Şimdi Ara

fotonun kütlesi yokmu?

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir Kullanıcı, 2 Masaüstü Kullanıcı
100
Cevap
0
Favori
8.182
Tıklama
Sayfaya Git:
Sayfa:
Giriş
Mesaj
  • Teğmen
    234 Mesaj
    quote:

    Orjinalden alıntı: bahtiyar0011


    quote:

    Orjinalden alıntı: cosmicstring


    quote:

    Orjinalden alıntı: bahtiyar0011


    quote:

    Orjinalden alıntı: cosmicstring

    Proca eylemiyle yazılan teoriler kütleli foton içeriyormuş. (http://en.wikipedia.org/wiki/Proca_action)

    Fakat yine hatırlatmak isterim, bu şimdi sahip olduğumuz ve doğru gibi görünen teorideki ayar değişmezliğini ve renormalize olma özelliğini bozuyor.


    lanet olsun bu cahilliğime
    ortaokulu ve liseyi anadolu lisesinde okudum ing yi bi türlü geliştiremedim
    inş önümüzdeki yıllarda geliştirecem
    doktora yaparken

    bu arada sağol proca eylemi ile türkçe kaynak varmı kütüphaneden bi bakıyım


    Proca eylemi için kuantum alan teorisi kitaplarına bakacaksınız. Türkçe alan teori kitabı hiç görmedim. İngilizce temeliniz olduğuna göre İngilizce kitaplarda çok zorlanacağınızı sanmıyorum aslında, çoğu hesap kitap


    ders kitapları tarzı şeyleri aramıyorum
    bu tür konularda popüler bilim kitabı var mı?
    varsa türkçeyede çevrilmiş olabilir

    en son kaos teorisine eğilmiştim o zamandan beri eksik olduğum konu olarak
    kuantum alanlar, yeni evren görüşleri, karanlık madde ve karanlık enerji konularını araştırmayı düşünüyordum. sanırım bu yaz vaktim olacak
    bu konularda tavsiye edebileceğiniz pop bil kitabı varmı

    bu konular üzerine geliştirilen teoriler genelde deneylerle kanıtlanamayan ama kendi içinde tutarlı matematiksel ifadelerdir.aslında teorileri tam olarak anlamak için ciddi bi mat bilgisi lazım
    bunun dışında bi sürü belgesel var örneklerle ve benzetmelerle anlatımlar içeren ama pek de tatmin edici değl
    |
    |
    _____________________________




  • Yüzbaşı
    340 Mesaj
    quote:

    Orjinalden alıntı: Burak[Alper]

    Felsefeye karanlık bir yol diyen asıl kendi beyninin karanlığını anlatır.

    |
    |
    _____________________________
  • Yarbay
    5463 Mesaj
    @bahtiyar
    Yukarıda tepki kelimesini kullandım ama tepkı değil aslında sitem gibi...
    |
    |
    _____________________________
  • Yüzbaşı
    350 Mesaj
    quote:

    Orjinalden alıntı: bahtiyar0011
    ders kitapları tarzı şeyleri aramıyorum
    bu tür konularda popüler bilim kitabı var mı?
    varsa türkçeyede çevrilmiş olabilir

    en son kaos teorisine eğilmiştim o zamandan beri eksik olduğum konu olarak
    kuantum alanlar, yeni evren görüşleri, karanlık madde ve karanlık enerji konularını araştırmayı düşünüyordum. sanırım bu yaz vaktim olacak
    bu konularda tavsiye edebileceğiniz pop bil kitabı varmı


    Proca'yı da anlatan Türkçe popüler bilim kitabı bilmiyorum. Bir ihtimal, 't Hooft'un Maddenin Son Yapıtaşları kitabında olabilir. Tübitak Yayınları'ndan. Tübitak'ın ve Evrim Yayınevi'nin kitaplarını genel olarak tavsiye edebilirim. Bir de Stephen Hawking'in kitapları tabii.
    _____________________________
  • Binbaşı
    1847 Mesaj
    quote:

