huur için değemi oğol" dedi. sevgilim "aşkım ne diyo bana bu" diyince o gazla iyice sertleştim tekme tokat dalmaya başladım. 40 metrekarelik ev zaten için kan revan oldu . en son prensesim "tamam aşkım öldüreceksin kadını bu kadar yeter" dedi. baktım hakkaten bu tuhaf tuhaf nefes almaya başladı. ambulansı çağırıp gittim . sevgilim arabada güzelce bir öpücük verdi onun güvenini kazanmıştım.

    _____________________________




  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
    
Sayfa: 1
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.