    Orjinalden alıntı: kaotika

    @bahtiyar
    Yukarıda tepki kelimesini kullandım ama tepkı değil aslında sitem gibi...

    sitemim size değil
    hiç bir şey bilmediği halde herşeyi biliyormuş gibi davranan topiğin sadece başını okuyup burda bence şöyle şöyle diyenlere
    fotoğraf makinesi fotonun kütlesi olduğunu kanıtlar diyenlere
    kütlesiz madde olmaz o yüzden fotonun kütlesi vardır diyenlere
    fotonun elbette kütlesi vardır ama çok küçük oyüzden yok kabul ediyoz diyenlere

    burda sayfalarca bilimsel bir konu tartışılırken birisi atlayıp bencede böyledir diyo
    biz bilim bu soruya nasıl cevap veriyo onu araştırıyoruz "elbisem nasıl yakışmış mı " diye sormuyoz ki o adama

    evet sitemim bu kişilere
    bunu bilimsel tartışmaların olduğu birçok topikte yaşadım



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi bahtiyar0011 -- 16 Temmuz 2008; 20:00:19 >
    |
    |
    _____________________________




  • Binbaşı
    1847 Mesaj
    quote:

    Orjinalden alıntı: cosmicstring

    Proca'yı da anlatan Türkçe popüler bilim kitabı bilmiyorum. Bir ihtimal, 't Hooft'un Maddenin Son Yapıtaşları kitabında olabilir. Tübitak Yayınları'ndan. Tübitak'ın ve Evrim Yayınevi'nin kitaplarını genel olarak tavsiye edebilirim. Bir de Stephen Hawking'in kitapları tabii.

    hawking in sanırım bütün kitaplarını okudum
    bazılarını iki kere

    ama dediğiniz kitabı not aldım bi araştırıyım

    teşekkürler
    |
    |
    _____________________________
  • Er
    5 Mesaj
    2008 de duraklamış bu topic,
    devam etmesi dileklerimle...
    |
    |
    _____________________________
    TASARIM ve OTOMASYON
  • Binbaşı
    1847 Mesaj
    quote:

    Orijinalden alıntı: cosmicstring

    Proca'yı da anlatan Türkçe popüler bilim kitabı bilmiyorum. Bir ihtimal, 't Hooft'un Maddenin Son Yapıtaşları kitabında olabilir. Tübitak Yayınları'ndan. Tübitak'ın ve Evrim Yayınevi'nin kitaplarını genel olarak tavsiye edebilirim. Bir de Stephen Hawking'in kitapları tabii.

    konuyu ilerletelim deyip hortlattınya şimdi nerdeyse bütün topiği tekrar okudum nostalji işte

    bu arada yukarda bahsedlen kitabı o yaz okudum güzel kitap
    daha çok atom altı parçacıkların dünyasını aydınlatıyor, yazara nobel kazandıran gipsi parçacığını ve şuan cernde arayıp henüz bulamadıkları higgs bozonunu anlatıyor

    maddenin nasıl kütleye sahip olduğunu, higgs bozonunun bundaki rolü anlatılıyor
    |
    |
    _____________________________
  • Yüzbaşı
    528 Mesaj
    aradan 5 yıl geçmiş yeni bilgiler var mı :)
    |
    |
    _____________________________
  • Yüzbaşı
    595 Mesaj
    Hatta Woody Allen da fotonların katolik olduklarını bilmiyordum diyerek bir espri yapmıştı ya da buna benzer bir şeydi.Kütlenin ingilizcesi ''Mass'' aynı zamanda bir katolik ayiniymiş ona binayen söylemiş.Stephen Hawking'in bir kitabında okumuştum sanki.
    |
    |
    _____________________________
  • Binbaşı
    1756 Mesaj
    konu hortlamış.sazanlık yapıp yorum yapmamak olurmu
    fotonu gözlemleyenin bilincine göre değişir.
    ö gözlemleyenin ruh haline göre,gözlemleyenin iradesini değiştiren faktörlere göre fotonun kütlesi olur yada olmaz.
    _____________________________
    _-_ Bu çam çok kozak döktü. Osmanlı'yı çam bilirseniz yanılırsınız.Bu çam Osmanlı gibi çok kozak dötü.
  • Teğmen
    117 Mesaj
    |
    |
    _____________________________
    'Bilim ve sanat bir kuşun iki kanadı gibidir.Bu iki kanadı kullanabilen toplumlar uçar ve özgür olurlar.Uçamayanlar ise tavuk olur.Tavuk toplum;önüne atılan bir avuç yemi gagalarken,arkadan yumurtalarının alındığının farkında bile olmaz.'' -Charles Darwin
  • Yarbay
    5925 Mesaj
    quote:

    Orijinalden alıntı: yakup13

    bir iki sayfa okudum forumdan ama anlayamadım tam

    ben şöyle bir deney duymuştum

    bir asansöre ışık kaynağı takılmış(lazer gibi bişey)(yatayda)(tabi bu bildiğimiz asansör deildir)
    içerisi karanlık
    tıpkı uzaktan bize lazer tutulması gibi bir çizgi halinde ışık var
    sonra müthiş bir ivme ile asansör yukarı çıkarılmış

    o lazer ışınlarının(artık o lazer ışını nedir tam bilmiyorum-kızılötesi morötesi...)aşağı doğru eğimlendiği görülmüş.. yani dümdüz deilde parabolik gibi bişey çizmeden bu kdar anlatabiliyorum

    burda eylemsizlik kuvveti denilen hayaliti kuvvet nedeniyle F(ey)=mA A=asansörün ivmesi
    fotonlar parabolik doğrultuda ilerlemiş(tam ifade edemiyorum çizmem gerek sanırım )

    bu kütlesi olduğunu göstermezmi





    Bütün parçacıkların kütlesi vardır. Daha doğrusu enerjisi olan her şeyin kütlesi de vardır.

    Parçacıkların kütlesi zaten gram ile filan değil eV (elektronvolt) ile, yani enerji birimi ile ölçülür. Ağırlık ve kütle farklı şeylerdir. Ağırlık kütleçekimine göre değişir ama kütle her zaman sabittir.

    Foton da bir parçacıktır. Dört temel kuvvetten biri olan Elektromanyetik kuvvetin taşıyıcısıdır. Kuvvetler şunlardır. Güçle çekirdek kuvveti, Zayıf çekirdek kuvveti, kütleçimi, elektromanyetizma. Güçlü ve zayıf kuvvet atom içinde geçerlidir. Yani çok kısa menzillidir.

    Güçlü kuvvet 4 kuvveten en güçlü olanıdır. Proton ve nötronları oluşturan kuarkları bir arada tutarak atomu oluşturur. Bu kuvvet olmasa + yüklü protonlar birbirini iter ve atom dağılırdı. O kadar güçlüdür ki protonlar çok sağlam yapıdadır. Bu nedenle protonun teorik yarılanma ömrü o kadar uzundur ki evrenin başından beri (14.5 milyar yıl) henüz hiçbir protonun bozunmadığı kabul edilir. Bağlantılı olarak da hiçbir serbest kuark (proton yapıtaşı) gözlenmemiştir. Ancak etkisi terstir, atom içi mesafe arttıkça gücü artar. Yani uzak iki proton arasındaki güçlü kuvvet, yakın iki proton arasındakinden fazladır. Nötronlara da proton gibi etki eder. Atomu oluşturan da budur. Uzak mesafedeki proton-nötronları gücü ile bir arada tutarken, komşu proton-nötronlara etki etmez ve içe göçmeye neden olmaz. Aslında direkt bunlara değil proton-nötronları oluşturan kuarklara etki eder. Taşıyıcısı kütlesiz kabul edilen gluonlardır. Buna rağmen menzili ancak atom çekirdeği çapı kadardır.

    Zayı kuvvet ise güçlü kuvvetten 1 milyar kez daha zayıftır. Atom çekirdeğindeki karasızlığın nedenidir. Etkilediği parçacık bozunarak akraba bir çift alt parçacık oluşturur ve bir elektronla bir nötrino salar. Bunu alt parçacıkların (kuarklar-leptonlar) çeşnisini (tipi-türü gibi) değiştirerek yapar. Çekirdeklerin bozulmasından ve kuraklar ile leptonların (elektron-nötrino-foton) çekirdekler ile etkileşiminden sorumludur. Bu kuvvet olmasaydı bozunma ve füzyon reaksiyonları olmazdı. Taşıyıcısı W+, W- ve Z0 bozonlarıdır. Bunların kütleleri porotonun kütlesinin 80-90 katı kadar olup bu nedenle menzilleri çok aşırı kısadır. Çekirdek içinde bile kısa kalır.

    Kütleçekimi kuvveti bizim en çok hissettiğimiz kuvettir, yani yerçekiminden sorumludur. Taşıyıcısı teorik graviton olup henüz gözlenmemiştir. Kütlesiz ve sonsuz menzilli olduğu ışık hızında yayıldığı kabul edilir. En uzun menzilli kuvvettir. Başlangıçta elektromanyetik kuvvetten çok daha zayıf olsa da (bkz mıknatıs-demir) mesafe ile daha yavaş zayıflar (kare üstel) ve belli bir mesafeden sonra üstün gelir. Bu da - yüklü olup birbirini itmesi gereken elektronların ve uzaydaki gökcisimlerin yörüngelerinde kalmasını sağlar. Dalgalar halinde yayıldığı yönünde tezler olup ölçmek için henüz başarılı olmayan deneyler yapılmaktadır.

    Elektromanyetik kuvvet en iyi bildiğimiz ve kullandığımız kuvvettir. Manyetizmanın, ışınımın (ışık, radyo dalgaları vb) sorumlusudur. Tüm ışınım aslında bir tek tayfı oluşturur (gama, radyo, morotesi,görünür, kızılötesi vb) ve ortak özelliktedir. Yani radyo dalgası ile gördüğümüz ışık aynı yapıdadır, yalnızca frekans ve enerjileri farklı, dolayısı ile algılayıcıları farklıdır. Taşıyıcısı fotondur. Foton boşlukta ışık hızında hareket eden bir parçacıktır (yoğunluğa göre hızı azalır) ve hesaplamada kütlesiz olduğu kabul edilir. Aslında çok küçük bir kütlesi vardır.

    Kütlesinin olması da gerekir, aksi takdirde parçacık etkisi gösteremez. Bildiğimiz gibi ışık dalga veya tanecik davranışlarının ikisini de gösterir. Dalga gerçekte maddenin taşınması değil enerjinin taşınmasıdır. İdeal dalgada madde yer değiştirmez, sadece enerjiyi iletir. Aslında enerjiyi alınca küçük bir yer değiştirme yapar ve enerjiyi verince eski yerine döner. Böylece toplamda yer değiştirmemiş olur. Tepesi kırılmayan dalgalı bir suya atacağınız tahta parçasında bunu görürsünüz. Akıntı yoksa (su-rüzgar) sadece olduğu yerde iner-çıkar. Dalganın en bariz özelliği girişim etkisi ile desen oluşturmasıdır. Bu su vb her dalgada ve tabii ki ışıkta görünür ve ışığın dalga özelliğini ispatlar.

    Işık aynı zamanda tanecik özelliği gösterir. Bu da doğrudan yansıma özelliği ile gözlenir. Yani ışık aynı bilardo topu (tanecik) gibi çarptığı yüzeyden aynı açıyla yansıyabilir ki bu taneciklerin belirgin özelliğidir. (Dalga da yansır ama açısı değişir-girişim yapar) Işık yine bir tanecik etkisi olan saçılıma da uğrar. Bu da ışığın yani fotonun bir kütlesi olduğunu gösterir. Zaten ışığın çok düşük de olsa bir basıncının olduğu ölçülmüştür ki bu da kütle gerektirir. Yine yoğun ortamlarda ışıgın hızının yavaşlaması da buna örnektir. Işığı cam bir silindire tutarsanız sadece diğer uçtan çıkmaz, silindiri de aydınlatır (yanları) bu da tanecik-saçılma-kütle olayını gösterir.

    Sonuç olarak fotonun çok küçük de olsa bir kütlesi vardır. Ancak foton atom içinde geçerli değildir. Çekirdek içinde foton bulunmaz. Foton daima başka parçacıkların bozunması ile ortaya çıkar ve derhal uzaklaşır. Bu nedenle çekirdekle ilgili kuantum denklemlerinde kütlesiz kabul edilir. Örneğin nötrinolar da aynı davranıştadır ve aynı şekilde hesaba katılır.

    Bir hedefe çarpan ışık ya içinden geçer veya soğurulur. Mesela bir elektrona çarpınca kütlesi enerjiye dönüşür ve elektrona aktarılır. (foton yok olur) Enerjisi artan elektron yörüngesinden çıkıp yüksek enerjili serbest eletron haline gelir. (güneş pili !!!) Elektron enerjisini kaybedip kararlı hale gelirken de tekrar fazla enerjiyi foton olarak yayar. (Işıma)

    Ayrıca karadelikler-gökadalar gibi çok büyük kütleli nesneler ışığın yolunu büker. Buna kütleçekimsel mercek etkisi denir. Büyük bir gökadanın vb arkasında kalan bir kaynaktan gelen ışık iki yandan geçerken bükülür ve iki kopya görüntü oluşturur. Bu özellikle uzayda mesafe ölçümünde ve bir gökadanın arkasında kalan diğer cismin vb gözlenmesinde faydalanılan bir huzsustur. Yani fotonun kütleçikiminin etki ettiği bir kütlesi vardır.

    Kısaca fotonun kütlesi vardır.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi melikulupinar -- 14 Aralık 2013; 20:21:21 >
    |
    |
    _____________________________
    Kırık kafa, Gigabyte 970A-UD3P, FX-8320, TridentX 4x8 GB 2133-9.11.11.31, 7950 DCU2T, 2x4 TB SV-35, 2x3 TB SV-35, 2x2 TB SG Harici, 240 GB SSD, BlueRay-RW, 29 inç 4K-3840x2160-IPS-75 Hz-4 ms, TT Toughpower Qfan 750W 80 B, Coolermaster RC-690-III, Logitech M705 ve K350 Wave




  • Yüzbaşı
    639 Mesaj
    Ulan en sonunda beni de delirttiniz. Bahtiyar sunu diyor: fotonun duragan kutlesi yoktur, hareket halinde kutlesi vardir ancak bu da enerjisine denk gelen enerji kutlesidir. Yani her durumda tanecik yapisinda degildir. Zaten duragan halde kutlesi olan tanecik yapili bisey olsaydi isik hizina sahip olamazdi.
    Simdi kalkmis herkes yok kutle cekimine maruz kaliyor, yok tanecik hareketi ozellikleri gosteriyor. Bunlar farkli seyler. Foton sanal bir kabuldur, bir ölçü birimi gibidir ve bildigimiz anlamda tanecik degildir ancak enerjisinden dolayi kutleye sahip olma ozellikleri gostermektedir.



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    _____________________________
    cruelty
  • Yarbay
    6079 Mesaj
    Fotonlar bence kendisini ifade etmek için muşahhaslaşmış golgeler

    Kendisi olası ve olacak olanı göstermek için bir şekle girmiş ancak bu onun bir gölge olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

    Cismin golgesinin buyukluğu kutlesi ile alakalıdır. Ancak golgenin buyukluğu veya kuçukluğu kutlesel anlamda bir değer ifade eder mi?

    Guneşin altındasınız bir ağacın golgesine sığının. 5 kişi sığdı 6 sığmadı. Şimdi ağacı buyutun ve 10 kişilik gölge oluştursun.

    Artan ne? Ağacın kutlesi mi golgesi mi insan sayısı mı?

    Bu meseleye bakarak fotonu oluşturan fotonun kendisi ve yorumlayan kavramlarına göre foton anlam kazanacaktır.

    Ağacın fotonu buyumek ve daha fazla gölge oluşturmak iken insanın fotondan anladığı daha fazla olarak o golgeye girmektir. Yani insan aslen kutle ile ilgilenmez zira enerji oluşunda katkısı yoktur. İnsan gölge fonksiyonunda yer alabilme durumuna göre fotona anlam yükler.

    Gölge buyuyunce kutlesel olarak artan imajını golgedeki insan sayısı oluşturur. Bu nedenle sanal kutle tanımı uygun olsa da bu kutleyi kendi kütlesiyle kıyaslayan insan hatalıdır.

    Evet gölge sanaldır ancak enerji duzeyi o kadar duşuktur ki insan kendi enerjisiyle gölgeyi ısıtarak güneşin asli enerjisi hakkında yorumda bulunur. Bu nedenle insanın foton yani gölge yanındaki fonksiyonu kutleye dayalı olarak doğru orantılıdır. Ağaç buyudukçe gelen insan sayısı oranında güneşin enerjisi artar gibi.

    İnsan ise fotona ters orantılıdır. İnsan sayısı arttıkça kutle azalır ve gölge yani foton ortadan kalkar der.

    Ancak insan sayısı artarken ağacın kutlesi dolayısıyla foton da artıyorsa insan sayısıyla foton doğru orantılıdır denirken bir şey daha ortaya çıkar kutle insana göre fotonunu arttırmaktadır.



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    _____________________________
    Başkalarının kafasında yaradan arayan kimse, bulutun gölgesine benzer. Yağmur yağıp bittiğinde o da yok olur gider.




  • Yarbay
    2457 Mesaj
    Her şeyin kütlesi vardır. (Maddesel evrende.)

    'Kütlesi yoktur' denilen her şeyin ya kütlesi ölçülemeyecek kadardır, ya da henüz daha incelenememiş, teoriler üzerinden açıklanmaya çalışılıyordur.

    Fotonların kütlesinin kanıtı: Fotonların momentumu gösterilebilir. Compton deneyiyle Fotonun momentumunun varlığı da kanıtlanmıştır.
    |
    |
    _____________________________
  • Yarbay
    2457 Mesaj
    quote:

    Orijinalden alıntı: ıYı

    konu hortlamış.sazanlık yapıp yorum yapmamak olurmu
    fotonu gözlemleyenin bilincine göre değişir.
    ö gözlemleyenin ruh haline göre,gözlemleyenin iradesini değiştiren faktörlere göre fotonun kütlesi olur yada olmaz.

    Yanlış düşünüyorsunuz hem de çok yanlış.
    |
    |
    _____________________________
  • Yüzbaşı
    320 Mesaj
    fotonun kütlesi vardır. Bilimsel bir gerçeklik bu
    _____________________________
  • Yüzbaşı
    639 Mesaj
    quote:

    Orijinalden alıntı: terane94

    fotonun kütlesi vardır. Bilimsel bir gerçeklik bu

    Fotonun tanecik yapida kutlesi yoktur. Cunku sanal bir olcuttur. İsik hizinda hareket eden bir kutle yoktur cunku kutle enerjiye donusmustur ki bu kutle ozellikleri de gisterir ( yercekiminden etkilenme gibi)



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    cruelty
  • Yarbay
    6079 Mesaj

    Radyoaktif maddelerin yaptığı ışıma hakkında ne düşünülebilir.

    Madde ve ışıma aynı zamanlı olarak var.



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    alprens kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________
    Başkalarının kafasında yaradan arayan kimse, bulutun gölgesine benzer. Yağmur yağıp bittiğinde o da yok olur gider.
HızlıCevap
Sayfaya Git:
Sayfa:
Reklamlar
Mobilya Takımları
SEO
son dakika
üniversite
Bu sayfanın
Mobil sürümü
Mini Sürümü

BR3
0,656
1.2.165

Reklamlar
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.